Etiket: Çandır:

  • ATB Başkanı Çandır: “Kasım ayı tüketici enflasyonunu tarım ve gıda kurtardı”

    Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TÜİK’in açıkladığı kasım ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.

    Türkiye için yüzde 0,52 ve Batı Akdeniz için ise yüzde 0,58 olarak ilan edilen Kasım ayı enflasyon rakamlarının beklentilerin çok altında olduğunu belirten Başkan Ali Çandır, “Her ne kadar bu durum bir an için rahatlama sağlasa da hepimiz biliyoruz ki, ilan edilen rakamların içinde son dönem vergi, döviz ve fiyat artışları bulunmamaktadır. Diğer taraftan tarım ve gıda sektörleri yüzde – 0,67 gibi son 15 yılın en düşük üçüncü fiyat azalışını yaşayarak bu ayki enflasyon rakamlarını kurtarmıştır” dedi.

    Düşüş kalıcı karakter taşımıyor

    Enflasyonun düşüşün kalıcı olmadığını söyleyen Çandır, “Türkiye ortalaması yüzde 4,22 ve Batı Akdeniz için yüzde 4,63 olarak ilan edilen giyim enflasyonu gibi mevsimsel yükselmeler dikkate alınmasa bile, bu ay ilan edilen yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 8,1’den yüzde 7’ye düşmesi, kalıcı bir karakter taşımamaktadır. Bu tespitin, kötü haber ya da karamsarlık adına değil, gerçekleri ve yaşananları göz ardı etmemek adına yapıldığını görmek gerekir. Çünkü örneğin çekirdek enflasyon gibi mevsimsellikten uzak ve daha yapısal özellikli enflasyon son 13 yılın en yüksek ikinci rakamı olan yüzde 0,84 olarak ilan edilmiştir. Üstelik en yükseği de geçen yılın Kasım ayındaki yüzde 0,89’dur. Yani son 2 yıldır çekirdek enflasyon, önceki yılların açık ara üzerinde seyretmektedir ve bu durum geleceği öngörmek bakımından iyi değildir.”

    Tüketici enflasyonu için yükseliş sinyali

    Kasım ayı üretici enflasyonun yüksekliğine işaret eden Ali Çandır, bunun önümüzdeki dönem tüketici enflasyonuna olumsuz yansıyacağını kaydetti. Çandır, “Kasım ayı enflasyonunun geleceği öngörmek bakımından bir kırılım oluşturacağının diğer bir göstergesi de üretici enflasyonudur. Nitekim bu ay üretici enflasyonu, tarımın koruma ve kollamasına rağmen, son 14 yılın en yükseği olan yüzde 2 düzeyinde ilan edilmiştir. Böyle bir yükseliş, gelecek tüketici enflasyonları için çok ciddi sinyaldir. Bir de ekonominin büyüme sorunlarının yaşandığı ve kentimizin de bunu Türkiye ortalamasının çok üzerinde yaşadığı dikkate alınırsa, önümüzdeki dönemin enflasyon bakımından daha zor geçeceğini öngörmek artık bir uzmanlık işi değildir.”

    Enflasyonumuz ortalamanın üzerinde

    Antalya, Burdur, Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz’deki enflasyonun Türkiye ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çeken Çandır, “Bu durum büyüme modundayken doğal karşılanabilir ama kentimiz ve bölgemiz eşine benzerine daha önce rastlamadığımız bir darboğazdan geçerken, ortalamanın üzerinde seyreden bölge enflasyonu, kentimiz için hiç sağlıklı değildir” diye konuştu. 2016 yılının özellikle Antalya için zor geçtiğini belirten BAGEV Başkanı Ali Çandır, “Bölge enflasyonumuz, uzun yıllardır 26 bölge içerisinde nispeten düşük bölgesel enflasyona sahip idi. Ancak son bir yıldır bu dönemin bitmekte olduğunu görmekteyiz. Özellikle kentimiz için her yönden son derece zor geçen 2016 yılı, enflasyon bakımından da kötüleşmeye başlamıştır. Üstelik ülke büyümesinden çok uzakta olan büyümemizi, hiç olmazsa ülke ortalamasına yaklaştırmaya çalışırken yaşanacak bir aşırı bölgesel enflasyon ortamı, aradığımız ve istediğimiz bir durum değildir.”

  • ATB Başkanı Çandır: “Çöpe giden gıdalarla açlığı önleyebiliriz”

    Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde yaptığı açıklamada dünya genelinde 800 milyondan fazla insanın açlık çektiğini, her 4 saniyede bir insanın ise açlıktan hayatını kaybettiğini söyledi. Çandır, çöpe giden gıdalarla açlığın önlenebileceğini dile getirdi.

    600 milyon insanın obezite ile mücadele ettiğini belirten ATB Başkanı Ali Çandır, 1 milyardan fazla insanın ise günde 3 TL’den daha az para ile geçinmek zorunda olduğunu söyledi. Çandır, “Yılda 100 milyar TL harcayarak bu durumu önlemek mümkün, yine 1 yıl boyunca çöpe giden gıdalarla 20 yıldan fazla süre açlığı önleyebiliriz” dedi.

    “Kayıpsız ve katma değeri yüksek gıda”

    Tarımsal üretim ve gıdaya erişim konusunda zengin ülkeler arasında olan Türkiye’de farklı sorunlar bulunduğunu söyleyen Çandır, “Çünkü biz dünyanın çöpünü üretenler arasında yer almaktayız. Sadece tarladan sofraya kadar geçen dönemde yüzde 20-30 düzeyinde ürünlerde zayiat ve fire veriyoruz. Yine günlük olarak ürettiğimiz ekmeğin yüzde 5’ini israf ediyoruz” diye konuştu.

    Ürünleri kayıpsız ve katma değeri yüksek olarak pazarlama politikası yerine sadece üretim miktarını arttırmaya odaklanan politikaların benimsendiğine ifade eden Ali Çandır, “Enerjimizi, ürünün üretildiği noktada paketlemesini yapmak, düzgün bir lojistik ağı ile el değmeden gıda güvenliğine uygun bir biçimde sevk etmek ve depolamak yerine, enflasyonun yükselmesinin temel nedeni olarak tanımlamak için tüketiyoruz. Yine, tüketiciler olarak gıdaya erişimin sürdürülebilir ve herkes için eşit olmasını talep ediyorsak bugünkü neslin ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin ihtiyaçlarından taviz vermeden karşılamalı ve tüketmeliyiz” şeklinde konuştu.

    Sürdürülebilir gıda

    Birleşmiş Milletler(BM) Tarım ve Gıda Örgütü’nün bu yıl “İklim değişiyor. O halde gıda ve tarım da değişmeli” ana temasıyla hareket ettiğini söyleyen ATB Başkanı Çandır, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “BM Tarım ve Gıda Örgütü, tarımın iklim değişikliğine uyumlu hale gelmesini, küçük çiftçilerin daha dayanıklı olmasını, gıdanın sürdürülebilir bir biçimde üretilmesini ve daha az tüketmemiz gerektiğini vurguluyor. Milli tarım projesinin açıklandığı şu günlerde stratejik sektör olarak kabul edilen tarımı iklimle uyumlu hale getirmek, tarımı ve gıda üretimini korumak ve kollamak, projenin hayata geçmesi, eksikliklerinin tamamlanması ve yanlışların düzeltilmesinin ardından daha önemli bir hale gelecektir. Herkesin kaliteli ve yeterli gıdaya adil bir şekilde ulaşması dileğiyle Dünya Gıda Günü’nü kutluyorum.”

  • Çandır, Haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirdi

    Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Haziran ayında meyve ve sebzede yaşanan bolluğa rağmen Ramazan ayındaki talep nedeniyle fiyatların askıda kaldığını kaydetti. Çandır, son aylarda enflasyon belirleyicisinin gıda ve tarım fiyatları olduğunu belirterek, enflasyonla mücadelenin tarımdaki yapısal reformlara bağlı olduğunu söyledi.

    ATB ve BAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, ülke genelinde tüketici fiyatlarının Haziran ayında yüzde 0,47 artarak beklentinin üzerinde gerçekleştiğini kaydeden Çandır, aylık bazda yurt içi üretici fiyat endeksinde de yüzde 0.41 oranında artış gerçekleştiğini belirtti. Enflasyonun yıllık bazda Haziran ayında TÜFE’de yüzde 7,64, ÜFE’de yüzde 3,41 artış gösterdiğine dikkat çeken Çandır, “Uzmanların tüketiciler açısından aylık bazda yüzde 0,10 civarında, yıllık bazda ise yüzde 7,60 civarında bekledikleri fiyat artışları, hem aylık hem de yıllık bazda beklenenin üzerinde yer alırken, yıllık bazda 2 ay aradan sonra yeniden yüzde 7 seviyelerini aştı. Bunda geçtiğimiz yılın aynı döneminden hareketle elde edilen baz etkisi etkili oldu. Ancak bu gerçekleşmelere karşın Merkez Bankası’nın son dönemlerde faiz oranlarını aşağı yönde güncellemesi, fiyat artışı beklentilerinin Merkez Bankası nezdinde günden güne iyiye gittiğinin bir göstergesi” değerlendirmesinde bulundu.

    “Batı Akdeniz en ucuz 2. bölge”

    Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde Haziran ayında tüketici fiyatlarında artış görülürken, aylık fiyatların artış oranının yüzde 0,26 olduğunu belirten Ali Çandır, tüketici fiyatlarının da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,30 arttığını kaydetti. Çandır, “Geçtiğimiz ay Batı Akdeniz’in aylık ve yıllık bazda Türkiye ortalamalarının altında bir enflasyona sahip olduğu söylenebilir. Haziran ayında manşetin artış oranı bakımından bölgemiz en ucuz 2. bölge olmuştur. Bunda tarla ve tezgahta yaşanan bolluk etkili olmuştur. Ramazan ayında artan talebe rağmen elde edilen bu sonuç sevindiricidir” dedi.

    “Tarladaki bolluk fiyatlara yansıdı”

    Türkiye genelinde Haziran ayındaki fiyat artışlarını ürün bazında değerlendiren Çandır, yüzde 28,43 artışla sivri biberin, harcama grubu bazında yüzde 1,16 artışla gıda ve alkolsüz içecekler grubunun ilk sıralarda yer aldığını kaydetti. Çandır, ürün gruplarında eğitim ve sağlık fiyatlarının önemli ölçüde artış gösterdiğine dikkat çekti.

    Son aylarda özellikle gıda ve tarım ürünleri üretiminin artmasının enflasyona olumlu yansıdığını belirten Çandır, “Ramazan ayında yaşanan talep artışı bu olumlu etkiyi sınırladı” dedi. Gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin, enflasyonun gevşemesinin önündeki en büyük engel olduğunu söyleyen Ali Çandır, “Bu nedenle bizler tarımsal ürünlerin, üretiminden tüketimine geçen süre zarfındaki tüm zincirin kontrol altında tutulması ve fiyat artışına neden olacak tüm etmenlerin bertaraf edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca her Ramazan ayında yaşanan fırsatçılığın önüne geçebilmek için de denetimlerin sıklaştırılmasının tüketiciye olumlu yansıyacağına inanıyoruz” diye konuştu.

    “Üretimin önü açılmalı”

    Ülkenin içerisinde bulunduğu durumun, özellikle de turizmdeki tıkanıklığın olumsuz etkisine dikkat çeken Ali Çandır, “Ekonominin üzerindeki gri renk özellikle sanayi sektörü girişimcilerinin üretimlerini artıramaz hale getirdi. Bu durum, bir yandan arzı olumsuz etkilerken, diğer yandan da fiyatları askıda tuttu. Gelinen noktada ise enflasyon yılsonu hedefinin oldukça uzağında bir görüntü sergiledi” dedi. Geçtiğimiz ay yaz sebze ve meyvedeki arz artışının enflasyona olumlu yansıması beklenirken Ramazan ayındaki talep artışının bu gelişmeyi dizginlediğini söyleyen Çandır, “Batı Akdeniz’in tarımsal üretimde öncü olması, bölgemizin gelecekte oluşacak manşet enflasyona katkısını ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu nedenle tarım ve gıdada yaşanan fiyat katılığının önüne geçilmesi ve hedeflenen enflasyonun elde edilmesi için tarım sektörün sorunlarının ortadan kaldırılmasına, üretiminin önünün açılması zorunludur” diye konuştu.

    “Enflasyonla mücadele tarımdaki yapısal reforma bağlı”

    Türkiye’de son zamanlarda tarım gıda fiyatları nispeten yavaş şekilde hareket ederken, tüm dünyada son 4-5 yılın en düşük seviyelerini gördüğüne dikkat çeken Ali Çandır, “Bir yandan talep düşüklüğü, bir yandan da güçlü stok, güçlü dolar, zayıf petrol fiyatlarının etkisiyle dünyadaki tarım fiyatları sürekli bir düşüş yaşıyor olması, dünyada, başta tahıl olmak üzere güçlü üretim beklentisinin oluşmasına da katkı sağlamakta. Bizde ise tarım ve gıda ürünleri sektörlerinde, başta enerji olmak üzere tüm üretim maliyetlerinden oluşan baskının düşük seviyelere çekilememiş olması, fiyatların asılı kalmasına ya da yavaş hareket etmesine yol açmakta” dedi.

    Tarımda yapısal reformların en kısa zamanda uygulanması gerektiğini vurgulayan Çandır, “Küresel ölçekte enerji fiyatlarındaki aşağı yönlü ivme gelecek açısından her ne kadar olumlu görünse de, enflasyonla kalıcı mücadele ancak ve ancak tarımda gerçekleşecek yapısal reform kanallarıyla mümkün olabilecektir. Ayrıca sanayi ve hizmetler sektörlerine sağlanacak destekler topyekun üretim artışıyla sonuçlanacaktır ki bu da enflasyonu yumuşatacaktır” diye konuştu.

    Rus vatandaşlarının Türkiye’ye seyahat edebileceği yönünde atılan adımları geç kalınmış ancak olumlu adım olarak değerlendiren Çandır, “Gün artık ekonomiye odaklanma ve birbirini besleyen tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinin bütünleşmesini sağlama günüdür. Üretimin sürdürülebilirliği ancak bu üç sektörün bütünleşmesine bağlıdır ki bu da enflasyonun belini kıracak yegane anahtardır” dedi.

  • Çandır: “Son 3 Yılın En Düşük Enflasyon Oranı”

    Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Nisan ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.

    Ali Çandır, ılıman havanın etkisinin tezgahlara olumlu yansıdığını ve gıda fiyatlarının yumuşak seyrettiğini belirtti. Gıdanın enflasyondaki olumlu etkisine karşın çekirdek enflasyona dikkat çeken Çandır “Gıdadaki bu seyir enflasyonu aşağıya çekiyor görünmekte ancak imalat sanayi fiyatlarındaki katılık göz ardı edilmemeli” dedi.

    Tüketici fiyatlarının Nisan ayı gerçekleşmelerinin yüzde 0,78 ile beklentilere yakın olduğunu belirten Çandır, 2013 yılından bu yana en düşük Nisan ayı enflasyonun elde edilmesinin sevindirici olduğunu kaydetti. Çandır, “Söz konusu gerçekleşmede ılıman havanın gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki fiyatları düşürmesi etkili oldu. Nisan’da yıllık TÜFE’nin ise yüzde 7,46’dan, yüzde 6,57’ya gerilediği görülmekte. Bu gerilemede de gıda fiyatlarının etkisi öne çıkmakta. Ancak gıdanın bu olumlu etkisi diğer sektörler tarafından desteklenmediğinden çekirdek enflasyon (I endeksi) yüzde 9,41’de asılı kalmıştır. Bu durum özellikle imalatçı sanayicilerimizin halen yüksek maliyetlerini fiyatlara yansıtmak durumunda kaldığının bir işareti” şeklinde konuştu.

    NİSAN ETKİSİ

    Mart ayın enflasyon değerlendirmesinde enflasyonun gerilemesinde Nisan ayının fırsat sunacağını belirttiğini anımsatan Ali Çandır, “Önceki yılın aynı ayındaki yüksek değerden kaynaklanan baz etkisi bizleri bu yönlü beklentiye yöneltmişti. Nisan gerçekleşmesi bu beklentimizi haklı çıkardı, bu fırsat geri çevrilmedi ve yıllık TÜFE’de gerileme devam etti. Buna ek olarak TL/Dolar’ın gerilemesinin de döviz temelli maliyetleri azaltarak fiyatları düşürmesini bekliyoruz. Ancak bunun özellikle imalatçı sektörlere yansımadığını da üzülerek görüyoruz. Yani mevsimsel ve kur bazlı avantajlar tüm sektörlere yayılmalı ki enflasyon topyekün ve sürekli düşürülebilsin. Zira bakıyoruz ki sadece giyim ve ayakkabı sektöründe bile Nisan ayı gerçekleşmesi yüzde 12,60 ile hayli yüksek gerçekleşmiş. Bahar alışverişlerinin talebi artırmasından kaynaklanabilecek bu artışlarının önüne geçebilmenin tek yolunun üretimi artırmak olduğunu düşünmekteyiz.”

    BATI AKDENİZ DAHA PAHALI YEDİ

    Batı Akdeniz’deki fiyat değişimlerini de değerlendiren Çandır, Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı bölgemizde Nisan ayında TÜFE’de ülke ortalamalarının üzerinde bir artış gerçekleştiğini ve artış oranının yüzde 1,17 olduğuna dikkat çekti. Çandır, “Batı Akdeniz’de Nisan ayında tencereler ülke geneline göre daha pahalıya kaynamıştır. Bölgedeki fiyat artış oranı yıllık olarak da ortalamanın üzerinde iken, oranı yüzde 7,60’tır” dedi. Batı Akdeniz Bölgesi’nin 26 alt bölge içinde 3. pahalı bölge olduğunu kaydeden Çandır, “Özellikle bölge ticaretinin nispeten daraldığı son çeyrekte, bölge fiyatlarının ülke ortalamasından göreli yüksek olması bölge hane halkı ve üreticimiz açısından kaygı vericidir.”

    ILIMAN HAVA YARADI

    Ali Çandır, ürün bazında “spor müsabakalarına giriş ücretinin” yüzde 42,79’luk artışla, harcama grubunda ise “giyim ve ayakkabı” grubunun yüzde 12,60 artışla zam şampiyonu olduğunu belirtirken, “Ürün fiyat artışı sıralamasında sonraki sıralarda da kadın ve erkek giysisi ön planda. Bunda bahar alışverişi kaynaklı talep artışının etkisi yadsınamaz. Buna karşın geçtiğimiz ay fiyatı en fazla düşen ürünler ise ılıman havanın etkiyle birlikte gıda ürünler grubu içerisinde yer almakta iken, bunların başında yüzde -39,27 azalışla kabak ve yüzde -32,93 ile yeşil soğan gelmekte” dedi.

    OLUMLU SEYİR ÇEKİRDEK ENFLASYONA YANSITILMALI

    Manşet enflasyon Nisan ayında her ne kadar pozitif değer almış olsa da gıda ve alkolsüz içecekler grubunun negatif değer almasının enflasyonu frenlediğini kaydeden Çandır, şu değerlendirme bulundu:

    “Bu nedenle tarımsal üretim her iki yönlü de olmak üzere adeta ülkenin ekonomik kaderini belirlemektedir. Mevsimsel gelişmelerin ve Rusya’ya gönderilmeyen malların iç piyasaya sürülmesinin desteklediği bu olumlu havanın diğer sektörlere de yansıması en büyük temennimiz. Özellikle doların düşmesinin etkilerini zaman kaybetmeden imalat sanayimizde de görmeyi ve çekirdek enflasyonun yumuşamasını beklemekteyiz. Şunu da açıkça görüyoruz ki gıda destekli son 3 aylık olumlu seyir çekirdeğe yansıtılmazsa yıl sonu gerçekleşmesi bu olumlu havayı ortadan kaldırabilir.”

  • Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır:

    Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yaş meyve sebze, üreticisinden bedavaya bile alınsa o ürünün sofraya gelmesi için kilogram başına ortalama 2-2,5 TL civarında bir maliyet oluştuğunu söyledi.

    Antalya Ticaret Borsası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında Borsa Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Mecliste 9 madde görüşüldü. Meclis öncesi Borsa’nın faaliyetlerini anlatan kısa film gösterisi sunuldu. Mecliste ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, son günlerde yaşanan terör olaylarını lanetledi. Terörün kanıksanmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade eden Çandır, terörün Türkiye üzerinde kara bulutlar oluşturmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

    “TÜKETİCİ ENFLASYONU İSE YILLIK YÜZDE 9.58 OLMUŞTUR”

    Bir yıl önce Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinin kurulduğunu hatırlatan Çandır, “Son 13 yıllık değerlendirmemizde gördük ki tarımsal üretici fiyatlarının seyri, hiç de kamuoyuna duyurulduğu gibi mevcut enflasyonun ana sebebi olmamıştır. Yıllık tarımsal ürünler enflasyonu son 13 yıllık ocak ayları ortalaması itibariyle yüzde 9.63 olmuştur. Bu ay açıklanan ve çok yüksek bulunan yıllık tarımsal ürünler enflasyonu ise yüzde 8.13 ile 13 yıllık ortalamanın altında kalmıştır. Yine, hatırlayacağınız üzere bu ay açıklanan tüketici

    enflasyonu ise yıllık yüzde 9.58 olmuştur” diye konuştu.

    “KİLOGRAM BAŞINA ORTALAMA 2-2,5 TL CİVARINDA BİR MALİYET OLUŞMAKTADIR”

    Tarım ürünlerinin tarladan sofraya ulaşana kadar geçirdiği tüm aşamaları da sektör temsilcileri ile konuştuklarını aktaran Ali Çandır, “Sonuca dair bir öz oluşturması bakımından hesaplandı ki yaş meyve sebze, üreticisinden bedavaya bile alınsa o ürünün sofraya gelmesi için kilogram başına ortalama 2-2,5 TL civarında bir maliyet oluşmaktadır. Bugüne kadar hava koşullarının da olumsuz seyretmesiyle nispi olarak arzın azaldığı bir dönemden geçtik. Ancak bu günlerde hava sıcaklarının yükselmesiyle hızla artacak olan üretim arzının piyasalarda için ciddi bir sorun yaratacağı kesindir” dedi.

    MEMLEKET MESELESİ

    Yaşanılan ekonomik durum için acil çözüm üretilmesi talebinde bulunan Çandır, “Çünkü tarımdan gelen gelir kentin tüm kılcal damarlarına yayılmakta ve hayat vermektedir. Bir kez daha altını çizerek belirtmek istiyorum ki içinde bulunduğumuz durum sektör meselesi olmaktan çok memleket meselesi haline dönüşmektedir” şeklinde konuştu.

    Et ve süt sektöründe talep ve önerileri incelendiğinde üç ana başlığın öne çıktığını kaydeden ATB Başkanı Ali Çandır, “Süt fiyatları konusundaki en önemli problem yem maliyetleridir. Özellikle aile işletmeciliği yaparak geçimini sürdüren üreticiler için yem fiyatları ağır bir maliyet kalemi oluşturmaktadır. Et krizini çözmenin anahtarı koyun ve keçi eti tüketiminin arttırılmasıdır” dedi.