Etiket: Çandır:

  • Çandır: “Tüfe son 6 yılın en düşüğü çıktı”

    Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, son 6 yılın en düşük Ocak ayı enflasyonu olduğunu kaydetti.

    BAGEV ve ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Ocak ayı tüketici enflasyonunun (TÜFE) aylık yüzde 1.02’lik artış gösterdiğini belirten Çandır, bu rakamın son 6 yılın en düşük Ocak ayı enflasyonu olduğunu kaydetti. Yıllık enflasyonun yüzde 10.35 olarak açıklandığını belirten Çandır, “Son 14 yılın Ocak aylarında 2012’den sonra ilk kez çift haneli enflasyon ilan edilmiştir” dedi. Çandır, ilan edilen yüzde 1.02’lik enflasyonun yüzde 55.4’ünü gıda, konut ve ulaştırma kalemlerindeki yüzde 0.96’lık artış oluşturduğuna dikkat çekti.

    Gözümüz dolarda

    Yurtiçi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) aylık yüzde 0.99, yıllık yüzde 12.14 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “Geçen yılın Ocak ayı ile karşılaştırdığımızda Yİ_ÜFE’nin aylıkta yaklaşık 2 puan ve yıllıkta yaklaşık 1.5 puan düştüğünü görmekteyiz. Üretici enflasyonundaki bu düşme eğilimi son derece önemlidir. Geçen yıl ortalama 3.70 TL civarında seyreden ABD Doları’nın önümüzdeki aylardaki seyri, yılsonu üretici enflasyonu beklentisi için belirleyici olacaktır” dedi.

    Çekirdek enflasyon sıkıntısı

    Ocak ayı çekirdek enflasyonunu yüzde 0.47 olduğunu belirten Ali Çandır, geçen yılın Ocak ayında çekirdek enflasyonun yüzde 0.57 olduğuna dikkat çekti. Her ne kadar ocak ayında çekirdek enflasyon düşme eğiliminde olsa da yıllıkta çekirdek enflasyonun ciddi boyutta yüksek olduğunu kaydeden Çandır, şunları söyledi:

    “2017 yılı Ocak ayında yüzde 7.74 olan yıllık çekirdek enflasyon 2018 yılı Ocak ayında yüzde 12.18 olarak gerçekleşmiştir. İki ocak ayı arasındaki bu durum yüzde 57’lik bir artışı işaret etmektedir. Yani 2017 yılı içinde yüksek bir çekirdek enflasyon seyri yaşanmıştır. Bunun sonucu olarak tüketici enflasyonunu da aşan bir çekirdek enflasyon düzeyine sahip bulunmaktayız. Enflasyonla mücadelede öncelikle odaklanılması gereken alan çekirdek enflasyon kalemleridir.”

    Bölge enflasyonu yüksek

    Antalya, Isparta, Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz enflasyonunun uzun bir aradan sonra aylık yüzde 1.45 ile ülke ortalamasının yüzde 40 üzerinde gerçekleştiğini kaydeden Çandır, bölge enflasyonunun 26 bölge arasında en yüksek üçüncü sırada yeri aldığını söyledi. Çandır, “Geçmiş dönem deneyimlerimizden biliyoruz ki, ortalamanın üzerinde gerçekleşen bölgemiz enflasyonu, bölge ticaretinin nispi olarak arttığı dönemleri işaret etmektedir. Biz bu deneyimi daha çok turizm sezonundaki hareketliliğin arttığı dönemlerde yaşamaktaydık. Bu kez Ocak ayında böyle bir gerçekleşmenin yaşanması önümüzdeki aylar için genel bir eğilim oluşturup oluşturmayacağı bakımından önem taşımaktadır.”

    Çandır, Batı Akdeniz’in yıllık enflasyonunun 10.86 ile ülke ortalamasının üzerinde olduğunu, bölgeler arasında ise en yüksek 8. sırada olduğunu bildirdi.

    “Tek hane hedefi tutar mı?”

    Enflasyonda yıl sonu hedefinin tek haneler olduğuna dikkat çeken Ali Çandır, bunun başarılabilmesi için önümüzdeki 11 ayda aylık yüzde 0.80’i aşmayan enflasyon rakamlarının yakalanması gerektiğini vurguladı. Çandır, “Geçen yıl sadece 4 ayda 0.80’in üzerinde, geri kalan 7 ayda ise altında enflasyon seyri yaşamışız. Geçen yılki enflasyon verileri tek hane performansını zorlaştırıcı düzeyde bulunmaktadır” dedi.

  • ATB başkanı Çandır: “Rusya’nın domates ihracatı açıklaması beklentimizi karşılamıyor”

    Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak’ın domates ithalatının 1 Aralık’ta başlaması için Türkiye ile prensipte anlaşıldığını açıklaması, sektörü memnun etmedi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Bakanın yaptığı açıklamanın beklentileri karşılayan bir açıklama olmadığını söyledi.

    Rusya Federasyonu Enerji Bakanı Aleksandr Novak’ın Türkiye’den 1 Aralık 2017’den itibaren domates ithal edeceklerini, bunun da 4 firmayla sınırlandırılacağı açıklamasını değerlendiren ATB başkanı Ali Çandır, domates alımının 50 bin tonla sınırlı kalmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. “Sayın Bakanın yaptığı açıklama beklentimizi karşılayan bir açıklama değil” diyen Çandır şöyle devam etti:

    “Geçtiğimiz dönemde Rusya’ya 400 bin ton domates ihracatı yaptığımız göz önüne alındığında 50 bin tonun ne kadar yetersiz olduğu görülüyor. Öte yandan Türkiye’den Rusya’ya domates ihracatının belirlenen 4 firma ile sınırlandırılmasını da rekabet ortamına uygun bulmuyoruz. Beklentimiz yasakların tamamen kaldırılması yönünde. Rusya’nın meselesi yerli üreticiyi korumaksa, bunun dünyada yapılış şekli gümrük vergileriyle ilgili düzenlemedir. Kendi üreticisinin ürününün bol olduğu dönemde ithal edilecek ürünün vergisini artırır ithalatını yavaşlatırsınız. Başından beri biz bunu öneriyoruz. Yasaklarla dünya ticareti yapılamaz.”

  • ATB Başkanı Çandır: “Tarımın enflasyon sebebi gösterilmesi haksızlık”

    Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, tarım ve gıda ürünlerinin yükselen enflasyona temel sebep gösterilmesinin büyük bir haksızlık olduğunu söyledi.

    ATB Mayıs ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Toplantı salonunda yapılan meclis toplantısında yönetimin bir aylık çalışması üyelerle paylaşıldı. Kent gündemi ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATB Başkanı Ali Çandır, Ramazan ayının Türk milletine ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini dileğinde bulundu.

    “Çevreci duyarlılığımız devam edecek”

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir’ sözlerini anımsatan Çandır, “Toprağını, suyunu, havasını, dağını ve taşını kullandığımız kentimizin eşsizliğini, hem bize bir kez daha hatırlatmış hem de torunlarımıza nasıl bir miras bırakmamız gerektiğini vasiyet etmiştir” dedi. Göreve geldikleri günden beri Antalya için söylemleri ve yaptıklarının bu anlayış çerçevesinde gerçekleştiğini kaydeden Çandır, “Tabii ki kentimiz için bu sahiplenmeyle çalışan sadece biz olmadık. Antalya’mızı bu düsturla sahiplenen kurumlar ve kişilerle de her zaman birlikte hareket ettik. Mademki bu eşsiz kentimizin doğasını, çevresini ve nimetlerini kullanmaktayız, o zaman torunlarımızın emaneti olan da bu nimetleri tahrip etmeden kendilerine ulaştırmalıyız. İşte birlikte hareket ettiğimiz tüm kurum ve kişilerin ortak vazgeçilmezi de bu prensip olmuştur” diye konuştu.

    Çevreci Büyüknohutçu’yu andı

    Çevre mücadelesi verirken öldürülen Ali Ulvi Büyüknohutçu ve eşini anan Çandır, “Öncelikle kendilerine Allah’tan rahmet, kederleri ailelerine ve tüm Antalyalılara da baş sağlığı dilerim. Finike’de komşularının ve köylülerinin Ali Baba namıyla bildiği Ali Ağabey ve eşi, Antalya’yı eşsiz yapan değerlerinden Finike’nin, meyvesinden ağacına, toprağından taşına topyekun sahip çıkmayı ve mücadele etmeyi bir yaşam tarzı haline getirmişlerdi. Kışın yaptığımız bir görüşmede rahmetli Ali Ağabey, Finike’nin asırlık sedir ormanlarını, sedir salgı ballarını, nar ve portakal ağaçlarını ve nihayet tüm doğasını korumamız gerektiğini bizlere yaşadığı örneklerle anlatmıştı” ifadelerini kaydetti.

    “Rehavete kapılmayalım”

    Ali Çandır, toplantıda ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 2016 yılında tarım sektörünün yüzde -4.1, ilk çeyreğinde ise yüzde -4.3 küçüldüğünü belirten Ali Çandır, “Bu yıl sektörümüzün ilk çeyrekte daha fazla büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri, geçen yılın yarattığı düşük baz etkisi olacaktır” dedi.

    Antalya tarımının da bu büyümeden nasibini alacağını söyleyen Çandır, şunları kaydetti:

    “Nitekim kriz öncesi rakamlardan uzak olsak da yılın ilk dört ayında kentimizin toplam ihracat performansı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artış gösterirken, yaş meyve sebze ihracat performansımız yüzde 36 artış göstermiştir. Diğer taraftan sektörümüzü doğrudan ilgilendiren tarım kredilerinde yüzde 31’lik, toptan ticaret kredilerinde yüzde 10’luk artış yaşanmıştır. Büyümemize pozitif etkide bulunan mevduatlarımızda Türk Lirası cinsinden yüzde 12, döviz cinsinden ise yüzde 16’lık artış gerçekleşmiştir. Bu temel göstergeler Antalya ekonomisinin ve sektörümüzün 2016 yılında yaşadığı sıkıntıyı belirli ölçülerde azalttığını göstermektedir. Ancak hemen belirtmeliyim ki, gerçek potansiyelimizi göstermekten uzak bir büyüme rakamı ile karşı karşıya kalacağız. Yani önümüzdeki günlerde açıklanacak olan 2017 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları bizi rehavete sürüklememelidir.”

    Bütün iyileşmelere rağmen hala tarımda bir seferberlik halinin geçerliliğini koruduğunu ifade eden Çandır, “Antalya Ticaret Borsası olarak bu tespiti yaptığımız günden beri üyelerimizle, çalışma gruplarımızla, tarım sohbetleri, sektörel analiz toplantılarımızla bu seferberlik halinin kapsamını ve özünü tartışıyoruz. Bu konuyu tartışmaya açmamızın sebebi, tarımsal üretim ve ticarette uzun dönemdir yaşadığımız bozulmaların yanı sıra, son dönemde ortaya çıkan ve sektörü son derece olumsuz etkileyen olaylardır” diye konuştu.

    Tarım ve gıda ürünlerindeki fiyat artışı

    Tarım ve gıda ürünlerinin yükselen enflasyona temel sebep gösterilmesini büyük bir haksızlık olduğunu kaydeden ATB Başkanı Çandır, “Hem uzun dönemli geçmiş veri analizleriyle hem de kısa vadeli veri analizleriyle defalarca enflasyonun yükselmesinde tarım ve gıda fiyatlarının diğer kalemlere oranla enflasyona daha az etkide bulunduğunu ifade ettim. Ancak, hala bu durumun gerçekmiş gibi ulusal medyada işleniyor olması, tarımı nesnel bilgilere dayalı olarak değerlendiren sektör paydaşlarını harekete geçirmelidir. Bu örnekten devam etmek gerekirse, geçen ay ulaştığı 10 TL’lik rakamlarla ülke gündemini meşgul eden domates bugün itibariyle Antalya halinde 1 TL civarında işlem görmektedir. Birkaç gün sonra açıklanacak Mayıs ayı enflasyonu hala yüksek çıkarsa bunun sorumlusu ne olacak? Domates fiyatı düşünce Gıda Komitesi’nin meşguliyeti ne olacak? Çok merak ediyorum” açıklamasında bulundu.

    “İthalat sopası kolaycılık”

    Tarımda seferberliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çandır, “Tarımda seferberlik çağrısının diğer amacının tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan insanları ithalat sopasıyla ve zaptiye tedbirlerle terbiye etme veya fırsatçılık suçlamasıyla hizaya getirme kolaycılığından vazgeçmeyi sağlamaktır. Her sektörde olduğu gibi tarımda da kötü örnekler olabilir” diye konuştu.

    Devletten beklentilerini de sıralayan Ali Çandır, “Birincil beklentimiz, bütün sektörü töhmet altında bırakan ve sektöre hak etmediği itibar kaybı yaşatan uygulamalar yerine, bunları titizlikle ayıklayan bir uygulamaya gitmesidir. Böylece mevsimsel etkilerden kaynaklanan arz talep dengesizliğinin yarattığı doğal fiyat hareketliliğinin dışında hareket edenleri ayıklamak daha somut ve kolay olacaktır. Bu beklentimiz, hayati derecede önem taşımaktadır. Çünkü doğrudan sektörel itibarımızı zedelemektedir” dedi. Çandır, Ramazan ayında tarım ürünleri ve gıda ürünlerinin fahiş fiyatlarla satıldığı ve tüm sektörün fırsatçılık yaptığı gibi oluşturulan algıdan da rahatsız olduğunu vurguladı.

    “Rusya’nın yöntemi yasaklama olmamalı”

    Rusya ile ticari ilişkilerin yapılan üst düzey görüşmelerin ardından normalleşme yolunda ilerlediğini belirten Çandır, “Ancak domates ve benzeri tarım ürün ihracatı henüz bu iyileşmeden nasibini almamıştır. Rus yetkililerce üreticilerini korumaya yönelik bir gerekçe sunulsa da dünya ticaretinde bunun yöntemi yasaklama değil, üretim dönemine uygun olarak vergilendirmedir. Yetkililerimizden talebimiz, bu konuyu müzakere ederken iki ülke üretimindeki mevsimsel üretim dönemlerini göz önünde bulundurarak her iki ülke üreticilerini ve ihracatçılarını rahatlatacak çözümü sağlamalarıdır. Bu çözümün teknik detayları için sektör her zaman katkı vermeye hazırdır” diye konuştu.

    “Zeytinlikler imara açılmasın”

    Sanayi, Ticaret, Enerji Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nun gündeminde zeytinlik, mera ve kıyıların imara açılmasını öngören ’Üretim Reform Tasarı’ bulunduğunu anımsatan ATB Başkanı Çandır, tasarıya iktidardan muhalefete, sanatçılardan üreticilere kadar toplumun her kesiminden itirazlar geldiğini belirtti. Özellikle zeytinlikleri tehdit eden tasarının kendilerini de endişeye sevk ettiğini söyleyen Çandır, şunları söyledi:

    “Meclis gündemine defalarca getirilen ve her defasında reddedilen düzenlemeyi zeytinciliğin idam fermanı olarak görüyoruz. Bu ısrarı anlamakta zorluk çekiyoruz. Komisyon üyelerinin bu yanlıştan döneceğini düşünüyor, dönülmezse de Gazi Meclisimizin genel kurulda bu yanlışa dur diyeceğine inanıyoruz. Gerekçesi ne olursa olsun, tarım topraklarımızı ve zeytinliklerimizi tehdit eden her türlü girişimin karşısında olduğumuzu bir kere daha ifade ediyorum.”

    “Tarımı geliştirecek güzel haber”

    Hazine taşınmazlarının tıbbi ve aromatik bitkiler ve süs bitkilerini yetiştirmek üzere kiraya verilmesinin önünün açıldığını belirten Çandır, son 10 yıldır başta inşaat ve turizm sektörüne sağlanan kiralama olanağının tarım sektörüne de getirildiğini belirtti. Çandır, “Umuyorum ki son yıllarda arazi darboğazı yüzünden yatırım ve büyüme sıkıntısı çeken sektörlerimiz uzun dönemli kiralama olanağı ile sürdürülebilir yatırım imkanına kavuşacak, büyüme ivmesi kazanacak ve ihracat motivasyonunu artıracaktır. Hazineye ait olan tarım yapılacak olan arazilerin envanterlerinin sektörümüzle paylaşılması, yatırıma hız kazandıracaktır” diye konuştu.

    “Yöresel ürünlere duyarlılık devam etmeli”

    ATB Başkanı Çandır, yöresel ürünlerle ilgili son dönemde Antalya’da yaşanan sıkıntıları da Meclis gündemine taşıdı. Artık neredeyse her mahallede ya da semtte hemen hemen hergün yöresel ürünler sergisi, panayırı, pazarı veya günleri adı altında etkinlik yapıldığını belirten Çandır, şunları söyledi:

    “Artık öyle bir hale geldi ki bir taraftan nerede ve nasıl imal edildiği belli olmayan ürünler, vergi ve denetime tabi bulunmayan etkinlikler yöresel adı altında düzenlenmektedir. Bu etkinlikler çevredeki esnafın tepkisini çekmekte ve işlerini sekteye uğratmaktadır. Defalarca yerel ve merkezi mercilere bu rahatsızlığı yazılı ve sözlü olarak iletmemize rağmen, gerekli önlemlerin yeterince alınmadığını gördük. Yine yöresel adı altındaki bir etkinlikle ilgili Cumhuriyet Savcılığı, Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ile Antalya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne yazılı şikayette bulunduk. Üstelik bu kez marka tescili Borsamıza ait olan YÖREX adıyla tanıtım ve davette de bulunulmuştu. Şikayetimizin ardından hızlı ve duyarlı tepki göstererek etkinliğe son veren yetkililerimize teşekkür ediyoruz. Valiliğimiz ve belediyelerimizden bu duyarlılığın devamını talep ediyoruz.”

  • ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır: “Ekonomiyi rahatlatacak kararlar alınmalı”

    Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, enflasyonun son 8.5 yılın rekorunu kırdığını söyledi.

    BAGEV ve ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı nisan ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunda (TÜFE) Türkiye ortalamasında yüzde 1.31, üretici enflasyonunda (Yİ_ÜFE) ise yüzde 0.76 artış yaşandığını belirten Çandır, yıllık bazda tüketici enflasyonunun yüzde 11.87, üretici enflasyonunun ise yüzde 16.37 olduğunu kaydetti.

    “8.5 yılın rekoru”

    Enflasyonun yılbaşından itibaren tırmanmaya başladığı ve beklentilerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Çandır, enflasyonun son 8.5 yılın rekorunu kırdığını belirtti. Çandır, “Tüketici ve üretici fiyatlarındaki bu artışlar sonucu enflasyon ne yazık ki çift hanede asılı kalmıştır” dedi.

    “Çift haneyi erken gördük”

    2016 yılı sonunda yaptığı değerlendirmelerde 2017’nin çift haneli enflasyonlar halinde geçeceği uyarısında bulunduğunu anımsatan Çandır, “Bu çift haneye geçiş, beklentimizin de öncesinde gerçekleşti, dikkate alınması gereken bir konudur. Önümüzdeki ayların geçen yıl gerçekleşen enflasyonları dikkate alındığında bu yükselişin devam edeceği beklenmelidir. Enflasyonun baz etkisi önümüzdeki aylar için de tehlike sinyalleri vermektedir” diye konuştu.

    Üretici fiyatlarındaki enflasyonun belirli bir gecikme ile tüketici fiyatlarındaki enflasyonu tetiklediğini belirten Ali Çandır, “Ancak geçmiş üretici fiyatları ve tüketici fiyatları arasındaki ilişkiye baktığımızda bu tetiklemenin yeterince gerçekleşmediği görülmektedir. Yüzde 20’ye yaklaşan üretici enflasyonu ve yüzde 25’e yaklaşan yurt dışı üretici enflasyonu kur fiyatlarındaki yaşanan artışı da dikkate alırsak üretici fiyatlarının henüz tüketici fiyatlarına yansımadığını görüyoruz. Bu yansımanın eninde sonunda yaşanacağını bilip, geleceğe yönelik beklentilerimizi buna göre şekillendirmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

    Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz’de tüketici enflasyonun nisan ayında aylık yüzde 1.35 ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirten Çandır, yıllık ise yüzde 11.84 ile ortalamanın altında olduğunu kaydetti. Çandır, “Aylık enflasyon artışında geçen aya göre 1 basamak yükselerek 26 bölge içerisinde en fazla artış görülen 6’ncı bölgeden biri konumunda bulunan bölgemiz enflasyonu, ülke geneline oranla negatif yönde bir eğilim göstermiştir” dedi.

    “En fazla tarım ürünleri arttı”

    Tüketici fiyatları bazında en yüksek artış gösteren 20 ürünün yüzde 45’ini tarım ürünlerinin oluşturduğunu belirten Çandır, “Yine, en fazla düşüş gösteren 20 ürün içerisindeki ürünlerin yüzde 50’si tarım ve gıda ürünleridir. Bu artış ve azalışın temeli mevsimsel geçişlerden kaynaklanmakla birlikte artış görülen bazı ürünlerde yaşadığımız arz problemlerinin de devam ettiğini göstermektedir” ifadelerini kaydetti.

    Ana harcama gruplarını değerlendiren Çandır, bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE’de en fazla artışın yüzde 21.65 ile alkol ve tütün grubunda gerçekleştiğini, ulaştırmada yüzde 17.94, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise yüzde 15.63 artış gerçekleştiğini belirtti.

    “Ekonomiyi rahatlatacak kararlar alınmalı”

    BAGEV Başkanı Ali Çandır, Merkez Bankası’nın yüzde 8 enflasyon hedefini revize ederek yüzde 8.5 çıkardığını belirtirken, çok sıkılaştırılmış Türk Lirası politikasının enflasyonu geriletmekten çok ekonomik aktiviteyi daralttığını kaydetti. Çandır, “Gereğinden fazla sıkılaştırılmış para politikaları büyüme zorluğu içerisindeki ekonomimiz için ilave zorluklar yaratacaktır” dedi.

    Ali Çandır, şunları kaydetti:

    “Gerçekleşmelerin geride bıraktığımız 4 ayın sonunda yukarı yönlü seyir halinde bulunması, tüketici ve üretici cephelerinin önümüzdeki dönemde daha hassas davranacağına işaret etmektedir. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde tüketiciyi rahatlatacak, girişimcileri ise risk alarak yatırım yapabilmesinin önünü açacak kararların alınıp uygulanması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

  • ATB Başkanı Çandır: “Antalya’da 100 çiftçiden 8’i üretimden vazgeçti”

    Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) istihdam izleme bültenine göre, Antalya’nın 2016 yılında, bir önceki yıla göre 48 bin kişi azalışla sigortalı ücretli çalışan sayısının en çok azaldığı il olduğunu söyledi. Çandır, 100 çiftçiden 8’inin üretimden vazgeçtiğini kaydetti.

    Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Toplantıda, yönetimin bir aylık çalışması hakkında meclis üyelerine bilgi verildi.

    Nefes kredisi canlılığı

    Toplantıda yaptığı konuşmada, hükümetin yılbaşından bu yana uygun faizli krediye erişim ve vergi kolaylıkları sağladığını hatırlatan Çandır, Antalya Ticaret Borsası’nın da nefes kredisi adıyla 8.5 milyon TL fon oluşturarak üyelerinin finansmana erişimlerini kolaylaştırdığını belirtti. Çandır, şunları kaydetti:

    “Bu uygulamalarla ticari hayatın hareketlenmesi ve ekonomik büyümenin yeniden ivme kazanması hedeflenmektedir. Yapılan uygulamalar kısmen de olsa piyasaya bir canlılık getirmiştir. Ancak, kredi kullanımı, eğer büyümeye duyarlıysa sağlıklı bir finansman kaynağı olma özelliğine sahiptir. Örneğin, son 10 yılda, kredi kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağa baktığımızda görüyoruz ki, en iyi yılımız 2011 yılı olmuştur. 2011 yılında 2.7 birimlik kredi kullanımı artışına karşılık, 1 birimlik büyüme artışı yakalamışız. Sonraki yıllarda ise bu bağ giderek zayıflamıştır. 2016 yılı itibariyle kredi büyümesi artışı ile ekonomik büyüme artışı arasındaki bu bağ, ortalamadan iki kat uzaklaşarak, zayıflamıştır.”

    “Karşılıksız çekte ülke geneline göre iyi durumdayız”

    Karşılıksız çek-senet tutar ve adetlerinde 2017 yılının ilk iki ayını değerlendiren Çandır, “Ülkemizde protestolu senet adedinde yüzde 6.5 oranında, tutarında ise yüzde 32 oranında artış görülmüştür. Antalya’da ise adet olarak yüzde 2,5‘lik artış, tutarda ise yüzde 82 oranında artış söz konusudur. Yani Antalya’da 2017 yılının ilk iki ayında yoğun olarak yüksek hacimli senetler protestoya uğramıştır. 2017 yılı ilk iki ayında karşılıksız çek adedi ve tutarında ise Türkiye’de yüzde 16’lık adet azalışına karşılık, tutarda yüzde 14’lük bir azalış görülmektedir. Antalya’da ise aynı dönemde adette yüzde 9.5’luk, tutarda ise yüzde 25.5’lik bir azalış söz konusu olmuştur. Yani Antalya yılın ilk iki ayında karşılıksız çeklerde ülkemiz durumuna göre daha iyi bir performans göstermiştir” diye konuştu.

    “Tarım, işsizliği azaltıyor “

    Batı Akdeniz Bölgesi’nin ülke nüfusunun yüzde 3.8’ine sahipken, toplam istihdamın yüzde 4,15’ini sağladığına dikkat çeken Ali Çandır, ülke istihdamının tarım sektöründe yüzde 5.20’sini, sanayi sektöründe yüzde 2.5’ini, hizmet sektöründe ise yüzde 4.60‘ını sağladığını belirtti. İşssizlik rakamları hakkında açıklama yapan Çandır, “Ülkemizde işsizlik 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5.8’lik artış göstererek yüzde 10.9’a çıkmıştır. Bölgemiz ve kentimizde ise işsizlik, 2015’e göre yüzde 20 oranında yüksek bir artışla yüzde 11.5 olarak gerçekleşmiştir. Resmi rakamlara baktığımızda tarımın işsizliği ülkemizde yüzde 2.1, Antalya’da ise yüzde 2.5 oranında azaldığını görmekteyiz. Nitekim, tarım dışı işsizlik ülkemizde 2015’e göre yüzde 5’lik artış göstererek 2016 yılında yüzde 13’e yükselmiştir. Bölgemiz ve kentimizde ise 2015 yılına göre yüzde 17’lik bir artışla yüzde 14 olarak gerçekleşmiştir.”

    “Antalya’da 10 çiftçiden 8’i üretimden vazgeçti”

    Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) istihdam izleme bültenini değerlendiren ATB Başkanı Çandır, 2016 yılında bir önceki yıla göre Antalya’nın 48 bin kişi azalışla sigortalı ücretli çalışan sayısının en çok azaldığı il olduğunu, 8 bin kişi azalışla 4/a sigortalı ücretli kadın çalışan sayısının en fazla azaldığı il, son bir yılda esnaf sayısı (-3.282) en fazla azalan 3’üncü il ve çiftçi sayısı (-3361) en fazla azalan 4’üncü il konumunda yer aldığını söyledi. Çandır, “Yani Antalya’da her 100 çiftçiden 8’i üretimden vazgeçmiştir. Bu rakamlar, bir yılı aşkın süredir ısrarla meclisimiz ve bulunduğumuz her ortamda dile getirmekte olduğumuz ’Antalya Yaklaşımı’ önerimizin haklı bir talep olduğunu maalesef teyit eder durumdadır” ifadelerini kaydetti.

    “Tarım toprakları kayboluyor”

    Ali Çandır, Meclis’te tarım toprakları kaybını da değerlendirdi. TÜİK verilerine göre Antalya’nın her geçen yıl tarım topraklarını kaybettiğini söyleyen Çandır, “Antalya’da 2000’li yılların başında her 100 dekar alanın 20 dekarı tarım alanı iken, bugünlerde 18 dekara kadar gerilemiştir. 30 bin futbol sahası büyüklüğünde alan kaybeden kentimizde, her nefes alışımızda 10 metrekare tarım alanımız inşaat ve kentleşmeye kurban edilmiştir. Ülkemizde ise geçen 2000’li yıların başından bugüne 2 milyon 420 bin futbol sahası büyüklüğünde tarım alanı kaybolurken, her gün 8 futbol sahası tarım alanımız yok olmuştur. Tüm bu kayıplar sonrası 12 Aralık 2016 Bakanlar Kurulu kararıyla 49 ilde 141 ovanın tarımsal sit alanı ilan edilmesini tarım sektörü için çok önemli görmekteyiz” diye konuştu.

    Ovaları betondan kurtaranlara teşekkür

    Tarım Konseyi toplantısına katılan Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun Bakanlar Kurulu’nca bölgede belirlenen 7 ovaya ek olarak 2 ovanının daha tarımsal sit alanı ilan edileceğini duyurduğunu anımsatan Çandır, “Tarımsal sit alanı olarak ilan edilen Serik Ovası, Manavgat Ovası (karayolu güneyi), Bozova, Söğüt Ovası, Demre Ovası, Zümrütova, Kumluca Ovası ve valiliğimizin önerisiyle eklenen Kınık ve Manavgat (karayolunun kuzeyi) ovalarımızın tarım dışına çıkmasına engel olan herkese teşekkür ediyoruz. Bu fırsatla hükümetimizden, bölgemiz ve Antalya’nın tarımsal varlığına büyük bir tehdit oluşturan, taş ve maden ocakları konusunda da düzenlemeler yapmasını bekliyoruz. Çünkü Antalya’nın en büyük sermayesi doğasıdır” dedi.

    Çandır, Meclis konuşmasında Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX ve serfe adı altında düzenlenen etkinlikleri de değerlendirdi. YÖREX’in 10 yıllık bir emeğin ürünü olduğunu belirten Çandır, “YÖREX projesiyle biz on iki bin yıllık kültürümüzün ve birikimimizin ürünleri olan el emeği, damak tadı ve tabii varlıklarımızın hakkını hukukunu koruyarak tanıtılmasını, yayılmasını ve ticari bir değer oluşturmasını hedefledik. Bu uğurda 81 ilimizin tüm oda ve borsalarını, kalkınma ajanslarını, kooperatiflerini ve diğer sivil toplum örgütlerini YÖREX kapsamında yılda bir kez Antalya’da bir araya getirmeyi başardık. Hemşehrilerimiz ile yerli ve yabancı misafirlerimizi YÖREX çatısı altında ticari menfaat gözetmeden buluşturduk. Hedefimiz, YÖREX’le 12 bin yıllık muhteşem zenginliği ticari hayatımıza kazandırarak gelecek kuşaklara aktarmaktır” diye konuştu.

    Çakma yöresel etkinlik eleştirisi

    Yöresel ürünleri ekonomik değer olarak görürken son dönemlerde kentin her yerinde ve daimi olarak, festivali, kermes, sergi, pazar, tanıtım günleri adı altında etkinlikler düzenlendiğine dikkat çeken Çandır, “Bu etkinliklerin büyük bir bölümünde herhangi bir standart ya da hijyen koşulu sağlanmadığı gibi tamamen ticari menfaat amacıyla düzenlenmektedir. Bu durum bir taraftan yöresel ürün tanımına ve kapsamına aykırılık teşkil ederken, diğer taraftan da kayıtlı ve vergiye tabi esnafımıza da büyük zararlar vermektedir. Üst kurumumuz olan TOBB’a ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına resmi başvuruda bulunarak, bu konuda düzenleme yapılmasını talep ettik. Bakanlığımızın da bu konudaki düzenlemeyi tamamlamak üzere olduğunu biliyoruz. Bu düzenleme çıkıncaya kadar Antalya’daki yerel yöneticilerimizden de adeta sektör haline gelen, bu etkinlere engel olmasını talep ediyoruz” açıklamasında bulundu.

    “Rus ve Türk çiftçisi öksüz kaldı”

    Ali Çandır, dış ticaretle ilgili de açıklamalarda bulundu. Komşular ve diğer ülkelerle yaşanan olumsuzlukların tarımsal ticareti doğrudan etkilediğini kaydeden Ali Çandır, Rusya Federasyonu ile yaşanan kriz sonrasında devletlerarası ilişkilerin normal seyrine gelmesine rağmen, tarımsal ticarette gerginliklerin bir türlü aşılamadığını vurguladı. Çandır, “Tarım ürünlerine yönelik yasakların ve kısıtlamaların hala devam ediyor olması hem Türk hem de Rus çiftçisini adeta öksüz bırakmıştır. Bir an önce ticari ilişkilerimizin de normal seyrine gelmesini bekliyoruz” dedi.

    Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde kentteki tüm kurum ve kuruluşların sahip çıktığı Antalya’nın akciğeri Zeytinpark’ın ürünleri ve doğasıyla halkın kullanımına açıldığını belirten Çandır, okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik Doğada Öğren projesinin devam ettiğini belirtti. Çandır, “Öğrencilerimiz ve halkımıza yönelik oluşturduğumuz 2 kilometreden 8 kilometreye kadar 7 ayrı parkur oluşturduk. Zeytinpark’ı öğrencilerimiz ve halkımızın kullanımına açtık. Okullardan sınıflar halinde, halkımızdan ise oluşturacakları gruplarla yürüme teknikleri ve doğru nefes alma teknikleri eğitimleri vermeye başladık. Zeytinpark’ta 20.000 zeytin ağacından elde ettiğimiz zeytin, zeytinyağı, sabun gibi ürünlerimizin de satışına devam ediyoruz. Tüm Antalyalıları, kentimizin akciğeri konumundaki Zeytinpark’ın aktivitelerine katılmaya, ürünlerinden satın almaya davet ediyoruz. Bu çabamızda bizi yalnız bırakmayıp Antalya’ya nefes olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Ali Çandır, 16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak anayasa değişiklik paketiyle ilgili de konuştu. Çandır, halkın demokratik haklarını kullanarak sandık başına gitmeye çağırırken, siyasilerden gerilim ve kutuplaşmaya meydan vermeden, bütünleştirici bir çalışma yürütmelerini istedi. Çandır, “Halk oylaması sonrası yatırım ortamının artacağı, ekonomiye ve üretime odaklanılacağı bir dönemi arzuluyoruz” şeklinde konuştu.

    “Hayvan borsası için şirket kuruldu”

    Meclis’te yıllardır Antalya’nın gündeminde olan ancak bir türlü hayata geçirilmeyen Hayvan Borsası da gündeme geldi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, 10 yıldır kent gündeminde olan Hayvan Borsası’nın kurulması için uzun süredir çalışma yürüttüklerini belirterek, projenin hayata geçirilmesi için gerekli olan şirketin Antalya Hayvancılık Ticaret Anonim Şirket adıyla kurulduğu müjdesini verdi. Şirketin yüzde 70’inin proje ortağı Büyükşehir Belediyesine devrini öngördüklerini bildiren Çandır, “Projenin hızlı ilerlemesi için buna ihtiyaç var” dedi. Çandır, Meclis’ten Antalya Hayvancılık Ticaret A.Ş’deki borsa hissesinin yüzde 70’inin Antalya Büyükşehir Belediyesine bedelsiz devri için Meclis’ten yetki isterken, meclis üyeleri oy birliğiyle hisse devri için yönetime yetki verdi.

    “Üretici ithalatla terbiye edilmemeli “

    Sektörel konuların da gündeme geldiği mecliste, üyeler et ithalatını değerlendirdi. ATB Meclis Üyesi Ata Sönmez, ette girdi maliyetleri yükselirken etin kilogram fiyatının düşürülme çabalarını anlayamadıklarını belirtirken, “24 liraya dana kesiyoruz, 26-27 TL bandının aşağısı zaten kurtarmıyor. İthalatla et sektörünü terbiye etmeye çalışırlarsa üretim tamamen durur ette tamamen ithalat bağımlısı bir ülke haline geliriz” dedi.

    Meclis Üyesi Adnan İngeç, etteki KDV’nin beyaz eşya ya da mobilyada olduğu gibi düşürülmesi ya da tamamen kaldırılması gerektiğini söyledi. İngeç, “KDV indirilir ya da kaldırılırsa et fiyatı otomatik olarak 4 lira kadar düşer. Halk ucuza et tüketir. Et lüks tüketim malzemesi değil özellikle çocuklarımızın tüketmesi gereken temel gıdadır” diye konuştu.

    ATB Başkanı Çandır, üreticinin ithalatla terbiye edilmesi anlayışının yanlış olduğunu belirterek, ithalat kolaylığından vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. 2010 yılından beri et ithal edildiğini ve sektörün sıkıntısının çözülemediğini belirten Çandır, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in hayvancılığı teşvik eden politikaları savunmasına karşın alınan ithalat kararının bürokrasiyle ilgili olabileceğini söyledi.

    Çandır, Et ve Süt Kurumundan piyasayı düzenleyici ve iyileştirici çalışmalar yürütmesini beklediklerini vurguladı.