Etiket: Çanakkale’nin

  • Çanakkale’nin evlatları’na kristal elma

    Kale Grubu, Çanakkale Savaşı’nda kaybedilen kahramanların anılarını yaşatmak ve Çanakkale ruhunu yeni nesillere aktarabilmek adına hayata geçirdiği Türkiye’nin ilk dijital savaş müzesi, ’Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisi’ ile Kristal Elma Ödülleri Dijital kategoride, ’Sosyal Sorumluluk Kampanyası’ ödülüne layık görüldü.

    Bu yıl 5-6 Ekim tarihlerinde 28’incisi düzenlenen, Türkiye’nin en büyük ve dünyanın sayılı organizasyonlarından Kristal Elma Festivali çerçevesinde verilen ödüllerin kazananları belli oldu. Türkiye’nin alanında ilk ve en prestijli iletişim ödüllerinin sahiplerini bulduğu Kristal Elma Yarışması kapsamında, Dijital kategoride 2016 yılının “Sosyal Sorumluluk Kampanyası Ödülü”, tasarım ve prodüksiyon aşamaları Modiki tarafından gerçekleşen ’Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisi’ ile Kale Grubu’nun oldu.

    Kale Grubu’nun, bu topraklar için toprağa düşmüş vatan evlatlarını anmak üzere hayata geçirdiği projelerden biri olan bu çok özel serginin kazandığı ödülü, Kale Grubu Kurumsal İletişim Müdürü Zeynep Özler Kıroğlu ve Modiki Dijital Marka Direktörü Fatih Yılmaz aldı.

    Kale Grubu, doğduğu topraklara vefa için, Çanakkale’de kaybedilen kahramanları, savaşın 100. yılında saygıyla anmak ve anılarını yaşatmak adına geçtiğimiz yıl interaktif bir dijital belgesel hayata geçirdi. ’Çanakkale’nin Evlatları/Sons of Gallipoli’ interaktif belgeseli ile başlayan proje büyüyerek, kalıcı bir sergi olma ve uzun süreli ziyaretçi ile buluşma amacıyla Çanakkale’nin kalbi İskele Meydanı’nda bu sene müzeye dönüştürüldü. 18 Mart’ta “dokun, gör, dinle, hisset” sloganıyla Kale Grubu tarafından kapılarını açan Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisikullanılan en son teknolojiler veyeni müzecilik teknikleri ile kurduğu iletişim dili sayesinde, gelen ziyaretçilere aktif bir sergi deneyimi yaşatıyor.

    Sadece 5 ayda dünyanın dört bir yanından 250 bin kişi tarafından ziyaret edilen, Çanakkale Savaşı’nın tüm yönlerinin ele alındığı bu dijital sergide ziyaretçiler; gazilerin ses kayıtlarından oluşturulan özel yapımları dinleyebiliyor, hatıra defteri, arşiv belgeleri ve çok özel fotoğrafları interaktif bir deneyimle görebiliyor, belgesel nitelikli filmleri ve cephe günlerini son teknolojiye sahip iletişim kanallarıyla izleyip ilk defa bu sergiyle birlikte gün ışığına çıkan 500’ün üzerinde ilgi çekici objeyi özel olarak tasarlanan hologram teknolojisiyle görme imkanı buluyor, destanı tüm duyularıyla hissederek yaşıyor.

    Tamamen ücretsiz olan Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisi, Çanakkale Savaşı’nı tarihçesini anlatmasının ötesinde; savaş içerisindeki insan hikayeleri, cephe gerisinde savaştan etkilenen sosyal hayat ve savaştan sonra ülkelerine dönen askerlerin günlük hayatları üzerine de durarak, 6 yaş üzerindeki tüm ziyaretçilere savaşın her durumunu ifade eden benzersiz bir deneyimi sunuyor.

  • Çanakkale’nin Cevapsız Kalan Mektupları Bir Asır Sonra Yanıtlanıyor

    Turkcell, Çanakkale Savaşı’nda aileleri ve sevdikleriyle iletişim kurmak için cephelerinden mektup gönderen ve cevap alamayan askerlere, isteyenlerin mektup yazabileceği canakkaleyemektuplar.com platformunu hayata geçirdi.

    Turkcell, ’Çanakkale’ye Mektuplar’ projesi ile geçmişle günümüz arasında köprü kurdu. 1915’te savaşın içinde sevdikleriyle iletişim kurmak için cephelerinden mektup gönderen ve cevap alamayan askerlere, dileyen herkesin mektup yazabileceği canakkaleyemektuplar.com platformunu hayata geçirdi. Web sitesine girenler Türk ve Anzak askerlerinin mektuplarını okuyabilecek ve onlara mektup yazabilecekler.

    Turkcell Grup Kurumsal İletişim Direktörü Engin Gedik, konuyla ilgili olarak “Turkcell, Çanakkale Savaşı’nda dünyaya veda eden askerlerin anısına özel bir projeye imza atarak cephede korkularını, hayallerini ve özlemlerini, belki de hiçbir zaman yerine ulaşmayan mektuplara sığdıran askerler, günümüzden gelen mektuplarla hayat buluyor” dedi.

    Cepheden yazılan mektupların, türlü zorluklar ve yoksunluklarla mücadele eden askerlerin paylaşım ve iletişime duydukları büyük ihtiyacı gösterdiğini dile getiren Gedik, “Biz Turkcell olarak, sevdiklerimize ulaşmak için tek bir tuşa basmanın yeterli olduğu günümüzden, 1915 yılına, tam bir asır öncesine uzanan bir projeye imza attık. Çanakkale’ye Mektuplar projesi ile cevaplanmayı hak ettiğine inandığımız bu mektupları tek bir platformda bir araya getirdik” şeklinde konuştu.

    canakkaleyemektuplar.com adresine girildiğinde, hayatlarının baharında hem Anadolu’nun dört bir yanından hem de dünyanın diğer ucundan Çanakkale’ye gelip kendilerini amansız bir savaşın içinde bulan askerlerin isimlerinden oluşan bir Çanakkale haritasıyla karşılaşıldığını söyleyen Gedik, “Bu harita içerisinde Eskişehirli Mustafa’dan Avustralyalı Oliver’a, Gaziantepli Mehmet’ten Yeni Zelandalı Benny’ye savaşa katılan askerlerin isimleri görülüyor. İsimlere tıkladığınızda askerin künyesine ulaşıyor ve ona mektup yazabiliyorsunuz. Posta kutusunda ise cevapsız kalan mektupları yer alıyor. Dilerseniz bu mektuplara da yanıt yazabiliyorsunuz” dedi.

    “HER BİR MEKTUP BİR FİDAN”

    Proje kapsamında cevaplanan her bir mektup için Çanakkale’de bir fidan dikileceğini belirten Gedik, “Böylece 2016’dan 1915’e kurulan zaman köprüsü ile Çanakkale’de barışa uzanan bir orman oluşturulması planlanıyor. Çanakkale Şehitliği’ne giden ziyaretçiler, şehitlikte kurulacak dijital ekranlardan tüm mektuplara ulaşabilecek. Kısa süre sonra Çanakkale Şehitliği’nde sürekli sergilenecek olan mektupların yanıtlanması ve seslendirilmesi gibi projelerin de hayata geçirilmesi planlanıyor” diye konuştu.

    Cevap alınamayan mektuplardan örnekler aşağıdaki şekilde verilmiştir:

    Müfreze 6. Bölük’ten mektubun sonuna adını yazmayan bir asker, 15 Kasım 1915 tarihli mektubunda şöyle diyor:

    “Sevgili Babacığım

    Bir süreden beri Limni’deki hastanedeydim. Ateş hattına yeni döndüm. Dizanteri yüzünden çok zor günler geçirdim. Şimdi daha iyiyim. Savaşın bitmesini istiyorum. Artık canıma yetti. 1. Tugayın Tekçam mevkiine yaptığı taarruzu okumuşsundur. Ben de o taarruzda yer aldım. Daha fazlasını görmek istemiyorum. Türk siperlerine ulaştığımızda her şeyin ve hepsinin deniz topçu atışıyla paramparça edildiğini, Türklerin orada burada üçerli dörderli üst üste yığıldığını gördüm. Burada bir Connaught Taburu var. Bir haftadır ölüleri gömüyorlar.”

    Kadir Oğlu Mehmet Çavuş’un hastaneden cephedeki komutanına yazdığı mektup:

    “Muhterem Komutanım,

    Sağ kolumu kaybettim, zararı yok, sol kolum var. Onunla da pekala iş görebilirim. Beni üzen şey; yaramın kapanmamasından dolayı kıta’ma katılamamam ve düşmanla çarpışamamak. Hastaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için, beni mazur görünüz, affediniz, muhterem komutanım”.”

    Bir askerin kızına yazdığı mektup:

    (Kızım Nuriye Küçük Hanıma Özeldir)

    “Benim Sevgili Kızım,

    İlk önce iki gözlerinden öperim. Seni çok göreceğim gelmiştir. Lakin askerlik engel oluyor da görüşemiyoruz. Bunun çaresi nedir kızım? Bunun çaresi Cenab-ı Hakk’a tevekkül olupta sabır etmektir. Ben sizi, siz de beni Cenab-ı Hakk’a emanet edelim. Elimizden geldiği kadar da mektupları sık sık gönderelim. Birbirimize duada kusur etmeyelim. Şimdilik sana elbiselik almak üzere dedenize 310 kuruş gönderdim. Ama elinizden geldiği kadar paraları muhafaza edip harcamayınız, ileride bu paralar çok itibarlı olacaktır. Hatta yüzü yüz kuruşa kadar itibar bulacaktır. Bilginiz olsun.

    Kızım niçin mektup göndermiyorsunuz? Zannedersem darıldınız. Canım kızım, mektup gönder de, neden darıldığını mektupta yaz ki, ben de anlayayım. Darıldığınız doğru mu? Bizim tarlalardan ne kadar arpa elde edildiğini yazmadınız. Uşaklar Kars’a ne götürdüler ve ne kadar kazandılar ve yahut kayıp mı ettiler? Yazmadınız. Ben bunlar için size darılacak yerde siz mi bana darılıyorsunuz?

    Komşulardan kim kalmıştır. Mehmet Efendi tohum verdi mi? Ne kadar verdi ise bu tarafa yazınız. Kış için ne kadar un ve ne kadar bulgur ve yarma yaptınız. İnşallah bu sene idareniz iyicedir. Bizim binek atının tayı var mıdır? Teyzenize çok selam söyle, sana güzel baksın. Valideniz namaz kılıyor mu? Şayet kılmaz ise bu tarafa yazarsınız. O vakit icabına bakarız.

    Allaha emanet olasınız. İki gözüm kızım”.

  • Çanakkale’nin Yürek Yakan Türküleri Bu Albümde

    Çanakkale Savaşı’nın 101’inci yıldönümü dolayısıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Çanakkale ruhunu anlatan 7 türkü bir albümde derlenerek yayınlandı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Çanakkale Savaşı’nın 101’inci yılında Çanakkale ruhunu anlatan ve yürek yakan hikayeleriyle Türk toplumunun hafızasında yer edinen 7 türkünün yer aldığı  “Çanakkale’ye” isimli bir albüm yayınladı.

    Sevilen sanatçı Yaprak Sayar’ın seslendirdiği albüm, Türk insanın acısını ve ayrılığını dile getirmesiyle Çanakkale Savaşı’nın dile dökülen sözleri olan türkülerden derlendi.

    Albümde, “ Çanakkale İçinde Vurdular Beni”, “ Hey Onbeşli Onbeşli”, “Şu Kışlanın Kapısına”, “Mızıka Çalındı Düğün mü Sandın”, “Eledim Eledim”, “Yaslı Gittim Şen Geldim” ve “Yılmam Ölümden Askerim” isimli türküler yer alıyor.

    “ÇANAKKALE İÇİNDE VURDULAR BENİ”

    Bu türkü, Çanakkale Deniz Savaşı henüz başlamadan önce askerler harbe hazırlanırken, vaktiyle Çanakkale yöresinde söylenen bir aşk türküsünün üzerine savaşla ilgili sözler ilave edilerek oluşturulmuş. Seyfullah isimli Çanakkale Sultanisi öğrencisinin, İstanbul’daki annesine yazdığı 29 Eylül 1914 tarihli bir mektubunda, “Birkaç günden beri Çanakkale sokaklarından askerler geçiyor. ’Çanakkale içinde aynalı çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ şarkısını söylüyorlar” diye yazmış. Savaşın öncesinde bu türkü doğuyor, savaş sırasında askerler tarafından söyleniyor, savaş bittikten sonra da askerlerin geri döndüğü toprakların hepsine  bu türkü askerlerin ağzında gidiyor. Bugün Gagavuz Türkleri de,  Arnavut, Makedon da, Bosna-Hersekli, Kerküklü de bu türküyü söylüyor. Anadolu’nun her yöresinde, dönemin bütün Osmanlı coğrafyasında Çanakkale Türküsü söyleniyor. Herkes kendi dilinde aynı türküyü söylüyor.

    “HEY ONBEŞLİ” TÜRKÜSÜ DÜNYA TARİHİNİN EN ASİL ASKERİNE YAZILDI

    ’Hey Onbeşli Onbeşli Tokat yolları taşlı/Onbeşliler gidiyor kızların gözü yaşlı…’

    ’1915’te Çanakkale’yi savunmak için yollara düşenler için Türk milleti ’Hey Onbeşli’ türküsünü yakmıştır. Aslında ağıt formundaki bu türkü günümüzde maalesef ruhundan uzaklaştırılıp oyun havasına dönüştürülmüştür.

    Türküdeki “onbeşli” tabiri Hicri takvime göre 1315 doğumlulardır. Miladi takvimde 1894-95’e denk gelir. 1895 tertipli olan bu gençler, 1915’e gelindiğinde 20 yaşlarındadırlar ve büyük muharebeye katılmak için devletin seferberlik çağrısına uyarak, vatanı savunmak için yollara düşmüşlerdir. Genç kızlar da onlar için gözyaşı dökmüştür.

  • Çanakkale’nin Yüzde 88’i Sosyal Güvenlik Kapsamında

    Çanakkale Sosyal Güvenlik İl Müdürü Basri Tümsek, Çanakkale’de,Sosyal Güvenlik Kapsamının Gelir Testi Yaptıranlar hariç olarak toplam il nüfusuna oranının yüzde 88,33 olduğunu söyledi.

    Çanakkale’nin gelişmekte olan bir il olduğunu söyleyen Tümsek, “İlimiz bünyesinde sosyal güvenlik kapsamında bulunan kişi sayısı 511 bin 790 kişi olup, Sosyal Güvenlik kapsamı dışında kalan kişi sayısı 13 bin 599 kişidir. Sosyal güvenlik kapsamının gelir testi yaptıranlar hariç olarak toplam il nüfusuna oranı yüzde 88,33’dir. İlimizde 13 bin 275 tane işyeri mevcuttur ve her geçen gün de bu rakamlar artmaktadır. Detaylı olarak incelendiğinde 2015 Ekim dönemi verilerine göre yeşil kartlı diye adlandırılan gelir testi yaptıran gurup dışında 452 bin 67 kişi sosyal güvenlik kapsamında yer alırken, Genel sağlık sigortası devlet tarafından ödenenlerin sayısı 23 bin 990, genel Sağlık sigortası primleri kendileri tarafından ödenenlerin sayısı ise 22 bin 134 kişi olmak üzere 46 bin 124 kişidir. 23 bin 410 kişi emekli sandığı, 29 bin 254 kişi Bağ-Kur, 83 bin 299 kişi de SSK kapsamında çalışmaktadır. Sosyal güvenlik kapsamında aktif çalışanların toplam nüfusa oranı ise yüzde 26,57’dir. Bu bağlamda, aylık alan kişi sayısına baktığımızda 20 bin 833 kişinin emekli Sandığı, 36 bin 490 kişinin Bağ-Kur, 51 bin 77 kişinin SSK’dan aylık aldığı görülmektedir. Sosyal güvenlik kapsamındaki emeklilerin toplam nüfusa oranı yüzde 21.18’dir. Sosyal Güvenlik Kapsamında bakmakla yükümlü tutulanlar da 50 bin 146 kişi Emekli sandığı, 68 bin 512 Bağ-Kur, 89 bin 86 kişi de SSK’dır. Sosyal Güvenlik Kapsamındaki Bakmakla yükümlü tutulanların oranı yüzde 40.58’dir” dedi.

    İl Müdürü Tümsek, Çanakkale İli bünyesinde 5 ilçede Sosyal Güvenlik Merkezinin bulunduğunu ve bu vesileyle hızlı, kaliteli ve kesintisiz hizmetleri vatandaşın ayağına götürdüklerini belirterek, 2016 yılının ilk aylarında da 6. Sosyal Güvenlik Merkezi olan Bayramiç Sosyal Güvenlik Merkezinin açılacağını ve burada da hizmeti vatandaşın ayağına götüreceklerini söyledi.