Etiket: Çamsarı:

  • Rektör Çamsarı: “Şehir dışına yollanan hasta oranımız yüzde 90 geriledi”

    Rektör Çamsarı: “Şehir dışına yollanan hasta oranımız yüzde 90 geriledi”

    Mersin Üniversitesi (MEÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin de katkısıyla şehir dışına yollanan hasta oranının yaklaşık yüzde 90 gerilediğini söyledi. Çamsarı, temeli atılan Denizcilik Fakültesinin de 1-1,5 yıl içinde tamamlanmasını beklediklerini belirtti.

    MEÜ Rektörü Prof. Dr. Çamsarı, Mersin’de yayın yapan Kanal 33 televizyonunda Fatih Alkar’ın sunduğu “Gündemin Nabzı” programına konuk oldu. MEÜ Onkoloji Hastanesi bahçesinde gerçekleşen canlı yayında Rektör Çamsarı, birçok konuda bilgi verdi.

    “Sağlık Bakanlığımızla birebir ilişki içinde çalışmalarımıza devam ediyoruz”

    Korona virüs salgınıyla ilgili yaptıkları çalışmaları aktaran Çamsarı, pandemi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığının çok erken bir refleksle çalışmalarına başladığını söyledi. Çamsarı, “Sağlık Bakanlığımız, üniversite hastaneleri de dahil olmak üzere tüm sağlık kurumlarını bu çalışmaya katarak olağanüstü bir maestro görevi üstlendi. Refleksin hızlı olması, bu hastalığın kontrolsüz bir yayılımı olmasını ciddi anlamda sınırladı” dedi.

    Sürecin başında MEÜ’nün Sağlık Bakanlığı ile irtibata geçerek kendi laboratuvar, cihaz ve ekipmanlarıyla destek olmak istediğini belirten Çamsarı, “Hemen harekete geçerek, cihaz ve eleman desteği açısından yapılanmaya gittik. Şehir Hastanemizle birlikte salgının en başından beri ciddi rakamlardan oluşan hastalarımıza bakarak, Sağlık Bakanlığımızla birebir ilişki içinde çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.

    Maske ve mesafenin yanında dezenfeksiyonun ve dezenfektan ürünlerinin çok önemli olduğunun altını çizen Çamsarı, “Maske, mesafe ve temizlik olarak yapmamız gereken üçlü davranış biçimi, aşı kadar önemli. Bu hassasiyetimizin, rutin hayatımıza yerleşmesi lazım. Kapalı alanlarda, özellikle mesafe ve maske çok önemli. Değdiğimiz, dokunduğumuz yerlerde el dezenfeksiyonu çok önemli. Cumhurbaşkanımız, 2 hafta içinde geliştirilen aşının insan üstünde denenmeye başlayacağını söyledi. Zaman vermek yanlış olur ama seri üretimi de kattığımızda 4 ya da 5 ay içinde ciddi bir sonuç alabileceğimizi gösteren bir gösterge” ifadelerini kullandı.

    Onkoloji Hastanesinin yapılmasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ve Mersin Milletvekili Başkanı Lütfi Elvan’ın büyük emeği olduğunu vurgulayan Çamsarı, desteklerinden dolayı Elvan’a teşekkür etti.

    “Şehir dışına yollanan hasta oranımız yüzde 90 geriledi”

    Son yıllarda yapılan yatırımlarla sağlık turizmi konusundaki çalışmalara da değinen Çamsarı, üniversitede hasta yakınları için hem Konukevinin hem de bağış olarak sunulan 20 odalı hasta yakınları misafirhanesinin hizmet verdiğini anlattı. Çamsarı, “Göreve ilk geldiğimiz andan itibaren yan dallara çok önem verdik. Şehir Hastanemizin de katkısıyla şehir dışına yollanan hasta oranımız yüzde 90’a yakın bir şekilde geriledi. Şu anda günde 4 ila 5 bini bulan bir hasta bakımı sayımız var. Ekiplerimiz, kalite ve nitelik olarak çok iyi. Üniversite olarak artık 30 yaşına geldik. Güvenilir bir sağlık merkeziyiz. Uluslararası bir kuruluş tarafından, Türkiye’deki tüm laboratuvarlar incelenip, doğruluk yüzdesine göre verilen ‘Türkiye’nin En Güvenilir Laboratuvarı’ unvanına sahibiz” şeklinde konuştu.

    “Mersin Üniversitesi ülkesi için var. Halkın içindeyiz”

    MEÜ’nün, Mersin’in en değerli markası olduğunu vurgulayan Rektör Çamsarı, “Ülkemize katkı sağlamak en temel konumuz. Mersin Üniversitesi, şehrin gittiği yönü çizen bir kurum. Tüm kurumlarda akademisyen danışmanlarımız var. Şehirde Mersin Üniversitesinin olmadığı yer yok. Belediyelerle ve sivil toplum kuruluşları ile devam eden topluma faydalı birçok ortak projemiz var. Mersin ve Mersinliler tarafından ‘Mersinimizin gözbebeği’ olarak görülen üniversitemiz; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kalkınma Ajansı Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan, ülkemizde üniversiteler de dahil olmak üzere tüm resmi kurumlar arasında en çok proje uygulayan kurum. Mersin Üniversitesi ülkesi için var. Halkın içindeyiz. Akademisyenlerimiz sahada. Kolonya, dezenfektan, çikolata, mobilya bile üretiyoruz. Merkez bütçelerimiz çarçur olmadan birçok üretim anlamında atılım yaptık” dedi.

    “Sürekli Eğitim Merkezimizin başarısı dikkat çekti”

    MEÜ Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin (MEÜSEM) başarılarını da anlatan Çamsarı, uzaktan, online ve örgün eğitime değinerek, şunları söyledi:

    “Öğrencilerimizle ilgili çok kısa sürede büyük yatırımlar yaptık. Bunların bir kısmı bağlandı, bir kısmı da 10-15 gün içinde devreye alınacak ve bu sunumlar gittikçe daha kaliteli hale gelecekler. Takdir edersiniz ki, 44 bin öğrenciye online ders vermek kolay değil. Meşakkatli, zor ve pahalı işler bunlar. Devletimizin verdiği destekler yanında bizler de çözümler bulduk. Hem uzaktan eğitimimiz hem sürekli eğitimimiz hem de örgün eğitimimiz online olarak gerçekleşmeye başladı. Meslek edindirmeden tutun da çok çeşitli konularda eğitimimiz devam ediyor. Bu eğitimi alan resmi kurumlar da var. Turizm firmaları, esnafa ve avukatlara kadar özel kuruluşların da özel istekleri var. Lisansüstü eğitimler de var. Biz bunların tümünde internet aracılığıyla eğitime geçtik. Özellikle Sürekli Eğitim Merkezimizin başarısı dikkat çekti. YÖK Dergisinin aralık ayındaki sayısında bu başarımızla ilgili bir makale yayınlanacak.”

    “Denizcilik Fakültesinin 1-1,5 yıl içinde tamamlanmasını bekliyoruz”

    Üniversitedeki yatırımlarla ilgili de bilgiler veren Rektör Çamsarı, “Pandemi bu yatırımlarımızın duyurulması ile ilgili bir sıkıntı oldu bizim açımızdan. Kültür Merkezimiz anatomik olarak bitti. Çevre düzenlemesi ve kabul işlemleri devam ediyor. Girişimcilik ile Genç Bilim Akademisi projeleri çalışmalarına verimli bir şekilde devam ediyor. Mersin Deniz Ticaret Odasına teşekkür ediyorum, Çiftlikköy kampüsümüzün kuzey kısmında, Eğitim Fakültemizin üstünde yer alacak, bize bir hibe ile anahtar teslimi Denizcilik Fakültesi binası yapıyor. Temeli atıldı. Denizciliğe çok önem veriyoruz ve desteklemek istiyoruz. Bu konuda uzman birçok hoca getirmek istiyoruz. Fakülte binamızın yaklaşık bir ya da 1,5 yıl içinde tamamlanmasını bekliyoruz. Küçüklü büyüklü yatırımlarımız devam ediyor. Cami inşaatımızın 1 ay içinde bitmesini bekliyoruz. Diş Hekimliği bölümünde, Onkoloji Hastanesi kadar büyük olmasa da mevcut binasının yanına bir hastane kazandırıyoruz. Diş Hekimliği bölümümüz son sürat gelişiyor ve oradan çok umutluyuz” ifadelerini kullandı.

    Çamsarı, yerel işbirliği ve kalkınma konularına da değinerek, “Yerel ürünler bizim için çok önemli. Dışarıya büyük yoğunlukta satış yapmadık ama kendi bünyemizde dezenfektan ürünleri üretiyoruz. Akdeniz Belediyesi ile ortak projemiz olan Umut Kooperatifi ile bir işbirliği yaptık. Onların aracılığıyla dezenfektan ürünlerimizin ülkeye dağıtımı yapılacak. Bu tamamlanmış ürünlerde; limon, portakal ve zeytin gibi yerel ürünlerimiz de olacak. Yerelde kalkınmayı teşvik etmeyi önemsiyoruz. Bu üretimlerimiz artarak devam edecek. Bunun dışında Valiliğimizin önderliğinde Akropark’ı kurduk. Tarımı önceleyen bir Teknopark bu. Tarım anlamında ciddi bir fark oluşturacak. Bu kurum, ülkemizde bu konuda tek” dedi.

  • Rektör Çamsarı: “4 bin kişilik yurt yapılacak”

    Rektör Çamsarı: “4 bin kişilik yurt yapılacak”

    MERSİN (İHA) – Mersin Üniversitesi (MEÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, 40 dönüm bir araziyi Kredi Yurtlar Kurumuna tahsis ettiklerini ve buraya 4 bin kişilik yurt yapılacağını söyledi. Merkez kampüste yaklaşık 30 bin öğrenci olduğunu belirten Çamsarı, “Öğrenci sayımızın üçte birini bulacak şekildeki yurt kapasitesine ulaşmak bizim hedefimiz” dedi.

    MEÜ Eğitim Fakültesi tarafından online Çevrimiçi Akademi Söyleşileri düzenlenmeye başlandı. Moderatörlüğünü Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Soner Mehmet Özdemir’in gerçekleştirdiği Çevrimiçi Akademi Söyleşilerinin ilk konuğu Rektör Prof. Dr. Ahmet Çamsarı oldu. “COVID-19 Pandemisi Sürecinde Mersin Üniversitesinde Eğitim-Öğretim Faaliyetlerine Bakış” konulu söyleşi, Eğitim Fakültesi YouTube sayfasından canlı olarak yayınlandı.

    “Tedbirler sürdürülmeli ve kalabalık ortamlarda dikkatli olunmalı”

    Rektör Çamsarı, söyleşide pandemi ile ilgili alınan önlemler ve tedavi süreçleri bağlamında Türkiye’nin diğer ülkelere kıyasla başarılı olduğunu vurguladı. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen salgınla mücadele kapsamında üniversite hastanelerinin önemine de değinen Çamsarı, Mersin Üniversitesi Hastanesinin ivedilikle teşhis ve tedaviye uygun hale getirildiğini ve her türlü tedbirin alındığını ifade etti. Hastanede vatandaşların yanı sıra sağlık çalışanları ve diğer personel için de yeni uygulamalara geçildiğini belirten Prof. Dr. Çamsarı, üç misafirhanenin, evine gidip gelmekte zorluk yaşayan çalışanlar için düzenlendiğini hatırlattı. Hastalığın kontrol altına alınma aşamasında olduğunu kaydeden Çamsarı, ancak yine de alınan tedbirlerin sürdürülmesi ve kalabalık ortamlarda dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.

    “50 bin öğrenciye hizmet sunmanın güçlüğünü yaşadık, ancak sorunu kısa sürede çözdük”

    MEÜ’nün uzaktan eğitim deneyimine sahip olduğunu, ancak pandemi döneminin ilk günlerinde 50 bin öğrenciye hizmet sunmanın güçlüğünü yaşadıklarını söyleyen Çamsarı, ancak bu sorunların kısa sürede çözüldüğünü ve altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların anında gerçekleştirildiğini ifade etti.

    Hem internet altyapısı hem de yazılım ve donanım anlamında atılan adımları da açıklayan Çamsarı, “Dünyada ve ülkemizde yaşanan mali açıdan bu zor süreç düşünüldüğünde biz sadece bütçeye bağlı kalmadık. Avrupa Birliği’ne ve yabancı öğrencilere kaynak sağlayan hibelere de başvurduk. Bu hibenin hepsini bilgisayar, bant genişliği, derslikler gibi altyapı hizmetlerine harcayacağız. Bu konuda kaliteyi artırarak devam edeceğiz” dedi.

    “Uzaktan eğitimin canlı yapılabildiği üniversiteler sıralamasında MEÜ ilk 5’te”

    Yeni eğitim-öğretim dönemine ilişkin hazırlıklarla ilgili de bilgi veren Rektör Çamsarı, YÖK tarafından uzaktan öğretimle verilebilecek ders oranının yüzde 40 olması önerisini halihazırda pek çok birimde karşıladıklarını belirtti. Uzaktan eğitimin canlı şekilde yapılabildiği üniversiteler sıralamasında MEÜ’nün ilk 5 içerisinde yer aldığını vurgulayan Çamsarı, online yapıldığında verim açısından örgün eğitimden çok farklı olmayan derslerde bu işi mümkün olduğunca uzaktan eğitim yoluyla yürütmek gerektiğini, böylelikle üniversitenin altyapısının daha verimli kullanılabileceğini dile getirdi.

    “Bütün üniversitelerle anlaşma imzalıyoruz”

    Öğrencilerin internet ve bilgisayar gibi altyapı ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında atılan adımları da açıklayan Çamsarı, “Bütün üniversitelerle sözleşme imzalıyoruz. Hangi ilde olursa olsun öğrencilerimiz kendilerine yakın bir üniversitenin kütüphanesine gittiğinde yardım görecekler. Oranın altyapısını kullanarak bizim derslerimize katılabilecekler. Aynı kolaylığı bizler de Mersin’de yaşayan farklı üniversitelerin öğrencileri için sağlayacağız” diye konuştu.

    “4 bin kişilik yurt yapılacak”

    Yurt konusuna da değinen Çamsarı, “Halihazırda 4 bin 500 kişilik temiz ve ferah bir yurdumuz var. 40 dönüm bir araziyi Kredi Yurtlar Kurumuna tahsis ettik. Buraya 4 bin kişilik bir yurt yapılacak. Bütün anlaşmalar ve altyapılar hazırlandı. Merkez Kampüsümüzde 25-30 bin civarında öğrencimiz var. Öğrenci sayımızın üçte birini bulacak şekildeki yurt kapasitesine ulaşmak bizim hedefimiz. Yani 10 bin öğrencimizi yurtta barındırabilirsek Türkiye ortalamasının üstüne çıkmış olacağız” ifadelerini kullandı.

  • Rektör Çamsarı: “Mehmetçik bugünde mazlumun yanında, zalimin karşısındadır”

    Mersin Üniversitesi (MEÜ) Rektör Ahmet Çamsarı, Zeytin Dalı Harekatıyla ilgili olarak, “Tarihin her anında olduğu gibi Mehmetçik bugün de mazlumun yanında, zalimin karşısında olmuştur. Gücünü milletimizden alan şanlı ordumuzun bölgede barış, huzur ve güven için başlattığı operasyonda muvaffak olacağına inancım tamdır” dedi.

    Rektör Çamsarı, Suriye’nin Afrin bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’na destek verdi. Harekatın bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmeye yönelik başlatıldığını vurgulayan Çamsarı, “Türk Silahlı Kuvvetleri küresel güçlerce desteklenen terör örgütlerini engellemek için Suriye’nin Afrin bölgesinde harekat yürütmektedir. 20 Ocak 2018 tarihinde başlayan “Zeytin Dalı Harekatı” bölgeye huzur ve barışı getirmek amacıyla başlamıştır ve başarı ile devam etmektedir. Ülkemizin sınır güvenliğini korumak için meşru ve uluslararası hukuka uygun olarak yürütülen operasyon, bölgede faaliyet gösteren terör örgütlerini sınırlarımızdan uzak tutmak ve bölgede yaşayan masum insanlara yapılan zulmü engellemek üzerine kurulmuştur. Tarihin her anında olduğu gibi Mehmetçik bugün de mazlumun yanında, zalimin karşısında olmuştur. Bizler Mersin üniversitesi olarak her türlü terörü lanetliyor ve bu operasyonda teröristlerin hak ettiği karşılığı alması için şanlı ordumuzu destekliyoruz. Operasyonda hayatını kaybeden şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize Allah’tan acil şifalar diliyoruz. Gücünü milletimizden alan şanlı ordumuzun bölgede barış, huzur ve güven için başlattığı operasyonda muvaffak olacağına inancım tamdır” dedi.

  • Rektör Çamsarı: “Balık çiftlikleri oldubittiye getirilmemeli”

    Mersin’de, Muğla kökenli bir firma tarafından kurulması planlanan balık çiftlikleri ile ilgili tartışmalara Mersin Üniversitesi (MEÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı da katıldı. “İnsanın, ‘bu da nereden çıktı’ diyesi geliyor” diyen Çamsarı, balık çiftliklerinin oldubittiye getirilmemesi, ilgili kurumlar ve fakültelerle tartışmaya açılması gerektiğini söyledi.

    Mersin’de son dönemin en önemli gündem maddelerinden biri haline gelen ve başta çevreciler olmak üzere Mersinlilerin tepkisini çeken balık çiftlikleri tartışma konusu olmaya devam ediyor. Muğla kökenli bir firmanın, Silifke, Aydıncık ve Anamur ilçelerinde 4 ayrı noktada balık çiftliği kurmak için hazırlıklara başlamasıyla kentte oluşan tepki giderek artıyor. Son olarak MEÜ Rektörü Prof. Dr. Çamsarı da tartışmalara katılarak, balık çiftlikleri konusundaki görüşlerini paylaştı.

    “Bu iş biraz apar topar ve sanki oldubittiye getirildi”

    MEÜ Rektörü Çamsarı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Mersinlilerin balık çiftliklerini bir anda karşılarında bulduklarını belirterek, konunun tartışmaya açılmadan birden gündeme getirilmesinin kentte şok etkisine neden olduğunu dile getirdi. Hiç kimsenin böyle bir girişimden çok da haberinin olmadığının altını çizen Çamsarı, “İnsanın, ‘bu da nereden çıktı’ diyesi geliyor. Bundan kimsenin haberinin olmadığını bütün kurum amirlerinin açıklamalarından da yayınlanan haberlerden de görüyorum. Neticede bende şöyle bir endişe var bu konuda; bu iş biraz apar topar ve sanki oldubittiye getirildi. Yani bu bölgede yapılacak şeylerin başta üniversite olmak üzere ilgili kurumlara danışılması gerekir. Bizim bu konuyla ilgili çok güçlü bir Çevre Mühendisliğimiz, çok güçlü bir Su Ürünleri Fakültemiz, Denizcilik Meslek Yüksekokulumuz var. Bize herhangi bir şekilde danışarak, bu işin artısı eksisi konuşularak yapılan bir iş değil bu” dedi.

    “İlgili dinamiklerle tartışılıp öyle karar alınması lazım”

    Medyadan takip ettiği kadarıyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın da balık çiftlikleriyle ilgili rahatsızlığını ilettiğini ifade eden Çamsarı, “Çok ince eleyip sık dokumak lazım, artısıyla eksisiyle. Yapılacak bir yatırım veya bir işlem, o bölgenin halkına veya ekonomisine katkı sağlayacak ise bunun mutlaka ilgili dinamiklerle uzun uzun tartışılıp öyle karar alınması lazım. Burada zannediyorum insanların tepki göstermesinin ana nedeni de habersiz olmaları. Belki oturulup tartışılsa, örneğin ‘şu bölgelerin turizmle ilgisi yok, şu koyların yüzmeyle ilgisi yok, şurada deniz kirliliği şöyle engellenebilir’ gibi başlıklar geçse, kamuoyu yeterince bilgilendirilip de kararlar alınabilseydi böyle bir tepki olacağını da düşünmüyorum. Olumlu olumsuz tartışmaya açılmadan birden gördük olayı. Bu da biraz şok etkisi yarattı. Bence asıl infial habersiz yapılan işte oluyor. Kamuoyu ve kurumlar bu işin ne getireceği ne götüreceği konusunda bilgilendirilmedi. Belki uzun uzun tartışılsa insanlar da diyecek ki, ‘kurulsun ama şuraya kurulsun’. Ama biz bunu diyecek kadar bilgilendirilmeden önümüzde birden görünce ister istemez tepkiler doğuyor” diye konuştu.

    “Fakültelerden bu konuda çalışma yapmalarını isteyeceğim”

    “Bakanlık mutlaka halkının iyiliğini düşünür, bir şekilde istihdam artırma, ekonomisini düzeltme yönünde” diyen Çamsarı, “Üniversitemizde Çevre Mühendisliği ve Su Ürünleri Fakültemizde bu konuyla ilgili çok sayıda profesörümüz var. Onlardan da fikir alınabilirdi. Olaya müdahil olup, en azından yer belirlemede veya sosyal yapı olarak hangi bölge daha uygun bir katkı sunabilirlerdi. Bu bilgi azlığı nedeniyle de ister istemez infial oldu bence. Ben de bu konuda mutlaka fakültelere hem fikir soracağım hem çalışma yapmalarını isteyeceğim. Eğer eksik veya zarar verici bir şey de görürsek elimizden geldiğince, Lütfi Elvan zaten bu konuda hassas, yani Mersin’e yapılacak her işte mutlaka istişare etmek lazım, Bakanımızı da bilgilendirerek gerekiyorsa engel olunur buna, olunmalı. Ha yok ‘bölgeye katkısı olacak, çevre açısından da sorun yok’ raporu alırsak en azından kendi bölümlerimizden, o zaman da ‘yerleşim olarak şu bölge daha iyi olur’ fikrini belirtebiliriz” ifadelerini kullandı.

    “Bölge seçiminde yerellere de sormak gerekir”

    Özellikle çevre ve turizm açısından konunun kamuoyunda ne kadar tartışıldığının sorgulanması gerektiğine de işaret eden Çamsarı, bu konulara mutlaka dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Çamsarı, “Örneğin, herhalde Çevre Bakanlığı bunu görmüştür, ama diyelim ki, Carrettaların çoğaldığı bir bölgeye yaptılar. Bunu yerelle ne kadar tartıştılar veya Çevre Bakanlığı bu konuda herhangi bir şeyi atladı mı, en azından buna dikkat etmek lazım. Şurası kesin, sonuçta oraya yakın bir turizm alanı varsa bu bile görüntü açısından çok hoş olmayacaktı. Bunu birçok ilde gördük biz daha önce. Bir de bu tür tesisler kurulurken, bizim o kadar uzun sahillerimiz var ki, daha uygun yerler bulunabilir, illa şehre ve turizme yakın yerler olması gerekmiyor. Bölge seçiminde yerellere de sormak gerekir, çünkü harita üstünden görüldüğü gibi olmayabiliyor her zaman. Tesisleşmenin ya da turizmin olduğu mesela yat turizmi, üstünde hiçbir tesis olmaz ama adamlar yatla girer o koya, oralara yapmak iyi bir şey değil. Hele hele arkeolojik kalıntıların olduğu bölgelere çok dikkat etmek lazım. İnşallah yetkililer etmiştir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “Komisyon oluşturulursa akademisyenlerimle destek veririm”

    Balık çiftliklerinin bir sektör olduğunu ve balık ihtiyacının karşılanması için buralarda balık üretilebileceğini de kaydeden Rektör Çamsarı, ancak yer seçimi konusunda mutlaka tarafların, ilgililerin, bilim adamlarını fikirlerinin alınması gerektiğini vurguladı. konunun, sadece Çevre Mühendisliği değil, arkeoloji, turizm fakültesi gibi birçok tarafı bulunduğuna işaret eden Çamsarı, şunları söyledi:

    “Gerekirse komisyon oluşturulur ilde. Biz de zevkle bu komisyonda yer alırız. Bu konuda bir araştırma olursa ben seve seve sonuna kadar bütün akademisyenlerimle destek veririm, çünkü olayla ilgili bölümlerimiz var. Merkezden verilmiş bazı kararları tabi ki biz şu an engelleyecek durumda değiliz ama elimizden geldiğince ne katkımız olursa yaparız.”