Etiket: Caminin

  • Kıblesi Yanlış Olan Caminin Temeli Yeniden Atıldı

    Balıkesir’in Sındırgı ilçesine bağlı Kürendere Mahallesi’nde kıblesi yanlış olduğu için yıkılan Salihoğulları Cami’nin temelleri yeniden atıldı.

    Temel atma törenine Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş, Belediye Meclis Üyeleri Mehmet Yavuz, Bahtiyar Kocaer, Sındırgı Cami Yapma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mehmet Aydın ile vatandaşlar katıldı.

    1966 yılında yapılan fakat sonradan kıblesinin yanlış olduğu anlaşılan Salihoğulları Cami, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Sındırgı Belediyesi ve mahalle halkının ortak çalışmasıyla yıkılmıştı. Caminin temelleri atılmadan önce mahalle halkı 7’den 70’e imece usulü çalışarak temel dolgularını yaptı. Kürendere mahalle sakinleri kıblesi yanlış olan caminin temel atma törenini geleneksel hayırla birlikte yaptı. Sındırgı’ya bağlı Kürendere Mahallesi’nde 1966 yılında inşa edilen camideki kıblenin yanlış olduğu tespit edildi. Mahalle halkı kendi aralarında toplanarak ortak bir karar aldı ve camiyi yıktı. Yeni camiyi Ramazan ayına yetiştirmek isteyen mahalle halkı kadın, erkek, genç ihtiyar demeden el birliği yaparak temeli doldurdu ve cami için gelen tuğlaları indirdi. Mahalle halkı her yıl geleneksel olarak yapılan hayrı bu defa caminin temel atma törenine denk getirdi. Dışarıdan hayır için mahalleye gelenlerle birlikte caminin temeli atıldı. Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş’ın da katıldığı temel atma töreninde Kuran-ı Kerim okundu, dualar edildi.

    Mahalle sakinlerinin örnek bir davranış sergilediklerini ifade eden Başkan Yavaş, “Bugün örnek bir davranış ve örnek bir işle temel atma ve bitirmek maksadıyla toplanmış bulunmaktayız. Öncelikle bu işe niyet eden, gayret eden, bu işle ilgili bir tuğlası olan herkesten Allah binlerce kez razı olsun. Son yıllarda bazı hassasiyetlerimizi kaybettik. Kaybettiğimiz bu hasetlerin başında her şeyi birilerinden beklemek, hatta devletten beklemek, yada belediyeden beklemek gibi bir sıkıntılı durumla karşı karşıya kaldık. Hiçbir devlet veya idare tek başına vatandaşı işin içine katmadığı müddetçe başarılı olması mümkün değil. Vatandaş yada halkta bu işin içine karışırsa başarılı olabiliyor. Geçen hafta burada gördüğüm kadınların, erkeklerin çocukların ve yaşlıların burada bir tuğla taşımak için gayret sarf ettiğini görünce Elhamdülillah dedim. Yani biz hala ölmemişiz. Hala biz bir şeyler yapabiliriz. Bu memlekette birlik ve beraberliği sağlayabilecek işler bizim gücümüzü oluşturuyor. Gelecekle ilgili güvenimizi artırıyor. Ülkemizde de aynı bugün en çok ihtiyacımız olduğu hadise nedir. Birlik ve beraberliktir. Tevhidir, vahdettir. Bu hadiseyi burada sizler bir fiil olarak gerçekleştirdiniz. Yola çıktınız herkes karınca kararınca bir yerinde tuttu. Bu tutmaya devam edin. Buraya bir hayırsever gelse her şeyi ben karşılıyorum dese inanın bu kadar güzel olmaz. Kürendere mahallemiz kendi imkanları ile bunu başardı bu nedenle sizleri tebrik ediyorum. Bu güzel işin temel atma töreninde bir ve beraber olduk. Bizler de elimizden geldiği sürece yardımcı oluyoruz” dedi.

    Başkan Yavaş’ın konuşmasından sonra Sındırgı Cami Yapma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mehmet Aydın kısa bir konuşma yaptı. Kıblesi yanlış olduğu için yıkılan caminin yeniden yapılması için 250 bin liraya ihtiyaç olduğunu belirten Dernek Başkanı Aydın; “Kürendere Mahallesi’nde Salihoğulları Cami’nin kıblesi yanlış olduğu için yıkıldı. Yeni caminin yapılması için yaklaşık 250 bin liraya ihtiyaç var. İlk planımız Ramazan ayına kadar bir kısmını bitirerek namazların burada kılınmasını sağlamak. İkinci planda ise bir yıl içerisinde camiyi tamamen bitirerek gelecek yıl yapılacak geleneksel mahalle hayrında açılışını gerçekleştirmek. Caminin yapım aşamasında Belediyemizden ve hayırseverlerimizden yardımları bekliyorum” dedi.

    Aydın’ın konuşmasından sonra Başkan Yavaş ve Dernek Başkanı Aydın caminin temeline ilk çimentoyu beraber attılar.

  • (Özel Haber) Namaz Kılar Gibi Yapıp Caminin Kasasını Çaldı

    Mersin’de bir kişi, girdiği camide namaz kılar gibi yapıp caminin ihtiyaçları için cemaatten toplanan paraların konulduğu yardım kasasını çaldı. Camideki hırsızlık anı ise, güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi.

    Merkez Mezitli ilçesi Akdeniz Mahallesi’ndeki Teşvikiye Camii’nde 21 Mart tarihinde meydana gelen olayda, ikindi namazı sonrası camiye giren kimliği belirsiz bir kişi, etrafı kolaçan ettikten sonra cemaatten toplanan yardım paralarının konulduğu kasanın yanına yöneldi. Bir süre etrafını gözetleyen zanlı, daha sonra kasayı bulunduğu yerden alarak yere koydu. Camide kimsenin bulunmadığından emin olmaya çalışan şüpheli, hızlı bir şekilde göstermelik olarak 1 rekat namaz kıldı. Ardından kasayı da alarak süratle camiden ayrıldı.

    Hırsızlık olayı, görevlilerin akşam namazı için camiye gelmesiyle ortaya çıktı. Kasanın yerinde olmadığını fark eden görevliler, güvenlik kamerası görüntülerini incelediklerinde çalındığını fark etti. Cami görevlilerinin haber vermesiyle olay yerine gelen polis, kamera görüntülerinden de faydalanarak zanlının yakalanması için çalışma başlattı.

    “CAMİNİN İHTİYAÇLARINI KARŞILIYORDUK”

    Teşvikiye Camii Yardımlaşma Yaşatma ve Koruma Derneği Başkanı Mehmet Kartal, caminin kapısının sürekli açık olduğunu ifade ederek, “Buradaki kasada, cemaatin dişinden tırnağından arttırarak camiye katkı amacıyla verdiği yardım paraları bulunuyordu. Bu paraları Allah’ın huzurunda buradan alıp gitmek hiç kimseye yakışmaz. Biz burada toplanan paralarla camiye bir Kur’an kursu kazandırdık. Bunun yanında caminin diğer ihtiyaçlarını karşılıyorduk ve camimizi büyütüyorduk. Bunların hepsini cemaatin yardımlarıyla yapıyorduk” dedi.

    ÇALINAN KASANIN YERİNE SABİT BİR KASA KONULDU

    Çalınan kasanın içerisinde tam olarak ne kadar para olduğunu bilmediklerini söyleyen Kartal, yeni bir kasa koyduklarını ve bu kasayı duvara sabitlediklerini vurgulayarak, “Biz öncekini sabitlememiştik, bunu sabitledik. Ama tabii ki bu çözüm değil. İnsanın kendi içerisinde olmalı. Buraya namaz kılacağım gayesi ile gelip, 1 rekat göstermelik namaz kılıp, sonra da kasayı alıp gitmesi doğru değil” diye konuştu.

    Kartal, caminin kasasını çalan şahsa da çağrıda bulunarak, “Allah onu doğru yola iletsin inşallah. Bu yaptığı kötü bir şey” ifadelerini kullandı.

  • Terör, 850 Yıllık Caminin Kapısına Kilit Vurdurdu

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, 2 Aralık 2015 günü ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından bölgedeki teröristlerin temizlenmesi için başlatılan operasyonlar 81’inci gününe girerken, 850 yıllık Hz. Süleyman Camisi’nin kapısına, bölgede yaşanan terör olaylarından dolayı kilit vuruldu.

    Sokağa çıkma yasağının ardından Sur ilçesinde barınan teröristlerin temizlenmesi için başlatılan operasyonlarda hendekler kapatılıp, barikatlar kaldırılmaya devam ediyor. Operasyonlar tüm hızıyla devam ederken, ilçede yaşanan terör olayları ibadethaneleri de olumsuz etkiledi. İmamların güvenlik gerekçesiyle gidemedikleri ve operasyon bölgesindeki 4 cami ile birlikte operasyon bölgesi dışında kalan ve 856 yıldır ibadet veren Hz. Süleyman Camii’nin kapısına da kilit vuruldu. Operasyonların yoğun olarak yaşandığı Hasırlı ve Fatihpaşa Mahallesi’nde bulunan Kurşunlu, Hacı Hamit, Hasırlı ve Kadı Camileri geçici olarak ibadete kapatılırken, bölgenin önemli ibadethanelerinden olan Hz. Süleyman Camii’nin kapısına da kilit vuruldu.

    Terör olayları dolayısıyla kapısına kilit vurulan camilerden biri olan Hz. Süleyman Camii minaresindeki kitabelerden anlaşıldığı üzere Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1160 yılları arasında yaptırılarak ibadete açıldı. İç Kale’de Oğrun Kapı’nın güneyindeki burcun kenarında yer alan caminin en önemli özelliği Hz. Ömer döneminde Diyarbakır’ın fethinin buradan başlaması.

    CAMİDE 27 SAHABE KABRİ BULUNUYOR

    Hz. Ömer zamanında İslam orduları tarafından fethedilen Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Hz. Süleyman Camii’nin bir bölümünde bu fetih zamanında şehit düşen 27 sahabenin kabrinin bulunması nedeniyle camiye çok sayıda ziyaretçi geliyordu.

    Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1160 yılları arasında yaptırılarak ibadete açıldı. İç Kale’de Oğrun Kapı’nın güneyindeki burcun kenarında yer alan caminin en önemli özelliği Hz. Ömer döneminde Diyarbakır’ın fethinin buradan başlamasıdır. Caminin bitişiğinde Osmanlılar döneminde yapılan Halid Bin Velid’in oğlu Süleyman ile Diyarbakır’ın Araplar tarafından alınışı sırasında şehit düşen diğer sahabelerin burada yattığı bilinmektedir. Sahabelerin burada olması burayı bir ziyaretgah haline getirmiştir. Yapı günümüzde de geçmişten gelen önemini korumakta ve hala ziyaret yeri olma özelliğini devam ettirmektedir. Bu özelliğiyle yapıya sürekli onarım ve eklemeler yapılmıştır. Cami 1631-1633 yılları arasında Vali Silahtar Murtaza Paşa tarafından yanındaki meşhedle birlikte esaslı bir onarım görmüştür. Eğimli arazi üzerine kurulan cami, farklı dönemlere ait yapılarla bir topluluk haline gelmiştir. Batısında bir Sahabeler Türbesi, namazgah ve bir çeşme bulunmaktadır. Kuzeyinde de bir türbe ve bir çeşmeye yer verilmiştir. Yapının mimarı belli değildir. Cami kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir alanı kaplamaktadır. Kuzeyinde bulunan son cemaat yerinden harime geçiş sağlanmaktadır. Neredeyse tamamı taştan yapılmış olan yapıda ilgi çekici süsleme özelliklerine rastlanmamaktadır. Caminin iç kısmında mihrap nişi ve tavandaki kalem işi süslemelerle sınırlı kalan yapıda süsleme unsurları cephede kitabe olarak karşımıza çıkmaktadır. Caminin kuzey doğusunda kare gövdeli bir minare yer almaktadır. Minarenin gövdesi silmeli yazı kuşaklarıyla beş bölüme ayrılmıştır. Kalker üzerine sülüs yazı kullanılan kitabelerde harflerin araları Rumi ve palmetlerin işlendiği kıvrık dallarla hareketlendirilmiştir. Kitabeler yarım oluk ve düz bir silme ile üç yönden çevrilmiştir. Minarenin doğusunda yer alan kitabe güneyindeki kitabeye göre daha sağlam durumdadır.

  • 624 Senelik Caminin Kıblesinde Milim Şaşma Yok

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün gündeme getirdiği “cami kıbleleri yanlışlığı” konusunun çalışmalar başlarken, Bilecik’teki Şeyh Edebali Türbesi yanındaki 624 senelik tarihi Orhangazi Camii’nin kıblesinde milim şaşma olmadığı belirtildi.

    Bilecik’te özellikle yapım tarihi Osmanlının ilk durulduğu dönemlere kadar uzanan camilerin kıblesinde sapmalar olmadığı gözükürken, 10-20 yıl kadar önce yakın tarihte yapılan camilerin kıblesinde sapmalar olduğu kaydedildi. Yapım tarihi Osmanlı Devletinin dayanan ve Osmanlı Devletinin 4’üncü padişahı I. Bayezid Yıldırım Bayezid tarafından dedesi Orhan Gazi adına 1392 senesinde Bilecik Şeyh Edebali Türbesi yanına yaptırdığı Orhangazi caminin kıblesinde herhangi bir sapma görünmezken bu durumun cep telefonlarındaki “kıble bulma” uygulamaları ile rahatlıkla ortaya çıktı. Cami görevlisi Hasan Kara’nın cep telefonuna uygulama indirerek kıble tespiti yaparken, bu tespitte kıblenin milim şaşmaması gözlerden kaçmadı.

    “NAMAZIN 12 FARKLARINDAN BİRİ KIBLEYE YÖNELMEK”

    Cami görevlisi Hasan Kara, tarihi 624 yılık Orhangazi Camii’nin kıblesinde herhangi bir sapma olamadığı anlatarak, “Türkiye genelinde kıble yanlışlıkları gündeme gelince bizim camide böyle bir sorun var mı diye düşündük? Elimizdeki telefona ‘kıble bulma’ programını indirip kıble yönünü baktık, böyle bir sorun yok. Kıble tam yani doğru. Kıble önemli; namazın 12 farzlarından biri kıbleye yönelmek. Kıblemiz Kabe, Beytullah. Bizim bu cami 1392 yılında yapılmış tarihi bir cami. Osmanlı devleti zamanında yapılmış. Şimdi takvimlerde kıblenin saati var. Namaz vakitlerinin altında kıble saati yazar, o saatte kıble tayin edilir. Şimdi teknoloji ilerledi, uydudan gönderilen uzay araçları ile pusulalarla kıbleler tayin ediliyor. Müftülükte bir komisyon var, bu komisyon caminin yapılacağı yere gidiyor. Pusulayla kıbleyi tayin ediyor, bu şekilde camiler inşa ediliyor” dedi.

    Öte yandan, kentte yeni yapılan camilerde ise kıble saplama programına göre yeni tarihlerde yapılan bir çok caminin kıblesinde her hangi bir sorun olmadığı, merkezde sadece Beşiktaş mahallesi bulunan bir camide kıble saplaması olduğu öğrenildi.

  • Kurşunlu Caminin Yakılmasına Tepki

    Diyarbakır’da teröristler tarafından tarihi Kurşunlu Cami’ye yönelik yapılan saldırıları kınayan ESDER Malatya Şube Başkanı Ahmet Soydoğdu, “Kurşunlu Camii’nin kurşunlara hedef olması, adeta yüreklerimizi dağlamıştır” dedi.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde tarihi Kurşunlu Cami’nin teröristler tarafından yakılmasına tepki gösteren ESDER Malatya Şube Başkanı Ahmet Soydoğdu, İslam’ın şiarları olan her türlü değerlere yapılan saldırıları, insanların ölümüne sebep olan her türlü saldırıyı lanetlediklerini ifade etti. Soydoğdu, “Başta Sur ilçesi olmak üzere devam eden sokağa çıkma yasakları ve meydana gelen çatışmalar can ve mal kaybına, maddi ve manevi her türlü şeye zarar vermeye başladı. Kurşunlu Camii’nin kurşunlara hedef olması bütün Müslümanları yürekten üzmüştür. Adeta Filistin’de İsrail’in Mescidi Aksa’ya yaptığı gibi yüreklerimizi dağlamıştır. Maalesef bu çatışmalarda da yakılan, yıkılan ve tahrip edilen mekanların başında da Kurşunlu Camii gelmiştir. Tahrip olan camiler, hamamlar, yollar, evler ve dükkanlar var. Felç olan ekonomi nedeniyle 500 esnaf kepenk kapatmış. Sur ilçesinde yaşayan vatandaşlarımız yaşananlardan dolayı göç etmek zorunda kalmışlardı. Zarar görenler Kürt veya Türk değil Müslüman kardeşlerimizdir, her gün ölen asker ve polisimiz bizim evladımız. Ölen Müslüman, her türlü zarara uğrayan yine Müslüman. Her olayda zarar gören ülkemiz, kar edenler ise silahlarını satan ve bıyık altından bize gülenlerdir, bizleri birbirine vurdurtan ise küresel güçlerdir. Dost diye sarıldığımız her gün beraber olduğumuz AB ülkeleri ABD, Rus, Çin velhasıl siyonizm. İnşallah her karanlık gecenin bir nurlu sabahı olduğu gibi güzel yarınlar bizim olur. İnanan insanlar el ele, gönül gönüle, sırt sırta verir ve ümmet şuuru ile huzurlu günlere kavuşuruz. Çünkü bu millet hiçbir zaman inancına karşı gelen akımlara fırsat vermemiştir ve bundan sonra da inançlı insanları birlik ve beraberliğini bozamayacaktır. Zafer daima Allah’a inananlarındır” diye konuştu.