Etiket: çam

  • 6. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi başladı

    Muğla’nın Fethiye ilçesinde bu yıl 6’ıncısı düzenlenen Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi başladı.

    Kongreye Muğla Vali Vekili Fethi Özdemir, AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcen, Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanı Emin Şimdi, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Fethiye Kaymakamı Muzaffer Şahiner, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı ve Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı ile davetliler katıldı. Kongrede Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğine “Muğla çam balı”nın coğrafi işaret tescil belgesi verildi. Kongrenin açılışında konuşan Vali Vekili Fethi Özdemir, kongrede bilim insanları ile sektörden katılımcıların arıcılığın nasıl daha iyiye götürüleceğini tartışacağını söyledi.

    Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanı Emin Şimdi ise arıcılığın yüzde 80’inin ormanlık alanda gerçekleştiğini, 2010’da arıcıların önünü açabilmek için “Bal Ormanı” projesini başlattıklarını kaydetti. 2010 ile 2023 arasında hazırlanan eylem planı çerçevesinde 720 bal ormanı kuracaklarını ve ormanları arıcıların hizmetine vereceklerini belirten Şimdi, “Şu anda 590 bin hektarlık alanda 420 bal ormanı kurduk ve arıcıların hizmetine açtık. Daha iyi yerlere de gelebiliriz. İstihdam noktasında da insanların ve kırsal kesimlerin kalkınması noktasında çok daha iyi yerlere de paylaşarak geliriz” dedi.

    AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcen de Muğla’nın eşsiz doğası, iklimi ve ekolojik avantajları ile önemli bir turizm ve tarım kenti olduğunu söyledi. Arıcılığın Muğla kırsalında yaşayan vatandaşlar için ekonomik getirisinin yanı sıra kültüründe de var olan geleneksel bir faaliyet olduğunu anlatan Gökcen, arıcılık mesleğinin Muğla için ata mirası olarak kabul edildiğini dile getirdi. Muğla’nın kovan varlığı ile ülkede ilk sırada yer aldığını belirten Gökcen, kentte her yıl gezginci arıcılarla 25 bin ton çam balı üretimi yapıldığını ifade etti.

    28 ülkeden yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı kongrede, Türkiye’nin gerek endemik, gerekse doğal bitki türleri olarak dünyanın en zengin ülkesi olduğu belirtildi. Dünya çam balı üretiminin yüzde 92’sinin Türkiye’den karşılandığını belirten Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, “Dünyada 27 bal arısı alt türü var. Bunun da 6 tanesi ülkemizde. 7 milyon 900 bin arı sayısıyla dünya ikincisiyiz. 105 bin tonluk bal üretimimizle de dünya üçüncüsüyüz. Üretilen balların yüzde 75’ini gezgin arıcılarımız dağlarda üretiyor ama dünya ortalamasının 5 kilo altındayız. Dünyada bir kovandan ortalama 19 kilo bal üretilirken, bizde 14 kilo üretiliyor. 10 yıl önce biz de 19 kilo üretiyorduk. 10 yıl önceki arı sayımız 3 buçuk milyondu, bugün 7 milyon 800 bin. Üretim alanlarımız aynı. Hiç üretim alanlarını artırmadık. Burada bir eksiklik var. Bakanlıklarımızdan rica ediyoruz arı sayılarımızı artırırken mutlaka koloni alanlarını da artırmalıyız. Ülkemiz, doğa koşulları, sahip olduğu iklim koşulu ve flora zenginliğiyle büyük bir arıcılık potansiyeline sahip” dedi.

    Dünyanın çam balı ihtiyacını Türkiye’nin karşıladığını vurgulayan Şahin, “Bizim acilen 100 bin hektar olan çam balı üretim alanını 250 bin hektara çıkarmamız gerek. Türkiye’de ihracatı artırmak istiyorsanız bu alanı 250 bin hektara çıkarmalıyız” dedi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek ise arıcıların yaşadığı birçok probleme bilimsel olarak çözüm arandığı kongrenin en özgün tarafının üretici, tüccar, sanayici ve bilim insanlarını, ilgili kamu kuruluşu ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek tartışma zemini oluşturması olduğunu ifade etti. Türkiye’nin coğrafi konumu ve iklimine bağlı olarak bitki çeşitliliği bakımından zengin olduğuna işaret eden Çiçek, “Bundan dolayı Türkiye arıcılık konusunda dünyanın en önemli ülkeleri arasındadır. Ülkemizde çam balı başta olmak üzere çiçek baları, kestane, geven, kekik, ayçiçeği, narenciye ve püren balı gibi mono flöral balların üretimi de yaygındır. Dünya çam balının yüzde 92’si ülkemizde üretilmektedir ve bunun yaklaşık yüzde 80’i Muğla’da üretiliyor” diye konuştu.

    Arıcılığın bacasız bir sanayi olduğunu vurgulayan Rektör Çiçek, ekolojik döngünün sağlanması ve bitki florasının sürdürülebilirliği için olmazsa olmaz argümanlarından birisinin arı olduğunu kaydetti. Çiçek, arıların bir taraftan doğadaki dengenin korunmasına önemli bir katı sağlarken diğer taraftan ise bal, propolis, polen ve arı sütü üreterek doğal bir gıda kaynağını oluşturduğunu anlattı.

    Kongre 19 Ekim’de sona erecek.

  • 4. Uluslararası Seramik, Cam, Emaye, Sır ve Boya Kongresi başladı

    4. Uluslararası Seramik, Cam, Emaye, Sır ve Boya Kongresi (SERES’18), Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Salon 2016’da başladı.

    Kongreye; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye Seramik Federasyonu Başkan Yardımcısı Nihat Özyurt, sponsor firma yetkilileri, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Düzenlenen etkinlik kapsamında akademisyenleri, öğrencileri, sanatçıları, tasarımcıları, özel sektör temsilcilerini bir araya getirmek, bilgi birikimlerinin paylaşılmasını sağlamak ve bu sayede üniversite-sanayi işbirliği olanaklarını artırmak amaçlanıyor.

    “Mühendis var, fakat çekici nasıl vuracağını bilen elemanımız çok azaldı”

    Kongre, katılımcıların konuşmaları ile başladı. Etkinliğe ev sahipliği yapan Anadolu Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Çomaklı da konferansta bir konuşma yaptı. Rektör Çomaklı, “Bu tür kongreler uzun bir süre içerisinde ele alınıyor ve değerlendiriliyor. Sonuçları bizim için önemli. Özellikle sektör temsilcileri ve orada üretim yapanlar için bu tür kongrelerin sonucu önem arz ediyor. Ara eleman eksikliğimiz var, ancak bu tür kongrelerde ara eleman yetiştirme hedefi güdülmüyor. Biraz daha bilimsel ve teorik bazda gidiyor, ama bahsettiği konu da oldukça önem arz ediyor. Çünkü mühendis var, fakat çekici nasıl vuracağını bilen elemanımız çok azaldı. Bunlar genellikle eskiden meslek liselerinden temin ediliyordu. Bu nedenle şuan öğrencilerimize daha fazla yük geliyor. Hem okumaları hem de bu sektörde biraz daha tecrübe edinmeleri için staj konusunda kendilerini zorlamaları hususundayım. Çok güzel ve içeriğine baktığım zaman detaylı bir kongre. Zannedersem 20’den fazla katılımcımız da var. Burada sağ olsun Eskişehir Teknik Üniversitesi ile her ne kadar mayıs ayından itibaren bölünmüş olsa da ruh itibariyle bölmedik. Sadece fiziksel ve akademik bir bölünme yaşadık. Birlikteliğimiz yine devam edecek” dedi.

    “Sanatlar bir kültürü geçmişten geleceğe kadar taşıyor”

    Bu tür kongrelere desteklerinin devam edeceğini belirten Rektör Çomaklı, “Bu kongre de Uluslararası Seramik, Cam, Sır ve Boya Kongresi diye geçiyor, ama ben bu olayın bir boyutuna daha değinmek istiyorum. Bu tür sanatlar, bir kültürü geçmişten geleceğe kadar taşıyor. Sanatsal etkinlikler ve bu tür teknik eğitimler ve bunun neticesinde ortaya çıkan imalatlar, bizim kimliğimizi de aslında ortaya koyuyor. Bizim hayal gücümüzü de ortaya koyuyor ve gelecek nesillere de bizim kim olduğumuzu gösteriyor. O nedenle bu tür kongrelerde bunun daha çok gelişmesini şahsım olarak temenni ediyorum. Tekniğin gelişmesi işbirlikleri, iletişim, karşılıklı eğitim alışverişleri bunlardan elbette vazgeçilmez fakat asıl olan burada ruhu birleştirip geleceğe geçmişimizi nasıl yansıtırız biraz da buralardan çıkıyor. Bu nedenle bu tür kongre ve sempozyumların oldukça önemi var. Her zaman da desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Kongre katılımcılara sertifika ve plaket taktim edilmesinin ardından sona erdi. Diğer yandan kongre 12 Ekim tarihine kadar devam edecek.

  • Çam ağacı birden devrildi

    Aydın’ın Koçarlı ilçesinde yaklaşık 70 yıllık olduğu belirtilen çam ağacı büyük bir gürültü ile devrildi. Okul yolunda ve işlek bir cadde yaşanan olayda devrilen ağacın altında kimsenin kalmaması sevindirdi.

    İlçe merkezinde Durmuş Terzioğlu caddesinde bulunan çam ağacı öğlen saatlerinde birden devrildi. Okulların giriş ve çıkış saatlerinde oldukça yoğun olan caddede gerçekleşen olayda devrilen ağacın altında kimsenin kalmaması sevindirdi. Mahalle sakinleri olayı “Birden bir gürültü koptu ve koskoca ağaç cadde üzerine devrildi. Cadde okul yolu olduğu için öğrenciler tarafından çok sık kullanılan bir güzergah. Ağacın öğrencilerin giriş-çıkış saatinde yaşanmaması büyük bir şans” diye konuştular.

  • Cam seyir terası 267 günde Gümüşhane nüfusu kadar ziyaretçiye ulaştı

    Gümüşhane’nin Torul ilçesinde 5 Ocak 2018 tarihinde açılan ve 240 metre yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek seyir teraslarından biri olma özelliğini taşıyan Torul Kalesi Cam Seyir Terası 267. gününde 29 Eylül 2018 saat 11.50’de Gümüşhane’nin toplam nüfusu olan 170 bin 173 ziyaretçiye ulaştı.

    Yaz boyunca her gün Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen bir çok ziyaretçiyi ağırlayan Torul ilçesinde ki Tarihi Torul Kalesi üzerinde bulunan Cam Seyir Terası Gümüşhane’nin ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en gözde turizm merkezlerinden biri konumuna geldi.

    Torul Belediye Başkanı Mimar Nidai Köroğlu, 170 bin 173’üncü ziyaretçi olan Özer Yetim’i Cam Seyir Terası’nda tebrik ederek üzerinde Seyir Terası fotoğrafının yer aldığı hediyeyi takdim etti.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Köroğlu, “İlk hedefimiz 100 bin ziyaretçiyi ilçemize getirmekti. Bunu hep birlikte başarmanın mutluluğunu yaşadık. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendi olmak üzere emeği geçen herkese ilçe halkım adına teşekkürlerimi iletiyorum. 100 bin ziyaretçi hedefinden sonra yıl sonuna kadar 200 – 210 bin ziyaretçi aralığını hedefliyoruz. Adrenalin seven herkesi bu güzel ortamda ağırlamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşamaya devam edeceğiz herkesi ilçemize davet ediyoruz” dedi.

  • Cam seyir terasına kır lokantası yapılacak, yolu ağaçlandırılacak

    Gümüşhane’nin Torul ilçesinde tarihi Torul kalesinin bulunduğu alana yapılan ve 7 ayda 155 binden fazla yerli ve yabancı turisti ağırlayan Torul Kalesi Cam Seyir terasında kır lokantası yapılacak, terasın araç yolu ağaçlandırılacak.

    Torul Orman İşletme Müdürü Aziz Altınışık, 20 hektarlık B tipi mesire alanı olan Torul Kalesi Cam Seyir Terasının kır lokantasının planlanarak yapım ihalesinin gerçekleştirildiğini söyledi.

    240 metrelik irtifasıyla Türkiye’nin en yüksek cam seyir teraslarından birisi olan Torul Kalesi Cam Seyir Terasında önümüzdeki günlerde iki katlı toplam 500 metrekare alan olarak gerçekleştirilecek yapının bölgeye gelen çok sayıda ziyaretçi için elzem bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Altınışık, ayrıca karayolundan cam seyir terasını ulaşımı sağlayan yolun 30 dönümlük kısmında da ağaçlandırma yapacaklarını kaydetti.

    Seyir terasına giden yolun alt kısmında ağaçsız olan kısmın ağaçlandırılması için planlama ve projesinin yapıldığını, bağlantılarının gerçekleştirildiğini dile getiren Altınışık, “30 dönüm alanda Ekim ayına kadar dikimi gerçekleştireceğiz. Bu yöre kurak bir yöre olması nedeniyle sarı çam ve akasya tercih edeceğiz. Kuraklığa dayanıklı türleri tercih etmek zorundayız” dedi.

    Cam seyir terasının mimarı olan Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu ise 7 ayda 155 binden fazla yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Torul Kalesi Cam Seyir terasının bölgenin turizmde cazibe noktalarından birisi haline geldiğini, Belediye olarak hem işletmeci hem de yatırımcı oldukları bölgede ihtiyaçlar doğrultusunda yeni çalışmalara devam ettiklerini söyledi.

    “Zipline, kalenin restorasyonu ve yapay şelaleyi hayata geçirince 1 milyon turisti aşarız”

    Bu yıl ki hedefleri olan 100 bin turisti aştıklarını, 200 bini yılbaşına kadar göreceklerini düşündüklerini kaydeden Köroğlu, “İlerleyen süreçte 2 hatlı bir zipline hattı, gidiş hattı 880, dönüşü 600 metre olan bir zipline hattı planlıyoruz. Ayrıca mevcut alandan tarihi Torul kalesine yürüyüş merdiveni, kalenin restorasyonu ve oradan da terminal bölgesine iniş ve son olarak ta Harşit çayından buraya su basarak buradan aşağıya yapay bir şelale yapmayı planlıyoruz. Yatırımcılara arsa temin ederek turistik otel veya alanın B tipi mesire alanından A tipi mesire alanına çevrilerek buraya bir otel yapılmasını sağlamayı düşünüyoruz. Bunları yaptığımız zaman bu bölgenin turizm potansiyeli 3 yıl sonra yılda 1 milyona çıkacak. Bunu çok açık bir şekilde beyan ediyorum” diye konuştu.