Etiket: çam

  • Cam Sehpanın Üzerine Düşen Lise Öğrencisi Hayatını Kaybetti

    Bayburt’ta cam sehpanın üzerine düşen 15 yaşındaki lise öğrencisi hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, Bayburt merkez Tuzcuzade Mahallesi Sıla Kent Yapı Kooperatifi’nde ikamet eden lise 1. sınıf öğrencisi Nursena Mehmedoğlu, dengesini kaybederek cam sehpanın üzerine düştü. Kırılan camların vücuduna saplandığı Nursena Mehmedoğlu ağır yaralandı. Bayburt Devlet Hastanesine kaldırılan ve ameliyata alınan Nursena Mehmedoğlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili tahkikat başlatıldı.

  • Dünyada Sayılı, Türkiye’de ’İlk’ Cam Müzesi

    Türkiye’nin ilk Cam Müzesi’nde bulunan 3 bin yıllık cam eserler, ziyaretçileri tarafından büyük ilgi görüyor. Cam Eserler Müzesi’nde Bizans ve Roma Dönemi’ne ait yaklaşık 6 bin parça eser sergilenirken, kadınlara ait asırlık cam takı da bulunuyor.

    Gaziantep Kalesi civarında 2008’de kurulan Arkeolojik Medusa Cam Eserler Müzesi, Türkiye’de ilk ve tek olmaz özelliği taşıyor. Gaziantep’te bir vatandaş tarafından kurulan Arkeolojik Medusa Cam Eserler Müzesi’nde, kadınların 2. ve 3. yüzyıllarda kullandığı cam takıların yanı sıra, yine o dönemlere tanıklık eden sıvı içeceklerin konulduğu cam eserler, cam koku şişeleri, cam sürahiler cam amforalar, cam bardaklar gibi yaklaşık 6 bin eser sergileniyor.

    Müzeye yerli ve yabancı çok sayıda turistin geldiğini dile getiren Arkeolojik Medusa Cam Müzesi Sorumlusu İbrahim Halil Algın, “Burada 2. ve 3. yüzyıllara ait takıların, kolyelerin bulunması, o dönemdeki kadınların da takı işlerine çok meraklı olduğunu gösteriyor. Müzemiz, dünyada sayılı, Türkiye’de ise ilk ve tek müzedir” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN İLK CAM MÜZESİ”

    Yaklaşık 7-8 yıldan bu yana Cam Eserler Müzesi’nde sorumlu olduğunu söyleyen Algın, “Müzemiz, Türkiye’nin ilk ve tek cam eserler müzesidir. Yaklaşık 6 bine yakın eserimiz bulunuyor. Bunların yüzde 70’i cam eserlerden oluşuyor. Genelde Bizans Dönemi ve Roma Dönemi’ne ait cam eserlerimiz bulunmaktadır. Bunlar çok eski tarihlerde, parfüm ve koku şişesi olarak kullanılmış. Müzemize yerli ve yabancı turistler geliyor. Çok ilgi çekici cam eserlerimiz var. Müzemizin Türkiye’de sayılı ve dünyada tek olmasıyla birçok özelliği kapsıyor. Özel bir koleksiyoner tarafından biriktirilmiş eserlerdir. Roma Dönemi ve Bizans Dönemi’ne ait çok çeşitli cam eserlerimiz var. Genellikle, milattan sonra 2. ve 3. yüzyıllara ait eserler bulunuyor. Cam eserlerimiz, genellikle koku şişeleri ve sürahilerden oluşuyor. O döneme ait cam takılar bulunuyor. Sıvı içeceklerin konulduğu kaplar var. Onların dışında kaseler var. En önemlisi, kadınların şu anda günümüze takıya merakı geçmiş tarihlerde 2. ve 3. yüzyıllarda da bulunuyormuş. Cam takılar, bilezikler bulunuyor. Yani çok değişik şeyler var. Süt çekmek için kullanılan süt pompası var. Bu süt pompası 2 bin yıl önce sürekli kullanılmıştır” ifadelerini kullandı.

  • Can Sıkıntısı İle Başlayan Cam Ustalığı

    Eskişehir’de cam sanatı ile uğraşan 44 yaşındaki Şeniz Erden, atık şişeleri bin 200 derecelik ateşte eritip şekillendirerek adeta bir sanat eseri haline getiriyor.

    Şeniz Erden, yaklaşık 20 yıl boyunca yaptığı ve asıl mesleği olan diş protez teknikerliğinden emekli olduktan sonra, cam işleme sanatına başladı. Odunpazarı Evleri bölgesinde kendisine atölye açıp, yaklaşık 5 senedir cam ile uğraşan ve cam şişelerin atılıp ziyan olmasına gönlü el vermeyen Erden, şişeleri bin 200 derecelik ateşte ısıtarak verdiği şekillerle onları birer dekoratif eşya haline getiriyor. Erden, atık içki ve soda şişelerinin ağız kısmını eriterek, onlara kelebek, kuğu ve mumluk gibi şekiller veriyor. Atık şişelere verdiği şekillerin yanı sıra, farklı cam işleriyle de el becerisini konuşturan Erden, bu işi yapmaktan ve insanlara öğretmekten çok büyük mutluluk duyduğunu söylüyor.

    “ATIK ŞİŞELERDEN GERİ DÖNÜŞÜM SAĞLAMAK İÇİN UĞRAŞIYORUM”

    İş yerini kapatıp devrettikten sonra, can sıkıntısıyla ’nasıl bir şey yapabilirim’ telaşına düşen Erden, belediye kurslarına giderek bu işe merak sardığını söyledi. Erden, “Kursların içinde de en çok cam sanatlarını sevdim ve devam etmek isteyip kendi imkanlarımla farklı dersler alarak ilerledim. Eşim farklı bir bölümünü yapıyor. O, daha çok fırında eritme ile uğraşıyor. Ben takı üzerinde ve atık şişelerden geri dönüşüm sağlamak için uğraşıyorum” dedi.

    “FABRİKASYON ŞİŞELERİN HEPSİ AYNI ŞEKİLDE ERİMİYOR”

    Cam ustası Şeniz Erden, fabrikasyon şişelerin hepsinin aynı şekilde erimediğini, bu yüzden de işlerinin bir hayli zor olduğuna değinerek, “Üzerine de çok fazla cam ilave edemediğimiz için ürünlerde çok çeşitler ortaya çıkartamıyoruz, ama süs olsun, eğlence olsun, insanların evlerinde farklı ürünler bulunsun diye bir şeyler yapıyoruz. Ürünlere 10 ile 20 dakika arasında istediğimiz şekli veriyoruz. En çok ördek, çiçek, eritilmiş olanlardan ise tabak tercih ediyorlar. İstendiği takdirde hazır olan ürünü değil, müşterinin istediği şeyi onların gözü önünde yaparak da veriyoruz” şeklinde konuştu.

    “BU İŞİ HEM YAPARKEN, HEM DE İNSANLARA ÖĞRETİRKEN ÇOK BÜYÜK ZEVK ALIYORUM”

    Cam işleriyle uğraşmaktan çok büyük zevk aldığını ve bu sanatı insanlara öğretmekten büyük mutluluk duyduğunu aktaran Erden şöyle devam etti:

    “Özellikle insanlar beğendikçe daha çok hoşuma gidiyor. Öğretirken de çok büyük zevk alıyorum. İnsanlara burada en çok nazar boncuğu denettirebiliyoruz. Şişe biraz zor tabi ki ama müşterilerin cam ile tanışmalarını sağlıyoruz. Sadece şişe yapmıyorum. Bu şişeler daha çok ev dekorasyonu için kullanılan ürünler. Onun haricinde bayanlara yönelik takılar, erkeklere yönelik tespih, kol düğmeleri gibi ürünler çalışıyoruz.”

    Şeniz Erden ayrıca, kendisinin cam üzerine birçok dekorasyon ve kişisel ürünleri yaptığını da sözlerine ekledi.

  • Türkiye’nin En Yüksek Cam Seyir Terasının İnşası Tamamlandı

    Artvin’in önemli turizm merkezlerinden biri olan Hatila Vadisi Milli Parkı’nda inşa edilen Türkiye’nin en yüksek cam seyir terasının inşası tamamlandı.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Hatila Vadisi Sıkıldım Kayası mevkisinde Artvin Valisi Kemal Cirit ve AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla’nın katılımıyla gerçekleşen törenle inşasına başlanan cam seyir terasının yapımı tamamlandı. Resmi açılışı yapılmamış olsa da Hatila Vadisi Cam Seyir Terasının tamamlandığını duyan doğa tutkunları ve fotoğraf severler soğuk havalara aldırış etmeden bölgeye giderek fotoğraf çekmeye başladı.

    Hatila Deresi’nden 220 metre yükseklikte sarp kayalara monte edilerek yapılan cam seyir terası bu yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek terası olma özelliğine sahip oldu. Kaya birleşim noktasından 15 metrelik mesafeye uzanan cam seyir terası, 7 metre uzunlukta ve 7,5 metre genişlikte inşa edildi. 50 metrekare genişliğinde cam alana sahip seyir terasın resmi olarak hizmete girmesiyle Hatila Vadisi Milli Parkı’na daha fazla turist çekilmesi hedefleniyor.

    Arkadaşlarıyla bölgeye gelen fotoğrafçı Buket Çelik, Artvin’in enlerin kenti olduğunu ifade ederek, “Türkiye’nin en büyük barajı, en büyük Atatürk Heykeli, Türkiye’nin en yüksek dengeli konsol köprüsü Artvin’de. Bunlara bir yenisi daha eklendi. Türkiye’nin en yüksek cam seyir terası da Artvin’de yapıldı. Türkiye’nin her yerinden doğa severleri buraya davet ediyoruz. Burasını mutlaka görmeleri gerek. Özellikle fotoğrafçıların gelmesini ve bu güzelliklerimizi çekip tüm Türkiye’ye hatta tüm dünyaya tanıtmalarını istiyoruz” dedi.

  • Buji İle Cam Patlatan Hırsızlar Kamerada

    Adana’da iki kişinin park halindeki iki araçtan önce keşif yapıp sonra buji ile camlarını kırarak hırsızlık yapması saniye saniye görüntülendi.

    Edinilen bilgiye göre, olay Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. 2 kişi, Aliya İzzet Begoviç Bulvarı’nda bir iş yerinin önüne park eden araçları takibe başladı. Bir süre sonra iki kişiden biri gelerek pikap ve yanındaki otomobilin camından bakıp arkadaşına eliyle işaret ederek iki çanta olduğunu bildirdi.

    Yaklaşık 1 dakika sonra ise iki hırsız pikap ve otomobilin yanına geldi. Önce pikaba yaklaşan hırsızlardan biri diğerine set oluştururken diğeri de elindeki bujiyi pikabın camına atarak kırdı. Kırılan camdan hırsızlar hemen içerideki çanta ve malzemeleri aldı. Sonra iki hırsız otomobilin yanına geldi. Yine aynı yöntemle otomobilin camına buji attılar ancak cam kırılmadı. Hırsız hemen ikinci kez bu sefer daha hızlı bir şekilde bujiyi yeniden attı. Cam ikinci atışta kırılınca, içerideki çantayı alan hırsızlar kaçtı. Olaydan sadece 10 saniye sonra ise otomobilin sahibi Yunus Akarcalı koşarak iş yerinen dışarı çıktı. Hırsızların arkasından bağırdı ancak şahıslar 01 FT 534 plakalı otomobil ile kaçınca takipten vazgeçip hemen polisi aradı. Bu arada, Akarcalı’nın diğer akrabaları da çıkıp otomobilin yanına gelince şok oldular. Bu anlar saniye saniye güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Polis ise kısa süre sonra olay yerine gelip inceleme başlattı. Yapılan incelemede hırsızların Hacer Elmalı’ya ait 01 UA 141 plakalı pikaptan Eskişehir Üniversitesi’nde okuyan Ayşe Büşra Yılmaz’a ait sırt çantası, 70 lira, bayan cüzdanı, ehliyet, bebek kıyafetleri, ev anahtarı, cep telefonu, Yunus Akarcalı’ya ait olan 01 DEN 18 plakalı otomobilden çocuk çantası ve ev anahtarı çalındığı tespit edildi.

    Polis güvenlik kameralarını incelediğinde zanlıların hırsızlık olaylarından çok sayıda kaydı olan polisler tarafından da tanınan Mahir G. (23) ile İsmail G. (39) isimli şahıslar olduğunu belirledi. Polis bu tespitin ardından hırsızların yakalanması için çalışma başlattı. Polis zanlılardan Mahir G.’yi 8 Aralık günü Sarıçam Esentepe Mahallesi’nde gece saat 04.00’da yakaladı. Zanlının üzerinden buji çıktı. Polis zanlıyı emniyete getirerek sorguya aldı. Güvenlik kamerası görüntüleri izletilen zanlı, görüntüdeki kişinin kendisi olmadığını ancak şapkalı şahsın Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde oturan İsmail G. olduğunu söylediği öğrenildi. Zanlı sorgusu tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi. Polis ikinci zanlıyı yakalamak için çalışma başlattı.