Etiket: Çalıştayı

  • KBÜ’de 2023 Gençlik Politikaları Çalıştayı

    Karabük Üniversitesi’nde Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gençlik Projeleri ve Destek Programı kapsamında 2023 Gençlik Politikaları Çalıştayı gerçekleştirildi.

    KBÜ Mühendislik Fakültesi Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya AK Parti Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal, İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Güneş ve Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Erzurum Uluslararası Vizyon Gençlik Derneği üyeleri ile akademik ve idari personelle birlikte öğrenciler katıldı.

    Çalıştayın açılışında konuşan Vizyon Gençlik Derneği Başkanı Rahim Türk, “Bu düzenlenmiş olan etkinlik 2023’ü anlama açısından büyük önem taşımaktadır. 2023 yalnızca biz gençler için değil, ülkemiz ve milletimiz içinde çok önemli bir milat olacaktır. Bu vizyon geleceğin büyüklerini ve bizden sonra gelecek nesilleri daha çok ilgilendirmektedir. Bizler bunların farkına vardığımızda yeniden dünya siyasetinde söz sahibi olmaya başlayacağız. Bunun için Devletimiz ve Milletimiz el ele vererek 2023 ve daha ötesinin nesillerini hazırlamalı bu minvalde strateji sahibi karar verme yetisine sahip gençler yetiştirmeliyiz. Bugün buraya çıkıp gelmeniz bizler için çok önemliydi. Bu proje ile sizlere yeni ufuklar açmak, sizin ufkunuz ışığında tüm ülkemizi aydınlatmak istiyoruz. Hayal kurun. Bu ülkenin geleceğine yönelik büyük hayaller. Öyle hayaller kurun ki dünya kurtulsun ve bu yeni dünyanın başkenti de Ankara olsun.” dedi.

    AK Parti Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal ise, 2023 filminin aktörlerinin Karabük’te hazırlandığını belirterek, “Üniversitemiz kurulduğu zaman bizde 2023 vizyonunu kendimize rehber edindik. Bunun için üniversitemize Üstün Yetenekli Çocuklarla ilgili Araştırma Merkezini kurduk. Bununla birlikte 30 bin’e yakın öğrencinin tanılanmasını gerçekleştirdik. Bunlardan 120’si şuan burada eğitime devam etmektedir. Onlar ülkemizi geleceğe taşıyacak farklı yetenekte gençlerdir ve gelecekte ülkemizi onlarla birlikte yöneteceğiz. Bugünkü eğitim sisteminde hepimize aynı eğitim veriliyor, aynı performansı göstermemiz isteniyor. Ama hepimiz farklıyız. Yeteneklerimize göre eğitim verilmesi gerekiyor. O zaman ben inanıyorum ki ülkemiz çok daha verimli hale gelecektir. İşte o zaman bilim adamlarımızı, sanatçılarımızı, sporcularımızı çıkartarak dünya ile rekabet edebilir hale getirmiş olacağız. Ne zaman ki evlatlarımızı tam anlamı ile kendi ülkemize hizmet ediyor hale getirirsek işte o zaman 2023 vizyonunu çok daha erken gerçekleştirmiş olacağız.” dedi.

  • 1. Ulusal Gençlik Çalıştayı Haliç’in Ev Sahipliğinde Gerçekleşiyor

    Birinci Ulusal Gençlik Çalıştayı, 4-5 Aralık tarihlerinde, Genç Sosyal Bilimciler Derneği ve Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü’nün işbirliğinde gerçekleşecek.

    Türkiye’nin ulusal çapta en büyük gençlik çalıştayı olan I. Ulusal Gençlik Çalıştayı’na hukuk, ekonomi, kamu yönetimi, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanlarında faaliyet gösteren 80 üniversite kulübü ve 11 üniversite konsey başkanı katılacak. Alanlarında uzman 9 akademisyen 9 farklı konuda Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlerle bir araya gelecek. Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Av. Mansur Topçuoğlu, Haliç Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Şahin Gürz, Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü Başkanı Oğuzhan Tulu ve Genç Sosyal Bilimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Öztürk’ün açılış konuşmalarıyla başlayacak etkinlikte, ilk gün Prof. Dr. Celalettin Yavuz Türk Dış Politikası, Prof. Dr. Yılmaz Esmer “Türkiye’nin Değerleri”, Prof. Dr. Atilla Sandıklı “Terör ve Çözüm”, Prof. Dr. Nilüfer Narlı “Türkiye’nin Sosyolojik Değişimi” konularında, ikinci gün Prof. Dr. Gülden Ayman “Uluslararası İlişkilerde Bölgesel Sorunlar ve Çözüm Dinamikleri”, Prof. Dr. Ahmet Mucip Gökçen “Ekonomi Politiği”, Prof. Dr. Mert Bilgin “Enerji Politiği”, Prof. Dr. Tayyar Arı “Uluslararası İlişkiler Teorileri”, Prof. Dr. Atilla Yayla ise “Küreselleşme ve Türkiye’nin Rolü” konularında konuşacak.

  • Kula Jeoparkını Keşfet Projesi Çalıştayı Başladı

    Zafer Kalkınma Ajansının desteklediği Kula Jeoparkını Keşfet projesinin çalıştayı başladı. Üç gün sürecek çalıştayda Türkiye’nin ilk ve tek tescilli Jeoparkı olan Kula Jeoparkının turizme kazandırılması için gereken çalışmalar masaya yatırılacak.

    Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Kula’ya dünyadaki tüm jeoparklar da olduğu gibi tam teşekküllü bir jeopark müzesini kazandıracaklarını söyledi.

    Kula Yunus Emre Kent Meydanı Kültür Merkezi konferans salonunda yapılan çalıştaya, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kemal Çelebi, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Kula Kaymakamı Murat Güven, Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun, çevre il ve ilçelerden kaymakamlar, belediye başkanları ve misafirler, Zafer Kalkınma Ajansı Temsilcileri, Kula STK başkanları, siyasi parti temsilcileri, çevre ilçelerden STK başkanları ve davetliler katıldı.

    Zafer Kalınma Ajansının destekleriyle yürütülen proje kapsamında oluşturulan çalıştay, Kula Yaren ekibinin gösterisi ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile devam eden programda konuşmalar yapıldı.

    TÜRKİYE’NİN İLK TESCİLLİ JEOPARKI

    Projenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Zafer Kalkınma Ajansı Kula Jeoparkını Keşfet Projesi koordinatörü Sait Bozer, bu projenin 16 Mayıs 2015 tarihinde başladığını söyledi.

    Projenin süresinin 18 ay olup 16 Aralık 2015 tarihinde sona ereceğini anlatan Bozer, şöyle konuştu: “Proje kapsamında elde edilen kazanımlar ilçemiz için jeoturizm sahasına bir jeopark evi oluşturulacak, gezi parkurlarına 18 adet yönlendirme işaret levhaları kazandırılacak. Gezi parkurlarına 12 adet bilgilendirme tabelası konulacak. 12 bin 350 metre yürüyüş yolu ve step parkurları oluşturulacak. Bölgeye 5 seyir terası kazandırılacak. Kula Jeopark gezi alanlarına 8 kamelya oluşturulacak. Kula Jeoparkı projesi kapsamında 10 bin anket çalışması yapılacak. 10 bin anket jeopark tanıtıcı el broşürü basılacak. Bin adet bilgilendirici ve tanıtıcı Kula Kitabı yayınlanacaktır.”

    2009 Eylül ayında Kula Belediyesi bünyesinde proje birimi çalışmalarına başladığını anlatan Bozer, sözlerine şöyle devam etti: “Proje birimi olarak ilçemizin ve bölgemizin ekonomik olarak kalkınması için projeler yapmaktayım. Bu güne kadar yürüttüğümüz projeler arasında Kula jeopark projesi gerçekten ayrı bir yere sahip. Dışarıdan gelen insanlar jeoparkın bize ne olduğunu soruyor. Bende ilk başladığımda park gibi bir şey anladım. Bence jeopark denince doğal güzellikleri, tarihi, mimari eserleri, kültürleri kapsamaktadır. Jeopark aslında bir yaşam değeridir. Jeopark aslında insanın ta kendisidir. İnsanla ilişkilenen her şeyde çok güzeldir. Kula Jeoparkı, Avrupa UNESCO Jeoparklar ağına dahil olmuş, Türkiye’nin ilk ve tek tescilli jeopark ağı olma özelliğini taşımaktadır.”

    Kula Jeoparkı Koordinatörü Dr. Erdal Gümüş de, kısaca Kula Jeoparkından bahsetmek istediğini belirterek şunları söyledi.

    “Proje koordinatörü Sait bey de bahsetti. Projelerimize finansal destek sağlayan ve bize bu konuda kurumsal disiplini çalışma ahlakı noktasında çok ciddi katkı sağlayan zafer kalkınma ajansına teşekkür ediyorum. Çünkü onların bize katkıları maddi ve finansal katkıların çok üzerinde. Jeoparkın, taşla kayayla yer kürenin oluşumu ile ilgili bakımından uluslararası öneme sahip doğa koruma ve alan yönetimi kavramlarına verilen bir isim.”

    Jeoparkların mevcut alanlardan farklı olup, insanı ön plana alan, insanın sahadaki bulunuşunu önemsemeleri bakımından gerçekten de 21. yüzyıla yakışan modern ve yeni bir doğa koruma kavramı olduğunu anlatan Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu doğal koruma kavramı Prof. Dr. Nikos Zouros çalışmalarıyla gün yüzüne çıkmış 2000 yılında Avrupa Jeoparklar ağının kurulmasıyla kendini bulmuş, 2013 yılında bu sistemin bir araya getirilmesiyle de artık küresel ölçekte bir varlık kazanmıştır. Kula Jeoparkını keşfet projesi kapsamında Kula sahasında 64 üstün nitelikli saha, UNESCO tarafından dünya ölçeğinde tescillenmiş bulunmaktadır. Kula Jeoparkı, UNESCO’da ve yer bilimlerinde ülkemizin akademisyenlerinin ve bu konudaki yerel idarelerin temsiliyeti bakımından çok önemli bir yere sahip. Biz Jeopark olduğumuz için bu arenada bu cemiyetler arasında yer alabiliyoruz.”

    Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun da, “Direnen tarihi, bitmeyen coğrafyası ile köklü bir geçmişten günümüze köprü olmuş bir ilçede yaşıyoruz. Yuvamızı Divlit’in eteklerine kurmuşuz. Yunus Emre ve Tapduk Emre gibi değerli insanların ahlak ve edebi ile yoğrulmuşuz” dedi.

    Kula’nın tarihi ve coğrafi zenginliklerinden birisinin jeopark dedikleri bölüm olduğunu anlatan Tosun, şunları söyledi: “Yani dünyanın her tarafında bu jeoparklar, ekonomiye katkı sağladığından dolayı önemsenir. Bu Jeopark dediğimiz jeolojik miras niteliğindeki bu kalıntılar tabii ki çevre bölgelerde ve yerelde ekonomik gelişmeyi sağladığından dolayı bizler için jeoturizm adına tabii ki önem teşkil etmektedir. Ayrıca bu jeoturizm bu bölge halkının bölgesine has ürünler oluşturmasına, yine jeoturizm işsizlikte yeni yeni alanların oluşmasına bölge halkının yine bölgesine sahip çıkmasına hatta bu bölgede yaşayan halkın yaşam standartlarının yükselmesine ve yine göçü önleyecek bir projedir.”

    Jeoparkın ne kazandırdığını belediye adına ne gibi projeler içerisinde olduğunu kısaca açıklamak istediğini anlatan Tosun, sözlerine şöyle devam etti:

    “UNESCO Jeoparkı olan Kula bahsedildiği gibi Avrupa’nın 58’inci, Dünyanın da 99’ncu jeoparkı ilan edilmiş. Çok zengin doğal ve jeolojik oluşumlar olmasına karşın Kula Jeoparkının Avrupa ve UNESCO Jeoparklar ağına kabul edilmesine dek Türkiye’de tescilli bir Jeopark yoktu. Türkiye’nin adına bir ilki başaran Kula Jeoparkı bu yolda ilerleyen diğer Jeopark sahalarına rehberlik edecek ve bundan sonra inşallah yol gösterecektir. Avrupa ve UNESCO Jeoparkı ilan edilen Kula, hali hazırda Türkiye’nin tek tescilli jeoparkı olmasıyla, bu bağlamda Kula uluslararası arenada tek başına temsil etmekte olup milli gurur kaynağımız olacaktır. Bende vakit buldukça bu toplantılara şahsen katılmakta, en son Nisan 2015 Paris UNESCO genel merkezinde düzenlenen 35. Avrupa Jeoparklar Ağı kurul toplantısına Kula Kaymakamı Sayın Murat Güven ve Büyükşehir Danışmanımız Azmi Açıkdil ile beraber katıldık. O toplantıda Kula jeoparkının Avrupa’nın ilk 10 jeoparkının arasında olabileceğini gördük.”

    JARUM KURULDU

    Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kemal Çelebi ise üniversite olarak sadece içine kapalı araştırma çalışmaları yapan ve yüksek öğretim hizmeti veren bir kurum olma durumunda olmadıklarını anlatarak, “Çevreye karşı ciddi bir hassasiyet içindeyiz. Bu kapsamda 2013 yılında Kula Jeroparkı kurulmuş ve hemen akabinde üniversitemiz bünyesinde Jeopark Araştırma ve Uygulama(JARUM) merkezinin kurulduğunu görüyoruz. Biz kurmuş olduğumuz bu merkezle, Kula jeoparkına akademik ve bilimsel mana da bir destek ve hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Üniversitenin içinde olmadığı hiçbir projenin arzu edilen sonucu doğurabileceğini şahsen zannetmiyorum. Üniversite bütün eylemlerin planların ve projelerin içinde ve merkezinde elbette yer almalıdır” dedi.

    JEOPARK, HEM KULA HEM MANİSA’YA HEM DE ÜLKEMİZE FAYDALI OLACAK

    Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün de; Türkiye Cumhuriyeti Zafer Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen, Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Kula Belediyesi işbirliği ile sürdürülen Kula Jeoparkını keşfet projesi kapsamında düzenlenen bu çalıştay da olmaktan bir kez daha mutlu olduğunu söyledi.

    KULA TURİZM KENTİ

    Çalıştay da emeği geçenlere teşekkür eden Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Manisa’da göreve geldiğimiz 2009 yılından itibaren şehrin turizm dinamiklerini harekete geçirmek için önemli çalışmalar içerisinde olduk. Manisa’nın büyükşehir olmasıyla birlikte resmi olarak göreve geldiğimiz Nisan ayından başlamak üzere tüm ilçelerimizin potansiyellerini yerinde görmek ve bu amaçla incelemeler içerisinde tespitlerimiz oldu. Kula’ya her geldiğimde jeoparkı, peri bacalarını ve tarihi Kula evleriyle tam bir turizm kentine sahip olduğumuzu görüyorum. Bu tarihi zenginliği Türkiye’ye dünyaya daha iyi tanıtabilmek için belediye başkanımız Hüseyin Tosun ile sık sık bu konuda çalışma içerisinde bir araya geldik. Kula’nın turzim potansiyelini harekete geçirmek adına neler yapabileceğimizi konuştuk ve bunların planlamalarıyla gerçekleştirdik. Türkiye’nin en genç volkanik alanı olan Kula jeoparkının projesi Antik yunan coğrafyacısı Strabon’un ‘Cografica’ adlı eserinde Kula’yı ‘Katakekaumene’ olarak tarif etmesi üzerinden 2 bin yıl geçmesine rağmen artarak devam etmektedir.”

    Jeopark sahasının doğal jeolojik, kültürel ve arkeolojik zenginliğinden dolayısıyla antik dönemlerden günümüze kadar pek çok seyyahın, araştırmacının ilgisini çekmiş ve eserlerine konu olduğunu anlatan Ergün, şöyle konuştu:

    “Kula evlerinin sembolik yapılarından olan Beyler evinin restorasyonunun ihalesini yapmak üzere 1 milyon 400 bin TL gibi bir bedele şuanda bu evimizi tamamlamak üzereyiz. Hemen akabinde dizin ve proje süreçlerini hızlandırma adına satın alma yoluyla kamulaştırdığımız diğer evleri de restore ederek inşallah Kula’ya birer birer kazandırma yolundayız. Bu güne kadar Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak 6 ev satın aldık. Hedefimiz bunu 20 ve üstüne çıkarmak ve bunların tamamını restore ederek inşallah hayata geçirmek. Bu konuda da bir çalışmamız var evlerin bir kısmını sponsor olabilecek firmalara restore ettirmek hedeflerimiz arasında. Bununla ilgili iş adamlarımızı ve sanayicilerimizi buraya yönlendirebilecek ilçemizin turizm hamlesine önemli bir katkı sağlayacağımızı da düşüncesi içerisindeyim.”

    Kula ve çevresinde peri bacalarından karstik mağaralara, kanyonlardan volkan konilerine kadar pek çok miras olduğunu anlatan Ergün, “Üstün nitelikli jeolojik mirasın yarısı da Kula’da çok iyi korunmuş, Osmanlı kent mimarisiyle zengin bir tarih ve kültürel bir mirasa sahip. Bu mirası koruyarak yerli ve yabancı turistlerin beğenisine açmak, Hem Kula için, hem Manisa hem de ülkemiz için faydalı olacağı inancındayım. 69 tanesi Avrupa’da olmak üzere dünya genelinde 33 ülkede 120 jeopark bulunmakta. Bütün bu jeoparkların içerisinde müzeler var. Türkiye’nin ilk ve tek Avrupa UNESCO tescilli jeopark sahası olan Kula’ya diğer tüm jeoparklar da olduğu gibi tam teşekküllü bir jeopark müzesini inşallah Kula’ya kazandıracağız. Muhtemelen Türkiye’nin sayılı arkeoloji müzelerinden bir tanesi olacak. Konu ile ilgili danışmanım mimar Azmi Açıkdil bu projenin çalışmalarını sürdürüyor ve koordinasyonunu sağlıyor” dedi.

    TÜRKİYE’NİN İLK JEOPARKI

    Manisa Valisi Erdoğan Bektaş ise, projenin Manisa ve Türkiye adına çok önemli olduğunu ve daha da geliştirilmesi için çalışılması gerektiğini belirterek “Manisa’ya ilk geldiğimde beni ziyarete gelen ilk ziyaretçilerden birisiydi Erdal Gümüş bey. Neredeyse heyecanı tüm zerrelerinde taşıyor ve karşılaştığı herkese bu heyecanı bulaştırıyordu. Kula dedi, jeopark dedi, UNESCO dedi, Türkiye’de ilk dedi ve bizi de bu işin içerisine sokmuş oldu. Gerçekten ben öncelikle Erdal kardeşimize teşekkür ediyorum. Ne kadar uzun soluklu ne kadar fedakarca bir çaba içerisinde olduğunu ben bizzat gördüm” dedi.

    Sürecin geliştiğini ve burada bir sonuçla karşı karşıya olduğumuzu anlatan Bektaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nedir bu sonuç. Aslına bir imece sonucu. Erdal beyin öncülük ettiği birileri bu potansiyeli fark etmiş ve ilgili yerlere gereken başvuruları yapmış arkasından Kula belediyesi, Kula kaymakamlığı, üniversitemiz, büyükşehir belediyemiz, kalkınma ajansımız ve valiliğimiz hep beraber ortaya bir eser çıkarmak için herkes üzerine düşeni yapmış ve sonucundan UNESCO tescilli ve Türkiye’nin ilk jeoparkıyla karşılaşmış olduk. Buradan baktığımızda ülkemizin gerçekten ne kadar büyük potansiyellerin üzerinde olduğu görülüyor. Bunların her birini ayrı ayrı değerlendirilmeyi beklediğini görüyoruz.”

    Manisa’da turizm olgusunun maalesef istenen seviyede olmadığını anlatan Bektaş, “Bu çerçevede bir dizi çalışma yürütüyoruz. Manisa genelinde turizm açısından cazibe merkezi olabilecek varlıkların, olguların tespiti ve teklifini istedik ilgili kurumlardan. Bize 400 civarında teklif geldi. Bu teklifler arasında bir heyet oluşturduk. Derecelendirme yaptık. Öncelikle birinci derece olanlardan işe başlayalım dedik. Kula’da dört ya da beş tane birinci derece turizm varlığı olarak düşündüğümüz varlık var. Bunlardan birisi de Kula Jeoparkı. Şimdi neye hazırlanıyoruz. Daha büyük bir imeceye hazırlanıyoruz. 40 turizm odağı için arkadaşlarımızla üzerinde çalışıyoruz. Sona ermek üzereyiz” dedi.

    Manisa genelinde 40 kadar birinci öncelikli turizm varlığının her birini burada olduğu gibi proje haline dönüştürmeye çalıştıklarını anlatan Bektaş, şöyle konuştu:

    “Ve her birisi için turizmin hizmetine girmek için gerekli eksiklerini, yapılması gerekenleri tek tek belirliyoruz. Şuanda bu süreç için gerekli çalışma yapıldı. Sonra oturacağız daha büyük bir imeceye başlayacağız. Her birisi için o varlığın bulunduğu bölgedeki paydaşlarımızdan imeceye katkı isteyeceğiz. Biz bu turizm varlıklarımızın makul bir süre içerisinde turizm hizmetine sunulabilecek hale gelmesi için yapılması gerekenleri bir imece çerçevesinde dağıtacağız ve umuyorum ki yine makul bir süre içerisinde biz bu 40 sıcak noktayı bir bütün halinde alt yapısı tamamlanmış, profesyonelce düşünülmüş bütün halinde turizmin hizmetine sunmuş olacağız.”

    Jeopark Çalıştayı Perşembe gününe kadar devam edecek.

  • Denizli’de İş Sağlığı Ve Güvenliği Çalıştayı Tamamlandı

    Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde üç gün boyunca süren ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Çalıştayı’ tamamlandı.

    Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde üç gün boyunca süren ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Çalıştayı’ tamamlandı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) desteğiyle, Büyükşehir belediyelerinin, iş sağlığı ve güvenliği anlamında yaşadığı sorunları değerlendirip, çözüm üretmek amacıyla düzenlenen çalıştay kapsamında 9 oturum gerçekleştirildi. Türkiye’deki büyükşehir belediyelerinin temsilcileri, TBB ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin katıldığı çalıştayda, 4857 Sayılı İş Kanunu, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili yönetmelikler, taşeronlarda İş Sağlığı ve Güvenliği sorunları ele alındı. Ayrıca büyükşehir belediyeleri ile su ve kanalizasyon idarelerinde yaşanılan tecrübeler paylaşılarak, sorunlara yönelik çözüm önerilerinde bulunuldu. Çalıştay sonunda ise hazırlanan raporun, TBB tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına sunulacağı ifade edildi.

    Çalıştayın son gününde katılımcılar için Denizli’nin tarihi ve doğa güzelliklerini kapsayan bir gezi düzenlendi. Hierapolis Antik Kenti ile başlayan ziyaret kapsamında konuklar Pamukkale travertenleri ile Kleopatra Antik Havuzu’nu gezdi. Daha sonra Laodikya Antik Kenti’ni rehber eşliğinde gezen konuklar buradaki kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gezinin son ayağında ise misafirler Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bir süre önce hizmete sunduğu Teleferik ve Bağbaşı Yaylası’nı ziyaret etti. Denizli’nin doğal ve tarihi güzelliklerine hayran kalan büyükşehir belediyeleri temsilcileri bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

    Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayın oldukça verimli geçtiğini belirterek, “Burada gerçekleştirilen sunumlar, öneriler ve değerlendirmeler sonucunda hazırlanacak raporlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunulacak. Bu sayede sahada yaşanan aksaklıklar ile uygulamada yaşanan sorunlar arasında uyum sağlanacak. İş sağlığı ve güvenliği konusunda sahada olan arkadaşlarımızın eli daha da güçlenecek. Ben çalıştayımıza katılan ve katkı koyan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

  • Marka Kent Mersin Çalıştayı Ve Kalkınma Zirvesi Sona Erdi

    Mersin’de bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen Marka Kent Mersin Çalıştayı ve Kalkınma Zirvesi sona erdi. Mersin Valisi Özdemir Çakacak, tanıtımla ilgili çalışmaların daha yararlı olması için kentin tüm dinamiklerinin bir araya gelerek bir vakıf kurmalarını önerdi.

    Mersin Valiliği himayesinde Mersin Ekonomi Platformu’nun organize ettiği Marka Kent Mersin Çalıştayı ve Kalkınma Zirvesi’ne Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliği yaptı. Kent dinamikleri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve gazetecilerin katılımıyla gerçekleşen zirvenin ikinci gününde, Doç. Dr. Mehmet Cihan Yavuz çalıştayı değerlendirdi. Doç. Dr. Yavuz’un konuşmasının ardından “Mersin’in Sahip Olduğu Değerler ve Bunların Markalaşmaya Katkısı” ile “Markalaşmak İçin Kalkınma, Kalkınma İçin İnovasyon” konulu iki panel düzenlendi.

    Vali Çakacak, panellerin ardından yaptığı kapanış konuşmasında, çalıştayda ele alınan konuların önemine değinerek, markalaşmanın Mersin’e başta maddi olmak üzere her anlamda avantaj getireceğini söyledi. Vali Çakacak, “Markalaşmayı bütüncül olarak ele almalı, ulaşılabilir ve sürdürülebilir hedefler belirlemeli, stratejik planlamalar yapmalı ve yol haritamızı belirlemeliyiz. Birbirinden ayrı ve bağımsız çalışmaları bu tür çalıştaylarda bir arada değerlendirmeliyiz. Mersin’in tüm dinamiklerinin bir araya geleceği bir vakıf kurulmasının tanıtımla ilgili çalışmaları daha yararlı kılacağını düşünüyorum. Emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    “MERSİN’İN PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ NOKTASINDA ORTAK AKIL OLUŞTURMA GAYRETİ İLE HAREKET EDİYORUZ”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ise bu ve benzeri çalıştay ve toplantıların Mersin’in bileşenlerinin bir araya gelmesi, kamu kurum ve kuruluşları, sivil inisiyatifler ve şehrin tüm dinamiklerinin birlikte Mersin’i sahiplenerek sorunların ve çözüm yollarının konuşulması açısından önemli olduğunu kaydetti. Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlamda her türlü çalışmayı yaptıklarını ve yapmaya da hazır olduklarını belirten Kocamaz, çalıştayda yapılan değerlendirmelerin hayata geçirilmesi için de tüm imkanlarını seferber edeceklerini ifade etti. Kocamaz, “İnanıyorum ki bu tür toplantılar ile Mersin’in bileşenlerinin, Mersin’in hafızalarının bir araya gelmesi ve Mersin ile ilgili kaygıların ve çözüm yollarının masaya yatırılması hepimiz açısından çok önemli. Biz Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Mersin’in tanıtımına ve hak ettiği yere gelmesine yönelik her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    30 Mart 2014’te göreve gelmelerinden bu yana Mersin’de oluşan hareketliliğe de değinen Başkan Kocamaz, “Bütün sivil inisiyatif ve üniversiteleri bir araya getirerek, Mersin’in problemlerini masaya yatırıp çözüm noktasında ortak akıl oluşturma gayreti ile hareket ediyoruz. Sivil toplum kuruluşları ile diyaloğumuzu geliştirerek, Mersin’i hep birlikte sahiplenmek ve bu aidiyet duygusunu Mersin’deki tüm insanlarımıza yaymak için yoğun bir gayret içerisindeyiz” ifade etti.

    Kapanış konuşmalarının ardından plaket töreni gerçekleştirildi. Vali Çakacak’a plaketini Mersin Ekonomi Platformu Başkanı Ferudun Gündüz takdim etti. Çakacak ve Kocamaz da zirveye katılan ve katkı sunan kurum ve kuruluşlara plaketlerini verdi