Etiket: Çalışmalarının

  • Bağarası ve Sarıkemer’de alt yapı çalışmalarının yüzde 90’ı tamamlandı

    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun talimatları ile ASKİ Genel Müdürlüğü’nün Söke’de başlattığı büyük altyapı dönüşümü hamlesi hızla devam ediyor.

    Daha önce belde olan iki mahalle Bağarası ve Sarıkemer mahallerinin kanalizasyon ve alt yapı çalışmalarında sona gelindi. Söke Bağarası Mahallesi belediyelik olduğu dönemden bu yana alt yapı ve kanalizasyonu yoktu. Her seçim döneminde belediye başkanlarının en önemli vaatleri arasında yer alan ancak bir türlü yapımına başlanılamayan Bağarası alt yapı projesi Başkan Çerçioğlu sayesinde çok kısa bir süre sonra tamamlanacak. Mahalleli uzun yıllardır beklediği kanalizasyona Topuklu Efe sayesinde kavuşacak.

    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, bugüne kadar söz verilip de yapılmayanları, hayata geçirmeye devam ediyor. Seçim döneminde Bağarası halkına söz verdiği halkın en önemli ihtiyacını karşılayacak olan alt yapı ve kanalizasyon projesinde artık son dönemece girildi.

    19 milyon lira yatırımla toplamda 45 bin metre hat çalışmasının gerçekleştirildiği yatırım projesinde alt yapının yüzde 90’lık bölümü tamamlanmış durumda. Parsel bağlantılarından sonra önümüzdeki hafta üstyapı döşeme ekipleri çalışmalarına başlayacak.

    Söke’nin en büyük mahallelerinden biri olan Bağarası Mahallesi’nde yıllardır beklenen alt yapı yatırımına Başkan Çerçioğlu döneminde kavuştuğunun altını çizen Aydın Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Fatih Akkentli; “Hep söyledik Sayın Başkanımız, Bağarası’nı ziyaret ettiğinde belediye binasını göstererek bu belediyenin kapıları kapanmayacak size burada kapanan belediyenizin yokluğunu hissettirmeyeceğiz demişti. Bugün Bağarası halkı için önemli olan bir projenin son aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Başkanımız yaklaşık 19 Milyon maliyetle 18 ay süreyle Bağarası’nı alt yapısına kavuşturuyor. Birinci kademesi 32 bin 738 metre ikinci kademesi 12 bin 604 metre toplamda 45 bin 342 metredir. Başkanımız ne söz verdiyse yerine getiriyor. Aydın’ın her bölgesinde çalışmamız var ama bazı yatırımlar bizim için çok kıymetli. Bu projemizde onlardan biri çünkü Bağarası halkının altyapı hasretini sonlandıracağımız bir proje. Alt ve üst yapıda sorunsuz ve sürdürülebilir bir Aydın için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Birçok önemli projeyi hayata geçirdik geçirmeye de devam edeceğiz. Şimdiden Söke’mize ve Bağarası’na hayırlı olsun” dedi.

    Yapılan çalışmaları yakından takip eden Bağarası Muhtarı Ahmet Özdemir’de “Alt yapı çalışmalarının yüzde 90’ı bitmek üzere, çok az işimiz kaldı. Parsel bağlantılarından sonra önümüzdeki hafta üstyapı döşeme ekipleri çalışmalarına başlayacak. Yazın tozu, kışın çamurunu çektik ama bundan sonra çok iyi günler bizi bekliyor. Bağarası güzelliklere layık bundan sonrada daha güzel günler görecek. Özlem Başkan söz vermişti, sözünü tuttu. Altyapımızı, yollarımızı yapıyor. Bizim yapılacak bir şeyimiz kalmıyor çok şükür. Allah ondan razı olsun, kendisine çok teşekkür ediyoruz. ”dedi.

    Sarıkemer Mahallesi’nde ise en önemli sorun kanalizasyon ve içme suyuydu. 30 bin metre kanalizasyon ve 23 bin metre içme suyu alt yapı projesi ile bu sorun ortadan kalkıyor. Projenin büyük bir bölümü tamamlanırken ASKİ ekiplerinin çalışmasını tamamlamasının ardından yolların yapımına başlanacak.

  • Tayland’da kaybolan futbolcuları arama çalışmalarının 9. günü

    Tayland’ın kuzeyindeki Çiang Rai eyaletinde Tham Luang Nang Non Mağarası’nda kaybolan 12 genç futbolcu ve antrenörlerini bulmak için yürütülen arama çalışmalarının 9’uncu gününe gelindi.

    Tayland’ın kuzeyinde su basan mağara tesisinde mahsur kalan ve yaşları 11 ila 16 arasında değişen 12 futbolcu ve 25 yaşındaki antrenörü arama çalışmaları sürüyor. Arama kurtarma çalışmalarını gerçekleştiren Tayland Donanma dalgıçlarının oksijen tüpleriyle birlikte mağarada ilerleyememesi arama çalışmalarını yavaşlatıyor. Bugün dalgıçların sadece mağarayı genişletmekle uğraşması, mahsur kalanların hayatta kalma ihtimalini düşürüyor.

    “Bugünkü tek amacımız mağarayı genişletmek” diyen Chiang Rai valisi Narongsak Osatanakorn, çalışmaları sonucunda mağaraya 600 tane oksijen tüpü yerleştirdiklerini açıkladı.

    Çocukların yemek yiyemeden 4 gün hayatta kalabileceğini açıklayan doktorlar, ancak temiz suya erişirlerse nu sürenin uzayacağını belirttiler.

    Sağanak yağışlarda artama kurtarma çalışmalarını engellemesi de dalgıçların işini zorlaştırıyor. Çamurlu suda yönlerini bulmakta güçlük çeken dalgıçlara yardım için su pompaları getirildi.

  • Prof. Dr. Ortaylı’dan “Türk Dünyası ve Türkoloji Çalışmalarının Güncel Meseleleri” konferansı

    Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsünün davetlisi olarak “Türk Dünyası ve Türkoloji Çalışmalarının Güncel Meseleleri” başlıklı bir konferans verdi.

    Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Devlet Üniversitesine bağlı Avrasya Araştırma Enstitüsü; Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Cumhuriyeti Almatı Başkonsolosluğu’nun da destekleriyle, ünlü Türk tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı tarafından verilen “Türk Dünyası ve Türkoloji Çalışmalarının Güncel Meseleleri” başlıklı konferansı düzenledi.

    Konferansın ilk açılış konuşmasını Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Vakur Sümer yaptı. Sümer, konuşmasında konferansın düzenlenmesinde emeği ve desteği olan paydaşlara teşekkür etti. Türk tarihinin başladığı topraklarda bulunduklarını aktaran Sümer, Türkler’in buradan başlayan hareketinin batıya doğru gittikçe büyüyerek, Dünya tarihinin seyrini değiştiren bir niteliğe büründüğünü aktardı. Bu çerçevede, Prof. İlber Ortaylı’nın Almatı ziyaretinin ve vereceği konferansın çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

    İkinci konuşmayı Türkiye Cumhuriyeti Almatı Başkonsolosu Sayın Rıza Kağan Yılmaz yaptı. Rıza Kağan Yılmaz konuşmasında konferansı düzenleyen Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü’ne ve destekleyen tüm kurumlara teşekkür etti. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın Kazakistan’ın eski başkenti Almatı’ya gelmesinden ötürü teşekkürlerini sunarak, gelecekte Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın Kazakistan’ı daha fazla ziyaret etmesini diledi.

    Prof. Dr. İlber Ortaylı “Türk Dünyası ve Türkoloji Çalışmalarının Güncel Meseleleri” başlıklı konuşmasında eski Türkler’in ve bugünkü Türk dünyasının durumunu anlatarak, Rusya’yı istila edenlerin içinde Moğollar’ın çok az olduğunu ifade etti ve Moğollar’ın yanında daha çok Kıpçak Türkleri’nin olduğunu belirtti.

    Bugünlerde “Tatar” ismini taşıyanların kendi ismini beğenmediklerini vurgulayarak, kendilerini Bulgar olduklarını iddia ettiklerini açıkladı. Bir diğer yanlış ifadenin, Moğol ve Türkler aynı kökten oldukları ifadesi olduğunu belirterek, bu iki toplumun kökünün aynı olmadığının altını çizdi. Moğollar’ın ve Türkler’in sadece aynı akraba gruptan olduklarını açıkladı. Ortaylı, Türkler’in İslamiyet’ten önceki geleneklerini anlatarak Moğollar ile aralarındaki farklardan bahsetti.

    Konuşmasının devamında Antik Çağ döneminden bugünlerdeki Türk dünyasına kadar olan dönemi anlatan İlber Ortaylı, asırlar içinde çok değişimler yaşandığını vurguladı. Özellikle Türk ırklarının farklı coğrafyalarda bulunmasına ve konuşulan dillerin birbirlerinden uzaklaşmasına rağmen, kökünde bu dillerin çok yakın olduğunu açıklayarak, bu toplulukların en fazla on gün içinde birbirlerini anlayacak hale gelebildiklerini söyledi.

    Bugünkü Türkoloji’nin sorunları üzerinde konuşmasına devam eden Ortaylı, herkesin kendi dilini bağımsız bir dil görmekte özgür olduğunu belirtti. Örneğin, İsveç, Norveç, Danimarka gibi ülkelerin, kendilerini birbirinden ayrı ülkeler olarak görse bile, aynı dilde konuştuklarını ifade etti. Bunun gibi eğilimlerin çok olduğunu açıklayarak, filoloji bakımından Hollandaca ve Almanca dillerinin bile esasen aynı lehçe durumunda olduklarının altını çizdi. Bugünkü Türk dünyasının en büyük sorunlarından birisinin, kendi dillerimizin kullanılması ve konuşulması konusu olduğuna vurgu yaparak kendi çocuklarımıza kendi ana dilimizi gerekli kadar öğretemediğimizi belirtti.

    İlber Ortaylı, Türk dillerinde konuşan ülkelerin yabancı dil öğrenmelerinin çok kolay ve hızlı olduğunu açıklayarak, son zamanlarda esas olarak Türk gençlerinin kendi dillerinde ve konuşma tarzlarında problemler oluşmaya başladığını söyledi. Bu sorunların çoğunun telaffuz sorunları olduğuna işaret ederek, Avrupa ve Amerika’nın etkilerini bu durumun en önemli nedeni olarak gösterdi.

    Arapçayı ve Müslümanlığı Araplar’dan öğrenmediğimizi, esasen Farslar’ın bize İslam’ı öğrettiğini anlatan Ortaylı, 10. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar bazı Türkler’in Müslüman olmadıklarını açıkladı. O dönemlere kadar kimi boyların konuştukları dilde 70’ten fazla “domuz” kelimesi olduğunu belirtti. Prof. Ortaylı, Türkler için Müslümanlığın çok önemli olduğunu anlattı ve İslamiyet’in dikkatle değerlendirildikten sonra Türkler tarafından kabul edildiğini belirtti.

    Prof. Ortaylı’nın sunumunu takiben, soru-cevap kısmına geçildi. Dinleyiciler, çeşitli konularda sorular sorarak görüş alışverişinde bulundular.

    Konferansın sonunda Prof. İlber Ortaylı’ya, günün anısına sertifika ve hediye takdimi yapıldı. (BC –

  • BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay: “Merkez Kompozitte Ar-Ge çalışmalarının ticarileşmesini hızlandıracak”

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından yenilikçi bir sanayi-üniversite işbirliği modeliyle kurulacak olan İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi (İKMAMM) Projesi’ne Kalkınma Bakanlığından onay geldi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, merkezin kompozitte Ar-Ge çalışmalarının ticarileşmesini hızlandıracağını söyledi.

    Bursa ekonomisinin çatı kuruluşu BTSO’nun vizyonuyla hazırlanan İKMAMM Projesi için Kalkınma Bakanlığından gelen onayla çalışmalar hızlandı. Yatırımların 2 yılda tamamlanmasıyla birlikte Bursa iş dünyası, bu merkezin imkanlarından faydalanabilecek. DOSAB’taki Bursa Teknoloji Koordinosyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM) bünyesinde hayata geçecek merkez, kompozit sektöründe Bursa ve Türkiye’nin aldığı payı güçlendirecek. BUTEKOM tarafından özel sektör mantığı ile işletilecek olan merkezde kompozit malzeme teknolojileri alanında lisansüstü eğitim, temel araştırma, uygulamalı araştırma, ürün geliştirme, üretim ve ticarileştirme faaliyetleri gerçekleştirilecek. Merkez, disiplinli araştırmanın, öğrenmenin ve üretmenin sağlanacağı bir ekosistem oluşturacak.

    “Entegre bir merkez olacak”

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, İKMAMM’ın otomotivden havacılık ve rüzgar enerjisine kadar birçok stratejik sektörde dönüşüm sağlayan, üretim, test, sertifikasyon ve eğitim faaliyetleri ile entegre edilmiş bir merkez olacağını söyledi. Burkay, İKMAMM’ı sadece bir araştırma merkezi olarak değil, sektörü ‘ortak akıl’la buluşturan bir model olarak gördüklerini ifade etti.

    “Ticarileşmiş Ar-Ge çalışması sayısını artıracak”

    Burkay, İKMAMM’ın şirketlerin rekabet gücünü artıracağını, katma değeri yüksek üretime geçişi hızlandıracağını dile getirdi. İKMAMM’In Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezinin tamamlayıcısı olacağını da belirten Başkan İbrahim Burkay, “Merkezde kompozit malzeme üreten firmalarımız ile önemli projeler geliştirilecek. Mükemmeliyet merkezleri bir prototip üretim merkezi gibi çalışarak araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesine öncülük edecek ve ticarileşmiş Ar-Ge çalışması sayısını artıracak. Bu sayede merkezimiz firmalarımızın katma değerli ürünleri üretmeleri noktasında tamamlayıcı bir kuruluş olarak işlev görecek” dedi.

    Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezinin de bulunduğu kompleks, devlet desteği alan en büyük yatırım olma özelliğini koruyor.

  • İstanbul’a yapılacak yeni metro çalışmalarının imzaları atıldı

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak olan Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro hattı ile Sarıgazi-Taşdelen-Yenidoğan metro hattının sözleşmeleri imzalandı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak olan Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı ile Sarıgazi-Taşdelen-Yenidoğan Metro hattının sözleşmesinin imza töreni belediye binasında gerçekleştirildi. İmza Törenine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz ve Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin’de katıldı. 2020 yılında hizmete açılması planlanan 2 milyar 342 milyon maliyetinde iki yeni hattın imzalarını yüklenici firmalar adına Burak Talu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Eyyüp Karahan attı.

    “2020 yılı içerisinde hizmete sunulacak”

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş yaptığı açıklamada “İstanbul için çok önemli olan ulaşımda yeni katkı sunacak olan bir metro hattımızın burada sözleşmesini imzalamak üzere birlikteyiz. İstanbulumuza hayırlı olsun diyorum. İnanıyorum ki, inşallah 2020 yılı içerisinde hizmete sunulacak ve böylece insanlarımız İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna bölgelerinden rahatlıkla erişebilecek” dedi.

    “3 ilçemizi yakinen ilgilendiriyor”

    Metro hatları hakkında bilgi veren Başkan Topbaş, “Şu anda ihalesini yapmış olduğumuz ve sözleşmesini imzalayacağımız hat esasında iki hattan oluşmakta. Biz öncelikli olarak şehir merkezinden başladık.Yoğun taleplere göre bu düzenekler seçilir, kurgulanır. En yoğunluk neredeyse, talep neredeyse oradan başlayarak dışa doğru gitmekteyiz. Burada iki tane hat var ki çok önemli. Bu iki hattımız Çekmeköy, Yenidoğan, Sancaktepe’nin içinde bulunduğu bölgede. Bu üç ilçemizi yakinen ilgilendiriyor” İfadelerini kullandı.

    “Dünyada bu ölçekte metro yapan bir belediye yok”

    İki hattın maliyetinin 2 milyar 342 milyon lira olduğu ifade eden Başkan Topbaş, “Dünyada bu ölçekte metro yapan bir belediye yok. Net olarak ifade ediyorum. Hedefleri bu kadar büyük olmuş metro yapan bir şehir yok. Net olarak söylüyorum. Biz, bir an önce kentin ulaşım sistemini çözmek için bu fedakarlığı yaptık ve çalışmalarımızı düzenledik. Bugün imza atacağımız bu iki hattın, toplam iki hat ama tek imza, tek ihale olarak verdiğimiz hattın maliyeti 2 milyar 342 milyon, yani eski hesapla 2 kat trilyon 342 milyon liralık bir yatırım bu” şeklinde konuştu.

    “Dünyada birkaç şehirde insansız bu sistem çalışıyor”

    İnsansız sistem hakkında konuşan Başkan Topbaş, “Dünyada birkaç şehirde insansız bu sistem çalışıyor. Bunlardan bir tanesi de İstanbul. Bu insansız sistemin çalıştırılmasının testleri çok uzun sürüyor. Bazı şehirlerde 1 yıl, 11 ay, 8 aydan aşağı olmamak üzere. Çünkü öyle bir düzenek kuruyorsunuz ki saat gibi artık bir daha durdurma şansınız yok. Parklanma alanına gidişi de her şeyi de tamamen sistem otomatik çalışıyor. Çok denemeler yapıldığı için zaman zaman bazı gelişmeler mecburen ortaya çıkıyor” dedi.