Etiket: Çalışmak

  • Çalışmak için gittiği Ukrayna’da şantiyede asılı bulundu

    Samsun’un Vezirköprü ilçesinden 2,5 ay önce inşaatta çalışmak için Ukrayna’ya giden Mehmet Kul (31), diğer Türk işçiler tarafından şantiyede asılı halde bulundu. İntihara şüpheyle yaklaşan ailesi, devletten olayın aydınlatılmasını istiyor.

    Vezirköprü ilçesi Çekalan Mahallesi’nden 2 çocuk babası demirci ustası Mehmet Kul, 2,5 ay önce bir Türk firması vasıtasıyla inşatta çalışmak için Ukrayna’ya gitti. Geçen Pazar günü eşi Dudu Kul’u arayan Türk şantiye şefi, Mehmet Kul’u kaybettiklerini haber verdi. Şantiye şefi, Mehmet’i asılı bulduklarını eşine söyledi. Acı haberi alan Kul ailesi, büyük şok yaşadı. Mehmet Kul’un cenazesini bekleyen ailesi, devletten olayın aydınlatılmasını istiyor.

    Acılı eş Dudu Kul, “Eşim 2,5 ay önce Ukrayna’ya çalışmak için gitti. Her şey normal gidiyordu. Geçen günlerde beni aradı. ’Benim telefonumu aldılar, sosyal medya hesaplarımın şifrelerini ele geçirdiler, bana içki içirdiler, beni sarhoş gibi tanıtmaya çalıştılar’ dedi. Kendisini tehdit ettiklerini de söyledi. Gel dedim ama kendisini göndermediklerini ifade etti. Geçen Pazar günü şefi aradı. ‘Mehmet intihar etmiş’ dedi. Kendi isteğiyle intihar edeceğine inanmıyoruz. İnançlı ve namazını kılan birisiydi. Eşim kesinlikle şaibeli bir olaya kurban gitti. Kendisini götüren adamları suçluyordu. Kendisini dışladıklarını söylüyordu. Devlet büyüklerimizden bu olayın aydınlatmasını istiyoruz. Suçlu olanların cezalarını çekmesini istiyoruz” dedi.

    Baba Selim Kul, “Bir gün önce konuşmuştuk. Gel dedim. Gelemeyeceğini söyledi. Çocuğumu rezil ettiler orada. Onu dışlamışlar. Devletimizden yardım bekliyoruz. Olayın aydınlatılmasını istiyoruz. Bu olayda şüpheler var” diye konuştu.

    Çekalan Mahallesi Muhtarı Mustafa Zengin ise “Mahallemizden Mehmet Kul, 2,5 ay önce bir Türk firması vasıtasıyla Ukrayna’ya demirci ustası olarak çalışmaya gitti. Geçen Cumartesi günü asılı bulundu. Sadece şantiye şefi ailesini aradı. İnşaat firmasının merkezi Ankara’da. Hiçbir yetkilisi ne beni ne de ailesini aradı. Neden bizi aramadılar, insanımızın canı bu kadar kıymetsiz mi? Yetkililerimize, Cumhurbaşkanımızı ve bakanlarımıza sesleniyorum. Bu olay en ince ayrıntısına kadar araştırılmalı. Geride ailesi, 2 yetimi kaldı. Türkiye’de tekrar otopsi yapılmalı” ifadelerini kullandı.

    Kul ailesi, Mehmet Kul’un cenazesinin bir an önce Türkiye’ye getirilmesi için de yetkililerden yardım bekliyor.

  • (Özel) Vardiyalı çalışmak uyku bozukluğu nedeni

    Doç. Dr. Nergiz Hüseyinoğlu, vardiyalı çalışanların yüzde 80’inin uyku bozukluğu problemi yaşadığını söyledi.

    Acıbadem Kayseri Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Nergiz Hüseyinoğlu, vardiyalı çalışmanın uyku bozukluklarına etkisine dair bilgi verdi. İnsanların biyolojik yapısı gereği günün ışıklı saatlerinde uyanık olduğunu, gece saatlerinde de uyuduğunu belirten Hüseyinoğlu, bu düzeni bozacak biçimde uzun vadelerde vardiyalı çalışmanın uyku bozukluğu başta olmak üzere işte verimliliği ve iş güvenliği problemlerine neden olduğunun altını çizdi. Gelişmiş ülkelerde yaşayan insanların yüzde 20’sinin vardiyalı çalıştığını, bu yüzde 20’lik dilimin de yüzde yüzde 80’inin uyku sorunları yaşadığını kaydeden Hüseyinoğlu, özellikle 40 yaş üzerindekilerin vardiyalı çalışmaya çok daha zor adapte olduğuna dikkat çekti.

    Vardiyadan önceki kısa uykular faydalı

    Uyku problemlerinin vardiyalı çalışmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için uykusuzluğun kronik bir hal alması, en az bir ay düzenli uykusuzluk probleminin yaşanması ve hastaların bu şikayetleri başka hastalıklarla açıklamaması gerektiğini dile getiren Hüseyinoğlu, vardiyalı çalışanlara şu önerilerde bulundu:

    “Çalışanın vardiyaya gitmeden önce bir süre uyuması fayda sağlayabilir. Bu, bir iki saat olabileceği gibi bazen 40 dakika bile yeterlidir. Vardiya sırasında uyanık kalmak için kullanılan parlak ışık, vardiyanın bitimine bir-iki saat kala loş hale getirilip biyolojik döngü bu yolla uyarılabilir. Bütün bunlara rağmen vardiyadan sonra uykuya dalma problemi yaşanıyorsa melatonin adı verilen ve uykuyu da regüle eden hormonu içeren tabletler kullanılabilir. Bunların dozlarının hekimler tarafından bireysel olarak ayarlanması gerekir. Yine doktor kontrolünde kısa süreli uyku ilaçları kullanılabilir. Hastalar uyku hijyeni konusunda bilgilendirilebilir. Bunun dışında bol sıvı tüketimi ve sağlıklı beslenme de uyku düzenine etki edecektir.”

  • Çalışmak içinen çok tercih edilen ülkeler belli oldu

    Yaşam standartları dikkate alınarak hazırlanan rapora göre, dünyada çalışma şartları en iyi olan ülke Kanada olarak belirlendi.

    Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, en iyi çalışma şartlarına sahip ülkeler araştırmasını inceledi. PRNet’in Biletall.com’un verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, dünya üzerinde çalışma şartı en iyi olan ülke Kanada olarak belirlendi. Yaşam standardının oldukça yüksek olduğu bilinen Kanada’nın finans ve ekonomi anlamında çalışmak isteyenlerin ilk tercihlerinde yer aldığı görüldü. Kanada’yı ikinci sıradan takip eden ülke ise Norveç olurken, ülkenin yıllık maaş ortalamasının 33 bin 492 dolar olduğu belirlendi. Bununla birlikte listenin üçüncü sırasına Amerika Birleşik Devletlerinin yerleştiği saptandı.

    7 ülke arasında Türkiye yok

    PRNet ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Çalışma hayatıyla alakalı geçtiğimiz yıl medyaya 4 bin 982 haber yansırken, bu rakam 2018 yılı içerisinde 2 bin 269 olarak belirlendi. Medyaya yansıyan haber başlıkları incelendiğinde ise; özellikle Türkiye’de çalışma saatleri ve düzensiz mesai uygulaması en çok konuşulanlar arasında başı çekti.

    Raporda, 7 ülke yer alırken Türkiye’nin bu listede yer almadığı görüldü. Kanada’nın başı çektiği listede yer alan diğer ülkeler ise; Almanya, İsviçre, Brezilya ve Rusya olarak belirlendi. Listenin dördüncü sırasında yer alan Almanya’nın işsizlik oranı yüzde 5 olarak belirlenirken, onun bu listeye girmesinde büyük rol oynadığı anlaşıldı. Beşinci sırada yer alan İsviçre’de yıllık ortalama kazancın 188 bin 280 dolar olduğu gözlendi. Altıncı sıraya da Brezilya yerleşirken, listenin son sırasında Rusya’nın yer aldığı görüldü.

  • Konya otomotiv sektörü ana sanayiyle daha fazla çalışmak istiyor

    Konya Sanayi Odası (KSO) Başkan Yardımcısı Mustafa Veli Tekelioğlu, Konya otomotiv sektörünün ana sanayilerle daha fazla işbirliği yapması için çalıştıklarını söyledi.

    Konya Sanayi Odası (KSO), Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) tarafından “TAYSAD Konya Otomotiv Tedarik Sanayicileri Günü” programı gerçekleştirildi.

    KSO Konferans Salonu’nda yapılan toplantıya Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Veli Tekelioğlu, TAYSAD Yönetim Kurulu Üyeleri Naci Faydasıçok, Tolga Yalgı, TAYSAD Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Buldurgan ile çok sayıda sanayici katıldı.

    Programın açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mustafa Veli Tekelioğlu, Konya’nın artık net bir sanayi şehri haline geldiğini söyledi. Sanayide köklü bir geçmişe sahip olan Konya’nın, otomotiv sektöründe de önemli bir alt yapıya kavuştuğuna dikkat çeken Tekelioğlu, sektörün Konya’nın ihracatında ikinci sırada yer aldığının altını çizdi.

    Konya otomotiv sektörünün başarılı bir ivme gösterdiğini ancak artık aftermarket piyasasının yanı sıra ana sanayi denilen OEM’lerle daha fazla çalışması gerektiğini vurgulayan Tekelioğlu, “Firmalarımızı ana sanayi denilen OEM’lere daha fazla çalışır hale dönüştürmemiz gerekiyor. Bunu başarabilmek için de kurumsallaşmaya önem vermemiz, aftermarket kültürünün üzerine OEM kültürünü de ilave etmemiz gerekiyor. Yapmamız gereken önemli konulardan bir diğeri de insan kaynağımızı çok iyi eğitmek. Konya Sanayi Odası olarak bu konularla ilgili önemli çalışmalar yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

    Tekelioğlu, herkesin çok çalışarak Konya’yı ve Türkiye’yi bir üst basamağa tırmandırmak için mücadele etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

    TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Naci Faydasıçok da, TAYSAD’ın Türkiye genelinde 408, Konya’da da 9 üyesi olduğunu söyledi. Dernek üyelerinin toplamda 200 binden fazla çalışanı, 140 Ar-Ge ve tasarım merkezi bulunduğunu belirten Faydasıçok, 10 milyar dolardan fazla ihracat ve 22 miyar dolardan fazla iş hacmi oluşturduklarını vurguladı.

    TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Yalgı ise, TAYSAD’ın üyelerine sunduğu Ortak Satın Alma Grubu hakkında bilgiler verdi.

    Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Buldurgan ise, kurumsal yönetimin önemine dikkat çektiği sunumunda Türkiye’deki şirketlerin yüzde 95’ini oluşturan aile şirketlerinin kurumsallaşmasının önemli olduğunun altını çizdi.

    OYAK Renault Satın Alma Satış Sonrası Müdürü Emre Özcan ise, Renault Yenileme Pazarı Stratejisi ile ilgili sunumunu yaparken, son olarak TAYSAD Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı da, otomotiv sektöründe yenilikçi teknolojiler konulu sunumunu gerçekleştirdi.

    Program soru ve cevaplarla devam etti.

  • Düşük maaşla çalışmak işsiz olmaktan daha stresli

    Düşük maaşlı ve düzensiz şekilde çalışanların, hiç çalışmayanlara göre daha fazla stres altında olduğu ortaya çıktı.

    Çağın en büyük sorunlarından işsizlik, maddi olduğu kadar insanları ruhsal olarak da etkiliyor. Ancak iş bulmak bu sorunların çözüleceği anlamına gelmiyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmada düşük maaşlı ve düzensiz şekilde çalışmanın işsiz kalmaktan daha stresli olduğunu ortaya çıkarttı. Manchester Üniversitesinden bir grup bilim insanının yaptığı araştırma, ’maaşım düşük ama en azından bir işim var’ anlayışının ruh sağlığı açısından daha zararlı olduğunu gösterdi.

    116 yetişkin üzerinde yapılan araştırmada işsiz ve az maaşlı çalışanlar ile düzenli ve daha iyi maaşlı çalışanların ruh yapıları karşılaştırıldı. Düşük maaşlı ve düzensiz iş bulanların, iş bulmadan öncesine kıyasla daha stresli oldukları tespit edildi. Daha düzenli ve maaşı yüksek iş bulan katılımcıların ise ruhsal sağlıklarının gelişme gösterdiği görüldü. Araştırmayı yürüten bilim insanları, işverenlerin maaşlarda düzeltmeler yaparak ve daha esnek saat politikası uygulayarak, çalışanların stres yükünü azaltabileceğini belirtti.