Etiket: Çalışıyorlar

  • Bakan Yıldırım: “Türkiye’nin Gücünü Sınamaya Çalışıyorlar”

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, tarihte sabıkası olanların bugün Ortadoğu’ya ayar vermeye çalıştığını belirterek, “Türkiye’nin gücünü sınamaya çalışıyorlar. Onlara Recep Tayyip Erdoğan’ın sesiyle ‘Dostluğumuz ne kadar kıymetli ise düşmanlığımız da o kadar şiddetlidir” dedi. Yıldırım, ABD’nin kılavuzu da karga olduğu için bölge için yapacağı bir şey olmadığını söyledi.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, AK Parti İl teşkilatı tarafından düzenlenen ’53. İl Danışma Meclisi Olağan Toplantısı’na katıldı. Kaya Termal Otel’de düzenlenen toplantıya Bakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra AK Parti İzmir milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, il ve ilçe başkanlarının yanı sıra çok sayıda partili katıldı.

    Türkiye’nin önemli süreçten geçtiğini belirten Yıldırım, Türkiye’nin birliği, beraberliği, kardeşliğine karşı kurulan tuzakların, geçmişte olduğu gibi üstesinden gelineceğine dikkat çekti.

    “TERÖR DİYEMİYORLAR, ÇÜNKÜ DİYET BORÇLARI VAR”

    Türkiye’nin geçmiş tarihindeki başarılarını anlatan Yıldırım, “Tarihte esaret altına girmeyen iki ulus var. Biri İngilizler, biri Türklerdir. Ancak hem esaret altına girmeyen hem de hiçbir milleti esaret altına almayan tek ulus Türklerdir. Biz böyle bir medeniyetten geliyoruz. Milletimizle ne kadar övünsek azdır. Tarihte sabıkası olanlar bugün bulunduğu bölgeye ayar vermeye çalışıyorlar. Onlara o tarihlerde şark meselesi diye bu işi taşıdınız, şimdi de Kürt meselesi diye taşıyorsunuz. Hiç kimse ne içeride ne dışarıda bu milletin arasına giremez. Bunu herkesin bilmesi lazım. Birinci görevimiz bölgedeki vatandaşlarımızın arasındaki teröristleri temizlemektir. Bizim vasıtalı iletişime ihtiyacımız yok. Millet bölgeden seçilen milletvekillerine destek verdi, onlar bu desteği istismar ettiler. Terör örgütünün dümen suyundan kurtulamadılar. Baskısına karşı baş kaldıramadılar. Teröriste, terörist diyemediler. Teröre terör diyemediler, diyemezler. Çünkü diyet borçları var. Onun için bölgedeki Kürt vatandaşlarımızın onlardan bir beklentisi kalmadı” diye konuştu.

    “TÜRK MİLLETİ BASİRETLİDİR”

    Halkların Demokratik Partisi’nin 7 Haziran genel seçimlerinde söylediklerinin tatlı masal olduğunu 8 Haziran’da milletin gördüğüne işaret eden Yıldırım, “Türk milleti basiretlidir, bugüne kadar yanlışları düzelterek gelmiştir. Millet dedi ki ‘biz ne yaptık?’ Biz bunlara güvenerek ne yaptık? Birisi sağa birisi sola gidiyor biri yukarıya doğru gidiyor. Millet doğruyu kısa sürede gördü hemen ibreyi 1 Kasım’da düzeltti. Siyaset tarihinde 5,5 ayda seçmen kanaatinin bu kadar keskin değiştiği bir vaka yoktur. Ne dediler uzmanlar, ‘Erdoğan bir siyaset sihirbazı.’ Onların bilmedikleri bir şey, Erdoğan sihirbaz değil, siyaset ustasıdır” dedi.

    “TERÖR TAKVİYELİ PARTİ İLE ANA MUHALEFET AYNI TELDEN ÇALIYOR”

    Terörle kararlı bir mücadeleleri olduğunu ve milletin arkasında olduklarını kaydeden Yıldırım, yüzde 70 üzerinde destek olduğunu belirtti. Terörü Türkiye gündeminde en alt sıralara indirmeye kararlı oldukların belirten Yıldırım, “Biz bu mücadeleyi yaparken ana muhalefet partisine ne demeli? Her şey ortada. Bugün mecliste operasyonlar konuşurken bakıyorsun terör takviyeli parti ile ana muhalefet partisi aynı telden çalıyor. İzmirliler bunu lütfen not edin. Sizin Atatürk’ün partisi diye yıllardır desteklediğiniz ana muhalefet partisinde bazı sözcüler teröriste şehit diyebiliyor. Hendekleri kazanlara, çukur kazan arkadaşlar diyebiliyor. Bu ülkenin birliği, kardeşliği, bağımsızlık için canınını ortaya koyan o şehitlerimiz bizim baş tacımızdır” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN GÜCÜNÜ SINAMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Ortadoğu’daki durumu dikkatle izlediklerini, Kurtuluş Savaşı öncesi Osmanlı sonrası ‘karmaşık bir ortam oluşur mu’ diye dikkatle izlediklerini ifade eden Yıldırım, Rusya ile yaşananların, Suriye’deki meydana gelen olaylarla Türkiye’nin gücünü sınanmaya çalışıldığını ifade etti. Yıldırım, şöyle devam etti: “Onlara Recep Tayyip Erdoğan’ın sesiyle ‘Dostluğumuz ne kadar kıymetli ise düşmanlığımız da o kadar şiddetlidir’ diyorum. Dostluk esastır. Barış esastır, kardeşlik esastır. Ama bu mübarek topraklara kim göz dikerse onun da cevabı en şiddetli şekilde verilir. Bu bayrak bu şekle kolay gelmedi, bir anlamı var. Rengi şehit kanlarında oluşuyor, bu bayrağın hilali Türk milletinin bağımsızlık sevdasıdır, yıldızı her bir şehidimizi temsil eder. Bu bayrağı sonsuza kadar en yükseklere çıkarmaya 78 milyon vatan evladının rüyasıdır, hedefidir.”

    Ana muhalefetin iktidarın alternatifi olduğunu belirten Yıldırım, bu yüzden CHP’nin terörün değil Türkiye’nin yanında olduğuna dair duruş sergilemeleri gerektiğini vurguladı.

    “ABD’NİN YAPACAĞI BİR ŞEY YOK, KILAVUZLARI KARGA”

    Amerika Birleşik Devletleri’ni de eleştiren Bakan Yıldırım, şunları söyledi: “Başkanlık sistemi gereklidir. Biz bunu deyince ‘Türkiye bölünecek’ diyorlar. O Amerika. Amerika’dan bize ne? Onlar işine baksın. Onlar bu bölgede olayları düzgün görseydi Irak, Suriye, Mısır, Libya, Yemen bu hale gelmezdi. Onların bölge için yapacakları bir şey yok. Çünkü kılavuzları karga. Onun için fazla bir şey beklemeyelim. Biz bu bölgenin teminatıyız, bu mübarek topraklara gözü gibi bakmasını bilir, planları tezgahları tersine çevirmesini de elbette bilir.”

    “NEREDEN DARBE YİYECEĞİZ DİYE ZAMAN KAYBETMEYELİM”

    Başkanlık sistemi ile ilgili de açıklamalarda bulunan Binali Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Derde devadan gayrı Anayasada her şey var. Vatandaşın beklentisi derdine devadır. Biz milletimizin bizden beklediği işleri yaparken bir de sağımıza, solumuza arkamıza önümüze bakarak nereden darbe yiyeceğiz diye zaman kaybetmeyelim. Milli iradeyi en üst irade yapalım. AK Parti bütün vesayetleri kenara itmedi mi? Artık bu bundan sonra da gelecek nesiller acaba ne olacak, darbe mi olacak, yargı darbesi mi olacak, istikrarsızlık mı olacak diye düşünmesinler. İşi hiç oraya buraya çekmeye lüzum yok. Belediye başkanını düşünün. Türk demokrasisi yıllardan beri belediye başkanı seçiyoruz, meclisi de seçiyoruz. Ama ayrı ayrı işte başkanlık da bu. Başkan kendi yönetimini kuracak, mecliste onu denetleyecek. 5 sene geçti memnun değilsiniz, değiştirirsiniz. Ama ne olacak? Koalisyon diye bir şey olmayacak. Sürekli istikrar olacak. Bürokrasinin, yargının zaman kaybetmesine izin vermeyeceksiniz. Bunu diktatörlüğe götürmek, ülkenin bölünmesine taşımak bilgisizliktir değilse de art niyettir.”

    Yıldırım başkanlık sistemi ile ilgili bilgilendirmenin artmasıyla desteğin de arttığını ve şu an destek verenlerin yüzde 55 olduğunu kaydetti.

    “HAYIR’CILAR KAYIĞINA BİNMİŞ DURUMDALAR”

    Muhalefet partilerini de eleştiren Yıldırım şöyle konuştu: “Hayır’cılar kayığına binmiş durumdalar. Millet de izliyor. Ey arkadaşlar siz milletin istediğine karşı koyabilir misiniz? Millet tamam dedi mi siz ne derseniz deyin vız gelir. 367’yi icat ettiniz ne oldu? Doğrudan cumhurbaşkanlığı seçilme kararı verildi mi? Bu başkanlık sistemini millet vekil tayin ettiklerinin yapmadığını görürse vallahi de billahi de kendisi yapacak. Bakın, millet bize vekalet veriyor. Milleti kızdırmayalım. Millete yeni bir zahmet yüklemeyelim. Her seferinde siyasetin yanlışlarını millet mi düzeltecek. Ne istiyorsunuz bu milletten? Niye yan çiziyorsunuz? Uzlaşma komisyonu var. Konuşun, uzlaşın milleti bu yükten kurtarın. Yoksa millet sizden kurtulmanın yoluna bakacak.”

    “BİZİ ATATÜRK TESTİNE TABİ TUTMUŞLARDI”

    Binali Yıldırım geçtiğimiz dönemlerde kendisine yönelik Atatürk posterini indirttiği iddialarını hatırlatarak, “Torbalı’da bizi Atatürk testine tabi tutmaya çalıştılar. Şimdi içerisinde bulundukları durum yürekler acısı. Atatürk posteri yerlerde bu işe isyan edenlerin kafasını koparıyorlar. İşte ana muhalefetin durumu ortada. Değerlerimize sahip çıkacağız. Hiç kimsenin bu ülkenin, bu milletin tekeline almasına asla izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    “ECEVİT’İN VASİYETİNİ TUTTULAR, KÖY KENT YAPTILAR”

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İzmir Milletvekili Necip Kalkan’ın İzmir için ne yapıldığını belgelerle anlattığı meclis konuşmasını hatırlatarak, “Şimdi size soruyorum, son 20 yılda İzmir’de ne değişti? Sizin hayatınızı kolaylaştıran ne yapıldı? Bir şey yapılmadı ki diye sesler duyuyorum, yapıldı diyenleri de duyuyorum. İzmirli yapılanı da kimin yaptığını da yapılamayanları da görüyor. Güneş balçıkla sıvanmaz. Biz ne değişti diye sorduğumuzda yerel yönetimler alınganlık yapıyor. ’Biz de çalışıyoruz’ diyorlar. Aslında İzmir’e haksızlık etmeyelim, değişen şeyler de var. En büyük değişim rahmetli Bülent Ecevit’in vasiyetinin yerine getirilmesi. Neydi vasiyeti? Köy kent kurmak. Çok çalıştı, örnek projeler hazırlattı ama sağlığında bunu başaramadı. Bizim ana muhalefet belediyeleri rahmetli Ecevit’in vasiyetini tuttular, İzmir’i köy kente çevirdiler” diye konuştu.

    “35 PROJE TIKIR TIKIR GİDİYOR, MOSMOR OLDUNUZ MOSMOR”

    İzmir’de AK Parti’nin son 13 yılda 35 milyarlık yatırım yaptığını hatırlatarak, İzmir’de 19 yıl bitirilemeyen çevre yolunu bitirdiklerini, Menemen’e kadar uzattıklarını ve yolun Çandarlı’ya kadar ilerleyeceğini kaydeden Yıldırım, “Çünkü Çandarlı’da Avrupa’nın en büyük limanını yapıyoruz, önümüzdeki aylarda ihalesini yapacağız. Aliağa’dan raylı sistemi Bergama’ya uzatacağız. ‘35 proje ne oldu’ diyenlere söylüyorum. 35 proje tıkır tıkır gidiyor. Siz mosmor oldunuz, mosmor. Bir tanesi bitti diğerleri üzerinde çalışmalar devam ediyor. Biz suya yazı yazanlardan değiliz. Biz söz verdik mi sözümüzün arkasında dururuz” ifadelerini kullandı.

    “İZMİR MİLLETVEKİLİYSE KÜFÜR SİYASETİNİ BIRAKACAK”

    AK Parti İl Başkanı Bülent Delican ise 2019 yılına kadar birçok iş yapacaklarını belirterek, “Biz siyaseti vatanı sevmekle eş tutuyoruz. Biz siyasette her zaman nezaket dilini kullanarak, insanı siyasetin merkezine koyarak vicdanlı siyaset yapıyoruz. İzmir’in AK Parti’ye ihtiyacı var. Yıllarca İzmir’de algı operasyonları yapıldı. Bu kadar algı yönetimi yaptılar, bizi de algı uzmanı yaptılar. Biz bu algıların hepsini yıkacağız. Biz İzmir’de ezber bozmaya geldik. Onların, CHP’nin İzmir milletvekili olan genel başkanları, Cumhurbaşkanımıza yakışıksız kelimelerde bulundu. Madem ki İzmir milletvekili oldu, İzmir’in ılıman iklimine uyacak, küfür siyasetini bırakacak. Ya İzmir’de İzmir diliyle konuşacak ya da buradan gitsin başka yerden milletvekili seçilsin” diye konuştu.

    “2019’DA BÜYÜKŞEHİRİ KAZANACAĞIZ”

    Delican, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun seçim zamanında gizli toplantılarda kadınlara ‘Elinizdeki ojeleri silin, makyajlarınızı temizleyin evlerdeki kadınlara ziyarete öyle gidin’ dediğini ileri sürerek, AK Parti’nin yıllardır kadınların tüm içtenlikleriyle yanında olduğunu kaydetti. Delican, 2019 yılına İzmir’de büyükşehiri kazanacaklarına da yürekten inandığını sözlerine ekledi.

    AK Parti İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık da başkanlık sistemine acilen geçilmesi gerektiğini ve sisteme geçilmesiyle ekonomide bile 6 ay sonra büyük bir hareketlenme görüleceğini ifade etti.

    Programın sonunda sertifika ve fidan sunumu takdimi yapıldı.

  • Altın Sıvının Kalitesi İçin 24 Saat Çalışıyorlar

    Türkiye’nin en fazla zeytin ağacı varlığına sahip illerin başında gelen Aydın’da zeytinyağı fabrikaları altın sıvı olarak tabir edilen zeytinyağının kalitesi için 24 saat çalışıyor. Yağın kalitesi için günlük sıkım yapmaya özen gösterdiklerini belirten zeytinyağı fabrikası işletmecilerinden Salih Kahraman, “Zeytinyağının kaliteli olması için sıkımları işlenen zeytinleri en kısa sürede yapmaya çalışıyoruz” dedi.

    Zeytin rekoltesinin bu yıl ciddi miktarda düşük olmasına rağmen Köşk ve çevresinde son yıllarda gerek dikilip yetiştirilen gerekse aşılanarak verim yapan ağaç sayının artması sayesinde önemli ölçüde zeytin hasat edildiğini belirten Köşk Uzundere mahallesindeki zeytinyağı fabrikası işletmecilerinden Salih kahraman, gerek bilinç düzeyinin artması gerekse teknolojiye ayak uydurulması ile zeytinyağında kalitenin arttığını söyledi. Rekolte düşüklüğüne rağmen ürünlerin kaliteli olduğunu belirten Kahraman, “Eskiden zeytin toplama işi uzun sürer, sıkım işlemi de bir bahçenin tamamı işlendikten sonra yapılırdı. Şimdi çırpma makineleri sayesinde hem günlük hasat edilen zeytin miktarı arttı, son sistem sıkma makineleri ile de sıkım işlemi de daha kolay ve seri hale geldi. Zeytinyağının kaliteli olması için belli şartlar var. Bunlardan en önemlisi hasat edilen zeytinin bekletilmeden sıkılıp yağının çıkarılmasıdır. Bizler de üreticinin hasat ettiği zeytini en kısa sürede sıkıp en kaliteli yağın elde edilmesi için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

    “ARTAN FİYATLAR YÜZ GÜLDÜRDÜ”

    Sağlığa olan faydalarının anlaşılması ile zeytinyağının kıymetinin daha çok anlaşıldığını belirten Köşklü üreticilerden Okan Kılınç, “Kısa süre öncesine kadar zeytinyağının kilosu 4-5 TL idi. Gerek Akdeniz ülkelerindeki rekolte düşüklüğü gerekse faydasının her geçen gün daha çok anlaşılması ile zeytinyağı anca hak ettiği fiyatı buldu. Şu anda 5 asit zeytinyağı 10 TL civarında cizemlik zeytinyağları ise 13 TL civarında toptan satılıyor. Ürün para edip emeğinin karşılığını alan üretici de kaliteyi yakalamak için daha çok özen göstermeye başladı. ” diye konuştu.

  • Bakan Ala: “Çocukları Alıp Götürüp Terörist Yapıp Çukurların Altına Gömmeye Çalışıyorlar”

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, üst üste reformlar yaptıklarını söyleyerek, “Diğerleri ne yapıyor? Çocukları alıp götürüp terörist yapıp çukurların altına gömmeye çalışıyorlar” dedi.

    Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen İçişleri Bakanı Efkan Ala ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, valilik ziyaretinin ardından AK Parti Van İl Başkanlığı’na geçerek partililerle bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Ala, “Biz birlikte büyük tarih inşa ettik. Biz bu kadar güzel ülkemizi birlikte mi demokratikleştiremeyeceğiz, kalkındıramayacağız. Allah’ın izniyle önümüzdeki meseleleri bize yakışan bir vakarla çözerek yolumuza devam edeceğiz. Kimse heveslenmesin. Türkiye’de uzun dönemdir bir mücadele yürüyor. Yürüyen mücadele millete hizmet etmek isteyenlerle millete eziyet etmek isteyenlerin mücadelesidir. Bir zamanlar başkaları dilimizin, kültürümüzün önüne engeller koydu, yasakları kaldırdık. Şimdi başka eşkıyalar, teröristler bu kez gelişmemizin önüne çukurlar kazmaya çalışıyorlar. Bunu da çözeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    Eşkıyaların olduğu yerde hizmetin olamayacağını dile getiren Bakan Ala, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bir siyasi partinin üyeleri olarak bir aradayız, millete hizmet edelim diye. Sandıktan çıkan milleti yönetecek. Adam sandıktan çıkmamış zorla ‘milleti yöneteceğim’ diyor. O zaman devletin eli ortaya çıkar. Kamu düzeni sağlanacak. Eşkıyaların olduğu yerde hizmet olamaz. Millet oy verirken hizmet bekliyor. Biz hükümet olarak Van’a 2015 yılında Büyükşehir Belediyesi’ne 386 milyon lira göndermişiz. Denizli’ye 347, Malatya’ya 276, Erzurum’a 381, Sakarya’ya 276, Trabzon’a 250 milyon. Ne yaptın? Sende sandıktan belediye yetkisi aldın ne yaptın? ‘Öz yönetim’ diyor. Daha sandıktan gelen yönetimle ne yaptın, daha fazlasını istiyorsun? Çukur yaptın, hizmet etmedin.”

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne gönderilen paraya da değinen Ala, “Diyarbakır’a daha fazlası gitmiş, 489 milyon. Karşılığında ne var? Çukur, bu paranın karşılığında. Sur, dünyanın en güzel yerlerinden biri. Her bir taşıyla konuşabilirsiniz. İnsan huşuyla dolaşır içinde. Her bir cami, kültürel eseri dile gelir ve size tarihinizi anlatır. Böyle güzel bir yere ne yaptın? Çukur kazdın. Bu bir siyaset değil, bu bir iş değil. Milletimize yazıktır. Neden eziyet ediyorsunuz, hizmet edin eziyet yerine. Bizim bu kadar parayı gönderen merkezi hükümetin temsilcileri var. Büyükşehir meclisinde geçen ay üyelerimize hakaret ediliyor. Herkes haddini bilsin. Hizmet yapacaksınız, saldırmayacaksınız, eşkıyalık yapmayacaksınız. Devletin kurallarına uyacaksınız. Bizler bugüne kadar çok çetelerle uğraştık. Birçok çeteyi tarihin çöplüğüne attık. Bunların da hakkından gelecek bu millet. İki şeyden vazgeçmeyiz. Birisi demokrasi. Geliştireceğiz ve Türkiye’yi ileri demokrasiye kavuşturacağız. Bu demokratik reformları sizler için yapıyoruz, teröristler için yapmıyoruz. Terörün topraklardaki etkisini yok edinceye kadar mücadele edeceğiz. Bundan geri durmayacağız, hiçbir kardeşimizi terör örgütünün inisiyatifine terk etmeyiz. Burada kimse İslam’ın herhangi bir kuralını ortadan kaldırmaya çalışmasın, buna kimsenin gücü yetmez. Çocuklarımız hep birlikte bu Türkiye’nin inşasına katkıda bulunacaklar. Bizim derdimiz ne, bunların derdi ne. Bırakın çocuklar okullarına gitsinler, okuyup istedikleri meslekleri yapsınlar. Neyi istiyorlarsa onu yapsın. Biz AB ile vize müzakerelerini yapıyoruz. Üst üste reformlar yapıyoruz. Diğerleri ne yapıyor, çocukları alıp götürüp terörist yapıp çukurların altına gömmeye çalışıyor. Demokrasimizi çukurlara gömmeye çalışıyor. Hizmetlerin kime ne zararı var? Türkiye’de öyle bir standart yakalandı ki her şey konuşulup tartışılıyor” ifadelerini kullandı.

    Bakan Binali Yıldırım ise, kadim tarihimizin en önemli yerlerinden biri olan Van’da olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “İçişleri Bakanımız ve milletvekillerimizle birlikte buradayız. Van’ın meselelerini ve geleceğini konuşacağız. Sonra Van denizinde bir kuğu gibi hizmeti sabırsızlıkla bekleyen ve bir seferde 10 bin 500 ton yük taşıyacak feribotu da Van iskelesinin yanında inceleyeceğiz. Bu deneme çalışmalarını yerinde göreceğiz. 40 yılı aşkın süredir hizmet veren feribotları da emekli edeceğiz” dedi.

    Hükümetleri döneminde yapılan yatırımlara değinen Yıldırım, şöyle dedi:

    “Van, AK Parti iktidarı için ne anlama geldiğinin bilinmesi lazım. Biz yaptıklarımızı çok daha gür sesle anlatmamız lazım. Yıkanlar yapanlardan daha baskın hareket etmemelidir. Yerel yönetimlere ne kadar para aktarıldı, ne kadarı hizmete dönüştü. AK Parti iktidarı öncesinde Van iline yapılan yol yatırımlarının tutarı 132 milyon. AK Parti’den sonraki 10 yılda ise 2 milyar 750 milyon lira. Van’ın her tarafı bölünmüş yollarla donatılmış. Yolları bölüyoruz; gönülleri, hayatları birleştiriyoruz. Bazıları milleti bölmeye çalışıyor, AK Parti milleti birleştiriyor, farkımız bu. Çevre yolu demek kentin geleceğini inşa etmek demektir. Bu yerel yönetimler çevre yolunu planlarına işleyecekler. Çevre yolu kentin 50 yılını görerek yapılacak bir proje. Belediyeden beklediğimiz bu yolun planlara işlemesidir. İşlemiyorsun, sonra orada burada ‘yapılmıyor’ diyeceksin. Belediye devletten bu kadar kaynak kullanıyorsa görevini yapmak zorunda. Yapmazsa gereği de yapılır. Bunu herkesin bilmesi lazım. Belediye zaman kaybetmeden bu yolu planlara işlemelidir. Yapanla yapmayan aynı muameleyi görmemeli. Kim Van’ın geleceği için çalışıyor, kim geri kalmasına neden oluyor, bunu iyi anlatmamız lazım. 41 kilometre yol yapıldığında Van’ı kuşatacak kent içindeki trafik sıkışıklığı ortadan kalkacak. Bunu istememelerinin ardında başka nedenler var. Terör sömürüsünün devamı için geciktiriyorlar. Bu Van’a iyilik değildir. Van-Hakkari yolu projemiz var. Ama orada bizi engellediler. Makineleri yaktılar, tehdit ettiler. Biz tehdide pabuç bırakmayız. Orada 6 kilometrelik tünel yapıyoruz. O yolu da yapacağız. Hiç kimsenin bu projeyi engellemesine azla izin vermeyeceğiz. Bir proje de Van’ı Habur’a bağlayacağız. Van-Şırnak- Habur yolu düşük standartta bir yol. 305 kilometreye düşürüyoruz. Şimdi ayrıca 15 tane daha projemiz var. Bunlarda devam ediyor ve edecek. Herkes ayağını denk alsın, hesabını yanlış yapmasın. Van’ın doğuda parlayan bir yıldız olmasını asla kimse engelleyemez. 2003 yılında Van’da 3 bin 180 uçuş var ve 144 bin yolcu gelmiş. Şimdi ise 11 bin 263 uçuş, 1 milyon 400 bin yolcu sayısı olmuş. Bugün Van’dan İstanbul’a, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana’ya her gün uçuşlar var. Bugün aramıza fitne sokmaya çalışanlar şunu asla ve asla akıllarından çıkarmasınlar. Bu millet nasıl İstiklal Savaşı’nda Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle bir ve beraber olduysa bundan sonra da aynı şekilde beraber olmaya devam edecek. Sizin desteğinizi arkamızda hissettiğimiz sürece bu mücadele hız kesmeden sürecek. Terörle mücadele Türkiye’nin gündeminden birinci sıradan 10. sıraya gerileyinceye kadar bu mücadele devam edecek. Artık gençlerimiz, kadınlarımız terörle yaşamak istemiyor, daha güzel geleceği konuşmak istiyor.”

    AK Parti Van Milletvekili Beşir Atalay ise, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 12 Şubat Cuma günü Van’ı ziyaret edebileceğini belirterek, “Bu şekilde Van daima hükümetimizin gündemindeki en önemli illerden biri olacak. Van’da hayırlı işleri başarmış olacağız” şeklinde konuştu.

  • Ağır Arama Kurtarma Sınıfına Girebilmek İçin Çalışıyorlar

    Sakarya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü personeli INSARAG harici sınıflandırmasına katılabilmek ve ağır arama kurtarma ekibi sınıfına girebilmek için çalışmalarını sürdürüyor, sorumluluk alanı bölgelere ise eğitim veriyor.

    Sakarya AFAD, Afrika, Avrupa ve Ortadoğu bölgesinde 32, Amerika bölgesinde 7, Asya ve Pasifik bölgesinde 12 olmak üzere toplam 51 ülkeden en az 7 bin 369 personel ile 81 üyesi bulunan Birleşmiş Milletler kuruluşu olan International Search and Rescue Advisory Group (INSARAG) harici sınıflandırmasına katılabilmek ve ağır arama kurtarma ekibi sınıfına girebilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca sorumluluk alanı iller arasında olan Bolu, Bartın, Düzce, Zonguldak, Karabük ve Kocaeli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü personellerine de İNSARAG standartları eğitimleri veriliyor.

    3 ayrı grup halinde toplam 80 personelin katılımlarıyla yapılan eğitimler, değerlendireme sınavı ile sona erdi.

  • Daha Yeşil Bir Turgutlu İçin Çalışıyorlar

    Turgutlu Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı fidanlık ve şantiyeyi ziyaret eden Turgutlu Belediye Başkanı Turgay Şirin, “Hedefimiz her zaman olduğu gibi ilçemizin dört bir yanındaki mevcut yeşilliği korurken, yeşil alanları da arttırmak ve betonun soğuğuna karşı yeşilin ferahlığını halkımıza hissettirmektir” dedi.

    Turgutlu Belediye Başkanı Turgay Şirin, Park Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı fidanlık ve şantiyeyi ziyaret ederek çalışmalar hakkında Park Bahçeler Müdürü Önder Pala’dan bilgi aldı. Mevsimlik çiçeklerin üretildiği aynı zamanda usta ellerden çıkarak halkın kullanımına sunulan kamelya, piknik masası ve oturma banklarını inceleyen Başkan Şirin, kış mevsimi hazırlıklarını yerinde inceledi. Turgutlu’nun dört bir yanındaki park ve bahçelere ekilen çiçeklerin üretim merkezi fidanlıkta, ilçenin estetik açıdan güzelliğinin muhafaza edilmesi ve görsel açıdan daha da güzel bir ilçe oluşturma çabasından dolayı Park Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı tüm ekibi kutlayan Başkan Şirin, “Kendi kendine yeten bir belediye olarak şantiyemizdeki üretimimiz de tüm hızıyla devam ediyor. Burası yaklaşık 55 bin adet mevsimlik çiçek, 45 bin adet çalı türü bitki, 100 bin adet de ağaç türü fidan üretimi yapabilme kapasitesine sahip. Hedefimiz her zaman olduğu gibi mevcut yeşilliği korurken, yeşil alanları da arttırarak, betonun soğuğuna karşı yeşilin ferahlığını halkımıza hissettirmektir. O açıdan fidanlığımız da halkımıza temiz bir nefes aldıran her türlü bitkinin üretim merkezi olarak bizler için önemli bir birimdir. 2016 yılında da ilçemize yeni parklar kazandırarak çocuklarımıza ve ailelerimize yaşam alanları kazandırmaya da devam edeceğiz. Yoğun çalışmalarımızla görsel açıdan çok daha keyif ve huzur veren bir ilçe oluşturma hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum” dedi.

    Turgutlu’daki pek çok okul ve kurumun boya işlemlerini yaparak beğeni toplayan boya atölyesini de ziyaret eden Başkan Şirin, piknik masası, kamelya ve oturma bankı üretiminin yapıldığı alanları da inceleme fırsatı bularak çalışan personele kolaylıklar diledi.