Etiket: Çalışıyorlar

  • Daha temiz bir İzmit için hiç durmadan çalışıyorlar

    İzmit Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, “Daha temiz bir İzmit için” sloganıyla 7 gün 24 saat boyunca görev başındalar.

    İzmit’te temizlik ekipleri, 7 gün 24 saat çalışmalarını sürdürüyor. ’Daha temiz bir İzmit için’ sloganıyla özveriyle çalışan ekipler tarafından çöpleri toplanan sokaklar tazyikli suyla yıkanıyor. Gündüz 8, gece de 3 araçla göreve çıkan ekipler, cadde ve sokakları tazyikli suyla yıkıyor. Çalışmaları hakkında bilgi veren yetkililer, “Çalışmalarımızı sadece 52 mahallede değil 50 köyde de sürdürüyoruz. Gündüz 26, gece de 9 olmak üzere 35 adet çöp toplama aracı ve 105 personel ile günde ortalama 320 ton evsel atık topluyoruz. Bütün çabamız daha yaşanabilir bir İzmit içindir” dediler.

    Öte yandan yetkililer, vatandaşları çöp konteynerlerine atılan poşetlerin ağzı kapalı olması konusunda dikkatli olmaları gerektiğini dile getirdiler.

  • Kaçarak evlendiler, tek halıyla yaşama tutunmaya çalışıyorlar

    Diyarbakırlı Raif ile Tekirdağlı Seher, İstanbul’da tanışarak birbirlerine aşık oldu. Kızın ailesinin evliliğe karşı çıkması nedeni ile kaçmaya karar veren çift, Diyarbakır’a yerleşti. Yaklaşık 3 aydır geldikleri Diyarbakır’da kiraladıkları evlerinde bir kilim birkaç yatakla hayatta kalmaya çalışan genç çift, yetkililerden yardım bekliyor.

    Diyarbakırlı Raif T., yaklaşık 4 yıl önce çalışmak için memleketi Diyarbakır’dan İstanbul’un yolunu tuttu. Burada birçok işte çalışan Raif T., en son çalıştığı bir kafede Seher A. ile tanıştı. Bir süre görüşen ikilinin arasındaki samimiyet bir adım ilerleyerek aşka dönüştü. Aşklarını evliliğe dönüştürmek isteyen ikili evlenmeye karar vererek durumu ailelerine bildirdi. Raif T.’nin ailesi kız istemek için hazırlıklar yaparken Seher A.’dan gelen haberle yıkıldı. Seher’in ailesi, kızlarının evlenmelerine müsaade etmeyerek erkek tarafının gelmesini istemedi. Bir süre düşünen Raif T. ve Seher A., daha sonra kaçma planları yapmaya başladı. 27 yaşındaki Raif T., 26 yaşındaki Seher A. ile yaklaşık 3 ay önce kaçarak Diyarbakır’ın yolunu tuttu. Burada bir ev kiralayarak hayatlarını devam ettirmeye çalışan çift için her şey çok güzel ilerlemedi. Bir türlü iş bulamayan Raif T. eşiyle birlikte kiraladıkları evde bulunan tek halı ve birkaç yatakla yaşama tutunmaya çalışıyor.

    Kızın ailesi ikna olmadı, çift kaçmaya karar verdi

    Yaşadıkları ile ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Raif T., daha önce İstanbul’da tesisat işi yaptığını, ardından çay ocağı işlettiğini söyledi. İstanbul’da yaklaşık 4 sene kaldığını kaydeden Raif T., “Ben çay ocağı işletiyordum İstanbul’da eşim de çay içmeye geliyordu ve görüşmemiz oldu birkaç defa. Oturduk konuştuk, sohbet ettik. Yaklaşık 3 sene sonra ise evlenmeye karar verdik. Eşimi ailesinden istedik fakat aile, bize kızlarını vermedi. Aile bunu bir türlü kabullenmedi. Bu nedenle biz de kaçmaya karar verdik, eşimle 3 ay önce kaçtık ve Diyarbakır’a geldik. Burada biraz sıkıntılarımız var, mücadele ediyoruz. Maddi sıkıntılarımız var. İş bulamıyorum, yetkililerden yardım bekliyorum. Ben para istemiyorum, iş istiyorum. Bu süreçte bize yardım edilmesini istiyorum. Evimizde hiçbir şey yok, bir halı, battaniye ve döşek var. Sesimizi duymalarını bekliyorum” dedi.

    “Eşimi çok seviyorum, ona güvenerek kaçtım”

    Daha sonra konuşan Seher A. ise eşiyle İstanbul’da tanıştığını söyledi. Eşiyle birbirlerini sevdiklerini aktaran Seher A., “Yaklaşık 3 yıl sonra evlenmeye karar verdik fakat ailem bu evliliğe izin vermedi. Bu nedenle çok zorluk çektim, ailem vermeme konusunda ısrar edince biz de kaçmaya karar verdik. Daha önce Diyarbakır’a hiç gelmemiştim. Eşim bana anlatıyordu hep burayı ben hiç düşünmeden geldim, eşime güveniyordum. Eşim çalışmıyor, evimizde hiçbir eşya yok neredeyse. Ben tek evde kalamıyorum, bu süreçte yetkililerin bizlere yardım etmelerini istiyoruz. Biz kimseden para istemiyoruz, iş olursa ikimiz de çalışırız” diye konuştu.

  • “Halkı, belediye ile karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar”

    Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, şehirde temizlik işlerinde çalıştırdığı işçilerin maaşlarını geç ödeyen şirket ile 29 yıllığına imzalanan sözleşmesinin feshi için açtıkları davanın sonuçlanmak üzere olduğunu ifade etti.

    Başkan Saraçoğlu, Kütahya Belediyesi ve ilçe belediyelerince oluşturulan Katı Atık Yönetimi Birliği (KÜKAB) üzerinden 2013 yılında yapılan ihale sonucunda 29 yıllığına anlaşma yapılan bir şirketten il genelinde çöp toplama hizmeti alındığını dile getirdi.

    “İşçi kardeşlerimizin hak ve hukuklarını korumak bizim görevimiz”

    İşçilerin maaş ve özlük haklarının korunması için şirketi uyardıklarını ancak sözleşmeden dolayı bu yönde yaptırım uygulayamadıklarını anlatan Başkan Kamil Saraçoğlu, “Maaşlarını zamanında alamayan işçi kardeşlerimizin hak ve hukuklarını korumak bizim görevimiz. Biz belediye ve KÜKAB olarak onların mağdur olmasına asla müsaade etmeyiz. Ancak, söz konusu şirketle imzalanan imtiyaz sözleşmesine işçi haklarını koruyan bir madde konulmamış. Biz göreve geldikten sonra şirketten işçi haklarının korunmasına yönelik yazı almaya çalıştık. Maalesef şirket bu yazıyı bize vermedi” şeklinde konuştu. Başkan Kamil Saraçoğlu, taşeron işçilerin kadroya alınma sürecinde şirketteki işçilerin de belediye bünyesine alınması için mücadele ettiklerini ama başarılı olunamadığını hatırlattı.

    “29 yıllığına imzalanan sözleşmenin feshi için dava açtık”

    Şirketin sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle 29 yıllığına imzalanan sözleşmenin feshi için dava açtıklarını vurgulayan Başkan Saraçoğlu, “Şirket sözleşme imzalandıktan sonra 30 ay içinde 5 MW çöpten elektrik üretecek tesisi kurması gerekiyordu. 2016 yılının Haziran ayından itibaren faaliyete geçecek tesisle KÜKAB’a gelir elde edilecekti. Bunu yapmadılar ve yapmamaya devam ediyorlar. Sözleşme gereği tesis yapılmayınca 29 yıllığına imzalanan sözleşmenin feshi için Temmuz 2016’da hukuki işlemlere başladık. Mahkeme devam ediyor ve KÜKAB’ın lehine ilerliyor. Yakın zamanda inşallah sonuçlanacak” diye konuştu.

    “Bu şirket 15 araçla çöp toplamaya çalışıyor”

    Şirketin belediyeler ile halkı karşı karşıya getirmeye çalıştığını dile getiren Saraçoğlu, “Çöp toplama işini şirkete vermeden önce Kütahya Belediyesi 26 araçla çöp toplarken, bu şirket 15 araçla çöp toplamaya çalışıyor. İlçelerimizde de durum aynı. Kullandıkları araçlar eski ve çöp sularını sızdırarak şehri kirletiyor. Bu nedenle çevreyi temiz tutamıyoruz. Yıkama araçlarını çıkarıp, onların kirlettiği yerleri temizlemek zorunda kalıyoruz. Çöp toplamayla ilgili birçok sıkıntı yaşatarak Kütahya halkını belediyelerle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Kütahya halkından biraz daha sabretmelerini istiyoruz” dedi.

    “573 bin kişinin hakkını kimseye yedirmeyiz”

    Kütahya halkının hakkını hukukunu korumak zorunda olduklarını söyleyen Saraçoğlu, “Başkanlığımız gitse dahi hangi şirket olursa olsun Kütahya’da yaşayan 573 bin kişinin hakkını kimseye yedirmeyiz. Beni daha önce, ’Başkanlığın gider, başkan olamazsın’ şeklinde tehdit ettiler. Ama biz bu durumlara asla pabuç bırakacak değiliz” ifadelerini kullandı.

    Kamil Saraçoğlu, ayrıca sorumluluklarını yerine getirmediği için şirkete yüklü miktarda ceza kestiklerini sözlerine ekledi. (EFE)

  • Mete Yarar: “Türkiye’yi parayla terbiye etmeye çalışıyorlar”

    SAMSUN (İHA) – Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, Samsun’da gerçekleştirdiği bir programda, “2003 yılında adamlar ne diyorlardı? ’Biz sizi parayla terbiye etmesini biliriz.’ Bugün de aynı şeyi yapıyorlar. Parayla Türkiye’yi terbiye etmeye çalışıyorlar” dedi.

    Samsun’da Atakum Belediyesi ve Aydınlar Ocağı tarafından, “Günümüz Güvenlik Stratejileri ve Türkiye’nin Güvenliği” programı düzenlendi. Programa konuşmacı olarak katılan Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, önemli bilgiler paylaştı. Türkiye’yi hiçbir şekilde bölemediklerini dile getiren Yarar, “Dış güçlerin tek bir silahı kaldı o da ekonomi. Bazı şeyler konuşuluyor. Bu ülke batar deniliyor ve o şeylere inanılıp arkasından da kendi ayağımıza sıkıyoruz. Yalanın nereden ve nasıl çıktığını biliyoruz. Şu bir gerçek. Sıkıntı var mı var. Ekonomik olarak da bir daralma var. Ama bu batacağımız anlamına mı geliyor. Hayır. Dünyada da bütün para birimleri değer kaybediyor. Ama kimseden ben ‘biz batıyoruz, bu memleketi terk edelim’ lafını duymadım. Bizim içimizdeki adamların bir kısmının bu şekilde ülkenin batacağından bahsetmesini siz ne şekilde anlarsınız, ben açık ve net söylüyorum. Bu asimetrik savaşın devamı. Adı net. Asimetrik savaşın 5 tane ana parametresi var. Bunlardan bir tanesi de ekonomik savaş. Çünkü çok rahatlıkla yaparsınız. Masada olmasa bile ekonomide kaybedip kaybetmeyeceğimizi göstereceğiz” diye konuştu.

    “Bu ülke kuşatılacak kadar dar bir alanda değil”

    Bir ülkenin uzun süre kuşatılamayacağına dikkat çeken Mete Yarar, “Bu ülke kuşatılacak kadar dar bir alanda değil. Bu ülkenin sınırını sorarsanız kimse tarif edemez. Bunu Amerikalısı da Çinlisi de Rus’u da söylüyor. Türkleri tarif edin diye soruluyor onlara, diyorlar ki Türklerin sınırlarını tarif edemem. Sayısını soruyorsun onu da söyleyemiyorlar. Türkler aynı zamanda Müslümanlığın en sevdiği millet diyorlar. İşgal edilemeyecek kadar büyük bir ülkeyiz. Yenilemeyecek kadar da güçlü bir ülkeyiz. Nerede kaybediyoruz? İş dövize geldiğinde kaybediyoruz. Büyüyoruz büyüyoruz bir döviz kuruyla bir kaybetmeye başlıyoruz bir tokat yiyoruz dövizden sonra aşağıya düşüyoruz. Buna büyüklerimiz çare bulmak zorunda. Fikren de biz bulmak zorundayız. Başka çaresi yok. Hatırlarsanız 2003 yılında adamlar ne diyorlardı? ’Biz sizi terbiye etmeyi biliyoruz.’ Neyle terbiye etmeyi biliyorlar, tabii parayla. Bugün de aynı şeyi yapıyorlar. Parayla Türkiye’yi terbiye etmeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

  • Düzce Ağız ve Diş Sağlığı merkezi özel hastane gibi çalışıyorlar

    Düzce Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi özel hastane gibi çalışıyor. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görevli doktorlar, diş hekimine gitme korkusu olan çocukları motive etmek için “Cesaret Diploması” ile ödüllendiriyorlar.

    Düzce Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı olarak hizmet veren Düzce Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, çalışmaları ile göz doldurmaya devam ediyor. Diş çekimleri ve diş tedavilerinde hastalar formlar sayesinde tedavilerinin aşamaları hakkında rahatça bilgi alabiliyorlar.

    Özellikle çocuk pedodontisi konusunda ileri seviyelere giden Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ne gelen ve diş hekimi korkusu olan çocuk hastalar öncelikle motive edilmek amacı ile diş hekimi tarafından kısa bir ön konuşmaya tabi tutuluyorlar. Ardından çizgi film kahramanlarından oluşan diş koltuklarına oturan çocukların diş tedavileri rahatça yapılabiliyor. Tedavi sonrasında ise yine diş hekimi korkusu olan çocuklara “Cesaret Diploması” adı altında bir diploma verilerek, diş hekimi korkusu tamamen ortadan kaldırılmaya çalışıyorlar.