Etiket: çalışanlar

  • Başbakan Yıldırım: “Bu hareketin içine nifak sokmaya çalışanlar Türkiye’ye zarar veriyor”

    Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti’nin bir vefa hareketi olduğunun altını çizerek, “Bu hareketin içine nifak sokmaya çalışanlar Türkiye’ye zarar veriyor” dedi.

    Başbakan Yıldırım, AK Parti Kayseri İl Başkanlığı 6. Olağan İl Kongresinde konuştu. Bıçaklı saldırıda yaralanan Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk’e geçmiş olsun dileğinde bulunarak konuşmasına başlayan Başbakan Binali Yıldırım, “Kayseri bir çok siyaset adamı yetiştirdi. Biz bugüne kadar gücümüzü hep sizden aldık. Kayseri iş yapan ile laf yapanı iyi bilir. Bizim teşkilatımızın yol arkadaşlarımızın en önemli özelliği vefalı oluşlarıdır. AK Parti aynı zamanda bir vefa hareketidir. Görevler makamlar gelir geçer. Bütün görevler bütün makamlar için, bizim için bir imtihandır. Bütün bu makamlar milletin bize emanetidir. Önümüzdeki, omzumuzdaki yük millete aittir. Bu hareketle bu partide AK Parti’de görev alan herkese, herkes millete karşı sorumluluğunun bilincindedir. Bu partide bayrak elden ele dolaşır. Bizdeki bayrak yarışı spordaki bayrak yarışına benzemez. Bizde bayrağı alan da bayrağı veren de aynı şekilde koşmaya devam eder. Bizde eskilik sadece görev tarihi itibariyledir. Bizim bütün arkadaşlarımız eskimez arkadaşımızdır. Geçmiş yıllarda görev almış arkadaşlarımız ekseriyetle burada. Kayseri’de AK Parti hareketini başlatan yol arkadaşlarımız burada. Vatanı için millet için Türkiye’nin aydınlık yarınları için koşturmaya heyecanla aşkla devam ediyorlar” dedi.

    “Bu hareketin içine nifak sokmak isteyenler aslında Türkiye’ye zarar veriyor”

    “İlk günkü gibi bugün de yan yanayız” diyen Başbakan Yıldırım, “Cumhurbaşkanımız her zaman ’AK Parti bir vefa hareketidir’ der. İşte buradaki tablo bunu gösteriyoruz. Bu hareketin içine nifak sokmak isteyenler aslında Türkiye’ye zarar veriyor. AK Parti’ye bir nifak soksak da arkasından Türkiye’nin istikrarının huzurunun bozulacağını iyi biliyorlar. İstikrarın ne anlama geldiğini Kayserililer herkesten daha iyi bilir. Kayseri istikrarın şehridir. Nifaktan ayrılıktan medet umanlar avuçlarını yalayacaklar. Bu harekette ayrıya kavgaya asla yer olmadı. Bundan sonra da yer olmayacak. 2017 ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 10’dan fazla arttı. 157 milyar doları geçti, 2017 yılında otomotiv üretimi 1 milyon 700 bine yaklaştı. Bu yüzde 20’nin üzerinde artış demektir. Sanayi üretmeye devam ediyor. Bunun istihdama yansımaları ortada. 2007-2016 yılları arasında AB’nin bütün üyelerinin 28 ülkenin oluşturduğu istihdamın iki katını Türkiye sağladı.

    AB ülkeleri arasında kadın istihdamını, iş gücünü arttıran tek ülke Türkiye olmuştur. 2017’de İŞKUR vasıtasıyla 1 milyon 57 bin yeni işe başlayanların 357 bin 210’u kadınlardan oluşuyor. Kadınlar iş hayatında daha etkin bir şekilde günden güne yerini alıyor. Tarıma verilen desteği 15 yılda 8 kat arttırdık. 2002’den önce tarıma sadece 1 milyar 800 milyon destek veriliyordu. 2018’de toplam destek miktarı 15 milyona çıktı. Türkiye tarımda ihracatçı ülkeler arasına girdi. 16 yılda tarımda ihracatımız 3.7 milyar dolardan 17 milyar dolara çıktı. Bu aydan itibaren mazotun yarısını biz ödüyoruz” ifadelerini kaydetti.

    “16 yıl boyunca Kayseri’ye 17 milyar yatırım yaptık”

    Kayseri’ye yapılan yatırımlardan da bahseden Yıldırım, “Kayseri’nin bizim iktidarımızda yeri çok önemli. Üreten ve ticareti ile göğsümüzü kabartan güzel bir şehir. Kayseri’nin zenginliği etrafındaki illerin de zenginliğidir. Biz baştan beri Kayseri’nin kalkınmadaki öncü rolünü biliyoruz. 16 yıl boyunca Kayseri’ye 17 milyar yatırım yaptık. 2002 yılında ihracatı 351 milyon dolardı, 2016 sonunda Kayseri ihracatta 1 milyar 642 milyona ulaştı. İşte Kayseri farkı bu. Kayseri’de 350 binin üzerinde sigortalı çalışan var. 30 binin üzerinde iş yeri sayısı var. 2002 yılında 3’ü kadın 246 engelli kardeşimiz istihdam ediliyordu. Bu gün 12 bin 779 engelli kardeşimize iş vermiş durumdayız. Ulaşımda, ekonomide olmazsa olmaz yollardır. Yolları böldük hayatları birleştirdik. Yolları böleriz de vatanı böldürtmeyiz. 672 kilometre bölünmüş yol uzunluğu var. 14 yeni yol projemiz tüm hızıyla devam ediyor. İnşa ettiğimiz sulama projeleri ile 355 bin dönüm araziyi su ile buluşturduk. Kayseri’ye yaptıklarımızın yanında 4 baraj daha yapıyoruz. 3 OSB bölgesinde toplam 1276 parselde 70 bin 700 kardeşimiz iş aş sahibi. Ama yetmez. Kayseri’ye 4 OSB daha yapacağız. Erciyes Master Planı kış turizmleri merkezi haline geliyor. Hava alanına 325 bin yolcu geliyordu. Geçen yıl 2 milyon 150 bine çıktı. Kayseri’ye bu terminal, havalimanı terminali yetersiz geliyor. Çok güzel bir terminal yapacağız. 250 bin metrekarelik arazide çalışmalar başladı. Bu yıl içinde inşaatı başlayacak. Hızlı tren Kayseri’ye geliyor. 28 Mart’ta ihalesi yapılıyor. Yollar kısalacak zaman kısalacak işiniz aşınız daha da artacak. YHT Kayseri’nin zenginliğine zenginlik katacak.

    Büyükşehir ve ilçe belediyelerini de tebrik ediyorum. AK Parti’nin temelinde yerel yönetimler vardır. Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında yaptığı hizmetler sonucu AK Parti bu millet iktidar yaptı. 15 yıldır AK Parti’ye desteğiniz devam ediyor” diye konuştu.

    “Bu teklifle birlikte partilerin aralarında ittifak kurmalarına imkan vermesini sağlıyoruz”

    Yıldırım, “Bizde doğusundan batısından güneyinden kuzeyinden ayrım yapmaksızın yurdun her köşesinde hizmetlerimize devam ediyoruz. Birliğimizi kardeşliğimiz daha da güçlendiriyoruz. İncesu Kayseri arasında banliyö seferleri de Nisan ayında başlıyor. Yeşilhisar Gömeç arasını da bu sene bitiriyoruz. 2019’a giderken Cumhur ittifakını sağlayacak bir yasal değişikliği MHP ile birlikte gerçekleştirmek için meclise teklif verdik. İttifakla birlikte seçime girmeyi yasaklayan hükümleri kaldırıyoruz. Bu teklifle birlikte partilerin aralarında ittifak kurmalarına imkan vermesini sağlıyoruz. Bunun en önemli sonuçlarından biri ittifaka giren partilerin baraj sorunu kalmıyor. Küçük partiler bunu bahane ediyordu. Hadi kaldırdık, girin ittifaka baraja takılmadan yolunuza devam edin. Çünkü bu durumda baraj ittifaka katılan partilerin tamamının oyunun üzerinden hesaplanıyor.

    Partilerin birinin çok az alması, diğerinin çok fazla alması bu durumu değiştirmiyor. Bu son derece önemli ve bütün oyların değerlendirilmesi, millet iradesinin sandığa yansıması demek. Ana muhalefet partisi CHP ’bu bir koalisyondur’ diyor. Bu adama biz derdimizi anlatamadık. Dört diyon dokuz diyon topluyon 30 diyon. Bunların bütün hesapları aynen böyle. Seçmen sandığa gittiği zaman oy pusulasında ittifak partilerini aynı sütunda yan yana görecek. İki partiye birden mühür vurulursa oylar ziyan olmayacak. Toplam oya ilave edilecek. Temsilde adaleti sağlayan yüzde 50’den fazla bir oyla Cumhurbaşkanı seçen bir sistem ortaya getiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ittifakın adayı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Böylece inşallah 2019’da da istikrar sürsün Türkiye büyüsün diyeceğiz” dedi.

  • Bilal Erdoğan: ”Suriyelilerle ilgili bizi yanlış yönlendirmeye çalışanlar oluyor”

    TÜGVA Yaz Okulları kapanış programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, ”Suriyeliler bizim kardeşimiz. Bununla ilgili bizi yanlış yönlendirmeye çalışanlar oluyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, TÜGVA Yaz Okulları kapanış programına katıldı. 39 İlçede 42 okulda öğrencilere eğitim veren TÜGVA Yaz Okulları’nın kapanışı Küçükçekmece Belediyesi Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen programla gerçekleştirildi. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Küçükçekmece İlçe Kaymakamı Harun Kaya, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, TÜGVA Genel Başkanı İsmail Emanet, eğitimciler ve binlerce öğrenci katıldı. Misal konseri ile başlayan program, Muhammet Ata Akdemir isimli öğrencinin Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. Ardından protokol konuşmaları yapıldı.

    “Suriyeliler bizim kardeşimiz, bununla ilgili bizi yanlış yönlendirmeye çalışanlar oluyor”

    Programda ayrıca Çizimlerle 40 Hadis Türkiye Finali yapıldı. Ardından düzenlenen bilgi yarışmasında başarı gösteren öğrencilere Kur’an-ı Kerim Rahlesi ve başarı belgesi verildi. Bir öğrencinin ’Komşusu açken tok yatan bizden değildir ’hadisini yaptığı çizimle anlatması üzerine Bilal Erdoğan, “Suriyeliler bizim kardeşimiz. Bununla ilgili bizi yanlış yönlendirmeye çalışanlar oluyor. Ama peygamber efendimiz ne diyor;’ Komşusu açken tok yatan bizden değildir’. Bu insanlar bizim komşumuz mu, bu insanlar bizim kardeşimiz mi? O zaman onlar bombalar altında sıkıntı çekerken, haksız rekabetle yüz yüze gelirken Türk milleti olarak, Anadolu insanları olarak sessiz kalamazdık ve kalmadık. Efendimizin işaret ettiği gibi hareket etmeye çalıştık. Bunun sonucunda rahmet olur, başka bir şey olmaz. Onun için ne kadar emeği geçen varsa taktir ediyor, teşekkür ediyorum. Elif Esra kardeşimize de bu hadisi hatırlattığı için teşekkür ediyorum“ dedi.

    “Dünyada çok adaletsizlikler var”

    Yaptığı konuşmasında öğrencilere seslenen TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, ”Arkadaşlar, hem iyi hem eğlenceli vakit geçirin diye TÜGVA’daki ağabeyleriniz size destek veriyor. İnsan yaradılışın en büyük mucizesidir. Dünyaya geldiğiniz zaman tertemiz ve günahsız dünyaya geliyorsunuz. Daha sonra insan yalanla tanışıyor. Bu yüzden sadece Allah’a kul olmak gerekiyor ve peygamber efendimizin yaşadığı gibi yaşamak ve örnek almamız gerekiyor.Hayatımızı onun hayatı ışığında Kur’an-ı Kerim doğrultusunda yaşamamız gerekiyor.Bizim Allah’a ihtiyacımız var bu yüzden ona layık olmalıyız.böyle yaşarsak mutlu oluruz. Dünyada çok adaletsizlikler var. Bizim ecdadımız neredir bir haksızlık varsa orada ona müdahale ederdi. Keyfi yaşayan insanlar olamayız kulluk için yaratıldık ve layık olmalıyız” diye konuştu.

    “TÜGVA’nın bu yatırımını çok doğru buluyorum”

    Programa ev sahipliği yapıyor olmanın mutluluk verici olduğunu belirten Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, ”Gerçekten böyle bir tabloyu görmek bizi heyecanlandırıyor. Bizler sizinle özgüvenimizi yineliyoruz. Bunun ilk kıvılcımını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan attı. Diniyle, kültürüyle buluşmak isteyen gençler üzerinden aşılamak oldu. Bunlar duble yollar ve benzeri yatırımlar ardından gene yapılırdı ancak bize seccademizi tesbihimizi gizlememiz öğretildi. Şimdi artık özgüven içinde buluşuyoruz. TÜGVA’nın bu yatırımını çok doğru buluyorum. İnşallah bu hareket büyüyecek ve Türkiye’de özlemiş olduğumuz çocuklarımıza insanımıza kavuşacağız. Tüm yöneticilerimizi böyle kutlu bir işi yürüttükleri için teşekkür ediyorum. Bunun Küçükçekmece ve İstanbul’umuza faydalı olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

  • İSO Başkanı: “Mevcut kıdem tazminatı çalışanlar için bir sorun”

    İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, yaptığı açıklamada “Mevcut haliyle kıdem tazminatının biz her zaman işverenlerden ziyade çalışanlar için bir sorun olduğunu söylüyoruz” dedi.

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, ’Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016’ araştırmasının sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında gündemde olan kıdem tazminatına getirilecek yeni düzenlemeyi değerlendirdi. Bahçıvan, “Mevcut haliyle kıdem tazminatının biz her zaman işverenlerden ziyade çalışanlar için bir sorun olduğunu söylüyoruz” dedi.

    “Kıdem tazminatı alabilen çalışan sayısı yüzde 10’un altında”

    Genel Türkiye çalışanları içersinde kıdem tazminatı alabilen çalışan sayısının en iyimser ihtimallerle yüzde 10’un altında olduğunu vurgulayan Bahçıvan, “Böyle bir tablonun sürdürülebilir olmadığı çok net bir gerçek. O nedenle işverenden daha ziyade çalışanlar açısından mutlak değiştirilmesi gereken bir gerçekle karşı karşıyayız. Farklı farklı nedenlerden dolayı çalışanlarımız ne yazık ki hayatlarının kendileri için en gerekli dönemlerinde bu haktan mahrum kalıyorlar. Bu konuda mutlak suretle bir iyileştirilmenin yapılmasının ve sosyal hakkın hayattaki en önemli değeri olan belli bir zaman diliminden sonra böyle bir fona sağlıklı ulaşılmasının düzeltilmesi yönündeki düşüncemizi savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Bahçıvan, bugünkü mevcut halin gerek çalışanlar açısından gerekse Türkiye ekonomisinin bir fon biriktirmesine engel olması açısından sağlıklı bir yöntem olmadığını İstanbul sanayisi olarak savunduğunu dile getirerek “Çalışma hayatında uzun bir süreden beri kangren olmuş konu, bu dönem reformist bir adımla neticeye ulaşır” dedi.

    İlk üçte bir değişiklik

    İSO Türkiye’nin 500 Büyük Kuruluşu -2016 araştırmasında birinci üretimden satış rakamlarına göre 32 milyar 594 milyon lira ile Tüpraş birinci oldu. İkinci sırada 16 milyar 314 milyon lira ile Ford yer alırken, geçtiğimiz yıl 5’incilikte bulunan Tofaş, bu yıl 12 milyar 856 milyar liralık satış rakamıyla üçüncü sıraya yerleşti.

  • Kalkınma Bakanı Elvan: “Türkiye’nin üzerinde algı operasyonu yapmaya çalışanlar var”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, makroekonomik göstergeler 2013’ten bu yana çok farklı olmadığı halde son aylarda özellikle Türkiye’nin üzerinde bir algı operasyonu yapmaya çalışanlar olduğuna dikkat çekerek, “Firmalarımızın özellikle dışarı ile bağını zayıflatmaya çalışan kesimler var. Özel sektöre güveniyoruz, güvenmeye de devam edeceğiz. Firmalarımız, bu algı operasyonuna inanmasın” dedi.

    Mersin Uluslararası Limanı’nın (MIP) dünya limanlarıyla rekabet gücünü arttırmak ve mega gemilerin limana uğramasını sağlamak amacıyla inşa edilen “East Med Hub Terminali” (Doğu Akdeniz Terminali), Kalkınma Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan tarafından törenle hizmete açıldı. Yeni terminal sahasında düzenlenen törene Elvan’ın yanı sıra Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Akfen Holding ve MIP Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, PSA Avrupa&Amerika Bölge CEO’su ve MIP Yönetim Kurulu Üyesi David Yang’ın yanı sıra kent protokolü katıldı.

    Bakan Elvan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye üzerinde yapılmaya çalışılan algı operasyonundan Halep’teki katliama kadar birçok konuda önemli mesajlar vererek, dünyaya Mersin’den seslendi. Bugünün sadece Mersin için değil, Türkiye için de önemli ve anlamlı bir gün olduğunu dile getiren Bakan Elvan, bir Türk firmasıyla Singapur’dan gelip Türkiye’de yatırım yapmış olan yine bir başka büyük küresel firmanın Mersin Limanı’nın genişletilmesinin açılışını yapacaklarını söyledi. Mersin Limanı’nın kapasitesinin genişlemesinin, bir anlamda Mersin’in kalkınması, gelişmesi ve Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına katkı sağlamak anlamını taşıdığını ifade eden Elvan, bugünkü açılışla yüzde 44’lük bir kapasite artımının söz konusu olduğunu dile getirdi. Mersin’in ve Türkiye’nin ticaretinde Mersin Uluslararası Limanı’nın önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Elvan, bu limanın sadece Türkiye için değil, bölge için de son derece önemli bir liman olduğunun altını çizdi. Elvan, “Ortadoğu, Kafkaslar, Avrupa aslında ana deniz ticaret hattının en önemli transfer merkezlerinden biri konumunda. 2023 hedefimiz, Mersin Limanımız için, Mersinimiz için, Akdeniz Bölgesi için 7,5 milyon TEU’luk konteyner” dedi.

    Bakan Elvan’dan Mersin’e kardeş liman müjdesi

    Şu anda MIP’in fiili olarak yılda 1,5 milyon TEU’luk konteyner kapasitesine ulaştığına işaret eden Bakan Elvan, “Elbette 1,8 milyon TEU’luk bir kapasitesi var ama uygulamada 1,5 milyonu realize eden bir duruma geldi. 2035 yılındaki hedefimiz 14 milyon TEU’luk konteyner. Bu hedefi gerçekleştirmek için hem bu limanımızı güçlendireceğiz hem de bu limanımıza kardeş bir liman da getireceğiz inşallah. Kardeş bir limanın yapılmasını sağlayacağız. 1,8 milyon TEU’luk konteyner kapasitesine sahip olan bu limanın 2,6 milyon TEU’luk konteyner kapasitesine ulaşması elbette bizim için yeterli değil. 2023 hedefinin 7,5 milyon olduğunu ifade ettim. Bu hedefi yakalamamız gerekiyor. Mevcut tesisin ilave genişlemesi bile bizim hedefimizi karşılamayacak. Onun için burada bizim bir başka hedefimiz de kardeş bir limanı Mersin’e kazandırmak olacak. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bunun adımlarını birlikte atacağız. Şu anda 1/1000’lik imar planı çalışmaları devam ediyor. ÇED çalışmaları tamamlanmış durumda. Ama ben hem PSA hem de Akfen Holding’e huzurlarınızda çok teşekkür etmek istiyorum. 170 milyon dolarlık bir ilave yatırım gerçekleştirdiler” ifadelerini kullandı.

    “Son aylarda özellikle ülkemize yönelik bir algı operasyonu başlatıldı”

    Türkiye’ye gelen her bir küresel sermayenin, her bir yatırımcının, Türkiye’deki yatırımının üzerine yeni yatırımlar gerçekleştirdiğine dikkat çeken Elvan, yabancı sermaye yatırımcısı olarak Türkiye’ye gelip de Türkiye’de büyümeyen firma olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Demek ki, Türkiye küresel düzeyde yatırımcılar için önemli bir cazibe merkezi konumunda. Son aylarda özellikle ülkemize yönelik bir algı operasyonu başlatıldı. Özellikle makro ekonomik göstergelere baktığımızda, Türkiye’nin 2013, 2014, 2015 yıllarından çok farklı olmadığını görüyoruz. Cari açığına bakıyoruz, düşüş söz konusu. Bütçe açığımızda önemli bir farklılık söz konusu değil. Ama Türkiye’nin üzerinde bir algı operasyonu yapmaya çalışanlar var. Yatırımcılarımızı rahatsız etmek isteyen kesimler var. Ama Türkiye olarak öyle bir özel sektöre sahibiz ki, son derece dinamik, rekabet gücü yüksek, dünyaya entegre olmuş bir özel sektöre sahibiz, firmalara sahibiz. Bunlar hem ulusal hem de uluslararası düzeyde firmalardır. Bizim için önemli olan şu; Singapur’dan gelip Türkiye’ye yatırım yapan bir yatırımcı bizim için yerli bir yatırımcıdır, ulusal bir yatırımcıdır. Bir Türk firmasıyla Singapur’dan gelip buraya yatırım yapan firma arasında bizim gözümüzde hiçbir fark yoktur. Tüm firmalarımızın arkasındayız, destekçisiyiz, destekçisi olmaya da devam edeceğiz.”

    “Firmalarımızın özellikle dışarı ile bağını zayıflatmaya çalışan kesimler var”

    Özel sektöre, firmalara çok güvendiklerinin altını çizen Elvan, dünyanın dört bir yanına ihracat yapan, her geçen gün daha da büyüyen ve güçlenen firmalar olduğunu vurguladı. Ama bu firmaların özellikle dışarı ile bağını zayıflatmaya çalışan kesimler de olduğunu söyleyen Elvan, “Ben onlara ancak şunu söyleyebilirim; ülkenizi sevin. Bakınız dünyanın dört bir yanından gelen firmalar Türkiye’de yatırım üstüne yatırım yapıyorlar. Para kazanıyorlar. Biz de kazanıyoruz, onlar da kazanıyor. İstihdam sağlıyorlar. Biz onlara kucak açıyoruz, açmaya da devam edeceğiz, onların arkasında durmaya da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Dünyanın en büyük gemilerinin artık Mersin Limanı’na yanaşabileceklerini belirten Bakan Elvan, genişleme yatırımı gerçekleşmeden önce 6 bin 500 konteyner kapasitesindeki gemilerin yanaştığı limana bundan böyle bunun 3 katı kapasiteye sahip olan 18 bin konteynerlik, 400 metre uzunluğundaki mega gemilerin limana yanaşabileceğini kaydetti. Mersin Limanı’nın, sadece Türkiye’nin ithalatı ve ihracatı için değil, transit ticaret için de dünyanın önemli bir merkezi konumunda olduğunu ifade eden Elvan, bundan sonra daha da güçlü olacağına inandıklarını dile getirerek, IMP’ye, PSA’ya ve Akfen’e güvendiklerini söyledi.

    “Özel sektöre güveniyoruz, güvenmeye de devam edeceğiz. Firmalarımız, bu algı operasyonuna inanmasın”

    Limanın özelleştirme sürecindeki eleştirileri anımsatan Bakan Elvan, şunları söyledi:

    “Biz bu limanın işletme hakkını devretmek istediğimiz zaman çok büyük tepkiler aldık. ‘Limanı özelleştiriyorlar’, ‘Kime peşkeş çekiyorsunuz?’ dediler. Bugün bu liman geçmişle kıyaslayınız, özel sektörün bir limanı işletmesiyle kamunun bir limanın işletmesi arasındaki farkı görünüz. Bu limanın işlem hacmi her yıl yüzde 10’dan fazla büyüdü. Bundan sonraki süreçte daha da artacak. Biz özel sektöre güveniyoruz, güvenmeye de devam edeceğiz. Bundan devletin bir zararı olmadı, bilakis karı oldu. Vatandaşımızın bir zararı olmadı, karı oldu. Daha fazla insan istihdam edildi, daha fazla kapasite yaratıldı, daha fazla üretim, daha fazla ihracat, daha fazla ithalat sağlandı. Onun için bundan sonraki süreçte de özel sektörü desteklemeye devam edeceğiz.

    Firmalardan, özellikle Türkiye’ye yönelik bu yapılan algı operasyonuna inanmamalarını isteyen Elvan, “Gerçek resmi onların gördüğünü biliyoruz elbette ama sadece makroekonomik göstergelerimize baksanız, Türkiye’nin ne kadar sağlıklı büyüdüğünü görürsünüz.”

    “Çocuklar katlediliyor ama ‘demokrasi’ diyen dünya suskun. Bir tek sesi çıkan Türkiye var”

    Halep ve Suriye’de son dönemde yaşananlara da değinen Bakan Elvan, Türkiye’nin hemen yanı başında, Halep’te çocukların ve kadınların katledildiklerini, yakıldıklarını ve işkence çektiklerini söyledi. Elvan, “Ama dünya suskun. ‘Demokrasi, demokrasi’ diyen, bir kuş öldüğünde onun hesabını soran ülkeler ses çıkarmıyorlar artık. Çocuklar katlediliyor, o demokrasi diyen ülkelerin sesi çıkmıyor. Birleşmiş Milletlerin sesi çıkmıyor. Nerede o gelişmiş ülkeler, nerede Birleşmiş Milletler, nerede Avrupa Birliği? Seslerini duyuyor musunuz? Bir tek sesi çıkan ve Halep’teki o yavruları, o eziyet çeken aileleri, kadınları kurtarmaya çalışan, onlara kucak açmaya çalışan Türkiye var. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız yoğun bir gayret içerisindeler, bir an önce ateşkes sağlansın, oradaki çocuklarımız daha fazla katledilmesinler diye. Biz bugüne kadar bu mazlum kardeşlerimize hep sahip çıktık, bundan sonra da çıkmaya devam edeceğiz. İşte bizim ülke olarak diğerlerinden farkımız bu” diye konuştu.

    İstanbul’daki terör saldırısına da değinen Elvan, “Özellikle terör örgünü maşa olarak kullananlar şunu çok iyi bilsinler; siz ne yaparsanız yapın, Türkiye’nin birliğini ve beraberliğini bozamayacaksınız. Türkiye’nin gelişmesini ve kalkınmasını engelleyemeyeceksiniz. Türkiye büyümeye ve güçlenmeye devam edecektir. Türkiye, bu yatırımları gerçekleştirmeye devam edecektir. Çünkü biz öyle bir milletiz ki, gerçekten bu topraklar için, bu vatan için canımızı feda edebilecek ruha, anlayışa sahibiz” ifadelerini kullandı.

    “Genişleme projesinin ikinci fazına ise 2017 yılında başlıyoruz”

    Akfen Holding ve MIP Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın ise MIP bünyesinde hayata geçirdikleri Doğu Akdeniz Terminali’nin devam eden yatırımlarının ilk adımını oluşturduğunu söyledi. 2014 yılında başladıkları rıhtım genişleme projesinin birinci fazını bugün hizmete açtıklarını belirten Akın, “East Med Hub Terminali’nin devreye girmesi ile birlikte limanımızın rıhtım kapasitesi 2,6 milyon TEU’ya ulaştı. Projenin ilk fazı için şu ana kadar yaklaşık 170 milyon dolar yatırım yaptık. Genişleme projesinin ikinci fazına ise 2017 yılında başlıyoruz” dedi.

    Yeni terminal ile birlikte MIP için bugüne kadar yaptıkları yatırımların toplam değerinin 1 milyar doları aştığını belirten Akın, “Mevcut durumda maksimum 400 metre uzunluğunda ve 15 metre derinliğinde olan 18 bin TEU kapasiteli gemilerin uğrayabildiği limanda, East Med Hub Terminali ile mega gemilere hizmet verilmeye başlandı ve böylece aktarmasız direkt seferler yapılabiliyor” diye konuştu.

    “Bu önemli yatırım mega gemilere Mersin’in kapılarının açılmasını sağladı”

    PSA Avrupa&Amerika Bölge CEO’su ve MIP Yönetim Kurulu Üyesi David Yang da konteyner gemilerinin son 10-15 yıl içinde muhteşem bir büyüme gösterdiğini, bu olağandışı boyutlara sahip gemilerin piyasaya sürülmesiyle sektördeki gelişim hızının doruğa ulaştığını söyledi. Yang, sözlerine şöyle devam etti:

    “Hizmete açılan East Med Hub terminalinin sahip olduğu olanaklar bugünkü endüstrinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek niteliktedir. Bu önemli yatırım mega gemilere Mersin’in kapılarının açılmasını sağlamıştır. MIP ilerleyen süreçte direkt seferlerin açılması ve sefer sürelerinin kısalmasıyla Ortadoğu ve bağımsız devletler topluluğu ülkelerinin de ana limanı konumuna erişecektir.”

    Konuşmaların ardından, Bakan Elvan ve protokol üyeleri, Mersin Limanı 4 numaralı rıhtımda genişletilen East Med Hub Terminali’nin açılışını gerçekleştirdiler. Açılışta, denizde botlar da görsel bir sunuş sergiledi.

  • (Özel Haber) Bu meslekte çalışanlar yılda en az 3 kez grip oluyor

    Soğuk havaların şiddetini artırmasıyla birlikte grip ve nezle vakaları da çoğalırken, günde onlarca müşteriyle ilgilenen berber ve kuaförler bu hastalıklara yakalanan meslek gruplarının başında bulunuyor. Doktorların ardından insanlarla en fazla yakın temas halinde olan makas ustaları, adeta bulaşıcı hastalıklarla savaşıyor.

    Mevsim geçişlerinde ve soğuk kış günlerinde en büyük sorunların başında gelen grip, insanların hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Çeşitli enfeksiyonlar nedeni ile ortaya çıkan bu hastalık, bulaşıcı hastalık olması nedeniyle kişilerin aile, sosyal ve iş hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Yaşam kalitesini de düşüren grip, özellikle insanlarla temas durumunda bulunulan meslek grubu çalışanlarını adeta esir alıyor.

    Soğuk ve şiddetli ayazı ile tanınan Eskişehir’de, berber ve kuaförler kış aylarında adeta grip hastalığı ile savaşıyor. Tıp alanının ardından insanlarla en fazla yakın durumda olan makas ustaları, özellikle kış aylarında artan grip ve nezle vakalarıyla birlikte yılda en az 3 kez bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Tıraş veya bakım yaptırmaya gelen müşteriler, hava yoluyla bulaşan hastalıklarını ustalara bulaştırmakla kalmayıp, salona gelen diğer insanları da hasta edebiliyor.

    “Gripten tam kurtulduğumuz anda tekrar aynı hastalığa gribal olarak yakalanabiliyoruz”

    Konuyla ilgili konuşan Kuaför Abdil Kumru, salona gelen insanlar ile birebir temas halinde olduklarından özellikle kış aylarında ağır bulaşıcı hastalıklar geçirdiklerini belirtti. Kumru, “Havaların bu dönemlerinde özellikle müşterilerimizle gerek sakal tıraşlarında gerekse cilt bakımları yaparken bire bir temasa girdiğimiz için onlardan gelecek ya da bizden onlara geçecek en açık meslek biziz. Buna mümkün olduğunca ağızlık kullanarak dikkat etmeye çalışıyoruz ama yine de bundan meslek olarak kaçışımız yok. Kış aylarında salonumuzda bulunan çalışanlar olarak en az 2-3 gün bu hastalığın sıkıntısını yaşıyoruz ve dinlenmemiz için yatıyoruz. Kış boyunca ben de dahil 2 sefer hasta olup yatıyoruz. Rapor alıyorlar hastanelere gidiyorlar. Gripten tam kurtulduğumuz anda tekrar aynı hastalığa gribal olarak yakalanabiliyoruz. 3 günde iyileşeceksek bu daha fazla uzuyor ve 10 günü buluyor. İşimizin başında bulunamıyor olabiliyoruz. Tabi ki havaların bu durumu da işimize engel oluyor” ifadelerini kullandı.

    Kuaför çalışanlarından Selçuk Topkaya, bulaşıcı hastalık risklerinden dolayı hasta olan müşterilerini isteklerine göre VİP salonunda tıraş ettiklerini ifade ederek, “Müşterilerle yakın temas kurmamızın riski var. Bakımlarımızda da kullan-at kullanıyoruz. Ürünlerimiz zaten tek kullanımlık. Kullandığımız aletleri de dezenfekte ediyoruz. Hasta olan müşterilerimizi de özel VİP salonumuza alıyoruz. Ağızlık takıyoruz. Böylece hem müşterilerimiz hem de biz sağlık açısından daha korunaklı oluyor” şeklinde konuştu.

    “Hasta olanların iyileşene dek berber ve kuaföre gitmemesi gerekiyor”

    Kuaför salonunda tıraş olan Ahmet Göçer ise, gribal hasta insanların iyileşinceye kadar beklemelerini söyleyerek, “Hasta olanların iyileşene dek berber ve kuaföre hem kendisi hem de çalışan için gitmemesi gerekiyor. Sağlık açısından zararlı yani” dedi.