Etiket: çalışanlar

  • Çalışanlar yıllık izinlerini kullanırken cimri davranıyor

    Yıllık izin kullanım alışkanlıklarını araştırmasına göre, yıl içerisinde izinler en çok Ağustos ayında kullanılırken, Şubat ayı izinler için en az tercih edilen ay oldu. İzinlerini kullanmakta cimri olan çalışanların son 3 yılda yıllık ortalama izin süresi ise 3,5 gün.

    Türkiye’de 14 binden fazla şirket ile 180 bini aşkın çalışanın kullandığı personel yönetimi yazılımı Kolay İK, çalışanların yıllık ücretli izin kullanım alışkanlıklarını araştırdı. Son 3 yılda talep edilen izin sayısı ve izin sürelerinin incelendiği araştırmaya göre, çalışanlar yıllık izinlerini en fazla Temmuz, Ağustos ve Aralık aylarında kullanırken, izin için en az tercih edilen aylar Ocak, Şubat ve Mart oldu. İzin sürelerine bakıldığında ise en uzun izinler 2016 ve 2017’nin Ocak ayı ile 2018’in Temmuz ayında kullanıldı. Eylül ve Ekim ayları ise izin süreleri açısından son sırada yer aldı. Son 3 yılda kullanılan yıllık ortalama izin süresinin ise çalışan başına 3,5 gün olduğu tespit edildi.

    “Çalışanların dörtte biri yıllık izinlerini kullanmıyor”

    Ücretli veya ücretsiz tüm izinlerin kolayca takip edildiği yüzde 100 yerli personel yönetim yazılımı Kolay İK’ya kayıtlı şirketlerin yüzde 18’i 1-50 arası, yüzde 48’i 51-150 arası, yüzde 34’ü ise 150’den fazla çalışana sahip büyük işletmelerden oluşuyor. İzin kullanım alışkanlıkları hakkında bilgi veren Kolay İK Kurucu Ortağı Çağlar Yalı, “Son 3 yılda şirketimize kayıtlı 180’den binden fazla çalışanın yıllık ortalama izin süreleri 3,5 gün. Bu rakam, IPSOS’un açıkladığı ‘çalışanların yaklaşık dörtte biri yıllık izinlerini kullanmıyor’ söylemini doğruluyor. Oysa 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, hizmet süresi 1 yıldan 5 yıla kadar olan çalışanların en az 14 gün, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanların en az 20 gün ve 15 yıl ve daha fazla süredir çalışanların ise en az 26 günlük ücretli izin hakkı bulunuyor” dedi.

    “Biriken izinlerin ücretleri işten ayrıldıktan sonra 5 yıl içerisinde talep edilebilir”

    Biriken ve kullanılmayan izinlerle ilgili de hatırlatmalarda bulunan Çağlar Yalı şunları aktardı: “4857 sayılı İş Kanunu’na göre, çalışanlar biriken yıllık izin ücretini ancak işten ayrıldığı zaman talep edebilir. Kanuna göre izin ücretlerinin talebi için zaman aşımı süresi ise işten ayrıldıktan sonra 5 yıl”.

  • Masa başı çalışanlar dikkat

    Op.Dr. Kerem Bıkmaz, masa başı çalışanlar için uyarılarda bulundu.

    INCA Klinik Nöroşirurji Uzmanı Op.Dr. Kerem Bıkmaz, “El hastalıkları içinde en sık karşılaşılan Karpal Tünel Sendromu özellikle masa başı çalışanlarının hayatını kabusa çevirebiliyor. Karpal Tünel Sendromu medyan sinir üzerindeki bantın kalınlaşması ve tekrarlayıcı hareketlerin kombinasyonu neticesinde bilekte sinirin enflamasyonu sonucu ortaya çıkar. Özellikle 40-60 yaşlarındaki kadınlarda, piyanistler, kuaförler, bilgisayar operatörleri, bankacılar, dişçiler, heykeltıraşlar, ev hanımları gibi ellerini aşırı kullanan meslek gruplarında sıklıkla izlenir. Tüm meslek grupları ile bağlantılı hastalıklar ve yaralanmalar içerisinde, iş gücü kaybına en fazla yol açan durumdur” dedi.

    Karpal Tünel Sendromu hastalığının belirtilerinin ilk olarak ellerde ve bileklerde uyuşuklukla ortaya çıktığını ifade eden Op.Dr. Bıkmaz, “Yanıcı bir ağrı veya karıncalanma, şikayetleriniz özellikle geceleri daha belirgin olması, nesneleleri düşürmeden elle tutmakta güçlük mü çekmek ve bilgisayar klavyesi ya da faresini kullanmak gibi tekrarlayıcı el hareketlerini tekrarlarken oluşan ağrı. Hamilelik, şeker hastalığı, tiroid hastalıkları, menopoz, bilekte kırılan yada yerinden kayan kemikler ve aşırı şişmanlık hastalığın görülme oranını arttırır. Eller ile cisimlerin sık ve şiddetli şekilde tutulması, bileğin bükülmesi ve artrit benzer şekilde görülme oranlarını arttırır. Bu şikayetlerin ilk ortaya çıkmasının ardından tedavi için zaman kaybetmeden başvurmak oldukça önemlidir. Başvurmak için ağrının aşırı artmasını, tahammül sınırlarını aşmasını beklemeyin. Cerrahi dışı konservatif tedavinin asıl amacı medyan sinir üzerinde tekrarlayan yaralanmaları bitirmek ya da azaltmaktır. Bu amaçla sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak için bir bileklik ile bilek hareketleri kısıtlanabilir. Eğer bu işe yaramaz ise ödemi azaltmak için enflamasyon giderici ilaçlar yazılabilir veya bileğe kortizon enjeksiyonları yapılabilir. Ağrıları azaltmaya yönelik bir takım özel el ve bilek egzersizleri önerilebilir” diye konuştu.

    Eğer hastalar istirahat, rehabilitasyon veya diğer cerrahi dışı tedaviler ile ağrılarından kurtulamaz iseler median sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak için farklı cerrahi tekniklerin uygulanabildiğini kaydeden Op.Dr. Bıkmaz, “En sık uygulanan teknik karpal tunel serbestleştirilmesi denilen ve açık ya da endoskobik yöntemler ile uygulanabilen yöntemdir. Açık cerrahide bilek bölgesine bir kesi yapılarak median sinir üzerine bası oluşturan bant kesilerek sinir serbestleştirilir. Endoskobik yöntemde ise daha ufak bir kesi yapılarak bir minyatür kamera ile tünel görüntülenir ve bant kesilir. Karpal tünel sendromundan korunmak, ellerimizin doğru kullanımı ile ilgili bazı altın öğütler. El bileğinin uzun süreli ve güçlü şekilde aşağı-yukarı hareketlerinden, gergin şekilde parmaklarla bir şeyi tutmaktan (dikiş iğnesi gibi), bileği başparmak veya küçük parmağa doğru bükme hareketinden kaçın, avuç içi yukarı bakacak şekilde yük taşımamaya özen göster, bileği sıkı saran bantlardan (kol saati gibi) uzak dur, aşırı soğuk veya korunmasız vibrasyondan kaçın, telefon gibi sık kullanılan objeleri çalışma sahanıza olabildiğince yaklaştır. Böylece aşırı uzanmaktan kaçın. Araba sürerken, eşya taşırken direksiyonu çok sıkı tutma. Mümkün olduğunca eli dinlendir. Daktilo ya da keyboard kullanırken elleri her 15 dk da bir dinlendir. Boya fırçası, kalem, gazete, veya kitap türü cisimleri uzun süre tutmaktan kaçın, eller kullanılırken vücudun genel postürüde çok önemlidir. Çalışma alanının yüksekliği, otururken ya da ayakta iken bileklerin notral ya da hemen hemen düz pozisyonda kalmasına imkan tanıyacak şekilde düzenlenmelidir. Çalışma esnasında omuzların yeteri kadar serbest, dirseklerin konforlu bir şekilde yanlarda olmasına özen gösterilmelidir” açıklamalarında bulundu.

    Oturma esnasında sırt ve belin iyi desteklenmiş şekilde ayakların yere basması gerektiğini belirten Op.Dr. Bıkmaz, “Oturulan sandalye her bireyin kendisine göre ayarlanmalıdır. El aletlerinin seçimi önemlidir. El aletinin tutulan kısmı elinizin büyüklüğü ile orantılı olmalıdır. Elinizi yoğun şekilde kullanmanızı gerektiren yeni bir iş öğrendiğiniz de, elinize bu yeni işe alışması için zaman tanıyın. Bu tıpkı bir atletin bir yarışa hazırlanmasına veya diğer atletik yarışmalara benzer. Ellerin istirahati için yeterli aralıklarla molalar verilmelidir. Eğer eldiven giyiyorsanız ellere uygun ölçülerde olmalıdır. Çok büyük olursa objeyi tutmak için gerekli harcanacak güç daha fazla olacak, çok sıkı olursa elleri sıkıştıracaktır” şeklinde konuştu.

  • Sıkışan karı kocayı kurtarmaya çalışanlar bebek sesiyle şoke oldu

    Antalya’nan Manavgat ilçesinde kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı otomobilde bulunan anne ve baba ağır yaralanırken, aynı araçta bulunan 2 aylık Hasan bebek , yara almadan kurtuldu.

    Kaza, Manavgat-Alanya D-400 Karayolu Ulualan mevkiinde Aşağı Işıklar kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Manavgat istikametinden Alanya istikametine gitmekte olan Murat Şakir’in kullandığı 45 HC 704 plaka, 19 SB 287 Dorse Plakalı Tır, Aşağı Işıklar kavşağında bulunan trafik lambalarında kırmızı ışıkta geçtikten sonra, toplama yoldan D-400 Karayoluna çıkan Osman Şeddeli’nin kullandığı 07 L 3534 plakalı otomobile yandan çarptı. Otomobile çarptıktan sonra refüje de çarpan ve devrilme tehlikesi atlatan tır, 100 metre ileride durabildi. Hurdaya dönen otomobilin sürücüsü Osman Şeddeli ve arka koltukta bulunan eşi Hatice Şeddeli sıkıştıkları otomobilden vatandaşlar, itfaiye ve 112 ekiplerinin yardımıyla çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Her iki yaralının da hayati tehlikelerinin bulunduğu bildirildi.

    Diğer taraftan, yaralıların otomobilden çıkarılmaları sırasında otomobilden gelen bebek sesi herkesin dikkatini çekti. Bir vatandaş, annenin yanında pusette bulunan bebeği kucağına alarak araçtan uzaklaştırdı. Bebek bir süre itfaiye görevlilerinin kucağında bekledikten sonra annesinin bulunduğu ambulansa alınarak hastaneye götürüldü. 2 aylık olduğu belirlenen Hasan Ali Şeddeli’nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

    Osman ve Hatice Şeddeli çiftinin uzun yıllar çocuklarının olmadığı, gördükleri tedavinin ardından 2 ay önce Hasan Ali bebeğin dünyaya geldiği bildirildi. Diğer taraftan kaza anı yol kenarında bulunan bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Tırın kırmızı ışıkta geçtiği açıkça görülüyor.

  • Çalışanlar minikleri sevindirdi

    Otomotiv yan sanayi alanında dünya devi firmalara partnerlik yapan Küçükoğlu Holding, teknoloji takibi ve AR-GE çalışmalarından elde ettiği sonuçların uygulamaları ile sektördeki başarısını perçinlerken, Holdinge bağlı Gebze’deki fabrikasında çalışanlar, çocuk yuvasını ziyaret etti.

    Küçükoğlu Holding iştiraklerinden TOKSAN A.Ş’nin Gebze’deki fabrikası çalışanları, İstanbul Kartal’daki Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı Emrullah Turanlı Çocuk Yuvası’nı ziyaret etti. Mavi ve beyaz yakalılardan oluşan çalışanları, ziyaret sırasında yuvada kalan miniklere çeşitli hediyeler dağıttılar. Çalışanları, yakından ilgilendikleri ve sohbet ettikleri miniklerin keyifli anlar geçirmesini sağlarken, yalnızlık hissini unutan miniklerin mutluluğuna ortak oldular.

    Gebze Fabrika Müdürü Gürhan Koyuncu, otomotiv yan sanayi alanında adından söz ettiren şirketin çalışanlarının yaptıkları etkinlikleri, sosyal sorumluluğun bir parçası olarak gördüklerini söyledi. Üretime, istihdama ve Türkiye ekonomisine katkının kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Koyuncu, “Sanayide belirlenen hedefleri yakalamak için çalışırken, sosyal faaliyetlerimizi de ihmal etmiyoruz. Bu amaçla, devletin kucak açtığı kimsesiz çocukları sevindirmek, motivasyonlarını artırmak ve yalnız olmadıklarını hissettirmek için yuva ziyareti gerçekleştirdik. Onların mutluluğuna ortak olduk. Güler yüzlü personelin görev yaptığı Emrullah Turanlı Çocuk Yuvası’nda, miniklerin temiz ve güvenli bir ortamda kaldıklarına tanık olduk. Övünç duyulacak bir yuva ile karşılaşmak bizleri çok sevindirdi” şeklinde konuştu.

    Küçükoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Küçükoğlu, holdinge bağlı şirketlerde yaptıkları üretimle ülke ekonomisine katkı vermekle yetinmeyip, uyguladıkları çeşitli sosyal projelerle de topluma örnek olma çabası içinde olduklarını söyledi. Holding şirketlerinde, insana saygı ekseninde ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini belirten Oğuzhan Küçükoğlu, “Şirketlerimizde üretim yaparken önceliğimiz insan ve çevredir. Bunun yanı sıra, toplumsal gelişime katkı vermek için bir dizi proje hazırlıyor ve bunları uyguluyoruz” dedi.

  • İş yerleri yanan çalışanlar gözyaşlarını tutamadı

    Diyarbakır’da bir iş yerinde çıkan yangın paniğe neden oldu. Dumanların yükseldiğini görünce canlarını kurtarmak için kaçan çalışanlar gözyaşlarına boğuldu.

    Edinilen bilgiye göre, 10.45 sıralarında merkez Yenişehir ilçesi Kooperatifler Mahallesi Yaşar Kemal Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinin deposunda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İş yerinden dumanların çıktığını gören çalışanlar dışarı çıkarak itfaiyeyi aradı. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, alevler üst katlara sıçramadan yangını kontrol altına aldı. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken, iş yerleri gözlerinin önünde yanan çalışanlar gözyaşlarına hakim olamadı.

    Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.