Etiket: Çağrısı

  • Doktorlardan “Antibiyotik” Çağrısı

    Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Antibiyotik Direnci Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke, Türkiye’de antibiyotik kullanımının Avrupa ülkelerine göre 2-3 kat daha fazla olduğunu belirterek, gereksiz antibiyotik kullanılmaması çağrısında bulundu.

    Antibiyotikler 1940’lı yıllardan beri bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılıyor. Bu ilaçlar sayesinde yıllarca bakterilerin neden olduğu enfeksiyon hastalıklarının çoğu tedavi edildi ve ölümler azaltıldı. Ancak günümüzde durum farklı. Antimikrobiyallere, özellikle de antibiyotiklere dirençli enfeksiyon hastalıkları toplum sağlığını tehdit eder hale gelmiştir.

    Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Antibiyotik Direnci Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke, antibiyotiklerin akılcı kullanılmaları konusunda toplumda duyarlılık oluşturmak için 18 Kasım 2012’de “Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü” olarak ilan edildiğini kaydederek, “18 Kasım gününü ’Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü’ olarak ilan edilmişken bu sene ilk defa 16-22 Kasım 2015 tarihleri ’Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası’ olarak kabul edildi. ’Antibiotics: Handle with care’ yani ’antibiyotikleri dikkatli kullanın, antibiyotikleri dikkatle koruyun’ anlamına gelen ifadeyi bu yılın sloganı olarak kabul etti” dedi.

    Prof. Dr. Çağrı Büke, antibiyotik direncinin ortaya çıkmasında en önemli faktörlerin başında antibiyotiklerin gelişigüzel kullanılması olduğunu dile getirerek, “Antibiyotiklerin gelişigüzel kullanımları ile ifade edilmeye çalışılan bunların sadece gereksiz olduğu grip ya da soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyon hastalıklarındaki kullanımları değil, aynı zamanda gerekli olduğu durumda da yanlış kullanılmalarıdır. Söz konusu yanlış kullanımlar; antibiyotiklerin gün içerisinde gerektiği saatlerde alınmaması, bunların uygun ve yeterli dozlarda kullanılmaması ya da gerektiği gün sayısında alınmaması olarak sıralanabilir. İşte tüm bu durumlar bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştirmelerine olanak sağlamaktadır” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE HER YIL 130 MİLYON ANTİBİYOTİK REÇETESİ YAZILIYOR”

    Prof. Dr. Çağrı Büke, Türkiye’de her üç reçeteden bir tanesinde antibiyotiklerin yer aldığını belirterek, “Yıllık kişi başına ortalama 26 kutu ilacın tüketildiği ülkemizde bunların yaklaşık 9 kutusunu antibiyotikler oluşturmaktadır. Türkiye’de Avrupa ülkelerine göre antibiyotik kullanımı 2-3 kat daha fazla olup bazı Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde antibiyotik kullanım oranı Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmektedir” şeklinde konuştu.

    ENFEKSİYON HASTALIKLARI UZMANLARINDAN ÇARPICI SLOGANLAR

    Prof. Çağrı Büke, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının antibiyotikle ilgili farkındalık yaratmak için sloganları ile fotoğraf çektirdiklerini dile getirerek, şunları söyledi:

    ‘‘İstanbul, Ankara, İzmir ve Türkiye’nin dört bir yanından uzmanlar, antibiyotiklerin akılcı kullanımı ile ilgili halkımızı uyarmak istiyor. Tüm enfeksiyon hastalıkları uzmanları olarak diyoruz ki, antibiyotikler ancak hekim tarafından reçete edildiğinde alınmalı, gereksiz kullanılmamalıdır. Antibiyotiklerin nasıl kullanılacağı, hangi dozlarda ve ne kadar süre ile kullanılacağı da çok önemlidir. Hekimler hastalarına antibiyotik reçete ettikleri durumlarda bunları mutlaka açıklamalı ve reçetelerde bunlara ilişkin bilgiler yer almalıdır. Eczacılar antibiyotik reçetelerinde hastalara bu ilaçların reçetede belirtildiği biçimde uygulanması gerekliliğini vurgulamalıdır. Antibiyotik direncinin toplumda yayılımının önlenmesinde veteriner hekimliğin de akılcı antibiyotik kullanımı ilkelerine uygun hareket etmesi bu konuda bir arada eğitimlerin yürütülmesi gelecek açısından çok gerekli bir durumdur.’’

    O SLOGANLARDAN BAZILARI

    Dr. Şafak Göktaş, İstanbul, ‘‘Soğuk algınlığı ve gripte antibiyotik kullanma, antibiyotik direncini artırma’’, Dr. Ezgi Gülten, Ankara, ‘‘Vurur yüze ifadesi, antibiyotik içme diyorsam var bildiğim birtanesi’’, Hemşire Özlem Durmaz, ‘‘Gereksiz antibiyotik isteme benden, buz gibi soğurum senden’’, Dr. Eyüp Arslan, Diyarbakır ‘‘Şimdi o elindeki o gereksiz antibiyotiği yavaşça yere bırak’’, Dr. Sinan Çetin, İstanbul, ‘‘Kullanma antibiyotiğin hasını, tutma hastanın yasını”

    Prof. Dr. Çağrı Büke, konu ile ilgili 17 Kasım 2015, saat 11.00’de Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği’nde (KLİMİK) basın açıklaması yapılacağını söyledi.

  • Uluslararası Din Eğitimi Çalıştayı’nda Teröre Karşı ‘Birlik’ Çağrısı:

    Amerika, Fransa, Arnavutluk, Belçika, İngiltere, Cezayir, Kenya, Kuveyt, Ürdün, Tunus ve ülkemizden toplam 150 katılımcının sunum yaptığı Uluslararası Engelliler Din Eğitimi, Metot ve Hizmetleri Çalıştayı’nda Paris’te meydana gelen terör saldırıları ortak bir deklarasyonla kınandı. Değişik ülkelerden ve dinlerden katılımcıların sunum yaptığı Çalıştay’da açıklanan deklarasyonda, terör şiddetle kınanırken, nefret uyandırıcı bir saldırı olduğunun altı çizildi.

    Bağcılar Belediyesi, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Engelsiz Dünya Platformu’nun Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’nda ortaklaşa düzenlediği Çalıştay’ın ikinci gününde Paris’te meydana gelen ve 100’ü aşkın kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı terör saldırısı sert bir dille kınandı.

    Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı yaptığı konuşmada, bir araya geldikleri Çalıştay vesilesiyle terör saldırısında hayatını kaybedenlerin acısını paylaştıklarını ifade etti. Terörün dili, dini ve ırkı olmadığının altını çizen Çağırıcı, “Çalıştay’a farklı ülkelerden ve farklı dinlerden katılımcılar yer alıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun terörü lanetliyorum. Dünyada terör olaylarından en fazla muzdarip olan ülkelerden birisi de Türkiye Cumhuriyeti’dir. Terör olaylarından dolayı büyük üzüntü duyuyorum. Dinimiz, ‘bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüştür’ der. Dünyanın dört bir tarafındaki masum insanlara yönelik terör saldırılarını lanetliyorum, Fransa’ya baş sağlığı dileğinde bulunuyorum. “

    “HİÇ BİR İNSAN BAŞKA BİRİSİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMEMELİ”

    Çalıştay Başkanı Prof.Dr. Hakan Sarı ise konuşmasında Fransa’da masum insanların katledildiğini belirterek, çok üzgün olduklarını ifade etti. Sarı, “Hangi dine mensup ve hangi ülkeden olursa olsun tüm insanlar Cenab-ı Allah’ın yarattığı varlıklardık. Hiçbir insan hiçbir insan tarafından öldürülmemelidir. Bu terör saldısını şiddetle kınıyoruz.” dedi. Amerika George Town Üniversitesi’nden bedensel engelli Julia Watts Belser ise terörist saldırıyı lanetleyerek, “Yahudi inancına göre dua yaptığını belirterek, ‘Bu acılar bir daha yaşanmasın’ dedi. Fransa’dan Josep Haspıro Sedky de Fransa’daki terörist saldırıdan dolayı üzgün olduklarının altını çizerek, duygularını şöyle paylaştı:

    “Bu ilk defa olmadı. Dünyamız maalesef emin bir yer olmaktan çıktı. Bu tarz terörist atakların bir an önce durmasını temenni ediyorum. Bu insanlar arasında nefret duygularını ortaya çıkarıyor.”

    “NEFRET UYANDIRICI“

    İngiltere ’den Prof. Dr. Philip Garner da ülkesindeki anma programlarında 2. Dünya Savaşı’nda ölen insanları hatırladıklarını vurgulayarak, “Paris ve Londra’da bu konuyla ilgili konuları liste yapmıştık. Üzüntüyle belirteyim ki; bu listeye Paris’teki saldırılarda ölen masum insanları da eklemek zorunda kaldık. Bu gayri insani nefret uyandırıcı terörist ataktan dolayı ölenlerin yakınlarına üzüntülerimizi iletiyoruz.” dedi. Kuveyt Devleti ve Kuveyt Görme Engelliler Cemiyeti adına taziyelerini ileten görme engelli Sjnh Alanezı Fahad ise “Son yıllarda gerek İslam gerek diğer ülkelerde meydana gelen terör saldırılarında hayatlarını kaybeden insanların yakınlarına taziyelerimizi iletiyorum” şeklinde konuştu.

  • Öğrencilerden Başbakan Davutoğlu’na Formasyon Çağrısı

    Çankırı Karatekin Üniversitesi öğrencileri, Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan pedagojik formasyon için kontenjanların artırılmasını talep etti.

    Karatekin Üniversitesi Uluyazı Kampüsü’nde toplanan yaklaşık 250 kişilik öğrenci topluluğu, geçen yıl yaklaşık 54 bin olan ve eğitim fakültesi dışındaki mezunlara öğretmenlik yolunu açan pedagojik formasyon için bu yıl kontenjanın 15 bine düşürülmesine tepki gösterdi. Öğrenciler adına açıklama yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Adnan Taha Tuğrul, formasyon mağdurları olarak bir araya geldiklerini ve seslerini Başbakan Ahmet Davutoğlu’na ulaştırmaya çalıştıklarını söyledi.

    Başbakan Davutoğlu’nun seçim vaatleri arasında formasyon sözü olduğunu ifade eden Tuğrul, “Sayın Başbakanımız seçim döneminde bize formasyon sözü vererek bizi mutlu etmişti. Bugün açıklanan formasyon kontenjanlarında 500 bin formasyon bekleyen öğrenci olmasına rağmen, sadece 15 bin kontenjan açıklandığını görmekteyiz. Bu 485 bin işsiz ve mağdur üniversite öğrencisi olacak demektir. Bu mağduriyetin giderilmesi için başbakanımıza buradan sesleniyoruz. Biz kendisinin sözüne inandık, kendisinin de sözünü tutacağına inanıyoruz” diye konuştu.

    Öğrenciler açıklamanın ardından olaysız şekilde dağıldı.

  • KOBİ’lere Proje Çağrısı

    Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nda konuşan KOSGEB Müdürü Ahmet Dursunoğlu, ‘Kurumsallaşmanın Geliştirilmesi’ ve ‘KOBİ’lerde Markalaşmaya Geçiş’ başlıklarında KOSGEB aracılığıyla destek verileceğini belirtti.

    Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise tüm KOBİ’leri proje hazırlayarak destek programından yararlanmaya davet etti.

    Samsun TSO 2015 Yılı 2. Olağan Müşterek Meslek Komitesi Toplantısı, Davut Altan Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya katılan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Samsun Müdürü Ahmet Dursunoğlu, KOSGEB’in 100 milyon TL olarak çağrıya çıktığı “KOBİ Projeye Destek Programı” hakkında bilgi verdi.

    BAŞVURULAR 30 KASIM’DA SONA ERİYOR

    KOSGEB KOBİ Proje Destek Programı kapsamında, “Yönetim Becerilerinin ve Kurumsal Yetkinliklerinin Geliştirilmesi-Kurumsallaştırma” ve “Tanınmış Ürün/Hizmet Süreci Oluşturma-Markalaşma” konularında 100 milyon TL’lik bütçe ile proje teklif çağrısına çıkıldığı belirten Dursunoğlu, “İlk etapta 686 adeti kurumsallaşma ve 213 adeti markalaşma olmak üzere toplam 899 adet projenin 45 milyon TL’lik bütçe ile KOSGEB tarafından desteklenmesine karar verildi. Hedeflenen 100 milyon TL’lik bütçeden geriye kalan 55 milyon TL’lik kısmının da KOBİ’lere kullandırılması amacı ile KOBİ Proje Destek Programı kapsamında ikinci bir kez daha KOBİ’lerde, ‘Kurumsallaşmanın Geliştirilmesi’ ve ‘KOBİ’lerde Markalaşmaya Geçiş’ konu başlıklarında çağrıya çıkıldı. Çağrıya çıkılan program için proje başvuruları 30 Kasım tarihinde sona erecektir. Proje kapsamında başvurusu kabul edilen KOBİ’lerin, proje giderlerinin yüzde 60’ı KOSGEB tarafından karşılanacak ve bu kapsamda proje başına maksimum 150 bin TL hibe destek sağlanacaktır” dedi.

    BAŞKAN MURZİOĞLU’NDAN PROJE DAVETİ

    Ardından söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise ülke kalkınmasında KOSGEB’nin önemli bir misyonu olduğunu belirtti. Markalaşmanın ve kurumsallaşmanın da önemine değinen Başkan Murzioğlu, “Samsun’a hedeflenen yatımların ve bu yatırımların istihdama katkılarının arttırılmasında devlet desteği kullandıran kuruluşlarının destekleri büyük önem taşıyor. KOSGEB, devletimizin veren elidir. KOBİ’lerin sağlıklı bir biçimde büyüyebilmesi, daha uzun ömürlü olabilmesi ve ekonomideki etkinliklerinin attırılabilmesi için özellikle yönetim becerilerinin ve kurumsal yetkinliklerinin geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte, günümüz inovasyon odaklı rekabet anlayışı dikkate alındığında; tüketici etkisi, mal ve hizmetlerin dünya pazarlarına ve yerel pazarlara markalanarak sunulmasının bir zorunluluk haline geldiği gerçeğinden hareketle, KOBİ’lerin uluslararası rekabet gücü kazanmalarında ve marka olmalarında doğru stratejilere ihtiyaçları bulunduğu bir gerçektir. Gelişmekte olan dünya ve teknoloji ile birlikte büyüyen sanayiye ayak uydurmak isteyen ve küçük kalmak istemeyen işletme sahiplerimizin KOSGEB’in sağladığı desteklerden muhakkak yararlanmaları gerekmektedir. Tanıma uyan tüm KOBİ’lerimizi proje hazırlayarak, destek programından yararlanmaya davet ediyorum” diye konuştu.

    Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı, Meslek Komitesi üyelerinin sektörleriyle ilgili sorunlarını dile getirmesinin ardından sonra erdi.

  • Tekirdağspor’dan Kulübe Maddi Destek Çağrısı

    Tekirdağspor Kulübü Başkanı Mustafa Aydoğdu, sportif alanda yakaladıkları başarıyı finansal olarak yakalayamadıklarını ifade ederek, “Oyuncularımızın sözleşme gereği maç başlarını, galibiyet primlerini ve resmi alacaklarını ödeyemez konuma geldik. Ödemek için şehirde çalmadık kapı bırakmadık. Umarım beklediğimiz yardım ve destekler gelir ve yolumuza başarılı bir şekilde devam ederiz” dedi.

    Tekirdağspor Kulübü Başkanı Mustafa Aydoğdu, kulüp için maddi destek çağrısında bulundu. Sportif olarak iyi bir periyot yakaladıklarını ve devamının gelmesi için yönetimiyle, teknik kadrosuyla, futbolcusu ve taraftarıyla bir ekip oluşturduklarını ifade eden Aydoğdu, “Başarının devamı için tüm imkanlarımızı kullanıyor ve elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki Sportif alanda yakaladığımız başarıyı maalesef finansal olarak yakalayamadık. Oyuncularımızın sözleşme gereği maç başlarını, galibiyet primlerini ve resmi alacaklarını ödeyemez konuma geldik. Ödemek için şehirde çalmadık kapı bırakmadık. Spora siyaseti sokmadan ve ayrım yapmadan her siyasi parti temsilcileriyle ve sivil toplum kuruluşlarıyla her platformla görüşmeler yapıyoruz. Bir takımın başarılı olabilmesi için o şehrin yetkili makam ve iş adamları gerekli yardımı yapmalı ve bu destekler devam etmelidir. Umarım beklediğimiz yardım ve destekler gelir ve yolumuza başarılı bir şekilde devam ederiz” açıklamasında bulundu.

    “TEKİRDAĞSPOR’UMUZU ZOR GÜNLER BEKLEMEKTEDİR”

    Yardımlar gelmezse sportif alanda Tekirdağspor’u zor günlerin beklediğini söyleyen Aydoğdu, “Onun için bizler büyük fedakarlık içerisinde yönetim, teknik kadro ve futbolcular olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Tekirdağsporumuza sahip çıkılmazsa bundan sonra bizimde yapacağımız bir şey kalmaz. Ayrıca başka önemli bir konu da üzülerek öğrendik ki eski sponsorumuz Kaptan Şirketler Grubu bizden önceki dönemde sponsorluk dışında borç verdiği 780 bin liralık alacağı için TFF ve Spor Toto gelirlerimize haciz koydurmuş olup kendileriyle yaptığımız görüşmede borcumuzu ileri bir tarihte ödemek için zaman istedik. Umuyoruz ki kabul edilip ertelenecek ve tek gelirimiz olan TFF ve Spor Toto’dan gelecek gelirleri kaybetmeyeceğiz” ifadelerini kaydetti.

    “SPOR DOSTLUK, KARDEŞLİK DEMEKTİR”

    Cumartesi günü Cizrespor’la oynayacakları karşılaşmayı da değerlendiren Aydoğdu, “Onları en iyi şekilde ağırlamak istiyoruz. Onlar bizim misafirimiz. Spor dostluk demek, spor kardeşlik demektir, spor birlik ve beraberlik duygularını birleştiren harç demektir. Kendi evlerinde her takımı en iyi şekilde çiçeklerle karşılayan Cizrespor camiasını biz de kendimize yakışır bir şekilde ağırlamak istiyoruz. En büyük sıkıntılarımızdan birisi de tesis konusu, Tekirdağspor Kulübü tarafından yapılan tesisimizin geri verilmesi konusunda sezon başında Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Albayrak ve Şüleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat’la görüşülerek tesisimizi ya geri verin yada tesis yeri gösterin ki tüm Tekirdağlılar olarak bu tesisi camiamıza kazandıralım dedik. Başka belediyeler takımlarına saha ve tesis yaparken maalesef bizde mevcut tesisimiz elimizden alınıyor. Biz inanıyoruz ki Tekirdağsporumuzu milletvekillerimiz ile ve başkanımızda bu olaya bir çözüm bulacaklardır. Tüm taraftarımdan ricamız bu zor ekonomik şartlarda mücadele ederken bir de TFF cezaları ile karşılaşmayalım. Maç sonuna kadar takımımızı destekleyelim. Ayrıca kombine ve forma satışlarımız çok zayıf olarak devam etmektedir. Lütfen imkanı olan arkadaşlar kulüpten ve stattan kombine alabilirler ve forma için resmi sitemize girip internet ortamında kolaylıkla her yerden forma alabilirsiniz. Küçük büyük demeden sizlerin de desteğinizi bekliyoruz. Değerli Tekirdağlılar, gelin yeni bir dönem başlatalım. Bu dönemde, büyük Tekirdağsporumuzun hedeflerini birlikte belirleyelim, geleceğini birlikte inşa edelim, sorunlarını birlikte çözelim. Bizim sevincimiz de acımız da, hüznümüz de neşemiz de bir olsun, yolumuz açık geleceğimi aydınlık olsun” dedi.