Etiket: çağrı

  • Ordu’da İstihdam Fuarı’nda işverenlere çağrı

    Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) Ordu İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Ordu İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı(ORDİF 52)’ açıldı.

    Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde (OKSM) bu yıl ikincisi yapılan ve Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ünye Ticaret ve Sanayi Odası, Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası, Ordu Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile birlikte Ordu Üniversitesinin de destek olduğu fuarın açılış törenine Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, Adalet Komisyonu Başkanı Mesut Bilen, ODÜ Rektörü Prof.Dr.Tarık Yarılgaç, İl Emniyet Müdürü Suat Çelik, İl Jandarma Komutanı Albay Sedat Sarıkaya, Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı Orhan Koç, İŞKUR Fon Yönetimi ve Aktuerya Daire Başkanı Fazlı Küçük, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü İsa Kaymak, daire müdürleri, iş adamları ve üniversite öğrencileri katıldı.

    Fuarın ilk konuşmasını yapan Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, gençlere çağrıda bulunarak nitelikli ve donanımlı insan olma tavsiyesinde bulundu. Donanım sahibi olunmadığı takdirde rakiplerin her zaman önde olacağına dikkat çeken Vali Balkanlıoğlu, “Nitelik kazandıkça, rakiplerinizi azaltmış olursunuz. Yeter ki nitelikli, donanımlı olun. Eğer siz kendinizi çok iyi yetiştirebilirseniz, mesleğinizde, sanatınızda da çok iyi olursanız ve artı niteliklerle de bunu taçlandırırsanız, dünyanın her yerinde iş bulabilirsiniz” dedi.

    “Donanımlı ve cesaretli olun”

    Vali Balkanlıoğlu, şöyle konuştu: “Artık dünya küçüldü. İnternet üzerinden dünyanın herhangi bir yerindeki firmaya cv göndererek, iş başvurusu yapabilirsiniz. ‘Ben bu işi yaparım. Beni işe alırsanız, bana vereceğiniz paranın kat ve kat siz kazanırsınız’ diyerek, işvereni ikna etmeniz gerekir. Hatta bir işe girip çalışmanız da gerekmez. Kendi işinizi kendiniz dahi kurabilirsiniz. Bu sadece cesaret ve psikolojiyle ilgili bir olaydır. ‘Ben yatırımcı, olacağım, müteşebbis olacağım, yanımda işçi çalıştıracağım’ diyerek, buna karar varan ve azimle giden herkes muvaffak oluyor. Çevremizde bu şekilde hareket eden birçok başarı öyküsü görüyoruz. Bu yüzden öncelikle müteşebbis olmayı, ekmek vermeyi, istihdam oluşturmayı hedeflemek lazım. En büyük hedef bu olmalı. Ama bir iş yerinde çalışmayı da arzu ederseniz, o işe ilişkin bütün donanımlara sahip olup, cesaretle kendinizi pazarlamanız lazım.”

    “125 kişiden 87’si iş istedi”

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz da İŞKUR’un Toplum Yararına Programı kapsamında istihdam edilecek yaklaşık 2 bin istihdamın yarıya yakınını kullanacaklarını söyledi.

    Ayda bir yaptıkları halk gününde en çok iş talebi aldıklarını belirten Yılmaz, “En son yapmış olduğumuz halk gününde 125 kişi katılırken bunun 87 tanesi iş talebinde bulundu. Ülke olarak çok büyük sıkıntıdan geçtik. Darbe süreciyle olağanüstü dönemleri atlattık. Bu olağanüstü dönemlerden sonra istihdama yönelik bir seferberliğin başlatılması, kalkınma ve büyüyen ülkemiz açısından esasen hedefi ortaya koymuş durumdadır. 2023 vizyonuna yönelik hükümetimizin, devletimizin bu perspektifine biz Ordu şehri olarak sonuna kadar destek veriyoruz. Özellikle istihdam ve kalifiye istihdam konusunda İŞKUR ve SGK’nın birlikte yapmış olduğu bu çalışmalara sonuna kadar destek oluyoruz” diye konuştu.

    “İş var, işçi yok”

    Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı Orhan Koç, konuşmasında hükümetin başlattığı istihdam seferberliğinde ülke genelinde 2 milyon istihdam hedefi belirlendiğini ve bu sebeple İŞKUR’un sahaya indiğini belirtti. Koç, “Aslında iş bulma noktasında açık iş dediğimiz açık iş pozisyonlarımız var, ama işverenlerin istediği vasıflı elemanların bulunması noktasında ciddi manadan sıkıntımız var. Bir tarafta işsizlerimiz var bir taraftan işçi arayan işverenlerimiz var. Demek ki burada bir sorun var ve biz bu sorunu görüyoruz. İŞKUR’un yeni misyonu sahaya inerek sahadaki esnafın ihtiyaçlarını belirliyor. Çıraklık eğitimde ustalık eğitimlerine kadar tüm süreçlerine bakıyor ve gerçekten ihtiyaç olan elemanın yetişmesiyle ilgili iş başı eğitimler gibi farklı projelerle iş hayatını motive etmeye çalışıyor ve ihtiyaç olan personeli bulmaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

    “Elinizi taşın altına koyun”

    Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü İsa Kaymak ise konuşmasında işverenler, iş arayanlar ve yöneticilere seslenerek, ”İstihdamı yükseltmek için elimizi taşın altına koyun” çağrısında bulundu. Kaymak, Ordu da 27 Mart itibariyle 2 bin 600 ek istihdam oluşturulduğunu da sözlerine ekledi.

    Fuarın açılış töreninin ardından, Vali İrfan Balkanlıoğlu ve diğer protokol üyeleri fuar alanında yer alan 52 kuruluşun stantlarını gezerek, firma yetkililerinden çalışmaları hakkında bilgi aldı.

  • AB’den, Makedonya Cumhurbaşkanına ültimatom gibi çağrı

    Makedonya’da temaslarda bulunan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, yeni hükümetin hızlı bir şekilde kurulması için Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge İvanov’a “pozisyonunu gözden geçirme” çağrısında bulundu.

    Makedonya’daki temasları çerçevesinde tüm siyasi partilerin yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştiren AB Komisyonu Üyesi Hahn, “Makedonya Cumhurbaşkanı’nı pozisyonunu gözden geçirmeye davet ediyoruz. Kaybedecek zaman yok. Tüm siyasi liderler ve kuruluşlardan vatandaşların menfaatine olacak şekilde demokratik sürecin önünü açmalarını bekliyoruz” dedi. Makedonya Cumhurbaşkanı İvanov, seyahatte olduğu gerekçesiyle AB Komsiyonu Üyesi Hahn’a randevu vermemişti.

    Seçimlerden önce de protesto gösterileriyle sarsılan ve seçimler sonrasında da hükümetin kurulamaması nedeniyle siyasi krizi aşamayan Makedonya’ya yönelik çağrılarında AB yetkilileri, hükümeti kurma vazifesinin Arnavut partileri ile anlaşarak parlamentoda çoğunluğun desteğini alan Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) lideri Zoran Zaev’e verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdi. Makedonya Cumhurbaşkanı İvanov, muhalif lider Zaev’in koalisyon için Arnavut partileri ile yaptığı anlaşmanın bazı şartlarının ülkenin birlik ve bütünlüğünü tehdit ettiğini ve Arnavutça’nın anadil olmasını da içeren bazı kaidelerin ülkeyi etnik çizgilerle böleceği iddiasıyla hükümeti kurma görevini Zaev’e vermeyi reddetmişti.

  • Bakan Kılıç’tan Almanya ve Hollanda’ya çağrı

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Almanya ve Hollanda’ya çağrıda bulunarak, “Bir an önce bu karardan vazgeçin” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Zonguldak’ta gençlere hitap etti. Bülent Ecevit Üniversitesi’nde Gençlik Kürsüsü adlı programa katılan Bakan Kılıç, halk oylaması sürecinde Almanya ve Hollanda’ya tepki gösterdi.

    Almanya ve Hollanda’nın fikir hürriyeti özgürlüğünün, asın özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün temel prensipleriyle dünyaya örnek olduğunu iddia eden iki ülkenin Türk bakanlarını konuşturmama veya önüne engel koya kararı aldığına dikkat çeken Bakan Kılıç, her iki ülkenin de kendi değerleriyle çeliştiğinin altını çizdi.

    “Kendi değerleriyle olduğunu iddia ettikleri değerlerle çelişmektedir”

    Bakan Kılıç, 50 yılda 5,5 milyona aşkın Türk kökenli vatandaşın Avrupa’da yaşadığını ifade ederek şöyle dedi:

    “1960’lı senelerin içerisinde Türkiye’den Almanya’ya ve değişik ülkelere çok ciddi bir gurbet oldu. Avrupa’da 5,5 milyona aşkın Türk kökenli vatandaşımız var. 50 yıllarını geçirmişler. Almanya’da bu üç milyonu temsil eden bir topluluktur. Artık dördüncü nesle doğru gelmiştir. Şu anda Almanya’da ve Hollanda’da fikir hürriyeti ve özgürlüğü çerçevesinde, fikrini beyan edebilecek olan milletvekili ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletinde görev yapan iki bakanımızla ilgili olarak, demokrasinin fikir hürriyetinin, basın özgürlüğünün, düşünce hürriyetinin, temel prensiplerini uyguladıklarını ve bununla örnek olduğunu iddia eden iki ülke; bakanlarımızı konuşturmamak, hitap etmenin önüne engel koymak noktasında bir kararı almıştır. Öncelikle bu bir demokrasi ve bu bir özgürlükler ayıbıdır. Kendi değerleri olduğunu iddia ettikleri tüm değerlerle çelişmektedir. Bu işin birinci tarafıdır. İnsan hakkı ihlalidir. Çünkü fikrinizi açıklama noktasında size deniliyor ki açık olan bir yerde bunu açıklayamazsınız. Tamamen bu noktada Almanya’daki yetkililer bunlar işte yerel sorumluluklardır. Yerel yönetimlerin işidir. Yerel yönetimler de bunun üzerine açıklama yapmış, belediyelere sorumluluğu yükleyemezsiniz. Niye bize yüklüyorsunuz, hükümet olarak sizin burada duruş sergilemeniz gerekir demiş. İş biraz karışmış. Kimin neden neyi durdurduğu açığa sermeden işi biraz karıştırmış noktadalar. Neyse biz onlara şunu söyleyelim. Bir an önce bu yanlıştan dönün. Bir an önce bu demokratik olmayan, insan hakkı ihlali olan yaklaşımdan dönün.”

    “Hollanda’ya da başka sözüm var”

    Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılması beklenen referandum mitingine izin vermeyerek, Hollanda’nın kamusal alanlarının başka ülkelerin siyasi kampanya alanı olmadığı yönündeki sözlerini hatırlatan Bakan Kılıç, şöyle devam etti:

    “Hollanda’ya da başka sözüm var. Hollanda Başbakanı demiş ki kamusal alanda seçim veya halk oylaması propagandası yapmasına izin vermeyeceğini söylemiş. Bu kamusal alan konusun biz Türkiye’de çok yıllar tartıştık. Bu kamusal alanın arkasına sığınarak çok hak ihlalleri yapıldı. Suni gündemler ortaya atılarak gençlerimizin arasında okuma hakkı ellerinden alınan genç kardeşlerimiz oldu. Bu salonda genç kardeşlerimiz fikir, vicdan ve din özgürlüğü çerçevesinde istedikleri gibi okuyorlar. Bu salonda benimle aynı görüşte olmayan kardeşlerimiz de belki var. Bize yani Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye kalkanlar gelsinler bu salonu görsünler.”

    “Geert Wilders, dünyanın en büyük ırkçısı”

    Hollanda Başbakanının fikrini bir an önce gözden geçirmesini tavsiye eden Bakan Akif Çağatay Kılıç, “Aynı fikirleri paylaşmayabiliriz. Zaten aynı fikirleri taşısak insan olamazdık. Ama Hollanda Başbakanının bu yaklaşımını ve açıklamış olduğu Dış İşleri Bakanımızın oraya gitmemesi yönündeki fikrini bir an önce gözden geçirmesini tavsiye ediyorum. Onun ülkesinde Geert Wilders diye bir adam var. Dünyanın en büyük ırkçısı ya da ırkçılarından bir tanesi. Hollanda hükümeti ve devleti onu korumak için sırf söylediklerinden dolayı milyonlar harcıyor. Ne dediğini biliyorsunuz değil mi? Müslümanların Avrupa’da yeri yok. Bunu söyleyen bir ırkçı. Ona bu kadar kürsüyü veriyorsunuz koruyorsunuz ama bizim fikrimizi açıklamamızdan mı rahatsız oluyorsunuz. Rahatsız olabilirsiniz biz fikrimizi sonuna kadar söyleyeceğiz” dedi.

    “Salon vermezseniz sokak sokak gezmesini biliriz”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin sözlerini hatırlatan Bakan Kılıç, “Ne dedi bakanımız Nihat Zeybekçi. Salon vermezseniz sokakta dükkan dükkan gezerim diye. Bu burada basittir. Kimse engelleyemez. Biz fikrimizi söyleyeceğiz. Sayın Deniz Baykal’a, farklı bir fikrini dile getirmesi için salon tahsisinde herhangi bir sıkıntı yaşanmamıştır. Doğrusu o. Yani istediği gibi fikrini söylesin. Biz farklı bir noktadaki düşünceyi dile getiriyoruz diye mi bize farklı bir yaklaşım içerisine giriyorsunuz. Kusura bakmayın bu tutmaz. Bir an önce Avrupa’daki tüm siyasi ve siyasetçilerin bu ırkçılık yaklaşımına karşı kendilerine çeki düzen vermelerini istiyoruz” diye tepkisini yineledi.

    “İnsanlığa ne veriyorsunuz onu söyleyin”

    Avusturya Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz’u da eleştiren Bakan Akif Çağatay Kılıç, “Avusturya’da da var. Bir tane Dışişleri Bakanı var. Sebastian Kurz. Konuşup duruyor. İki de bir diyor ki, onlar buraya gelmesin. Türkiye’ye dönsünler. Göçmenler gelmesin. Mülteciler. Biz şu kadar mülteciyi alamayız. Ondan sonra ders vermeye kalkıyorsun değil mi? Biz Türkiye’de 3 milyondan fazla Suriyeli kardeşimizi misafir ediyoruz. Gayri safi milli hasıla ile övünürler, güçlü ekonomileri ile övünürler. Biz dünyaya şunu veriyoruz derler. İnsanlığa ne veriyorsunuz onu söyleyin. Bakın işte bunları iyi bileceksiniz. Bunları iyi anlayacaksınız. Belki bizim ekonomimiz şu anda bir Almanya’nın bir Hollanda’nın bir Avusturya’nın ekonomisinin büyüklüğüne sahip olmayabilir. Milli gelirimiz onların milli gelirinden kişi başı anlamında baktığımızda aynı olmayabilir. Ama biz bundan 15 sene sonra Suriye’de iç savaş yaşanırken, insanlar katledilirken, Irak’ta insanlar zulme uğrarken, Suriye’de bir diktatör zulüm yaparken siz ne yaptınız diye sorduklarında, göğsümüzü gere gere oradan Türkiye’ye gelip de sığınmak isteyenlere kapımızı ve yüreğimizi açtık diyebileceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanlı hükümet sistemini anlattı

    Cumhurbaşkanlı hükümet sisteminin Türkiye’nin önünü açacak bir düzenleme olduğuna da dikkat çeken Bakan Çağatay Kılıç, “Bu Türkiye’nin ve AK Parti inancına göre de Türkiye’nin önünü açacak bir düzenlemedir. Doğal olarak da milletvekilleri TBMM’de farklı siyasi partilere mensuptur. Ve siyasi parti mensubiyeti olmayan vekiller de vardır. Ama her milletvekili inandığı, düşündüğü, desteklediği fikri açıklamak, bunu dile getirmek konusunda hürdür. Ve bu çerçevede bu anayasa değişikliğinin halk oylamasının bu anayasa değişikliğinin üzerinde oy kullanacak, oy kullanma hakkı olan her bir vatandaşımıza kendi açısından fikrini ve düşüncesini taşıma konusunda da bir görevi vardır” dedi.

  • Hisarcıklıoğlu’ndan ECO ülkelerine çağrı

    Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret ve Sanayi Odası (ECO CCI) toplantısında konuşan TOBB Başkanı ve ECO-CCI Yönetim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ECO ülkeleri arasındaki korumacılığın ve vizelerin kaldırılması gerektiğini belirterek,, ECOTA’nın ve tahkimin hayata geçirilmesini, ulaşım yollarının güvenli ve hızlı hale getirilmesini istedi.

    Türkiye, Afganistan, Azerbaycan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Pakistan, Tacikistan ve Türkmenistan’ın üye olduğu ECO-CCI’nin 22. Yürütme Kurulu toplantısı Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta gerçekleştirildi. TOBB Başkanı ve ECO- CCI Yönetim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı toplantıda Pakistan Ticaret Bakanı Khurram Dastgir Khan, ECO CCI Başkanı ve Pakistan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zubair Tufail, İran Ticaret Sanayiler Madenler ve Tarım Odası Başkanı Gholamhossein Shafei, ECO Genel Sekreteri Halil İbrahim Akça, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Öztürk, Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mehmet Baysal, Çorum Ticaret Borsası Başkanı Ali Bektaş ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Ruhsar Pekcan da yer aldı.

    Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada ECO bölgesinde işbirliğini arttırmanın artık sadece bir kalkınma aracı değil, zorunluluk haline geldiğini belirtti. Hisarcıklıoğlu, “Zira küresel sistem çok farklı bir dönemden geçiyor. Küresel ekonomi ve siyasetin kodları tamamen değişiyor. Dünyayı etkileyen ekonomik, siyasi gelişmelerin neredeyse tamamı da ECO coğrafyasının etrafında şekilleniyor. Bu bizim için hem bir risk hem de bir fırsat. Süreci iyi okuyup, iyi hazırlanmalıyız” ifadesini kullandı.

    Hisarcıklıoğlu, dünya petrol rezervlerinin yüzde 15’inin, doğalgaz rezervlerinin yüzde 24’ünün ECO bölgesinde bulunduğuna, Asya ile Avrupa arasındaki bütün enerji koridorlarının, bütün ticaret koridorlarının da bu coğrafyadan geçtiğine dikkat çekti. Bölgenin çok büyük avantajları bulunduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, bunlardan yararlanarak ticareti artırmak gerektiğini anlattı.

    ECOTA, vizeler, tahkim ve ulaşım

    Önlerinde 4 önemli konu bulunduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, ilk önemli konunun ECOTA anlaşması olduğunu kaydetti. ECOTA’nın hayata geçirilmesini isteyen Hisarcıklıoğlu, korumacı politikaların zenginliği arttırmadığı gibi tam tersine azaltacağını ifade etti. İkinci önemli konu olarak vize meselesini gösteren Hisarcıklıoğlu, “Ekonominin 3 adım kuralını unutmamamız lazım. Önce ziyaret, sonra ticaret, sonra da yatırım. İnsanlar girip çıkarken zorlandıkları ülkelerle değil, en rahat ulaşabildikleri ülkelerle ticaret yapar. Vize konusundaki sıkıntıların giderilmesini istiyoruz” dedi.

    Üçüncü önemli konunun tahkim olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Tahkim meselesi ticaret ve yatırımların artması için çok önemli. Çünkü yatırımcı ve tüccar her şeyden önce öngörülebilirlik ister” diye konuştu.

    Ulaşım sorunlarına da değinen Hisarcıklıoğlu, “Ticaret yollarımızı şeffaf, güvenli ve hızlı hale getirirsek hem kendi aramızdaki ticaret artacak, hem de Asya-Avrupa arasındaki ticaretin merkezi haline geleceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

    Hisarcıklıoğlu, gümrük geçişlerinin hızlı, şeffaf ve standart olmasının önemine işaret ederken, TOBB’un bu konudaki tecrübelerini hatırlatarak, bu tecrübeden bütün ECO ülkelerinin faydalanmasını istediklerini bildirdi.

  • Adana Büyükşehir Belediyesi Özel Atık Şube Müdürü Çağrı Ün vuruldu

    Adana Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Özel Atık ve Geri Dönüşüm Tesisleri Şube Müdürü Çağrı Ün, makamında bacaklarından tabancayla vurularak hastaneye kaldırıldı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Çukurova ilçesi Belediyeevleri Mahallesi’nde meydana geldi. Sabah Adana Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Özel Atık Şube Müdürü Çağrı Ün makamına geldi. Sabah saat 09.10 sıralarında Adana Büyükşehir Belediyesi Denizcilik ve İç Su Hizmetleri Şube Müdürlüğünde görevli Fatih G., Ün’ün makamına gelerek tartışmaya başladı. İkili bir süre tartıştıktan sonra Fatih G., tabancasını çıkartıp Ün’ü iki bacağından vurup kaçtı.

    Çalışanlar hemen sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler, Ün’ü Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Seyhan Uygulama Merkezine kaldırdı. Ün’ün hastanedeki tedavisi devam ediyor.

    Kısa sürede olay yerine gelen polis ise zanlıyı yakalamak için çalışma başlattı. Fatih G.’nin Ün’ü asıl vurma nedeni polisin çalışmayı tamamlamasından sonra ortaya çıkacak.