Etiket: çağrı

  • (Özel Haber) Koyunları çalınan çiftçiden hırsızlara çağrı

    Balıkesir’de 67 küçükbaş hayvanı çalınan çiftçi, anneleri çalınan kuzuların artık büyüdüğünü belirterek, “Gelsinler şimdi de bu kuzuları alsınlar” dedi.

    Balıkesir’in Halalca mahallesinde 4 ay önce meydana gelen olayda hayvan damından bir gecede 67 küçükbaş koyun ve kuzusu çalınan 57 yaşındaki çiftçi Hasan Aydın, hırsızlar için geniş güvenlik önlemi aldı. Hayvan damının dört bir yanını kameralarla donatan Aydın, damın içerisine de iki tane kangal köpeği koyarak, koyun ve kuzularının güvenliğini had safhaya taşıdı.

    Çalınan 67 küçükbaş hayvanı sonrası konuşan çiftçi Hasan Aydın, “Hayvanları damın dışında bulunan camın kilidini kırarak araca koyup taşımışlar. 1 saat içerisinde 67 tane hayvanı götürmüşler. 45 tane koyun 22 tane kuzuyu almışlar. Kuzular kaldı küçük, hiç olmazsa annesiyle götürseydiler. Veya annesizlerden alsaydılar. Bunları büyütmek çok sorun olacak. 15 günlük, 1 haftalık ve 1 aylık olan yavrular annesiz kaldı” dedi.

    Şimdi yaklaşık 110 koyunu olan ve anneleri çalınan kuzuların da büyüdüğünü söyleyen Aydın, “Bir kaç ay önce 67 tane hayvanım çalınmıştı. Ve çalınan hayvanların değeri o zaman için 40 bin lira civarındaydı. Şimdi fiyatlar bayağı arttı” dedi.

    Yaşanan hırsızlık olayı sonrası hayvan damına 6 tane kamera ve 2 kangal köpeği aldığını söyleyen Aydın, “Güvenliği sağlamaya çalışıyorum. Kameralar sürekli kayıtla. Kuzularımı annesiz bırakmışlardı. Daha önce anneleri çalınan kuzular da büyüdü. İsterlerse o kuzuları da alabilirler. Ben hırsızlara analarını getirsin demiştim getirmediler, isterlerse kuzularını da götürebilirler” dedi.

  • Kalkan’dan borçlulara çağrı: “Son gün 30 Haziran”

    ‘Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi’ hakkında açıklamalarda bulunan AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, “Teklife göre 19 Ağustos 2016’da yürürlüğe giren bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun kapsamında giren alacak türleri ve alacaklı idareler esas alınarak, bu idarelerin 31 Mart tarihine kadar olan kesinleşmiş alacakları yeniden yapılandırılacak. Yeniden yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin 30 Haziran tarihine kadar başvuru yapması gerekiyor” dedi.

    Borçların yeniden yapılandırılması imkanı ile faiz ve gecikme zamlarının da yeniden yapılandırılacağını belirten AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlayan ‘Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi’ hakkında açıklamalarda bulundu. Kalkan, “Vergiler, gümrük vergileri, vergi cezaları, bazı idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz ve gecikme zamları yeniden yapılandırma kapsamında olacak. Teklife göre 19 Ağustos 2016’da yürürlüğe giren bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun kapsamında giren alacak türleri ve alacaklı idareler esas alınarak, bu idarelerin 31 Mart tarihine kadar olan kesinleşmiş alacakları yeniden yapılandırılacak. Yeniden yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin 30 Haziran tarihine kadar başvuru yapması gerekiyor” diye konuştu.

    Önceden yapılandırma yapan borçlular kapsam dışında

    Amme alacakları, tahsil usulü hakkında kanun kapsamında takip ve tahsil edilen bazı alacaklar ile belediyelerin su, atık su ve katı atık gibi alacaklarının da kapsama dahil edildiğini vurgulayan Kalkan, “Daha önceki yapılandırma kapsamında başvuru yapamamış borçlulara da yeni bir imkan tanınıyor. Ancak yapılandırmadan yaralanan ve taksit ödemeleri devam edenlerin yapılandırılan borçları kapsam dışında kalacak” ifadelerini kullandı.

    Başvuruda son gün 30 Haziran

    Yeniden yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin 30 Haziran tarihine kadar başvuru yapması gerektiğini hatırlatan Kalkan, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İl Özel İdareleri ve Belediyelere ilk 31 Temmuz’a; SGK’ya 31 Ağustos’a kadar azami 18 taksitte ödenecek” dedi.

    İkiden fazla taksiti süresinde ödemeyen hakkını kaybedecek

    AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, yapılandırılacak borcun ilk iki taksitinin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, borçlu kanundan yararlanma hakkını kaybedeceğini belirtti. Kalkan ayrıca 1997 model ve daha eski taşıtların hurdaya ayrılarak tescil kaydının silinmesi durumunda, ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisi ile cezalarında tahsilinden vazgeçileceğine dikkat çekti.

  • Giresun’dan İranlı yatırımcılara çağrı

    Giresun Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) ile Giresun Turizm İşletmecileri Derneği (GİTUDER) öncülüğünde İran’dan gelen 45 kişilik turizm acente sahiplerine Ticaret Odası toplantı salonunda turizm ve diğer yatırım alanlarında sunum yapıldı.

    Güney Azerbeycan’la dostluğu ve ticari ilişkileri geliştirmek istediklerini ifade eden GİTUDER Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz, “Bu dostluğu büyütmek ve karşılıklı ticarete dönüştürmek ve kazanmak istiyoruz. Geçtiğimiz yıl nevruzda 160 kişilik bir ekibi Giresun’umuzda ağırladık ve o seyahatin ardından daha büyük bir ekiple gelmek istiyoruz yanıtını aldık. Bizlerin avantajı gittiğimiz yerde Türkçe’nin biliniyor olması, yabancılık çekmiyoruz. Türk milletinin misafirperverliğini hissediyoruz. Giresun güvenli bir şehir, kavganın gürültünün olmadığı, büyük şehirlerin arasına sıkışmış, doğal güzellikleri olan saklı bir cennettir. Yatırım yapacak olanlara gerçekten herkes çok yardımcı olacaktır’ dedi.

    “Giresun yatırım için bakir bir il”

    Giresun’un turizm başta olmak üzere yatırım yönünden bakir bir il olduğunu da söyleyen GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ise “Bu kadar bakir bir il olmasından yola çıkılarak bile yatırım yapılması gereken bir yerdir. Doğa turizmi olarak eşsiz olduğumuzu düşünüyorum. İlk gelen yatırımcılar ekonomik yatırımlarını gerçekten ekonomik olarak yapacaklar daha sonra gelecekler ise o kadar şanslı olmayacaklar. Giresun ekonomisini Tebriz Ticaret Odası’nda anlatmıştım. Tekrar olarak Giresun ekonomisi yüzde 70-80 fındığa, yüzde 10-20’de çaya dayalı bir ekonomidir. Yani Giresun tarıma dayalı bir ekonomi konumunda bulunmaktadır. Çay ve fındıkta dünyanın en kaliteli ürünlerini üretmektedir. Bunun yanı sıra ilimizde iş gücü çok ucuz , yaklaşık 50 tane konfeksiyon atölyesi bulunan ilimizde aynı zamanda ağaç sanayine de yatırım yapabilirsiniz. Maden suyu ve su yatakları bakımından zengin bir şehir olan Giresun’a farklı alanlarda yatırım yapabilirsiniz. Giresun TSO olarak bizler her zaman sizin yanınızdayız” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Edirneli esnaftan meslektaşlarına anlamlı çağrı

    Edirne’de, bir restoran işletmecisi 41’inci Turizm Haftası etkinlikleri dolayısıyla iş yerine astığı pankartlarla, turistin ve turizmin önemine dikkat çekti.

    Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı olan Bahri Dinar, Edirne’nin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Osmanlı mutfağından günümüze yansıyan damak tadıyla da hem Türkiye hem de dünyada genelindeki özel kentler arasında yer aldığını dile getirdi.

    Dinar, 41’inci Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesine Edirne esnafı olarak tüm Türkiye’ye bir mesaj vermek istediğini belirterek, “Edirne, Selimiye Camii, nehirleri, taş köprüleri, Sağlık Müzesi, hanları, hamamları ve bizim sektörümüz olan damak tatları ile dünyada parmakla gösterilen bir kent konumunda. Her yıl milyonlarca turisti kentimizde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Tabi ki Edirne esnafı meslektaşlarım ile mesajımız ortak. Edirne’de turist el üstünde tutulur. Türkiye genelinde de turist ve ziyaretçilerin el üstünde tutulduğunu düşünüyorum” dedi.

    “Turisti aldatan ülkesini aldatır”

    Televizyon kanallarındaki yemek programlarında sıkça yer alan ve Edirne’nin eşsiz, özgün lezzeti tava ciğeri tüm dünyaya tanıtan Bahri Dinar, “Bizim Edirnemiz artık kabuğuna sığmıyor. Dünyanın en uzak noktalarından bile kentimize ziyaretçiler geliyor. Bize uğrayan turistlerimiz, bir badem ezmesi, bir mis sabun, bir aynalı süpürge almadan, Meriç ve Tunca Nehri’nin kenarında gün batımını izlemeden kentimizden ayrılmıyor. Bizler Turizm Haftası çerçevesinde bir farkındalık oluşturmak istedik ve ‘Turisti aldatan ülkesini aldatır’, ‘Turiste saygı varsa, turizmde kaygı yoktur’, ‘Turisti kazanan geleceği kazanır’ şeklinde özel yazılar hazırladık. Umarım mesajlarımız yerlerine ulaşır ve Türkiye’miz kazanır” ifadelerini kullandı.

  • Diyabete karşı anne-babalara çağrı

    Kardiyoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kenan Durna, diyabet hastalığının görülme oranlarındaki önlenemez yükselişe dur diyebilmek için anne-babaların beslenme ve fiziksel aktivite konusunda çocuklarına örnek olması gerektiğini söyledi.

    21. yüzyılın en büyük sağlık sorunlarının başında hiç kuşkusuz diyabet ve kalp rahatsızlıkları geliyor. Öyle ki önümüzdeki 10 yılda dünyadaki her 100 kişiden 4’ünün diyabet hastası olacağı tahmin ediliyor. Bu artışın en önemli sebepleri ise şehir yaşamının beraberinde getirdiği sağlıksız beslenme, hareketsiz bir hayat ve sonucunda ortaya çıkan fazla kilolar. Ayrıca 45 yaşın üzerinde olmak, genetik faktörler, bozulmuş açlık kan şeker düzeyleri ve gebelik diyabeti de uzun dönemde diyabet hastası olma riskini artırıyor. Diyabet hastalığı erken dönemde teşhis edilmez ve doğru bir şekilde tedavi edilmezse, görme kaybı, böbrek yetersizliği ve kalp krizi gibi ciddi sorunlara neden olabiliyor

    Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Kenan Durna diyabet ve kalp damar sağlığı konusunda bilgi verdi. Durna, “Diyabet hastalığı uzun dönem kontrol altına alınmadığında damarlarda yıllar içinde sertleşme meydana geliyor. Damar sertliği bu hastalarda kalp krizini beraberinde getiriyor. Ateroskleroz denilen damar sertliği yani damar tıkanıklıkları diyabet kaynaklı kalp hastalıklarının başını çekiyor. Diyabet, endotel denen damar içindeki hücre örtüsünün yapı ve fonksiyonunu bozduğundan damar sertliği daha hızlı ve kolay oluşuyor. Tüm vücut damarlarında daralmalar oluşuyor. Damar daralmaları kalpte meydana geldiğinde krize, boyunda inme ve felçlere, böbrekte ciddi kontrolsüz yüksek tansiyona, bacakta ise, ayak ve bacak kesilmesine kadar gidebilen kanlanma bozukluklarına neden olabiliyor” dedi.

    “Düzenli diyet ve takiple diyabet kontrol altına alınıyor”

    Düzenli diyet ve takiple diyabetin kontrol altına alınabildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Kenan Durna,

    “Tedavisi çok daha komplike olan bu hastalıkların önüne geçebilmek için öncelikle şeker hastalığının tanısının erken dönemde konulması gerekiyor. Sonrasında ise düzenli diyet ve doktor tavsiyesinde alınan ilaçlarla kan şekerinin ideal düzeyde tutulması şart. Ayrıca tansiyon ve kolesterol seviyelerinin kontrol altına alınması ve sigara içilmemesi de alınması gereken önlemler arasında yer alıyor. Diyabetli hastalarda yüksek tansiyon ve kolesterol sağlıklı insanlara oranla çok daha önemli. Diyabet zaten atardamarlarda yapı ve fonksiyon bozukluğuna neden oluyor. Buna kolesterol yüksekliği ve yüksek tansiyon gibi ek risk faktörlerinin eklenmesi, damar sertliği riskini çok arttırıyor. Koroner kalp hastalığı risk faktörlerinin sayısı arttıkça da hastalık riski yükseliyor” diye konuştu.

    “Diyabet hastalarına bypass ve stent çok sık uygulanıyor”

    Dr. Kenan Durna şöyle devam etti: “Diyabet hastalığı olanların yılda en az bir kez kalp kontrolünden geçmesi, rutin muayene, EKG, kan tahlilleri ve gerekli görüldüğünde ekokardiyografi ve efor testi ile değerlendirilmeleri birçok hastalığın önüne geçilmesinde önemli bir etken. Diyabet kontrol altına alınamadığında damar hastalığının ilerlemesi kaçınılmaz hale geliyor. Özellikle diyabet hastalarında koroner kalp hastalıkları çok daha sık görülüyor ve dolayısıyla da bypass ameliyatları çok daha sık uygulanıyor. Ayrıca diyabet hastalarında sık olarak stent uygulamalarına da gerek duyuluyor.”

    “Oranları düşürmenin yolu çocuklara doğru beslenme alışkanlığı kazandırmak”

    Durna sözlerini şöyle tamamladı: “Diyabet hastalığının görülme oranlarındaki önlenemez yükselişe dur diyebilmek için anne-babaların beslenme ve fiziksel aktivite konusunda çocuklarına örnek olması gerekiyor. Özellikle fast-food’tan uzak durulması, karbonhidrat içeriği yüksek besinlerin mümkün olduğunca az tüketilmesi, şeker içeriği yüksek gazlı içeceklerden uzak durulması ve düzenli spor yapılması gibi basit önlem ve alışkanlıklar uzun dönemde diyabet riskini önemli oranda azaltıyor.”