Etiket: çağrı

  • Acil Çağrı Merkezi personeline küfre hapis cezası

    112 Acil Çağrı Merkezi personeline edilen küfür ve hakaretler nedeniyle bugüne kadar 2 kişiye Muğla Asliye Ceza Mahkemesince 1 yıl hapis cezası verildi. Erteleme ve ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’ (HAGB) uygulanmayarak şahıslar hakkında tutuklama müzakeresi yazıldı.

    2015 yılında İtfaiye, AFAD, İl Sağlık Müdürlüğü 112, Orman Bölge Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, Emniyet, Sahil Güvenlik ve Doğa Koruma Müdürlüğü acil çağrı numaralarının tamamı 112 Acil Çağrı Merkezinde toplandı. Acil Çağrı numaraları bir araya toplanmadan önce asılsız ihbarlar nedeniyle kurumlar meşgul edilirken, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin faaliyete geçmesinin ardından asılsız çağrı oranları 2017 Eylül’de yüzde 93’lerden yüzde 28’lere düştü.

    2 kişiye hapis cezası verildi

    112 Acil Çağrı Merkezine yapılan asılsız ihbar, küfür ve hakaretler kurum tarafından adli makamlara da taşınıyor. Bugüne kadar 112 Acil Çağrı Merkezi çağrı alıcılara yönelik yapılan küfür ve hakaretler nedeniyle 2 kişiye Muğla Asliye Ceza Mahkemesince 1 yıl hapis cezası verilirken, erteleme ve ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’ (HAGB) uygulanmayarak haklarında tutuklama müzakeresi yazıldı.

    Gereksiz aramaya 290 TL idari para cezası

    112 Acil Çağrı Merkezine yapılan gereksiz aramalarda da ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunuluyor. Muğla 2. Sulh Ceza Mahkemesine kurum tarafından yapılan bir suç duyurusuna itiraz eden vatandaşın itirazı mahkemece reddedildi. Mahkeme, ‘112 Acil Çağrı Merkezi Kuruluş Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince’ verilen 290 TL’lik idari para cezasına yapılan itiraz başvurusunun reddine karar verdi.

  • Bakan Eroğlu’ndan “yerli otomobil üretimi konusunda öğretim görevlilerine çağrı:

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, yerli otomobil üretimi konusunda üniversitelerin Öğretim Görevlileri’ne seslenerek, “Hocalarımız bir hassa hibrit dediğimiz elektrik ve aynı zamanda akaryakıt ile çalışan otomobiller geliştirmelerinde fayda var diye düşünüyorum” dedi.

    Bakan Eroğlu, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin (AKÜ) akademik yıl açılış törenine katıldı. AKÜ Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törene Vali Mustafa Tutulmaz, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Özdemir Şan, İl Emniyet Müdürü Fahrettin Şen, Jandarma Alay Komutanı Albay Orhan Sırma, İl Genel Meclis Başkanı Salih Sel daire müdürleri, Öğretim Görevlileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. AKÜ tanıtım filmi gösterimi ile başlayan törende, Bakan Eroğlu programın açılış konuşmasını yaparak ilk dersi verdi. Konuşmasında gençlere seslelne Bakan Eroğlu, onlara büyük önem verdiklerini ifade etti. Gençliğine önem vermeyen ülkelerin tarihten silinmeye mahkum olduğunu aktaran Bakan Eroğlu, Ama gençliğine büyük önem veren onları yetiştirip, geleceğe iyi hazırlayan ülkeler mutlaka kalkınırlar. Bizde tabi büyük bir milletiz. Mutlaka geleceğe mührü vurmamız gerekir. Dünyada biliyorsunuz bir yarış var. Özellikle ülkemiz stratejik coğrafya üzerinde bu vatanı ele geçirmek için büyük gayretler var. Tarih boyunca 200 yıldır böyle. Ama bunun için tek yegane yol güçlü olmaktan geçiyor. Biz gerçekten çok güçlü olmak durumundayız. Bu topraklarda ayakta kalabileceksek şanlı bayrağımız ilelebet dalgalanacaksa mutlaka sizlerden çok şey bekliyoruz sevgili gençler. Dolayısıyla geleceğe mührü vurmanız gerekir diye düşünüyorum” diye konuştu.

    “Otomotiv alanında her türlü teknolojiyi yakalayacak, sanayi kuracak gücümüz var”

    Bakan Eroğlu, programın ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayarak gündemde ki yerini koruyan yerli otomobil üretimi konusunda açıklamalarda bulundu. Bir gazetecinin “Efendim yerli otomobil üretim konusunda üniversitelere, Öğretim Görevlileri’ne çağrınız ne olacaktır?” sorusunu ise Bakan Eroğlu, “Bizim en ileri teknolojiyi yakalamamız lazım, Türkiye’nin bu potansiyeli var. Yerli otomobil dışında bizim uzayda da yerimizi almamız lazım. Savunma teknolojisinde önemli mesafeler kat ettik. Ama daha fazla kat edeceğimiz mesafeler var. Mesela uzun menzilli füzeler, bir takım Türkiye’ye yönelen maazallah füzelerin havada tahrip edilmesine varıncaya kadar gerek savunma sanayinde gerek tıp alanında gerek teknoloji alanında ve tabi otomotiv alanında her türlü teknolojiyi yakalayacak, sanayi kuracak gücümüz var. Bunu da yapmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Dolayısı ile hocalarımıza bir hassa hibrit dediğimiz elektrik ve aynı zamanda akaryakıt ile çalışan otomobiller geliştirmelerinde fayda var diye düşünüyorum. Hibrit yani elektrik zaman içerisinde yani akaryakıtta, petrolde biz dışa bağımlıyız. Dışa bağımlılığı azaltmak için buna gayret etmemiz gerekiyor diye düşünüyorum” şeklinde yanıtladı.

    “Yenilenebilir enerji konusunda üniversitemizden büyük beklentimiz var”

    Açıklamalarda daha sonra memleketi Afyonkarahisar’ın üniversitesi AKÜ’den beklentilerini anlatan Bakan Eroğlu, özellikle AKÜ’den yazılım ve yenilenebilir enerji konusunda büyük beklentileri olduğundan bahsederek şunları söyledi:

    “Yani yeni teknolojiler, bilhassa yazılımda çünkü yazılım önemli. Yazılımda bir çalışma yapılırsa üniversitemizde ayrıca Afyonkarahisar’a has tıbbi ve aromatik bitkiler var. Bunları bir paketleyip bunu satışa sunabilirsek ticari olarak çok faydalı olur bu konuda da iş birliği yapıyoruz. Beklentimiz bunlar. Gerek enerjide beklentilerimiz var, yenilenebilir enerji konusunda üniversitemizden büyük beklentimiz var.”

    Bakan Eroğlu, programın ardından beraberindeki protokol üyeleri ile birlikte üniversite öğrencilerine aşure ikramında bulundu.

  • CHP’li gençlerden Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrı: “Feodal odaklı siyasete son verilsin”

    Beşiktaş’ta toplanan bir grup CHP’li genç, parti içi sorunlar üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetime “feodal odaklı siyasete son verilsin” çağrısı yaptı. İlçe başkanı tarafından darba uğradıklarını ve partiden atılmakla tehdit edildiklerini öne süren eski CHP Beşiktaş Gençlik Kolları Başkanı Seçkin Aybar, “Taleplerimiz gerçekleştirilmediği sürece parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır” dedi.

    Beşiktaş’ta bir grup CHP’li genç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine “feodal odaklı siyasete son verilsin” çağrısı yaptı. Küçük Kartal Heykeli önünde toplanan grup, ellerinde “Gençlerin önünü açın”, “Hak, hukuk, adalet”, “CHP’yi gençler yönetsin”, “Gençleri partiden atamazsınız” yazılı dövizlerle slogan attı. Grup adına basın açıklaması yapan eski CHP Beşiktaş Gençlik Kolları Başkanı Seçkin Aybar, hak, hukuk, adalet aradıklarını belirterek, “Bizler çocukluğumuzdan beri sokaklarda sosyal demokrasi için mücadele eden gençler olarak bugün ne yazık ki partimizin ana kademe yönetimleri tarafından sürekli olarak dışlanmaktayız. CHP’nin milyonlarca seçmeninin ısrarlı gençleşme talebine rağmen partimizin İstanbul’daki yönetim kademeleri memleketçilik, lobicilik ve delege ağalığı üçgenine sıkışmış durumdadır. Genel başkanımızın parti içi demokrasi çabaları belirli odaklar tarafından sürekli engellenmektedir. Biz bugün burada yönetim kademeleri tarafından darp edilen bütün gençleri temsilen bulunuyoruz. Biz bugün burada bütün gençliğini bu partinin bir oy daha fazla kazanabilmesi için harcamış parti emekçileri için bulunuyoruz. 2019 gibi Türkiye’nin en kritik seçimlerine doğru giderken parti kadrolarımızın gençler tarafından oluşturulması gerekmektedir. Gençliğe yer vermeyen yapılar çürümeye mahkumdur” dedi.

    “Disiplin sopası gösterilerek, partiden atılmakla tehdit ediliyoruz”

    Aybar, “1 milyon 200 bin üyemizin sadece yüzde 9’unun 30 yaşın altında olduğu bir ortamda OHAL döneminde 200 üniversiteli genci örgütleyip partimize üye yapmışken bizleri partiden atmaya kalkışanlar, gençlik düşmanları olarak tarihe geçmektedirler. Bizler akrabacılık, memleketçilik, mezhepçilik, rantçılık gibi feodal ve bireysel odaklı siyaseti değil, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri ışığında laik, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir anlayışı savunan gençleriz. Beşiktaş’taki örgütlü mücadelemiz ne yazık ki İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetim kurulunu tedirgin etmektedir. Gençler olarak İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetimi tarafından darp edildiğimiz yetmiyormuş gibi bir de il yönetim kurulu kararıyla disiplin sopası gösterilerek partiden atılmakla tehdit ediliyoruz. Bugün bizleri partimizden ihraç etmeye kalkanlar, bu partinin büyümesinden rahatsızlık duyan, üniversitelerin siyasete girmesinden korkan teslimiyetçi yönetim anlayışıdır. Bizler bu ülkenin ve bu partinin geleceği olarak partimizde gençlerin hiçbir şekilde baskı görmesini istemiyoruz” şeklinde konuştu.

    “Parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır”

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak taleplerini anlatan Aybar, “Bu doğrultuda gençlerin önünün açılmasını her fırsatta vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan taleplerimiz var. Bir; partinin üyelik sistemi sıfırlansın. İki; delege ağalığı sona ersin. Üç; feodal ilişkiler odaklı siyasete son verilsin. Dört; yönetim kademelerinin en az yarısı kadınlardan ve gençlerden oluşsun. Beş; gençler için her ilçede ücretsiz eğitim akademileri kurulsun. Bu taleplerimiz gerçekleştirilmediği sürece örgütlü mücadele ve parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır. Gençlere disiplin sopası gösteren anlayışı reddediyoruz. Bizleri partiden atmaya kalkışan İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetim kurulunu, onlara ortak olarak bu kararı alan il yöneticilerini istifaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    Basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.

  • Metiner’den Kılıçdaroğlu’na çağrı: “Tiyatro izlemek istiyorsan mahkemelerden birini izlemeye gel”

    Muğla 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden ‘Cumhurbaşkanına suikast girişimi’ davasını izleyen AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, CHP lideri Kemal Kılaçdaroğlu’na seslenerek, “Kemal Bey darbenin kendisine ’tiyatro’ demiştin. Tiyatronun nasıl bir şey olduğunu görmek istiyorsan mahkemelerden birini izlemeye gel” dedi.

    Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişiminde bulunan FETÖ’nün suikast timi davasını izleyen AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, verilen arada gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Metiner, yaptığı açıklamada, “Marmaris’te Cumhurbaşkanımızı almaya gelen ama karşılarında üniformalı polisi ve halkı gördüğü halde silah sıkmakta sakınca görmeyen katiller güruhunun psikolojisini görmeye geldim. Mahkemede o psikolojiyi gördüm ben. Halen nasıl pişkin, nasıl küstah davranabildiklerini gördüm. Savunma yapmayarak davayı nasıl sulandırdıklarını, bir yalanın arkasına sığınarak nasıl alçaklık yapılabileceğini gördüm” dedi.

    “Sürü psikolojisi ile hareket ediyorlar”

    Tutuklu sanıklar ile ilgili açıklamalarda bulunan Metiner, “Sürü psikolojisi ile hareket ediyorlar ve hepsi azılı birer militan. Eli kanlı katiller güruhu. Ama işte Türkiye bir hukuk devleti ve bunları yargılamak zorundasınız. Burada savunmasını dinlediğim birçok FETÖ’cü alçak kendini savunacağına örgütü savunuyor. Özellikle bağlantılarının olmadığını söylüyorlar. Askeriye hiyerarşisi içerisinde aldıkları talimat doğrultusunda hareket ettiklerini söylüyorlar ama bilinçli bir şekilde de örgütü savunuyorlar. Kendilerini savunmak yerine örgütü savunuyorlar. Örgütün ByLock iletişim sisteminin ne kadar masumane bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Çok bilinçli bir şekilde hem örgütü savunuyorlar, iddia makamına çok küstah bir dille saldırıyorlar, grup psikolojisi ile hareket ediyorlar. Sanki düğüne gelmiş gibi küstahça kendi aralarında konuşabiliyorlar, gülüşebiliyorlar, eğlenebiliyorlar. Oysa bunların elinde kan var. Bu mahkeme, bu şerefli yargıçlarımız katiller güruhunu yargılıyor. Ama işte usulü riayet etme zorunluluğu var. Ben bir kez daha şunu gördüm. FETÖ denilen örgüt son derece tehlikeli, ‘ben FETÖ’cü değilim’ deyip, ‘aldığım emir doğrultusunda hareket etmek zorunda kaldım’ deyip başka argümanların arkasına sığınanların tam adını kişisel kanaatim olarak söylüyorum, FETÖ’cü olarak görüyorum. Ben bu mahkemede neyin de tartışıldığını anlamakta güçlük çekiyorum. Şimdi siz bir askeri emir doğrultusunda talimat almış gelmiş olabilirsiniz. Askersiniz. Askeri bir emir doğrultusunda almış geldiniz. Size söylenen şey ne? Marmaris’te terörist bir insan alınacak. Terör konusunda bir tehdit var, o bertaraf edilecek. Eyvallah. Peki geldiğinizde gördüğünüz manzara ne? Karşınızda üniformalı polisler var. Karşınızda direnen bir halk var halk. Siz o polislere kurşun sıkıyorsunuz, halkın üstüne ateş açıyorsunuz ve bu mahkeme salonlarında halen aldığınız emir doğrultusunda hareket ettiğinizi söylüyorsunuz, örgüt üyesi olmadığınızı söylüyorsunuz ama bilinçli bir biçimde de alçakça ve haince örgüt propagandası yapıyorsunuz, örgüt savunması yapıyorsunuz iddia makamına saldırıyorsunuz” şeklinde konuştu.

    “Bu tiyatronun bir an önce sonlanması gerekir”

    Mahkeme salonlarındaki bu tiyatronun bir an önce sonlanması gerektiğini ifade eden Metiner, “Alacakları cezayı biliyorlar herhalde, o yüzden kuyruklarını dik tutmaya çalışıyorlar. Pensilvanya’daki İblis’e de ne pahasına olursa olsun arkasında olduklarını göstermeye çalışıyorlar. Bu tiyatronun bir an önce sonlandırılması gerekiyor. Aziz milletimizi tahrik ediyor bu mahkemelerdeki tiyatro safahatı. Ben yüce mahkemeden bu FETÖ’cü alçakların, kanlı güruhun, tetikçi güruhun bir an önce cezalandırılmasını milletimiz adına talep ediyorum. Tabii ki hukuk, hukuksal prosedürler devam edecektir. Demin de gördük, iddia makamına saldırı yapılıyor ama sanıklar grup psikolojisi ile hareket ediyor. İzleyicilerden biri kendini tutamayıp laf ettiğinde de grubun tamamı sürü psikolojisi ile tepki gösteren vatandaşa tepki gösteriyor. Bu demek ki, bu bile tek başına burada örgütlü bir ilişkilenmenin olduğunu ortaya koyuyor. Evet bunlar FETÖ’cüdürler, eli kanlı katiller güruhudurlar ama hukuk ve hukuksal süreç işlediği için mahkemeleri uzatmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “Kemal Bey tiyatro izlemek istiyorsa mahkemelerden birisini izlesin”

    “Buradan Kemal Kılıçdaroğlu’na da seslenmek istiyorum” diyen Metiner, “Kemal Bey darbenin kendisine ’tiyatro’ demiştin. Tiyatronun nasıl bir şey olduğunu görmek istiyorsan mahkemelerden birini izlemeye gel” derken, terör suçlularının tek tip kıyafet giymeleri ile ilgili soruya ise, “Adalet Bakanlığımız o konuda gerekli çalışma yapıyor. Türkiye bir hukuk devleti. Sonuçta bir karar aldığımızda belirli bir grup için karar almış olmuyorsunuz. Herkesi ilgilendiren bir karar almış oluyorsunuz. Bu konudaki düzenlemeler üzerinde çalışılıyor. Sona varıldığında zaten Adalet bakanımız açıklar. Ama bunların çok ağır bir şekilde cezalandırılması gerekiyor. Dünya ne derse desin, 7 düvel ne derse desin, bu suikast timini, bu Türkiye düşmanı ülkelerin kucağındaki terör örgütü mensuplarının, darbeci katillerin acilen en ağır bir şekilde cezalandırılması gerekiyor. Aksi takdirde milletin vicdanı rahatlamamış olur, hukuk da yerini bulmamış olur. Bu tür savunmalarla, uzatmalarla, sulandırmalarla, küstah tavırlarla, meydan okuyucu tavırlarla adeta hukuk sistemimizden de demokrasimizden de öç alınmış oluyor. Mahkeme salonlarını bir tiyatroya çevirdiler. Ben bu tiyatronun bir an önce sonlandırılmasını bekliyorum. Mahkemelerimiz karar verdiğinde de göreceksiniz, darbenin kendisine ’tiyatro’ diyen Kemal Bey ve avanesi bu mahkeme kararları üzerinde de yeni bir tartışma başlatacaklardır, belki tekrar bir adalet yürüyüşü başlatabilirler” yanıtını verdi.

  • 112 Acil Çağrı Merkezi’ne Kütahya’nın tüm ilçeler dahil edildi

    Kütahya’da, 112 Ambulans, 110 İtfaiye, 155 Polis İmdat, 156 Jandarma, 177 Orman Yangın, 122 Afet ve Acil Durum (AFAD), 158 Sahil Güvenlik gibi acil çağrı hizmetlerini tek numara altında toplayan Acil Çağrı Hizmetleri’nin, İl Koordinasyon Komisyonu Toplantısı gerçekleştirildi.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir başkanlığında, 112 Acil Çağrı Merkezinde yapılan toplantıya Belediye Başkan Vekili Galip Gültekin, Vali

    Acil Çağrı Merkezine sahip 24 ilden biri olan Kütahya’da ilçelerin tamamının sisteme dahil edildiğini belirtildi.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Acil Çağrı Merkezlerimiz Avrupa Birliği (AB) sürecinde kararına vardığımız bir husus. AB bunu 1991’den beri uyguluyor, biz 2003 yılında bu işe dahil olduk. İlk olarak da 2009 yılında Antalya ve Isparta illeriyle birlikte bu hizmete tek numaradan acil numaraların ihbarının, değerlendirmesinin, yönlendirmesinin yapıldığı bir sisteme biz de dahil olmuşuz. 81 ilden 24’ünde Acil Çağrı Merkezi var. Kütahya 24 ilden biri. Burada daha etkin, daha hızlı bir kullanım söz konusu. Birçok numarayı akılda saklamak gerekirken şimdi yalnızca eski ambulans çağrı numaramız olan 112’yi her şey için kullanabiliyoruz. 30 Mart 2017 tarihi itibariyle sistemde olmayan bazı ilçelerimizi de sisteme dahil ederek tamamını bir merkezde yürütmeye çalışıyoruz” dedi.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir’in açıklamalarının ardından 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Tamer Yiğit istatistik verileri ile Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verdi. (EFE)