Etiket: çağrı

  • Buca Kent Konseyi’nden anlamlı çağrı

    Buca Kent Konseyi, İzmir’in beton yığınlarına gömülüp İstanbullaşmaması için “ İzmir’e sahip çık” başlıklı gündemle toplandı. Toplantıda Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği İzmir Temsilciliği’nin çarpıcı veriler ortaya koydu. TUİK verilerine göre geçtiğimiz yıl İstanbul ve Ankara’dan 180 bin kişinin İzmir’e göç ettiğini açıklayan ve “ İzmir işgali başlıyor” diyerek uyarılarda bulunan yetkililer, müdahale edilmezse İzmir’in rant ekonomisine kurban gideceğini belirtti.

    Buca Kent Konseyi ‘İzmir’e Sahip Çık’ gündemli genel kurulu Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda yapıldı. Toplantıya, Buca Belediye Başkan Yardımcısı Murat Işık, Buca Kent Konseyi Başkanı Mürüvet Balcılar, TMMOB İzmir İKK Dönem Sekreteri Melih Yalçın, TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer ve Konsey üyeleri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Buca Kent Konseyi Başkanı Mürüvet Balcılar, İzmir’in doğal kaynak ve dokularının yok edilerek yeni bir İstanbul haline getirilmesine izin vermeyeceklerini belirtirken,Buca Belediye Başkan Yardımcısı Murat Işık, “Eğer sahip çıkmazsanız, kenti sadece rant ekonomisi dayalı yönetmeye çalışırsanız hem kente hem de o kentin insanına ihanet etmiş olursunuz. Bizler, birileri ihanet etmeden buralara sahip çıkmalıyız” açıklamasında bulundu.

    “İzmir’in işgali başlıyor”

    Açılış konuşmalarının ardından TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer çarpıcı veri ve tespitlerini ortaya koydu. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın, İzmir’in tarihi bir dönemeçte olduğunu vurgularken ,” Artık kimse İstanbul’a yatırım yapmıyor. Bunun yerine daha yaşanabilir kentlere, yani İzmir’e yöneliyor. Ege’ye doğru bir akın var. İzmir geçen yıl TÜİK verilerine göre 180 bin kişilik göç aldı. Bunun bu rakamda kalacağını sanmayın, bu milyonlara ulaşacak. Doğal hayatı özleyenler İstanbul ve Ankara’dan İzmir’e göç ediyor. İzmir’in işgali başlıyor. İmar planları, sit alanı derecelendirme düzenlemeleri ve İzmir Körfez Geçiş projesi gibi çalışmalar rant ekonomisini işaret ediyor. İstanbul’a ihanet ettik diyenler bunu bilerek isteyerek yaptılar. Ama İzmir ‘de buna bir an önce dur denmesi şart” uyarında bulundu.

  • Çağrı merkezi sektörü 2017’de yüzde 13,3 büyüme ile 5,1 milyar liraya ulaştı

    Çağrı Merkezleri Derneği 2017 Türkiye Çağrı Merkezi sektörü pazar verilerini açıkladı. Rapora göre, pazar büyüklüğü 2017’de yüzde 13,3 büyüyerek 5,1 milyar liraya, istihdam ise 105 bine ulaştı.

    Çağrı Merkezleri Derneği tarafından her yıl gerçekleştirilen araştırma sonucu 2017 yılı için sektör pazar verileri açıklandı. Araştırmaya göre geçtiğimiz yıl sektörün sağladığı istihdam sayısı 85 bin iken bu yıl yüzde 7’lik büyüme göstererek 91 bin kişiye ulaştı. Takım lideri, yönetici ve idari kadro ile birlikte sayı yaklaşık 105 bin oldu.

    Sektördeki istihdamın yüzde 23’ü telekomünikasyon alanında hizmet verirken, onu yüzde 17 ile finans, yüzde 13 ile tüketim ürünleri, yüzde 12 ile eğlence ve medya, yüzde 7 ile perakende noktaları takip ediyor. Sektörde istihdamın yüzde 44’ü üç büyük il dışındaki illerde gerçekleşiyor. İlk üç büyük ildeki rakamlar ise şöyle sıralandı: İstanbul yüzde 39, Ankara yüzde 12, İzmir yüzde 5.

    Gelen-giden arama toplamı 2,5 milyar

    Çağrı merkezlerinde geçtiğimiz yıl 2,2 milyar gelen-giden arama gerçekleşirken 2017’de bu sayı 2,5 milyar adete yükseldi. Gelen aramaların büyük çoğunluğunu ürün-hizmet bilgisi almak amaçlı yapılan aramalar oluştururken, giden aramaların ise satış-pazarlama amacıyla yapıldığı görülüyor. 2017 yılında gelen aramaların yüzde 59’u ürün-hizmet bilgisi maksatlı yapılırken, yüzde 14’ü teknik destek, yüzde 7’si sipariş-satın alma, yüzde 6’sı işlem ve yüzde 4’ü şikâyet yönetimi maksadıyla yapıldı. Çağrı merkezi hizmeti sunulan kanallar arasında telefon ilk sırada yer alıyor. Çağrı merkezlerinin yüzde 67’sinin sosyal medya mecralarına entegre olduğu görülüyor.

    Müşteri temsilcilerinin yüzde 66’sı kadın

    Çağrı merkezlerinde çalışan müşteri temsilcilerinin yüzde 66’sını kadınlar oluşturuyor. Bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 64’tü. Çalışanların yaş ortalaması ise 26,5. Çalışanların yüzde 48’i üniversite mezunu. Sektörde müşteri temsilcilerinin ortalama maaşı 1,630 lira iken yüzde 41’i asgari ücret alıyor. Yabancı dilde hizmet veren müşteri temsilcilerinin sayısı ise yaklaşık 5 bin 700. Çalışanların yüzde 53’ü Almanca, yüzde 31’i İngilizce, yüzde 11’i Fransızca, yüzde 3’ü Arapça dillerinde hizmet veriyor. Müşteri temsilcilerinin ortalama çalışma süreleri ise 2017 yılında 2 yıl olarak gerçekleşti.

    “Önümüzdeki yıl istihdamın yüzde 5 büyüme oranıyla 110 bine ulaşmasını öngörüyoruz”

    Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, çağrı merkezi pazarının 2018 yılında da büyümeye devam edeceğini iddia ederek, “Önümüzdeki yıl istihdamın yüzde 5 büyüme oranıyla 110 bine ulaşmasını öngörüyoruz. Bu rakamın 95 binini müşteri temsilcilerinin oluşturması bekleniyor. Çağrı merkezi sektörünün dinamik ve genç bir yapıya sahip olması, ayrıca eğitimli bireyleri istihdam etmesi sektöre esnek çözümler üretebilme kabiliyeti kazandırıyor. Nitekim kurumlar da çağrı merkezinin öneminin farkında ve bu doğrultuda adımlar atıyor. Sektör ayrıca uluslararası hizmet verebilme yetisi sayesinde büyük bir potansiyele sahip” ifadelerini kullandı.

  • İnönü Üniversitesinde Çağrı Merkezi dönemi başlıyor

    İnönü Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı Sami Durak, öğrencilerin Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına daha rahat ulaşabilmeleri amacıyla çağrı merkezi kurulması kararının alındığını söyledi.

    Durak, yaptığı açıklamada, öğrencilerin problemleri kalmasın diye çağrı merkezinin kurulması amacıyla girişimde bulunduklarını belirtti.

    Öğrencilerin yaşadığı bir takım sıkıntıları çözmek amacıyla yapılan görüşmeler neticesinde çağrı merkezinin kurulması kararının alındığını belirten Durak, “Öğrencilerimizin mağdur olmamaları açısından hızlı bir şekilde çağrı merkezi kurulması kararı alındı. Gerekli olan firmalarla görüşüldü. Karara bağlandı. Gelip kurdular ve şu an aktif durumda. Tabi ki daha iyi hizmet verebilmek için sadece çağrı merkezi ile kalmayacağız daha ileri seviyede cep telefonuna mobil uygulamalarla ilgili çalışmalarımız olacak. Aynı zamanda internet ortamından, cep telefonundan mesajla soru sorma gibi alanları aktif hale getirmeyi düşünüyoruz. Onunla ilgili altyapı çalışmalarını oluşturuyoruz. Gerekli olan bütün işlemleri hızlandırmaya çalışıyoruz” dedi.

    Durak, öğrencilerin sorduğu soruların anlık olarak cevap verilmesi gereken sorular olduğunu ifade ederek, “Bazen anlık cevaplanması gereken sorular oluyor. Kayıt için, gerekli olan evraklar için ulaşmaya çalışıyorlar. Bu konuları duyurularda yayınlıyoruz ama öğrencilerimiz duyurulara çok fazla itibar etmiyorlar. Aslında duyurular kısmına genel olarak bakılsa orada gerekli olan bütün yolları takip etseler bu gibi sıkıntılarla karşılaşmayacaklar. Öğrencilerin problemleri kalmasın diye çağrı merkezi kurma girişimine başladık. Olması gereken durum budur. Üniversiteler artık bu şekle dönüşüyor” şeklinde konuştu.

    Çağrı merkezinin işleyişi hakkında bilgi veren Durak, “Bu proje benden önceki daire başkanıyla konuşuluyordu ve benden önce ayaklandı. Ben geldikten sonrada hızlı bir şekilde uygulamaya konuldu. Çağrı merkezini arayan öğrenciler olduğu zaman orada hızlı bir yönlendirme yapacağız. Öğrenciyseniz 1’i, akademisyenseniz 2’yi tuşlayın gibi olacak. Onun arka planında da soracağı sorular genel itibariyle basit olan kısımda cevaplanması gerekenleri cevaplayacağız. Onun dışında kalan soru varsa operatöre bağlanıp ilgili kişiyle görüşüp bilgi alacaklar” ifadelerini kullandı.

    Durak, sistemin devreye girmesiyle birlikte şikayetlerin azaldığının altını çizerek, “Biz bu bilgiyi web sayfasına da atacağız. Özellikle ders kayıtları, mezun pozisyonuna geldiğimizde ne yapmamız gerekli gibi soruların bir kısmını web sitesine yerleştirdik. Tabi ki bu yeterli değil, zenginleştireceğiz. Görevde kaldığım sürece iyi şeyler yapmayı düşünüyorum” diye konuştu.

  • Kastamonu Belediyesi ve Kastamonu Ticaret Odası’ndan yerli otomobil için ortak çağrı

    Yapım çalışmalarına beş şirketli konsorsiyum kurularak başlanan ‘yerli otomobil’in 2021’te seri üretime geçmesi planlanan yerli ve milli otomobil fabrikası için Kastamonu’da adeta seferberlik ilan edildi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin yerli otomobilini yapacak 5 şirketi açıklamıştı. 2019’da ilk prototipi ardından 2021 yılında seri üretime geçilecek yerli otomobil için henüz nerede üretileceği konusu ise netlik kazanmadı. Ortak Girişim Grubu tarafından yapılacak yerli otomobilin Kastamonu’da üretilmesi için şehirde adeta seferberlik ilan edildi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün, ‘Yerli otomobil fabrikası için kentleri yarıştıracağız’ şeklindeki açıklamaları üzerine Kastamonu Belediyesi, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası harekete geçti. Yerli ve milli otomobil fabrikasının Kastamonu’da kurulması için şehrin giriş ve çıkışları başta olmak üzere belediye ve ticaret odası tarafından 16 değişik noktaya afişler asıl. Afişlerde; ‘Milli Mücadelenin Kahraman Şehrine Milli Otomobil Fabrikası Yakışır’ denildi. Fabrika için Kastamonu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 1 milyon 300 bin metrekare arazi yerli otomobil fabrikası için tahsis edilecek.

    Yerli otomobil fabrikasının ülkeye hayırlı olmasını dileyen Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk Arslan, fabrikanın Kastamonu’da kurulmasını arzu ettiklerini kaydetti.

    Organize sanayi bölgesinde izinleri alınmış 1 milyon 300 bin metrekare arazinin olduğunu, yeni yapılmakta olan İnebolu Limanı’na 60 kilometre gibi bir mesafede bulunduğunu ifade eden Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk Arslan: “Arsamız hazır. Doğalgazımız gelmiş. Elektriğimiz var. Suyumuz var. Kastamonu İç Anadolu Bölgesi’ne en yakın illerden bir tanesi. Ilgaz Tüneli ile bu mesafe daha da yakınlaştı. Ankara’dan kalkan bir kamyon 250-300 kilometre sonra limana ulaşmış olacak. 1880-1890 yılları arasında Kastamonu Türkiye’de bayağı sanayi ve sanayici yetiştirmiş. Ama insanları doğdukları yerde doyuramamışız. Kastamonu sanayi kültürüne sahip. Havalimanımız yüzde 85 yüzde 90 doluluk oranıyla devam ediyor. İstanbul’a her gün uçuşumuz var. Havalimanı, tünel ve organize sanayi bölgesi ile ön plana çıkacağımızı düşünüyorum. Artı Marmara Bölgesi’ndeki yığılmışlığı Karadeniz’e yaymanın faydalı olacağını düşünüyorum. Biz hazırız. Tüm sivil toplum örgütleri, odalar ve borsalarla, siyasilerimize, mülki amirlerimizle, tüm Kastamonu halkıyla, bu yatırımın Kastamonu’ya geldiğinde elimizden gelen her türlü desteği vereceğimizi ifade etmek istiyorum” dedi.

    İl Genel Meclisi Üyesi Mevlüt Kaplan ise Türkiye’de kurulacak olan yeni otomobil fabrikası için ilk talep eden ilin Kastamonu olduğunu hatırlattı.

    Yerli otomobil fabrikasını mutlaka Kastamonu’ya istediklerinin altını çizen Mevlüt Kapan: “Eğer yerli otomobil fabrikasını Kastamonu’da gerçekleştirirsek burada yaşana göçü durdurup hatta ters göç alabiliriz. En az 15-20 bin kişiye istihdam sağlayabiliriz. Sivil toplum örgütleri, yerel ve ulusal basın, valimiz, siyasi parti temsilcilerimiz ve sivil toplum örgütlerimiz bir konsorsiyum sağlayıp bunu biz Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan fabrikanın mutlaka ilimizde kurulması için talepte bulunacağız. İnebolu’da büyük bir liman kuruluyor. İnşallah kısa zamanda faaliyete geçecek. İnebolu-Kastamonu arasına tünellerimiz açılacak. Bunlar açıldığı zaman Kastamonu hak ettiği yatırımı alacaktır. Hep beraber Kastamonulular olarak el birliği ile gönül birliği ile bu işin peşini bırakmamamız gerekiyor. Bütün Kastamonululara bu çağrıyı yapıyorum. El birliği ile sahip çıkalım” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Şahin’den Bafralı sanatçı Gürgür için çağrı

    Bafra Belediye Başkanı kalp nakli bekleyen sanatçısı ve gazeteci Sebahattin Gürgür için çağrıda bulundu.

    Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, Bafralı tiyatro sanatçısı ve gazeteci Sebahattin Gürgür’ü Ankara’da tedavi görmekte olduğu Yüksek İhtisas Hastanesinde ziyaret ederek ’geçmiş olsun’ dileğinde bulundu. Başkan Şahin, Gürgür’ün aile yakınları ile ilgilendi ve hastane yetkililerinden bilgi aldı. Başkan Şahin’in ziyaretinden dolayı çok duygulandığını ifade eden Gürgür, “Zihni Başkanımız hastalığımın ilk anından itibaren hem şahsım hem de ailemin yanında olmuştur. Bizi hiç yalnız bırakmadı. Dualarını esirgemeyen tüm dostlarımıza, tanıdığım ve tanımadığım herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Bir an önce nakil için uygun kalp bulunması için çağrıda bulunan Başkan Şahin, “Sebahattin Gürgür kardeşimiz çok önemli bir sağlık problemi yaşamaktadır. Kalp nakline ihtiyacı bulunmaktadır. Yaşadığı bu süreç kolay değildir. Ama kendisi ve ailesi her türlü zorluğa göğüs germektedir. Hepimizin beklentisi bir an evvel gerekli olan naklin yapılması için uygun kalbin bulunmasıdır. Kardeşimiz ve tüm hastalarımız için duamız budur. Buradan herkese sesleniyorum. Bafralılar ve Samsunlular olarak üzerimize düşen ne varsa bu kardeşimiz ve organ bekleyen tüm hastalarımız için her şeyi yapalım. Organ bulmak ne yazık ki kolay değil. Ben buradan Sebahattin Gürgür ve tüm organ bekleyen hastalarımız için çağrı yapıyorum. Bir seferberlik içerisinde olalım. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Bafralı hemşehrimiz Abdülkadir Büyükgüler’in organları ailesinin yaptığı organ bağışları ile 5 insanımıza hayat oldu. Yeni hayatlara hep beraber vesile olalım” şeklinde konuştu.