Etiket: Çabuk

  • İrfan Aşıkoğlu: ’’Ev alacaklar elini çabuk tutmalı, konutta zam kapıda’’

    Uzmanlar yeni yılda konutlarda ciddi fiyat artışları olacağını ifade ediyor, Aşıklar Grup A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Aşıkoğlu doların yükselişinin hammadde fiyatlarına yansıyacağını işaret ederek konut almayı düşünenlere ellerini çabuk tutmaları gerektiğini söyledi

    Uzmanlar konut almayı düşünenlere yeni yılla birlikte gelecek zamlardan etkilenmemeleri adına bir an önce harekete geçmelerini tavsiye ediyor. 2017 yılında inşaat sektörünün olağan seyrinin altında bir ivmeye sahip olacağı bekleniyor. Tüm sektörleri olduğu gibi inşaat sektörünü de olumsuz etkileyen dolar artışıyla birlikte yükselen hammadde fiyatları nedeniyle konut zammı kaçınılmaz olarak görülüyor. Yeni senenin ikinci ayından itibaren yeni konut ve hazırdaki emlak fiyatları da el yakacağa benziyor. Bu nedenle vatandaş hükümetin ’Dövizi boz oyunu boz’ kampanyasına da büyük ilgi gösteriyor.

    ’’Dövizdeki artış hammaddeyi vuruyor’’

    İrfan Aşıkoğlu konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Doların artışı inşaat sektörünü olumsuz etkiliyor. 2017 yılı konut fiyatlarının hızlı bir artış süreci yakalayacağı bir dönem olacak. Önümüzdeki yıl inşaat sektörü, seyrinin altında bir ivmeye sahip olacak. Konut zammı kapıda. Konutlara gelecek bu zamların nedenini ise doların yükselmesiyle beton metreküp fiyatının üçte bir oranda zamlanması; demirin de tonunun, 1200 liralardan 1800 liralara tırmanması olarak açıklayabiliriz. İnşaatı devam eden konutların maliyetleri artıyor. Konut alacaklara tavsiye: Yılbaşından önce dairelerinizi alın. Yeni yılın ikinci ayından itibaren konutlarda ciddi fiyat artışları olacak.’’

    Dolar uyarısı

    Türk Lirasına sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Aşıkoğlu, turizm ve otomotiv sektörüyle ilgili de şu değerlendirmelerde bulundu: ’’Ticarette Türk Lirası kullanılmalıdır. İş adamlarına çağrıda bulunmak gerekir, dolarlarınızı bozdurun, liralarımızın kıymeti artsın. Yetkililerimizle iş adamları iş birliği içerisinde bulunmalı. Bu vesileyle Türkiye’nin dolar ve avronun etkisinden kurtulması mümkün. Türkiye’de özellikle lüks gayrimenkullerin ve lüks otomobillerin satışı yabancıların para birimleriyle gerçekleştirilmekte. Bu yanlış tutumdan derhal vazgeçilmeli. Özellikle turizm sektörlerimizde de Türk Lirası’na sahip çıkılmalı, yabancılardan Türk lirası talep edilmeli. Yabancılar da yanlarında getirdikleri dövizleri Türkiye’de bozdurmalı.”

    ’’Turizm sektörünün yaraları sarılmalı’’

    Turizm sektörünün yaralarının sarılması gerektiğini söyleyen Aşıkoğlu, ’’Turizm sektörümüzü son iki yıldır ne yazık ki olumlayamıyoruz. Turizmin, Türk ekonomisindeki önemi yadsınamaz fakat turizmde umutlar 2017’ye kaldı. Yetkililerimizin çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Artık bu yıl turizmin yüzü gülmeli, yaralar sarılmalı. Otellerdeki doluluk oranları arttırılmalı’’diye konuştu.

    ’’Faiz oranları düşmeli’’

    Eğer ülke olarak gelişmek ve büyümek istiyorsak ihtiyacımız olan tek teşvik, faiz oranlarının düşürülmesi olduğunu dile getiren Aşıkoğlu, ’’Şirketlerimiz ve müteşebbislerimiz kazandıklarını faize yatırmamalı, kendi ukdelerinde bulundurarak işlerine yatırmalılar; yoksa büyüme gerçekleşmez, bu gerçekliği unutmayalım’’ şeklinde konuştu.

    Yatırımcılara tavsiye

    Yatırım yapmak isteyenlere de tavsiyelerde bulunan Aşıkoğlu, 2017 yılında yapılacak en doğru yatırımın arazi alımı olacağını işaret etti. Daire fiyatlarına yansıyacak olan artışın arazi fiyatlarına tam tersi yönde etki ederek ciddi anlamda düşüşe neden olacağının altını çizdi. Bu durumda 2017 yılında arazi alan yatırımcıların 2018-19 yıllarında ciddi anlamda yüzü gülecek.

  • Doç. Dr. Karabıçak: “Balık Yağıyla Desteklenen Hastalar Daha Çabuk İyileşiyor”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhan Karabıçak, “Bilimsel çalışmalar büyük ameliyat geçirecek hastalarda hem ameliyat öncesi hem de sonrasında balık yağı ile desteklenmeleri durumunda, hastaların daha çabuk iyileştikleri, enfeksiyon oranının daha az olduğu, daha erken taburcu oldukları gösterilmiştir” dedi.

    OMÜ Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dilek ve Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhan Karabıçak Samsun Anemon Otel’de düzenlenen toplantıda kritik hastalarda ve ameliyat olmuş hastalarda damar içi balık yağı tedavisinin etkilerini anlattılar.

    DİLEK: “YOĞUN BAKIM HASTALARINDA HASTANEDE KALIŞ SÜRESİ KISALMAKTA”

    Yoğun bakım hastalarında eğer hasta ağızdan gıda alamıyorsa bu hastaları TPN denilen damar yolu ile beslediklerini söyleyen Doç. Dr. Ahmet Dilek, “Bu beslenmede hastanın gereksinimi olan şeker, protein ve yağlardan oluşan özel karışımlar kullanıyoruz. Bu karışımın içine omega 3 dediğimiz, vücutta üretilemeyen ve kesinlikli dışarıdan almamız gereken balık yağını eklediğimizde, yoğun bakım hastalarında hastanede kalış süresi kısalmakta, enfeksiyon oranı azalmaktadır. Biz balık yağını bu özelliğinden dolayı TPN tedavisi yaptığımız bütün hastalarda kullanmaktayız” şeklinde konuştu.

    BIÇAKÇI: “BALIK YAĞI İLE DESTEK TEDAVİSİ UYGULANMALIDIR”

    Balık yağında yüksek miktarda omega 3 bulunduğunu belirten Doç. Dr. İlhan Karabıçak, “Omega 3 bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve zararlı sitokin miktarını azaltmaktadır. Bilimsel çalışmalar büyük ameliyat geçirecek hastalarda hem ameliyat öncesi hem de sonrasında balık yağı ile desteklenmeleri durumunda, hastaların daha çabuk iyileştikleri, enfeksiyon oranının daha az olduğu, daha erken taburcu oldukları gösterilmiştir. Genel cerrahi uzmanları büyük ameliyat olacak hastalar ve ameliyat sonrası uzun süre ağızdan gıda alamayacak hastalarda damardan beslenme sıvılarının içinde omega 3 içeren balık yağı ile destek tedavisini uygulamalıdırlar. Hamsi, ringa, somon, tonbalığı ve uskumru gibi balıklarda omega 3 içeri fazladır. Sağlıklı bireylerde de balık yağı tedavisinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği gösterilmiştir” diye konuştu.

  • Doç. Dr. Alkan Soysal: “4,5 G İle Hızımız Artarken İnternet Paketimiz Çabuk Bitecek”

    4,5 G’ye geçmeye sadece 2 gün kaldı. Geçmek isteyenler, 4.5 G uyumlu SIM kartı kullanmaya başlamaları gerekiyor; zira 1 Nisan itibariyle Türkiye 4.5 G hızında interneti kullanmaya başlayacak.

    Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alkan Soysal, “İnternet hızından yararlanmak isteyenler geçebilir ama gün içerisinde interneti çok kullanmayanlar geçmek zorunda değil” diyerek 4,5 G’ye geçenlerin daha yüksek fatura ödeyeceklerini söyledi.

    “İNTERNETTE TAKILMADAN VİDEO İZLENEBİLECEK”

    “4,5 G teknolojisiyle de daha hızlı internete bağlanabileceğiz” diyen Doç. Dr. Alkan Soysal, “4,5 G Şuanda internete 3G ile bağlantı hızını 10-15 kat artıracak diyebiliriz. Net rakamlardan bahsetmek çok doğru değil, operatörlerin reklamlarında bahsedilen rakamlar ideal rakamlar oluyor genelde günlük hayatta 300 MB hıza ulaşacağımız söyleniyor ama bu gerçekleşemeyecek çünkü ideal koşullarda hizmet almıyoruz. Aynı anda birden fazla kişi hizmet alınca bu hız düşmektedir. İnsanlar telefonlardan çok video izliyorsa ve hızdan dolayı takılmalar oluyorsa 4,5 G’de takılma olmayacak. Son zamanda gençlerin Periscope’dan canlı yayın izlemek çok popüler, takılmadan yüksek kaliteli videoları izleyebilecekler. Bağlantı hızınız arttığı için video indirmeden de direk izleyebileceğiz. Kişiler böyle bir ihtiyaç hissediyorsa yoğun olarak telefonun üzerinde film, dizi ya da görüntülü konuşmaları yapıyorsa takılmalar ortadan kalkacaktır. Gün içinde internet üzerinden dosya indiriyorsa ve hıza ihtiyacı varsa insanların geçmesi kullanım deneyimini artıracaktır” ifadelerini kullandı.

    “4,5 G’YE GEÇİŞİN HIZLI OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”

    Geçiş yapmak için telefon ve sim kartın uyumlu olması gerektiğini söyleyen Soysal, “Şu an kullandığımız telefon ve sim kart uyumlu değil. Bir sene, 6 ay içerisinde çıkan telefonların 4,5 G’yi destekleyeceğini düşünüyorum yine de geçmek isteyenler operatörlerin internet sitelerindeki listelere baksınlar. Ayrıca geçmek istiyorum diye operatörlere başvurup dilekçe imzalamaları gerekiyor. Geçişin hızlı olacağını düşünmüyorum. 2 G’den 3 G’ye geçiş daha hızlı olmuştu bence. Zamanla olacak bir süreç ve geçişin yavaş olması daha mantıklı. 3 G bir yere gitmiyor hala var, geçiş yapmak zorunlu değil. 3 G’den şikâyeti olmayanlar kalabilir” diye konuştu.

    4,5 G’DE AYLIK 2 GB İNTERNET YETMEYECEK

    4,5 G’ye geçmek aslında veri paketlerini daha da çabuk bitireceğini söyleyen Soysal, “İnternetin hızlı olması demek paketin o kadar çabuk bitmesi demektir. Aylık 2 GB internet paketiniz varsa, ayda 2 GB’lık video indirebilirisiniz anlamına gelir, sizin yüksek teknolojide hızınız arttığı zaman videoları indirmeye başlayınca 2 GB daha çabuk bitecek. Daha yüksek bir pakete geçmeniz gerekecek. Operatörler henüz paketleri açıklamadı diye biliyorum. 4,5 G’de 2 GB internet paketinin hiçbir anlamı yok. Geçen kişilerin paket sınırlarını yükseltmeleri gerekiyor, faturaları biraz artırabilir. Aylık internet kullanımınız 2 GB’ dan 10 GB’a çıkartırsanız aylık olarak 20 lira ödüyorsanız 60 lira ödersiniz” dedi.

  • İnce Dudaklar Daha Çabuk Kırışıyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, ince dudakların daha çabuk kırıştığını söyledi.

    Op. Dr. Belma Şahin, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “İnsanlar kalbin aynasının gözler olduğunu söylerler, çok sevilen bir şarkısı da vardır hatta ’gözler kalbin aynasıdır, yalan nedir bilmez onlar.’ Bir insanın nasıl hissettiğini çözmek isterseniz, gözlerinin içine sevgi ile gözlerinizi dikmeden bakmalısınız. Size küçük bir tüyo; oysa ki daha hızlı cevap alabileceğiniz vücudun başka bir bölümü var; ağız bölgesi. Bir gülüş, bir dudak büküş, aşağı sarkmış bir alt dudak ya da o şeklini almış açılmış bir ağız, bir kişinin duygusu hakkında size bir çok şey anlatır. Maalesef belli başlı nedenlerle ağzımızın görüntüsü etkilenebilir. Bazı insanlar doğal olarak ince ve gergin sıkı dudaklara sahip olabilir, bazıları da buna ek olarak yaşlanma ile birlikte ağız çevresinde ince kırışıklıklara sahip olur. Bu nedenlerle birçok insan dudak büyütme işlemini tercih ediyor. Sadece dudak şeklini düzeltme amaçlı değil aynı zamanda kişinin doğal dudak dolgunluğunu ve görünümünü iyileştirme amaçlı tercih ediliyor” dedi.

    Yaşlanmanın dudak üzerinde tipik etkisinin, dudak etrafındaki dokularda gevşeme ve dudak hattının, dudak kırmızı kısmının arkasına yer değiştirmesi ile dudak büyüklüğündeki incelme ve hacim kaybı olarak ortaya çıktığını anlatan Op. Dr. Belma Şahin, “Bu nedenledir ki ağız çevresi güzelliği ve gençliği dolgun ve diri dudaklarla özdeşleşmiştir. Dolgun ve diri dudaklar elde etmek için hyalurinik asit içeren dolgu maddeleri kullanıyorum. Hem dolgunluğu artırıp hem de gevşeme ve çökme olan alanları düzeltebiliyorum. Bu sayede doğal dudak görünümü için kollajenin yeniden üretimi de tetiklenmiş oluyor. Bir çok plastik cerrah meslektaşımın da tercih ettiği gibi öncelikle hafif enjeksiyonla dudak çevresini daha sonra gerekirse ikinci bir müdahale ile dudak dolgunluğunu artırıyorum. Gereğinden fazla enjeksiyon, doğal olmayan bir görünüme yol açacağından bu şekilde bir yol izliyorum. Ağız ve çevresi antiaging tedavi planlayan hastaların plastik cerrahları ile konuşması, dudak büyütme işlemi için uygun aday olup olmadıklarını öğrenmesi gerekir, çünkü burun kökü ile dudak çizgisi arasındaki mesafe çok uzun olan hastalar dudak büyütme için iyi aday değillerdir. Bu ağız yapısı olanlarda dudak büyütme işlemi hoş olmayan ördek ağzı görüntüsü oluşturabilmekte. Bu nedenle bu hastalarımın ağız çevresi yaşlanma işaretlerini giderebilmek için mezoterapi, radyofrekanslı altın iğne, mikrobotoks, organik peeling ve lazer gibi diğer tedavi seçeneklerinden uygun olanını tercih ediyorum. Dudak dolguları ile doğal ve genç bir ağız yapısına sahip olan hastalar yeni görünümlerinin 6 ay ve daha uzun süreceğini biliyorlar. Minimal bir iyileşme süreci olduğundan normal günlük yaşantılarına işlem sonrası bile dönebiliyorlar. Bu nedenlerle dudak büyütme plastik cerrahiye meraklı ve kalıcı sonuçlardan kaçınan uygun hastalar için mükemmel bir gençleşme yöntemi olarak en çok uygulanan tedavi yöntemlerinden biri olmayı sürdürüyor” diye konuştu.