Etiket: Çabası

  • Hayvan Severlerin Minik Kediyi Kurtarma Çabası

    Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde bir saldırı sonucu arka bacağı kopmak üzere olan sokak kedisi, duyarlı hayvan severlerin çabası sonucu tedavi altına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, önceki gece gelen ihbarla bir kedinin kaza geçirdiği bildirilmesi üzerine Odunpazarı Belediyesi hayvanı almaları için veteriner hizmetlerini görevlendirdi. Yaralı kedi, tedavi amacı ile hayvan barınağına getirildi. Akşam saatlerinde bir vatandaşın, konuyu sosyal medyadan paylaşması üzerine diğer illerdeki hayvan hakları savunucuları da gelişmeleri takip etmeye başladı. Bir süre sonra sağlık durumu ağır olan kedi, Sokak Hayvanlarını Koruma Yaşatma Rehabilitasyon ve Eğitim Derneği (SOHAYKO)’nin girişimleri sonucu sabahı beklenmeden barınaktan alınıp özel bir klinikte ameliyata alınarak tedavi edildi.

    Yaşanan olayı anlatan SOHAYKO Başkanı E.Yasin Yılmaz, Eskişehir’deki bir hayvan hakları koruyucusunun paylaştığı ‘ben onu belediyeye aldırıyorum’ açıklamasının ardından konuyu sosyal medyadan takip ettiklerini dile getirdi. Yılmaz; “Biz bilgiye ulaştığımız andan itibaren kedinin takibini yaptık. Ancak gördük ki kedi gece geç saatlere kadar belediye barınağında tutulmuş. Burada, ne yazık ki röntgen cihazları yok. Bu sadece orada değil, mesela İstanbul’daki bazı belediye barınaklarında bile yok. Kırıklı bir kedi veya köpek belediye barınaklarına geldiğinde günlerce acı içinde kıvranıp insanların müdahale etmesi bekleniliyor veya bizim gibi dernekler ile hayvan severler devreye girip bu can dostlarımızı acil şekille özel veteriner kliniklerine aldırıyor” dedi.

    KEDİNİN AYAĞINA PLATİN TAKILDI

    Yılmaz; olayı Eskişehir’de bulunan temsilcileri aracılığı ile takip ettiklerini, saat 16.00’dan 19:00’a kadar acı içinde bekleyen kedinin sabaha kadar kan kaybından ölmemesi için harekete geçtiklerini anlattı. Yaralı kedini özel kliniğe alarak tedavisinin yapılması için girişimlerde bulunduklarını anlatan M.Yasin Yılmaz, “Biz kediyi özle kliniğe aldıracağımızı beyan ettiğimiz andan sonra belediye ekipleri bir araç tahsis etti ve kedinin özel kliniğe getirilmesini sağladılar. Gece geç saatlere kadar veteriner kliniğinde ameliyatta kalan kedinin şuanki durumu iyi. Klinikteki doktorlar, bir kemiği olmayan kediye platin ile müdahale etmişler” dedi.

    ACİL MÜDAHALELER İÇİN GECE NÖBETÇİ VETERİNER GÖREVLENDİRMELİ

    Belediyelere ait geçici rehabilitasyon merkezlerinde mesai saati bittikten sonra nöbetçi veteriner görevlendirilmesi ve röntgen cihazı bulundurulması gerektiğini belirten Yılmaz, “Bu gibi vakalarda geç kalınması demek bu hayvanların son nefeslerini vermesine neden olmaktadır bu olayların vebali ise oldukça ağırdır. Odunpazarı’ndeki geçici bakım evini Türkiye’de hayvan hakları konusunda aktif faaliyet gösteren bir federasyon yakinen takip ediyor sürekli içeride federasyon üyeleri var. Bu olaylara nasıl müdahale etmiyorlar anlamış değiliz” diye ifade etti.

    BELEDİYE VE KLİNİĞE TEŞEKKÜR EDERİZ

    SOHAYKO Başkanı E.Yasin Yılmaz, “Gece kediyi belirttiğimiz özel kliniğe getiren odun pazarı belediye çalışanlarına, kedinin naklini sağlayan Veteriner İşleri Müdürlüğü ve konuyu yakinen takip eden Zabıta müdürlüğüne teşekkür ederiz. Ancak gecenin bir vakti evinden apar topar gelip kediyi acil şekilde ameliyata alan veteriner kliniğine hem dernek olarak hem de tüm hayvan severler olarak teşekkürü bir borç biliriz” diye belirtti

  • Kdz. Ereğli’de Çelik’ten Çileğe Dönüş Çabası

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Erdemir emeklisi eşiyle birlikte çilek üretimini yaygınlaştırmak için çaba gösteriyor.

    Ormanlı Çileği ile ünlü Kdz. Ereğli ilçesinde Erdemir emeklisi İsmet Koç, eşi Ayşe Koç ve 85 yaşındaki annesi Hayriye Koç ile birlikte çilek üretiminin yeniden yaygınlaşması için çaba gösteriyor. Adına festival yapılan çileğin sadece festival dönemlerinde hatırlandığını anlatan Koç, üretimin yaygınlaşması için bugünlerde harekete geçilmesi gerektiğini söyledi. Kışla Mahallesi’nde yarım dönüm arazi üzerine diktikleri çilekten geçtiğimiz yıl 500 kilogram elde ettiklerini belirten Koç, Erdemir’in özelleşmesi sonrası ilçe halkının çelikten kazancının kaybolduğunu, bu nedenle halkın yeniden çilek üretmeye başlaması gerektiğini savundu.

    “ŞİMDİ ÇİLEK FİDESİ DİKİM ZAMANI”

    Çilek dikiminin sonbahar aylarında yapılması gerektiğini belirten Ayşe Koç, “İlkbahar’da meyvelerini topladıktan sonra bunlar uç atıp fidelemiyor. Uçlarını bırakıp, yere saplanıyor ve fide oluşuyor. Ekeceğimiz kadar yapıyoruz. Yavru anayı emdiği için fazla bırakmıyoruz. Çillendikten sonra üçerli dörderli ekiyoruz. Tekrar ilkbaharda meyvesini alıyoruz. Geçen yıl 500-600 kilo kadar, fazlasını almışımdır. Aslında verimi çok fazla ama yağmur yağdığı zaman çürüyor” dedi.

    “EV HANIMLARI DEPRASYTON HAPI ATACAKLARINA TOPRAKLA UĞRAŞSINLAR”

    Toprakla uğraşırken tüm stresinin kaybolduğunu anlatan Ayşe Koç, bunalıma girip hap kullanan ev hanımlarına da toprakla uğraşmalarını tavsiye etti. Kendi çocuklarının da sürekli kendisini yormaması tavsiyesinde bulunduğunu anlatan Ayşe Koç, “Kızım arayıp ‘anneciğim kendini yorma’ diyor. Ben de ‘beni rahat bırakın, ben toprakla rahatım’ diyorum. Ben toprakla oynadığım zaman mutlu oluyorum. Evde insanlar ne yapıyorlar? Bunalıyorlar, depresyon haplarına başlıyorlar. Bir insinler yere, depresyon hapı atıyorlar mı? Gerçek hayat işte burada. Benim ihtiyacım yok. Oğlum, kızım çalışıyor, eşim emekli. Her şeyim var. Meyvesine bakıyorum zevk alıyorum. Sattığım da parasını alıp zevk alıyorum” dedi.

    İNSANLARI TEŞVİK ETMEK İÇİN ÇİLEK ÜRETİYOR

    İlçenin isminin çilek ile anılmasına rağmen Erdemir’in kurulmasının ardından herkesin çileği unuttuğunu ifade eden İsmet Koç ise ilçe halkını yeniden çilek yetiştirmeye çağırdı. Koç, “Çelik üretirken çok paralar kazanıyorduk. O zaman çileği unuttuk. Şimdi Erdemir’i de elimizden aldılar. Çeliğimiz elimizden gitti ama yakında çileğimiz de elimizden gidecek. Biz çileğimizin gitmemesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Şu an çileğin tam fide dikim mevsimi. Elimizden geldiğince burada çaba harcıyoruz. Benim bu işi yapmaya ihtiyacım yok ama Ereğli insanının uyanması için bunu yapıyorum. Elimizdeki çelik gitti hiç olmazsa elimizdeki çilek kalsın” dedi.

    “İNSANLARA PARA HARCAMAYI DEĞİL PARA KAZANMAYI ÖĞRETSİNLER”

    Zonguldak Valisi, Ereğli Kaymakamı, Kdz. Ereğli Belediyesi, ziraat odası, tarım müdürlüğü ve çilek derneği yöneticilerine halkı çilek üretimine yönlendirmeleri için çağrıda bulunan Koç, bu günlerde çileğe önem vermeyenlerin festivalde çıkıp çilek üzerine ahkam kesmemesini istedi. Koç konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

    “Bu Ereğli’nin çileğine sahip çıksınlar. Ereğli’nin başka bir geliri yok. İnsanları para harcaya değil, para kazanmaya teşvik etsinler. Para nasıl kazanılır? İşte böyle kazanılır. Çilek festivalinde insanlar çilek satmıyor. Orada bakıyorum, bazı abilerimiz reçel satıyor. Festivalde çilek satılır. İşte çilek burada. Gelin, fide istiyorsanız size fide vereyim. Nasıl dikilmesi gerekiyor, onu öğreteyim. Para harcamayı değil para kazanmayı öğrenin. Sizlere tavsiyem; çileğinize sahip çıkın. Deniyor ki; ‘Erdemir Ereğli’nin havasını kirletiyor.’ Erdemir’in havası kesinlikle Ereğli’yi kirletmiyor. ‘Kestanemiz, karaağacımız gitti’ deniyor. Kimse kestane ağacı, kara ağaç dikmedi ki gitsin. Birileri Erdemir’den nemalanmak için rant için bunları söylüyorlar. Çalışmazsanız dik duramazsınız, eğilirsiniz. Bakın ben Dekor Yapı Limited Şirketi’nin Genel müdürüyüm. Boru üretiyorum ama gelip burada tarlamda çalışıyorum. Hiçbir şeye ihtiyacım yok. Dimdik yürüyorum ayakta. Bir ağaç dikin, İncir, ceviz fark etmez dikin. 5-10 sene sonra meyvesini alacaksın. Annem 85 yaşında, 50 senedir çilek ekiyor. Hanım 55 yaşında çilek ekiyor. Biz üretiyoruz. Fideyi bulmak çok kolay. Bir çilekten en az 50 tane doğum alırsın. Hiç sulamaya gerek yok. Dikmesi çok kolay. Ereğli Çilek Derneği’ne sesleniyorum; festivalden festivale çıkmayın ortaya. Ziraat odası başkanları, gelin insanlara yardımcı olun. Çilek nasıl dikiliyor, öğretin.”

    “ÇİLEĞİ BEN ÜRETİYORUM, ÇİLEK OSMAN DA BENİM”

    Çilek fidesinin Kasım ayının 15’ine kadar dikilmesi gerektiğinin altını çizen Koç, Haziran ayında da meyve verdiğini ifade etti. İnsanlara kimsenin yardımcı olmadığını, kravatı takıp dolaştıkları eleştirisinde bulunan Koç, “Bundan sonra çilek festivalinde kimse konuşmayacak. Ya gelirler çileği dikerler ya da festivalde konuşurlar. Alın size 2 bin metrekare tarla. Çilek fidesi de burada. Kimse Çilek Osmanım diye gezmesin. Çileği kim üretiyor? İsmet Koç, Çilek Osman da benim” dedi.