Etiket: Büyüyen

  • AVM pazarında Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi; Türkiye

    ‘Avrupa Alışveriş Merkezleri Geliştirme Raporu’nun 2018 ilk yarı yıl sonuçları açıklandı. Rapora göre, 2017 yılının ikinci yarısında eklenen metrekare büyüklüğüyle liderliğini sürdüren Türkiye, toplam AVM alanını 500 bin metrekare artırmış durumda.

    Ticari gayrimenkul danışmanlık pazarının küresel liderlerinden Cushman & Wakefield, her yıl yayımladığı ve Avrupa ülkelerindeki AVM pazarını mercek altına aldığı ‘Avrupa Alışveriş Merkezleri Geliştirme Raporu’nun 2018 ilk yarı yıl sonuçlarını açıkladı. 2017 yılının değerlendirildiği ve 2018 ile sonrasına ilişkin önemli gelişmelerin ele alındığı rapor, Türkiye açısından da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

    Listenin birincisi Türkiye

    Rapora göre, 2017 yılının ikinci yarısında, Avrupa’da toplam alışveriş merkezi alanı miktarı 2,4 milyon metrekare artmış durumda. 2016 yılına göre yüzde 23 daha düşük olan 2017’deki toplam artışın 3,8 milyon metrekare olarak hesaplandığı Avrupa AVM pazarının halen lider ismi Türkiye. 2017 yılının 2’inci yarısında eklenen metrekare büyüklüğüyle liderliğini sürdüren Türkiye, toplam AVM alanını 500 bin metrekare artırmış durumda. Ülkemizi Polonya ve Fransa’nın takip ettiği rapora göre, 2018 yılında Avrupa’da 3,8 milyon metrekare daha AVM alanının teslim edilmesi planlanıyor.

    Rapora göre beklentiler, 2018 ve 2019 sonrasında ise bu ivmenin yavaşlayacağı yönünde. Teslim edilmesi planlanan 1.4 milyon metrekarelik yeni alanın yaklaşık yüzde 70’inin Ankara veya İstanbul’da yer alacağı da ekleniyor. Türkiye’yi önümüzdeki iki yıl içinde dev AVM projeleri bekliyor.

    “Avrupa’da en hızlı büyüyen ülke hala Türkiye”

    Türkiye’nin AVM pazarındaki konumuyla ilgili açıklama yapan Cushman & Wakefield Yönetici Ortağı Toğrul Gönden, “Teknolojinin gelişimi, değişen tüketici davranışları ve e-ticaretin büyümesi, perakendeciler için yeni fırsatlar oluşturmaya devam ediyor. Öte yandan bu durumun fiziki mağazalaşmaya ve dolayısıyla AVM sektörüne tehdit oluşturmaya başladığını da gözlemlemek mümkün” dedi.

    Pazarın Avrupa’da en hızlı büyüyen ülkesi hala Türkiye olsa da bu büyümenin son yıllarla karşılaştırıldığında yavaşlamaya başladığını vurgulayan Gönden, sözlerini şöyle sürdürüyor: “ Bu durum aslında beklenmedik bir gelişme değil. Türkiye’de AVM sektörü son 10-15 yılda büyük bir hızla büyüdü. Bin kişiye düşen AVM metrekaresi endeksinde 147 metrekare ile Türkiye, Balkan ülkelerinin ve hatta Rusya’nın önüne geçti. Buna rağmen 2018 ve 2019 yıllarında da AVM pazarına oldukça yüksek bir stok ekleneceği öngörülüyor. Perakende satış hacmi ve perakendecilerin büyüme iştahının bu yeni stoku destekleyeceği konusunda ise soru işaretleri var.”

    Bugünün alışveriş merkezlerinin yirmi yıl önce ortaya çıkanlardan çok daha farklı olduklarını hatırlatan Gönden, “Çevreye duyarlı ve sürdürülebilir olarak inşa edilen yeni yapılar, aynı zamanda akıllı teknolojilerle tüketicilerin taleplerine uygun tasarlanıyor” diye konuştu.

    Yeni trend küçük ölçekli AVM’lerden yana

    Rapor, düşen büyüme ivmesine rağmen Avrupa’da toplam AVM metrekarelerinin de genişlediğini gösteriyor. Öyle ki sadece Batı Avrupa’daki toplam alışveriş merkezi yüzölçümü 1 Ocak 2018 itibariyle 109.7 milyon metrekareye ulaşmış. Fransa, bölgedeki yeni açılışlar açısından en aktif ülke olurken, 2017 yılında pazara 326 bin metrekareyi aşkın alan eklendi.

    Nüfus yoğunluğuna göre hesaplandığında ise, metrekare bazında alışveriş merkezi alanlarının nüfusa oranında liderlik Norveç’te. Estonya ve Lüksemburg listenin ikinci ve üçüncü sırasını alıyor. Türkiye ise 147 bin metrekare oranıyla global listenin ortalarında yer alıyor.

    2016 yılında 1,6 milyon metrekarelik yeni inşa edilen alışveriş merkezi alanı ile Rusya, Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi pazarı olmuştu. Bununla birlikte 2017’de yeni geliştirmenin sadece 0,6 milyon metrekareye düşmesiyle Türkiye liderliği Rusya’dan aldı. Pazarın olgunlaşmasıyla 2018’de projelerin konseptinin de değişeceğini öngören rapora göre, komşu ülke Rusya’da AVM geliştiricilerinin odak noktaları büyük ölçekli projelerden daha küçük planlara kayacak.

  • Son 3 yılda 3 kat büyüyen ortak çalışma alanları, iş dünyasını yeniden şekillendiriyor

    Serbest çalışanların 2030 yılında küresel iş gücünün yüzde 80’ini oluşturacağı öngörülüyor. Ortak çalışma alanları da bu dönüşümün katalizörü görevini üstleniyor. Bugün iş gücünde yüzde 30 paya sahip serbest çalışanların tercih ettiği ortak çalışma alanlarının sayısının, 2018 sonunda 19 bine ulaşması bekleniyor. Kullanıcı sayısı da 1,7 milyon kişi olarak tahmin ediliyor.

    İş yaşamının geleceği yeniden şekillenirken, bireyler ve kurumlar ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bireyler açısından serbest çalışma ortamı ve esnek çalışma koşulları söz konusuyken, kurumlar için rekabet artıyor, bulut sistemler ve otomasyon ivme kazanıyor. Serbest çalışanların küresel iş gücündeki yüzde 30’luk payının 2030 yılında yüzde 80’e çıkması beklenirken, serbest çalışanların yüzde 75’i bunu isteyerek tercih ediyor. Bu dönüşümün katalizörü görevini de ortak çalışma alanları üstleniyor.

    10 ülke ve 19 şehirde 100’ün üzerinde ortak çalışma alanıyla küresel ölçekte hızla büyüyen Cowork7/24, ‘2018 Global Coworking Survey’ (Küresel Ortak Çalışma Araştırması) adlı raporun sonuçlarından derlediği verileri paylaştı. Araştırmaya göre; küresel bir olgu haline gelen ortak çalışma alanları büyük bir hızla büyüyor. Ortak çalışma alanlarının 2018 yılı sonunda yaklaşık 19 bine, bu alanlarda çalışanların sayısının ise 3 kat artarak 1,7 milyon kişiye ulaşması bekleniyor.

    “Kurumsal şirketler de ortak çalışma alanlarına yöneliyor”

    Türkiye’den doğan ve Asya pazarında faaliyet gösteren Cowork7/24’ün Kurucu Ortağı Serkan Kurtuluş, “Dünyadaki tüm işlerin en az yüzde 47’sinin önümüzdeki 10 yıl içinde otomatikleştirilmesi bekleniyor. Bu dönüşüm, fiziksel bir alandan ziyade paylaşım ve üretkenliği temel alan ortak çalışma alanlarının yükselişine sahne oluyor. Cowork7/24’ü kullanan kitleyi incelediğimizde ilk sırada dijital göçmenler ve serbest çalışanları, ikinci sırada girişimcileri görüyoruz. Üçüncü sırada ise global ve çok uluslu kurumsal şirketler ile dördüncü sırada öğrenciler yer alıyor. Buradaki en dikkat çekici konu, kurumsal şirketlerin de artık ortak çalışma alanlarına yönelmesi 2025 yılı itibarıyla Milenyum ve Z Kuşağı bireyleri küresel iş gücünün yüzde 75’ini oluşturacak. Bu rakam, yalnızca bireyleri değil, şirketleri de yeni kuşağa uygun serbest çalışma şartlarıyla ortak çalışma alanlarını kullanmaya itiyor” dedi.

    Ortak çalışma alanlarının önceliği büyümek

    Yapılan araştırma dünya genelinde ortak çalışma alanlarının yüzde 29’unun son bir yıl içinde açıldığını ve üyelerin yüzde 56’sının da son bir yılda kazanıldığını ortaya koyuyor. Bir ortak çalışma alanı, 2014’te ortalama 52 üyeye hizmet verirken, bu rakamın 2018 sonunda 159’a ulaşması bekleniyor. Üyelerin yüzde 66’sı, ilk üye olduğu ortak çalışma alanında çalışmaya devam ederken, yüzde 55’i gelecek yıl da aynı alanda çalışmak istediğini belirtiyor. Ortak çalışma alanı işletenlerin yaklaşık yüzde 70’i, fiziksel büyüme planlıyor. Her 3 ortak çalışma alanından biri yeni şube açmayı, bir diğeri ise mevcut alanını genişletmeyi istiyor.

  • Kütükcü: “Yüzde 7,4 büyüyen Türkiye G20’nin lider ülkesi”

    Konya Sanayi Odası Başkanı (KSO), TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Memiş Kütükcü, 2017’de yüzde 7,4 büyüyen Türkiye’nin G20’nin lider ülkesi olduğunu ifade ederek, bu büyümeye sanayinin çok önemli destek verdiğini vurguladı.

    Türkiye’nin küresel ekonomideki ve bölgesindeki tüm olumsuz şartlara rağmen güçlü büyüme performansı göstermesinin kendilerini son derece memnun ettiğini kaydeden Kütükcü, “Ülkemizde ihracat, istihdam, kapasite kullanım oranları gibi ekonominin temel parametrelerinin olumlu seyretmesi büyüme oranlarımıza da yansıyor. Geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,3, ikinci çeyreğinde yüzde 5,4, üçüncü çeyreğinde yüzde 11,1 büyüyen ekonomimiz, 4. çeyrekte de yüzde 7,3 büyüme kaydetti. Böylece 2017 yılında ortalama yüzde 7,4 büyümüş olduk. Bu büyüme performansı iş dünyası olarak bizleri daha fazla yatırım yapmaya, çalışmaya ve üretmeye motive ediyor. İnşallah Türkiye bu büyümeyi tüm kesimlerin desteğiyle kalıcı hale getirecek” şeklinde konuştu.

    En güçlü büyüye sanayide

    2017’de yakalanan yüzde 7,4’lük büyüme başarısında sanayinin önemli katkısı olduğunun altını çizen Kütükcü, “Geçtiğimiz yıl sanayi sektörü yüzde 9,2 ile sektörler arasında en hızlı büyüyen sektör oldu. Bu büyüme ülkemizin büyümesine, refah seviyesinin artmasına pozitif katkı verdi. Ayrıca yine geçtiğimiz yıl inşaat sektörü yüzde 8,9, tarım sektörü yüzde 4,7 artış kaydetti” diye konuştu.

    Açıklamasında faiz ve enflasyon vurgusu da yapan Kütükcü, şu anda yatırımcının önündeki en büyük engelin yüksek faiz oranları olduğuna işaret ederek, “Bir yandan büyümeyi güçlendirirken, aynı zamanda yatırımcının önünde adeta bir duvar gibi duran faiz oranlarını ve enflasyonu aşağıya çekmek zorundayız” dedi.

    Kütükcü, Konya sanayisi olarak da ülkenin büyümesine, kalkınmasına ciddi katkılar verdiklerinin altını çizerek, Konya’nın 1,5 milyar doların üzerindeki ihracatı, organize sanayi bölgeleri, özel sanayi siteleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, artan AR-GE ve tasarım merkezleri ile Türkiye’nin yeni Marmara Havzası olmaya aday olduğunu sözlerine ekledi.

  • Ecco Türkiye, Avrupa’daki ülkeler arasında en çok büyüyen ülke oldu

    Dünyanın en büyük deri ve ayakkabı üreticilerinden ECCO, 2017 yılındaki zorlu perakende ortamına rağmen bugüne kadarki en iyi finansal sonucu elde ederek, Türkiye’deki brüt karını yüzde 47 artırdığını açıkladı. Şirket, 2018 yılında da yatırımlarına tüm hızıyla devam edecek.

    Dünyanın en büyük deri ve ayakkabı üreticilerinden, ECCO 2017 yılı finansal sonuçlarını düzenlediği toplantıyla açıkladı. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki 10’uncu mağazasını açan şirket, zorlu perakende ortamına rağmen 2017 yılını en iyi finansal sonucu elde ederek kapattığını belirtti.

    2017 perakende sektörünü değerlendiren şirketin Türkiye Genel Müdürü Deniz Necati Erda, “ECCO Türkiye olarak Avrupa’daki tüm şirket mağazaları içinde en çok büyüyen ülke olduk. 2016 oldukça zor bir yıldı ancak 2017’de bunu hızla telafi ettik ve istediğimiz rakamlara ulaştık. Özellikle 2017’nin son periyodu ve 2018’de turist sayısının da artışıyla bizim de satış rakamlarımızda artış oldu. Bunun yanında artık ayakkabı modası hızla değişiyor. Özellikle şehirli, sporsever müşterilerimizle birlikte outdoor segmentinde önemli bir büyüme kaydettik. Ayakkabı üretiminde kullandığımız yüksek teknoloji ile daha konforlu ayakkabı üreterek bu konforu ünlü tasarımcılarımızın tasarımlarıyla birleştirerek şık ayakkabılara dönüştürüyoruz” dedi.

    Yapılan bilgilendirmede; şirket 2017 yılında, geleneksel perakende ve e-ticaret sektörü yüzde 21 büyürken, e-ticaretin tek başına yüzde 47 büyüdüğü şirkette büyümenin büyük kısmı Asya’dan geldi. 2017 yılı sonunda Asya Pasifik, grubun net gelirinin yüzde 35’ini oluştururken, Amerika Birleşik Devletleri yüzde 22, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) yüzde 43 oranında gelir oluşturdu.

    Dijital dünyadaki hızlı gelişim e-ticaret endüstrisindeki gelişmeleri de değerlendiren Erda, “Dijital dünyadaki hızlı gelişim perakende sektörünü önemli bir değişime zorluyor. Biz de şirket olarak hem dünyada hem de Türkiye’de e-ticaret konusunda önemli bir ivme yakaladık” dedi.

    Şirketin dünyada 2017 yılı vergi öncesi karının 1 milyar 276 milyon euroluk bir ciro ile 184 milyona ulaştığını belirten Erda, “ECCO’nun dünyada vergi öncesi karı 2016 yılında 170 milyon euroydu. Karşılaştırılabilir döviz kurlarında bu yüzde 10’luk bir artışa eşittir. Türkiye’de de benzer bir ivme ile geçen yıl brüt karımız yüzde 47 büyümüştür. Hızla değişen bir ortamda başarıyı sürdürmenin, uzun vadeli iş stratejilerinin uygulanmasında hız ve kararlılığın önemli olduğunu bilmek gereklidir” ifadelerini kullandı.

    Şirketin Türkiye’ye girdiği 2014 yılında, müşterilerinin yüzde 55’i erkek yüzde 45’i kadınken şu anda bu oranın yüzde 43 erkek, yüzde 57 kadın olduğu kaydedildi. Ayrıca, önümüzdeki beş yıl içerisinde Türkiye’de 25 mağazaya ulaşmayı hedefleyen şirket, 2018 yılında cirosunun yüzde 8’ini e-ticaretten elde etmeyi hedefliyor.

  • Sakarya’da lodosla büyüyen çatı yangını korkuttu

    Sakarya’nın Karasu ilçesinde lodosun da etkisiyle alev alev yanan iki katlı evin çatısı, itfaiye ekiplerince söndürüldü.

    Edinilen bilgilere göre, Karasu ilçesi Kurudere mahallesinde bulunan iki katlı evin çatısında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Şiddetli rüzgar sonrası alevler tüm çatıyı sardı. Vatandaşların bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın hemen yanındaki evinde çatısının alev almasına neden oldu. Yükselen alevler itfaiyenin müdahalesi sonrası söndürüldü.