Etiket: Büyüyen

  • “Türkiye 100 Ödül Töreni” ile en hızlı büyüyen 100 şirket açıklandı

    “Türkiye 100 Ödül Töreni” ile en hızlı büyüyen 100 şirket açıklandı

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TEPAV ve TOBB ETÜ’nün katkılarıyla düzenlenen TOBB Türkiye 100 Ödül Töreni, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımı ile telekonferans üzerinden gerçekleştirildi.

    ‘TOBB Türkiye 100 Ödül Töreni’nde başvuranlar arasında, Türkiye’nin 2016-2018 dönemindeki satış geliri artış hızı sıralamasına göre en hızlı büyüyen ilk 100 şirketi kamuoyuna ilan edildi. Korona virüs tedbirleri kapsamında Telekonferans yöntemiyle geçekleştirilen törenin açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile TEPAV’ın çalışmaları sonucunda, büyüme performansları ile dikkat çeken şirketlerimizin ödüllendirildiği bu etkinliğin; şirketlerimizin ulusal ve uluslararası kamuoyunda daha da görünür hale gelmelerine katkı sağlaması bakımından, oldukça değerli bulduğumu ifade etmek isterim” şeklinde konuşurken, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise “Türkiye 100 şirketleri herkesin bildiği işleri, çok farklı bir anlayışla yapıyorlar. Dijital teknolojiyi çok iyi kullanıyorlar. Çalışanların eğitimine ayırdığı kaynağı masraf olarak görmüyor, buna büyük önem veriyorlar” açıklamasında bulundu.

    “Birleşik Krallık ile imzalayacağımız anlaşmayı kamuoyu ile paylaşmayı umuyoruz”

    Salgının küresel ekonomide hem arz hem de talep yönlü bir şok oluşturduğunu belirten Bakan Ruhsar Pekcan, “2’inci dünya savaşından sonra görülen en ciddi küresel ekonomik daralmayı yaşadık ve bütün dünya olarak halen hep birlikte yaşıyoruz. ABD’deki yönetim değişikliği, ABD’nin küresel ticarete ilişkin politika tercihlerinde bir değişikliği de beraberinde getirebilir. Özellikle yeni bir Transatlantik İşbirliği yaklaşımı görebiliriz. Yine bildiğiniz üzere, BREXIT’e bağlı olarak, Birleşik Krallık ile AB ve ülkemiz arasında yeni ticaret rejiminin belirginleştirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Şu anda Türkiye olarak, İngiltere-AB görüşmelerini yakinen takip ettiğimizi; İngiltere ile kendi anlaşmamızı imzalamak üzere mekik diplomasisinde bulunduğumuzu ve yoğun bir gayret gösterdiğimizi söylemek isterim. Bu anlaşmayla ilgili her an sonuç almayı ve en önemli ticaret ortaklarımızdan İngiltere ile aramızdaki ticaret rejimini netliğe kavuşturmayı umuyoruz. Türkiye ve Birleşik Krallık olarak çalışmalarımızı tamamlamakla birlikte biz, şu an için AB ile İngiltere anlaşmasını imzaladığı ya da anlaşmaya vardıkları anda, imzalayabilecek durumdayız. AB ve Birleşik Krallık arasındaki sürecin tamamlanmasını yakinen an ve an takip ediyoruz. En kısa sürede bu anlaşmanın da tamamlanmasını Birleşik Krallık ile imzalayacağımız anlaşmayı kamuoyu ile paylaşmayı umuyoruz. Birleşik Krallık makamları ile de AB ile de yakın temastayız ve iş insanlarımız için mağduriyet oluşturacak bir durum olmaması için çalışmalarımızı üstün bir gayret ve hassasiyetle sürdürüyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı yönlendiriyoruz ve AB’yi takip ediyoruz” diye konuştu.

    Tespit edilen ihracat potansiyeline sahip olmalarına rağmen henüz ihracat yapmamış firmalara özel mentörlük hizmeti

    Pekcan, “Bakanlık olarak, bizim de en büyük önceliklerimizden bir tanesi ticareti, ihracata tüm bölgelerimize ve de tabana daha hızla ve daha fazla yayabilmek. Bunun için özellikle “81 ilde İhracata İlk Adım” programımızı hayata geçiriyoruz. Tüm Türkiye’ye yönelik bir analiz gerçekleştirdik ve güçlü ihracat potansiyeline sahip olmalarına rağmen henüz ihracat yapmamış firmalarımızı belirledik. Şu ana kadar 76 ilimizden 15 bin 770 firmamızı bu anlamda tespit etmiş durumdayız. Bu firmalarımızı sürdürülebilir bir şekilde ihracatçı yapmak için kendilerine özel mentörlük hizmeti sağlayacağız. İnşallah ilerde onlar da sizler gibi ilk 100 şirket arasında kendilerine yer bulabilecektir. Yine ihracatı tabana yaymak adına, kadın ve genç girişimcilerimiz başta olmak üzere girişimcilerimize yönelik, eğitim, mentörlük ve networking programlarımız devam edecek. Türkiye’nin dijital ekonomiye adaptasyonu ve katma değerli üretim ve ihracat artışı için de ne gerekiyorsa sizlerle birlikte yapmaya devam edeceğiz. Çünkü ülke olarak hedeflerimiz bunu gerektiriyor; en yükseği en ileriyi hedeflemeyi gerektiriyor. Küresel tedarik ve değer zincirlerinin değişim ve dönüşüme uğradığı bu dönemde, bu zincirin önemli bir halkası olan Türkiye’nin, etkinliğini daha da güçlendireceğine, yoluna daha da güçlenmiş bir şekilde devam edeceğine inanıyoruz, bunu biliyoruz” dedi.

    Hisarcıklıoğlu: “İyi yönetilen, geleceği parlak olan bu şirketlerin, önünün daha fazla açılmasını, daha fazla büyümelerini istiyoruz”

    ‘Türkiye 100’ programını 3 nedenle çok önemsediklerini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Birincisi şu; Biliyorsunuz bizim kültürümüzde güzel bir söz var: ‘marifet iltifata tabidir’. İşte iltifatı en çok hak edenler, bu ülkenin zenginleşmesinde öncü rol üstlenen, vergi ödeyen, üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan, girişimcilerimiz. Hele ki, böyle bir dönemde, büyük başarılar elde eden şirketleri, Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketini takdir etmek, onlara teşekkür etmek istiyoruz. İkinci olarak; İyi yönetilen, geleceği parlak olan bu şirketlerin, önünün daha fazla açılmasını, daha fazla büyümelerini istiyoruz. İşte bunun için, Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketini herkese tanıtıyoruz. Yatırımcıya ve müşteriye daha kolay ulaşmalarını sağlıyoruz. Sadece yurt içinde değil, yurt dışında da aktif olmaları, ihracat yapmalarını istiyoruz. Bunun için destek oluyoruz. Bu işe önem vermemizin üçüncü nedeni de şu; Bu çağda zenginleşmenin, kalkınmanın anahtarı girişimcilik. Bizim de daha fazla girişimciye ihtiyacımız var. Biliyorsunuz girişimcilik de heves işi. İşte Türkiye 100 yarışmasıyla, girişimci rol modellerimizin sayısı artsın istiyoruz. Buradaki her şirket, yeni girişimcilere örnek olsun istiyoruz. Bütün gençlerimizin, kadınlarımızın, bu başarı hikâyelerini duymalarını istiyoruz. Duysunlar ki, onlar da girişimci olmaya daha fazla heves etsinler” şeklinde konuştu.

  • “Desteklerle Büyüyen KOBİ’ler” toplantısına yoğun ilgi

    Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) işbirliği ile ekonomist ve televizyon program yapımcısı Cem Seymen’in moderatörlüğünde KOBİ’lere destek sağlayan kurumlardan uzmanlarının konuşmacı olarak katıldığı “Desteklerle büyüyen kobiler” toplantısı gerçekleştirildi.

    KOBİ’ler için var olan destek mekanizmalarının anlatıldığı ve yoğun ilgi gösterilen toplantının açılışında konuşan Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, KOBİ’lere yönelik çeşitli destek mekanizmaları bulunduğunu, ancak maalesef bu desteklerden yeterince yararlanılamadığı ve desteklerin tanıtımı yanında yararlanma prosedürlerinin de kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. KOBİ’lerin öz kaynak yetersizliği yanında kredi teminindeki güçlüklerden kaynaklanan finansal sorunlarının da bulunduğunu belirten GTO Başkanı Yıldırım, “Yapısal alanlarda, üretim, pazarlama, rekabet ve katma değeri yüksek, teknoloji odaklı yeni yatırım alanlarına yönelmede bazı sorunları bulunan KOBİ’lere destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

    Gaziantep’in ekonomik başarısının temelinde KOBİ’lerin olduğunu, Oda olarak KOBİ’lere yönelik projeler, nefes kredisi, Dijitalleşme, Tasarım, İnovasyon başta olmak üzere eğitimler, seminerler, danışmanlık hizmetleri, yurt içi ve yurt dışı inceleme gezileri, ihracat koçluğu gerçekleştirdiklerini vurgulayan GTO Başkanı Yıldırım, “Odamız üyesinin hemen hepsi KOBİ niteliğinde. KOBİ’lerle var olan bir kurum olarak tüm çalışmalarımız neredeyse KOBİ’ler için. Oda olarak Gaziantep ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ’leri çağın gerekliliklerine hazırlamaya, iç ve dış pazarlarda önünü açmaya, zamanın ruhuna uyum sağlamalarına çalışıyoruz. Açılış konuşması sırasında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Başkan vekili Hüseyin Özhan, KOBİ’lerin ekonomi açısından önemine vurgu yaparak, EBRD’nin bölgedeki KOBİ’lere danışmanlık ve finansman destekleri verdiğini, Gaziantep Ticaret Odası ile de uzun süreli işbirliği kapsamında KOBİ hizmetlerinin geliştirilmesi konusunda çalıştıklarını belirterek, bölgeye ve KOBİ’lere desteklerin devam edeceğini ifade etti. Gaziantep Ticaret Odası ile önümüzdeki dönemde işbirliğine devam edileceği ve yeni projeleri birlikte hayata geçirmeye hazır olduklarını vurguladı.

    GTO ve EBRD işbirliği ile düzenlenen, ekonomist ve televizyon programı yapımcısı Cem Seymen’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Desteklerle büyüyen Kobiler” toplantısına konuşmacı olarak katılan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve kümelenme Destekleri Daire Başkanı Mustafa Ali Yurdupak, KOSGEB Finansman Dairesi Başkanı Mehmet Haşim Karaman, İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz, TÜBİTAK Bilimsel Teknoloji Grubu, Bilimsel Program (TEYDEB BİLTEG) Başuzmanı Zeynep Deniz Eygi ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AR-GE ve Tasarım Merkezleri Dairesi Sanayi ve Teknoloji uzmanı Muhammed Fatih Taşkın katılımcılara destekler konusunda bilgi vererek, soruları cevaplandı.

  • İstanbul’da büyüyen ofis stoku, rekabeti kızıştırdı

    Yılın üçüncü çeyreğine, dövizle kiralama ve satışı sona erdiren düzenleme damga vurdu. İstanbul’da A sınıfı ofis kiraları ortalama yüzde 7 düşerken, devam eden ofis projeleri, İstanbul’daki ofis stokunun 2021’e kadar büyümeye devam edeceğini gösteriyor.

    Propin tarafından hazırlanan ’İstanbul Ofis Pazarına Genel Bakış’ raporunun 2018 üçüncü çeyrek sonuçları açıklandı. Sözleşmelerin neredeyse tamamının döviz üzerinden yapıldığı ofis pazarına, ‘gayrimenkul alım-satım ile kiralama sözleşmelerinde bedellerin döviz cinsinden ya da dövize endeksli olamayacağına’ ilişkin kararname damga vurdu. Kiracılar ve mal sahipleri arasında kira bedelinin yeniden belirlenmesi, Türk Lirası’ndan ödeme yapma pazarlıkları sektörde belirsizliklere neden oldu. Pazarda birçok mal sahibi piyasa koşullarına uyum sağlayarak, döviz kira rakamlarını hızla Türk Lirası olarak güncelledi. Bazı ofislerde Türk Lirası kira değeri konusunda belirsizlik devam ediyor. İstanbul’un en çok ofis stokuna sahip Merkezi İş Alanı’nda (MİA) yer alan A sınıfı ofis binalarındaki boşluk oranları yüzde 30,4’ü koruyarak ikinci çeyrekten bu yana değişmedi. A sınıfı ofis kiralarında ise önceki çeyreğe kıyasla, bölgeler özelinde yüzde 4 ile yüzde 11 arasında değişen düşüş tespit edildi.

    “İstanbul’daki ofis stoku, 2021’e kadar büyümeye devam edecek”

    Üç ayda bir hazırlanan rapora göre; 2018 yılının 3’üncü çeyreğinin sonunda MİA yüzde 34, MİA Dışı-Avrupa yüzde 19, MİA Dışı-Asya yüzde 24 ve Gelişmekte Olan Ofis Bölgeleri (Kağıthane, Bomonti-Piyalepaşa, Kartal-Maltepe, Batı Ataşehir) yüzde 23 stok payına sahip oldu. İnşaatı tamamlanma aşamasına gelen birçok ofis binasında, pazar koşullarına bağlı olarak açılışların ertelenmeye devam ettiğini belirten Propin Kurucu Ortağı Aydan Bozkurt, “Bu çeyrekte A sınıfı ofis stokunda büyüme kaydedilen Zincirlikuyu-Esentepe-Gayrettepe’de toplam stok 500 bin metrekarenin üzerine çıktı. Önümüzdeki çeyreklerde MİA’da yer alan Zincirlikuyu, Esentepe, Gayrettepe ve Levent bölgelerinde stok artışı olmasını bekliyoruz. Ayrıca küçük ölçekli ofis projelerinin devam ettiği MİA Dışı-Asya’da, gelecek çeyreklerde stok artışı öngörüyoruz. Olumsuz ekonomik gelişmeler ve kiralardaki düşüşler kiracıların mal sahiplerine agresif koşulları içeren teklifler sunmasına yol açıyor. Mevcut inşaatların devam etmesi İstanbul’daki ofis stokunun 2021’e kadar büyümeye devam edeceğini gösteriyor” dedi.

    İstanbul’da ofis kiraları düşmeye devam ediyor

    Propin, MİA’da bulunan A sınıfı ofislerde 2017’nin üçüncü çeyreğinde 25 dolar olan metrekare fiyatlarının 2018 üçüncü çeyreğinde yüzde 13 oranında düşerek 21,8 dolara gerilediğini açıkladı. B sınıfı ofis binalarındaki fiyat düşüşü ise yüzde 26’ya ulaşarak 10,1 dolar oldu. A sınıfı ofislerin ortalama metrekare fiyatı MİA Dışı-Avrupa’da 14,5 dolar, Asya’da ise 14,8 dolara kadar düştü.

  • Avrupa’nın en hızlı büyüyen beyaz eşya şirketi Türkiye’de de büyüyor

    Avrupa’nın en hızlı büyüyen beyaz eşya şirketi Candy Hoover, Türkiye’yi en büyük ikinci üretim üssü olarak seçti. 3 tesis ile bin 200 kişiye istihdam sağlayan ve Türkiye’nin en büyük 67. ihracatçısı olan şirketin Türkiye CEO’su Servet Akkaynak, “Candy Hoover Türkiye’ye güveniyor ve yatırım yapmaya devam ediyor. İtalyan-Türk sentezi bir şirket oluşturduk” dedi.

    İtalyan beyaz eşya üreticisi Candy Hoover’ın Türkiye CEO’su Servet Akkaynak, beyaz eşya sektörü ve Candy Hoover için Türkiye’nin önemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Akkaynak, “Türkiye Çin’den sonra dünyanın ikinci en büyük beyaz eşya üreticisidir. Konumu gereği özellikle Avrupa pazarları için Türkiye daha da önemli hale geliyor. Üretim, Ar-Ge ve işgücü gelişmişliğinin yanında yan sanayisi ile de dolaylı olarak 600 bin kişiye istihdam oluşturuyor. Türkiye’nin 6 ana beyaz eşya ürününde 2017 yılı üretimi 28,4 milyon adet ve bunun 20,6 milyon adeti ihraç ediliyor. Türkiye’de üretilen ürünlerin ana pazarı Avrupa’dır toplam ihracatın yüzde 73’üne tekabül ediyor ama bunun yanında Asya, Afrika ve Amerika’ya da ihracat yapılıyor. Avrupa’da en çok ihracat yapılan ana pazarlar ise yüzde 15 ile İngiltere ve yüzde 13 ile Almanya’dır. Bizim Candy Group olarak en güçlü olduğumuz ülkeler ise İngiltere, İtalya ve Fransa’dır” dedi.

    “Hedef yıl sonuna kadar yüzde 30 büyümek”

    Servet Akkaynak, şirketin Türkiye’deki üretim faaliyetlerine 2007 yılında pişirici cihazlar fabrikası ile başladığını ardından 2009 yılında İngiltere’de bulunan kurutma makinesi fabrikası da Türkiye’ye taşındığını belirterek, “Daha önce Çin’de bulaşık makinesi üretimi yapan Candy Group 2018 yılında bu üretimi de yeni kurduğu tesis ile Türkiye’ye kaydırdı. Yeni kurulan tesis Sanayi 4.0 prensiplerine göre faaliyet gösteriyor. Türkiye’de yalnızca Ar-Ge faaliyetlerine yaptığımız yatırım 25 milyon euronun üzerindedir. Şu an Candy Hoover Group üç üretim tesis ve bir pazarlama satış şirketi ile Türkiye’de 1200 kişiye istihdam sağlıyor, TİM verilerine göre 2017 yılında Türkiye’nin en büyük 67. ihracatçısı olduk. 2018 yılı sonuna kadar yüzde 30 büyüme hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’yi en büyük ikinci üretim üssü olarak seçti

    Akkaynak, “Türkiye, üretim tesisleri ile grubun en büyük ikinci üretim üssüdür. Hedefimiz Türkiye’yi grup için en önemli üretim merkezi haline getirmek” dedi.

    “Küçük tedarikçileri bu süreçte koruyacağız”

    Türkiye faaliyetlerinin ihracat ağırlıklı olduğu için kurdaki değişime karşı daha dirençli olduklarını belirten Akkaynak, “Kurdaki dalgalanmalar küçük tedarikçileri büyük üreticilere göre daha korumasız hale getiriyor. Binlerce kişiyi istihdam eden küçük tedarikçiler ülke ekonomisi için önemli biz de bu zor dönemde onların yanında olacağız. Küçük tedarikçileri bu dönemde özellikle koruyacağız. Hammadde ve yarı mamül girdilerinin maksimum seviyede yerlileştirilmesi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yeni ürünler ’Yapay Zeka’lı

    Candy Hoover ile bilgiler veren Servet Akkaynak, “Group 1945 yılında İtalyan Fumagalli ailesi tarafından İtalya, Brugherio’da kurulmuş, 73 yıllık bir şirket. Şu an Avrupa’nın en hızlı büyüyen beyaz eşya şirketi. Candy Group global stratejisinde ’akıllı’ ürünleri birinci sıraya koydu ve şu an tüm ürünler internete bağlanabilir olarak üretiyor. Bunun yanında çamaşır ve bulaşık makinelerinde bir adım ileriye giderek yapay zeka da ürünlere entegre ediliyor” dedi.

    Türk-İtalyan sentezi şirket kültürü

    Akkaynak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Candy Hoover Group yatırımlarına Türkiye’de de devam ediyor. Grubun daha önceki yatırımlarından hareketle, Doğu bloğu ülkeleri olarak bilinen ülkelerde üretim yatırımı gündemlerinde değil çünkü kaliteli işgücü ve devlet teşvikine ulaşılamadı. Bu sebeple Türkiye’nin üretim açısından önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Şirketimizin 2019 yılı Türkiye ana hedefi üretimi ve ihracatı artırmak. Bunun yanında yeni akıllı ürünler üreten yeni bantların da devreye alınması planlıyoruz. Büyümelere paralel olarak şu an Türkiye’de 1200 kişi istihdam eden grubun bu rakamı da artırması bekleniyor. Burada hybrid bir kültür oluşturmayı hedefliyoruz, İtalyan ve Türk sentezi bir şirket kültürüyle ve ’Işık Eskişehir’den Yükselir’ sloganıyla ile yola çıktık”.

  • Turkcell Genel Müdürü Terzioğlu: “8 çeyrektir dünyanın en çok büyüyen operatörüyüz”

    Dünyanın en iyi iki mobil şebekesinden biri seçilen Turkcell’in Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “1440 stratejimizle fark oluşturuyoruz. 8 çeyrektir dünyanın en çok büyüyen operatörüyüz. Afrika’dan, Karayipler’den, Nepal’den, Latin Amerika ve Doğu Avrupa’dan operatörler ziyaretimize geliyor; hikayemizi dinliyor. Dijital ihracatla biz de büyüyoruz, Türkiye de” dedi.

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Turkcell’in başarı hikayesi, finansal sonuçlar ve dijital ihracatıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Geleneksel bir telekom operatörünün müşterisiyle 32 dakikalık ilişkisi olduğuna değinen Terzioğlu, “Biz 32 dakikayla tatmin olmadık. Buna ek olarak bugün müşterilerimiz fizy ile 24 dakika müzik dinliyor, 16 dakika BiP’te mesajlaşıyor, 30 dakika dijital platformumuzda gazete ve dergi okuyor. 55 dakika TV+ ile televizyonu takip ediyor. Yani bugün müşterilerimizle ilişkimiz toplamda 150 dakikayı aşmış durumda” dedi.

    Telekom sektörünün makro etkilere az duyarlı bir sektör olduğunu ifade eden Genel Müdür Terzioğlu, “Aslında işin gerçeği halkın en ucuz eğlence kaynağı cep telefonu. Bu durum rakamlara da yansımış durumda. Türk insanı dünyanın en çok internet tüketenleri arasında 5’inci sırada yer alıyor. Dünyada birinci ise aylık 11 GB ile Finlandiya” açıklamasında bulundu. Turkcell’in finansal sonuçlarını da özetleyen Terzioğlu, “8 çeyrektir dünyanın en çok büyüyen operatörüyüz. 24 aylık dönemde ciromuzu yüzde 52, EBİTDA’mızı yüzde 107 artırdık. Sadece 2’inci çeyrekte yüzde 18.3 büyüdük” ifadelerini kullandı.

    “Karayipler’den, Nepal’den geliyorlar”

    Turkcell’in dijital ihracatı ile ilgili bilgi veren Kaan Terzioğlu, dünyanın birçok yerinen operatörlerin ziyarete geldiklerini belirterek, “Sadece yerlileşmekle kalmıyor; uygulamalarımızla teknoloji ihracatında da öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Bugün Moldcell müşterilerine bizden satın aldığı BiP’i kendi dijital servisi olarak sunuyor. Afrika’dan, Karayipler’den, Nepal’den, Amerika’nın Latin tarafından Doğu Avrupa’dan operatörler ziyaretimize geliyor. Hikayemizi dinliyor ve uygulamalarımızı inceliyorlar. İşte bu “dijital ihracat” dediğimiz sürecin en somut kanıtı. Böylece biz de büyüyoruz, sektör de. Sektörde sağlıklı bir ortam olunca, bundan rakipler de faydalanıyor” diye konuştu.

    Terzioğlu, dijitalleşecek Türkiye’nin çözmesi gereken konuların başında fiber olduğuna da değindi. Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın inisiyatifiyle bir protokol imzalandığını hatırlatan Terzioğlu, “Buna göre fiber altyapısını paylaşacağız dedik. Paylaşmak mevcudu paylaşmaktır. Bu konu mevcudu paylaşmakla bitecek bir konu değil. Yenisini yapmamız lazım. Yenisini yapmak içinde farklı bir iş modeli gerekiyor” dedi.

    Türkiye’deki fiber altyapının değerinin sadece 2-3 milyar dolar seviyesinde olduğunu açıklayan Terzioğlu, Almanya’da ise bu rakamın 60 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Kaan Terzioğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Gerekiyorsa herkes elindeki fiberleri versin ve yeni bir şirket kurulsun. Bütün fiberleri yeni bir şirket altında birleştirip, ilgili şirkete de sen Türkiye’nin her yerine fiber döşeyeceksin demek gerekiyor. İstanbul’dan Ankara’ya 3 tane ayrı otoban yapmadığımız gibi, herkesin kendi otobanını yapması da söz konusu olamaz. Eski Türkiye’de paylaşmak yeterliydi; yeni Türkiye için yeni bir yapı lazım. Paylaşmak eski Türkiye’nin söylemiydi. Yeni Türkiye’nin söyleminin ortak yapmak olması gerekiyor.”

    “Türk halkı, Türk insanı devletine sahip çıkar”

    Son dönemde gündemde olan Amerika ambargosuyla ilgili de açıklama yapan Terzioğlu, “Türk halkı, Türk insanı devletine sahip çıkar. Ambargo gibi metotlarla halkla devleti kimse ayrı düşüremez. Tam tersi böyle şeyler insanları birleştirir. Ümit ediyorum ki Türkiye’de de böyle olacaktır” dedi.

    Ambargonun köhnemiş fiziksel dünyanın silahları olduğuna değinen Terzioğlu, rekabet kurulunun Google ile ilgili adımlarını ise ’geç bile kalınmıştı’ şeklinde yorumladı.

    “Dünyanın hiçbir ülkesinde, Amerika da dahil, Google’ın yüzde 98 Pazar payı yoktu. Büyük ülkelere baktığınızda, Çin’in Baidu’su, Güney Kore’nin Naver’ı, Rusya’nın Yandex’i var. Türkiye’nin de Yaani’si oldu. Bugün bizim Yaani ile yüzde 5’in üzerinde bir payımız oldu. Bu payı daha da yükselerek yüzde 30-35’lere gelecektir” diyen Terzioğlu, şöyle devam etti:

    “Dijitalleşmede ülke olarak çok ilerdeyiz. Kendimizi uygun bir politika izleyeceksek dijitale sahip çıkmamız lazım. En önemlisi de Türkiye’nin datasına sahip çıkmamızı gerekiyor. Bu amaçla veri merkezi yatırımlarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Son olarak İzmir’deki veri merkezimizin açılışını yaptık. Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisiyiz. Turkcell Yönetim Kurulu’ndan Bekir Pakdemirli Tarım Orman Bakanı, CFO’muz Bülent Aksu Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı oldu. Bu arkadaşlarımız yetkinleriyle Türkiye’ye büyük katkılar sunacak. Biliyorum ki Türkiye’nin kazandığı yerde, bizim kaybetme ihtimalimiz yok.”

    Kaan Terzioğlu, dijitalleşmeyle birlikte dünyanın köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek, Türkiye’nin de yenilenmesinin, bu dönüşüme ayak uyduracak hız ve çevikliğe kavuşmasını önemli ve olumlu adımlar olduğunu söyledi.