Etiket: büyüme

  • Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci: “Türkiye En Az Yüzde Beş Büyüme Sağlamalı”

    Memleketi Denizli’nin Tavas ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulunan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Türkiye ekonomide en az yüzde beş büyüme sağlamalı” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, memleketi Denizli’nin Tavas ilçesinde resmi ziyaretler gerçekleştirdi. Ziyaretler sırasında Bakan Zeybekci’ye Tavas ilçe kadın kolları tarafında Babalar Günü’ne özel çiçek takdim edildi. Konuşmaların ardından Tavas Belediye Başkanı Turhan Veli Akyol, taşlarla işlenmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın posterini Bakan Zeybekci’ye hediye etti.

    Terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapan Zeybekci, “Türkiye ve dünya çok hassas zamanlardan geçiyor. Dikkat ettiyseniz ayan beyan dişlerini gösteriyorlar. Artık saklı gizli iş de yapmıyorlar. Artık terörist maşaları kullanarak, perde arkasına geçerek iş yapma gereği bile hissetmemeye başladılar. İstiyorlar ki ecdadın bize emaneti olan bu coğrafyada, dünyanın en zengin enerji ve hammadde kaynaklarının bulunduğu bu coğrafyada, 1,5 milyardan fazla Müslümanın yaşadığı bu coğrafyada, birileri yeniden tekrar ellerine aldıkları cetvellerle, kalemlerle bu coğrafyanın haritasını yeniden çiziyorlar. Yeniden enerji ve hammadde kaynaklarını yeniden vahşi bir şekilde paylaşma planlarını kuruyorlar ve yeniden ecdadın bize emanet ettiği bu toprakları sınırlara bölerek yapılandırmaya çalışıyorlar” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazılarının işine gelmediğini belirten Zeybekci, “Bakın devlet temsilcileri söylüyorlar bunu. Bizim o coğrafyadaki, yani ecdadın bize emanet ettiği bu kültür coğrafyasındaki menfaatleri için, Recep Tayyip Erdoğan’ın kendileri için ne kadar riskli ve tehlikeli olduklarını açıkça beyan ediyorlar. Maksat bu coğrafyayı vahşi bir şekilde paylaşmak, bu coğrafyanın kanını emmekse Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Türkiye onları rahatsız etmeye devam edecektir. Maşalarının maşaları olan birilerini harekete geçirdikleri ve birilerinin de ziyaret etmekten çekinmedikleri, her yerde açık açık söyledikleri tüm terör örgütlerinin kökü kazınıncaya kadar onlarla mücadelemiz devam edecektir. Kimsenin bundan şüphesi olmasın” diye konuştu.

    HDP’ye dokunulmazlıklar üzerinden yüklenen Bakan Zeybekci, “Ayan beyan bir şey çıktı ortaya. 7 Haziran seçimlerinde bunlar Türkiye partisi olduklarını, Türkiye’nin genelinde tüm insanların partisi olduklarını beyan ederek, bu milletten oy aldılar. 80 milletvekiliyle girdiler parlamentoya. Haziranın sonunda bunlara birileri talimat verdi. Görmüyorsunuz biz Suriye’de operasyon yapıyoruz. Türkiye’yi alttan, güneyden çevreledik, siz de içeriden silaha sarılacaksınız. Türkiye’yi istediğimiz şekilde dizayn edeceğiz diye, birileri bunlara gizli talimatlar verdiler. Hani o kardeşlik, barış, türküleri, o yalanları bir anda boyaları düştü, gerçek kimlikleri ortaya çıktı. Ellerindeki kanlarıyla gerçek kimlikleri ortaya çıktı. Bunların hesapları onlardan sorulacaktır. Hem teröristlerden, hem de teröristleri şehirlerde veya TBMM’de milleti kandırarak geldikleri o makamlar vasıtasıyla teröristlere destek verenlere de bunun hesabı sorulacaktır” şeklinde konuştu.

    Son olarak ekonomi hakkında konuşan Bakan Zeybekci, “Türkiye’nin ekonomik anlamda da çok hızlı bir şekilde rahatladığını göreceksiniz. 1 Kasım seçimlerinden sonra da Türkiye’den hükümetten beklentiler bir bir karşılanıyor. Türkiye dünyada en hızlı büyüyen ülkelerden bir tanesi. Tüm Avrupa Birliği üyesi ülkeleri tamamından daha hızlı büyüyen bir ülkedir. Dünyada ekonomi hala yoğun bakımdayken, istediğimiz gibi değil ama hedefimiz şu, Türkiye yüzde beşin altında büyümemelidir. Yüzde 4.8 büyüdü 2006’nın başında, bunu yüzde beşlerin üzerine çıkarmamız lazım. İhracatımız istediğimiz gibi değil, ihracatımızı derhal istediğimiz seviyede görmemiz için yol almamız lazım. Hedefimiz 2023 ise yeniden bir seferberlik başlatmalıyız. İhracatta, üretimde yeniden bir seferberlik başlatmamız lazım” diye belirtti.

  • Atlasglobal’de İstikrarlı Büyüme

    Global arenada büyüme vizyonuyla ayda ortalama iki yeni destinasyon açan Atlasglobal, yurtdışında uçtuğu destinasyon sayısını 32’ye yükseltti. Uçtuğu ülke sayısı 24’e ulaşan havayolu şirketi, bu yaz açılacak yeni hatlarıyla yurtdışında 38’den fazla noktaya uçacak.

    Yeni destinasyonlarıyla yurtdışında hız kesmeden büyümeye devam eden Atlasglobal’in önümüzdeki dönemdeki yatırımları ve büyüme stratejisi Atlasglobal Genel Müdürü Orhan Coşkun tarafından özel bir iftar davetinde paylaşıldı.

    YENİ HATLARLA BİRLİKTE UÇULAN DESTİNASYON SAYISI 50’Yİ BULACAK

    Havalimanı Muhabirleriyle iftar yemeğinde bir araya gelen Coşkun, Atlasglobal’in gelecek dönemde büyümeye yönelik atacağı adımları aktardı. Orhan Coşkun, “Atlasglobal, yurtdışı hatlarını özellikle stratejik noktalara genişleterek yolcularına dünyanın birçok noktasına Atlasglobal ayrıcalığıyla uçma imkanı sunacak. Global bir marka olma vizyonumuzla destinasyon haritamızı hızla genişletiyoruz; özellikle marka değişim sürecinden sonra ayda yaklaşık olarak iki yeni destinasyon açıyoruz. Yurtdışında uçtuğumuz destinasyon sayısı 32’ye yükselirken uçtuğumuz ülke sayısı ise 20’yi aştı. Atlasglobal olarak, bu yaz açılacak hatlarımızla yurtdışında 38’den fazla ülkeye uçacağız. Yurtiçi hatlarımızla beraber uçtuğumuz destinasyon sayısı yaklaşık olarak 50’yi bulacak” dedi.

    “YURTDIŞINDA PLANLI BÜYÜME”

    Atlasglobal’in istikrarlı büyüme gösterdiğine vurgu yapan Coşkun, “Yurt dışında Avrupa ve Orta Doğu uçuşlarına ağırlık vererek uçuş ağımızı Doğu’dan Batı’ya genişletmeye devam ediyoruz. Avrupa’da Stockholm, Zürih, Kopenhag, Hamburg, Milano, Cluj (Romanya) ve Kişinev (Moldova); Birleşik Arap Emirlikleri’nde Dubai (Sharjah) ve Doha (Qatar), Orta Asya’da ise Çimkent ve Mahaçkale’yi uçuş ağımıza ekledik. Yurtdışındaki planlı büyümemize önümüzdeki dönemlerde yeni hatlar ile devam edeceğiz. Öncesinde yüzde 30 olan dış hat uçuşlarımız bugün yüzde 70’lere varmış durumda” şeklinde konuştu.

    “FULL SERVİCE HİZMET VEREN ATLASGLOBAL’İN FİLOSU 26 UÇAĞA ULAŞACAK”

    Atlasglobal’in “Hayallerin Ötesinde Bir Dünya” sloganıyla yolcularına ayrıcalıklı hizmetler sunmayı ilke edindiğini belirten Coşkun; “Türkiye’de özel havayolu sektöründe full-service hizmet sunan tek firma biziz. Buna ek olarak, bugüne kadar Türkiye’de özel havayolu sektörüne hem teknolojiye yaptığımız yatırımlar hem de yolcularımıza sunduğumuz hizmet kalitesi anlamında pek çok yenilik getirdik. Bugün 23 uçaktan oluşan ve Temmuz itibariyle 26 uçağa ulaşacak global filomuz ile Türkiye, Kıbrıs, Orta Doğu, Avrupa ve Asya’yı kapsayan tarifeli bir uçuş ağımız ve uçuşlarımızda sunduğumuz EkonomiPlus, Business Class ve Flying Chef uygulamalarıyla dünyadaki özel havayollarının standartlarının üstünde hizmet sunuyoruz” diyerek, Atlasglobal’in hizmet kapsamını vurguladı.

  • Türk Büyüme Ve İnovasyon Fonu İçin Üst Düzey Zirve

    200 milyon avro büyüklüğündeki Türk Büyüme ve İnovasyon Fonu, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Avrupa Yatırım Fonu Başkanı Pier Luigi Gilibert‘in katıldığı toplantı ile 12 Mayıs’ta İstanbul’da resmen hayata geçti.

    Avrupa Yatırım Fonu, Hazine Müsteşarlığı, KOSGEB ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) tarafından yenilikçi, teknoloji odaklı ve hızlı büyüme potansiyeline sahip firmaları desteklemek amacıyla kurulan “Türk Büyüme ve İnovasyon Fonu” resmen hayata geçti. Türk Büyüme ve İnovasyon Fonu tanıtım toplantısı, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in katılımıyla İstanbul’da gerçekleşti. Avrupa Yatırım Fonu Başkanı Pier Luigi Gilibert, Hazine Müsteşarlığı Genel Müdürü Ali Arslan, KOSGEB Başkanı Recep Biçer, TSKB CEO’su Suat İnce’nin yanı sıra ülkemizdeki finans, girişimcilik ve yatırım eko sisteminin en önemli isimleri de toplantıya katılım sağladı.

    Türk Büyüme ve İnovasyon Fonu, İstanbul Risk Sermayesi Girişimi’nin (iVCi) devamı niteliğinde Türkiye’nin yeni nesil fonların fonu olma niteliğini taşıyor. 2007’de kurulan İstanbul Risk Sermayesi Girişimi, içlerinde Türkiye’nin en başarılı fonlarının da bulunduğu 10 fona yatırımını tamamladı. Türk Büyüme ve İnovasyon Fonu da güçlü bir inovasyon odağına sahip şekilde sermaye fonlarını desteklerken, erken dönem yatırımlara güç katmaya devam edecek. Fonun danışmanlığını ise Avrupa Yatırım Fonu yapacak.

    “HEYECANLI DÖNEMİN BAŞINDAYIZ’’

    “Fonların fonu bizim çok önem verdiğimiz, girişimcilik eko sistemini tamamlayıcı çok önemli bir unsurdur” diyen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ’’Silikon Vadisi’nde, ABD’nin doğusunda girişimcilere ne sunuluyorsa, nasıl bir eko sistem varsa, biz de onu oluşturmak için yoğun çaba içinde olduk. Türkiye’nin temel sorunlarından bir tanesi, katma değer zincirinde arzuladığımız yerde olmamamız. Yani Türkiye’deki üretim yapısına ve ihracat kompozisyonuna baktığımız zaman, maalesef ağırlıklı olarak yaklaşık 3’de 2’si düşük ve orta altı üretimden bahsediyoruz. Bu üretim ve ihracat yapısıyla yüksek gelir grubuna çıkmamız zor. En temel önceliklerimizden bir tanesi toplam üretimdeki kompozisyonda bilgi yoğun ve üretim yoğun bileşenini güçlendirmek. AR-GE teşviklerimiz var. Bunda hakikaten çok cömertiz. Önemli noktaya geldik. Ama tek başına yetmiyor. Bizim girişimcileri destekleyen fonlara ve girişimcilere destek vermemiz lazım. O nedenle buradayız. Avrupa Yatırım Fonu ile bu çok önemli bir birliktelik. Bu işin içinde Hazine, KOSGEB, TSKB ve birçok bileşen var. Önemli olan durum şu: biz güç birliğine gidiyoruz. Her birimiz bir miktar kaynak koyuyoruz. Şimdi 200 milyon Avro ama 300 milyon Avroya çıkarılabilir. Başlangıç olarak iyi. Hazine olarak biz bu konuya 500 milyon TL kaynak hazırladık. İnanıyoruz ki, bu sürecin sonucunda girişim sermayesi fonları hacmi 2 milyar dolara varır. Dolayısıyla heyecanlı bir dönem başındayız’’ diye konuştu.

    ’’FONLARIN FONU ÖNEMLİ BİR KONSEPT’’

    Hazine olarak bugün bu fona 60 milyon avro koyduklarını belirten Şimşek, ’’Bu çok önemli bir başlangıç. Ben inanıyorum ki burayla sınırlı kalmayacak. Bunlar ufak rakamlar. Başlangıçta inşallah 2 milyar dolarlık bir yatırım hacmine ulaşırız. Daha sonra bu hızlı şekilde gelişir. Bizim hedefimiz çok basit. Hükümetimiz, 1’inci nesil reformları devreye soktu. 1’inci nesil reformlarla Türkiye alt orta gelir grubundan üst orta gelir grubuna sıçrama yaptı. Bu önemliydi. Kritik bir sıçramadır. Şimdi 2’nci nesil reformlarla biz Türkiye’yi yüksek gelir grubu ülkeler arasına sokmayı hedefliyoruz. Aslında bu çabaların amacı Türkiye’yi üst gelir grubuna çıkartmak. Bütün paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Fonların fonu önemli bir konsept, çok önemli bir eşik. İnşallah ABD’de olan eko sistemi, Türkiye’de de gerçekleştiririz. Türkiye’de hızlı şekilde inovasyon odaklı, teknoloji odaklı yani gelecek vaat eden başlangıç aşamasındaki firmalara daha güçlü destek imkanı sunacağız’’ dedi.

    ’’TÜRKİYE’NİN EKONOMİSİ GÜÇLÜ’’

    Avrupa Yatırım Fonu Başkanı Pier Luigi Gilibert ise, “Öncellikle iki ana amaçtan bahsedebiliriz. Birincisi KOBİ’leri desteklemek. Bütün KOBİ’iler önemli fakat yenilikçi, yüksek büyüme potansiyeli arz eden KOBİ’lerin özellikle desteklenmesi yoluyla amacımız Türkiye ekonomisinde değer üretmek. İkinci önemli amacımız ise, KOBİ’ler için farklı finansman araçları geliştiriyor olmak ve sadece banka kredilerine bağımlılığını azaltabilmek. Bugün Türk Büyüme İnovasyon Fonu ile 2007’de İstanbul Risk Sermayesi adı altında başlattığımız fonların ikincisinin lansmanını yapıyoruz. Bunu gerçekleştiriyor olmaktan son derece memnunuz.Yatırımcılarımız, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Sanayi Kalkınma Bankası ilk fonların fonunda Avrupa Yatırım Fonu ve KOSGEB zaten yer almaktaydı. Umuyoruz bugünkü etkinlikle birlikte özellikle özel sektörden yeni yatırımcıların ilgisini kazanmış oluruz. Bu fonların başarılı olmasını umut ediyoruz. Türkiye’deki dinamikler bu başlarının yüksek olma ihtimalini işaret ediyor. Çok güçlü KOBİ sektörü var. Çok yenilikçi anlayış var. Türkiye’nin ekonomisi zaten güçlü. Ayrıca çok iyi teknik üniversiteler var. Başarıyı elde etmemiz için gerekli bütün malzemeler Türkiye’de mevcut’’ dedi.

    Hazine Müsteşarlığı Genel Müdürü Ali Arslan, “Türkiye girişim sermayesi bakımından oldukça büyük bir potansiyele sahiptir. Gerek kişi başına düşen girişim sermayesi yatırımlarının diğer ülkelere nazaran çok düşük olması, gerek bu alanda rekabetçi bir ortamın söz konusu olmaması Türkiye’yi cazip bir pazar haline getirmektedir” açıklamasında bulundu.

    KOSGEB Başkanı Recep Biçer, büyüme ve inovasyon potansiyeline sahip, ancak yeterli finansmanı temin etmede sıkıntı yaşayan KOBİ’ler için finansmana erişim mekanizmalarını geliştirmenin her zaman gündemlerinde yer aldığını, İstanbul Risk Sermayesi Girişimi ile yaşanan bu olumlu gelişmelerin bir sonucu olarak yakalanan başarı grafiğini daha yukarıya çekmeyi, Türkiye’de bir girişim sermayesi eko sisteminin gelişmesi yönünde daha da gelişmiş araçlara imza atmayı hedeflediklerini belirterek, bundan sonraki aşamada aralarında yer almayı arzu eden tüm kuruluşlar ile işbirliğinden büyük memnuniyet duyacaklarını ifade etti.

    TSKB CEO’su Suat İnce ise, “Ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için çalışan bir banka olarak, ekonomik gelişme hedeflerinin gerçekleştirilmesinde, katma değer yaratan yenilikçi sektörlerin büyük payı olduğuna inanıyoruz. TSKB’nin yatırım bankacılığı alanındaki çok yönlü faaliyetleri çerçevesinde teknoloji ve büyüme odaklı firmaların sermaye ile desteklenmesi için gerçekleştirilen bu oluşumun içinde olmaktan mutluluk duyuyoruz” açıklamasında bulundu.

    12 Mayıs 2016 Perşembe günü İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleşen toplantı kapsamında “Girişim sermayesi yatırımları Türk girişimciler için nasıl bir değer yaratıyor?” ve “Girişim sermayesi yatırımları için bölgesel bir merkez olarak İstanbul” başlıklı iki panel gerçekleşti. Proje partnerlerinin üst düzey temsilcilerinin yanı sıra Pera Capital Partners Yönetici Ortağı Kerim Yalman, Mediterra Capital Partners Yönetici Ortağı Murat Erkurt ve Early Bird Venture Capital Yönetici Ortağı Evren Üçok’un da panelist olduğu toplantı, ülkemizdeki girişimcilik ve yatırım eko sisteminin en önemli isimlerini bir araya getirdi.

  • Her Bacak Ağrısı Büyüme Ağrısı Olmayabilir

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. İ. Tarık Katırcı, 3-12 yaş aralığında bulunan çocuklarda sıklıkla görülen bacak ağrıları sadece “büyüme ağrısı” olabildiği gibi ciddi hastalıkların habercisin de olabileceğini belirterek ailelerin bunu dikkate alması gerektiğini söyledi.

    Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Opr. Dr. İ. Tarık Katırcı, çocukluk çağı bacak ağrılarının değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında önemli bilgiler verdi. Büyüme ağrısı çocuğun okula gitmesine engel olmadığını ifade eden Opr. Dr. İ. Tarık Katırcı, “Büyüme ağrılarında, uyluk kemiğinin dize yakın kısmı (alt kısmı) ve incik kemiğinin dize yakın kısmında (üst kısmı) veya her iki bölgede de ağrı hissedilir. Bacaklarda ve bazen ayak bileğinde de ağrı olabilir. Büyüme ağrısı çoğu zaman basit masajla ve çocuğa gösterilecek şefkatle iyileşen ağrılardır. Gergin aile ortamı, sevgisizlik gibi faktörlerin büyüme ağrılarını tetiklediğini gösteren bilimsel çalışmalar vardır. Büyüme ağrılarının tanısı röntgen ve laboratuvar testleri yapıldıktan sonra konulmaktadır. Anne ve babaları rahatlatacak iyi karakterli bir ağrı olan büyüme ağrılarının tedavisinde, herhangi bir aktivite kısıtlamasına gerek duyulmamaktadır. Çocuğun okula gitmesinde ya da beden eğitimi derslerinden mahrum bırakılmasına gerek yoktur. Büyüme ağrılarının çocuklarda gelişebilecek diğer bacak ağrılarından ayrıştırılması ise büyük önem taşımaktadır. Çocuklarda bacak ağrıları kemik tümörleri ve hematolojik hastalıkların tümörlerine işaret edebileceği gibi eklem iltihabı ve romatizmal eklem hastalıklarının tanısında da önemli bir bulgu olarak değerlendirilmektedir” dedi.

    AĞRININ KAYNAĞI İYİ ARAŞTIRMALI

    Büyüme ağrısını diğer hastalıklardan ayrıştırmada çeşitli kıstaslar olduğunu belirten Opr. Dr. İ. Tarık Katırcı şu bilgileri verdi: “Büyüme ağrılarında çocuklar sürekli farklı eklem noktalarının ağrılarından yakınabilmektedir. Eğer ağrı hep aynı noktada ise, bu noktada şişlik, hassasiyet ve aksama söz konusuysa bu ağrı büyük olasılıkla büyüme ağrısı değildir. Ayrıştırmada özellikle dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, çocuğun herhangi bir travma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktır. Örneğin çocuğun parkta oynarken bir yerden düşüp düşmediği, spor yaparken yaralanıp yaralanmadığı öğrenilmelidir. Bazen kalçada femur başında olan büyüme plağından başın kayması (femur başı epifiz kayması), perthes hastalığı veya kalçanın sinoviti gibi durumlar da dizde yansıyan ağrı yapar. Ancak bunların tamamında öykü farklıdır ve ağrıya aynı zamanda aksama eşlik eder. Kemik tümörleri ve hematolojik hastalıkların tümörlerinin önemli bir kısmı çocukluk çağında sık görülür. Bu nedenle ayırıcı tanıda mutlaka dışlanmalıdırlar. Septik artirit (eklem iltihabı) romatizmal eklem hastalıklarında ise ayırt etmek kolaydır. Bu hastalıklarda tablo, öykü ve laboratuvar testleri ayırt etmede yardımcıdır.

    Yansıyan ağrılar, özellikle kalça ve belden vuran ağrılarda gerçek hastalığın kaynağı araştırılmalıdır. Bel ve kalça bölgesi dikkatle muayene edilmeli, gerekirse laboratuvar testleri ve röntgen istenmelidir.”

  • Denib Başkanı Kocasert’ten Büyüme Açıklaması

    Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Süleyman Kocasert, çevre ülkelerde yaşanan onca gelişmeye rağmen büyümenin devam etmesinin başarı olduğunu söyledi.

    Denizli İhracatçılar Birliği’nin düzenlediği, ’Denizli Küresel Fırsatlar Zirvesi’ DENİB Binasında yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende DENİB Başkanı Süleyman Kocasert konuşma yaptı. Konuşmasında ihracatçılara seslenen Kocasert, “Zaman zaman ihracat konusunda risk alıyoruz. Son zamanlarda da kar marjlarımızdan fedakarlık yapmaya başladık. Allah hiç birimizin emeğini karşılıksız bırakmasın. Önemli pazarlarımızdan olan Rusya ile yaşadıklarımız herkesin malumu. Yine bizim için bir fırsat teşkil eden Almanya’dan sonra neredeyse en büyük pazarımız haline gelen Irak’taki gelişmeleri de izliyoruz. Etrafımızda yaşanan bu şartlar altında dünyada gelişen ekonomiler içerisinde hala büyüyor olabilmek gerçekten başarı sayılır. Bazı tahminlerin de üzerine çıkarak, ülkemiz geçen yıl yüzde 4’lük bir büyüme kaydetti. Bizim açımızdan baktığımızda bir diğer sevindirici gelişme ise özellikle son çeyrekte yüzde 5’in üzerinde gelen büyüme performansının yüzde 1,3’ünün ihracattan geliyor olması. Kriz ortamları aynı zamanda çok iyi fırsatlara dönüşebilir” dedi.

    Kocasert’in konuşmasının ardından toplantıda marka ve pazarlama sırları, kategoriden marka yaratmak, akıllı sanayicinin para stratejisi gibi konular konuşuldu.