Etiket: büyüme

  • Menevşe: “Türkiye sürekli büyüme trendinde yer almalı”

    Menevşe: “Türkiye sürekli büyüme trendinde yer almalı”

    Adana Ticaret Odası (ATO) Başkanı Atila Menevşe, 8-10 senede bir ekonomik durağanlık yaşayan bir ekonomiye sahip olan Türkiye’nin, bu durağanlığı ortadan kaldıracak reçetesinin ihracatta olduğunu söyledi.

    Menevşe, Adana Ticaret Odası’nın eylül ayı olağan meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini buradan çıkış için yine herkesin gayret göstermesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yıllık yüzde 4-5 oranında sürekli bir büyüme trendinde yer almasının çok önemli olduğunu vurgulayan Menevşe, “Bu oranının gerisinde kaldığımız zaman ekonomimiz hemen olumsuz sinyal vermeye başlıyor” diye konuştu.

    8-10 senede bir ekonomik durağanlık yaşayan bir ekonomiye sahip olan Türkiye’nin, bu durağanlığı ortadan kaldıracak reçetesinin ihracat olduğunu söyledi. Ülkeye döviz girdisi sağlayacak projelerin peşinde koşulması gerektiğini belirten Menevşe, “Öncelikle döviz arzından dolayı yaşanan sıkıntıların çözümü için kafa yormalıyız. Ülkemize döviz girişi sağlamalıyız. Ülkemize döviz girişi sağlamanın farklı yollarından birisi turizm gelirleridir. Ülkemizin turizm sektöründeki gelirleri yadsınmayacak düzeydedir. Ama buradaki gelirler dönemsel olarak artmakta ve azalmaktadır. Oysa önemli olan döviz gelirlerini yıl boyuna yayabilmektir. Bu da üretmek ve ürettiğimizi ihraç etmekle mümkün olmaktadır. Maalesef ihracat rakamlarımız, tüm çabalarımıza rağmen halen yeterli düzeyde değildir” şeklinde konuştu.

    Adana olarak kritik eşik saydıkları 2 milyar doları aşmış olsalar da bu rakamın bu kente yakışmadığını ifade eden Menevşe, şöyle devam etti:

    “Yatırım iştahımızı, ihracat iştahımızı birleştirmeli ve atağa geçmeliyiz. İhracat konusunda en büyük eksiklerimizden biri eğitim konusundaki zaaflarımız. İhracat alanında eğitime ülke olarak yeteri kadar önem vermediğimizi düşünüyorum. İhracatta nitelikli insan gücü kaynağımız yok denecek kadar zayıf. Bu açığı gidermeden ihracatta yükseklere çıkmak hayalden öteye geçemez. Önümüzde muhteşem bir Güney Kore örneği var. Güney Kore yıllarca Türkiye’nin gerisinde kalmış bir ülke iken şimdi bizi geçmiş ve dünyanın sayılı ülkeleri arasına girmeyi başarmıştır. Nasıl bizi geçti dersiniz, tabi ki eğitimle geçti. Nitelikli eleman yetiştirdi, sahaya sürdü, Ar-Ge yaptı, üretti ve tüm dünyaya sattı, başarı da böylece gelmiş oldu. Bizlerin de eğitime, Ar-Ge’ye ve üretime önem vermekten başka çıkar yolumuz yok.”

    Atila Menevşe, 3.Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin Adana’nın turizmine ekonomisine ve markalarına inanılmaz bir katkı sunduğu na kaydetti.

    Yeni hizmet binası inşaatının; ihale ve yapım süreci ile ilgili olarak meclis üyelerine detaylı bilgilendirmelerin yapıldığı toplantı, olağan gündem maddeleriyle ilgili alınan kararların oylanmasının ardından sona erdi.

  • Soykan, “300 milyon TL’lik yatırımlar büyüme odaklı stratejimize verdiği desteği gösteriyor”

    Soykan, “300 milyon TL’lik yatırımlar büyüme odaklı stratejimize verdiği desteği gösteriyor”

    Karabük Demir Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) AŞ. Genel Müdürü Dr. Hüseyin Soykan, Demir Çelik Sektörü olarak zor bir zamandan geçmelerine rağmen yaklaşık 300 milyon TL tutarındaki yatırımlarla yönetim kurulunun büyüme odaklı stratejilerine verdiği desteği gösterdiklerini belirtti.

    KARDEMİR kapasite artışı sağlayacak olan dört yatırımda montaj çalışmaları devam ediyor. Haziran ayında 4. Yüksek Fırınını yenileyen KARDEMİR, çelikhanesinde ise 2 numaralı konverter, kireç fabrikası ve sürekli döküm tesislerinde kapasite artırımına yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Yatırımların planlandığı şekilde devam ettiğini belirten KARDEMİR Genel Müdürü Dr. Hüseyin Soykan, Ekim ayında tüm yatırımların realize olmasını beklediklerini söyledi. Yatırımlardaki son durum ile ilgili bilgiler veren Soykan “Bilindiği gibi şirketimizin çelik üretim kapasiteni ilk etapta 2,9 Milyon tona ulaştıracak bir dizi yatırımı başlattık. Bu yatırımlardan Çelikhane 4. Sürekli Döküm Makinamızda inşaat işleri büyük oranda tamamlandı ve mekanik montaj işleri devam ediyor. 90 ton kapasiteli 2 numaralı Konverter kapasitesinin 120 tona çıkarılmasına yönelik demontaj ve inşaat işleri tamamlandı ve konverter montajına başlandı. 260 ton/gün kapasiteli kireç fabrikamızın demontajı yapılarak 425 tonluk yeni kireç fabrikasının montajına başlandı. Kireç fabrikamızda montaj seviyesi yüzde 65 oranına ulaşmış durumda. 4 Yüksek fırınımızdaki yenileme çalışmaları da planlandığı şekilde devam ediyor. Burada en önemli işlerden biri olan zırh değişimi tamamlanmış durumda. Şu anda fırın soğutma plakalarının montajına başlandı. Dökümhane refrakter işleri ile gaz temizleme işlerinin de 10 gün içerisinde bitirilmesini bekliyoruz. Eylül ayı sonunda fırın yeniden ateşlenmeye uygun hale gelecektir” dedi.

    KARDEMİR’in 2,9 Milyon ton kapasiteye ulaşmasıyla birlikte bölge sanayicisinin ihtiyacı olan kütük tedarikinin daha da artacağına dikkat çeken Genel Müdür Soykan, böylelikle KARDEMİR’in bölge ve ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayacağını kaydetti.

    Entegre demir çelik fabrikalarında kapasite artışlarının tüm üretim proseslerinde ek yatırımlar gerektirdiğini ifade eden Soykan, “Halen devam eden yatırımlar, ana üretim süreçleriyle alakalıdır. Buna bağlı olarak su sistemlerinden, enerji altyapısına, iç ve dış lojistikten tüm yönetim sistemlerine kadar bütün süreçleri artan kapasitelere uygun hale getirmeniz gerekmektedir. KARDEMİR’de de şu anda tüm ekiplerimiz buna odaklanmış durumda. Demir Çelik Sektörü olarak zor bir zamandan geçilirken yaklaşık 300 milyon TL tutarındaki bu yatırımlar, Yönetim Kurulumuzun büyüme odaklı stratejimize verdiği desteği gösteriyor. Hem üretim kapasitelerimizi artırmaya, hem de katma değeri yüksek ürünlerle ürün çeşitliliği sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Karabük’ün de, ülkemizden buna ihtiyacı var. Zaman ise bizim için en büyük sermaye ve zamanımızı en iyi şekilde değerlendirerek bu yatırımları KARDEMİR’e ve ülkemize kazandıracağız” ifadelerini kullandı.

  • Aydınlı Grup önümüzdeki döneme ilişkin büyüme planlarını açıkladı

    Ocak 2017 tarihinden bu yana TMSF Kayyumluğu’nda yönetilen Aydınlı Grup, 2018 yılını 2 milyar TL’nin üzerinde bir ciro ile kapatmaya hazırlanıyor. Halihazırda Türkiye dahil 43 farklı ülkede 618 mağazasıyla faaliyetlerini sürdüren grubun hedefi, 2023 yılına kadar 930 mağazaya erişerek, 5 milyar TL’lik ciroya ulaşmak.

    Türkiye’nin en büyük hazır giyim perakendecilerinden Aydınlı Grup, gelenekselleşen Tedarik Zinciri Buluşmaları’nın dördüncüsünü gerçekleştirdi. Aydınlı Grubu’nun tüm tedarikçi, müşteri ve çözüm ortaklarının katıldığı etkinlikte, grup bünyesindeki markaların 2018 yılı performansı, 2019 yatırım ve büyüme stratejileri ile 2023 vizyonu paylaşıldı. ’Sürdürülebilir Başarı İçin El Ele’ mottosuyla düzenlenen zirveye, TMSF Başkanı Muhiddin Gülal, TMSF Fon Kurulu Üyesi Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Sarı ve Aydınlı Grup CEO’su Mustafa Erbey ile birlikte TMSF ve şirketin üst düzey yöneticileri katıldı.

    “Kredilleri başka yerlerde kullanmışlar”

    TMSF Fon Kurulu Üyesi Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Sarı, toplantıda yaptığı konuşmada, “Grup, 25 Ocak 2017 tarihinden beri TMSF bünyesinde faaliyet gösteriyor. Aydınlı Grubunun piyasa değeri 14 milyar TL’yi buluyor. Şirketin ekonomik ve ihracat alanındaki performansını arttırarak yolumuza devam ediyoruz. İşleyen makineyi daha iyi işletiyoruz. Hazır giyimdeki performans inşaat grubunda yok. Hedefimiz inşaat alanında da beklenen performansı sağlamak. Biz bu şirketi devraldığımızda 185 milyon euro borç vardı. Sonra incelediğimizde paraların değişik yerlerde kullanıldığını gördük” dedi.

    “Büyümeye devam ediyoruz”

    Aydınlı Grup CEO’su Mustafa Erbey, toplantıda yaptığı açıklamada, “Türkiye, demografik özellikleri, dinamik ekonomisi ve Avrupa pazarı içindeki konumuyla yatımcılar acısından cazip bir ülke olma özelliğini koruyor. Özellikle üretim ve ihracatı kaldıraç olarak kullanarak, katma değeri yüksek üretime ağırlık verip istikrarlı büyümemizi sürdürmek istiyoruz. Amacımız; ülkemiz için üretmeye ve değer oluşturmaya çalışmak. Girişimcilik ve inovasyon gibi DNA’mızın yapı taşlarını oluşturan değerlerimizin rehberliğinde yurtiçinde ve yurtdışında büyümeyi planlıyoruz. Halihazırda Türkiye ve yakın coğrafyanın önemli oyuncularından biri konumundayız. Pierre Cardin, Cacharel, U.S. Polo Assn, Pierre Cardin Lingerie, Aydınlı ve Aymerkez markalarımızdan oluşan toplam 618 mağaza ile 2018 yılını kapatmaya hazırlanıyoruz. Mağazalarımızın 335 tanesi yurtiçinde, 283 tanesi ise yurtdışında faaliyet gösteriyor. 2023 yılında hazır giyim perakendesi alanında Türkiye ve yakın coğrafyanın en başarılı üç oyuncusundan biri olmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

    “2018 yılını 2 milyarın üzerinde ciro ile kapatacağız”

    Şirketin 2018 yılı performansıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Aydınlı Grup CEO’su Mustafa Erbey, “Disiplinli yönetim anlayışımız doğrultusunda, teknolojik altyapı, verimlilik, organizasyon ve insan kaynağına yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu sayede güçlü bir bilanço ile başarılı finansal sonuçlara ulaştık. Şirketlerimiz faaliyet gösterdiği alanlarda başarılı sonuçlar alarak ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Ocak-Ekim 2018 dönemini kapsayan yılın 10 ayında ciromuz 1.8 milyar TL olarak gerçekleşti. 2018 yılını 2 milyar TL’nin üzerinde bir ciro ile kapatmayı hedefliyoruz. 2017 yılını ise 1.3 milyar TL’lik bir ciro ile tamamlamıştık. Rakamlar, ciromuzun geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 51 arttığını gösteriyor. Başarılı büyüme performansımız ihracat rakamlarımıza da yansımış durumda. Buna göre 2018 yılını bir önceki yıla kıyasla yüzde 52’lik bir artışla 378 milyon TL’lik bir ihracat ile kapatmayı hedefliyoruz. 2017 yılında ise 248 milyon TL ihracat yapmıştık. Mevcut piyasa koşullarında ülke ekonomisine ihracat ile katkı sağlamaktan dolayı çok memnunuz. Başarılı ihracat performansımızla sektördeki birçok markaya örnek teşkil ettiğimize inanıyorum. Öte yandan artan mağaza sayımız ile yeni istihdam olanakları da oluşturduk. Bugün 4 bin 631 kişilik istihdam sağlıyoruz” dedi.

    “2023’te 930 mağaza ile 5 milyar TL ciro hedefliyoruz”

    Grubun 2023 projeksiyonuna da değinen Erbey, “Moda perakendeciliği alanında yeni başarılara imza atmak istiyoruz. Evrensel olarak kabul gören bir kurum kültürü ortaya koyarak dünya çapında örnek olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu doğrultuda hem perakende hem de inşaat sektöründeki yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle Türkiye’nin kalkınma hedefleriyle doğru orantılı olarak ihracat oranlarımız artırmak istiyoruz. Bu doğrultuda 2023 yılında 5 milyar TL’yi aşan bir ciro hedefimiz bulunuyor. Ayrıca ihracat hacmimizin toplam ciro içindeki payını yüzde 20’ye yükselterek 1 milyar TL’nin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Aynı büyüme hamlemizi perakende sektöründe sürdürerek mağaza sayımızı 930’a çıkarmayı hedefliyoruz. Mağazalarımızın 438 tanesi yurtiçinde, 492 tanesi ise yurtdışında olacak” ifadelerini kullandı.

    Hazır giyim sektöründe elde ettikleri başarıyı inşaat ve enerji sektörüne taşıyarak bu alandaki yatırımlarına devam ettiklerini vurgulayan Erbey, yaşam alanları ve doğa ile iç içe olan sosyal imkanlarıyla fark oluşturan yapımı tamamlanmış Vadi İstanbul, Vadistanbul Teras ve Vadistanbul Park, Koru Florya Yaşam ve Ticaret Merkezi, Vadipark Seyrantepe, Güneştepe İçdaş ve son olarak yapımı devam eden Aydınlı İnşaat’ın tek firma olarak yükleniciliğini üstlendiği Kozyatağı A Rezidans Projesi gibi yatırımlarımızla ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam etmek istiyoruz” diye konuştu.

    “2 yılda 50 milyon euro borç ödedik”

    Aydınlı CEO’su Mustafa Erbey, “Enflasyonla Toptekün Mücadele Programı gibi hükümetimizin aldığı kararlara destek olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 42 yıllık Aydınlık Grubu tarihinde en yüksek ciroya eriştik. Kar marjımız 2018’de yüzde 25’e ulaştı. Grubu aldığımızda yüzde 22 seviyesindeydi. Hazır giyimde böyle bir karlılık yok” dedi.

    Grubun borç durumuyla ilgili açıklamalarda bulunan Erbey, “Aydınlı Grubu’nun 185 milyon euro borç ile devraldık. İki yılda 50 milyon euro borç ödedik. Bu ay sonunda TMSF’nin de desteğiyle 10 milyon euro daha borç ödeyeceğiz. Böyle toplam borç oranımız 125 milyon euroya düşmüş olacak.”

    “Aydınlı’da ağlamayı yasakladık”

    Bu yüksek büyümenin nasıl sağlandığına yönelik soruya da Sarı şu cevabı verdi: “Aydınlı Grubun’da ağlamayı ve mazeret üretmeyi yasakladık. Biz devraldığımızda 3 bin 700 olan çalışan sayısını yurtdışı ile birlikte 5 bin 200 çıkardık. 2019’da toplam çalışan sayımızı 6 bin rakamının üzerine çıkarmayı hedefliyoruz”.

    “2017 ve 2018 yıllarında gerçekleştirdiklerimiz bizler adına çok onur ve gurur vericiydi”

    Ayrıca Aydınlı Grup CEO’su Mustafa Erbey, İHA’ya yaptığı açıklamada; 25 Ocak 2017 tarihi itibariyle grubun yönetiminde olduğunun altını çizerek, “2017 yılında grubumuzun kar marjımız yüzde 22 idi. Yüzde 51 seviyesine şirketimizi grubumuzu büyüterek değer üretmiş bulunmaktayız. Aynı şekilde 2018 yılı içerisinde ihracatımızı yüzde 52 değer üreterek bugünlere kazandırmış bulunmaktayız. Mağaza sayımız 2016 yılında 528 olan 2 yılın sonunda 90 mağaza ilavesiyle bugün 618 rakamlarına ulaştı. 2019 yılı içerisinde de bu sayı 650 bantlarında görüyor olacağız. 2019 beklentilerimiz ya da 2017 ve 2018 yıllarında gerçekleştirdiklerimiz bizler adına çok onur ve gurur vericiydi. Başarıları bizler tüm arkadaşlarımızla tüm paydaşlarımızla imza attık ve olumsuzlukların ya mazeret üretmenin ötesinde başarı üretme gayreti içerisinde bu 2 yılı çok ciddi süreçlerle destekledik bu noktalara getirdik” dedi.

    “Büyüme rakamımızı 2019’da da koruyarak garantimizi şimdiden veriyor olabilirim”

    2019’da kendilerini çok zor değil ama çok güzel gelecek güzel başlangıçlar beklediğini kaydeden Erbey, “Çok yeni stratejilerle 2018’de gerçekletirmiş olduğumuz büyüme oranımızı ve agresif büyüme rakamımızı yüzde 51 yurt içi yüzde 52 yurt dışı olan büyüme rakamımızı 2019’da da koruyarak garantimizi şimdiden veriyor olabilirim. 2016’da grubu devraldığımız zaman grubumuzun cirosu 1.3 milyar TL seviyesindeydi ve karşılığında 185 milyon euro gibi borç gerçeğimiz vardı. Bugün itibari ile bu euro gerçeğimiz 135 milyon euro seviyelerine çekildi. 50 milyon euro kredi kapaması gerçekleştirilerek ve ciro rakamımız 1.3 seviyelerinden 2 milyarı geçmiş bulunmakta. Gelecek günlerle tek söyleyeceğimiz tek doğru var. Yarınlara hep birlikte süreçlerimizi hazırlamalıyız. Kendi şirketlerimizi kendi gruplarımızı kendi dinamitlerimizi doğabilecek bütün olumsuzluklara karşı şimdiden önlemlerimizi alarak ilerletebiliriz” diye konuştu.

  • Büyüme rakamlarının yankıları

    İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Yaz aylarında yaşadığımız ekonomik kıskaç, 3. çeyrek büyüme rakamını da kıskaca aldı. Bu rakam, kurda yaz taarruzunun ifadesidir. Türkiye’nin kapasitesi, bu değildir. İhracat, faiz ve kurdaki olumlu seyirle birlikte Türkiye ekonomisi V çıkışı gerçekleştirecek güçtedir” dedi.

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinde yüzde 1.6 olarak gerçekleşen üçüncü çeyrek büyüme rakamına ilişkin, “Yaz aylarında yaşadığımız ekonomik kıskaç, 3. çeyrek büyüme rakamını da kıskaca aldı. Bu rakam, kurda yaz taarruzunun ifadesidir. Türkiye’nin kapasitesi, bu değildir. Ekonomi yönetiminin açıkladığı programlar, aldığı tedbirlerle birlikte ihracat, faiz ve kurdaki olumlu seyirle, Türkiye ekonomisi V çıkışı gerçekleştirecek güçtedir” dedi.

    Avdagiç, yüzde 1.6’lık Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla, yani büyüme performansında, doları 13 Ağustos’ta 7.2 TL ile zirveye çıkaran manipülatif hareketinin ciddi bir etkisi olduğunu kaydetti.

    Avdagiç, “Her şeye rağmen 3. çeyrekte büyümenin pozitif bölgede kalması önemliydi. Psikolojik olarak iş dünyamızı güçlü kılacak bir etkiye sahiptir. Aynı zamanda YEP’de de öngörüldüğü şekliyle ekonomide bir dengelenme dönemi başladı. Açıklanan büyüme rakamı bize bunu ifade ediyor” diye konuştu.

    “Ufukta dengeli bir büyüme görebiliyoruz”

    İTO Başkanı Şekib Avdagiç, şunları söyledi: “Manipülatif hareketin etkisi, 2018’in son çeyreğine de yansıyabilir. Ancak bugünün koşulları, 3. çeyrek rakamlarının ait olduğu yaz aylarından daha ılımlı. Enflasyonda iniş başladı. Dolar 8 Ağustos’taki yani 4 ay önceki seviyesine geri gelmiş durumda. 2018 ihracat rekoru kırdığımız yıl olacak. Turizmde 2019 beklentileri yüksek. Ufukta sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme görebiliyoruz. Ekonomi yönetiminin aldığı tedbirlerle gelecek üç ayın, bugünden iyi olacağına inancımız tam. İş dünyası da üretimin yeni kodlarını programlayarak, büyümede bambaşka pencereler açacaktır.”

  • Motosiklet sektöründe yerli büyüme

    2018 yılında herkesin düşüş beklediği yerli üretim motosiklet sektördeki yükseliş sürüyor.

    Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik mücadele ve döviz kurlarının etkisi ile özellikle son 1 yılda birçok sektörde düşüş ve sorunlar gözlemlendi. Motosiklet sektöründe ise her ne kadar düşüş beklense de beklenenin tersine, oldukça tatmin edici ve etkili bir artış gözlendi.

    2018 yılında herkesin düşüş beklediği sektördeki yükselişi ise en çok destekleyen faktör ise Yerli Üretim olmasıdır.

    Ticaret bakanlığının teşviklerinden sonra, TÜİK verilerine göre 2017 yılı eylül ayına kadar 127 bin 356 adet satış gerçekleştiren motosiklet sektörü, 2018 yılının eylül ayına kadar yine TÜİK verilerine göre 135 bin 450 adet satış gerçekleştirdi. Bu yükselişle motosiklet sektöründe 2018 yılının 2017 yılına oranla yüzde 20 büyümeyle tamamlanacağı ön görülüyor. Sektörün mevcut şartlar ve koşullar içerisindeki bu başarısının arkasında da tamamen yerli firmaların desteği var. Çünkü TÜİK verilerine göre 2018 yılı satış adetlerinin yüzde 68 gibi büyük bir bölümünü yerli üretim gerçekleştiren firmalar sağladılar. Kuba, Mondial, RKS, Falcon, Yuki, Arora, Motoran, Volta markaları ise oluşturduğu bu yüzde 68 dilim ile sektörün 2018 yılı büyümesinde etkili olmayı başardılar.

    Yerli üretime ve istihdama destek aynı zamanda İstihdama da fazlasıyla katkı sağlayan Ticaret Bakanlığı’nın bu kararı ile firmalar, yeni üretim tesisleri açtılar, mevcut üretim tesislerini iki katına kadar çıkardılar. Kuba Motor distribütörü olduğu Benelli markasının dünyadaki üçüncü üretim tesisi olmayı başardı ve markaya ait modelleri ülke sınırları içerisinde üretmeye başladı. Aynı zamanda da ülkede ilk defa 500 cc ve üzeri yüksek kapasiteli motosiklet üretimi gerçekleştirmeyi başardı. Tüm bu gelişmelerle birlikte yeni iş imkanları oluştu ve binlerce kişiye iş istihdamı sağlanarak ülke ekonomisine büyük bir destek verildi.

    Yerli üretim ve milli ekonomiye destek amaçlı alınan kararlar motosiklet sektöründe sağlanan bu başarı, alınan kararın ne kadar doğru olduğunun en büyük örneği oldu.