Etiket: Büyükelçiliğini

  • Bakan Akar, Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’ni ziyaret etti

    Bakan Akar, Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’ni ziyaret etti

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile birlikte resmi ziyarette bulunduğu Irak’ta Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’ni ziyaret etti.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile resmi ziyarette bulunduğu Bağdat’taki görüşmelerinin ardından Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’ni de ziyaret etti. Bakan Akar, Büyükelçi Fatih Yıldız ve Büyükelçilik mensupları tarafından karşılandı.

  • Erdoğan: “ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını, Kudüs’ü başkent olarak tanıma girişimini kabul etmiyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimini asla kabul etmiyoruz ”dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra’da İngiltere Başbakanı Theresa May ile Başbakanlık binasında ikili görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimini asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    ABD’nin bu kararı ile uluslararası hukuku hiçe saydığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD bu girişimi ile Birleşmiş Milletleri, Birleşmiş Milletler kararlarını ve uluslararası hukuku açıkça hiçe sayarak bölgedeki ihtilafın çözümünde bir arabulucu değil bir taraf olduğunu ilan etmiştir” şeklinde konuştu.

    “ABD yönetiminin politikaları İsrail’i işgal gasp ve şiddet yönünde daha da cesaretlendirmiştir”

    Kudüs’ün uluslararası anlaşmalarca belirlenmiş statüsünün değiştirilmesine yönelik atılacak adımlardan vazgeçilmesi gerekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD yönetiminin fütursuz politikaları İsrail’i işgal gasp ve şiddet yönünde daha da cesaretlendirmiştir” ifadelerini kullandı.

    ABD’nin politikalarının bölgedeki tansiyonu artırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 Filistinlinin hayatını kaybetmesine, birçoğu ağır olmak üzere 2 bin 500’nün de yaralanmasına sebep olan saldırılar işte bu politikaların sonucudur” dedi. İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenlere rahmet yaralananlara ise şifa dileyen Erdoğan, “Bu vahşeti bir kez de sizlerin huzurunda lanetliyorum” diye konuştu.

    “İsrail orada işgalcidir ve terör estirmeye de devam etmektedir”

    İsrail’in 1948 yılından bu yana Filistin topraklarında süre gelen işgaline değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sene 1948 ve Filistin hemen hemen şu andaki İsrail’in işgal ettiği toprakların tamamında yerleşik durumunda olan bir ülkeydi. Ve ondan sonraki süreç içerisinde sürekli olarak İsrail belli bir oranda ala ala şu anda Filistin’i orada bir avuç yere sıkıştırdılar ve kendisi de görüldüğü gibi çok daha büyük bir alanın işgalcisi olarak sahibi görünümüne girdi” dedi.

    “İsrail’in yaptığı kabul edilemez”

    İsrail’in yaptığının kabul edilemez olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlüyüm öyleyse haklıyım mantığı ile İsrail bölgede bu adımları atmıştır” dedi.

    İsrail’in böyle bir tutumla haklılığını ispat edemeyeceğini belirten Erdoğan, “İsrail orada işgalcidir ve terör estirmeye de devam etmektedir” şeklinde konuştu.

    “Tarih ABD ve İsrail’i affetmeyecek”

    Gazze’de yaşanan katliamlar sebebi ile uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletlere çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletleri zaman kaybetmeksizin harekete geçmeye ve bu zulme son vermeye davet ediyorum” dedi.

    Birleşmiş Milletler’de yapılan oylamada 128 ülkenin ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması karşıtı oy kullanması üzerine ABD’nin Büyükelçiliğinin taşınmasının onaylanmadığı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD ben güçlüyüm diyor, öyleyse haklıyım. Hayır, sen haklı değilsin. Tarih seni affetmeyecek, bu gerçeği göreceğiz. İsrail’i ise hiç affetmeyecek bunu da göreceğiz” diye konuştu.

    İslam İşbirliği Teşkilatı’nı cuma günü İstanbul’da olağanüstü bir toplantıya çağırdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu olağanüstü toplantı ile de dünyaya çok güçlü bir mesajı İstanbul’dan vereceğiz” ifadelerini kullandı.

  • ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması Adana’da protesto edildi

    Adana’da Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) üyeleri, ABD’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını protesto etti.

    ABD Konsolosluğu önünde toplanan MAZLUMDER üyeleri, ‘Kahrolsun İsrail sloganları’ atarak ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını protesto etti. Okunan duaların ardından basın açıklaması yapan MAZLUMDER Adana Şube Başkanı Mehmet Ali Önal, 60 yıldır Filistin topraklarının siyonist İsrail devleti tarafından işgal edildiğini belirterek, “Birkaç gündür protestolarımız devam ediyor. Bugün şuanda Kudüs’te, Gazze’de siyonist İsrail devleti bomba yağdırıyor. Yaptığı saldırılarla 60’a yakın Müslüman kardeşimizi katletti, 2 bin kişiyi de yaraladı. Tepkimizi göstermek adına ise bugün burada ABD Konsolosluğu önünde toplandık” ifadelerini kullandı.

    Yapılan basın açıklamasının ardından kalabalık sloganlar atarak dağıldı.

  • Hakan Çavuşoğlu, Lefkoşa Büyükelçiliğini ziyaret etti

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Vakıf Şehir: Lefkoşa” projesi kapsamında geldiği KKTC’de Lefkoşa Büyükelçiliğini ziyaret etti.

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Vakıf Şehir: Lefkoşa” projesi kapsamında geldiği KKTC’de Lefkoşa Büyükelçiliğine ziyarette bulundu. Yapılan ziyarette, Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu, Büyükelçi Derya Kanbay’dan bilgi aldı.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Hiçbir ülke Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımayacak”

    İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın konuğu olan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Kimse durup dururken Amerikan karşıtlığı yapmıyor. Trump yönetimi ’evet kararına rağmen ’biz büyükelçiliğimizi de taşıyacağız’ diyebilir, ama ABD’yi hangi ülke takip edecek, hangi ülke büyükelçiliğini Tel-Aviv’den Kudüs’e taşıyacak? Şuana kadar gördüğümüz kadarıyla bunu hiçbir ülke yapmayacak” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sunduğu TGRT Haber Gündem Özel programında konuk oldu. Türkiye saatiyle aynı zamanda New York’a BM Genel Kurulunda Kudüs’ün mevcut statüsünün korunmasıyla ilgili tasarı teklifi oylaması gerçekleşirken, Kalın ve Yaşar konuya ilişkin değerlendirmelerini aktardı. Bir taraftan Amerika’nın, diğer taraftan İİT’de aldığı kararla Türkiye’nin press yaptığını ifade eden Yaşar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dünya beşten büyüktür” sözüne atıfta bulunarak, bu oylamanın zuhuru olabileceğini kaydetti.

    “3’te 2 çoğunluk bekliyoruz”

    Yaşar’ın Amerika yönetiminin tehdidinin de altını çizmesine ilişkin değerlendirme yapan Kalın ise, “Biz 3’te 2 çoğunluğun sağlanacağını bekliyoruz. Çünkü Güvenlik Konseyine sunulan karar 15 ülkenin oylamasında, 14’e 1 çıkmış ve sadece Amerika’nın vetosuyla reddedilmişti. 14 ülke Kudüs konusunda mutabakat halinde hareket etti. Bu önemli bir kazanım, bunun bir yansıması olarak da, 3’te 2 çoğunluğun yani 129 ülkenin ’evet’ vermesi bekleniliyor. Tahminler yüzde 70 civarındaydı ama Amerika’nın presi neticesinde fireler muhtemelen olacaktır. Bazı ülkeler katılmayacağını, çekimser oy kullanacağını açıkladı” şeklinde konuştu.

    “ABD kararından vazgeçmezse gayrihukuki bir işlem yapmış olur”

    Bu tartışmanın Kudüs meselesinin ne kadar hassas olduğunu ve küresel bir nitelik kazandığını göstermesi bakımından önemli olduğunu aktaran Kalın, netice ne olursa olsun bu konunun takipçisi olunacağını kaydetti. ’Evet’ kararına rağmen Amerika’nın kendi kararından vazgeçmeyebileceğini de ifade eden Kalın, “Bu durumda BM kararlarıyla tescil edilmiş gayrihukuki bir işlem yapmış olur. Aslında şuanda da daha önceki Amerikan yönetimlerinin altına imza attığı bir kararı ihlal ediyor. Buradaki asıl mesele bizim neden tepki gösterdiğimizdir. Kudüs’ün tarihi ve dini gerçekleri göz önünde bulunduğunda hangi ülke tarafından olursa olsun tek taraflı olarak İsrail’in başkenti olarak ilan edilmesi, gayri hukuki ve tarihi gerçeklerle bağdaşmayan bir karar. Ayrıca bu durum iki devletin çözüm sürecini zora sokan ve orta doğudaki barış sürecini de etkisiz hale getiren bir karar. Trump yönetiminin ’biz yeni bir orta doğu barış süreci planı üzerinde çalışıyoruz’ şeklinde bir kararı varsa bu zaten ölü doğmuş bir plan demektir. Çünkü Filistin meselesindeki temel problem, barış için uygun bir zemin bulunup bulunmadığı değil, İsrail’in işgalidir. İsrail’in kurulduğu tarihten bugüne yaptığı onlarca eylemler, Gazze’ye saldırılar, işgal politikaları ve yerleşim politikaları neticesinde ortaya çıkan bir tablo var. Bu tablo ne Filistinlilerin iradesiyle, ne de uluslararası toplumun onayıyla ortaya çıkan bir tablo. İsrail’in özellikle ABD ile kuruduğu ittifak ve AB ülkelerinden aldığı destek neticesinde ortaya çıkmış bir tablodur bu. Cumhurbaşkanımız çeşitli vesilelerle bir harita paylaştı. 1947’den 67’ye ve bugüne dair olan o harita, Filistin’in asli topraklarının nasıl eridiğini gösteren bir ibret tablosudur aslında. Dolayısıyla işgal politikaları devam ettiği müddetçe, ne Kudüs, ne Filistin toprakları ne de orta doğuda barış, istikrar ve huzurun gelmesi mümkün değil. İsrail’in yapması gerek işgal politikalarına son vermektir” diye konuştu.

    “ABD’nin kararındaki hayır Filistin’in hatırlanması oldu”

    2010-2011’den beri terör olaylarından dolayı Kudüs meselsinin unutulmuş olduğuna dikkat çeken Kalın, “Belki Trump yönetiminin bu kararının en hayırlı neticelerinden birisi Filistin’in hatırlanmasına sebep olması. Türkiye aldığı inisiyatifle çok önemli bir öngörüde bulundu. Cumhurbaşkanımız hemen gerekli süreçlerin başlatılması talimatlarını verdi” dedi.

    Yaşar’ın Türkiye’nin İİT’de aldığı kararla bir yol haritası çizdiğini ve şuanda bu yol haritasının gereklerini yerine getirdiğini ifade etmesi üzerine Kalın, “Biz bu kararın yanlış olduğunu ifade ettik ama onlar yollarına devam ettiler. BM Genel Kurulu’ndaki oylama önemli eğer karar çıkarsa tarihi bir karar olacak ve tarihi bir ana şahitlik etmiş olacağız. Bu durum bizim açımızdan Yahudilik, İslam meselesi değildir, Kudüs meselesi işgal meselesidir” cevabını verdi.

    Konuyla ilgili gayri insanileştirme süreçleri işletildiğini belirten Kalın, Kudüs hadisesinde Amerika’nın tek başına kaldığını, bu nedenle de çok açık bir şekilde, diplomasi tarihinde görülmemiş bir nobranlıkla tehdit etmeye başladığını söyledi. Amerika yönetiminin “Biz bunları tek tek not alacağız, sizi cezalandıracağız” ifadelerinin BM’de işleri bu noktaya getirdiğinin altını çizen Kalın, “Kimse durup dururken Amerikan karşıtlığı yapmıyor. Trump yönetimi ’biz büyükelçiliğimizi de taşıyacağız’ diyebilir, ama ABD’yi hangi ülke takip edecek, hangi ülke büyükelçiliğini Tel-Aviv’den Kudüs’e taşıyacak? Şuana kadar gördüğümüz kadarıyla bunu hiçbir ülke yapmayacak” dedi.