Etiket: Büyükelçiliği

  • Paris’teki 70 ülkenin büyükelçilerinin eşleri, Türkiye Büyükelçiliği rezidansında

    Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği rezidansında 70 ülkenin büyükelçilerinin eşlerine davet verildi.

    Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa’nın eşi Sefire Tülay Musa, Paris’teki 70 ülkenin temsilcisi büyükelçilerinin eşleri olan sefirelere Paris Büyükelçiliği rezidansında davet verdi. Davette, Büyükelçilik rezidansı olarak Lambelle Şatosu tanıtıldı. Onursal başkanlığını Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın eşi Maria-Vadillo Le Drian’ın yaptığı büyükelçilik rezidansındaki buluşma Bienvenue en France Derneği ile birlikte gerçekleştirildi.

    Sefire Tülay Musa, davetliler için kısa bir ’hoş geldiniz’ konuşması yaptı ve sözü Bienvenue en France Derneği üyesi eski büyükelçi ve tarihçi Nicole Tordjman’a bıraktı. Lambelle ailesi tarafından malikane olarak kullanılmış Lambelle Şatosu’nun 72 yıldır Türkiye Büyükelçiliği rezidansı olarak kullanıldığını ifade eden Nicole Tordjman, “Şu anda içinde bulunduğumuz bu rezidansın çok önemli bir tarihi geçmişi var” dedi.

    Büyükelçilik rezidansıyla ilgili olarak hazırlanan ve rezidansı detaylı şekilde gösteren bir video gösterimi kendi alanında uzman bir Fransız mimar tarafından davetlilere anlatıldı. Paris Türk Kültür ve Tanıtma Müşaviri Serra Aytunç, 1867 yılında Sultan Abdülaziz’in beraberinde getirdiği ve oturduğu koltuğun rezidansta muhafaza edildiğini anlattı. Aytunç, Hereke halıları ile ünlü Türk ressamların tablolarının rezidansın duvarlarını süslediğini belirtti.

    Büyükelçilik rezidansında gerçekleşen 70 ülkenin sefiresinin buluşmasına katılanlar arasında Fransa Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri’nin eşi ve Bienvenue En France Derneği’nin başkanı Amanda Goudaut-Montaigne, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi’nin eşi sefire Helene Fries de yer aldı. Tanıtım sonrası, davetlilere Türk mutfağının leziz yemekleri ikram edildi.

    Türkiye Paris Büyükelçiliği rezidansının tanıtım buluşmasını organize eden Büyükelçi İsmail Hakkı Musa’nın eşi sefire Tülay Musa, şunları söyledi:

    “Bugün buradaki toplantının asıl amacı kordiplomatın ve Fransa nezdindeki birtakım temsilciliklerin bir araya getirilmesiydi. Bu arada Türkiye Büyükelçiliği rezidansının tanıtımı ilk planda gelen konumuzdu. Çünkü buranın 400 seneyi aşan tarihi bir geçmişi var. Fransızlar için olduğu kadar bizim için de çok önemli, bizde büyük önem ve kıymet verdiğimiz ressamlarımızın tabloları burada sergileniyor ve burada görülebilmekte. 19’uncu asra damgasını vurmuş olan tarihi halılarımız keza ülkemizi en iyi şekilde temsil eden objeler. Sultan Abdülaziz’in oturduğu koltuk burada mevcut. Buna mukabil geniş bir katılım kitlesiyle 70 ülkenin temsilcisi de bugün aramızda bulunup davetimize katıldılar. Ayrıca sunumumuzun sonunda Türk yemeklerini tanıtmak istedik, yani bir gastronomi Türk diyebileceğimiz bizim yemeklerimizin tanıtımı yabancı dostlarımızın talebi sonucunda gerçekleşmiştir.”

  • ABD’nin Ürdün Büyükelçiliği önünde “Kudüs” protestoları devam ediyor

    Ürdünlülerinde başkent Amman’da Amerikan Büyükelçiliği önündeki

    “Kudüs” protestoları devam ediyor.

    Ürdün halkı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararını protesto etmek için 17 gündür gerçekleştirdikleri protesto gösterilerine bugün de devam etti. Başkent Amman’da bulunan Amerikan Konsolosluğu önünde toplanan Ürdün halkı, “Kudüs Filistin’in başkentidir” sloganları attı. Protestolara katılanlar, Al-Hanoun adlı müzik grubunun da katılımıyla hep birlikte dans ederek şarkılar söyledi.

  • Stockholm’de ABD Büyükelçiliği önünde Kudüs protestosu

    İsveç’in başkenti Stockholm’de yüzlerce kişi bir araya gelerek, ABD Başkanı donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’İn başkenti ilan etmesini protesto etti.

    İsveç’in başkenti Stockholm’de yüzlerce Filistinli Türk ve İsveç bir araya gelerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’İn başkenti ilan etme kararını protesto etti.

    Humlegarden parkında toplanan göstericiler,İsrail ve ABD’yi kınayan İsveççe ve Arapça sloganlar atarak ABD Büyükelçiliği’ne kadar yürüdü. Gösteride, “İşgal ettiğin İsrail topraklardan çekil”, “Yaşasın Filistin”, ” Kahrolsun Siyonazim”, “Kudüs İsrail başkenti olmayacak” sloganları atıldı. Gösteriye, İsveç Ülkü ocakları ,Türkistan Maarif cemiyeti ,İsveç milli görüş de katılarak destek verdiler.

    Göstericiler, Filistin’in çeşitli kentlerinde devam eden gösterilerde 2 kişinin hayatını kaybettiği ve yüzlerce Filistinlinin yaralandığı İsrail müdahalesine ilişkin İsveç Hükümeti’ne, Birleşmiş Milletler’in gündemine taşıması için çağrı yaptı.

    Konuşmacı Yasin Diken İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “ABD’nin Kudüs’ü başken açıklamasını protesto etmek için İsveç’in başkenti Stockholm’de toplandık. Bölge ülkeleri İsrail’in çıkarları için baskı altında. İslam ülkeleri çok pasifler. Binlerce Müslüman, ABD ve İsrail Ve ABD’nın Büyükelçiliği önünde gösteri yapıyoruz” dedi.

  • ABD Büyükelçiliği önünde “Kudüs” eylemi

    Başkent’te, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Büyükelçiliği önünde toplanan grup, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasını protesto etti. Grup adına yapılan açıklamada, “Hadsizliğin, saldırganlığın ve hukuksuzluğun geldiği son nokta olarak, Siyonizmin bu devirdeki kullanışlı piyonu Trump aracılığıyla, ilk kıblemiz Kudüs’ümüzü işgalci İsraillilerin Siyonist emelleri doğrultusunda başkent ilan etme cüretinde bulunmuşlardır” denildi.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararını protesto eden çok sayıda sivil toplum kuruluşu üyesi, akşam saatlerinde ABD Büyükelçiliği önünde toplandı. ABD ve İsrail aleyhine dövizler taşıyan grup üyeleri, “Katil İsrail, işbirlikçi ABD”, “Kudüs evimiz, kırmızı çizgimiz”, “Katil İsrail, Filistin’den defol” şeklinde sloganlar attı. Eylem sırasında, çok sayıda polis güvenlik önlemi aldı.

    Ankara Gençlik Sivil Toplum Kuruluşları Platformu adına basın açıklaması yapan Ali Osman Özdemir, “Bir yandan gönül coğrafyamıza ölümler yağdırılırken; bir yandan da kutsallarımız çiğnenip, topraklarımıza el uzatılmaktadır. Hadsizliğin, saldırganlığın ve hukuksuzluğun geldiği son nokta olarak, Siyonizmin bu devirdeki kullanışlı piyonu Trump aracılığıyla ilk kıblemiz Kudüs’ümüzü işgalci İsraillilerin Siyonist emelleri doğrultusunda başkent ilan etme cüretinde bulunmuşlardır. İlk kıblemizin bulunduğu Filistin 1948 yılından beri yüzlerce yıllık Büyük İsrail Projesi çerçevesinde adım adım işgal altına alınmıştır. TV’lerde naklen Müslüman semtleri bombalanırken, masum kadınları, erkekleri, çocukları dünyanın gözü önünde cami avlusunda katledilirken, bunu yapan işgalci güruhu şımarıklıkla sınıflandırıp, şirin göstermeyi alçaklık olarak nitelendiriyoruz” diye konuştu.

    “İslam’ın ilk kıblesinde dahi ezanı Muhammedi’nin yasaklanması, son olarak da Kudüs’ün işgalci Siyonistlerin başkenti olarak ilan edilmesi cüretinde bulunmuş bir eşkıya ordusuna karşı dik duruşun bir Müslüman için namus meselesi olduğunu tüm İslam alemine hatırlatıyoruz” diyen Özdemir, şöyle devam etti:

    “Alemi İslam’ı reel politik kaygılardan arınarak Amerika’dan, İsrail’den değil Allah’tan korkmaya ve ona teslim olmaya çağırıyoruz. Artık ümmetin prangalarından kurtulması ile Filistin’in özgürlüğe kavuşması aynı çizgiye gelmiştir. İslam coğrafyası üzerinde yeni üretilen silahların tatbikatının yapılmasına göz yuman, kimseye hesap verme gereği duymadan çocukları öldürülen, kadınlarının namuslarına tecavüz edilen, ilk kıblesine el uzatılan İslam dünyasının mensuplarına sesleniyoruz; daha neyi bekliyorsunuz? Daha ne kadar kendi kardeşlerinize, ümmetin meselelerine sağır, dilsiz kalacak, görmezden geleceksiniz? Filistin, dar bir coğrafyada bulunan bir takım insanların meselesi değil, tüm İslam aleminin namusudur. Celladından, diz çöküp af dileme gafletinden kurtulunuz. Dünya var oldukça yeryüzü bizimdir. Kudüs bizimdir.”

    Özdemir’in basın açıklaması, sık sık sloganlarla bölündü. Grup, açıklamanın ardından olaysız şekilde dağıldı.

  • Türkiye’nin ABD Büyükelçiliği: “Yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir”

    Türkiye’nin ABD Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, “Yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir. ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişeleri bulunmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği, ABD Büyükelçiliğinden vize konusunda yapılan açıklama hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın’ın sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden paylaştığı açıklamada, “Türk ve ABD vatandaşlarının iki ülkedeki temsilcilikleri tarafından kısıtlı şekilde yeniden vize başvurularının alınmaya başlaması olumlu bir gelişmedir. Türkiye bir hukuk devletidir ve yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir. Türkiye’de hiçbir temsilcilik görevlisi kendi resmi görevinin icrası sebebiyle adli soruşturmaya tabi tutulmamıştır. ABD tarafından istihdam edilen söz konusu personel de keza resmi görevleri çerçevesinde değil, hakkında çok ciddi suçlamalar olduğu için adli sürece tabi tutulmuştur. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’deki konsolosluk görevleri dışına çıkarak suç işleyen kişilerle ilgili yargı süreci başlatılması bağımsız yargının gereğidir” denildi.

    18 Ekim 2017 tarihinde Ankara’da Türk ve ABD yetkililerinin katıldığı toplantıda adli konularda ve konsolosluk işbirliğiyle ilgili olarak karşılıklı daha iyi bilgilendirme yapılması konusunda mutabık kalındığı hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye’deki tüm diplomatik ve konsüler temsilcilikler için olduğu gibi ABD’nin temsilciliklerinin güvenliğiyle ilgili de gereken tüm tedbirler alınmışken ve bu hususta her vesileyle ABD tarafından ilave ihtiyaç olmadığı bildirilmişken, söz konusu açıklamada güvenlik durumuna atıfta bulunulması yadırganmıştır ve gerçeği yansıtmamaktadır.”

    “ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişeleri bulunmaktadır”

    Açıklamada, ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişelerinin bulunduğu, Türk yetkililerin bu davaların tatmin edici bir şekilde çözüme ulaştırılması için Amerikalı muhataplarıyla görüşmeyi sürdüreceği vurgulandı.