Etiket: büyüdü

  • Koronavirüs sürecinde teknoloji şirketleri büyüdü

    Koronavirüs sürecinde teknoloji şirketleri büyüdü

    Koronavirüs sürecinde dijitale duyulan ihtiyaç teknoloji şirketlerinin büyümesini sağladı. Profesyonel iş ağı olan Linkedln 2020’nin ilk çeyreğinde bir önceki yıla göre gelirini yüzde 21 oranında artırdı. Zoom gelirini ikiye katlarken Amazon’un sahibi Bezos da servetine 35 milyar dolar kattı.

    Linkedln, geçtiğimiz yıla oranla yüzde 22 büyüyerek yılın ikinci çeyreğinde gelirini yüzde 21 oranında artırdı. 690 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunan platform, Türkiye’de beyaz yakalılar tarafından tercih ediliyor.

    Zoom gelirini üçe katladı

    Koronavirüs döneminde daha da yaygınlaşan görüntülü görüşme platformu olan Zoom gelirini neredeyse 3’e katladı. Geçen mali yılın ilk çeyreğinde 122 milyon dolar olan gelirini bu senenin aynı döneminde 328 milyon dolara çıkarttı. Zoom’un bu mali yıldaki toplam gelir beklentisi ise 1.8 milyar dolar.

    Amazon’un sahibi 35 milyar dolar kazandı

    E-ticaret şirketi Amazon, koronavirüs döneminde en çok büyüyen şirketlerden oldu. Amazon’un kurucusu olan Jeff Bezos’un serveti 35 milyar dolar arttı.

    Sosyal Medya Uzmanı Ömer Dönmez, koronavirüs sürecinde teknolojiye olan ilginin arttığını ve buna bağlı olarak teknoloji şirketlerinin gelirinin arttığını söyledi.

    Sürecin gelecekte teknolojiye olan ihtiyacı daha artıracağına dikkat çeken Dönmez, “Salgınla birlikte hem evde daha çok vakit geçirip hem de işlerimizi evlerimizden yapmaya başladık ve dışarıyla olan bağımızı teknoloji aracılığıyla sağladık. İşlerimizin takibi, görüşmelerimiz hepsini dijital ortamlardan sağladık. Bu süreçte teknoloji şirketleri katlanarak büyüdü. Görüntülü konuşma platformu Zoom gelirini üçe katladı. Amazon’un sahibi servetine 35 milyar dolar ekledi. Tüm bunlar teknoloji yatırımlarının gelecekte de artarak devam edeceğini gösteriyor.”

  • Doğaltaş ihracatı 25 yılda 33 kat büyüdü

    Doğaltaş ihracatı 25 yılda 33 kat büyüdü

    Türkiye’de 1980 sonrasında ihracatın yıldız sektörlerinden biri olan Doğaltaş sektörü, MARBLE İzmir Fuarı’nın sağladığı ivme ile 1994 yılında 60 milyon dolar olan ihracatını 25 yılda 33 kat arttırarak 2 milyar dolar bandına taşıdı.

    Türkiye’ye yıllık 2 milyar dolar döviz kazandıran Türk doğal taş sektörü, dünyanın en büyük iki fuarından biri olan MARBLE İzmir Fuarı’nda dünyanın dört bir tarafından gelen binlerce ithalatçıyı ağırlıyor.

    Bu yıl 25. yaşını kutlayan MARBLE İzmir Fuarı, kentte sadece doğal taş sektörüne değil tüm hizmet sektörlerine bayram yaşatıyor. 25. MARBLE İzmir Fuarı’nın, İzmir ekonomisine katkısının milyon dolarları aşması bekleniyor. MARBLE İzmir Fuarı bu yıl 150 bin m² alanda düzenlenirken, 209’u yabancı bin 100’e yakın firma katılıyor. Doğal taş sektörünün gövde gösterisi haline gelen fuara ilgi yine büyük oldu. Çeyrek asrı geride bırakan MARBLE İzmir Fuarı kapsamında 5. Uluslararası Taş Kongresi’nin de açılışı yapıldı. Burada konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, fuarın gelişimine paralel olarak Türkiye’nin doğal taş ihracat rakamlarının yükseldiğine dikkat çekti. Kocaoğlu, “Türkiye taşı çok önemli bir hazine. Bunun tanıtılmasında MARBLE’ın çok önemli bir katkısı var” diye konuştu.

    Doğaltaş ihracatı 25 yılda 33 kat arttı

    MARBLE İzmir Fuarı’nın Türk doğal taş sektörüne 25 yılda büyük katkı sağladığına işaret eden Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, 1994 yılında Türk doğal taş sektörünün 60 milyon dolar olan ihracatının 25 yılda 33 kat artışla 2 milyar dolar bandına geldiğini ve bu artışla MARBLE Fuarı’nın itici güce sahip olduğunu kaydetti. Kaya, “Dünya genelinde doğal taş ihracat rakamları 20 milyar dolara ulaşmış durumda. Dünya rezervlerinin yüzde 35’ine sahip olan Türkiye’nin doğal taş ihracatında gideceği daha çok yolu var. Bugün 2 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı katma değerli ürünlere yoğunlaşarak 7 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun için ‘İnadına üretim, inadına ihracat’ mottosuyla hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Biz fuarı, fuar bizi büyüttü

    Fuarla birlikte sektörün büyüdüğünü ifade eden Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER) Yönetim Kurulu Başkanı Raif Türk, “MARBLE İzmir Fuarı, mermer üreticisini ihracatçı yaptı. Dünyanın her yerini dolaşmakta öncülük ve teşvik etti. MARBLE İzmir Fuarı 25 yıldır yabancılarla insanlarımızı bir araya getiriyor. Çok büyük önemi var bizim için. Çin’e, İtalya’ya, Amerika’ya gidiyoruz ama kendi fuarımızı da bu arada büyüttük. Biz fuarımızı büyüttük, fuarımız da bizi büyüttü. Böyle devam etsin istiyoruz” diye konuştu.

    Mermerin fuarı mı olur dediler

    TBMM 17 ve 18. Dönem milletvekili, TÜMMER Onursal Başkanı Metin Balıbey, “Fuarın açılışından beri varım. Biz bu fuar işine başladığımızda bize ‘Mermerin fuarı mı olur?’ dediler. Talep arttı,daha sonra mekanlar yetmeyince ilaveler başladı orayı yenilediler. O yenilemeler de yetmedi. Çadırlar kurdular yetmedi ve fuarizmir yapıldı. Burası bizim sektörümüz için yapıldı. Sektörün dinamizmiyle bu konuma geldik. Büyük çabalar oldu, fuarcılık anlayışı da gelişti. İzmir’in de fuarcılık sektörüne büyük katkıları oldu. Başka yerlerde fuarlar açılmaya başlandı ama İzmir’in önüne geçemedi. Sektör de İzmir’i benimsedi. Fuarcılık İzmir’de kök saldı. En önemli fuarımız bu oldu. Eskiden her şeyi fabrikamızda yapardık standımızın kurulumundan ulaşımına kadar her şeyi karşılardık. Şimdi fuar stantları bile bir sanayiye dönüştü. Fuarcılık başlı başına bir hizmet sektörüne dönüştü. Baktığınızda birden çok sektörü besleyen bir durum bu. katma değer kazanan türevleri oldu, amaç da budur zaten. Fuarın sadece bizleri değil etrafı da beslemesi lazım” dedi.

    “Ciddi pay alıyoruz”

    İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, “Türkiye’de maden ihracatı 4,7 milyar dolar. Bu rakamın yaklaşık yarısını doğal taş sektörü oluşturuyor. İşlenmiş ürün ve blok olarak satış gerçekleşiyor. Dünyada işlenmiş ürün ticareti 4 milyar dolar, bunun 1 milyar dolarını Türkiye gerçekleştiriyor. Blok ticaretinin dünyadaki rakamı 3 milyar dolar, bunun da yaklaşık olarak 1 milyar dolarını Türkiye olarak gerçekleştiriyoruz. Dünya pazarından ciddi miktarda pay alıyoruz doğal taş sektöründe” dedi.

  • Sağlıklı şehirde hedef büyüdü

    Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlıklı Şehirler Projesi 6. faz çalışmalarında örnek gösterildiklerini belirterek, 7. faza en ön sıradan üye olabilme adına başlattıkları hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü söyledi.

    Başkan Aktaş, toplum-mekan-gezegen-barış-refah ve katılım temalarını içeren DSÖ Sağlıklı Şehirler Projesi 7. faz çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde bir araştırma şirketince yayınlanan verilere göre, Bursa’nın 199 il arasından dünyanın en sağlıklı-yaşanabilir 5. şehri seçildiğini hatırlatan Aktaş, elde edilen başarıyı getiren birçok etkenin bulunduğunu ifade etti. Bunlardan birinin, belki de en önemlisinin sağlıklı şehir hedefi olduğunu kaydeden Aktaş, DSÖ Sağlıklı Şehirler Projesi’ne üye olduktan bu yana 2003-2005-2009-2011 ve 2014 yıllarında ‘Bursa Sağlıklı Şehir Profili’ hazırlayıp ilgili kurumlarla paylaştıklarını hatırlattı. Şehir sağlık profilinin DSÖ projesinin temelini oluşturduğunu kaydeden Aktaş, “Her 5 yılda bir farklı konu başlıklarındaki kriterlerle üyeliğin yenilendiği DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı, şu anda 2014-2018 yıllarını kapsayan altıncı faz sürecini tamamlama aşamasında. Altıncı fazı övgüyle bitirmiş olan Bursa’nın sağlıklı kent olma noktasındaki başarısı, DSÖ tarafından tescil edildi. Dünya Sağlık Örgütü, altıncı faz çalışmalarının yürütüldüğü 2014-2018 döneminde DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’na bağlılığı ve katkısı nedeniyle Bursa’mıza şükranlarını sundu” dedi.

    DSÖ Sağlıklı Şehirler Projesi’ni Türkiye’ye taşıyan, hareketin ülkede yayılmasında öncülük eden bir belediye olarak 7. faz çalışmalarıyla da sağlıklı şehirler arasında öne çıkmak istediklerini belirten Aktaş, “2019-2024 yıllarını kapsayacak yedinci fazda, ‘toplum, mekan, gezegen, barış, refah ve katılım’ olmak üzere 6 ana tema üzerinde durulacak. Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa şehir sağlık profili güncelleme çalışmalarımızda sona yaklaştık. Bu konuda ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum-kuruluşlarından elde edilen veriler ile oluşturulan sağlık göstergeleri, çevresel göstergeler, kentsel altyapı göstergeleri, sosyo-ekonomik göstergeler birbiri ardına kayıt altına alınıyor. Belirlediğimiz hedef doğrultusunda, belediye-üniversite işbirliği çerçevesinde hareket ediyoruz. Kısacası belediyemiz, DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı 7. fazda üye olacak kentler arasında da ilk sırada olma yolunda hazırlıklarını sürdürmektedir” diye konuştu.

  • Sağlıklı şehirde hedef büyüdü

    Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlıklı Şehirler Projesi 6. faz çalışmalarında örnek gösterildiklerini belirterek, 7. faza en ön sıradan üye olabilme adına başlattıkları hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü söyledi.

    Başkan Aktaş, toplum-mekan-gezegen-barış-refah ve katılım temalarını içeren DSÖ Sağlıklı Şehirler Projesi 7. faz çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde bir araştırma şirketince yayınlanan verilere göre, Bursa’nın 199 il arasından dünyanın en sağlıklı-yaşanabilir 5. şehri seçildiğini hatırlatan Aktaş, elde edilen başarıyı getiren birçok etkenin bulunduğunu ifade etti. Bunlardan birinin, belki de en önemlisinin sağlıklı şehir hedefi olduğunu kaydeden Aktaş, DSÖ Sağlıklı Şehirler Projesi’ne üye olduktan bu yana 2003-2005-2009-2011 ve 2014 yıllarında ‘Bursa Sağlıklı Şehir Profili’ hazırlayıp ilgili kurumlarla paylaştıklarını hatırlattı. Şehir sağlık profilinin DSÖ projesinin temelini oluşturduğunu kaydeden Aktaş, “Her 5 yılda bir farklı konu başlıklarındaki kriterlerle üyeliğin yenilendiği DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı, şu anda 2014-2018 yıllarını kapsayan altıncı faz sürecini tamamlama aşamasında. Altıncı fazı övgüyle bitirmiş olan Bursa’nın sağlıklı kent olma noktasındaki başarısı, DSÖ tarafından tescil edildi. Dünya Sağlık Örgütü, altıncı faz çalışmalarının yürütüldüğü 2014-2018 döneminde DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’na bağlılığı ve katkısı nedeniyle Bursa’mıza şükranlarını sundu” dedi.

    DSÖ Sağlıklı Şehirler Projesi’ni Türkiye’ye taşıyan, hareketin ülkede yayılmasında öncülük eden bir belediye olarak 7. faz çalışmalarıyla da sağlıklı şehirler arasında öne çıkmak istediklerini belirten Aktaş, “2019-2024 yıllarını kapsayacak yedinci fazda, ‘toplum, mekan, gezegen, barış, refah ve katılım’ olmak üzere 6 ana tema üzerinde durulacak. Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa şehir sağlık profili güncelleme çalışmalarımızda sona yaklaştık. Bu konuda ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum-kuruluşlarından elde edilen veriler ile oluşturulan sağlık göstergeleri, çevresel göstergeler, kentsel altyapı göstergeleri, sosyo-ekonomik göstergeler birbiri ardına kayıt altına alınıyor. Belirlediğimiz hedef doğrultusunda, belediye-üniversite işbirliği çerçevesinde hareket ediyoruz. Kısacası belediyemiz, DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı 7. fazda üye olacak kentler arasında da ilk sırada olma yolunda hazırlıklarını sürdürmektedir” diye konuştu.

  • QNET Türkiye yüzde 40 büyüdü, yeni yatırımlar yolda

    Asya kökenli doğrudan satış şirketi QNET, Türkiye’de bu yıl sektörün de üstünde, yüzde 40 büyüme gösterdi. Yerel üretimle büyüme stratejisi izleyen marka, 2019 yılında bu oranın da üstüne çıkarak, Türkiye’den ihracatı arttırmayı hedefliyor.

    QNET Türkiye, Rusya ve Orta Asya Bölge Müdürü Cem Geyik, Türkiye’de doğrudan satış sektörünün sürekli büyüme gösterdiğine değinerek şunları söyledi: “Dünya Doğrudan Satış Federasyonu’nun 2017 verilerine göre dünya doğrudan satış sektörünün global cirosu 190 milyar dolara ulaştı. Türkiye cirosu ise 762 milyon dolar seviyelerinde. 170 milyona yakın bağımsız üyenin çalıştığı sektör her yıl yüzde 6 büyüyor. Türkiye’de ise sektör yüzde 17 oranında büyüdü. Biz bu büyümenin de üstünde bir performans gösterdik” dedi.

    “2019 yılında ihracata ve istihdama destek vereceğiz”

    Cem Geyik, “QNET, Türkiye’ye güveniyor. Türkiye’yi Türki Cumhuriyetler ve Rusya için bir lojistik üs olarak kullanıyor. 2019 yılında ülkemizde ürettiğimiz tüm ürünleri bu coğrafyaya ihraç etmeyi planlıyoruz. Ekonomideki daralmaya rağmen yatırım kararırımız sürecek, biz burada kalıcıyız. Hedef Türkiye’de sadece ürün satışıyla değil amaç; yeni girişimcileri desteklerken lokal anlamda da üretim yaparak hem döviz girdisi sağlamak hem de istihdama katkıda bulunmak” dedi.

    Geyik, ürün portföylerine zeytinyağı ve küçük ev aletlerini 2019 yılında eklemeyi planladıklarını belirterek, tüm dünyada büyük otelleri bulunan grubun, Türkiye’de de turizm yatırımına yeşil ışık yaktığının altını çizdi.