Etiket: Bütün

  • Coşkun Demirbakan: “Eze, bütün takımın kaderiyle oynadı”

    Coşkun Demirbakan: “Eze, bütün takımın kaderiyle oynadı”

    Adanaspor Teknik Direktörü Coşkun Demirbakan, 0-0 berabere kaldıkları Altınordu maçı ile ilgili olarak oyuncu Friday Eze’yi eleştirerek, “Ben kimseyi eleştirmem ama o adamı eleştireceğim. Bütün herkesin kaderiyle oynadı. Adanaspor’un bugün burada olmasının sebebi o’dur” dedi.

    Adanaspor, TFF 1. Lig’in 31. haftasında evinde Altınordu ile 0-0 berabere kaldı. Maç sonu basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulunan Adanaspor Teknik Direktörü Coşkun Demirbakan, “Galip gelememe korkusu, gelecek kaygısı nedeniyle oyuncular oynayamadı. Rakibimiz ilk devreyi oyun olarak önde bitirdi. İkinci devre pozisyon bulduğumuz halde olmadı. Oyuncularımızı ve özellikle Goran ile Mbilla’yı kutluyorum” diye konuştu.

    “Eze, rakibin stoperi gibi oynadı resmen”

    Coşkun Demirbakan, santrfor olarak takımda görev yapan Friday Eze’yi de eleştirerek, “İleri uçtaki adamımız yetersiz. Büyük umutlarla alınmış, kolay maçlarda kendisini göstermiş ama çok düşük bir oyuncu. Bolu maçında, Giresunspor maçında ve Bursaspor maçında goller kaçırdı. Koskoca Adanaspor kulübüne bu tip futbolcular olmuyor. Oynadığı kulübün büyüklüğünden haberi yok. Ben kimseyi eleştirmem ama o adamı eleştireceğim. Bütün herkesin kaderiyle oynadı. Sanki rakipleri 3 stoper oynuyor. Eze, stoper gibi oynadı resmen. Maçları herkes izliyor ve bizim oyunumuz üçüncü bölgede bitiyor. Sonuçlandırma yok. Mbilla aylardır futbol oynamıyor ama oyuna daha çok katkısı var” ifadelerini kullandı.

    “Biz gençlere daha kulübü emanet etmiyoruz”

    Türkiye’de bir yabancı hayranlığı olduğunu vurgulayan Demirbakan, “Ne bu yabancı hayranlığı. Mustafa Kemal Atatürk ülkeyi gençliğe emanet etmiş biz kulübü emanet etmiyoruz. Yurt dışından gelip bir de Türkiye’yi beğenmiyorlar. Konuşmamı tamamen Eze üzerine yaptım çünkü Adanaspor’un bugün burada olmasının sebebi o’dur. Geçen hafta kendisiyle konuştuğumda toplam 14 maç oynadığını söyledi ve onun oynadığı 14 maçta 1 galibiyet almış takım. Gelmiş bir de para istiyor. Ne parası. Sen borçlusun. Senin ceza vermen lazım. Biz mağlup olduğumuz maçlarda sırf futbolcuların morali bozulmasın diye ceza vermedik. İnsanlar bilmiyor diye anlattım. Kimse öyle hayran olmasın” şeklinde konuştu.

  • Milletvekili Gülaçar: “Gençlik, bütün toplumların en büyük sermayesidir”

    VAN (İHA) – AK Parti Van Milletvekili ve MKYK üyesi Osman Nuri Gülaçar, gençliğin bütün toplumların en büyük sermayesi olduğunu belirterek, “Gençlik, kıymetli bir sermayedir ve bu sermayenin doğru işlere kanalize edilmesi, hem gençlerin hem de toplumun geri kalanı için hayati önem taşımaktadır” dedi.

    Van ve bölge gençliğinin sorunlarını ve çözümlerini hedefleyen Van Gençlik Çalıştayı zirve programında konuşan AK Parti Van Milletvekili ve MKYK üyesi Osman Nuri Gülaçar gençlikle ilgili önemli mesajlar verdi. Konuşmasına organizasyonda emeği geçenlere teşekkürlerini sunarak başlayan Gülaçar, “Van Gençlik Çalıştayı adı altında birbirinden kıymetli kurum ve kuruluşların, yine birbirinden kıymetli gençlerle birlikte gençlerin sorunlarını gündemine aldığı uzun bir çalışmanın sonucunda, bugün güzel bir final yapmak için toplanmış bulunmaktayız. Eğitim, aile, göç, kalkınma, istihdam gibi ülkemizin, hatta dünyanın çokça tartıştığı, kıymetli ve bir o kadar da netameli konu başlıkları üzerinde gençlerle el ele vererek kafa yormaya, sorun alanlarını belirlemeye ve çözümler üretmeye yönelik böylesi bir çalışmadan dolayı emeği geçen kurum ve kuruluşlara ve siz değerli gençlere teşekkürü bir borç biliyorum. Çalıştay vesilesiyle şehrimize teşrif eden kıymetli misafirlerimize, kentimize hoş geldiniz diyorum, umarım buradan güzel dostluklar ve güzel anılarla uğurlarız sizleri, ayaklarınıza sağlık” dedi.

    Muhtemel ‘Keşke’ler için uyarı

    Gençliğin, yaşamının bu dönemini bitirmiş insanların istisnasız tümü için özlemle ve biraz da pişmanlıklarla anılan bir dönem olduğunu ifade eden Gülaçar, “Gençlik özlenir, çünkü gençlik yılları insanın en idealist, en enerjik olduğu yıllardır. Mücadele etmeye, azmetmeye, hayal etmeye en meyyal olduğu çağ gençlik çağlarıdır. Gençlik aynı zamanda, keşkelerle anılan bir dönemdir. Çünkü bu yıllar insanın en saf, en doğal ve samimi olduğu çağlardır ve bu açıdan yaptıklarımız ya da yapamadıklarımız için iç çektiğimiz dönemlerdir. Yani gençlik, insan yaşamında bir şeyleri başarmaya en yakın olduğu ve aynı zamanda bir şeyleri yanlış yapmaya en meyyal olduğu bir dönemdir. Buradan çıkaracağımız sonuç, siz gençlere, toplumsal, ekonomik ya da siyasal her türlü meselenin çözümü için büyükleriniz olarak bizlerin ve sizden sonra gelecek nesillerin ihtiyacı var. Toplumun; sizlerin enerjisine, cesaretine ve üretmesine ihtiyacı var. Ancak bunu sizden beklerken, bizlerin de size karşı en önemli bir görevimiz var. Sizin yaşayacağınız muhtemel ‘keşke’ler için sizleri uyarmak ve yönlendirmektir. Gençlik, kıymetli bir sermayedir ve bu sermayenin doğru işlere kanalize edilmesi, hem gençlerin hem de toplumun geri kalanı için hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

    Gençliğin önemine değinen Gülaçar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sizlerin, komisyonlardaki yoğun çabalarınız ve uğraşlarınız sonucunda bugüne getirdiğiniz ve bu çalıştay vesilesiyle kamuoyuyla paylaşacağınız çalışmalarınızı önemli kılan husus, bizler için hayati derecede ehemmiyet kesbeden gençlik mefhumunu ve gençlerin yaşadığı problemleri gündemine almasıdır. Daha da önemlisi bu problemlerin belirlenmesi ve çözümler üretilmesi sürecini yine siz gençlerle beraber yürütülmesidir. Mezuniyet sonrası karşılaştığınız iş bulma, düzenli bir yaşam kurabilme, içinde yaşadığınız toplumun saygın bir bireyi olarak yaşamınızı devam ettirme gibi istek ve taleplerinizin tartışıldığı, gündemleştirildiği bir çalıştay, umuyorum ki hepimiz açısından gerekli farkındalığı oluşturur ve gençliğe yönelik yapılacak yeni çalışmaları beraberinde getirir.”

    “Lütfen potansiyelinizin farkında olun”

    Gençlere değiştirme ve dönüştürme potansiyellerini hiçbir zaman küçümsememeleri gerektiğini ifade eden Gülaçar, “Lütfen potansiyelinizin farkında olun. Sizler bu toplumun arızalı yönlerini düzeltmeye mahirsiniz. Bu kabiliyet siz de fazlasıyla var. Ancak sizden istirhamım bu değişim ve dönüşüm sürecinin çevrenizden, oradan buradan değil, kendinizden başlayın. Önce kendinizi değiştirin ve kendinizi geleceğe hazırlayın. Bu ülkeyi, bu toplumu daha güzel günlere taşıyacağınıza dair hayalleriniz mutlaka olsun, ancak bu hayallerin ilk durağı yine siz olun. Bunu başarırsanız, kendinizle başlayarak, ailenizi ve çevrenizi ve yaşadığınız şehri değiştirebilirsiniz. İşte o zaman, 21 yaşında İstanbul’u fethedebilirsiniz, işte o zaman 18 yaşında Peygamberimizin emri üzerine İslam ordusuna kumandan olabilirsiniz. İslam tarihinden bir bedevi kadının hikayesiyle toparlamış olayım. El Mufaddal bin Zeyd, ‘Müslüman bir bedevi kadının oğluna gözleri dokununca ona hayranlık duydum, çocuktaki terbiye, nezaket, güzel söz ve davranış çok mükemmeldi. Kadını çağırıp sordum, oğlunu nasıl bu kadar güzel yetiştirebildin? Kadın şu cevabı verdi, çocuğum beş yaşını doldurunca onu iyi bir terbiyeciye verdim. O, ona önce Kur’an okutup ezberletti. Sonra yararlı şiirler nakledip, öğretti. Kendi milletinin öz değerlerini, iftihara vesile geçmişlerini anlatarak çocuğa tarihini ve milletini sevdirdi. Dede ve babalarının güzel eserlerini, iyi hasletlerini bir bir öğretti. Çocuk ergenlik yaşına gelince ona ata binmeyi, at üzerinde çevik hareketler göstermeyi öğretti. Sonra silah kuşanma şeklini talim etti. Kabile ve oymakların çadırları arasında onu dolaştırıp bağırıp çağıranların, inleyip sızlayanların sesini duymasını sağladı. Gençlik, bütün toplumların en büyük sermayesidir. Fakat gençliği aileden, eğitimden, toplumsal ilişkiler ağından ayrı değerlendiremezsiniz. En önemlisi de konumunuzu, değerlerinizi ve medeniyetinizi merkeze koymadan çözemezsiniz. Radikal bir şekilde sorgulamalar yapmalıyız. Uyuşturucu müptelası olmuş gençlerin problemlerini, sadece bağımlılığın tedavisi ile çözemezsiniz. İslam’ın temel kurallarından biri de bir şey haramsa ona götüren yollar da haramdır. Uyuşturucu veya daha farklı bir bağımlılığın yollarını kapatmak, set çekmek aileden başlar. Bilinçli ve şuurlu bir aile, çocuklarının toplumun en saygın insanları olma bilinciyle, sonrasında ilk adımını attığı eğitim kurumunun, o kurumdaki terbiyeci, eğitimci ve öğreticilerinin ona katacağı katma değerle yol alır. Sözü fazla uzatmadan medeniyetinize, köklerinize dönecek, çare ve çözümü burada arayacaksınız. Bu da çok ciddi toplumsal bir değişim ve dönüşümle gerçekleşir. Emeği geçen her bir gencimize yürekten teşekkür eder, organizasyonu düzenleyen kurum ve kuruluşlarımıza şükranlarımızı arz ederiz” şeklinde konuştu.

  • Milletvekili Gülaçar: “Gençlik, bütün toplumların en büyük sermayesidir”

    VAN (İHA) – AK Parti Van Milletvekili ve MKYK üyesi Osman Nuri Gülaçar, gençliğin bütün toplumların en büyük sermayesi olduğunu belirterek, “Gençlik, kıymetli bir sermayedir ve bu sermayenin doğru işlere kanalize edilmesi, hem gençlerin hem de toplumun geri kalanı için hayati önem taşımaktadır” dedi.

    Van ve bölge gençliğinin sorunlarını ve çözümlerini hedefleyen Van Gençlik Çalıştayı zirve programında konuşan AK Parti Van Milletvekili ve MKYK üyesi Osman Nuri Gülaçar gençlikle ilgili önemli mesajlar verdi. Konuşmasına organizasyonda emeği geçenlere teşekkürlerini sunarak başlayan Gülaçar, “Van Gençlik Çalıştayı adı altında birbirinden kıymetli kurum ve kuruluşların, yine birbirinden kıymetli gençlerle birlikte gençlerin sorunlarını gündemine aldığı uzun bir çalışmanın sonucunda, bugün güzel bir final yapmak için toplanmış bulunmaktayız. Eğitim, aile, göç, kalkınma, istihdam gibi ülkemizin, hatta dünyanın çokça tartıştığı, kıymetli ve bir o kadar da netameli konu başlıkları üzerinde gençlerle el ele vererek kafa yormaya, sorun alanlarını belirlemeye ve çözümler üretmeye yönelik böylesi bir çalışmadan dolayı emeği geçen kurum ve kuruluşlara ve siz değerli gençlere teşekkürü bir borç biliyorum. Çalıştay vesilesiyle şehrimize teşrif eden kıymetli misafirlerimize, kentimize hoş geldiniz diyorum, umarım buradan güzel dostluklar ve güzel anılarla uğurlarız sizleri, ayaklarınıza sağlık” dedi.

    Muhtemel ‘Keşke’ler için uyarı

    Gençliğin, yaşamının bu dönemini bitirmiş insanların istisnasız tümü için özlemle ve biraz da pişmanlıklarla anılan bir dönem olduğunu ifade eden Gülaçar, “Gençlik özlenir, çünkü gençlik yılları insanın en idealist, en enerjik olduğu yıllardır. Mücadele etmeye, azmetmeye, hayal etmeye en meyyal olduğu çağ gençlik çağlarıdır. Gençlik aynı zamanda, keşkelerle anılan bir dönemdir. Çünkü bu yıllar insanın en saf, en doğal ve samimi olduğu çağlardır ve bu açıdan yaptıklarımız ya da yapamadıklarımız için iç çektiğimiz dönemlerdir. Yani gençlik, insan yaşamında bir şeyleri başarmaya en yakın olduğu ve aynı zamanda bir şeyleri yanlış yapmaya en meyyal olduğu bir dönemdir. Buradan çıkaracağımız sonuç, siz gençlere, toplumsal, ekonomik ya da siyasal her türlü meselenin çözümü için büyükleriniz olarak bizlerin ve sizden sonra gelecek nesillerin ihtiyacı var. Toplumun; sizlerin enerjisine, cesaretine ve üretmesine ihtiyacı var. Ancak bunu sizden beklerken, bizlerin de size karşı en önemli bir görevimiz var. Sizin yaşayacağınız muhtemel ‘keşke’ler için sizleri uyarmak ve yönlendirmektir. Gençlik, kıymetli bir sermayedir ve bu sermayenin doğru işlere kanalize edilmesi, hem gençlerin hem de toplumun geri kalanı için hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

    Gençliğin önemine değinen Gülaçar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sizlerin, komisyonlardaki yoğun çabalarınız ve uğraşlarınız sonucunda bugüne getirdiğiniz ve bu çalıştay vesilesiyle kamuoyuyla paylaşacağınız çalışmalarınızı önemli kılan husus, bizler için hayati derecede ehemmiyet kesbeden gençlik mefhumunu ve gençlerin yaşadığı problemleri gündemine almasıdır. Daha da önemlisi bu problemlerin belirlenmesi ve çözümler üretilmesi sürecini yine siz gençlerle beraber yürütülmesidir. Mezuniyet sonrası karşılaştığınız iş bulma, düzenli bir yaşam kurabilme, içinde yaşadığınız toplumun saygın bir bireyi olarak yaşamınızı devam ettirme gibi istek ve taleplerinizin tartışıldığı, gündemleştirildiği bir çalıştay, umuyorum ki hepimiz açısından gerekli farkındalığı oluşturur ve gençliğe yönelik yapılacak yeni çalışmaları beraberinde getirir.”

    “Lütfen potansiyelinizin farkında olun”

    Gençlere değiştirme ve dönüştürme potansiyellerini hiçbir zaman küçümsememeleri gerektiğini ifade eden Gülaçar, “Lütfen potansiyelinizin farkında olun. Sizler bu toplumun arızalı yönlerini düzeltmeye mahirsiniz. Bu kabiliyet siz de fazlasıyla var. Ancak sizden istirhamım bu değişim ve dönüşüm sürecinin çevrenizden, oradan buradan değil, kendinizden başlayın. Önce kendinizi değiştirin ve kendinizi geleceğe hazırlayın. Bu ülkeyi, bu toplumu daha güzel günlere taşıyacağınıza dair hayalleriniz mutlaka olsun, ancak bu hayallerin ilk durağı yine siz olun. Bunu başarırsanız, kendinizle başlayarak, ailenizi ve çevrenizi ve yaşadığınız şehri değiştirebilirsiniz. İşte o zaman, 21 yaşında İstanbul’u fethedebilirsiniz, işte o zaman 18 yaşında Peygamberimizin emri üzerine İslam ordusuna kumandan olabilirsiniz. İslam tarihinden bir bedevi kadının hikayesiyle toparlamış olayım. El Mufaddal bin Zeyd, ‘Müslüman bir bedevi kadının oğluna gözleri dokununca ona hayranlık duydum, çocuktaki terbiye, nezaket, güzel söz ve davranış çok mükemmeldi. Kadını çağırıp sordum, oğlunu nasıl bu kadar güzel yetiştirebildin? Kadın şu cevabı verdi, çocuğum beş yaşını doldurunca onu iyi bir terbiyeciye verdim. O, ona önce Kur’an okutup ezberletti. Sonra yararlı şiirler nakledip, öğretti. Kendi milletinin öz değerlerini, iftihara vesile geçmişlerini anlatarak çocuğa tarihini ve milletini sevdirdi. Dede ve babalarının güzel eserlerini, iyi hasletlerini bir bir öğretti. Çocuk ergenlik yaşına gelince ona ata binmeyi, at üzerinde çevik hareketler göstermeyi öğretti. Sonra silah kuşanma şeklini talim etti. Kabile ve oymakların çadırları arasında onu dolaştırıp bağırıp çağıranların, inleyip sızlayanların sesini duymasını sağladı. Gençlik, bütün toplumların en büyük sermayesidir. Fakat gençliği aileden, eğitimden, toplumsal ilişkiler ağından ayrı değerlendiremezsiniz. En önemlisi de konumunuzu, değerlerinizi ve medeniyetinizi merkeze koymadan çözemezsiniz. Radikal bir şekilde sorgulamalar yapmalıyız. Uyuşturucu müptelası olmuş gençlerin problemlerini, sadece bağımlılığın tedavisi ile çözemezsiniz. İslam’ın temel kurallarından biri de bir şey haramsa ona götüren yollar da haramdır. Uyuşturucu veya daha farklı bir bağımlılığın yollarını kapatmak, set çekmek aileden başlar. Bilinçli ve şuurlu bir aile, çocuklarının toplumun en saygın insanları olma bilinciyle, sonrasında ilk adımını attığı eğitim kurumunun, o kurumdaki terbiyeci, eğitimci ve öğreticilerinin ona katacağı katma değerle yol alır. Sözü fazla uzatmadan medeniyetinize, köklerinize dönecek, çare ve çözümü burada arayacaksınız. Bu da çok ciddi toplumsal bir değişim ve dönüşümle gerçekleşir. Emeği geçen her bir gencimize yürekten teşekkür eder, organizasyonu düzenleyen kurum ve kuruluşlarımıza şükranlarımızı arz ederiz” şeklinde konuştu.

  • Ersoy: ” Türkiye bütün bu ateş çemberi içerisinde bir huzur adası haline geldi”

    İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, ” Türkiye bütün bu ateş çemberi içerisinde bir huzur adası haline geldi” dedi.

    İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy Bakan Yardımcısı Ersoy, beraberinde Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat ve Ebubekir Bal ile birlikte Diyarbakır-Şanlıurfa karayolu üzerinde bulunan Pirinçlik Karakolu ve yol kontrol noktasını ziyaret etti.

    Ersoy, yaptığı açıklamada huzur, güvenlik ve halkın mutluluğu için görevleri başında bulunan güvenlik güçleriyle birlikte yeni yıla Diyarbakır’da girdiği için mutlu olduğunu söyledi.

    Çok başarılı bir 2018 geçirdiklerini ve bu anlamda çevredeki bütün olumsuzluklara, bütün terör örgütlerinin hedefi haline getirilmiş bir Türkiye’ye rağmen ateş çemberi içerisinde bir huzur adası haline geldiğini belirten Ersoy, bu huzurun bir nişanesi olarak ülkenin dört bir yanında bütün özel günlerin, huzur içinde geçirebildiklerini vurguladı. 2019’un huzurun, barışın ve kanın olmadığı annelerin ağlamadığı bir yıl olmasını temenni etiklerini aktaran Ersoy, “Allah’ımıza şükürler olsun ki, çok başarılı bir 2018 geçirdik. Bu anlamda çevremizdeki bütün olumsuzluklara, bütün terör örgütlerinin hedefi haline getirilmiş bir Türkiye’ye, sınırları nerdeyse ortadan kaldırılmış komşularımıza, terör örgütlerinin ayrı ayrı yuvası haline getirilmiş devletliği ortadan kalkmış, komşularımıza ve onların uluslararası desteklerine rağmen Türkiye bütün bu ateş çemberi içerisinde bir huzur adası haline geldi. Bu huzurun bir nişanesi olarak ülkemizin dört bir yanında Allaha şükür bütün özel günlerimizi, huzur içinde geçirebiliyoruz. 2018’i bu duygularla uğurluyor, 2019’uda aynı huzurla karşılıyoruz. Devletimizin bütün kurumları kuruluşları, halkımız ve kamu görevlilerimiz ile ortak bir anlayışla bu ortak vatanımıza sahip çıkmak ve bu coğrafyayı daha fazla Suriye’leştirmek ve daha fazla Irak’lılaştırmak Libya’laştırmak isteyenlere karşı el birliğiyle mücadele ederek bu güzel sonucu aldık. Bu sonucu almamızda emeği geçen başta güvenlik güçlerimiz olmak üzere devletimizin bütün kurum ve kuruluşlarına valimiz başta olmak üzere bütün kamu görevlilerine canı gönülden teşekkür ediyoruz. Allah’ın izniyle Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bu hassasiyetimizi bundan sonrada aynı şekilde devam ettirerek hiç kimsenin bizim huzurumuzu, güvenliğimizi ve asayişimizi bozmasına izin vermeden yolumuza devam edeceğimizin artık barış ve kardeşlik içerisinde ülkemizin dört bir köşesinde her noktasında devletin varlığının hissedildiği milletinin de devletine sonuna kadar güvendiği bir ortamda yolumuza devam etmenin hazzını yaşayacağız” diye konuştu.

    Vali Güzeloğlu, yeni yılın kente, ülkeye ve tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini dileğinde bulunarak yılbaşı gecesi ve gününe dönük Diyarbakır’da vatandaşın huzur ve güveni için 9 bin 200’ü aşkın güvenlik görevlisinin çalıştığını belirtti.

    Ersoy, yol kontrol noktasından geçen araçlardaki vatandaşlarla sohbet ederek karakolda bulunan jandarma personelleriyle yeni yılını kutladı.

    Ersoy’a, ziyaretinde Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, 8. Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Ersin Eser ve İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan eşlik etti.

  • Develi’de Bütün Okullar Zorunlu Hizmet Kapsamına Alındı

    Kayseri’nin Develi ilçesindeki bütün okullar zorunlu hizmet kapsamına alındı.

    Develi’deki 99 okulun zorunlu hizmet kapsamına girmesi ile ilgili olarak açıklama yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Toprak, “Develimiz’deki tüm okullar Zorunlu Hizmet kapsamına alınmıştır. Emeği geçen başta sayın Kaymakamımız Murat Duru, Genel Müdürümüz Nazif Yılmaz’a İl Müdürümüz Celalettin Ekinci’ye ve Develi’mizin siyaset ve bürokratlarımıza teşekkür ederiz” dedi.

    Karar Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi’nde yayımlandı.