Etiket: Bütün

  • CHP’li Özkan Yalım: “Üç dönemdir AK Parti’yi yıpratmak adına gereken bütün çalışmayı yaptık”

    CHP’li Özkan Yalım: “Üç dönemdir AK Parti’yi yıpratmak adına gereken bütün çalışmayı yaptık”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak Milletvekili Özkan Yalım, “Üç dönemdir milletvekilliği yapıyorum, üç dönemdir AK Parti’yi yıpratmak adına gereken bütün çalışmayı yaptık. Artık salladık, kökünü kuruttuk, kökü artık toprakta zor duruyor” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım ve beraberindeki 25 milletvekili ve 3 parti meclis üyesi heyetle birlikte Uşak’a geldi. Heyet bölünerek eş zamanlı olarak Uşak Valisi Funda Kocabıyık ve sivil topluk kurumlarına ziyarette bulundu. Ziyaretlerin ardından heyet saat 10.30’da Atatürk Kongre Merkezi’nde gündemi değerlendiren açıklamalarda bulunurken basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. İlk olarak konuşan Uşak CHP İl Başkanı Ali Karaoba, “İlkler şehri olan Uşak, bugün yine bir ilki yaşıyor” dedi.

    25 milletvekili, 3 parti meclis üyesi ile iktidar yürüyüşünde, gecesini gündüzüne katan onurlu arkadaşlar çalışmaya geldiklerini ifade eden Karaoba, “Kendilerine hoş geldiniz diyorum. Uşaklı hemşerimizi, esnafımızı, çiftçimizi dinlemek, çözüm önerileri sunmak için buradalar. Bu gerçek anlamda bir örgüt çalışmasından çok esnaf çalışması ve saha çalışmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “Üç dönemdir AK Parti’yi yıpratmak adına gereken bütün çalışmayı yaptık”

    CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AK Parti) yıpratmak adına gereken bütün çalışmaları yaptıklarını ve yapılacak olan ilk seçimde en az 2 milletvekili çıkaracaklarını belirtti. Yalım, “Burada gelen arkadaşlarımızla birlikte ve de sizlerin katkısıyla göreceksiniz, yapılacak olan ilk seçimde en az 2 milletvekili çıkaracağız. Yani biri, iki yapacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü biz bu yola baş koyduk, üç dönemdir milletvekilliği yapıyorum, üç dönemdir AK Parti’yi yıpratmak adına gereken bütün çalışmayı yaptık. Artık salladık, kökünü kuruttuk, kökü artık toprakta zor duruyor. Göreceksiniz ilk seçimde, bir rüzgarla, bizlerin ittirmesiyle o ağacı devireceğiz ve de yeni iktidar, yeni ağaç Cumhuriyet Halk Partisi liderliğinde Millet ittifakıyla Türkiye Cumhuriyeti yönetilecektir. Bugün de sizlere sözünü veriyoruz” şeklinde konuştu.

    Uşak’a geliş nedenlerini açıklayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç ise, “Az önce il başkanı ve milletvekilimizin de bahsettiği gibi 25 milletvekilimiz ve 3 parti meclis üyemizle birlikte Uşaktayız. Niye Uşak’tayız, çünkü Uşaklının da ciddi sorunları var. Bu çalışmayı ilk olarak Elazığ’da başlatmıştık. Elazığ’a 30 milletvekili arkadaşımızla gidip, Elazığ’da ciddi bir çalışma yapmıştık. Ardından Aksaray’a yine 25 milletvekili arkadaşımızla gittik. Bugün Uşak ve eşzamanlı olarak aynı anda Afyon’da da benzer çalışmayı diğer milletvekili arkadaşlarımız gerçekleştiriyorlar” şeklinde konuştu.

    3 milletvekili istifası sorusuna yanıt vermedi

    Konuşmasına devam eden Öztunç, 3 milletvekilinin istifa etmesine yönelik sorulan soruya ise cevap vermedi. Uşağa geliş sebeplerinin yoksulluk, işsizlik, ekonomi gibi konular olduğunu belirten Öztunç, “Bugün biz Uşak’a saha çalışması yapmaya geldik. Bugün Uşak’a yoksulun, işsizin, ekonomik sıkıntı yaşayan yurttaşlarımızın sorunlarını dinlemeye geldik. Bizim gündemimiz yoksulluk, bizim gündemimiz işsizlik, bizim gündemimiz milletin çektiği sıkıntılar. Bizim başka bir gündemimiz yoktur. Milletvekilleri istifa etmişler, etsinler. Cumhuriyet Halk Partisi emin adımlarla, her türlü operasyonlara rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde iktidara gelecektir. Gelmek içinde emek vermeye, çalışmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

    Heyet, açıklamaların ardından İsmet Paşa Caddesi’nde esnaf ziyaretinde bulunurken sonrasında da sivil toplum kuruluşlarına ziyaretlerde bulundu.

  • Şair Mehmet Aksu; “Edebiyat Yolu” Huzura açılan bütün kapılara uğramalı”

    Şair Mehmet Aksu; “Edebiyat Yolu” Huzura açılan bütün kapılara uğramalı”

    Siyaset Bilim Uzmanı ve Ceza Evi Müdürü Şair Mehmet Aksu, “Edebiyat yolu Kahramanmaraş’ta ikinci edebiyat yolu da Erzurum’da olmalı” dedi.

    Aynı zamanda Cezaevi Müdürü, Pdr. ve Siyaset bilim uzmanı da olan Şair- Yazar Mehmet Aksu, “Gören göze tutan ele, hakkı olanlara teşekkür ediyorum işte bu. Çok şükür şiirin ritminden şairin zikrinden olan erlerimiz var bizim. “Edebiyat Yolu” memleketime yakıştı hayırlı olsun, dua ile” dedi.

    Aksu, “Yüz yıl sonrasında bile ihtiyaca cevap verebilecek şekilde yapımı tamamlanan Kahramanmaraş – Göksun güzergahında bulunan yola “Edebiyat Yolu” adı ile güzergah üzerindeki tünellere de memleketimin şair- yazar ve ozanın isimlerini veren başta Şair ruhlu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN ve yine Şair ruhlu Bakanımız Mahir ÜNAL olmak üzere diğer emeği geçenlere teşekkür ediyorum, teşekkürümüz duamız zikrindedir” diye konuştu.

    “Anlaşılmak; ederince el vermektir öteye uzanan yol taşlarına, ustanın uğraşılarına”

    “Yaşamış oldukları dönemlerinde güne sarılış nefeslerini, Türk toplumunun değerlerini sonraki kuşaklara eksiksiz aktarma kaygısını canlı tutarak sarf edenlerimizdir şair-yazarlarımız, ozanlarımız” diyen Aksu, daha sonra şunları söyledi;

    “Eserleriyle öteye açılan yoldaki tünelleri delen ötelerden gelen ışığın yansısını haneye sofra lezzetinde sunan isimlerin hatırlanması gerekli görünenlerimizdir onlar. Dünya yaşamından has yaşam arzusu zikrini yüksek perdeden seslenmeyi yaşam gayesi edinmiş memleketimin şair yazar ve ozanını, duyarlı devlet adamı şuuru ile kucaklayarak değerlerin yaşatılmasında neslin tanıması, zikrin doğruluğu teyidi ile aynı istikamette ilerleyişe istikamet göstergesi, bir diğer adıyla tünellerle özdeşmiş isimleri saygıyla anıyorum. Bu edebiyat yolundan yürüyüşümün sevinç ile, umudumu hep canlı tuttuğum ve ilkini 2012 yılında Erzurum da bir gurup şair arkadaşımla başlattığım Kahramanmaraş şairler şehri başkenti, “Erzurum ve Kahramanmaraş Kardeş Şair Kent Olsun” seslenişimizle yaptığımız şiir dinletilerimizi her yıl her tekrarlayarak, neden gerekliliğini dilendirdik uygun zeminde de dilendirmeye devam ediyoruz. “Edebiyat Yolu” projesinin devamının olduğuna inanıyorum. Önceki yıllarda sesimizi duyan basın çevresinin de desteğiyle sesimizi her iki ilin idarecilerine, devlet büyüklerine geniş halkalara duyurmaya çalıştık. Bu zikrimizle toplumumuzdan neslimize bırakacağımız kültür aktarımında sancak taşıyıcı er eller yetiştirmek adına sorumluluk bilinci oluşturarak sorumluluk yüklemektir.

    Bu sene corona virüsü-pandemi süreci nedeniyle şiir dinletimizi yapamasak da “Erzurum ve Kahramanmaraş Kardeş Şair Kent Olsun” arzumuzu uygun zeminlerde dillendirmeye devam ediyoruz, inşallah “Edebiyat Yolu” bizim arzumuza uğrar “kardeş yolu” nu bulur.

    Bu yol “Edebiyat Yolu” huzura aşılan bütün kapılara uğramalı. Umudumuz var yol kardeşe uğrayacak.”

  • Usta: “Bütün dünyanın gözü AK Parti’de ve Türkiye’dedir”

    Usta: “Bütün dünyanın gözü AK Parti’de ve Türkiye’dedir”

    AK Parti Karaman İl Başkanlığının 7. Olağan Kongresi yapıldı. Tek listeyle gidilen seçimde mevcut İl Başkanı Abidin Çağlayan yeniden seçilirken, kongreye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da video konferans sistemiyle bağlanarak konuşma yaptı.

    Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Spor Salonu’nda gerçekleşen kongreye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı İç Anadolu Bölge Koordinatörü Mehmet Sait Kayan ve Karaman Milletvekili Recep Şeker ile ilçe ve belde belediye başkanları, teşkilat mensupları ve partililer katıldı.

    Kongrede konuşan İl Başkanı Abidin Çağlayan, “AK Partimiz 19 yıl önce Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kuruldu. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ sloganıyla tanınan siyaset yolunda 3 Kasım 2002’de iktidara gelerek reformları ve seçim başarılarıyla dolu 19 yılı geride bıraktık. Ülkemiz 18 yıl önce 3 Kasım 2002’de çok kritik bir seçim yaparak demokrasiden ekonomiye her alanda tarihi önemle değişim sürecine girdi. 3 Kasım 2002’de ortaya çıkan sonuç sadece AK Parti’nin bir başarısı değil aynı zamanda aziz milletimizin siyasete, yönetime el koyması kötü gidişe dur demesidir” diye konuştu.

    “Bütün dünyanın gözü AK Parti’de ve Türkiye’dedir”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta da yaptığı konuşmada, “Bütün dünyanın gözü AK Parti’de ve Türkiye’dedir. Neden AK Parti’de ve Türkiye’de derseniz; Çünkü AK Parti iktidara geldiği günden itibaren bir mücadelenin içerisine girdi. Bizim dünyanın sadece bir kesiminin refahı ve mutluluğu için kurulmuş düzenli bir mücadelemiz var. Bizim derdimiz var. Bizim hedeflerimiz var. Biz bütün Türkiye ve bütün Dünya mazlumları için umut olmuş bir partiyiz. O yüzden AK Parti’yi sadece bir siyasi parti olarak görmek onu küçümsemektir. O yüzden AK Parti sadece Türkiye ile sınırlamak yine onu küçümsemektir. AK Parti bu dünyanın umudu olmuş lideri Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte bütün dünyaya umut sağlayan barış getiren huzur getiren bir dava arkadaşı ve bir aile olmuştur artık. Bütün dünyayı kucaklayan bir aile haline gelmiştir. Bizler bu sorumluluğu ve vebali bu görevi unutmamalıyız. Bu ülkenin geleceği mazlumların geleceği için çalıştığımızı hiçbir zaman unutmamalıyız” dedi.

    Kongreye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da video konferans sistemiyle bağlanarak bir konuşma yaptı.

  • Doğu Biga Madencilik: “Ruhsat hakları ile ilgili şirketimizin bütün hakları devam etmektedir”

    Doğu Biga Madencilik: “Ruhsat hakları ile ilgili şirketimizin bütün hakları devam etmektedir”

    Çanakkale’de altın ve gümüş madenciliği alanında faaliyette bulunan Doğu Biga Madencilik A.Ş, yazılı bir açıklama yaparak, maden kanunu tarafından düzenlenen ruhsat hakları ile ilgili şirketin bütün haklarının devam ettiğini açıkladı.

    Konuya ilişkin şirketten yapılan yazılı açıklamada; “Doğu Biga Madencilik San. Tic. A.Ş Türkiye Cumhuriyeti kanun ve mevzuatlarına uygun şekilde kurulmuş bir Türk şirketidir. Tüzel kişiliğe haiz olup Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Anayasasının güvencesi altındadır. Maden kanunu tarafından düzenlenmiş olan ruhsat hakları ile ilgili şirketimizin bütün hakları devam etmektedir. Şirketimizin hedefi, maden kanunun ruhsat sahiplerine yüklemiş olduğu bütün yükümlülükleri yerine getirerek, bu yer altı kaynağını kanunda belirtildiği şekil ve sürdürülebilir madencilik ilkeleri doğrultusunda ekonomik ve sosyal kalkınmayı çevre koruma ile bütünleştirerek Türk toplumunun faydasına uygun bir şekilde işletmektir. Şirketimizin bulup geliştirdiği bu yer altı kaynağı ile ilgili amacında ve hedefinde hiç bir değişiklik söz konusu değildir. Şirketimiz, ne tahkim süreci içerisine girmiş ne de başka bir hukuki yola başvurmuştur. Faaliyetlerini devam ettirmekle ilgili olarak birinci otorite kurum olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile MAPEG’in temdit işlemlerini tamamlamasını beklemektedir” denildi.

    “Maden ruhsatı haklarımız çerçevesinde hiçbir değişiklik söz konusu değildir”

    Türkiye kanunları ve yönetmeliklere göre çalıştıklarını da kaydeden şirket, ruhsatla ilgili rutin temdit işlemlerinin devam ettiğini belirtti. Açıklamanın devamında; “Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve ilgili mevzuatına sonuna kadar bağlı olan şirketimiz, Orman Bakanlığı tarafından yürütülen bu işlemlere, kanun ve yönetmeliklerin öngördüğü şekilde harfiyen uymaktadır. Bu işlemlerden kaynaklı hiçbir tazminat ödenmesi söz konusu değildir. İlgili mevzuat gereği işlemler neyi gerektiriyorsa o yapılmaktadır. Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; bizim sahadaki varlığımız tamamen maden kanunu sayesinde, şirketimizin uhdesindeki maden ruhsatına dayanmaktadır. Bu maden ruhsatı ile ilgili haklarımız çerçevesinde hiç bir değişiklik söz konusu değildir. Ruhsatın temdit edilmemesi diye bir şey söz konusu değildir. Ruhsatla ilgili rutin temdit işlemleri devam etmektedir. Şirketimizin yatırımcısı ve hisselerinin yüzde 100’üne sahip olan Alamos Gold. Inc şirketi, Kanada merkezli ve halka açık bir şirkettir. Bu şirket 2010 yılında pek çok değişik ülkede yürüttüğü faaliyetlerle sağlamış olduğu tasarrufu Türkiye’de değerlendirme kararı almış bir yabancı yatırımcıdır. Türkiye’yi güvenilir bir yatırım ülkesi olarak görmüş, 2010 yılından bu yana ülkemizdeki yatırımlarına devam etmiştir. Alamos Gold Inc. Şirketinin Türkiye’ye olan güveninde hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Alamos Gold Inc. Şirketi, halka açık bir şirket olmasından dolayı tüm hissedarlarına karşı sorumludur. Sadece Doğu Biga Madencilik üzerindeki değil tüm dünyadaki varlıklarının üzerinde herhangi bir ticari tasarrufta bulunması halinde, bunları şeffaf ve açık bir şekilde kamuoyunu aydınlatma açıklamaları ile tüm kamuoyu ve özellikle hissedarlarıyla paylaşma yükümlülüğü altında olan bir şirkettir. Bu vesile ile haberde yer alan, şirketimizin maden ruhsatlarının satışına dönük olarak yapılan haber asılsızdır, gerçek dışıdır. Bu ve benzer asılsız haberlerin neden olacağı bizim ve hissedarlarımızın uğrayacağı zararlara ilişkin tüm yasal haklarımızı saklı tuttuğumuzu beyan ederiz. Şirketimizin madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak son bir yıldır belli mecralar tarafından bilinçli ve sistematik bir karalama kampanyasına maalesef maruz kalmaktayız. Kamuoyunun bilmesini isteriz ki faaliyetlerimiz tamamen Türkiye Cumhuriyeti’nin faydası ve çıkarları gözetilerek oluşturulan maden kanunu ve mevzuatı çerçevesinde yürütülmektedir. Bu çerçevede, şirketimiz Doğu Biga Madencilik San. Tic. A.Ş tüm kamuoyuna geçmişte olduğu gibi bir kez daha dünyada ulaşılan en ileri seviyede -ki bu ’sektörel en iyi uygulamalar’ ve ’mevcut uygulanabilir en iyi teknoloji’ olarak tanımlanmaktadır- madencilik faaliyetinde bulunacağını taahhüt etmiştir. Bu taahhüdümüzün somutlaşmış şekli MAPEG’e sunmuş olduğumuz ve otorite kurum olarak MAPEG tarafından onaylanan projemizdir. Projemizde, aynı zamanda çevresel, sosyal ve görsel etkiler de olabilecek en iyi şekilde değerlendirilmiş ve bu etkilere karşı alınan tedbirler yer almıştır. Bu tedbirler, Çevre Bakanlığımızın ÇED mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmiş ve onaylanmıştır. Buna bağlı olarak alınan izinlerin bir sonucu olan madenin keşfedilmiş olduğu orman sahası ile ilgili ‘orman izni’ 2016 yılında alınmış o tarihten itibaren şirketimiz tüm yükümlülüklerini harfiyen yerine getirmiştir. Bu durum Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Orman Bakanlığı tarafından yapılan inceleme ve denetim raporlarıyla sabittir. İlgili orman arazisinin maden kanunumuzda da açıkça belirtilen yer altı kaynaklarının toplum refahına sunulması ile ilgili kamu yararına faaliyet olmasından kaynaklanan geçici kullanım hakkı şirketimize verilmiştir. Burada geçici ifadesini özellikle vurguluyoruz. Bu alan şirketimiz tarafından maden üretiminin gerçekleştirilip bitirilmesini müteakip yine şirketimizin resmen taahhüdü şeklinde ilgili resmi makamlara verilmiş raporlarında belirttiği üzere yeniden doğaya kazandırılarak orman için iade edileceği de açıktır. Bu iade biyoçeşitlilik yönetim ve aksiyon planları doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının sahanın geçici olarak madencilik faaliyetleri için tahsis edilmesi ile ilgili toplumun ortak faydasına dayanan kararında hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Bu yer altı kaynağı ülkemizin toplam yer altı kaynakları envanterine girmiştir. Kamuoyunun hiç bir şüphesi olmasın ki; bu yer altı kaynağı mutlaka çevreye, insana biyoçeşitlilik ve ekosisteme duyarlılık önkoşulu ile işletilecek ve toplumun refahına sunulacaktır. Bu kapsamda her iki Bakanlık arasında şirketimizin projesine dayalı olarak sahanın madencilik faaliyetleri için kullanılmasına dönük irade hala devam etmektedir. Habere konu mevzu ise tamamen mevzuattan kaynaklanan geçici bir uygulamadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında madenin temdit edilmesi ile ilgili sürecin uzamasından dolayı, bir anlamda Orman ve Maden mevzuatının arasında uyuşmazlıktan dolayı, süre aşımından kaynaklı Orman Bakanlığının bir tasarrufu söz konusudur. Şirket olarak bu uyumsuzlukla ilgili görüşlerimizi ilgili makamlarla paylaşmakla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunlarına ve ilgili mevzuatına saygımız gereği geçmişte nasıl tüm kanun ve mevzuatların gereğini yerine getirdiysek şimdi de aynı şekilde bunu yerine getireceğiz. Bu vesile ile uygulamanın hak kayıplarına yol açtığını tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Ancak bu ülkemize olan sadakatimiz, yasa ve yönetmeliklerin gerekliliklerine uygunluk taahhüdümüz ve devletimize olan saygımız gereği bu durumun da gereğini yerine getirmekten imtina etmedik, etmeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.

    “Şirketimizin devletten tazminat aldığına dair ifade gerçek dışıdır”

    Doğu Biga Madencilik A.Ş.’nin yaptığı yazılı açıklamanın devamında; “Kamuoyu ile paylaşmak isteriz ki; Haberde şirketimizin maden ruhsatı ile ilgili satışına dönük ifadeler tamamen gerçek dışıdır, yalandır. Şirketimizin uluslararası tahkim gereği devletten tazminat aldığına dair ifade gerçek dışıdır. Sahada Orman Bakanlığının yaptığı, tamamen mavzuattan kaynaklı bir uygulamadır. Mevzuatta yapılacak olan işlemler açıkça belirtilmiştir. Şirketimizin mevzuatla ilgili hakları ve yükümlülükleri de şüpheye mahal bırakmayacak şekilde yer almaktadır. Her zaman olduğu gibi haber kaynağı ve haber maalesef Şirketimizle ilgili olarak bu durumu da bir karalama aracı haline dönüştürmüştür. Bundan son derece müteessiriz. Saygın medya kuruluşlarımızın, değerli STK’larımızın maksadının ne olduğunu hala anlayamadığımız ve Şirketimize dönük olarak bir ortaçağ zihniyetinin uzantısını anımsatan bu ötekileştirme, günah keçisine çevirme, odak haline getirmeye dönük saldırgan tutumuna maruz kalmaktayız. Doğu Biga şirketi Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunun bilincindedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasanın çerçevesini çizdiği kanunlarla yönetilir. Türkiye Cumhuriyeti, kara propaganda karşısında anayasa ile güvence altına alınmış gerçek ve tüzel kişilerin haklarını korur ve onların mağdur edilmesine asla izin vermez” denildi.

  • Optisyen Gözlükçüler Odasından Sosyal Sorumluluk Projesi: “Bütün Çocuklar Görsün”

    Optisyen Gözlükçüler Odasından Sosyal Sorumluluk Projesi: “Bütün Çocuklar Görsün”

    2050 Yılında Dünya’da 5 Milyardan fazla insanın miyop olacağı öngörülüyor. Devam eden pandemi süreci miyopi’nin artmasına sebep oluyor.

    Uzun süre doğal ışıktan uzak, yakına odaklanmak, kapalı mekânlarda kalmak miyopi’nin artmasına sebep olduğunu ifade eden 20. Bölge Kuzeydoğu Optisyen-Gözlükçüler Odası Erzurum İl Temsilcisi Vahap Efe, sokağa çıkmayan bilgisayar başında kapalı mekânlarda vakit geçiren çocuklarda miyopi artığını Pandemi döneminde evde kalma süresi arttığı için, göz sağlığının önemi, görme profilini yükseltmek, körlüğe neden olacak hastalıkların erken teşhis ve tedavisi, refraksiyon kusurlarının düzeltilmesi için göz muayenelerinin düzenli sağlık kontrolünün bir parçası haline getirilmesi ihtiyacı ilgili planlamalar yapılması gerektiğini söyledi.

    Efe, “Türkiye’deki çocukların cihaz sahipliğine yönelik araştırma yapılmış. 6 ila 15 yaş arası çocukların yüzde 59’unda akıllı telefon olduğu görülmüş. Tablete sahiplik oranı ise yüzde42. Bilgisayara sahip çocuk oranı ise yüzde 44. Araştırmada, çocukların yüzde 41’inin sosyal medya hesabı var. En çok da arkadaşlarıyla iletişim kurmak. Video izlemek için yüzde 66, oyun için yüzde 56 için kullanıyorlar. Pandemi süresince çocuklarımızın uzun süre evde kaldı. Evde kalma sınırlandırılmasının kaldırılması ile birlikte çocuklar açık havada aktivitelere teşvik edilmelidir. 2050 yılında Dünya nüfusunun yarısı, 5 milyardan fazla insanın miyopi olacağı öngörülüyor. Ebeveynler çocuklarının tablet, bilgisayar, televizyon, akıllı telefon, sosyal medya, kullanımına kısıtlama getirilmeli kullanırken düzenli molalar verilmelidir. Öğrendiklerimizin %83 nü gözlerimizle sağlarız. Eğitim materyallerinin %80’nide görsel malzemedir. Her üç çocuktan birisinin gözü bozuk. Gözlerimiz adeta beyinin uzantısı gibi çalışır. Öğrendiklerimizin yüzde 83’nü gözlerimizle sağlarız. Gözlerimiz vücudumuzun Dünya’ya açılan pencereleridir. Gözlük çocuğunuzun gözlerini Dünya’ya açabilir. Görmeyen çocuk öğrenemez. Görme kusurları az bir masrafla restore edilebilir. Gözlük öğrencilerin ders başarısını performansını yükseltir. Okul çağı gelişme dönemidir. Çocuklarımız bu dönemde bir yandan korunaklı yuvalarından çıkıp toplum içine girmenin yaratabileceği ruhsal ve sosyal sorunlarla bir yandan da yoğun bir öğrenme döneminin yaratabileceği stresle baş etmek zorunda kalabilirler. Öğrencinin bu süreçten başarılı bir biçimde çakabilmesinin en temel şartı sağlıklı olmasıdır. Özellikle görmeyle ve işitmeyle ilgili sağlık sorunları erken dönemde teşhis ve tedavi edilirse öğrencinin okul başarısı şansı artırır. “dedi