Etiket: bütçe

  • 2018 bütçe görüşmeleri

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Kudüs konusunda, “BM bu kararıyla kural tanımayan, hak tanımayan, adalet tanımayan ABD yönetimine kuralı, hakkı ve adaleti öğretmiştir” dedi.

    TBMM Genel Kurulu’nda 2018 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2016 Kesin Hesap Kanun Tasarısı ile Sayıştay Raporları görüşmeleri devam ediyor. Hükümet adına Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ve Bekir Bozdağ konuştu. Başbakan Yardımcısı Şimşek, son 15 yıllık dönemde hükümetlerinin Türkiye ekonomisinin güçlü bir performans ortaya koyduğunu söyleyerek, ortaya koydukları reformlar ve doğru politikalar ile Türkiye’nin son 15 yılda yaşanan krizlere rağmen direnç gösterdiğini ifade etti. Şimşek, Türkiye’nin 2003-2016 yılları arasında ortalama yüzde 5.6 kaydederek, kriz döneminde ise yüzde 6.7 büyüdüğünü belirtti. Şimşek, “15 yıllık iktidarımız iç ve dış şoklara rağmen Cumhuriyet döneminin en güçlü büyüme performansını göstermiştir. 2020 yılında Türkiye’nin satın alma gücü paritesiyle kişi başına milli geliri Avrupa Birliği’nin yüzde 37 ‘si civarındaydı. Bu sene muhtemelen yüzde 64’ünü aşmış olacak. Avrupa Birliği ile biz arayı kapatmışız” ifadelerini kullandı.

    Ekonomik büyümenin reel olduğunu ve vatandaşa yansıdığını ifade eden Şimşek, “Bu ülkede yıllık 91 bin otomobil satılıyordu. Geçen sene 757 bin otomobil satıldı. 15 yıl önce Türkiye’de 3 milyon civarında beyaz eşya satılıyordu. Geçen sene 7.5 milyon beyaz eşya satılmış. 2000’lı yılların başında çiftçimizin yıllık 7 bin traktör alıyordu. Geçen sene 70 bin traktör almış. Yurtdışını ziyaret eden turizm için seyahat eden vatandaş sayımız, 2003 yılında 3.4 milyon kişiydi. Geçen sene7.9 milyon, bu sene 8.5 milyon” şeklinde konuştu.

    Şimşek, şöyle devam etti:

    “2002 yılında 4.3 doların altında yaşayanların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 30’du. Bugün bu oran yüzde 1.6’ya gerilemiştir. Gelir dağılımını iyileştirdik. OECD verdilerine göre 2002-2016 döneminde gelir dağılımını iyileştiren nadir ülkelerdeniz. Bu dönemde milli gelirden ücretlilerin aldığı pay yüzde 26.2’den yüzde 32.7’ye çıkmıştır. Hükümetlerimiz emekçiden, çalışanlardan yana net bir politik tavır koymuştur.”

    Şimşek, istihdama ilişkin olarak, “Küresel krizden bu yana avro bölgesinde 3,5 milyona yakın istihdam oluşturmuştur. Türkiye tek başına, küresel krizden bu yana 8,3 milyon vatandaşına iş bulmuştur, 8,3 milyon. Peki, bu ülke büyümese 8,3 milyona istihdam sağlanabilir mi? Eylül itibarıyla yılbaşından bu yana 1,2 milyon vatandaşımıza iş bulduk. İstihdam artışı devam edecektir. Evet, işsizlik oranımız hâlâ yüzde 10’un üzerinde ama Türkiye’nin nüfusu genç, çalışma çağındaki nüfus Avrupa’nın 17 katı hızla artıyor, OECD ülkelerinin 3 katından daha hızlı artıyor” değerlendirmesini yaptı.

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye’nin her alanda büyük başarıların altına imza attığını belirterek şunları söyledi:

    “Bugün hem bölgesinde hem de dünyada saygın, güçlü bir aktör hâline gelmiştir. Vatandaşımız bu değişim ve gelişmeden büyük bir memnuniyet duymuştur ve bu nedenle de hükümetlerimize her seçimde büyük bir destek vermiştir. Biz de milletimizden aldığımız emaneti hep namusumuz bildik ve canımız pahasına bugüne kadar koruduk; çiğnemedik, kimseye de çiğnetmedik. Halkımızın sandıkta verdiği oya Ankara’da yeni ortaklar edinmedik, birilerinin ortak olmasına da izin vermedik.”

    Kudüs konusuna işaret ederek, Trump’a kırmızı kart gösterildiğini ifade eden Bozdağ şunları kaydetti:

    “Konu daha sonra Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna taşındı. Bildiğiniz gibi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda da tarihî bir kararın altına imza atıldı; 128 Genel Kurul üyesi, ABD yönetiminin aldığı bu kararı tanımadığını, başka ülkelerin de tanımamasını ilan etti ve herkesi bu konudaki ortak tutuma destek vermeye davet etti. Tarihî bir karar, tarihî bir adım atıldı ve ABD’nin kararının geçersizliği ilan edilerek bu karar âdeta yok sayıldı. BM’nin bu kararı hem İslam ülkelerini ve hem de BM üyelerinin büyük bir çoğunluğunu haksızlık karşısında birleştirdiği gibi Kudüs ve Filistin meselesinin sadece Müslümanların meselesi olmadığını, bütün ülkelerin, bütün başka dinlere mensup insanların da ortak meselesi olduğunu bir kez daha dünyaya göstermiştir. BM bu kararıyla kural tanımayan, hak tanımayan, adalet tanımayan ABD yönetimine kuralı, hakkı ve adaleti öğretmiştir. Umarım ki bu eğitimden onlar da gerekli dersi alırlar ve bu yanlış adımı bir daha tekrar etmekten kaçınırlar.”

    Bozdağ, şöyle konuştu:

    “İsrail’in bir devlet olarak tanınması 1949’da oldu ama İsrail’in bir devlet olarak başka bir devletten ilk defa özür dilemesi ise yakın bir zamanda oldu. İkisi arasındaki fark şu: Birinde Cumhuriyet Halk Partisi iktidar, birisinde ise AK Parti iktidar. Tanıyan Hükümet Cumhuriyet Halk Partisinin Hükümeti, özür dileten Hükümet de AK Parti Hükümeti. Elbette ikimizin arasında böylesi bir klas farkı olacaktır, bunu da herkesin teslim etmesi gerektiğine ben yürekten inanıyorum.”

    Türkiye’nin PKK, KCK, PYD, YPG, FETÖ, DHKP-C ve pek çok farklı isim altındaki terör örgütüyle eş zamanlı olarak dünyada mücadele eden tek ülke olduğuna işaret eden Bozdağ, “Türkiye, sadece bu terör örgütleriyle mücadele etmiyor; aynı zamanda bu terör örgütlerini kuran, kurduran her türlü lojistik desteğini sağlayan ve bu örgütlerin yularını elinde tutan, bunların arkasındaki karanlık güçlerle de amasız ve amansız kararlı bir mücadeleyi sürdürmektedir. Bundan sonra da hem terör örgütleriyle hem de onların eli kanlı teröristleriyle ve onların arkasında onlara her türlü desteği veren güçlerle kararlı bir şekilde mücadeleye devam edeceğiz. Türkiye’de terör eylemi yapanlara, yaptıranlara ve onlara destek verenlere Türkiye’yi ve dünyayı dar edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

  • SATSO bütçe yemeği gerçekleşti

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bu yılın son meclis toplantısını bütçe görüşmeleri ile tamamladı.

    Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın ardından düzenlenen bütçe yemeğinde meclis üyeleri bir araya gelerek yıllık değerlendirme ve istişarede bulundular. Gerçekleştirilen ve ev sahipliğini SATSO Meclis Başkanı A. Akgün Altuğ ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul’un yaptığı bütçe yemeğine Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu başta olmak üzere Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun, SATSO Yönetim Kurulu, Meclis eski dönem Başkanları ve meclis üyeleri Kadın ve Genç Girişimciler Kurulları iştirak etti. Konuklara hoş geldiniz konuşmasını yapan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, “Bu birlik tablosu odamıza ilimize bereket getirecektir. Daim olmasını, hep birlikte nice hizmetler vermemizi arzu ediyorum. Eski başkanlarımıza yemeğimize katıldıkları için ve hizmetleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. SATSO çatısı altında çok güzel hizmetler yaptık. Başlıca konulardan mecliste bahsettim. Sakarya’da Valilik, belediye, üniversite ve SATSO olarak aynı vizyon dahilinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sakarya’ya bakınca hep gelişme ve yükseliş destanları geliyor aklıma. Dünyaya açılmış bir Sakarya hayal değil. Plan, program, strateji ve emekle, istekle gerçekleşecek bir idealdir. Allah yardımcımız olsun.

    Odamız 2018 yılı Bütçesi 9 milyon 882 bin 509 TL olarak oybirliğiyle karara bağlanmıştır. 2018 yılı bütçemizin odamıza ve camiamıza hayırlı olmasını temenni eder, hazırlanan bütçeye vereceğiniz destek için şimdiden teşekkür ederim. Bu nedenle de sizlere sonsuz teşekkür ederim. Ağız tadımızın hiç bozulmaması dileğiyle afiyet olsun diyorum” dedi.

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul’un ardından kürsüye gelen Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun, SATSO 2018 bütçesinin hayırlı olmasını temenni etti.

    Dursun konuşmasında iş dünyasını yakından ilgilendiren ve 1 Ocak 2018 itibariyle yürürlüğe girecek olan Arabuluculuk Sistemi ile ilgili bilgi vererek, “1 Ocak itibariyle uygulamaya gelecek olan Arabuluculuk sistemi iş dünyasını oldukça yakından ilgilendiriyor. İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkta konu mahkemelere intikal etmeden önce arabulucular tarafından çözülmeye çalışılacak. Eğer bir çözüm bulunamazsa mahkemeye başvurulacak. Bu alternatif çözümleri önemsiyoruz. Yıllarca adliyelerde görülen ve hak mağduriyetlerine neden olan durumlar yaşanmasının önüne geçebilecek bir uygulamadır. Çözüm noktasında ekonomik ve toplumsal barışa hizmet etmesi ve hızlı olması açısından da önem teşkil ediyor. Bu konuda SATSO’nun da desteğini bekliyoruz” diye konuştu

  • 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe görüşmeleri

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Eğitimin olmazsa olmazı öğretmendir. Bu binalar olmasa da öğretmen varsa eğitim yapılır. Öğretmene yapılan yatırım eğitime yapılmış gerçek bir yatırımdır” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe ve 2016 Kesin Hesap Kanun Tasarısı ile Sayıştay Raporları görüşmeleri devam ediyor. Genel Kurulda konuşan Bakan Yılmaz, Milli Eğitime ayrılan payın 1980’li yıllarda yüzde 1.2, 1990’lı yıllarda 2.2, 2002’de 2.8 iken bugün 5.8’in üzerinde pay ayırdıklarını söyleyerek, “Kalkınma Bakanlığının internet sitesine girilirse çok net şekilde görülebilir. 5.8’in 5.1’i kamudan, 0,7’si de özel sektörden ancak Kalkınma Bakanlığının o hesabında dahi şu kalemler dâhil değildir; Maliye Bakanlığı tarafından okul yapımı için tahsis edilen arsa bedelleri. Eğer Maliye Bakanlığı bu arsaları bize vermese de satsa, bir başka yere verse kaynak olur muydu? Olurdu. Onu bir başka yere, kaynağa değil de eğitime verirse eğitime destek olur mu? Olur” ifadelerini kullandı.

    Bakan Yılmaz, 65 bin üzerinde okulda 17 milyondan fazla öğrenciye öğretim verdiklerini söyleyerek, eğitimle ilgili alınan kararların 80 milyonu ilgilendirdiğini ifade etti. Yılmaz, “Biz her alanda bizden öncekilerin kat kat fazlasını getirdik. Avrupa’nın önündeyiz. Okul öncesi eğitimde Avrupa’nın gerisindeyiz” şeklinde konuştu.

    Yılmaz, 904 bin öğretmene bütçenin çoğunun gittiğini söyleyerek, “Eğitim alanına yapılan harcamaların tamamı beşeri sermaye gücünü arttırarak, faydası süreklilik arz ettiğinden yatırım harcaması olarak kabul edilmektedir. Bina yapın, eğitim olmaz. İnternet getirin, eğitim olmaz. Akıllı tahtalarla donatın, eğitim olmaz. Eğitimin olmazsa olmazı öğretmendir. Bu binalar olmasa da öğretmen varsa eğitim yapılır. Öğretmene yapılan yatırım eğitime yapılmış gerçek bir yatırımdır” dedi.

  • 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe görüşmeleri

    Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, “23’üncü, 24’üncü fasılların açılması konusunda bütün partilerdeki milletvekilleri, fasılların açılıp Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki mekanizmaların işlemesi konusunda Avrupa Parlamentosunda, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde muhataplarımıza baskı yapalım” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe ve 2016 Kesin Hesap Kanun Tasarısı ile Sayıştay Raporları görüşmeleri devam ediyor. Bütçe görüşmeleri sırasında konuşan AB Bakanı Çelik, dünyadaki dengelerin hızlı bir şekilde değiştiğini ve dünyanın geçiş döneminde olduğunu belirtti. Çelik, “İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra ortaya çıkan liberal konsensüs hem değerler açısından çatırdıyor hem de mekanizmaları konusunda ciddi bir sorgulama ortaya çıkıyor. Dolayısıyla daha türbülanslı bir döneme, daha sıkıntılı bir döneme girdiğimizi söylememiz mümkün. Bildiğimiz transatlantik ilişkiler artık köklü bir değişime uğruyor” ifadelerini kullandı.

    Bakan Çelik, ABD Başkanı Trump’ın tarihe hata ve trajik karar olarak geçecek bir karar aldığını hatırlatarak, “Burada da Avrupa Birliğinin transatlantik ilişkilerin kırılmasının neticesi olarak Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın kararını kesinlikle benimsemediğini ve İsrail’in Kudüs’ün başkenti olarak tanınmasına güçlü bir şekilde karşı çıktığını gördük. Netanyahu Brüksel’e gitti, Brüksel’e gittiğinde istediğini alamadı. Avrupa Birliği, burada net bir biçimde iki devletli çözümü, 67 sınırlarına dayanan çözümü ve Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olarak tanınması gerektiğine dair duruşunu değiştirmedi. Bu, aslında çok uzun zamandır görülmeyen, Amerika Birleşik Devletleri’yle Avrupa Birliği arasında bir kırılma. Bundan öncesi de olmuştu biliyorsunuz; ilk olarak Paris İklim Değişikliği Anlaşması’nda bu tartışma ortaya çıktı. Daha sonra Başkan Trump’ın NATO’yu eleştirmesi, NATO’ya Avrupa Birliğinin katkısını eleştirmesi karşısında Merkel şöyle bir cümle sarf etmek durumunda kaldı, bu tarihî bir cümledir: ’Görüyorum ki eski ittifakların bittiği bir döneme giriyoruz’” şeklinde konuştu.

    Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin kırılma noktasının 15 Temmuz darbe girişimi sırasında olduğunu belirten Çelik, Avrupa Birliğinden ’Türkiye’deki gelişmeleri kaygıyla izliyoruz, taraflara itidal tavsiye ediyoruz’ açıklamısının yapıldığını hatırlattı. Bakan Çelik, “Tabii, bu taraflara itidal tavsiye etme cümlesine karşı biz büyük bir infial gösterdik, çünkü bu cümlenin aynısını Mısır’da Sisi darbe yaptığında da kullanmışlardı. Biliyorsunuz, bu cümlelerin arkasından hep şey geliyor, ’daha sonra işbaşına gelenlerle çalışmak için büyük bir heyecan duyuyoruz’ gibisinden. Biz bunun bize silah çekenler ile meşru hükümeti, yüce milletimizi, meşru Meclisi eşit tutmak olduğunu söyleyip buna güçlü bir şekilde tepki gösterdik. Tabii, maalesef bunu gideremediler ve Avrupa Parlamentosu belli bir zaman sonra ’Türkiye’yle müzakereler kesilmeli’ diye bir karar aldı” diye konuştu.

    “Avrupa Birliği sürecinin bize zarar vereceğinden korksaydık ya da bu süreçten vazgeçmiş olsaydık fasılların açılmasından uzak dururduk”

    Bakan Çelik şunları kaydetti:

    “Talep ettiğimiz şey şudur, bütün bunlar karşısında diyoruz ki; nasıl yapacağız bu işi. Bizi eleştiriyorsunuz, biz de bu eleştirilerden kaçmıyoruz. Biz bu eleştirilerden kaçacak olsaydık derdik ki, ’Avrupa Birliği defterini kapattık’. Peki, nasıl yapacağız? Avrupa Birliği ile kendi aramızdaki sorunların çözümü ve beraber ilerleyebilmemiz için Avrupa Birliği tarafından üretilmiş mekanizma fasıllardır. Diyoruz ki fasılları açacaksınız. Eğer biz fasılların açılmasından, Avrupa Birliği sürecinin bize zarar vereceğinden korksaydık ya da bu süreçten vazgeçmiş olsaydık fasılların açılmasından uzak dururduk. Tam tersine ben diyorum ki fasılları açın. Diğer bir mesele şudur; en çok hangi konuda eleştiriyorsunuz bizi diyorum. Diyorlar ki; ’İfade özgürlüğü, basın hürriyeti, yargı bağımsızlığı, güvenlik, adalet gibi konular.’ Diyorum ki peki, o zaman normalde bunlardan eleştiriyorsanız ve bunlarla ilgili olarak hükümetimizin iradesinden, partimizin iradesinden bir kuşkuya sahipsem o zaman benim ağzıma almamam gereken fasıllar 23’üncü, 24’üncü fasıllardır çünkü 23’üncü, 24’üncü fasıllar ifade hürriyetini, yargı bağımsızlığını ve diğer konuları içerir. Esasında da bu fasılların diğerlerinden eşitler arasında birinci diyebileceğimiz, ’pirumus inter pares’ diyebileceğimiz bir özelliği vardır. Bunlar, bütün fasılların Avrupa Birliği müktesebatı açısından da kalbini oluşturur, beynini oluşturur, merkezini oluşturur. Ben de o zaman şunu söylüyorum; ifade hürriyeti, yargı hürriyeti, basın hürriyeti, adalet meselesi, yargı bağımsızlığı, yargı tarafsızlığı, hemen 23’üncü, 24’üncü fasılları açsınlar, biz müzakere etmeye hazırız ve açık bir şekilde de Türkiye’nin başmüzakerecisi olarak söylüyorum bu fasılları görecekler ki en kısa zamanda kapatacak kriterleri de ortaya koyacak kapasiteye sahibiz. Ama hem fasılları açmayacaksınız hem de Türkiye’yi sürekli olarak eleştireceksiniz. O zaman nasıl konuşacağız ve nasıl ilerleyeceğiz? Biz irademizi yüksek tutalım, yapacağımız işler konusunda odaklanalım ama karşımızdakilere de bunu telkin edelim. 23’üncü, 24’üncü fasılların açılması konusunda bütün partilerdeki milletvekilleri, fasılların açılıp Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki mekanizmaların işlemesi konusunda Avrupa Parlamentosunda, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde muhataplarımıza baskı yapalım.”

  • Bütçe görüşmelerinde gerginlik

    TBMM Genel Kurulu’nda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubunun konuşmaları sırasında Genel Kurul salonunda zaman zaman gergin anlar yaşandı.

    TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına CHP Grup Başkanvekilleri Engin Özkoç, Engin Altay ve Özgür Özel ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan konuştu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ergen çocuk tutumunda olduğunu öne sürerek CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na hitaben yaptığı eleştirileri hatırlattı. Bu sırada CHP Grubu sıralarında, ’yuh, yuh’ sesleri yükseldi.

    Bakan Soylu’nun sözlerini eleştiren Tezcan, Belediye Başkanlarına operasyon yapıldığını iddia etti. Tezcan’ın Soylu’nun söylediği sözler üzerine Ak Parti milletvekilleri itiraz etti.

    Tezcan’ın bütçe ile ilgili konuşması sırasında, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, “Dinime küfreden Müslüman olsa be”, Ak Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali özkaya, “Çok çalış sen de İçişleri Bakanı ol” ifadelerini kullandılar.

    Tezcan, Soylu’nun “Gündüz imamı, gece papazı oynuyor” ifadelerini kullandığını ileri sürerek, “Sayın Bakan, kilisenin papazını söylüyorsun da bu kilisenin zangocu kim, zangocu” diye konuştu.

    AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Eseyan bu sözlerin kendisini yaraladığını söyleyerek, Tezcan’ın özür dilemesini istedi.

    CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise Soylu’nun sözlerinden örnekler verdi. Özkoç, “Cumhurbaşkanı’na hakaret edilmiştir. Cumhurbaşkanı’na hakaret etmiştir. Kendisine hakaret eden, size hakaret eden, sizin davanızda yer almayan bir kişi nasıl oldu da Süleyman Soylu’yu kucaklar hale geldiniz” ifadelerini kullandı.

    Özkoç’un söylediklerine AK Partililer zaman zaman itiraz ettiler.

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Soylu’nun söylemlerini eleştirerek, “Sayın Bakan hukuka en çok uyması gereken Bakansınız. Heybe olmaz, suç isnadı varsa, hakim olur, savcı olur. Neden bir muhalefet partisi liderine muhalefet eder” şeklinde konuştu.

    Özel, İçişleri Bakanlığı bütçesinin önemine değinerek, Yüksekova’da tutukluk yapıp yanlışlıkla 4 sivil genci başından vuran kişinin önce FETÖ’cü denilip daha sonra tahliye edildiğine ilişkin konuştu.

    Bakan Soylu, bunun doğru olmadığını belirterek, “Sen yalan söylüyorsun’ ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Soylu’nun Abant görüşmelerinde siyasetin finansmanına ilişkin olarak “İşi bilen adamları partiden çıkarırsanız çok zorlanılır. Ya, kendi, işi bilenlerden” sözleri üzerine Bakan Soylu “Yalan söylüyorsun” şeklinde cevap verdi.

    Özel, matruşka bebekle kürsüye çıktı. Özel sözlerini bitirmeden önce, “Matruşkalarda içinden çıkacak son resim olmayasınız sakın” diye konuştu.

    CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Devlet akıl gerektirir, sağduyu gerektirir devletin adilliği, itibarı ve gücü için hukukun üstünlüğünden ayrılmamak gerekir. Devlet erkinin ayrılmamaları gereken adalet duygusudur. Hükümet etmenin yerini hükmetmek alırsa devlette çürüme başlar” diye konuştu.