Etiket: bütçe

  • 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı Kabul Edildi

    2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

    TBMM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalara Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Bakanlar Kurulu üyelerinin yanı sıra CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. İlk olarak 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısının oylaması yapıldı. Yapılan oylamaya 430 milletvekili katılırken, 301 kabul, 129 ret oyu kullanıldı. 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı için 430 milletvekili oy kullanırken, 301 kabul, 129 ret oyu kullanıldı. Böylece 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı kabul edilmiş oldu.

  • TBMM’de Bütçe Görüşmeleri

    ANKARA (İHA) – Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ali Babacan, Türkiye ekonomisinin 2015 yılının ilk 3 çeyreğinde yüzde 3,4 oranında bir büyüme kaydettiğini belirterek, “Yılın tamamında ise yüzde 4 civarında bir büyümenin olmasını bekliyoruz” dedi.

    TBMM Genel Kurulu’nda 2016 yılı Bütçe Kanun Tasarısı ve 2014 Kesin Hesap Kanun Tasarısı görüşmeleri devam ediyor. Bütçe görüşmelerinin son gününde AK Parti Ankara Milletvekili Ali Babacan ve CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak konuştu. Babacan, Meclis’in temsilinin yüksek olduğunu belirterek, “Ülkemizin sorunlarının tartışılıp çözüme ulaşacağı yer bu Meclis’tir. Şiddet yöntemleriyle, terörle bir yere varmak mümkün değildir. Her kesimin, her eğilimin temsil edildiği bu yüce Meclis, ülkemizin sorunlarının çözümünde de tarihî bir sorumluluğa sahiptir; yeter ki her konuyu açıkça, rahatça burada tartışabilelim, çözüm üretebilelim. İleri demokrasilerde sorunları çözmenin ve geleceği inşa etmenin yegâne adresi Parlamentolardır. Ben bu vesileyle yaşanan terör eylemlerinde bu vatan için canını veren şehitlerimizi rahmetle anmak istiyorum. Hayatını kaybeden sivil vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum; ailelerin, yakınlarına sabır diliyorum. Şiddetin ve terörün ülkemizde bir an önce sona ermesini de gönülden niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Türkiye ekonomisinin 2015 yılının ilk 3 çeyreğinde yüzde 3,4 oranında bir büyüme kaydettiğini hatırlatan Babacan, “Yılın tamamında ise yüzde 4 civarında bir büyümenin olmasını bekliyoruz. Mart sonunda, bildiğiniz gibi, kesin rakamlar açıklanacak. Bu oranların birçok gelişmekte olan ekonominin 2015 yılı için beklenen büyüme oranından çok daha yüksek olduğunun da özellikle altını çizerek vurgulamak istiyorum.

    2016 yılında büyümenin bir miktar daha ivme kazanmasını beklemekteyiz. Gelirler politikasının desteğiyle yurt içi talepte beklenen canlanma ve önümüzdeki süreçte dış ekonomik konjonktürün ılımlı iyileşmesi bu yılki büyümeyi olumlu etkileyecektir. Küresel krizden beri diğer birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler hâlen istihdam oluşturmakta zorlanırken ülkemizde istihdam artmaya devam etmektedir. Türkiye ekonomisi 2009 yılından bu yana toplam 6 milyon kişiye ilave istihdam sağlamıştır yani Türkiye’de çalışan insanların sayısı tam 6 milyon kişi artmıştır üstelik küresel kriz ortamında. Bununla birlikte, iş gücüne katılım oranının özellikle gençlerimiz ve kadınlarımız öncülüğünde artması işsizlik oranının yüksek seyretmesine sebep olmaktadır” şeklinde konuştu.

    CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak da, geçen Temmuz’dan beri 300’den fazla şehit verdiklerini hatırlatarak, Diyarbakır, Suruç, Ankara’da yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Öztrak, “Reyhanlı’dan, Diyarbakır’da, Suruç’ta, Ankara’da ve İstanbul’da kalleşçe bombalandı. Sur, Cizre’de Hendek kazıp, okullarımızı, camilerimizi yakan teröristler ve onlara vekalet verenler açıkça bilmelidirler; elde edeceğiniz tek sonuç, milletimizin teröre karşı büyüyen öfkesi, artan nefreti ve çelikleşen mücadele azmi olacaktır. Milletimizin terörle mücadelesi mutlaka başarıya ulaşacaktır. Bu milletin Türkiye Cumhuriyeti’nden başka hamisi yoktur. Bu ülke hepimize yeter” diye konuştu.

    “ÖFKE VE NEFRET DİLİNİN, AYRIŞTIRICI SİYASETİN TOPLUMU GETİRDİĞİ NOKTA BU SAYIN MİLLETVEKİLLERİ”

    Öztrak, Türkiye’de yapılan bir araştırma kutuplaşmanın ulaştığı vahim boyutları ulaştığını söyleyerek, “Bu araştırmaya göre ülkede yaşayan her 10 vatandaştan 8’i farklı partiden biriyle komşu olmak istemiyor. Yine her 10 vatandaştan 8’i ‘Kızımı rakip partiden birine vermem’ diyor. Her 10 vatandaştan 7’si ise çocuğunun rakip partiyi tutanların çocuklarıyla arkadaşlık dahi etmesini istemiyor. Geldiğimiz nokta bu. Bir de uluslararası göstergeyi sizlerle paylaşayım. Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD’ye göre Türkiye, 155 ülke içinde sosyal uyum bakımından 120’nci sırada. Bu, ülkemizde nasıl yaman bir ayrışmanın olduğunu, huzurun ve güvenin kaybolduğunu rakamlarla yüzümüze vuruyor. Öfke ve nefret dilinin, ayrıştırıcı siyasetin toplumu getirdiği nokta bu sayın milletvekilleri. Anayasa’da güvence altına alınan özgürlükleri bile kullanamaz hâle geldik. İşte, basın özgürlüğünün hâli ortada. Önce işe gazeteci ve yazarları hapse atarak başladınız, şimdi kayyum eliyle gazete kapatıyorsunuz. Ülkede kutuplaşma arttıkça özgürlük alanları da daralıyor. Bunu Dünya Özgürlük Evinin verileri söylüyor. Dünya üzerindeki 195 ülkenin 86’sı özgür. Biz bu ligde yokuz sayın milletvekilleri. Biz, özgürlüklerin kısmen yaşandığı, kısıtlı olduğu 59 ülkenin arasındayız, yani ikinci ligdeyiz. Ancak korkarım, mevcut eğilim değişmezse birkaç yıl sonra yerimiz özgürlüklerin olmadığı Mısır’ın, İran’ın, Libya’nın ve Rusya’nın bulunduğu en sondaki 50 ülkenin yanı olacak” ifadelerini kullandı.

  • Mecliste 12 Gün Ve 151 Saat Süren Bütçe Maratonu Tamamlandı

    2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurulunda yapılan oylama ile kabul edildi.

    TBMM Genel Kurulunda 26 Şubat tarihinde başlayan, 12 gün ve 151 saat 30 dakika süren 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim kesin Hesap Kanun Tasarısı görüşmeleri tamamlandı. Bütçe görüşmelerinin 13. gününde kapanış konuşmalarından sonra yapılacak genel oylama sonrasında Mecliste bütçe maratonu tamamlanmış olacak.

  • Çaturoğlu, Plan Ve Bütçe Komisyonu’nda Konuştu

    AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık bütçesi üzerine konuşma yaptı. Çaturoğlu, “Cumhurbaşkanımız kendini topluma adamış bir insandır” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık bütçesini görüşmek üzere toplandı. AK Parti Zonguldak Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi olan Faruk Çaturoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söylenen sözlere sert tepki gösterdi.

    Çaturoğlu, konuşmasına şöyle başladı:

    “Bütün arkadaşlarımızın kurumların daha etkin çalışması ve denetlenmesi, ihtisas komisyonlarının çalıştırılması, yasama kalitesi ve sorulan sorulara tatminkar cevap alabilmeleri noktasındaki haklı taleplerine katılmamak mümkün değil ve biz bu Komisyondaki bütün arkadaşlarımızın, büyüklerimizin, küçüklerimizin hepsinin tecrübelerinden de istifade ediyoruz. Burada hem siyaseti hem de devleti derinlemesine öğrenme imkanımız oluyor. Ancak bu değerlendirmeler yapılırken bazen işin şirazesinden çıkıp eleştiri dozajının hakarete varan şekilde olmasını da tasvip etmiyoruz ve burada konuşulan bazı konulara da katılmadığımı ifade etmek istiyorum.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendini topluma adamış bir insan olduğunu ifade eden Çaturoğlu, “Şimdi siz Cumhurbaşkanımız için sabahtan akşama kadar ’Sizi oradan alacağız. Sonunuz Adnan Menderes’ten daha beter olacak’ ya da sabahtan akşama kadar Sayın Cumhurbaşkanımıza ’Seni alaşağı edeceğiz. Sonun Adnan Menderes’ten daha beter olacak’ denilirse, ya da sabahtan akşama kadar Sayın Cumhurbaşkanına ve makamına küfre varan hakaretler yapılırsa Cumhurbaşkanı da elbette buna siyasi bir karşılık verecektir. Bundan daha normal, bundan daha değişik bir şey olamaz. Cumhurbaşkanımız kendini topluma adamış bir insandır. Bugüne kadar hangi makamda bulunduysa o makamları da dönüştürmeyi başarmış bir insandır. Bu açıdan çok başarılıdır. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın bu memleketin idarecilerinden olan sayın kaymakamları, sayın muhtarlarımızı ve diğer sivil toplum kuruluşlarını Külliye’de misafir edip onlarla fikirlerini, Türkiye üzerindeki görüşlerini paylaşması, onlardan fikir alması gayet doğal ve gayet normal bir hadisedir” diye konuştu.

    Çaturoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız, kaymakamlara ’Siz gerekirse mevzuatın üstüne çıkın’ demiş, mevzuatı vatandaş için yorumlayın demiş. Bizim zaten uzun yıllardan beri şikayet ettiğimiz konu bu değil mi arkadaşlar? Biz zaten kanunların katı şekilde uygulanmasından, vatandaşın lehine yorumlanmamasından şikayetçi değil miyiz? Mesela bir örnek vereyim. Sosyal yardımlaşma vakıflarımız var. Ben bunu geçen sayın bakanımıza da söyledim. Burada teoride bir gelirden bahsediliyor, diyor ki; ’Şu kadar gelir olursa bu vatandaşa, bu aileye yardım yapılmaz.’ Ama bakın, bu işin teori kısmı, bir de bu işin pratiği var. Adamın maaşı var, yeterli, o gelir sınırını da geçiyor ama ne yapmış? Bankaya borçlanmış, maaşının tamamını bankaya veriyor ya da icra gelmiş, maaşının tamamı icraya gidiyor, gelirinin tamamı. Yahu, hadi adam kalsın sokakta, aç da kalsın, efendime söyleyeyim, soğuktan da donsun ama evde bu insanın çoluğu var, çocuğu var, ailesi var. Yani teoride böyle söylüyor diye bu insanlar aç mı kalsın, açık mı kalsın, sabaha kadar donsun mu? Kardeşim, orada tabii ki, kaymakam pratiği uygulayacak, diyecek ki; ’bunun geliri var ama bu insan borçlu, bu insanın icradan eline gelir geçmiyor, buna tabii ki kömür yardımı da gıda yardımı da diğer yardımlar da yapılacak.’ İşte söylenmek istenen şey budur. Yani kanunun milletin lehine uygulanmasıdır, başka bir şey değildir. Buna başka bir mana yüklemeye gerek yoktur. Cumhurbaşkanını, kaymakamları, muhtarları, sivil toplum kuruluşlarını Köşk’te ağırlıyor diye şikayet edenler acaba 28 Şubat sürecinde neredelerdi? Genelkurmay Başkanı bütün savcıları, hakimleri, yüksek yargı organlarını, Danıştay’ı, Sayıştay’ı hepsini bir salonda toplayıp onları hükümetin aleyhine kışkırttığı zaman, ’rejim elden gidiyor’ teraneleriyle o insanları bağımlı davranmaya teşvik ettiği zaman hiç kimsenin gıkı çıkmadı. Ayrıca değerli arkadaşlar, çelik çomak oynamadık biz, biz öteki mahalleden geliyoruz, biz de acılarla geldik. Öteki mahallenin de ne olduğunu biliyoruz. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, hakaret ve küfür etme özgürlüğü değildir. Teröre, kana sebep olanlara hiçbir şey demeden bu ülkenin bir parçasını canı pahasına savunanlara hiç kimse katil diyemez ve şiddetle ve nefretle kınıyorum. Silahlı mücadele yürüten terör örgütlerini kutsamak, devleti, hükümeti ve AK Parti’yi katil olarak nitelendirmek fikir özgürlüğü değildir. Bunları da aydın olarak kabul etmiyorum. Sanki doğuda ve güneydoğuda bahar var, bayram var, her şey güllük gülistanlık, bizim orada emniyet kuvvetlerimiz de askerimiz de operasyon yapıyor. Böyle bir şey yok, böyle bir algı oluşturulmaya dikkat ve özen gösteriliyor, ama hepimizin bildiği bir şey var; burada bir çözüm süreci vardı ve bu süreç de maalesef kötü kullanıldı. Orada PKK terör örgütü yol kesmek, haraç toplamak, sözde mahkemelerde oradaki insanları yargılamak, kendi fikrinden olmayanları imha etmek gibi Stalinist ve Pol Potçu bir zihniyetle oraları kan gölüne çevirdi. İşte, Türkiye ve emniyet güçlerimiz bu olaya müdahale ediyor. Oradakileri ’eli silahlı birer çocuk’ diye nitelendirmek de değerli arkadaşlar, ihanetle eş değerdir. Elinde silah kim olursa olsun masum olamaz, o silahı o insanların eline kim verdiyse onlardan da hesap sormak bu milletin borcudur. Şimdi de orada en fazla zarar gören Müslüman, mütedeyyin, milletine, devletine sahip çıkan, bağlı olan Kürt kardeşlerimiz orada zarar görüyor, bütün milletimizin gördüğü gibi. Orada bir güç mücadelesi var. Orası sadece Cizre’yle, Şırnak’la, Hakkari’yle sınırlı değil, orada yedi düvelle mücadele yürütüyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve buna da alet olan insanlar var ve en garibi de bu mecliste onlara destek olanlar var. Yani HDP’yi anlıyoruz da bir de çakma HDP’liler var, onları anlayamıyoruz.”

  • Çeşme’nin Bütçe Ve Harcamaları Masaya Yatırıldı

    Çeşme Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısında, 2014 yılında temsil harcama bütçesine 1 milyon 350 bin lira ayrıldığını, Bu bütçeden festivallere ayrılan payın 74 bin 410 lira olarak gerçekleştiği belirtildi. 2015 yılında temsil ağırlama bütçesinin 3 milyon 160 bin lira olduğu ifade edilirken, yine festivallere 165 bin 263 lira harcama yapıldığı bildirildi. 2016 yılı için 2 milyon 600 bin lira temsil ve ağırlama bütçesi ayrıldı.

    Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Mart ayı meclis toplantısında, belediyenin temsil, ağırlama bütçeleri ve festivallerde yapılan harcamalarla ilgili bilgi verdi. Dalgıç’ın verdiği bilgiye göre, 2014 yılında temsil harcama bütçesi olarak 1 milyon 350 bin lira ayrıldı. Bu bütçeden Erythrai Kültür ve Ildır Hanımlar Panayırı, Sakız Koyunu Festivali ve Germiyan Festivali için ayrılan pay, 74 bin 410 lira olarak gerçekleşti. 2015 yılında temsil ağırlama bütçesinin 3 milyon 160 bin lira olduğunu belirten Başkan Dalgıç, Alaçatı Ot Festivali, Aşk Festivali, Germiyan Festivali, Ildır Kültür ve Sanat Festivali ve Ovacık Tarım ve Sakız Koyunu Şenliği için ise 165 bin 263 lira harcama yapıldığını açıkladı. Başkan Dalgıç, 2016 yılı için 2 milyon 600 bin lira temsil ve ağırlama bütçesi ayrıldığını ifade ederek, 22 Şubat tarihi itibariyle festivaller için hiç bir harcama yapılmadığını söyledi.

    TERFİ İSTASYONU YAPILACAK

    Hafriyat döküm yerleri ile ilgili sorulan soruyu yanıtlayan Başkan Dalgıç, Bütün Şehir Yasası gereği 31 Mart 2014 tarihinden bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlanıldığını hatırlatarak, “Bertaraf, toplama havzalarının yerinin belirlenmesi İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgilidir. Bu konuyla ilgili yapılan çalışmalar var. Hazineden yer belirleme ve kamulaştırmayla ilgili çalışmalar devam ediyor. Çöp depo alanı ile ilgili sıkıntılar da yaşanıyor. Ovacık bölgesindeki çöp döküm alanı kapatıldı. Çöplerimizi Yelki’ye taşıyoruz. Uzak olması belediyeye ciddi bir maliyet getiriyor. 3 ay içerisinde sadece akaryakıt maliyeti olarak 300 bin liralık akaryakıt gideri oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İl Müdürlüğü ile görüşerek geçici bir yer bulmaya çalışıyoruz. Yer bulamazsak, yazın inanılmaz sıkıntı yaşarız. Alanın bulunması, tahsisi oldukça ciddi bir sorun. Belediyenin yeri yok. Olsa, meclise getirip, başkanlık olarak, terfi istasyonuna çevrilmesini talep ederim. Sanıyorum bu ayın ortasına kadar bu sorun çözülecek. Umuyorum ki mart ayı sonunda inşaata başlamış oluruz. TIR’ların çöpü alıp gideceği bir terfi istasyonuna kavuşmuş oluruz. Bunu neden çok önemsiyorum; şu anda 26 çöp aracımız otobandan Yelki’ye gidip geliyor. Yaz trafiği başlayınca gidip gelmek ciddi sorun olacak” diye konuştu.

    YAYALAŞTIRMA PROJESİNİN MALİYETİ 2 MİLYON 749 BİN LİRA

    Çeşme girişindeki Yayalaştırma Projesi ile, alt yapının yenilenmesi, döşeme taşlarının değiştirilmesi, aydınlatma ve kent mobilyasıyla daha çağdaş bir görünüm kazanılacağını ifade eden Başkan Dalgıç, “Belediyenin ihalelerinin, Kamu İlan Kurumu haricinde hiçbir yerde yayınlanması mümkün değil. Kamu İlan Kurumu’nda yayınlandığı anda da, görmek isteyen herkes, Türkiye’nin her yerinden girip görebilir. Yayalaştırma ihalesi, 2 milyon 749 bin lira olarak yapıldı. Sözleşme imzalandı” diyerek bilgi verdi.

    “ALAÇATI PORT’TA KIYI KENAR ÇİZGİSİNİN BELİRLENMESİ BAKANLIKTADIR”

    Belediyenin Alaçatı Port’ta ortaklığı olduğunu açıklayan Başkan Dalgıç şöyle devam etti: “Çeşme Belediyemizin Alaçatı Turizm Yatırım A.Ş.’de, yüzde 5 ortaklığı vardır. Şirketin kuruluş sözleşmesine istinaden belediye başkanı şirketin yönetim kurulu başkanıdır. Alaçatı Port’ta kıyı kenar çizgisi 1992 yılında çizilmiş. O dönem içerisinde imar planları geçmiş. Kıyı kenar çizgisini çizen ne meclistir, ne de Belediye Başkanlığımız. Yasal yetki ilgili Bakanlığındır. 25 bin ölçekli planı, 28 Mart 2000 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından onaylanmış. 5 bin ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı 28 Mart 2000 tarihinde yine Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Donanım Müdürlüğü tarafından onaylanmıştır. 2 Ağustos 1998 tarihinde ise ilave revizyon planı onaylanmış. Alaçatı Belediyesi’nin 27 Temmuz 1998 tarihinde kabul edilen Koruma İmar Planı, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Koruma Bölge Kurulu’nun 20 Ağustos 1998 tarihli kararıyla onaylanmıştır. Arkeolojik Sit olduğuna dair söylemler var. Ben arkeolog değilim. Bilmem. O bölgede yapılan bütün çalışmalarda, ÇED raporlarına kadar bütün planlar bakanlık tarafından onaylanmış” açıklamasını yaptı.