Etiket: burun

  • Her burun kanaması masum değildir

    Çocuklarda burun kanamasının tehlikeli olduğunu söyleyen Medical Park Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Cengiz Çevik, konuyla ilgili açıklamalar yaptı.

    Burun kanamasının çocuklarda sıklıkla gözlemlenen bir durum olduğunu ifade eden Medical Park Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Çevik, konuyla ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.

    Doç. Dr. Çevik, Söz konusu çocukları olduğunda çok daha dikkatli ve özverili olan ebeveynler, bir anda ortaya çıkan burun kanamaları karşısında endişe ve stres yaşayabileceğini, Özellikle de herhangi bir hastalıktan farklı olarak yaşanan kanamalar, ailelerin paniğe kapılmasına yol açtığını söyledi.

    Burun Kanamasının Sebepleri

    Burun kanamaları hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Çevik, “Ön burun kanamaları burun boşluğunun hemen girişinde, orta hatta kılcal damarlar mukoza örtüsünün içinde özel bir bölgede toplanırlar. Çocuklarda en sık görülen burun kanamaları bu bölgeye ait olanlardır. Çoğu kanama, buradaki kılcal bir damarın çatlaması dolayısıyla tek taraflı olur. Kanama genel olarak kısa süreli olmakla birlikte az kanamalardır. Muhtemel burun kanamalarının sebepleri aşağıdaki gibidir, Buruna alınan darbe, Burun kırıkları, Yüz ve kafatası kırıkları, Burun karıştırma, Üst solunum yolu enfeksiyonları” şeklinde konuştu.

    Yapılması gerekenler

    Burun kanamalarında yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Dr. Çevik, “Burun kanamalarında ilk yapılması gereken sakin olmaktır. Endişeli ve kaygılı bir şekilde davranmak asıl yapmanız gerekenleri unutturabilir. Burun kanaması anında yapılacakları şöyle sıralamak mümkün; Baş hafif öne eğik ve iki parmakla iki burun kanadı bastırılır. Üç-dört dakika sonra burun lavaboda soğuk su kullanılarak hafif sümkürmeyle temizlenir. Burun içinde oluşan pıhtılar çıkartılır. Tekrar buruna baskı uygulayarak tutulur ve kanama devam ediyorsa doktora başvurulur. Hafif burun kanamaları dışında çocuklarda arka burun kanadında meydana gelen ciddi kanamalarda meydana gelir. Dolayısıyla yaşanan her kanamanın basit olduğu kanaatine varılmamalıdır. Çocuklarda ise kanama, pıhtılaşma sorunları dolayısıyla meydana gelebilir. Burnumuzun içinde arka üst bölgelerden kaynaklandıkları için burun ön tarafına uygulanan parmak baskısı burada kanamayı durdurmaz. Ağız ve boğaza doğru kanama devam eder. Bu bölgenin kanamaları mutlaka bir Kulak Burun Boğaz uzmanının müdahalesini gerektirir” ifadelerine yer verdi.

    Burun kanamaları tedavi edilebilir

    Burun kanamalarının tedavi edilebileceğini ifade eden Dr. Çevik, “Basit kılcal damar kanamaları için çok fazla test yapılmasına gerek yoktur. Aşırı kanamalarda ise kanama ve pıhtılaşma faktörleri için kan sayımı yeterli olacaktır. Burun içi muayenesi en iyi yöntemdir. Kan testleri dışında radyolojik tetkikler de yapılabilir, özellikle hastanın travma hikayesi yoksa sistemik bir hastalık araştırılır” diye konuştu.

  • Hassas burun Bozo, uyuşturucu tacirlerine geçit vermedi

    Van’dan uçakla Ankara’ya götürülmek istenen 1 kilo 318 gram metamfetamin, narkotik köpeği Bozo’nun hassas burnuna takıldı.

    Van Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Van’dan Ankara’ya gitmek üzere Ferit Melen Havalimanına gelen Y.E., A.A. ve A.P. isimli şahısların giriş kontrol noktasından geçtikleri, X-Ray cihazına bıraktıkları valizlerden şüphelenilmesi üzerine arama yapıldı. Narkotik Madde Arama Köpeği Bozo ile birlikte yapılan detaylı aramada; valizlerin çekçek demir çubukları içerisine zulalanmış toplam 1 kilo 318 gram metamfetamin maddesi ele geçirildi. Elde edilen uyuşturucu madde ile ilgili olarak Y.E., A.A. ve A.P. isimli şahıslar “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak-Uyuşturucu Madde Nakletmek” suçundan gözaltına alındılar. Emniyetteki sorguları tamamlandıktan sonra adli makamlara sevk edilen şüpheli şahıslarda A.A. tutuklanırken, Y.E. ve A.P. adli kontrol kararı ile serbest kaldı.

  • Ev sahibinin balkonda piton yılanıyla burun buruna geldiği anların cezası belli oldu

    Antalya’da sihirbazlık gösterileriyle tanınan Aref Ghafouri’nin arkadaşına ait bir evden kaçan ve alt kattaki komşunun balkonundaki su giderinden çıkmak isterken ev sahibi tarafından zıpkınla öldürülen piton yılanı ile ilgili Doğa Koruma ve Milli Parklar Antalya Şube Müdürlüğü tarafından yılanın sahibine 5 bin 254 TL caza kesildi.

    İlginç ve bir o kadar da ürkütücü olay, Muratpaşa ilçesinin Şirinyalı Mahallesi’ndeki 4 katlı bir apartmanın 2. katında Haydar ve Gonca Çekici çiftine ait evin balkonunda 10 gün önce meydana geldi. Akşam saatlerinde evinin balkonunu temizlemek isteyen Haydar Çekici, su giderinden çıkmaya çalışan ve bir metreyi geçkin Afrika kökenli Ball Python (Top Piton) cinsi yılanla burun buruna geldi. Neye uğradığını şaşıran Çekici, ilk olarak demir bir çubukla yılanı etkisiz hale getirmeye çalıştı ancak başarılı olamadı. Tekrar gidere kaçan yılanı su dökerek geri çıkaran Çekici, kontrol altına aldığı yılanı zıpkınla başını ezerek öldürdü. Olay sonrası şoka giren aile, evde bulunan 7 yaşındaki çocuklarını da evden dışarı çıkararak teyzesine gönderdi.

    1,5 ay önce evden kaçtı

    Yılanın 4. kattaki Aref Ghafou’nun arkadaşı Y.K.’ya ait olduğunu ileri süren Çekici ailesi, komşularının kapısını çalarak yılan bulduklarını ve kime ait olduğunu sordu. Y.K., yılanın kendisine ait olduğunu belirterek yaklaşık 1,5 ay önce evdeki akvaryumundan kaçtığını ve aradıklarını söyledi. Y.K., yılanın Aref’e ait olduğu yönündeki iddiaları da yalanlayarak öldürülen yılanı Çekici ailesinin balkonundan aldı ve apartman dışındaki çöp konteynerine attı.

    “Aref, kafeslerle eve giriyordu”

    Yaşadığı korku dolu dakikaları İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan Haydar Çekici, yılanın bir süre önce yılan ısırığı iddiasıyla rahatsızlanan ve tedavi için Mısır’a giden sihirbaz Aref Ghafou’a ait olduğunu ileri sürdü. İlk defa böyle bir yılan cinsi gördüğünü ifade eden Çekici, “Yılanın, ünlü Aref’e ait olduğunu düşünüyoruz. Arkadaşının yanına geliyor buraya ve hemen hemen her gün görüyoruz. Kafeslerle girip çıkıyorlardı. Onun yılan beslediğini de biliyoruz. Yaklaşık 1 hafta önce onu eve girerken gördüm. Yukarıdan geldiğini tahmin ediyoruz ve onlar da üst katta oturuyorlar. Bunun da başka bir açıklaması yok. Bu işin sonuna kadar gideceğim” diyerek şikayetçi olacağını dile getirdi.

    “Evimizden böcek bile çıkmazdı”

    “Bizim evimizden böcek bile çıkmaz” diyen Haydar Çekici’nin eşi Gonca Çekici ise aile olarak tedirgin olduklarını ve 7 yaşındaki çocuğunu bu yüzden teyzesine göndermek zorunda kaldığını ifade etti. Çekici, “Aref, arkadaşının evinde birlikte kalıyor. Biz girip çıkarken görüyorduk. Hayvan beslediğini, kafeslerde bir şeyler çıkarttığını benim çocuğum da söylüyor. Ama o kafesin içerisinde ne olduğunu bilmiyorum ama yılan beslediğini biliyoruz” diye konuştu.

    5 bin 254 TL ceza uygulandı

    Yılanı evinde beslediği iddia edilen Y.K. ise kendisinden açıklama isteyen basın mensuplarına konuşmak istemediğini belirtti. Olayın ardından harekete geçen Doğa Koruma ve Milli Parklar Antalya Şube Müdürlüğü ekipleri konuyla ilili tespitlerinin tamamlayıp tutanak tuttu. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ilgili maddesi gereği taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticareti yasaklanan yerli ve yabancı türlerden bulundurması nedeniyle yılan sahibi olan Y.K.’ya 5 bin 254 TL idari para cezası uygulandı.

  • Her gün ölümle burun buruna geliyorlar

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde Samda kavşağı civarında oturan vatandaşlar, karşıdan karşıya geçmek için her gün ölümle burun buruna geliyor. Okullar bölgesinde karşıdan karşıya geçmek için dakikalarca bekleyen öğrenciler de zor anlar yaşıyor.

    Mahmudiye Mahallesi sakinleri, Samda kavşağına acilen çare bulunmasını istiyor. Mahalle halkı, Anafartalar Caddesi üzerinde basın açıklaması yaparak yetkililere seslendi. Mahalle sakinlerinden İbrahim Dağ, “Bulunduğumuz bölge, İnegöl ile Ertuğrul Gazi Caddesi’ni, Küçük Sanayi ve Ağaç İşleri Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayan önemli bir cadde. Bu öneminden dolayı özellikle mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde bu cadde üzerinde çok yoğun bir araç trafiği oluşmaktadır. Bilhassa Muzaffer Samda Okulu’nun kavşağı bu yoğunluğun en çok yaşandığı yerdir. Sabah ve akşam mesai giriş çıkışlarında bu noktada yayalar karşıdan karşıya geçmekte çok zorlanıyor. Bu nokta aynı zamanda yolun diğer tarafında bulunan okullar bölgesinin de mahalleye geçiş noktasıdır. Yani sürekli olarak öğrenciler de bu noktadan karşıya geçmeye çalışmaktadırlar. Bu kontrolsüz yoğunluk sebebiyle de sürekli olarak bu cadde üzerinde yaralamalı, hatta ölümlü kazalar meydana gelmektedir. En son Osman Kaçar abimiz burada hayatını kaybetmişti. İşte bu kazaların önüne geçilebilmesi için yetkililerden yaya geçidi yapmalarını talep ediyoruz. Yapılacak yaya geçidinde ise hız kesici tümseğin yanı sıra butonlu lamba da kullanılmasını talep ediyoruz” diye konuştu

    Aynı bölgede esnaflık yapan Feride Altındağ ise, “16 yıldır çocuklara anne oldum, baba oldum; anneleri babaları gelmiyor ben onları karşıdan karşıya geçirmeye çalışıyorum. Yetkililer artık sesimizi duysun, buraya yaya geçidi yapsın” diye konuştu.

    Basın açıklamasının ardından çocukların karşıdan karşıya geçmek için dakikalarca beklediği görüldü. O anlar ise kameraya böyle yansıdı. Yoğun trafik sebebiyle araç sürücüleri yayalara yol vermedi. Bekleyen çocuklardan kimisi karşıya geçmeyi başardı,kimisi ise geçmek için başka yol aradı.

  • Doç. Dr. Yıldırım: “Sorunlu burun hem psikolojiyi hem de tüm vücudu olumsuz yönde etkiliyor”

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, “Sorunlu burun hem psikolojiyi hem de tüm vücudu olumsuz yönde etkiliyor” dedi.

    Hisar Hospital Intercontinental Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, gözler gerçekte olmayan şeyleri varmış gibi göstererek (illüzyon) bizleri yanıltabileceğini ifade ederek, “Kulaklar da gerçekte olmayan sesleri varmış gibi (tinnitus) duyabilir. Ancak burun öyle değildir. Hasta burnu dışarıdan bakınca doktorda anlar, hasta da anlar, nefes almayan, koku almayan ve güzel görünmeyen burun hasta burundur” diye konuştu.

    Görsel olarak çok büyük, çok yamuk, eğrilmiş-yamulmuş, uç kısmı düşmüş, kötü şekilli burnun kişilerde öz güven kaybına, iletişim azalmasına ve toplumsal kabullenmemeye neden olarak kişiyi olumsuz etkilediğini belirten Doç. Dr. Yıldırım, “Yüzümüzün tam ortası burun, görsel olarak yüz ile ilk temasta burun dikkat çeker, burunun yapısal problemleri istemsiz olarak göz kontağından kaçınmaya neden olur. Burun estetiği ile yüzde belirgin bir değişim olur, kişinin öz güveni artar, iletişimi gelişir, başkaları tarafından beğenilme ve kabul edilme duygusu gerçekleşir. Burun estetiği sonrası sosyal hayata katılım artıyor, görsel ve ruhsal olarak kendini yenilenmiş hissedenler iş yaşamlarına daha fazla yüklenerek başarılı oluyor. Görsel ve yapısal olarak problemli olan tıkalı burunlar ise geceleri uykuda nefes almayı engelleyerek uykunun bozulmasına, uykuda nefes kesilmesine neden olur, nefes kesilmesi vücudun oksijen ihtiyacı karşılayamaz ve beyin-kalp gibi oksijene çok daha bağımlı organlarımız zarar görür. Vücuttaki hormonların salınımı bozulur, gün içerisinde uykuya eğilim artar, konsantrasyon güçlüğü görülür, unutkanlık, çabuk sinirlenme ile karşılaşılır. Nefes almayan tıkalı burun bunların dışında ağızdan nefes almaya neden olarak, dişlerin çürümesine, ağız kuruluğuna, ağızda kötü tat hissine neden olarak sağlığımızı olumsuz etkiler.” diye konuştu.

    Doç. Dr. Yıldırım, travmaya ve düşmeye bağlı veya alerjik ve yapısal nedenlerle nefes alamayan burnun sık boğaz ve sinüzit enfeksiyonuna neden olduğunu dile getirerek, “Sinüzit enfeksiyonu geniz akıntısına, gözlerin şişmesine, koku alma bozukluğuna neden olarak kişileri rahatsız eder. Koku almayan burun hayatımızda çok önemli yer tutan kokunun kısmı ya da tam kaybı sağlıksız burnun en önemli işaretlerinden biridir. Koku tat ile beraber birleştiğinde lezzeti verir. Koku alamayan kişilerin veya koku duyusu azalmış kişilerin lezzet algısı da değişkenlik gösterir. Kötü koku dış ortamdaki zararlı maddelerin tanınmasına olanak sağlayarak vücudunuzu bu zararlı nedenlerden korumanıza yardımcı olur. Eksik olması savunma mekanizmalarından birinin eksik olmasına neden olur” şeklinde konuştu.