Etiket: Buruk

  • Yeşilçam’ın Emektarlarından Edirne’ye Buruk Veda

    Edirne Uluslararası Film Festivali için bir hafta önce Edirne’ye gelen Yeşilçam’ın emektar oyuncuları, Edirne’den buruk ayrıldı.

    Edirne Valisi Dursun Ali Şahin tarafından festivale davet edilen Yeşilçam’ın emektar oyuncuları Çetin Başaran, Necdet Kökeş, Ali Güney, Nusret Özkaya ve Hasan Yıldız, bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Film Festivali için bir hafta önce Edirne’ye geldi. Festivalin ödül töreninde kendilerine ilgi gösterilmemesinden şikayet eden usta sanatçılar, yaşadıkları hayal kırıklığını Vali Şahin’le paylaştı.

    Yeşilçam’ın emektar oyuncuları, Edirne’ye veda etmeden önce Lalezar Restoran’da sabah kahvaltısında Edirne Valisi Dursun Ali Şahin’in konuğu oldu. Gecede toplu fotoğrafta yer almayan usta emekçiler, sabah kahvaltı yaptıkları restoranın çıkışında toplu fotoğraf çektirerek Edirne’den ayrıldı.

  • Buruk: “Şenol Hocaya Öğüt Verecek Halim Yok”

    Medicana Sivasspor Teknik Direktörü Okan Buruk, Beşiktaş maçında yaşanan olaylar içerisinde yer almadığını belirtti.

    Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasına kendi sahasında Medipol Başakşehir’i konuk edecek olan Medicana Sivasspor karşılaşmanın hazırlıklarına başladı. Teknik direktör Okan Buruk yönetiminde gerçekleşen idmana sakatlıkları bulunan Kone, Aaatif, Hakan Özmert ve Ziya Erdal katılmadı.

    Antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan teknik direktör Okan Buruk, “Beşiktaş maçında bölüm bölüm Beşiktaş’ın baskı kurduğu, bizim çıkarken verdiğimiz pozisyonlar var. Daha sonra 45. dakikaya kadar zaman zaman bize geçtiği, zaman zaman Beşiktaş’a geçtiği penaltıya kadar çok fazla pozisyon vermediğimiz bir bölüm oldu. Tabii bütün Türkiye’nin ve hepimizin ortak kanısı penaltı olmadığı. Böyle penaltılar her maç verilse senede bin tane penaltı olur ve her maçta 2-3 tane penaltı olur. Aaatif’in sırtına konulan el de penaltı olur. Bana göre o pozisyon penaltı değil, ayakla çok temiz topu alıyor. İbrahim Akın’ın maç içerisindeki pozisyonunu zaten söylemiyorum. Böyle bir penaltı gerçekten çok komik oldu. Maçın gidişatına gölge düşürdü. Burada tabii ki Beşiktaş takımı zaten çok iyi top oynuyor. Belki 0-0 devreye girsek ikinci yarı üzerimizde baskı kurup yine bize gol atabilirlerdi. Beşiktaş takımının hiçbir şekilde hakeme ihtiyacı yok. Aynı şekilde bizim oyun içerisinde gösterilen, gösterilmeyen kartlar var. Maçın başında Quresmaya yapılan bir faul var. Ben 70 metreden gördüm onu. Görmeme imkanı yok faulü vereceksin. Penaltı olmadığını da ben 70 metreden görüyorum o zaman da vermeyeceksin. Çok basit aslında hakemler kendi kendilerine bir şekilde maçlara dokunarak maçların gidişatını etkiliyorlar. Bu hoş değil, güzel değil” dedi.

    “ANADOLU TAKIMLARI HER ZAMAN EZİLİYOR”

    Ligdeki her puanın önemli olduğunu söyleyen Buruk, “Biz çok büyük bir camiayı temsil ediyoruz. Sivasspor çok önemli bir camia, önemli bir taraftar grubu var. Büyük takımlar ve diğerleri diye takımları kategorize etmek ayırmak çok yanlış ve Türk futboluna zarar veriyor. Ben bunu geçen sene Fenerbahçe’ye karşı da yaşadım, Galatasaray’a karşı da yaşadım. Aynı şeyleri bu maçlardan sonra da söyledim. Burada konumuz Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray değil Türk futbolunda özellikle Anadolu takımları her zaman eziliyor. Ben bunu 3 senedir görüyorum. Özellikle büyük takımlara karşı geçen sene çok daha açıktı. Bunun olmaması için de konuşmamız gerekiyor. Çünkü biz iyi niyete çok inanıyoruz. Ben Hüseyin hocayı çok önceden tanırım. Çok iyi bir insandır. Sahadaki sıkıntılarını ayrı bir yere koyuyorum ama gerçekten kötü niyetli olmadığını yüzde yüz biliyorum. Şartlar mı buraya getiriyor. Bu insanlar böyle davranmak mı zorunda kalıyor bunları da tabii ki irdelemek gerekiyor. Biz doğru neyse doğruyu söylüyoruz. Çok açık şeyler bariz olunca insanın kanına dokunuyor. Konuşmak zorunda kalıyoruz. Türk futbolunun geleceği için konuşmak zorundayız. Bizlerin geleceği için konuşmak zorundayız. İnşallah bundan sonra böyle hatalar olmaz. Sahada ne oluyorsa takımlar karşılığını alsın” diye konuştu.

    “ŞENOL HOCAYA ÖĞÜT VERECEK HALİM YOK”

    Beşiktaş maçında yaşanan olaylar içerisinde yer almadığını belirten Buruk, “Ben tabii olayın içerisinde yer almadım. Bizim öyle bir görüşümüz oldu. Ama daha sonra ben yerime oturduğumda arka tarafta bir karışıklık olduğunu gördüm. Hatta daha sonra bizim menajeri ve hocaları kenara alıp olayın sakinleşmesini sağlamaya çalıştım. Bizim orada dördüncü hakeme olan tepkimize diğer kulübe dahil oldu. Onların konuşmasına hiç gerek yoktu. Onlarla ilgili bir durum yoktu. Bizim kulübemizin yapmış olduğu bir şey yok. Gereksiz bir şekilde olayın içine girdiler. Daha sonraki şeyler tabii ki çirkin. Saha kenarında bizim de yapmış olduğumuz yanlışlar var. Bunları da söylemek lazım. Kenardaki hakemlere İngilizce edilen küfürlere tepki vermemeleri bunlarda bizim dengemizi bozdu. Bizim de sakin olmamız gerekiyor. Aynı şekilde Şenol hoca benim büyüğüm ona benim öğüt verecek halim yok. Ama onun da daha sakin olması gerekiyor. Daha duyarlı olmamız gerekiyor. Hiçbir şekilde bu olayların içerisinde yer almamamız gerekiyor. Futbolun içinde saha kenarında sakin duramıyorsunuz heyecanlanıyorsunuz. Maçın heyecanına göre tepkinizi veriyorsunuz ama birbirimize olan saygımızı korumamız gerekiyor. En azından kulübeler arasında böyle şeyler olmaması gerekiyor. Baktığınız zaman 5-6 kişi bir, iki kişinin üzerine yürüyebiliyor. Bunların olmaması lazım. Bunların olmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “PENALTI DEĞİLSE PENALTI DEĞİL DEMEK GEREKİYOR”

    Oyunu doğru yorumlamak gerektiğini aktaran Buruk, “Maç sonu oyunu doğru yorumlamak gerekiyor. Her hafta herkes çıkıp bir şeyler konuşuyor. Ama penaltı değilse penaltı değil demek gerekiyor. Çünkü gol olmazsa ikinci yarı çok farklı bir oyun olabilirdi. Risk almak zorunda kalan bir Sivasspor oldu. Kendi kaptırdığımız toplar yüzünden 4-5 tane pozisyon oldu. Beşiktaş’ın organize ataklarını çok doğru karşıladık. Çıkarken kaybettiğimiz toplarda son bölümde çok fazla pozisyon vermemize neden oldu. Beşiktaş bu ligin en iyi futbol oynayan takımı çok hareketliler, çok çabuk kaleye gidebiliyorlar. Bu anlamda Beşiktaş takımı gözümüze çok sempatik geliyor. Çünkü biz futbolun çok iyi oynanmasını istiyoruz ve Beşiktaş bunu yapıyor. Yanlış anlaşılmasın bizim tepkimiz Beşiktaş Kulübüne karşı değil. Biz kendi hakkımızı arıyoruz. Hakkımızı da arayacağız” şeklinde konuştu.

    Şenol hocaya karşı kendisinin ve ekibinin saygısızlığı olmayacağını ifade eden Buruk, kendi yaptıkları yanlışları da kendilerini soracaklarını söyledi.

  • Malkara’nın Kurtuluşunun 93. Yılına Buruk Kutlama

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 93. yıl dönümü töreni, Malkaralı Uzman Çavuş Selim Vural’ın Diyarbakır’ın Lice ilçesinde teröristlerin yola döşediği mayının patlatması sonucu şehit olması nedeniyle buruk bir şekilde gerçekleştirildi.

    Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen Çelenk Törenine, Malkara Kaymakamı Osman Altın, Belediye Başkanı Ulaş Yurdakul, 95. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Gürsel Yüz, Cumhuriyet Savcısı Yunus Demir, İlçe Emniyet Müdürü Cüneyt Aydın, Siyasi Parti Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Saraç, İlçe Müftüsü Fahrettin Kaya, Sivil Toplum Kuruluşu Başkanları ve Temsilcileri, Belediye Başkan Yardımcıları Bahaettin Cömert, Celal Yılmaz, Ahmet Nazif Balcı, İsmail Akkaya, Belediye Meclis Üyeleri, Asker-i Erkân, Daire Müdürleri, Muhtarlar, Okul Müdürleri, Dernek Başkanları, Gaziler, basın mensupları, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Atatürk Anıtı önüne çelenklerin sunulması, Mustafa Kemal Atatürk, şehit Uzman Çavuş Selim Vural ile tüm aziz şehitler adına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tören son buldu.

  • (Özel Haber) CHP İl Başkanı Özyiğit: “İçimiz Buruk”

    CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit, 1 Kasım seçimlerinde Mersin’de oylarını yüzde 7 civarında artırdıklarını, milletvekili sayısını 4’e çıkardıklarını belirterek, “Mersin, diğer şehirlere göre daha başarılı bir grafik çizdi ama bu başarı lokal olduktan sonra çok anlam ifade etmiyor. Yani biz teselli ararsak bulabiliriz ama içimiz buruk, hiç içimizde sevincimiz yok” dedi.

    Mersin’de, 7 Haziran seçimlerine göre, kesin olmayan 1 Kasım seçim sonuçlarında oyunu artırmasına karşın ikinci parti konumuna düşen, ancak 3 olan milletvekili sayısını 4’e çıkaran CHP İl Örgütü, bu başarıya sevinemiyor. Özellikle Türkiye genelinde alınan sonuçtan burukluk duyduklarını söyleyen CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit, 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimini İHA muhabirine değerlendirdi. Bugünkü sonuçların esasen 7 Haziran’dan sonra başka çözüm yolları varken halka dikte ettirildiğini öne süren Özyiğit, mevcut iktidar partisi AK Parti’nin seçim kampanyası boyunca devletin olanaklarını aleni biçimde kullandığını, tüm harcamaların devletten karşılandığını, devletin tüm araçlarının kullanıldığını, insanları devlette işe almak suretiyle ve tayin vasıtasıyla oy devşirildiğini iddia etti.

    “HERKES ŞAPKASINI ÖNÜNE KOYUP ‘NEREDE YANLIŞ YAPTIM’ DİYE DÜŞÜNMELİDİR”

    Öte yandan, 7 Haziran seçimlerinde halkın net olarak ‘Biz koalisyon istiyoruz’ dediğini dile getiren Özyiğit, “Ama baktık ki, karşıda muhalefet olarak duran partiler bu erki yerine getirecek iradeyi ortaya koyamıyorlar. Bu konuda CHP en üst seviyede emek vermiş olmasına rağmen, diğer partilerle bu noktada gerekli, yeterli bir duruş sergileyemedikleri, AKP’siz bir yolu yakalayamadıkları, bir çözüm oluşturamadıkları ve yüzde 60 ile toplanıp Meclis Başkanlığını ele almayı beceremedikleri için de halk da dedi ki artık, ‘Öyle mi diyorsunuz, o zaman buyurun.’ Tüm bunları yan yana koyduğumuzda sonuç itibariyle bugün karşımıza, 13 yıldır Türkiye’yi bugünkü sıkıntılı boyuta getirmiş yapının devamına yönelik halkın bir tercihi çıktı. Hiçbir zaman halkı suçlamak, ‘halk yanlış yaptı’ demek doğru değildir. Herkes kendi şapkasını önüne koyup, ‘Ben nerede yanlış yaptım’ diye düşünmek durumundadır” dedi.

    Bugün, demokrasiye tahammülü olmayan, kendine muhalif olan yapıya sabır göstermeyen bir iktidarla karşı karşıya olduklarını öne süren Özyiğit, “Seçime 4 gün kala farklı bakan yayın kuruluşlarını kapatmıştır. Halkı önce fakir hale getirip, sonra onu sadaka kültürüne mahkum ederek, vaatle kendilerine oy arama yoluna gittiler. Türkiye bunu hak etmiyor, Türkiye buna layık değil. Ama biz kendi eksiklerimizi, kabahatlerimizi görmezden gelemeyiz” diye konuştu.

    “MERSİN’DE 2. PARTİ OLDUK”

    CHP’nin Mersin’de 3 milletvekili sayısını 4’e çıkarması, ancak 2. parti olmasını değerlendiren Özyiğit, 2. parti olmalarında konjonktür ve seçim sisteminin çok etkisi olduğunu dile getirdi. Özyiğit, geçen dönem birinci parti olduklarını belirterek şunları söyledi: “Bir milletvekilimiz azaldı. Şimdi ikinci parti olduk, bir milletvekili arttık. Tabi parti olarak birincilik çok önemli, çıkarılan milletvekili sayısı çok önemli ama Mersin’de aldığımız oya baktığımızda, geçen seçime göre oyumuzun 20 binin üzerinde arttığını, 20 binin üzerinde yeni oyun CHP’ye geldiğini görüyoruz. Bunun önemli bir faktör olduğunu söyleyebiliriz. Sonuç itibariyle MHP’den çok ciddi bir oyun AKP’ye geçtiğini düşünürsek, CHP ikincilik konusunda yüzde 1 gibi bir fark var. Biz sonuçları kendi sistemimizde bir daha sorgulayacağız, sayımları tekrar yapacağız. O zaman net olarak ortaya çıkacak ama yurt dışı oylarla beraber burada CHP’de 4 bin civarında bir fark oluştu. Yani aynı oyu almış olsak bile yurt dışı oylarında 4 bin civarında bir fark yaptığını görüyoruz.”

    “ELVAN, MERSİN’DE DEVLETİN BÜTÜN OLANAKLARINI KULLANDI”

    Mersin’de örgüt olarak çok güç koşullarda mücadele ettiklerini savunan Özyiğit, buna karşın AK Parti’nin Mersin’den birinci sıradan aday gösterdiği Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanı Lütfi Elvan’ın, kampanya süresince devletin bütün olanaklarını kullandığını öne sürdü. Lütfi Elvan’ın, Mersin’de devletin bütün olanaklarını kullandığını anlatan Özyiğit, şu iddialarda bulundu:

    “Mersin’de Lütfi Elvan’ın bin 500 bilboard kiralamasına mı bakarsınız, sizin hiç kiralayamaz durumda olmanıza mı bakarsınız? Devletin olanaklarını kullanıp, göstermelik bir faturayla PTT’ye 1 milyona yakın mektubu bastırıp her eve servis yapılmasına, bastırıp, hazırlanıp gönderilmesi ki, bu süreçte bütün PTT çalışanlarının izinde olanlar dahil geri çağrılarak teyakkuz durumuna getirildiğini, İŞKUR’a 3 bin civarında eleman alındığını ve bu elemanların tamamen seçimde oy vaadiyle alındığını, orman işletmesine geçici işçi alınmasını, bu örnekleri artırabiliriz, yani bütün bu olanakları kullanıp oluşturulan tablo budur.”

    “MERSİN’DE YÜZDE 7 CİVARINDA OY ARTIŞI SAĞLADIK AMA İÇİMİZ BURUK, SEVİNEMİYORUZ”

    Kendilerinin, halka gerçekleri anlatma noktasında bir çabayla yürümeye, halka yüz yüze ulaşmaya çalıştıklarını belirten Özyiğit, kampanya boyunca insanüstü büyük bir emek verildiğini ifade ederek, bunun için örgütlerine, Kadın Kolları başta olmak üzere Gençlik Kollarına, ilçe örgütlerine ve milletvekili adaylarına teşekkür etti. Seçmenin sandığa gitmesi konusunda da özellikle son hafta çok çaba verdiklerinin altını çizen Özyiğit, sözlerine şöyle devam etti:

    “Belki o çalışmayı yapmamış olsaydık bugün 4. milletvekilini çıkaramamış olabilirdik. Katılımın yüksek olması bize bu sonucu sağladı. Böyle bir çalışma temposu içinde bu kampanyada elden gelen yapıldı. Daha iyisi olur muydu? Elbette olurdu. Ama bu seçimde elden gelen buydu. Mersin’de, oylarımızı 198 binden 220 bine çıkararak yüzde 7 civarında bir oy artışı sağladık. Bu oy artışını bütün Türkiye’de göstermiş olsak bugün çok farklı bir sonuca gidebilirdik ama bu gerçekleşmedi. Ben, Mersin’in İstanbul’u geçtiğini düşünüyorum. Mersin’in diğer şehirlere göre, mevcut koşullarda daha başarılı bir grafik çizdiğini söylememiz mümkün. Ama bu başarı tabi lokal olduktan sonra çok anlam ifade etmiyor. CHP, Türkiye genelinde milletvekili sayısını iki artırdı. Bunun birinin Mersin’den olması belki anlamlıdır. Yani biz teselli ararsak bulabiliriz ama içimiz buruk, hiç içimizde sevincimiz yok.”

    Özyiğit, bundan sonraki süreçte halka doğru bildiklerini söyleyip, kendilerini sorgulayarak eksiklerini tamamlamaya ve muhalefet görevini yapmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Umut ederim ki, halkımız yaşanan ve yaşanacak olayları değerlendirir. Önümüzde daha çağdaş, demokratik bir Türkiye için mücadele edeceğiz” dedi.

  • Buruk: “takımı Hak Ettiği Yere Getirmeye Çalışacağız”

    Medicana Sivasspor’da Sergen Yalçın ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktörlüğe Okan Buruk getirildi.

    Akşam saatlerinde kulüple görüşmek üzere Sivas’a gelen teknik direktör Okan Buruk, Başkan Mecnun Otyakmaz ile bir süre görüştü. Şartlarda anlaşan taraflar bir yıllık sözleşmeye imza attı.

    Anlaşmanın imzalanmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kulüp Başkanı Mecnun Otyakmaz, Sergen Yalçın’a teşekkür ederek, “Geçtiğimiz yıl takımı bunalımlı bir dönemden alıp huzura kavuşturmuştu. Fakat bu sene maalesef bir takım sıkıntılardan dolayı takımımızın menfaati adına ayrılmanın daha doğru olacağını düşünerek kendisiyle yollarımızı ayırdık. Ona hizmetleri için, Sivasspor’a verdikleri için teşekkür etmek istiyorum. Maalesef futbolda bir başarısızlık olduğu zaman ilk önce teknik direktörler bu işin sorumlusudur. O da o sorumluluğu üzerine aldı ve anlaşarak sözleşmeyi karşılıklı olarak feshettik. Tabii bu demek değildir ki takımımızın içerisinde bazı arkadaşlarımızın sorumluluğunu yerine getirdiği anlamına gelmez. Şimdi hocamızla da onu konuştuk. Gerekli bütün önlemler alınarak, futbolcularımızın da dikkati çekilerek mutlaka yeni bir döneme başlayacağız. Bu süreçte Okan hocamızın sevilen kişiliği ve çalıştırıcılığına geçtiğimiz sene Gaziantep’deki başarılarıyla kulübümüzün her türlü yapısına uygun bir hoca olacağını, yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte takdir ettik. Kendisini buraya davet ettik ve çok kısa süren bir görüşmeyle de takımımızı hocamıza teslim ettik. Kendisine de hayırlı uğurlu olsun diyorum. Okan hocamızla geçmişten beri tanışıklığımız da söz konusu. kulübün yapısı, kendisinin karakteri ortada bu şehre, bu takıma uygun bir hoca olduğunu düşünüyoruz. Okan Hoca için de en iyi takımlardan birisinin de Sivasspor olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    Kadro dışı bırakılan Batuhan ve Ümit Kurt’un durumunun sorulması üzerine Otyakmaz, şunları söyledi:

    “Bizim açımızdan zaten bir buçuk yıldır Batuhan’a büyük bir sabır gösterdik. Hala kendisinin hazır olmayışı bu takıma artık vereceği bir şey olmayacağı kanaati hasıl oldu. Ümit’te dün talihsiz, kendi adına hiç hoş olmayan bir olay yaşadı. İlk 11’de olmadığını görünce biraz sporcu ahlakına yakışmayacak bir takım hareketlerde bulundu. Bunun da cezası bizim ailemize bir daha girmemesi demektir. Bunu kendisi de biliyor. Artık 2 futbolcuyla ilgili hiçbir bağımız yok. Tabii ki lisanslı oyuncularımızdır, ama devre arası kendilerine kulüp bulmak zorundalar.”

    “TAKIMI HAK ETTİĞİ YERE GETİRMEYE ÇALIŞACAĞIZ”

    Medicana Sivasspor’un yeni teknik direktörü Okan Buruk ise, “Tabii ki Sivasspor gerek kurumsal yapısı, gerek yönetimiyle Türkiye’nin örnek kulüplerinden biri. Biz de bu örnek kulübe yakışır şekilde takımı hak ettiği yere getirmeye çalışacağız. Zor bir dönem ama bu zor dönemde kendi içimizde, taraftarımızla, şehrimizle birlik ve beraberlik içinde olursak bu zor dönemi kolay bir şekilde atlatmak istiyoruz” diye konuştu.

    Sergen Yalçın’ın şanssız bir dönem geçirdiğini belirten Buruk, “Sergen hocaya bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum. O da bizim jenerasyonun önemli hocalarından birisi. Bu sene burada şanssız bir dönem geçirdi. Ama bundan sonraki hayatında başarılı olacaktır” diye konuştu.

    “TÜM ENERJİMİZİ TAKIMA VERECEĞİZ”

    Sivasspor’u en iyi yere getireceklerini belirten Buruk, “Takımımız hak etmediği bir yerde. İnşallah bundan sonra Allah da bize daha çok yardım eder. Özellikle sonuç anlamında, iyi oyunlarını sonunu getiremeyen bir takımda vardı. Özellikle psikolojik anlamda oyuncularımızı da geliştirip, onları da bu çemberin içine alıp kulübümüzü en iye yere götürmeye çalışacağız. Burada olduğum için tabii ki mutluyum. Sezon başında beri gelen teklifler olmuştu, beklemiştim. Sivasspor’un benim için doğru bir kulüp olduğunu görüyorum” ifadelerini kullandı.

    Teknik kadroda yer alan isimlerle ilgili bilgi de veren Buruk, Gaziantepspor’da çalıştığı kadroyla devam edeceğini söyledi.