Etiket: Bursa’ya

  • Bursa’ya Ro-ro Limanı

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, sanayi ve üretim şehri Bursa için Ro-Ro limanının kaçınılmaz olduğunu söyledi. İmar değişikliği ile ilgili plan oy çokluğu ile kabul edilirken, CHP ve MHP’li üyeler ret oyu kullandı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin nisan ayı olağan meclis toplantısının genel gündemi Bursa’ya yapılması planlanan Ro-Ro limanı oldu. Bursa’da son bir ayda hayata geçirilen faaliyetler, önümüzdeki günlerde startı verilecek hizmetler ve kamuoyu gündemini meşgul eden konular toplantıda ele alındı. Mudanya’nın Ketendere mevkiine yapılacak liman kompleksi görüşüldü. Burulaş tarafından hazırlanan feribot ve ropax iskeleleri ile konteyner limanı, Ro-Ro limanı ve genel kargo limanı projelerinin 1/100000 Bursa İl Çevre Düzeni Planı’na işlenmesi ile ilgili plan değişiklikleri oy çokluğu ile kabul edildi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, “Üretim şehri olan Bursa’nın limanları artık yetmiyor. Her geçen gün üretim artıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuyla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir yandan büyükşehir, bir yandan da BURULAŞ, ulaşım sisteminin çözümü için projelerini sürdürüyor. Eskiden beri sıkıntılı olan konulardan bir tanesi de Mudanya’daki limanlara yük gemilerinin yanaşmasaydı. Mudanya-Bursa arasında araçların yük taşıması da büyük bir sıkıntıydı. Ama şimdi gerçekleştirilecek projede Mudanya limanından çok uzak Eşkel’in de ilerisinde olan Ketendere bölgesini kullanacağız. Hem bu bölge için, hem de gelişen ve büyüyen liman ihtiyacı için alt yapı da işlenecek. Bu bölgede şu anda çok sayıda sanayi bölgesi var. Buradan mevcut İzmir yolu için bağlantı yolları genişletebilir. Mudanya içine girmeden şehir merkezine uğramadan İstanbul’un batı yakası arasında taşımacılık yapılabilir” diye konuştu.

    Değişikliğin mevcut planlara işlenmesi için Ulaştırma Bakanlığı tarafından talep geldiğini belirten Altepe, “Maksadımız şehir içine girmeden ağır taşıt trafiğini dışarıdan vermek. Çünkü sanayi ve üretim şehri için liman çok önemli bir ihtiyaç. Şehir içindeki üretim birimleri ve sanayiler, yavaş yavaş batıya doğru kayıyor. Şehir merkezinin sanayi yoğunluğunu ticarete dönüştürmek istiyoruz. Boşaltılan fabrikaları dönüşüme kazandırmak istiyoruz. İstanbul’da nasıl bunun dönüşümü varsa, çevre ile yatırımlar yapılıyorsa, burada da aynısını yapmak istiyoruz” dedi.

    Ro-Ro limanı yatırımının büyükşehir tarafından gerçekleştireceğini ifade eden Altepe, “İşletmesi ise BURULAŞ tarafından yapılacak. Burada bir kazanan olacaksa Bursa işletsin. Bu proje üzerinde yıllardır çalışılıyorduk. Artık bunu uygulamaya başladık. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık da liman yapılacak alanı gördü. Bursa için bu bir ihtiyaç. Bizim elimizde, bizim kontrolünde olmasını, yanlış bir şey olmamasını istiyoruz. Gelirinin de Bursa’ya kalmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Daha önce bu limana kamuoyu tarafından karşı çıkıldığını ifade eden CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ ise, “Bursa İstanbul’un arka bahçesi yapılmaya çalışılıyor. İstanbul’un bütün yükü Bursa’nın üzerine atılmak istiyor. Burada yılda 2 milyon 500 bin yolcu, 400 bin araç, 600 bin treyler, 7 milyon ton kargo taşınması planlanıyor. Boyutlara bakıldığı zaman çok büyük bunu da Mudanya’nın kaldırması mümkün değil. Aynı zamanda burası 1100000 ölçekli planlarda sit alanı olarak görülüyor. 2030 yılı planlarında ise yapılacak çalışmaların hepsi imar mevzuatına aykırıdır. Bu bölge ayrıca tarım ve zeytincilik ile uğraşıyor. Tamamı birinci derece tarım alanında kalmaktadır. Burada bir ÇED süreci de işletilmemiştir. Buranın liman özelliğinin dışında kara özelliği ile ilgili bir plan çalışması yapılmamıştır” dedi.

    Mudanya ve Gemlik ilçelerinin bir deprem hattı içerisinde olduğunu belirten Aktuğ, “Hiçbir raporda bununla ilgili bir sonuç bulunmuyor. Kurum görüşlerinin de hiçbir tanesi alınmamıştır. Olmayacak bir işe amin demeye çalışıyoruz. Tarihin yok edilecek anlamına gelecek bir projedir. Sahil projesi bitmeden Mudanya batırılmaya mı çalışılıyor” diye konuştu.

  • Bursa’ya Yeni İplik Fabrikası

    Bursa’da endüstri 4.0’a alt yapısı uygun olarak inşa edilen iplik fabrikası, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından açıldı. Işık, Türkiye’nin dünyadaki dördüncü sanayi devrimini tribünden izlememesi gerektiğini söyledi.

    Harput Holding’in Mustafakemalpaşa ilçesinde yaptığı Miranlı İplik Fabrikası, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katıldığı törenle hizmete açıldı. 250 bin metrekare açık, 40 bin metrekare kapalı alana sahip yatırım toplam 500 milyon liraya mal olacak. Üç etap halinde tamamlandığında bin kişiye istihdam sağlayacak olan fabrika, Türkiye’de son yıllarda tek seferde yapılan en büyük yatırımlardan biri olma özelliğini taşıyor. Endüstri 4.0 alt yapısına uygun olarak inşa edilen fabrikanın açılışında konuşan Bakan Işık, “Biz yeterli tasarrufu olmayan bir ülkeyiz. Bu bakımdan yatırım ve harcama yaparken, adeta kılı kırk yarmalı, kaynaklarımızı doğru kullanmalıyız. AR-GE ve tasarım gibi katma değeri yüksek alanlara daha fazla harcama yapmalıyız. 2014’te ülkemizdeki AR-GEe harcamalarının milli gelire oranı, tarihimizde ilk defa yüzde 1 seviyesini geçti. Ancak bu yeterli değil. Bu rakamı daha da artırmamız, yüzde 3 seviyesine doğru çıkarmamız gerekiyor” dedi.

    “DÜNYA YENİ BİR SANAYİ DEVRİMİNE DOĞRU İLERLİYOR”

    Dünyanın yeni bir sanayi devrimine doğru ilerlediğine dikkat çeken Işık, “Dördüncü sanayi devrimi, üretim alışkanlıklarımızı çok ciddi bir şekilde etkileyecek. Günümüzde ve özellikle gelecekte ürettiğiniz ürün elbette düşük teknolojili bir ürün olabilir. Ancak o ürünü ürettiğiniz tesisin düşük teknolojili olması mümkün değil. Artık ne üretiyor olursanız olun, en iyi makinelerle, en yeni teknolojilerle, akıllı üretim sistemleriyle üretmek durumundasınız. Aksi takdirde, küresel alanda rekabetçi olma şansınız kalmayacaktır” diye konuştu.

    “TÜRKİYE 4. SANAYİ DEVRİMİNİ TRİBÜNDEN İZLEMEMELİ”

    Türkiye’nin ilk 3 sanayi devrimini tribünden izlediğini dile getiren Işık, “İlk 3 sanayi devriminde Türkiye rol olamadı. 4’üncü sanayi devriminde ise ne ürettiğiniz değil, nasıl ürettiğini önemli. Makinelerin birbiriyle konuştuğu, raftaki ürünlerin satışının anında elektronik sistemle fabrikadaki üretim tezgahına bildirildiği ve üretim planlamasının otomatik olarak o bilgiler doğrultusunda yapıldığı anlayış geliyor. Artık Türkiye’nin 4’üncü sanayi devrimini tribünden izlememesi lazım. Sanayicilerimiz bundan sonraki süreçte yapacakları bütün yatırımlarda 4’üncü sanayi devriminin gereklerini hesaba katmaları lazım” şeklinde konuştu.

  • Bursa’ya Çamur Yağdı

    Bahar havası yaşanan Bursa’ya öğle saatlerinde çamur yağdı. Araçlarını çamurla kaplanmış halde bulan vatandaşlar oto yıkamacılara akın etti.

    Bursa’da öğle saatlerinde yağan çamur herkesi şaşkına çevirdi. Hafif bir şekilde yağan bahar yağmuru tozla birleşince gökten adeta çamur yağdı. Araçlarını çamura bulanmış vaziyette gören vatandaşlar, oto yıkamacılara akın etti. Meteoroloji yetkilileri, toz tabakasının bir süredir atmosferde asılı kalması ve yağmur ile birlikte aşağı inmesi sonucu bu durumun yaşandığını söyledi.

  • Bursa’ya Büyük Bir Şehir Kütüphanesi Gerekiyor

    Bursa’da yüksek lisans ve doktora yapan araştırmacılar, Kütüphaneler Haftası’nda İnebey El Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bir araya geldi. Çalıştayda konuşan İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Kemikli, Bursa’da araştırmacıların gece gündüz kullanabilecekleri çok büyük ve konforlu bir şehir kütüphanesine ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Tahtakale’deki tarihi İnebey El Yazma Eserler Kütüphanesi’nin en güzel hizmet günlerini yaşadığını belirten İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Yurtsever de, eskiden ürkütücü gelen İnebey Medresesi’nin devasa merdivenlerden salavatlar okuyarak çıktıklarını, tarihi İnebey Kütüphanesi’nde, bugün güler yüzlü yöneticilerin araştırmaya gelenleri kucakladığını söyledi. İklimlendirme imkanı sağlandıktan sonra eserlerin daha güvenilir muhafaza edildiğine dikkat çeken Murat Yurtsever, “Bu mekan aslında bir el yazma eser kütüphanesi olduğu gibi, içerisinde tek nüsha olan Biruni gibi kıymetli araştırmacıların eserlerinin de barındığı bir müze özelliği taşıyor. Memluk (Mısır) Sultanı Berkuk’un 6 asır önce Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazıt Han’a gönderdiği dev Kur’an-ı Kerim de, bugün birçok fakültede ders olarak okutulan el yazma eserler de bu tarihi binada muhafaza ediliyor” dedi.

    Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Bilal Kemikli de İzmir İktisat Kongresi’nde alınan bir karara istinaden, büyük işletmelerin karlarından belli bir miktar parayı kültür faaliyetlerine harcama mecburiyeti bulunduğuna dikkat çekerek, “Sümerbank kuruluşu kapatılmaya karar verilince, Anadolu’nun değişik şehirlerindeki kamu fabrikalarında bulunan kütüphanelerden 9 kamyon kitap Bursa’daki Merinos Fabrikası depolarına getirildi. Ancak bu kitaplar maalesef hurda denilerek sahaflara geçti. Sahaflara geçmesi belki kitap meraklıları için bir kayıp değildir ancak bu eserlerle Bursa’ya çok güzel bir büyük kütüphane yapılabilirdi. Bu dönemde aynı şekilde bazı tanınmış ressamların eserlerinin bulunduğu resim koleksiyonu da Merinos’a getirilmişti. Bu resimler halen Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin elindeyse bir resim müzesi de açılabilir. Ancak araştırmacılar Bursa’daki kütüphanelerde çalışamıyorlar. Büyük bir şehir kütüphanesi gece gündüz araştırma yapmak isteyenlere, okumak isteyenlere en detaylı şekilde hizmet verecek şekilde inşa edilebilir” diye konuştu.

    İnebey El Yazma Eserler Kütüphanesi yetkilileri de restorasyon bölümü ile birlikte her türlü imkanı kitapseverler için kullandırdıklarını kaydederek, yangın riski bulunan İnebey Hamamı’nın da kamulaştırılarak kütüphaneye tahsis edilmesini istediler.

  • Özdilek’ten Bursa’ya Modern Konutlar

    Türkiye’nin köklü firmalarından Özdilek Holding, Bursa’da 15 bin metrekare alana yaptığı konutlarla yatırımlarına devam ediyor.

    Özdilek Holding, 2013 yılında Eskişehir’de hayata geçirdiği Loft Konutları’ndan sonra Bursa’da yeni bir konut projesine daha imza atıyor. Nilüfer’de hayata geçirilen projede 9 blok ve 116 daireden oluşan Orange City, modern mimarisi, yenilikçi tasarımı ve sosyal alanları ile dikkat çekiyor.

    ’Burada hayat var’ sloganıyla konforlu ve fonksiyonel tasarlanan Orange City’nin tanıtımında konuşan Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, “5 bin metrekarelik yeşil alanı, 560 metrelik koşu parkuru, sosyal tesisi, çocuk oyun alanları, basketbol sahası, kapalı yüzme havuzu, fitness salonu ve saunasıyla refahı bir üst seviyeye çıkartan konutlar inşa ediyoruz. Fethiye’de toplam 22 bin 747 metrekare inşaat alanına sahip olan projede 118 metrekareden 321 metrekareye kadar 2+1, 3+1, 4+1 dublex daireler bulunmaktadır” diye konuştu.

    Dairelerin yıl sonunda teslim edileceğini ifade eden Özdilek, “16 adet 2+1, 74 adet 3+1 ve 24 adet 4+1 dubleks dairelerde birinci sınıf malzemeler kullanıldı. Binalar deprem yönetmeliğine uygun radye temel ve özgün dış cephe tasarımı ile dikkat çekecek” dedi.

    Konuşmaların ardından Özdilek, tanıtıma katılanlara örnek daireyi gezdirdi. Dairelerin 437 bin liradan satışa çıkarılacağı açıklandı.