Etiket: Bursa’daki

  • Bursa’daki uyuşturucu operasyonunda 15 kişi tutuklandı

    Bursa genelinde bin 500 polisin katılımıyla gerçekleşen Narko-Huzur uygulamasında gözaltına alınan 26 kişiden 15’i tutuklandı.

    Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü’nün kısa süre önce uygulamaya koyduğu “Whatsapp Narko-Tem İhbar Hattı”na gelen ihbarlar ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekiplerinin yaptıkları çalışmalar sonucunda, il genelinde uyuşturucu satıcılarına şok operasyonlar düzenlendi. Özel harekat, asayiş ve çevik kuvvet ekiplerinin de destek verdiği operasyonlar ve huzur uygulamalarında bin 500 polis, motorize polis timleri ve polis narkotik detektör köpekleri görev aldı. Operasyonlarda 83 kişi yakalanarak, 26’sı örgüt kapsamında uyuşturucu ticareti yapmak suçundan gözaltına alınıp adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 26 kişiden, 1 kadın 15 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Bursa’daki FETÖ davası

    Bursa’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında eski Vali Şahabettin Harput ve bazı iş adamlarının da aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 60 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkemede ifade veren iş adamları 17-25 Aralık öncesi Fetullah Gülen’in sohbetlerine katıldıklarını ve Orhangazi Üniversitesi’ne bağış yaptıklarını itiraf etti.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından 17 Ağustos’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanan eski Bursa Valisi Şahabettin Harput ile 27’si tutuklu 60 sanığın yargılanmasına 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Sanıklar hakkında ‘silahlı terör örgütü yöneticisi olma ve terörizmin finansmanının kanununa muhalefet’ suçlarından 20’şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

    “Orhangazi Üniversitesi’ne 200 bin lira bağışta bulundum”

    17/25 Aralık’a kadar devlet tarafından cemaat bilinen yapının toplantılarına katıldığını ifade eden Emin Akça, “Orhangazi Üniversitesi’ne 200 bin lira bağıştı bulundum. Evimin yakınında olduğu için ve bu yapının eğitimi çok iyi olduğu için kızı onların okuluna gitti. Eyüp Karakuş, Zeki Tunalıoğlu ve Celal Eğretli cemaatin çok güçlü isimleridir. Eyüp Karakuş’u Kırgızistan Meclisi’nden tanıyorum. Cemaat bağı çok iyidir. 17/25 Aralık sonrası E.K.’yı görmedim” dedi.

    “Cansun Sarıyıldız ve Ömer Kurt’un ile birlikte Amerika’ya gittim”

    Uludağ Vakfı’na 300 bin lira bağışta bulunduğunu itiraf eden Feridun Kahraman, “Bağışı Bursamızın eğitimi ve Bursa’ya üniversite kazandırmak için yaptım. Fetullah Gülen ile telefon görüşmesi yapmadım. Cansun Sarıyıldız ve Ömer Kurt ile birlikte Amerika’ya gittim. Örgüt elebaşı Fetullah Gülen sohbet etti” diye konuştu.

    “17-25 Aralık öncesi 5 arkadaş ile birlikte Fetullah Gülen’i randevu alarak ziyaret ettik”

    Tutuksuz sanıklardan Hilmi Gülcemal ise, “17-25 Aralık öncesi 5 arkadaş ile birlikte Fetullah Gülen’i randevu alarak ziyaret ettik. 5 gün boyunca kamp yaptık. O zamanlar Fetullah Gülen ile görüşmeler suç değildi. Feridun Kahraman ile Amerika’ya gitmedim” şeklinde konuştu.

    3 gün süren duruşmanın ardından tutuksuz sanıkların avukatları adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi. Savcı mütalaasında adli kontrol hükümlerinin kaldırılmamasını, sanıkların tutukluluk halinin devam etmesini bildirdi. Yaklaşık 1 saatlik aranın ardından mahkeme heyeti Sait Usul ile Mehmet Benli’nin tahliyesine karar verdi. Ayrıca mahkeme heyeti tutuksuz sanıkların imza tedbirini kaldırırken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

  • Bursa’daki balık katliamları protesto edildi

    Bursa’nın Karacabey ilçesinde fabrika atıkları sebebiyle yaşandığı iddia edilen toplu balık ölümlerinin bu yıl içinde üç kez tekrarlanmasına tepki gösteren vatandaşlar, DOĞADER’in organizasyonuyla katliamları protesto etti.

    Karacabey Canbalı Deresi kenarından düzenlenen basın açıklamasına, Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) Başkanı Caner Gökbayrak, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Dç.Dr. Erkan Yaslıoğlu, DOĞADER Mustafakemalpaşa Temsilcisi Seyit Ali Geçici, çok sayıda balıkçı ve vatandaşlar katıldı. Yazılı basın açıklamasını okuyan DOĞADER Mustafakemalpaşa Temsilcisi Seyit Ali Geçici, Karacabey’de hiç bitmeyen doğa katliamı yaşandığına vurgu yaparak, “Bizim her yıl tanık olduğumuz doğa katliamları bu kez sınırları aştı. Fabrika atıklarıyla zehirlenen derelerimiz bu yıl içinde 3 kez toplu balık ölümlerine sahne oldu. Türkiye, Karacabey’deki balık ölümlerini konuşuyor. Biz bugün burada derelerimizde yaşanan katliamlara ’dur’ demek için toplandık” dedi.

    “Bayramı zehir ettiler”

    Bu yılki toplu balık ölümlerinin ilk olarak haziran ayında Karadere üzerinde gözlemlediklerini söyleyen Geçici, “Ramazan Bayramı arifesiydi. Bir ya da birkaç fabrika bayram öncesi rehavetini fırsat bilerek zehir atıklarını Karadere’ye boşalttılar. Bizlerin bayramı zehir olurken, on binlerce balık ve bu balıkları besleyen suda yaşayan küçük canlı türleri Karadere’nin üzerini kapladı. Karacabey İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü sudan örnekler aldı. Yapılacak inceleme sonucuna göre işlem yapılacağı açıklandı. Aradan 3 ay geçti. Ne sonuçlar açıklandı, ne de herhangi bir fabrikaya işlem yapıldı. Son olarak şimdi de aynı durum Canbalı Deresi’nde yaşanıyor. Dere kenarlarında sazanıyla, yayınıyla 3-5 kilodan fazla geleniyle on binlerce balık can çekişerek öldü” şeklinde konuştu.

    “Derelerimizi kirletenleri cezalandırın”

    DOĞADER Başkanı Caner Gökbayrak da, balık katliamının artık iyice gün yüzüne çıktığını söyleyerek, “Sadece bu sıkıntılar balıkçılar tarafından yansıtılıyormuş gibi görünmesine rağmen artık Karacabey’deki vatandaşlar da bu katliamların son bulmasını ve Türkiye’nin hiçbir yerinde yaşanmamasını istiyor. Bizlerde DOĞADER olarak bugün buradayız. ÇED raporunu yetkililer denetlemiyorsa o zaman bu raporun hiçbir anlamı yok. Bu dereler kirleniyorsa, havamız kirleniyorsa, toprağımızın üzerine zehirli atıklar atılıyorsa o zaman bu ÇED raporunun ne anlamı var? ÇED raporu anlamsız bir kağıt haline geliyor. Derelerimizi kirletenleri cezalandırın. Bu cezalandırmalar da parasal olmasın. Diğer bir sıkıntıda parasal cezalar verilmesi. Eğer bir fabrika balık katliamına neden oluyorsa, cezası parayla karşılanan bir ceza olmamalı. Bu nedenle fabrika 1 ay kapatıldığında o zaman cezası gerçek bir ceza anlamına gelir” dedi.

    “Bu dereye atıklarını bırakan bir takım tesisler var”

    Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Dç. Dr. Erkan Yaslıoğlu ise “Bizler Ziraat Mühendisleri Odası olarak; toprağımıza, suyumuza ve havamıza her zaman sahip çıktık ve her zaman da sahip çıkacağız. Bu nedenle Karacabey halkı ile birlikte buradayız. Bu dereye atıklarını bırakan bir takım tesisler var. Bunlarda ÇED olumlu raporunu alıyorlar. Bu raporlarda derenin temiz akması için yerine getirecekleri prosesleri taahhüt ediyorlar ama görünen tablo ortadaki bu taahhütleri yerine getirmiyorlar. İşte dere bu halde. Biz bu toprakları atalarımızdan emanet aldık ve gelecek nesillere emanet edeceğiz. Bu toprakları tertemiz emanet etmek istiyoruz. Yetkilileri göreve çağırıyoruz. Bu işin suçluları varsa da yasalar önünde almaları gereken ceza ne ise almalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Balık katliamlarını protesto eden kalabalık ellerinde, ’Su içtiğimiz deremizi geri istiyoruz’, ’Canbalı atık deresi değildir’, ’Karacabey el ele, Canbalı güzel günlere’, ’Balıkları zehirleyenler cezalandırılsın’ pankartlarını taşıyarak sloganlar attılar.

  • Bursa’daki hayvan pazarları ve kesim yerleri havadan görüntülendi

    Bursa’daki hayvan pazarı ve kesim alanı havadan görüntülendi. Görüntülerde çok sayıda kurbanın satışa hazır vaziyette beklediği görüldü.

    Bursa merkez Osmangazi’ye bağlı Panayır Mahallesi’ndeki hayvan pazarı havadan görüntülendi. Hayvan pazarındaki hareketlilik devam ederken çok sayıda hayvanın satıcıların elde kaldığı ve ahırlarda bekletildiği görüldü. Araçlarını kurban pazarının yanındaki yol kenarına bırakan vatandaşlar, hayvanlarını kesti. Bazı vatandaşlar ise, kurban almak için pazarları gezdi.

  • Bursa’daki FETÖ/PDY davası

    Bursa’da FETÖ/PDY davasında 4’ü tutuklu 8 sanığın yargılanmasına devam edildi.

    Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen FETÖ/PDY davasına tutuklu sanıklar eski İl Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya, eski İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar ve eski Vergi Dairesi Başkanı İbrahim Saydam, eski İl Sağlık Müdür Yardımcısı Yusuf Ziya Leventoğlu ile tutuksuz sanıklar K.B, F.Ö, A.M.A. ve Y.Y. ile avukatları katıldı. “Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, terör örgütüne üye olmak ve ’Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a muhalefet” suçlarından yargılanan sanıkların avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ileri sürerek tahliyelerini talep etti.

    Duruşmada tanık olarak dinlenen eski Bursa Valisi Şahabettin Harput’un yargılandığı davada tutuksuz sanık olan F.K, örgütün sözde Bursa imamı Cansun Sarıyıldız’ın babası R.K’dan okul yaptırmak için yüklü miktarda para istediğini, okula onun adını vereceklerini söylediğini, babasının da kabul ettiğini söyledi.

    Yargılandığı davada tutuklanıp 3 ay cezaevinde yattıktan sonra etkin pişmanlıktan faydalanıp tahliye olan F.K, mahkeme başkanı Yaşar Sarcan’ın, “FETÖ sizden hiç bağış ya da himmet adı altında para istedi mi?” sorusuna, “Cansun ayda bir babamın yanına gelirdi fabrikaya, himmet adı altında para istemeye, babam da bağış yapardı. Benden de para istediği olmuştur” cevabını verdi.

    “Vali biz, il emniyet müdürü biz…”

    F.K, ayrıca iddianamede de geçen örgütün sözde imamı Sarıyıldız’ın “Vali biz, il emniyet müdürü biz, başsavcı biz, vergi dairesi başkanı biziz” dediği iddialarına cevaben de şunları söyledi:

    “Cansun Sarıyıldız geldi 2013’te elinde bir listeyle, babamdan para istedi. Babam da okulun zaten eğitim öğretim verdiğini, daha fazla para veremeyeceğini söyleyip para vermeyince bana geldi. ’Bu işlerde çekinilecek bir şey yok, Vali biz, il emniyet müdürü biz, başsavcı biz, vergi dairesi başkanı biziz.’ dedi. Sonra benim şahsımdan para istedi. Ben bunu tehdit gibi, şantaj gibi algıladım. Soruşturma yapıldığında düzenlenen vergi uzlaşma komisyonundaki belgeler incelendiğinde, örgüte yakın isimler de ortaya çıkacaktır. Bu hususlar iş çevrelerinde konuşulan konulardır.”

    Kendisinin suçsuz olduğunu ileri süren tutuklu sanık Ali Osman Kahya ise, “İlk duruşmada da söylemiştim evimde bulunan, Gülen’in bana yazdığı iddia edilen not benim değil, bu bir komplodur. Gülen’in yazı örneklerini talep ediyorum” dedi.

    Bunun üzerine mahkeme başkanı, bu konuda resmi kurumlarda bulunan Gülen’e ait yazı örneklerinin ellerine ulaştığını, gerekli incelemenin en kısa sürede yapılacağını belirtti.

    Mahkeme heyeti 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.