Etiket: Büro-

  • Büro Memur-sen Genel Başkanı Yazgan: “Terörden Medet Umanların İnsanlık Dışı Saldırılarını Vicdanlar Affetmeyecektir “

    Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, Ankara ve Diyarbakır’daki terör saldırılarını kınayarak, “Güvenlik güçlerimizi, milletimizi, ülkemizi hedef alan kalleş ve hain terör saldırılarını, saldırıların arkasındaki kirli güçleri şiddet ve nefretle kınıyoruz. Terörden medet umanların insanlık dışı saldırılarını vicdanlar affetmeyecektir” dedi.

    Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, yaptığı yazılı açıklamada, terörün karanlık yüzünü Ankara ve Diyarbakır’da gösterdiğini belirtti. Ülkenin birlik ve beraberliğini hedef alan terörü, terörün arkasındaki iç ve dış güçleri şiddet ve nefretle kınadıklarını vurgulayan Yazgan, “Güvenlik güçlerimizi, milletimizi, ülkemizi hedef alan kalleş ve hain saldırılarla yüreğimiz yandı. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Terörden medet umanların insanlık dışı saldırılarını vicdanlar affetmeyecektir. Yapılan saldırıların amacı, ülkemizin birliğini, bütünlüğünü ve huzurunu bozmaktır. Herkes bilmelidir ki, birlik ve beraberliğimizi hedef alan bu saldırılar asla amacına ulaşamayacaktır. 78 milyon vatandaşımız bir ve beraber olarak aşağılık saldırıların karşısında duracağız” dedi.

    Terörün bitirilmesine yönelik güvenlik güçlerince yapılan operasyonların kararlılıkla devam etmesi gerektiğinin altını çizen Yazgan, “Ülkemiz, içimizdeki ve komşu ülkelerdeki terör örgütlerinin kalleş saldırılarıyla ateş çemberine sokulmak istenmektedir. Güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları ve milletimizin tek vücut duruşuyla tüm saldırılar bertaraf edilecektir. Milli mücadelede tüm dünyaya ders veren ülkemiz, kararlı duruşuyla yine ders verecektir. Hain terör saldırılarıyla ülkemizin gözünü kimse korkutamaz. Bu bağlamda güvenlik güçlerimizin hain terör örgütlerine düzenlediği operasyonları sonuna kadar destekliyoruz. Terörün kökü kazınıncaya kadar operasyonlar devam etmelidir” ifadelerini kullandı.

  • Uşak Büro Memur-sen’de 2. Olağan Genel Kurul Yapıldı

    Memur Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Büro Memurları Sendikası Uşak İl Başkanlığı 2.Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Üyeler, mevcut başkan Osman Savaş ile tek liste devam dedi.

    Sosyal Güvenlik Kurumu Konferans salonunda gerçekleştirilen kurula, Büro Memurları Sendikası Genel Başkanı Osman Savaş, Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan, diğer illerden gelen sendika başkanları ve üyeler katıldı.

    Genel Kurul’da ilk olarak konuşma yapan Büro Memur-Sen Uşak İl Başkanı Osman Savaş, “Bu kutsal dava hiç bir zaman tarihin hiçbir döneminde, makam davası, rütbe paye davası olmamıştır. Bu dava şahsi hırsları, kibri, fitneyi ve nifakı, kıskançlığı, çelme takmayı, başkasının kuyusunu kazmayı, her zaman dışlamış davadır. Tarih, davasına ihanet edenlerin, nasıl onursuzca yok olup gittiğinin örnekleriyle doludur” dedi.

    Uşak Belediye Başkanı Nurullah Caha’da kürsüde; “Bu mücadelede bu hakların oluşmasına gönül veren tüm sendikada ki arkadaşlarıma şükranlarımı arz ediyorum. Her kurumumuzda memur-sen etki. Bir dava bir sevda uğruna çıkılan bu yolda güzel bir noktadayız. Bu kongre ile birlikte bunları daha bir üst noktaya getirebiliriz” dedi.

  • Büro Memur-sen Genel Başkan Yardımcısı Tunç: “SGK Çalışanı Mutlu Değil”

    Sosyal Güvenlik Kurumu’ndaki (SGK) memurların sorunlarıyla ilgili açıklama yapan Büro Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Nihat Tunç, “Verdiği hizmetle yaklaşık 80 milyon vatandaşımızı mutlu eden SGK’daki memurlar, haksızlıklar nedeniyle mutlu değil. Akıl almaz uygulamalarla fazla mesai ücretleri, ikramiyeler, ek ödemeler gibi hakları ellerinden alınan memurlar başka kurumlara geçmek istiyor” dedi.

    Büro Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tunç, SGK’daki memurların sorunlarıyla ilgili açıklama yaptı. SGK’nın ülkede yaşayan yaklaşık 80 milyon vatandaşı yakından ilgilendirdiğini belirten Tunç, kurumun emekli aylığından yetim aylığı bağlamaya, Bağ-Kur işlemlerinden sigorta işlemlerine kadar çok sayıda hizmet verdiğini ifade etti. Kurumun vatandaşlara hızlı ve kaliteli hizmet almasını amaçladığını kaydeden Nihat Tunç, bu amacın gerçekleştirilmesinde en büyük paya sahip olan kurumdaki yaklaşık 30 bin memurun unutulduğunu ileri sürdü.

    Hizmetin en iyi şekilde verilebilmesinin öncelikle çalışanlarının mutluluğunu sağlamaktan geçtiğini vurgulayan Tunç şunları dedi:

    “Verdiği hızlı ve kaliteli hizmetlerle vatandaşlarımızı mutlu eden SGK’daki memurlarımız, kurumdaki haksız uygulamalar nedeniyle maalesef mutlu değil. Uygulanan yanlış politikalar, mali ve özlük haklardaki kayıplar nedeniyle kurumdaki memurlar başka kurumlara geçmek istiyor. Bu gidişle kurumda alanında uzman personel kalmayacak.”

    Yapılandırmalar nedeniyle kurumdaki memurların mesai mefhumu gözetmeden çalıştığını ancak hakkını alamadığının altını çizen Tunç şöyle devam etti:

    “Personelin yaptığı fazla mesailere karşılık aldığı ücret koca bir sıfırdır. Büyük gayretle çalışan personele, emeğinin karşılığı verilmemektedir. Ödenmeyen ikramiyeler de kurumdaki memurları mağdur etmekte. SGK’da memurlara ödenen ikramiyelerde fazla mesai ücretleri gibi 666 Sayılı KHK ile kaldırıldı. Anayasa Mahkemesi, kararnamenin mali haklarla ilgili hükmünü 6223 yetki kanunu kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle iptal etti. İkramiyelerin ödenmesiyle ilgili kazanılan bireysel davalar da mevcut. Ne hikmetse kurumda asıl işi yapan personele mahkeme kararlarına rağmen ikramiyeler ödenmezken, müfettişlere ikramiyeler ödenmektedir. Bu ayrımcılık sona erdirilmelidir. En kısa zamanda ikramiyeler ödenmelidir. Diğer taraftan kurumda görevli sağlık personeline ek ödeme verilirken aynı işi yapan diğer memurlara ek ödeme verilmiyor. İstanbul’daki memurların ise 30 puan farkı ellerinden alındı. Yapılan bu uygulama ile aynı ilde, aynı işi yapan personel arasında çalışma barışı bozuldu. Ek ödeme oranları tekrar yükseltilerek haksızlıklar giderilmelidir.”

    SGK’nın görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı açtığını hatırlatan Tunç, sınavın kapsam yönünden yetersiz olduğunu belirterek şunları kaydetti:

    “Şube müdürü, merkez müdürü ve merkez müdür yardımcılığı kadroları sınavda yer almadı. Bu kadrolar da sınavda yer almalıydı çünkü çoğu merkez müdürü ve merkez müdür yardımcılığı kadrolarına vekaleten bakılıyor. Bunun için en kısa sürede şube müdürü, merkez müdürü ve merkez müdür yardımcılığı kadroları için de sınav açılmalıdır. Sınav yönetmeliği de acemice hazırlandı. Kurum yöneticileri adaleti sağlamaya yönelik değil, bazı gruplara ve sınıflara yönelik yönetmelik yapmakta. Kurum yöneticileri en kısa zamanda bu yanlıştan dönmelidir.”

  • (Özel) İzmir Cinayet Büro, Cinayeti Çözmede Bir Numara

    İzmir Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2015 yılında İzmir’de 73 cinayeti çözerek 81 il arasında yüzde yüz olayı aydınlatmayla bir numara oldu.

    İzmir’de, 2015 yılında 73 cinayet meydana gelirken bu cinayetlerin hepsi İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince çözüldü. Cinayet Büro Amirliğinin bu performansı, Türkiye’de cinayet aydınlatmada İzmir’i birinci sıraya yerleştirdi. Cinayetin meydana gelmesinden sonra hızlı bir çalışma başlatan Cinayet Büro dedektifleri, cinayet zanlılarını kısa sürede yakaladı. Cinayet zanlılarından 11’i Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından kaçıp saklandıkları İstanbul, Ankara, Balıkesir, Mardin, Manisa, Antalya, Afyon olmak üzere 11 farklı ilde 62 cinayet zanlısı İzmir merkez ve ilçelerinde yakalanarak adli mercilere sevk edilerek tutuklandı.

    CİNAYETLER NE İLE İŞLENDİ

    İzmir’de polisin görevli olduğu bölgede, 4’ü 18 yaşından küçük 22 kadın, ikisi 18 yaşından küçük 54 erkek cinayete kurban gitti. Cinayet zanlısı olarak 135 kişi yakalanırken 87 kişi tutuklandı. Ayrıca, iki cinayet zanlısı ise cinayeti işledikten sonra intihar etti. 73 cinayetten 31’i ruhsatsız silahla, 34’ü kesici, delici aletle, 2’si boğmak suretiyle, 3’ü darp edilerek birer tanesi kundaklama neticesi, motosikleti bilerek devirerek ve yeni doğan bebeği balkon atarak gerçekleştirildi.

    İNTİHAR SÜSÜ VERİLMİŞ CİNAYET KISA SÜREDE ÇÖZÜLDÜ

    İzmir’de 2015 yılında işlenen cinayetlerden bazıları şunlar; İzmir’in Karşıyaka içesinde, 2 Kasım günü, iki gündür Serap Çiçek’ten haber alınamayınca eve giren polisler tarafından ölü bulunan ve cesedinin yanında tarım ilacı kutusu olduğu fark edilince Çiçek’in intihar ettiği düşünülmüştü. Soruşturmayı derinleştiren Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Serap Çiçek’in boğularak öldüğünü tespit ederken Çiçek’in yakın çevresini mercek altına aldı. Son olarak, bir süredir ilişki yaşadığı arkadaşı taksi şoförü O.B. ile görüştüğünü belirledi. Hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam eden O.B., Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı. Poliste susma hakkını kullanan ve bir süre önce boşandığı, 2 çocuğu olduğu öğrenilen katil zanlısı, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklanmıştı.

    BEBEĞİNİ BALKONDAN ATAN ANNE KISA SÜREDE BULUNDU

    Ocak 2015’te Konak ilçesi Halil Rifat Paşa Caddesinde bir evin önünde hareketsiz yatan bebek gören vatandaşlar, durumu 112 Acil ve polise bildirmiş, yapılan incelemede bebeğin hayatını kaybettiği belirlenmişti. Çevrede yeni doğum yapan kadınlar üzerinde inceleme başlatan cinayet Büro Amirliği ekipleri, cesedin bulunduğu yere yakın bir binanın 4. katında yaşayan Refika Gülkan A’yı gözaltına aldı. Refika Gülkan A da evinin banyosunda kendi imkanlarıyla yaptığı doğum sırasında bebeğinin klozete düştüğünü, yaşamadığını fark edince balkondan attığını ileri sürmüştü. Zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

    KAVGA ETTİĞİ KİŞİYİ ÜÇ YIL SONRA BULDU VE ÖLDÜRDÜ

    Karabağlar ilçesinde, 28 Ağustos gecesi bir cinayet meydana geldi. Olayda, bir otobüs firmasında gişe sorumlusu olarak çalışan Serkan Ayyıldız (20), iş çıkışı servis aracından inip evine giderken bıçaklandı. Hastaneye kaldırılan Ayyıldız, hayatını kaybetti.

    Olayla ilgili araştırma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti işleyenin Mustafa K. (49) olduğunu tespit etti. Polis, yaptıkları araştırmada zanlıyı Manisa’nın Salihli ilçesinde yakaladı. Cinayet zanlısı sokaklarda hurdacılık yapan Mustafa K. ile Serkan Ayyıldız’ın 3 yıl önce sokakta yan bakma nedeniyle tartıştığı, tartışmada Ayyıldız arkadaşları ile gelip Mustafa K’yı darp ettiği ve bu olayın ardından Serkan Ayyıldız ile Mustafa K.’nın üç yıl hiç karşılaşmadığı ve ilk karşılaşmada Mustafa K.’nın cinayeti işlediği ileri sürülmüştü.

  • Büro Memur-sen Genel Başkan Yardımcısı Tunç:

    Büro Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Nihat Tunç, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndaki kamu görevlilerinin ellerinden alınan mali ve sosyal haklar nedeniyle mağdur olduğunu söyledi. Tunç, “Uğradıkları haksızlıklar nedeniyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndaki kamu görevlilerinin yüzü gülmüyor. Ülkemizin dışarıya açılan gümrüklerinde görev yapan kamu görevlileri, sorunlarının çözüme kavuşturulmasını bekliyor” dedi.

    Büro Memur-Sen, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndaki kamu görevlilerinin sorun ve taleplerine yönelik sendika genel merkezinde toplantı düzenledi. Toplantıya Büro Memur-Sen Genel Merkez yöneticileri, Ankara 11 Nolu Şube yöneticileri ile gümrük çalışanları katıldı. Toplantıda konuşan Büro Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Nihat Tunç, sendika olarak üyelerden aldıkları gücü üyelerin mağduriyetini gidermek ve haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadele etmek için kullandıklarını söyledi. 26 Ocak tarihinin Dünya Gümrük Günü olarak kutlandığını hatırlatan Tunç, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndaki kamu görevlilerinin yaşadıkları olumsuzluklar nedeniyle Dünya Gümrük Günü’nü kutlayamadığını ileri sürdü. Tunç, “Gümrük çalışanlarının mali, özlük ve sosyal haklarında hak ettikleri bir düzenleme bu güne kadar maalesef yapılmadı. Bunun yanı sıra sürekli mevzuat değişikliği, gümrük çalışanlarına yöneltilen haksız ithamlar ve yer değişikliği endişesi çalışma motivasyonunu bozmakta. Gümrük çalışanları ellerinden alınan mali ve sosyal haklar nedeniyle mağdur oldu” ifadesini kullandı.

    Ülkenin dışarıya açılan penceresi olan gümrüklerde ve bakanlık merkezinde görev yapan kamu görevlilerinin sorunlarının çözüme kavuşturulmasını beklediğini vurgulayan Tunç, “Gümrük kapılarımız maalesef ülkemize yakışmıyor. En kısa zamanda gümrük kapılarındaki çalışma ortamları teknolojik hale getirilmelidir. Gümrük kapılarındaki teknolojik standardın artması, fiziksel koşulların üst seviyeye çıkarılması öncelikli olarak ülkemizin itibarının ve gelişmişliğinin bir ispatı olacaktır. Başta Gürbulak, Kapıköy, Öncüpınar olmak üzere sınır kapılarında çalışan personelin fazla çalışma ücretleri yeniden düzenlenerek artırılmalıdır. Gümrük kapılarında görevli personelin can güvenliği sağlanmalıdır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı personeline ödenen fazla mesai ücreti, damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmamalıdır. Gümrük muhafaza personeline silah tazminatı ve yıpranma payı verilmelidir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda görevli personele ödenen tayın bedeli katsayısı 2 bin 100’den 3 bine çıkarılmalıdır. Gümrük muhafaza memurları, muayene memurları, gümrük memurları ile bunların amirlerine ve TASİŞ satış memurları, ambar memurları ile amirlerine mali sorumluluk, iş güçlüğü, iş riski zamları ile denetim tazminatı verilmelidir. Merkez birimlerinde geçici görevli olarak çalışan personele yolluk ve harcırah ödenmelidir. Kurum içi atamalara ağırlık verilmelidir. Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personel genel idari hizmetler sınıfına geçirilmelidir. Yer değiştirmeye tabii olmayan ve karşılıklı yer değiştirmek isteyen personele becayiş hakkı verilmelidir. Merkez ve bölge müdürlüklerinde kreş açılmalıdır. Bu sorunlar çözüme kavuşturulmalı, talepler karşılanmalıdır. Sendika olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndaki kamu görevlilerimizin bu sorun ve taleplerinin takipçisi olacağız. Sorunlar çözülene, talepler karşılanıncaya kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.