Etiket: Burkan

  • Zonguldaklı Şehidin Yürek Burkan Son Mektubu

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde PKK’lı teröristlerce çıkan çatışmada yaralanan ve kaldırıldığı askeri hastanede şehit olan Zonguldaklı Uzman Çavuş Göksal Cin’in, Sur’da yazdığı son mektubu yürekleri dağladı.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesine güvenlik sebebiyle görevlendirilen ve çıkan çatışma sonrası kaldırıldığı Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde şehit olan Zonguldaklı Uzman Çavuş Göksal Cin’in babası Şaban Cin’e yazdığı mektubu yürekleri burktu.

    İki ay önce Büşra Aslan ile nişanlanan uzman çavuşun naaşı memleketi Zonguldak’ta defnedildi. Cin, 3 Şubat 2015 tarihinde Sur ilçesinde yazdığı mektubunda şu ifadelere yer verdi:

    “Askerlik ibadet demiştin ya bana babam. Allah yolunda diyerek çıktım evimden. Ağlamayın şehit düşersem vatan toprağına. Buralar soğuk annem çok soğuk. Toprak bizi çağırıyor annem. Nasibim bir kurşun olur da düşersem toprağıma. Toprak bağrını açmışsa bana ağlama.. Üç ay önce okuldan mezun olduğumda isteyerek ben yazdım doğu görevini. Niye diye isyan etmeyin. Benim vatanım ateşler içinde yanarken ben evimde çay içemem baba. Allah’ın izniyle bayrağımı düşürmem. Kurşundan başka bir şey varsa o da nasip olsun. Her gün bir yoldaşım toprağa düşüyor. Biz İbrahim’in askerleriyiz. Dua edin bizlere. Ferman devletin. Sur bizim. Göksal Cin, Piyade Uzman Çavuş.”

  • Şehidin Kız Kardeşinden Yürek Burkan Feryat

    Diyarbakır’da teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan Uzman Çavuş Göksal Cin’in naaşı Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, şehidin kız kardeşinin, “Bu devlete bu millete canını feda ettin. Helal olsun canım kardeşim” sözleri yürekleri dağladı.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çıkan çatışmada yaralanan ve kaldırıldığı Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olan Uzman Çavuş Göksel Cin’in (24) cenazesi askeri uçakla akşam saatlerinde Çaycuma Hava Limanı’na getirildi. Şehidin naaşı konvoy eşliğinde Zonguldak’a getirilerek Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Şehidin annesi Azime, babası Şaban Cin, kardeşleri ile yakınları ve vatandaşlar da hastane morguna akın etti.

    AĞLAYAN YEĞENLERE ASKER TESELLİSİ

    Anne Azime Cin sinir krizleri geçirirken kız kardeşi Zeynep Cin ise, “Kıymetli yavrum. Bizi nereye bırakıp gittin. Sana yakışmadı. Sen kalk da ben yatayım canım kardeşim. Bu millete bu devlete canını feda ettin. Helal olsun canım kardeşim” diye feryat etti. Şehidin ağabeyi Aydın Cin’in çocukları morgda ağlamaya başlayınca bir jandarma er, şehidin yeğenlerinden birini kucağına alıp diğerini de elinden tutarak morgdan uzaklaştırdı.

    İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı askeri yetkililerin de hazır bulunduğu morgda sinir krizi geçiren aile yakınlarına da askerler yardım etti. Fenalaşan şehidin annesi askerler tarafından tekerlekli sandalye ile taşındı. Baygınlık geçiren şehit yakınlarına hazırda bekleyen sağlık ekipleri müdahale etti.

  • (Özel Haber) Madde Bağımlısının Yürek Burkan Görüntüsü

    Gaziantep’in merkezinde kış ortasında evi olmayan bir genç, naylon barakada kalıyor.

    Madde bağımlısı olduğu ileri sürülen Gökhan Değirmen, Gaziantep’in Şahinbey ilçesinin Alaybey mahallesinde kendi yaptığı derme çatma naylon barakada kalıyor. Bali diye bilinen yapıştırıcıyı elinden düşürmeyen Değirmen, kar ve soğuğa rağmen barakada yaşadığını belirtti. Kameraların önünde elindeki yapıştırıcıyı poşete sıkarak kullanıma hazır hale getirmeye çalışan Değirmenci, zaman zaman çevredeki insanlardan bağımlısı olduğu baliyi hazırlarken yardım istedi.

    AKÜLÜ ARAÇ İSTEDİ

    Rahatsızlığı nedeniyle yürüyemeyen Değirmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan akülü araç ve para istedi. Barakanın evi olduğunu belirten Gökhan Değirmen, “Ben yıllardır burada kalıyorum. Soğuk havaya alıştım. Ev istemiyorum, akülü bir sandalye istiyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, beni maaşa bağlamasını istiyorum” dedi.

    Çevredeki vatandaşlar ise, Gökhan’ın madde bağımlısı olduğunu ve 3 yıldır burada kaldığını belirtti. Görevli belediye ve güvenlik güçleri tarafından kaldırılmasına rağmen Değirmen’in başka kalacak yeri bulunmaması nedeniyle geri döndüğü kaydedildi.

  • Evi Yanan Kadından Yürek Burkan Sözler

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde bir evde çıkan yangında büyük hasar meydana geldi. Evinin yanmasına ağlayan kadın, “Fakirin yüzü hiç bir zaman gülmezmiş” demesi duyanları da duygulandırdı.

    İlçeye bağlı Deveci Mahallesi’nde bir kaç yıl önce eşini kaybeden Zeynep Aşık, çocuklarıyla birlikte yaşadığı evde kalıyordu. Edinilen bilgiye göre, ev sahiplerinin dışarıda olduğu evin içinde yangın çıktı. Elektrik kontağından çıktığı öne sürülen yangın evi sardı. Durumu fark eden evdekiler itfaiyeye haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü.

    Çıkan yangına üzülen ev sahipleri komşuları tarafından teselli edildi. Gözyaşlarına hakim olamayan ev sahibi Zeynep Aşık, “Çocuklarımla bu evde yaşıyordum. Yan taraftaki mutfakta yemek yapıyorduk. Hayvanlara bakmaya diye dışarı çıkınca yangını fark ettik. Evimiz yandı, çok üzgünüz kardeşim. Fakirin yüzü hiç bir zaman gülmezmiş” diye konuştu.

    Olay yerine gelen jandarma ekipleri evde incelemede bulundu. Yangın sonrası yapılan kontrolde evde büyük çaplı hasarın meydana geldiği belirlendi.

  • Suriyeli Annenin Yürek Burkan Dramı

    Suriye’deki bombardımanda eşi ve 2 çocuğunu kaybeden acılı anne, zihinsel ve bedensel engelli kızıyla ülkeden kaçmayı başardı. 3 çocuğunu da Suriye’de bırakan acılı anne, Şanlıurfa’daki 3 odalı boş bir evde yaşam mücadelesi veriyor.

    Suriye’nin başkenti Şam’ın Doğu Guta bölgesinde eşi ve biri engelli 6 çocuğu ile yaşayan 60 yaşındaki Favziye Bedran, Şam’da kurulu bir pazar alanında Esad rejimine ait uçakların bombalaması ve ardından yaşanan çatışmalarda eşi ve 2 çocuğunu kaybetti. Biri engelli 4 çocuğu ile kalan Favziye Bedran, 40 yaşındaki engelli kızı Muna’yı alarak, ülkesinden kaçmayı başardı. 2 oğlunu Suriye’de bırakan acılı anne ve yanındaki zihinsel engelli kızı Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine yerleşti. Viranşehir’deki vatandaşların yardımıyla başını sokabilecekleri ev bulan aile, soğuk havalarda hiç bir eşyası olmayan evde yaşam mücadelesi veriyor. 3 odalı evde, halı, battaniye, yorgan ve yatak gibi temel yaşam malzemeleri bile bulunmazken, zihinsel ve bedensel engelli Muna ise gün boyu beton zeminde oturarak, Suriye’ye dönme hayalini yaşıyor. hayatta kaldıkları ve Türkiye’ye geçmeyi başardıkları için şükrettiklerini belirten aile, her geçen gün şiddetlenen kış mevsimi nedeniyle hayır severlerin desteğini bekliyor.

    “AÇLIKTAN KEDİ, KÖPEK YİYORDUK”

    Suriye’deki iç savaş öncesi maddi durumlarının çok iyi olduğunu belirten Favziye Bedran, iç savaş ile birlikte bomba ve kurşunların ardından açlık tehdidiyle baş başa kaldıklarını söyledi. Bomba ya da kurşunlarla öldürülmekten çok açlıktan ölmekten korktukları için ülkesinden kaçtığını belirten Bedran, Suriye’de verilen fetva üzerine kedi ve köpek yemeye başladıklarını anlattı. Favziye Bedran, “Biz sadece Esad’ın ve onun destekçilerinin bombalarından kaçmadık. Bizi her gün biraz daha kuşatan açlıktan kaçtık. Kedi köpek yemeye başladık. Özellikle alış veriş yapılan pazarlara saldırı yapılıyor. En çok kayıplar burada verildi. Eşimi ve 2 çocuğumu da buralara yapılan saldırıda kaybettim” dedi.

    Eşinin ve çocuklarının ölümünün ardından engelli kızı Muna’nın bomba ve kurşun seslerinden uyuyamadığını belirten Bedran, “Muna korkudan geceleri yatamaz oldu. Bunun üzerine Türkiye’ye sığınmaya karar verdik. Çünkü ölürsem, Muna’ya kimse bakmaz, çok acı çeker. hep bunları düşündüm ve 3 çocuğumu Suriye’de bırakarak, Muna’yı Türkiye’ye getirdim” diye konuştu.

    Suriye’deki çocukları ile irtibat kuramadığını belirten anne Favziye Bedran, çocuklarının yaşayıp yaşamadığını bile bilmediğini söyledi. Engelli kızıyla birlikte, iç savaşın biteceği ve Suriye’ye dönecekleri günün hayalini kurduklarını belirten Bedran, “Eşimi, çocuklarımı Suriye’de bıraktık. Bir an önce barış olsun, ülkemize geri dönelim. Döndüğümüz de ne yapacağız onu da bilmiyorum ama yine geri dönmek istiyoruz” diye konuştu.

    Suriye’ye dönerse ne yapmak istediği sorulan Muna ise eğilerek, doğduğu toprakları öpeceğini anlatırken, el işaretleri ve beden diliyle Beşar Esad’a kızgınlığını da ifade etti.

    VİRANŞEHİR DERNEĞİ SAHİP ÇIKTI

    Ailenin durumunu haber alan Viranşehir Derneği Başkanı Murat Karadaş, dernek imkanları ile temin ettiği battaniyeleri aileye teslim etti. Evin boş durumunu görünce yüreklerinin burkulduğunu belirten Karadaş, ailenin bir çok eksiği bulunduğunu ve bunları da imkanlar ölçüsünde tamamlamaya çalışacaklarını ifade etti. Türkçe konuşamaması nedeniyle derdini anlatmakta zorlanan aileye yardım elinin uzatılmasını isteyen Karadaş, devlet yetkililerine ve sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlere çağrıda bulundu.