Etiket: Burkan

  • (Özel Haber) İstanbul’da yürekleri burkan manzara

    Bahçelievler Yenibosna’da “bonzai” diye tabir edilen sentetik uyuşturucu maddenin etkisindeki genç, yol ortasında kendinden geçti. Sürücüler, gence çarpmamak için yoğun çaba sarf etti.

    Bahçelievler Yenibosna’da “bonzai” diye tabir edilen sentetik uyuşturucu maddenin etkisindeki gencin ibretlik hali yürekleri sızlattı. Ayakta adeta “zombi” gibi dolaşan genç, yol ortasında kendinden geçti. Sürücüler ise gence çarpmamak için yoğun çaba sarf etti. Gencin halini umursamayan vatandaşlar yanından geçip gitti. Bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülenen ve içler acısı hali yürekleri burkan genç, daha sonra gözden kayboldu.

  • (Özel haber) Samsun’da yürek burkan kaza

    Samsun’da kullandığı otomobil ile kaza yapan ve 16 yaşındaki kızıyla birlikte yaralanan annenin zor anları objektiflere yansıdı. Kazada yaralanan annenin kendi yarasını unutup kızının elini tutarak teselli etmeye çalışması yürekleri dağladı.

    Kaza, Samsun’un İlkadım ilçesi Kale Mahallesi Fuar Caddesi Tütün İskelesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Canik ilçesi Belediyeevleri Mahallesi’nde ikamet eden Huriye Cincili (31), lise öğrencisi olan 16 yaşındaki kızı Feyzanur Dalman ile iş görüşmesine gitmek için otomobil ile yola çıktı. Huriye Cincili’nin kullandığı 06 AHM 79 plakalı otomobil, Fayil Şimşek yönetimindeki 55 M 1037 plakalı dolmuş minibüse çarptıktan sonra karşı şeride geçerek kırmızı ışıkta bekleyen Halil İbrahim Nair idaresindeki 55 D 1561 plakalı dolmuşa çarptı.

    Kazada, sürücü anne ile yanındaki kızı yaralandı. Kendi acısını ve yarasını unutup yaralı kızının elini tutup bırakmayan anne uzun süre onu teselli etti. Yaralı kadını trafik polisi de yüzüne su vurup sakinleştirmeye çalıştı. 112 Acil Servis ekipleri anne Huriye Cincili’yi Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine, kızı Feyzanur Dalman’ı ise Gazi Devlet Hastanesine kaldırdı.

    Anne-kız kaldırıldıkları hastanelerde tedavi altına alınırken, kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Oğlu 2 yıldır PKK’nın elinde olan babanın yürek burkan sözleri

    2 yıl önce PKK’lı teröristler tarafından kaçırılan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Gürsel Özbey’in oğlu Astsubay Semih Özbey’den hala haber alınamıyor.

    Kanser hastası annesini görmek için 2 yıl önce özel aracıyla Malatya’ya gelirken, Tunceli-Pülümür karayolunda yol kesen bir grup PKK’lı terörist tarafından dağa kaçırılan Semih Özbey’in serbest bırakılması için yapılan çalışmalar sonuçsuz kaldı. Oğluna kavuşabilmek için yardım bekleyen baba Gürsel Özbey’in acısı ise her geçen gün daha da artıyor.

    2 yıldır oğlundan haber alamayan baba Özbey, “Onsuz geçen 4’üncü bayram, biz bayramı yaşayamıyoruz. Bir insanın evladından haber alamaması onun için ölümdür. Biz zaten yaşayan bir ölüyüz. Lütfen bize çifte bayram yaşatsınlar” dedi.

    “Çekilecek bir çile değil”

    Oğlundan ayrı dördüncü bayrama girdiklerini söyleyen baba Özbey, “Düşünün bizim için bayram yok, bizim için her gün acı ve ızdırap. Bir insanın evladından ayrı kalması, bir insanın evladından haber alamaması onun için ölümdür. Biz her gün yaşıyoruz ama her gün yaşayan bir ölüyüz. Gerçekten çok zor bir süreçten geçiyoruz. Allah bize yardım etsin, sabır versin. İnşallah biz bunu yakın zamanda çözmek için mücadele edeceğiz. Aynı zamanda Semih’in annesi rahatsızdı zaten, rahatsızlığı neticesiyle buraya geliyordu. Ama maalesef çocuğum ne annesini görebildi, ne annesi çocuğunu görebildi. Annesinin de zaten şuanda tedavisine devam ediliyor. 3 tane de kız kardeşi var. Yani bu çekilecek bir çile değil. Tüm Türkiye’den, tüm insanlardan bize dua etmelerini, bu çocukların bir an önce örgütün elinden kurtarılması için, kim elinden ne geliyorsa onu yapmasını istiyor ve temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Zaten biz her gün ölüyoruz”

    Özbey, oğlunun kurtarılması için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve İHD Genel başkanıyla birlikte çalışma yürüttüğünü de belirterek, “Hepsiyle de görüşüyorum ve talep ediyorum. Diyorum ki ‘Semih ve Semih gibi önemli sayıda insan var örgütün elinde. Bunlar sizin karayolunuzda teslim alındı. Bunlar teslim olmadı, çatışmaya girmedi. Madem güvenlik yoktu, bu çocuklar niye o yollara bırakıldı’. Tabi söylediğim kişiler de bu olaydan fazlasıyla üzüntü duyuyor. Biz en son Diyarbakır’da buluştuk. Orada İHD şubesinde benim gibi olan ailelerle birlikte PKK’ya bir çağrıda bulunduk. Bu çocukları sağ salim teslim edin, bu çocuklara verdiğiniz eziyet yeter. Mesela şu anda ellerinde 13 tane insan var ve bu insanların tamamı o bölgenin insanıdır. Netice itibariyle Kürtlerin yoğunlukta olarak yaşadığı bölgenin insanlarıdır. Siz eğer Kürdün Kürde verdiği bu eziyeti kabul ediyorsanız, biz size ne diyelim artık. Bu çocukları bir an önce bize, ailelerine, sağ salim kavuşturun, bu ızdırap bitsin. Bakın 4’üncü bayram, biz bayram yaşayamıyoruz. Zaten biz her gün ölüyoruz. Lütfen bize çifte bayram yaşatsınlar” diye konuştu.

  • Aydın’daki Suriyeli ailenin yürek burkan dramı

    Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan ve 4 yıldır sokaklarda yaşam savaşı veren Nazilli’de yaşayan Alhamo ailesinin dramı yürek burktu.

    Kalacak yerleri olmadığı için Nazilli yeni sanayi sitesinde bulunan bir caminin bahçesinde barındıklarını söyleyen baba Kemal Alhamo, hayırsever bir vatandaş tarafından kendilerine verilen kullanılmış elbiseleri gösterip,”Allah ırktaşlarımızdan razı olsun. Bize kucak açtılar. Sağ olsun hayırsever bir ramazan bayramı öncesi bize bu elbiseleri verdi. Kalacak yerimiz olmadığı için cami bahçesinde yaşıyoruz. Buna da şükür. Çocuklarım silahlardan, bombalardan kurtuldu” dedi.

    Küçük Ahmet kullanılmış ayakkabılara sevindi

    Ramazan Bayramında çocuklarına bir şey alamamanın üzüntüsünü yaşadığını söyleyen baba Kemal Alhamo, 6 yaşındaki oğlu Ahmet’i gösterip: “Çok mutlu oldu. Belki kullanılmış ama onun için bayram hediyesi oldu. Allah verenden razı olsun” derken gözleri doldu. 4 yıldır Türkiye’de yaşamlarını sürdürmeye çalışan Alhamo ailesinin Ramazan ayının başında Nazilli’ye geldiği, kalacak yer bulamayınca da çocukları ile birlikte sanayideki bir caminin bahçesinde yaşamaya başladıkları öğrenildi.

    Başlarından geçenleri anlatırken içinde bulunduğu çaresizliği dile getiren baba Kemal Alhamo Türk halkına teşekkürü de ihmal etmiyor, “Ülkemizde yaşanan savaş nedeni ile Türkiye’ye sığındık. Gaziantep’te yaşadım 4 sene, orada bir işte çalıştım ama emeğimin karşılığını alamadım. Ben de bıktım, türlü türlü insan çıktı karşıma güvenemedim kimseye. Bıraktım orayı ve buraya geldim. Burada da kalacak bir yer daha bulamadım. Çocuklarımla birlikte sanayide bir camide kalıyorum. Allah Türk halkından razı olsun bize kapılarını açtılar. Beş parmağın beşi bir değildir. Ben Halep Türkmeniyim. 2 çocuğum Ahmet, Yakup ve eşim Yasemin Alhamo ile birlikte yaşıyorum. Bu kıyafetleri bir hayırsever verdi. Giyecek hiçbir kıyafetimiz yok. İnsanların verdiği kıyafetlerle bayramı geçireceğiz. İş arayamadım henüz. Sanayide bana iş vermek isteyenler oldu ama daha önce hiç çalışmadım sanayide. Benim mesleğim fayans işçiliği ayrıca daha önce çalışıp paramı alamadığım için artık kimseye de güvenemiyorum. Günlük işlerde çalışarak geçinmeye çalışıyorum. Allah bizim ülkemizin başına verdiğini sizin ülkenize vermesin.”

  • Hayatını kaybeden madencinin yürek burkan hikayesi

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde özel bir maden ocağındaki göçükte ölen maden işçisi Volkan Köroğlu, köyünde toprağa verildi. Çocuğunu Bursa’da toprağa veren maden işçisi, 2 yıl önce kömür madenindeki göçükte ölen dayısıyla aynı kaderi yaşadı. Göçükten metrelerle kurtulan Köroğlu, emekliliğine 8 yıl kala bir başka göçükte öldü.

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki özel bir kömür ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan işçilerden 32 yaşındaki Volkan Köroğlu’nun cansız bedenine yaklaşık 31 saat sonra ulaşıldı. Üç çocuk babası Volkan Köroğlu’nun Atatürk Devlet Hastanesi’ndeki otopsi işlemleri tamamlandı. Cenazesi ailesi tarafından teslim alınıp Kilimli ilçesine bağlı Köroğlu köyüne getirildi. Emekliliğine az bir süre kala sigorta primi için madende çalışmak istediği öğrenilen maden işçisinin ardından dram çıktı.

    Mobilya ustası olan Volkan Köroğlu, 1.5 yaşındaki oğlu Halil’in tedavisi için sıklıkla İstanbul’a gittiği öğrenildi. Kalbinde delik olan küçük Halil, 2010 yılında yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Kardeşini madende kaybetmenin acısını yaşayan Çınar Köroğlu, “Bursa’da çalışıyordu çocuğu vefat etti. Ondan sonra daha oraya gitmedi. Hep ocaklarda çalıştı. Orada çalışmak istemesinin sebebi yer üstü emeklilik yaşının yüksek olması nedeniyle burada onun için katlandı olmadı nasip değilmiş. Emekliğini maden tamamlamak istedi” diye konuştu.

    Emeklilik hayalini yaşayamadan öldü

    Oğlunun ölümünün ardından çalıştığı Bursa’dan memleketi Zonguldak’a döndüğünü anlatan Volkan Köroğlu’nun iki yıl önce başka bir madendeki göçükten sağ kurtulduğu ortaya çıktı. Önceki gün göçüğün meydana geldiği madenin yakınındaki bir başka özel ocakta 2015 yılında göçük meydana geldi. Volkan Köroğlu’nun; birlikte çalıştığı dayısı Yusuf Köroğlu göçük altında kaldı. Metrelerle göçükte kalmaktan kurtulan Volkan Köroğlu, toprağa verdiği dayısının acısını yaşarken madendeki işinden de ayrılmak zorunda kaldı.

    Emekliliğine 8 yıl kalan Volkan Köroğlu, yeniden madende işe başladı. Dayısını toprağa verdiği madenin yakınındaki bir başka maden ocağında işe başlayan Volkan Köroğlu’nun hayali yarım kaldı. Taziyeleri kabul eden ağabey Çınar Köroğlu, “Olayı saat 20.30 gibi TTK’da çalışan bir arkadaşımdan öğrendim. Beraber gittik gittiğimde zaten göçük altında kalmışlar. 2 gün sonra bu sabah saat 4 ‘de falan çıkartabildik. 2015 yılında dayısıyla başka bir özel maden ocağında beraber çalıştılar. Dayısı ile göçükte kaldı o kurtulmuştu. O günden sonra burada çalıştığı yerde işe başladı. Bir buçuk sene burada çalıştı. Emekliliğine 8 senesi vardı” diye konuştu.

    “Madene gitme dedik”

    Ağabey Çınar Köroğlu, kardeşinin mobilya ustası olmasına rağmen maden ocaklarında çalıştığını da anlatarak “Çocuğunun kalbi delikti. Oğlu bir buçuk yaşında vefat etti. Zaten ondan sonra Bursa tarafına gitmedi hiç. Dönüş yaptı bu tarafa, emeklilik hayali vardı. En büyük hayali buydu. Biz madene gitme dediğimiz halde gitti. Çünkü elinde mesleği vardı kendisi mobilyacıydı. Erken emekli olacağım diye gitti” dedi.

    Okul bahçesinde cenaze namazı

    Öğlen namazını müteakiben Köroğlu İlkokulu bahçesinde cenaze töreni düzenlendi. İl Müftüsü Rüstem Can cenaze namazını kıldırdı. Çok sayıda seveni son yolculuğunda Volkan Köroğlu’nu yalnız bırakmadı. Köroğlu’nun cenazesi aile mezarlığına defnedildi. Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zafer Benli, TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu, GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.