Etiket: Burhan

  • Prof. Dr. Burhan Kuzu yeni anayasayı anlattı

    AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, Ensar Vakfı Kdz. Ereğli Şubesi tarafından düzenlenen konferansa katılarak 16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak olan 18 maddelik anayasa değişikliğini anlattı. Kuzu, 16 Nisan’ın Türkiye’nin kurtuluş günü olduğunu belirterek reddi halinde gelecek nesillerin mezarda rahat bırakmayacağını söyledi.

    Ensar Vakfı Kdz. Ereğli Şubesi tarafından Gülüç Büyük Anadolu Otel’de konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu katılırken, AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Faruk Çaturoğlu, Özcan Ulupınar, Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol, AK Parti Kdz. Ereğli İlçe başkanı Fatih Çakır ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Saygı duruşu ve istiklal Marşı’nın okunması ile başlayan konferansta selamlama konuşması yapan Ensar Vakfı Kdz. Ereğli Şube Başkanı Hüseyin Doğru, vakfın Ereğli ilçesindeki faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal ile AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu’da birer selamlama konuşması yaparak 16 Nisan’da ki halk oylamasının önemine değindi.

    16 Nisan’da ki halk oylamasının AK Parti yada MHP’nin projesi olmayıp milli bir mesele olduğunu anlatan Kuzu, bu sistemi daha önceki liderlerinde istediğini ancak hayata geçiremediklerini söyledi. Prof. Dr. Kuzu konuşmasında “16 Nisan günü milletimiz sandığa gidecek. Bu memleketin bana soracağınız, bu güne kadar yapmış olduğu işlerin en mühimini yapacak. Bilesiniz ki bu 16 Nisan’ da ki oylama Türkiye açısından bir kurtuluş günü oylamasıdır. Bunun reddi bu memleketi çoğa patlar. Bilesiniz ki gelecek nesiller bizleri mezarda yatırmaz. Sürekli gelir sizi orada rahatsız eder. ‘Neden hayır verdin? Bak memleket ne hale geldi. Senin oyun yüzünden geldi’ diye söyler. Bunu şunun için söylüyorum: bu bir AK Parti, MHP projesi değildir. Sonuç olarak bu milletin bir milli meselesidir. Elbette ki biz hazırladık, biz sebep olduk, doğrudur. İşin içinde biz bulunduk. Bu sistemi ilk defa 1977 yılında gündeme getirdik. 40 yıl sonrasına nasip oldu. Merhum Turgut Özal ilk defa tek başına iktidar olduğunda söyledik ama bir sonraki dönem yaparız diye üstünde durmadı. Bir sonraki seçimde iktidara güçlü gelemedi. Özellikle zayıf kaldıkları dönmede gördüler ülkenin ne hale geldiğini, Cumhurbaşkanı makamına çıkınca daha çok istemiş oldular. Ama bugün ki bizim ekip, gerek Cumhurbaşkanımız, gerek başbakanımız gerekse de bizler siyasetçiler olarak en güçlü olduğumuz zaman bunu istiyoruz. Demirel Başkanlığa karşı çıktı zamanında. Ama Cumhurbaşkanı olduğu zaman bizzat beni çağırdı. Görüştük. 28 Şubat olayları ile ilgili olarak yaşananları konuştuktan sonra bana dedi ki, ’Şu başkanlığı getirelim’ dedi. Ancak olmadı” dedi.

    Türkiye’nin koalisyonlardan çok çektiğini belirten Kuzu, Türkiye’nin daha hızlı yol alması için mevcut sistemden kurtulması gerektiğini ifade etti.

    Kuzu, anayasa değişikliği maddeleri hakkında da katılımcılara bilgiler vererek merak edilen sorulara da yanıt verdi.

  • AK Parti MKYK Üyesi ve İstanbul milletvekili Burhan Kuzu: “Cumhurbaşkanın partili olması kadar doğal bir şey yok”

    AK Parti MKYK Üyesi ve İstanbul milletvekili Burhan Kuzu, Cumhurbaşkanlığı sistemi ile özyönetim ve özerkliğin geleceği yönündeki söylemleri eleştirerek, yeni sistemde ülkenin rejimi ile zerre kadar sıkıntı çıkaracak bir hükmün olmadığını açıkladı.

    Sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu Evet Platformu’nun davetlisi olarak Çorum’a gelen AK Parti İstanbul milletvekili Burhan Kuzu, Cumhurbaşkanlığı sistemi ve Yeni Anayasa konulu bir konferans verdi. Cumhurbaşkanlığı modeli hakkında katılımcılara bilgi veren Kuzu, yeni sisteme eleştiriler yönelten CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştirdi. Konferansı AK Parti Çorum milletvekilleri Ahmet Sami Ceylan ve Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, AK Parti Çorum İl Başkanı Mehmet Karadağ ve davetliler izledi.

    Cumhuriyet, demokrasi, Atatürk, İstiklal Marşı, bayrak, Ankara’nın başken olmasının hepsinin yerinde olduğunu yanından bile geçmediklerini dile getiren Kuzu, “Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’na 2015 yılında bir PKK kanalında sordular. İlk dört madde hakkında ne düşünüyorsunuz diye sorulduğunda değiştiririz gerekirse dedi. Bize gelince korumacı mantık oraya gelince değiştiririz diyor. Bir takım şeyler abartılı. Üniter yapımız yerinde duruyor. Kimse bu memleketi bölemez” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni anayasada başkan yardımcılarının sayısının belirtilmediği yönünde eleştirilerini de cevaplayan Kuzu, “Diyor ki ’100 bin kişiyi başkan yardımcısı yapacak. Bu nasıl bir bir mantık. Bir başka nedende ne biliyormusunuz diyor. Tüm akrabalarını getirip başkan yardımcısı yapacak diyor. Sanki başkanlık modu akrabalık sistemi. Ama Kemal buna alışık. Genel müdürken kendi akrabalarını doldurdu. Kendi soyadı bu soyad değil, başka bir şey, Karabulut. Doldurdu, hem de çoğu PKK’lı. Kendi oğlunu, 13 yaşındaki çocuğu sigortalı yaptı. Yeğenini, eniştesinin oğlunu sigortalı yaptı. Şimdi gelmiş bizi eleştiriyor. Bu eleştiriler temele dayanmayan eleştiriler” şeklinde konuştu.

    Yıllardır bu modeli savunduklarını muhalefetinde parlementer sistemi savunduğunu hatırlatan Kuzu, “Ahmet Necdet Sezer geldi. 7.5 cumhurbaşkanlığı yaptı. Sol kesim madem onu seviyordu getirsinler aday yapsınlar. Yüzde 8’i geçerse ben bu memleketi terk ederim. Gelecek olan insan Tayyip beyin, Özal’ın versiyonları kucaklayan, sol yada sağ o anlamda gelir. Yüzde 20 ile adam başbakan ona bişey demiyorlar yüzde 52 ile kötü gelir. Diyelim kötü gelir. Parlemontaya başkanı düşürme yetkisi verdik” ifadelerini kullandı.

    “Şimdi diyorlar ki Cumhurbaşkanın partili olurmu?” diyen Kuzu, “O sizin cumhurbaşkanı dediğiniz bu sistemde başbakanın karşılığı Başbakan yok. O çıkacak. Bana oy verin size şunu yapacağım, bunu yapacağım diyecek. Dolaysıyla onun partili olması kadar doğal bir şey yok. Sonra partili olmak tarafsızlığa yetiyor mu? Örnek Süleyman Demirel açıktan tarafsız gibi durdu ancak tarafsız kalamadı. Turgut Özal da kısmen böyle oldu. Sorarsanız kesime ’gelmiş geçmiş en tarafsız cumhurbaşkanı Sezer’di. Ama en taraflı cumhurbaşkanı Sezer’di, en taraflı. O kadar taraflı ki böyle bir taraflı gelmedi daha memleketin başına. Atayacak bürokratı, evinde televizyon mu var, namaz mı kılıyor, eşinin başı mı kapalı, imam hatipe mi gidiyor, bunları tek tek araştırıp, ondan sonra atardı. Hiç konuşmaz, kırmızı da durur, yeşil de geçer, alışverişi kendi yapar, makama geç gider, geç gelir, oturur orada. Böyle bir adam. İşte sistem değişiyor. Aday olsun bakayım göreyim. Bitti korku zaten bu” ifadelerini kullandı.

  • AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu:

    AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili, eski Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, referandum sonucunun ’Hayır’ çıkması, Türkiye için ciddi bir fırsatın kaçırılması anlamına geldiğini söyledi.

    Barış Manço Kültür Merkezi’nde, Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen “Cumhurbaşkanlığı ve Yeni Hükümet Sistemi” konferansı öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın idam için ’Gerekirse bunun için de bir referandum yolu açabiliriz’ sözlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burhan Kuzu, “Parlamentoda çoğunluk bir araya gelirse, 367’yi bulursak o zaman referanduma gitmeden sağlanabilir. O rakamı bulamaz da 367’nin altında kalırsa o zaman referanduma gitmek zorunda kalırız. Şu an böyle bir çalışma yok. Ama gündemde olan bir konu” diye konuştu.

    Kuzu, Türkiye için 16 Nisan’da yapılacak referandumun çok önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    “Bence bu, Türkiye’nin kader oylamasıdır. Bu işe 40 yılımı vermiş bir bilim adamı olarak, bana sorarsanız bu, memleketin önüne gelmiş bir kader tercihidir. Sonucun ’hayır’ olarak çıkmasını hiçbir şekilde düşünmek istemiyorum. ’Hayır’ çıkması, Türkiye için ciddi bir fırsatın kaçırılmasıdır; Türkiye’nin eski yıllardaki koalisyon dönemine dönmesi, o rezillikleri tekrar yaşaması, iki başlılıktan doğan sıkıntıları yaşamasıdır. İstikrarsızlığın geri gelmesidir, terörle mücadelede sıkıntıların az da olsa ortaya çıkmasıdır. Tersi olursa hem ekonomik, hem siyasi alanda hem de sosyal alanda yeni bir takım adımlar atılmasının önü, gençlerin önü çok ciddi olarak açılacaktır. Bu modele mutlaka ’evet’ dememiz gerekiyor.”

  • Burhan Kuzu’dan Müjdat Gezen’e sert sözler

    AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, Müjdat Gezen’in Osmanoğlu ailesi üyesi ve Padişah 2. Abdülhamid Han’ın torunu Nihan Osmanoğlu için söylediği sözleri, alçaklık olarak değerlendirdi.

    AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, Rize’de basın mensupları ile bir araya geldi. Gerçekleştirilmesi planlanan ’Anayasa Değişikliği’ ile ilgili teknik konulara değinen Kuzu, ‘hayır’ oyu kullanacak kişilerin ‘hain’ olarak nitelendirilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını ifade ederek, “Ülkeyi germeden, kamplaştırmadan, ortadan ikiye bölmeden, -zaman zaman söylemler sertleşmekte- kırmadan, ’ihanetti’, ’haindi’ gibi laflar, bunlar elbette ki doğru yaklaşımlar olamaz. ’Evet’ veren de ’hayır’ veren de elbette ki iki tarafa da saygım var. Ama benim tek arzum şu ki herkesin bu işi bilerek karar vermesidir. Metni bilenler kesinlikle ’evet’ der. Kafalarında başka bir şey yoksa, ’madem AK Parti getirdi külliyen reddedelim’ gibi bir şey yoksa. Bu metni gören adam bugünkü metinden daha iyi bir metne geçtiğimizi görür. Çocuklarımızın geleceği için buna ’evet’ der. Aksi bir tablo Türkiye’de yeni sıkıntılara sebep olur. İnşallah böyle bir şey söz konusu olmaz” dedi.

    Gezen için sert sözler

    AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu açıklamaları sırasında, Müjdat Gezen’in Osmanoğlu ailesi üyesi Nihan Osmanoğlu için söylediği sözleri ’alçaklık’ olarak nitelendirerek, “’Evet’ diyenler oldu biliyorsunuz. Birisi de Abdülhamit Han’ın torunu. Nihan hanım. Bir takım sanatçı bozuntuları, en ağır lafları ettiler. Resmen sanatçı bozuntusudur bunlar. Yaptıkları da alçaklıktır. O laf mı şimdi. Birisi aynı şeyi onun hanımı ve kızı için söylese razı gelir mi? Böyle bir şey olabilir mi? Sonra ‘hayır’ veriyor. Bu ’hayır’dan şer çıkar. Müjdat Gezen’i esas alarak birisinin ’hayır’ demesi oradan şer çıkacağını gösteriyor. Onun ’evet’nden de ’hayır’ından da fayda gelmez. Kendine faydası yok çünkü adamın. Resmen yük bu memlekete, başka bir şey de değil. Bu tip oyun bozanlar hariç makul vatandaşa sesleniyoruz. Bizim muhatabımız zaten onlar. Yoksa böyle çamur tipli adamlarla bir yere varılmaz. Fırsat geldi söyledim, iyi oldu. İçimde duracağına, dışarıda dursun” şeklinde konuştu.

  • Burhan Kuzu, yeni anayasa çalışmaları üzerinden CHP’yi eleştirdi:

    AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, anayasa oylamalarında CHP’nin sergilediği tutumu eleştirerek, “Çok yanlış bilgiler veriyorlar. Rejim elden gidiyor diye halbuki cumhuriyet yerinde, laiklik yerinde, demokrasi yerinde. Atatürk’ümüz yerinde duruyor. Nereden çıkarıyorsun bunları? Vatandaşlara korku salmak panik atağa sürüklemekten başka bir şey yok” dedi.

    TBMM eski Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen “Anayasa Çalışmaları ve Hükümet Sistemi” isimli toplantıya katıldı. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun da katıldığı toplantıya girerken kendisini bekleyen gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kuzu, ‘yeni anayasa’ ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Anayasa çalışmaları ve oylamalardaki CHP’nin tutumunu eleştiren Kuzu, “Mecliste tabi baya bir uğraş verdik. Kimi hoş olmayan tablolar da yaşandı. Dolayısıyla o süreç artık geride kaldı. Bundan sonra milletimize biz köy köy, kasaba kasaba gezerek anlatacağız. Bu tür toplantılar da yapacağız. Bilim adamları çerçevesinde basına açık veya kapalı şeklinde sistemi anlatacağız. Muhalefet partilerimiz özellikle CHP çok yanlış bilgiler veriyor. İşte ‘rejim elden gitti, parlamento bitti’ gibi. Esas tabi kendi kafasındaki, aklındaki topluma çok söyleyemediği bir takım şeylerin etkisinde kalarak, ’biz hükümete gelemeyiz endişesi’ ile bunu pek diyemiyorlar. Halbuki ben yaptığım konuşmada da söyledim, ‘bu model Türkiye’yi normalleştirecek bir modeldir.’ Bu modelde her siyasi parti, kazanabilir çünkü göstereceği aday önemli burada, partiden ziyade. Herkesi kucaklayan, ılımlı, demokratik, hakikaten, özgürlükten yana, bir insan yüzde 51 alarak gelebilir. Ama bunu almak kolay olmadığı içinde, daha çok ılımlı, toleranslı insanlar, bu modelde öne çıkarlar. Bu da Türkiye bakımdan çok önemli bence. Siyasi partilerimizin meclise girmelerine bir engel yok ama koalisyonlara artık paydos, iki başlılığa paydos. Bunlardan çok çekti Türkiye. Getirmek istediğimiz modelin aslı esası bu. Çok yanlış bilgiler veriyorlar. Rejim elden gidiyor diye halbuki cumhuriyet yerinde, laiklik yerinde, demokrasi yerinde. Hukukun üstünlügü yerinde, Atatürk’ümüz yerinde duruyor. Cumhuriyet ilelebet yaşayacak. Nereden çıkarıyorsun bunları? Vatandaşlara korku salmak panik atağa sürüklemekten başka bir şey yok. Ama biz de bunun doğru olmadığını anlatacağız millete” diye konuştu.

    “Yapılan anketlerde hep yüzde 50’nin üzerinde gözüküyor”

    Kuzu, bir gazetecinin referandumdan beklenen oy oranı sorusunu “Anlatmamız lazım. Bir yüzde veremem ama yapılan anketlerde hep yüzde 50’nin üzerinde gözüküyor. Bu oran değişebilir ama sahada ben inanıyorum ki biz anlattıkça belli kesimin yapmış olduğu o kara propaganda da yavaş yavaş gerçeği görmelerini sağlayacak. Mitingler yapacağız, değişik toplantılar yaparak dernektir, vakıftır, sendikadır meydana toplantıları şeklinde yapacağız. Ben inanıyorum ki millet bundan önceki bizim dönenimizde yapılan 2 referandum gibi bunu da mutlaka olumlu olarak değerlendiren ve ‘evet’ oyu ile bu sistemdeki arızaları giderecek diye ben düşünüyorum” diye cevap verdi.

    “Oyun bilmeyen birisi gelir yerim dar der”

    Son olarak Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinde yapılacak bir referandumda anayasal bir sıkıntı olup, olmadığı yönündeki bir soruya da cevap veren Kuzu şöyle konuştu:

    “OHAL süresince referandum çalışmaları sıkıntı oluşturmaz. Mesela bir seneyi geçkin Avrupa’nın göbeğinde Fransa’da OHAL var, hatta bizden çok sert. Asker sokaklarda yani bizde sokaklarda falan asker de yok. Vatandaşa sorsan Türkiye’de OHAL var desen kavram olarak hani nerde diyecekler. Ortada öyle bir hal yok yani. Ortada rastgele aramalar yok. Polis çevirmesi yok. Terörle ilgili istihbaratlar hariç tabi. Fransa Nisan’da seçim yapacak. Hem de OHAL içerisinde yapacak bunu. Yani olmaz diye bir şey yok. Sandık ortada duruyor. Sandık güvenliğiyle alakalı bir sorun olmaz. Oyun bilmeyen birisi gelir yerim dar der ya, bence o bahane yeterli bir bahane değildir. Düzgün ve doğru bir gerekçe değil yani.”

    Kuzu açıklamalarının ardından termal bir otelde devam eden toplantıya katıldı.