Etiket: Buluyor

  • Kaçak göçmenlerin umuda yolculuğu, dramla son buluyor

    Geçtiğimiz günlerde 17 kaçak göçmenin Iğdır yolunda ölümünün ardından Doğu Anadolu’daki göçmen trafiği bir kez daha gözler önüne geldi. Çoğu Afgan yüzlerce kaçak göçmen günler süren yolculuğun ardından aç, susuz Türkiye’ye geliyor. Buluşma noktaları Erzurum olan göçmenlerin amaçları para kazanmak için İstanbul’a ya da Ankara’ya gitmek. Kaçak göçmenlerin umuda yolculuğu, dramla son buluyor.

    ER-VAK Başkanı Erdal Güzel: “Sınırımız yol geçen hanına dönmüş vaziyette. Bir an önce sınırımızda güvenlik tedbirlerinin arttırılması lazım” dedi.

    Özellikle son aylarda binlerce kaçak göçmenin İran sınırından yasa dışı yollarla Türkiye’ye geçerek Erzurum’a gelmeleri dikkat çekmeye başladı. Afganistan ve Pakistan’dan ‘umuda yolculuk’ adıyla Türkiye’ye akın eden kaçak göçmenlerin haftalarca zorlu yolculuğu dramla son buluyor.

    Iğdır’da geçtiğimiz gün yaşanan trafik kazasında 17 kişinin ölümü 36 kişinin ise yaralanması üzerine gözler bir kez daha mültecilerin üzerine çevrildi. Her gün 500 ila 600 kaçak sınırdan geçip yürüyerek ya da insan tacirleri tarafından Erzurum’a getiriliyor.

    Göç nedeni ile Erzurum’daki polis, jandarma ve Göç İdaresi’nin büyük zorluk çektiği belirtildi. Erzurum’da göçmenleri ’Büyük Babası’ olarak bilinen eczacı ve Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel bunlarla ilk tanışmasının 7 yıl önce olduğunu belirterek, şunları anlattı:

    “7 sene boyunca bunlarla içli dışlı oldum. Her türlü düşüncelerine, maceralarına, dramlarına, trajedilerine ortak oldum. Ancak son yıllarda sayıları bir hayli artmaya başladı. Öyle bir hal oldu ki artık Türkiye’nin bir ilinde bir iline gitmek ne kadar kolaysa bunlarında Türkiye’ye gelip tekrar Afganistan’a illegal yollardan geri dönmeleri o kadar kolay oldu, yolları öğrendiler. Erzurum’a 400 civarında aile yerleşti. Bunların bir kısmı okuttuk, bir kısmına iş bulduk. Son bir yıl içerisinde Afganistan’dan müthiş bir göçmen, sığınmacı akını oluyor. Kendi anlattıklarına göre ilk önce gece yolculuğuyla otobüslerle İran’a geliyorlar. Urumiye şehrine getiriliyorlar. Daha sonra Türkiye ile Urumiye sınırına yakın bir köye götürülüyorlarmış. O köyde bunlar bekletiyorlar. Yani ortam uygun olduğu zaman, bazı aileler 15-20 gün aç susuz bekletiliyormuş. Dağ yürüyüşüne çıktıklarını ifade ediyorlar. Hepsinin hikayesi aynı. Dağdan 4-5 gün yürüdüklerini söyleyenler oldu. Hatta bunlara şöyle ifade etmişler yanınızda biri uçuruma düşse bile sesinizi çıkarmayacaksınız. Böyle sıkı denetim içerisinde getiriliyorlar. Yolculukta doğumu yaklaşan hamileler, amalar da var. Son zamanlarda göç trafiği acayip şekilde arttı. Artık ne Ağrı’nın ne de Erzurum Göç İdaresinin altından kalkacak gücü yok. Binlerce insan yollara dizilmiş geliyorlar. Vatandaşlar bunlara yardım amaçlı araçlarına aldığı zaman insan kaçakçısı muamelesi görüyor, otobüslere almıyor. İnsan kaçakçıları bunları koyunların taşındığı 3 katlı kamyonlara dolduruyorlar. Perişan haldeler umuda doğru koşuyorlar. İşin garip tarafı canları pahasına gidiyorlar. Sınırdan Türkiye’ye girip buradan Yunanistan, Sırbistan Macaristan üzerinden Almanya’ya ulaşmak istiyorlar. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir misali can siper hane gidiyorlar.”

    21’inci yüz yılda tam bir insanlık trajedisi yaşandığını sözlerine ekleyen Güzel şunları söyledi:

    “Erzurum-Ağrı kara yolu üzerine çıktığınız zaman yüzlerce Afgan’ın perişan halde zor şartlarda geliyorlar. Kıyafetleri yok, günlerce yıkanmıyorlar. Son derece rahatsız ediyor, üzülüyoruz ama elimizden de bir şey gelmiyor. Bir evin bacası, kapısı, penceresi açık herkes gelip geçiyor. Yani bizim sınırımız yol geçen hanına dönmüş vaziyette. Bir an önce sınırımızda güvenlik tedbirlerinin arttırılması lazım. Erzurum sığınmacılara sahip çıkan bir şehir. Afganistan’da bizi iyi tanıyorlar. Beni arayıp ’büyük baba akrabamız geliyor, haberin olsun’ diyorlar. Erzurum tercih edilen bir şehir. Bir de pilot il olması nedeniyle buraya gelip, gidiyorlar. Burada yardımlaşma, bakış açıları pozitif olması münasebetiyle tercih ediyorlar. Burası bir basamak burada da kalmıyor. Avrupa’ya gidiyorlar. Buna bir dur denilmesi lazım. Trajik olaylar oluyor. Geri gönderme yerinde bir kişilik yer yok. Kontenjan dolmuş, nerede yatacaklar o da belli değil. Dünyanın buna değinmesi lazım. İran’dan Türkiye’ye giriş yapmak için 1.5 milyon kişinin beklediğini duyduk.”

    Öte yandan Erzurum’daki 1500 kişilik geri gönderme merkezinin kapasitesinin çok üzerinde hizmet verdiği belirtildi. Son 3 ay içerisinde Erzurum’a giriş yapan kaçak sayısının 11 bini bulduğunu belirten yetkililer, kaçakları uygun görülen illere seyahat belgelerini vererek gönderdiklerini söyledi.

  • Dünyanın dört bir yanından gelen hastalar, Samsun’da şifayı buluyor

    Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi, Metabolik Cerrahi ve Obezite Merkezi, dünyanın dört bir yanından gelen hastalara umut oluyor.

    “Metabolik Cerrahi ve Tip 2 Şeker Hastalığı” alanında sadece Türkiye’de değil başta Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Suudi Arabistan, Katar, Rusya, İsviçre , Belçika olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen hastaları tedavi ediyor. Büyük Anadolu Hastaneleri’nde Genel Cerrahi Laparaskopik Bariyatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kerim Güzel’e obezite ameliyatı olan Bigmama ve Mama’s programını yapan ses sanatçısı Besiana Kasami’nin büyük değişimi şaşırtmıştı. Yine Azeri Sanatçı Terlan Nur Yaşar’da Tip 2 Diyabet’ten (Şeker Hastalığı) kurtulmak üzere Genel Cerrahi Laparoskopik Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Muzaffer Al’ın gerçekleştirdiği operasyonla tedavi olmuş sağlığına kavuşmuştu. Hem yerli hemde yabancı turizminde sağlık turizmine katkılarda bulunan Büyük Anadolu Hastaneleri, Samsun’un sağlık kenti olma yolunda önemli rol oynuyor.

    “Gururlu ve Onurluyuz”

    Hastane olarak sağlık alanında büyük katkı sağlamanın büyük mutluluğunu yaşadıklarını belirten Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Müdürü Güner Armutlu, “Dünyanın en büyük sağlık problemlerinden biri de Tip 2 diyabettir. Bu hastalığın tedavisinde hastane olarak Türkiye’de, bu yükün büyük bir kısmını kaldırır haline geldik. Tip 2 diyabet (Şeker Hastalığı) tedavisinde Samsun bu anlamda bir merkez haline geldi. Hastane olarak tedavi amaçlı yapılan vaka sayısı yaklaşık 2 binin üzerinde olurken bunun 400’ü yurtdışındandır. Tip 2 diyabet şeker hastalığı için gelen hastalar insülin ve ilaçlardan kurtulurken diğer sağlık problemlerinden de kurtulduklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Tedavi için sadece Türkiye’den değil Dünya’nın dört bir yanından hastalarımız hastanemize gelmektedir. Bu da sağlık turizmine verdiğimiz katkıyı göstermektedir. İnşallah sağlık alanında yaptığımız bu başarıları daha da yukarılara taşımak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

  • (Özel) Uyuşturucu satıcıları ekiyor, İHA’lar buluyor

    Kolluk Kuvvetlerince uyuşturucu operasyonlarında kullanılan insansız hava araçları (İHA), uyuşturucu tacirlerinin kabusu haline geldi.

    Uyuşturucu tacirlerinin ormanlık ve tarım alanlarına izinsiz ektiği esrar, haşhaş ve kenevir maddeleri gerçekleştirilen operasyonlar esnasında kullanılan insansız hava araçları sayesinde rahatlıkla tespit edilmeye başlanıldı. Uyuşturucu tacirlerince tarlalara ekilen farklı maddeler hain emellerine ulaşamadan, İHA’lar üzerine konulan sensör ve kameralarla belirleniyor. Bir süredir kolluk kuvvetlerince ormanlık ve tarım alanlarına yönelik yapılan birçok operasyonda kullanılan İHA’lar, adeta uyuşturucu tacirlerinin kabusu haline geldi. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Teknokent içerisinde faaliyet gösteren, yerli ve tam teşekküllü İHA’lar üreten firma Ar-Ge Müdürü konuyla alakalı olarak; kaçakları takip edebilmek için İHA’larda bulunan multispektral kameralar sayesinde, havadan tarladaki ekili olan bütün ürünün ne olduğunu ve arasına serpilmiş hangi ürünlerin olduğunu tamamen görebildiklerini söyledi.

    “Havadan, tarlada ekili ürünleri tespit ediyor”

    Keşif yapma, gözetleme ve takip etme alanında kullanılan bir drone modelinin tasarım ve üretimini gerçekleştiren ve ürettikleri İHA’lardan 500 tanesini Bangladeş Ordusu’na satarak ülke ekonomisine katkıda bulunan drone firması Ar-Ge Müdürü Akay Yeşilöz, “Kolluk kuvvetleri haşhaş ve kenevir ekimlerini, kaçakları takip edebilmek için İHA’larda bulunan multispektral kameralar ile havadan tarladaki ekili olan bütün ürünün ne olduğunu, aralarında serpilmiş hangi ürünler olduğunu, bununla beraber daha fazla ne ekilebilir ne ekilemez bu gibi incelemelerde bulunabiliyorlar” dedi.

    “İHA’ları sinek boyutuna kadar küçültmeyi planlıyoruz”

    Yeşilöz, gelecek tarihlerde İHA’ların boyutlarını çok daha fazla küçülteceklerini planladıklarını belirterek, “Bununla birlikte termal kamera kullanımı oldukça fazla var. Sentetik açıklı radar dediğimiz sistemler var. Bu sistem tamamıyla yerdeki bütün alanı görebiliyorsunuz. Ve en önemi olan sistemlerinden birisi de istihbarat sistemleridir. İHA’ların daha küçükleriyle bu istihbarat sistemlerini görebiliyorsunuz. Cephe gerisi ve cephe ilerisi istihbarat detayları ve askeri bilgileri alabiliyorsunuz. Gelecekte bu İHA’ların çok daha fazla küçülterek yani normal bir sinek boyutuna kadar küçültmeyi planlıyoruz ki küçültebilen sistemler şu anda mevcut, daha da küçükleri yapılması planlanıyor. Bizim hedeflerimizin arasında bu askeri sistemde kullanılan casus sistemleri olarak tanınan sistemlerde daha da küçüklerini yapmayı planlıyoruz. Bununla beraber bu küçülmüş İHA’lar silahlandırılabiliyor. Görüntü işleme algoritmaları sayesinde bir kişiyi tanıyıp onu öldürmeye dahi gidebiliyorlar. Boyutları o kadar küçük olabiliyor ki inanamıyorsunuz. Bununla ilgili yurt dışında firmaların çalışmaları mevcut. İnşallah biz de bu çalışmalara burada devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Kocaeli’nde hamsi 15 TL, palamudun tanesi 10 liradan alıcı buluyor

    Kocaeli’de balık tezgahlarındaki fiyatlar el yakarken, hamsinin kilosu 15 TL, palamudun tanesi 10 liradan alıcı buluyor. Balıkçılar, Karadeniz balığının gelmesiyle fiyatların düşeceği konusunda müjde verdi.

    1 Eylül’de av sezonunun başlamasıyla birlikte denize açılan balıkçılar, havaların sıcak gitmesiyle umduğunu bulamadı. Havaların soğumaya başlamasıyla, fiyatlar da yavaş yavaş düşmeye başladı. Hamsinin fiyatı 20 TL’den 15 TL’ye düşerken, palamut balığının tanesi 30 TL’den 10 TL’ye düştü. Balık tezgahlarında istavrit 10 TL, çupranın tanesi 10 TL, çinekop 25 TL ile yerini alırken barbunun kilosu 10 TL’den vatandaşlara sunuldu.

    Kocaeli’nde de balıkçılar fiyatların yüksek olmasına rağmen satışlardan memnun. Balıkçılar çarşısında esnaflık yapan Murat Şahin, “Bu sene biraz balık fiyatlarında artış var fakat şuan Karadeniz hamsisi tezgahlara gelmeye başlıyor. Palamut kendini göstermeye başladı. 5 TL ile 15 TL arası fiyatlarda palamudu satıyoruz. Hamsi ise 10 TL ile 15 TL arasında değişiyor. Karadeniz hamsisinin gelmesiyle de fiyatlarında düşeceğini düşünüyoruz. Vatandaşlar da balık fiyatlarının biraz fazla olmasından tepkili ama dediğim gibi Karadeniz hamsisinin başlamasıyla bu tepkinin söneceğine inanıyoruz. Şuan en pahalı balık çinekop, 30 ile 25 TL arası değişiyor. Hamsi de 15 TL, doğal olarak o da pahalı. Ama ilerleyen zamanlarda 10 TL’ye hamsiyi vatandaşımıza yedirmeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    Balık haline alışverişe gelen vatandaşlardan kimi balık fiyatlarını normal karşılarken kimi ise fiyatların yüksek olduğunu söyledi. Balıkçılar ise Karadeniz hamsiciliğinin başlamasıyla fiyatların vatadaşların istediği seviyeye düşeceğinde ortak görüşte.

  • Tahtakale Çarşısı yeniden hayat buluyor

    Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın en eski çarşılarından biri olan Tahtakale Çarşısı’nın yenilenmesi için başlattığı cephe sağlıklaştırma ve zemin kaplama çalışmalarını sürdürüyor.

    Osmangazi Belediyesi, geçmişi Çelebi Mehmet dönemine uzanan tarihi Tahtakale Çarşısı’nı yeniliyor. ‘Tahtakale Çarşısı İç Avlu Cephe Sağlıklaştırma ve Zemin Kaplaması’ projesi kapsamında şu ana kadar bölgedeki 15 dükkanın cephesi yenilenerek dükkanlara estetik bir görünüm kazandırıldı. Çalışmalar kapsamında çarşı içerisinde yer alan 54 dükkanın tamamında cephe sağlıklaştırma çalışmaları yürütülecek. Ayrıca dükkanların yağmur iniş boruları ve olukları, pencere ve kapı doğramaları ile cephe boyaları yenilenecek. Çalışmalar kapsamında 24 pazar tezgahı için de açılır kapanır tente yapılacak. Dükkanların cephe yenileme çalışmalarının yanı sıra çarşının iç avlusunun bin 500 metrekarelik zemin kaplaması için de çalışmalar başlatıldı.

    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Tahtakale Çarşısı’nı ziyaret ederek hem yürütülen çalışmaları inceledi hem de esnaf ile bir araya geldi. Bölge esnafına gerçekleştirilen çalışmalar hakkında düşüncelerini soran Başkan Dündar, cephe sağlıklaştırma ve zemin kaplama çalışmalarının tamamlanmasının ardından Tahtakale Pazarı’nın Bursa’nın en önemli ekonomik merkezlerinden biri olacağını söyledi.

    Tarihi mirasın ayağa kaldırılması ve gelecek nesillere aktarılmasına büyük önem verdiklerini ifade eden Başkan Dündar, “Tarihi mirasa sahip çıkma konusunda yaptığımız çalışmalar ile bugüne kadar birçok ödül aldık. Belediyeler bizlerden teknik bilgiler alarak kendi bölgelerindeki tarihi mekanların restore edilmesi için çalışmalar başlatıyor. Tarihi çarşılarımızdan biri olan Tahtakale Çarşısı da Bursa için büyük önem taşıyor. Burası zamanın etkisiyle eskimiş ve çöküntü halini almaya başlamış. Burada eski ile yeni birbirine karışmış durumda. Çalışmalarımızdaki asıl amacımız yenilemeyle birlikte bölge esnafının ticari aktivitesini de korumak. Çalışmalarımız bittiğinde burası bir cazibe merkezi olacak. Uludağ köylerinde yetişen taze sebze meyveler burada doğrudan üreticiden tüketiciye ulaşacak. Tahtakale Çarşı da yenilenen yüzüyle ticari hareketliliğin yaşandığı en önemli noktalardan biri olacaktır” diye konuştu.