Etiket: Buluyor

  • İş Fikirleri Bu Kursta Hayat Buluyor

    Osmangazi Belediyesi’nin KOSGEB işbirliği ile bu yıl ilk kez hayata geçirdiği ‘girişimcilik kursu’ büyük ilgi gördü. 60 kişilik kursa 400’den fazla müracaat oldu.

    Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) bünyesinde bu yıl ilk defa açılan girişimcilik kursu, iş fikri olan vatandaşlar için önemli bir fırsat oldu. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı, genç müteşebbislerin desteklenmesini hedefleyen teşvik paketinden yararlanmak isteyen vatandaşlar kursa başvuruyor. Vatandaşlar, kurs sonunda alacakları belge ile KOSGEB’e müracaat ederek teşviklerden yararlanmak için OSMEK tarafından açılan kursa katılarak belge sahibi olmaya çalışıyor.

    OSMEK usta öğretici ve KOSGEB eğitimcisi Elif Şencan, ilk kez açılan kursun beklenenden fazla ilgi gördüğünü söyledi. Şencan, “Osmangazi Belediyesi’nin Osmangazi Halk Eğitim Merkezi ve KOSGEB işbirliğiyle düzenlediği uygulamalı girişimcilik kursları başladı. OSMEK bünyesinde ilk kez gerçekleştirilen kursumuza ilgi beklenenin çok çok üzerinde. 60 kişinin alınacağı kursumuza 400’den fazla müracaat oldu. KOSGEB’in, eğitim, finans, sağlık ve eğlence sektörüne ilişkin iş fikirlerini desteklemiyor. Bunun dışındaki tüm iş fikirlerinin destek kapsamındadır. Katılacak kursiyerleri belirlemek için, iş fikirleri ile ilgi soruları içeren 25 soruluk bir sınav, ardından da 13 sorudan oluşan bir mülakat düzenledik. Sınavda başarılı olanlar kursumuza devam edecek. Kurs sonunda alacakları belge ile devlet teşvikinden yararlanmak için KOSGEB’e müracaat etme şansı bulacak kursiyerlerimizden iş fikirleri kabul edenler, 50 bin liralık hibe ile 100 bin liralık kredi imkanından yararlanma fırsatı bulmuş olacaklar” diye konuştu.

    OSMEK bünyesinde ilk kez açılan girişimcilik kursuna başvuranlardan Zuhal Varol, “Çalıştığım işin dışında, farklı bir alanda kendi işimi yapmak istedim ve proje hazırladım. KOSGEB aracılığı ile verilen desteklerden yararlanmak için bu kursa katıldım” dedi.

    “58 YAŞINDA GİRİŞİMCİ OLMAK İÇİN BAŞVURDU”

    Evinin bahçesindeki fırında organik köy ekmeği pişirdiğini, devlet teşvikinden yararlanıp kendi fırınını açmak istediğini söyleyen 58 yaşındaki Kıymet Kekiç, “Kendi evimin bahçesinde pişirdiğim organik ekmekleri satarak aile bütçeme katkıda bulunuyorum. 3 yıldır bir fırın açarak Bursa halkına organik ekmek yedirme hayali kuruyorum. İş fikrimi gerçekleştirmek için ben de ‘Girişimcilik Kursu’na müracaat ettim. İnşallah sınavı kazanıp kursa katılırım. Alacağım belge ile KOSGEB’in teşviklerinden yararlanarak kendi fırınımı açarım. Böyle bir uygulamayı gerçekleştirenlere, bize bu imkanı sunanlara çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • (Özel Haber) Gümüş, Kadınların Ellerinde Hayat Buluyor

    Binlerce yıldır süren gümüş süsleme telkari sanatı, Şanlıurfa’da kadınların ellerinde yeniden hayat buluyor.

    Tarihi milattan önce yaklaşık 3 bin yıllarında Mezopotamya’ya dayanan ve daha sonra Anadolu’ya yayılan gümüş telkari sanatı, özellikle Mardin ve Ankara’nın Beypazarı ilçelerinde yaygın olarak yapılıyor.

    Anadolu’da yaygın olarak yapılmaya başlanan telkari sanatı, 900’lü yıllarda Sicilya ve Venedik üzerinden Avrupa’ya da yayıldı. Sanatın anavatanı olan Anadolu’da son yıllarda sadece turistik bölgelerde yapılan gümüş telkari sanatı, Şanlıurfalı kadınların ellerinde yeniden hayat bulmaya başladı. Eyyübiye Belediyesi ve Yenişehir Halk Eğitim Merkezi tarafından ortaklaşa açılan kurslarda gümüş telkari sanatını öğrenen kadınlar, sanatı daha da geliştirip işyeri açmak istiyor.

    Gümüş işleme sanatına 6 yaşından itibaren başladığını söyleyen Kurs Eğitmeni Eyüp Sabri Tatlı, öğretmen olarak mesleğe devam ettiğini ifade ederek, “Şu anda ilçemizde Eyyübiye Belediyesi’nin vermiş olduğu destekle gümüş işleme teknikleri sanatını icra etmekteyiz. Aynı zamanda Yenişehir Halk Eğitim Merkezi’nin de desteğiyle kurslarımız devam etmektedir. Buradaki bayanlara gümüş işleme teknikleri sanatını öğreterek ilerde kendi işyerlerinin sahibi yapmak istiyoruz” dedi.

    Gümüş telkari sanatı kursuna katılan kursiyerlerden Esra Dağ ise, unutulmaya yüz tutmuş el sanatı olarak kurstan çok memnun olduklarını belirtti. Dağ, el becerisi olduğu için kursa katıldığını söyledi. Kursla ileriye dönük düşünceleri olduğunu söyleyen Dağ, “Bu kursta sertifikamı alıp arkadaşlarımla birlikte bir atölye açmayı düşünüyorum. Burada öğrendiklerimizle unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı herkese tanıtmayı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    Kursiyerlerden Şükran Şen de, el becerisini geliştirip başka şekilde değerlendirmek istediğini söyledi. Kursa katılan bayanlara yıl sonunda Gümüş Telkari Süsleme Sanatı sertifikası verileceği belirtildi.

    Kursa katılan kadınların yaptığı gümüş takılar ise görenlerin hayranlığını kazanıyor.

  • Kuzey Ege İncileri Projesi Dev Adımlarla Hayat Buluyor

    Edremit Körfezi ilçeleri başta olmak üzere Menemen, Foça ve Yunanistan’ın Midilli Adası’nı da bünyesinde barındıracak olan “Kuzey Ege İncileri Projesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Proje Koordinatörü; Doç. Dr. Ayhan Gökdeniz, projenin amacının bölgeyi ulusal ve uluslararası alanda daha fazla tanıtmak ve marka bir destinasyon haline getirmek ve böylelikle de bölgeye daha fazla yerli ve yabancı turistin gelmesini sağlayarak, yöre ekonomisine ve istihdamına katma değer yaratmak olduğunu söyledi.

    Geçtiğimiz yıl Haziran ayında, “Kuzey Ege İncileri” adı altında Menemen’den başlayan Foça, Bergama, Ayvalık, Burhaniye, Edremit arasında turizm alanında ortak iş birliği, bu bölgelerdeki tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerin ortak destinasyonla değerlendirilmesi amacını taşıyan oluşumla ilgili Proje Koordinatörü Ayhan Gökdeniz muhabirimizin sorularını yanıtladı.

    Kuzey Ege İncileri Projesi’nin; Menemen, Bergama, Ayvalık, Burhaniye ve Edremit Ticaret Odaları tarafından yürütülen bir turistik destinasyon projesi olduğunu kaydeden Gökdeniz, “Bu proje; ilgili odalar tarafından finanse edilmektedir. Projenin çıkış noktası; Bergama Ticaret Odası’dır. Bu projede amaç; “Kuzey Ege’nin İncileri” adıyla bölgeyi ulusal ve uluslararası alanda daha fazla tanıtmak ve marka bir destinasyon haline getirmektir. Böylelikle; bölgeye daha fazla yerli ve yabancı turistin gelmesini sağlayarak, yöre ekonomisine ve istihdamına katma değer yaratmaktır. Ayrıca bölgeyi turistik yatırımlar için yeni bir cazibe merkezi haline getirmek de bu projenin bir diğer çıktısıdır. Bölge; turistik bir destinasyon için olması gereken çekiciliklere (kaplıca, doğa, tarih, kültür, kum, deniz, güneş, iklim, hava ve deniz sıcaklığı, gastronomi, hediyelik eşya, ulaşım, günü birlik atraksiyonlar (sualtı-suüstü sporları, tekne turları, sörf vb. gibi) konaklama işletmeleri, seyahat acenteleri ve havaalanları gibi fazlasıyla sahiptir. Ayrıca bölge birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış, şehir devletleri kurmuş, UNESCO Dünya Miras listesine (Bergama) girmiş birçok kültürel varlığa da sahiptir”dedi.

    PROJE GENİŞ BİR YELPAZEYE SAHİP

    Projenin Amaçlarının; Bölgeyi “Kuzey Ege’nin İncileri” adıyla ulusal ve uluslararası alanda daha fazla tanıtmak ve marka bir destinasyon haline getirmek, Bölgeye daha fazla yerli ve yabancı turistin gelmesini sağlayarak, yöre ekonomisine ve istihdamına katma değer yaratmak, Bölgeyi turistik yatırımlar için yeni bir cazibe merkezi haline getirmek ve yerel istihdamı teşvik etmek, Bölgede dezavantajlı kişi ve gruplara (engelliler, kadınlara ve gençlere) öncelik sağlanarak yeni iş alanları ve meslekleri öğretmek, Bölgenin turistik taşıma kapasitelerini zorlamadan sürdürülebilir kalkınma ve turizm motiflerini belirlemek, korunarak kullanma ilkesini benimsemek, Bölgeye ait yerel atölyelerde hediyelik eşyalar ve sanatsal objeler üretmek, ev pansiyonculuğu ve butik otel işletmeciliğini özendirmek ve yöresel mutfakları öne çıkarmak, Yenilenebilir enerji kaynakları kullanmayı özendirmek, inavasyon temelli vizyon oluşturmak ve bölgenin turizm planlama ve pazarlama stratejilerini belirlemek,

    -Ulusal ve uluslararası fuarlarda ve sosyal medyada (facebook, twitter gibi) bölgeyi turistik bir destinasyon olarak tanıtmak, seyahat ve tur operatörleri üzerinden satış ve pazarlamasını yapmak şeklinde sıralayan Doç. Dr. Ayhan Gökdeniz, projenin bölgenin turizm gelirlerini arttırmak anlamında çok önemli olduğunu vurguladı.

    PROJE FAALİYETLERİ OLDUKÇA YOĞUN

    Proje kapsamında bu güne kadar; 7 kez Ortak Akıl Toplantıları yaptıklarını hatırlatan Gökdeniz; “Proje ekibinin kurulması ve görev dağılımı, Kurumsal kimlik çalışmaları ve proje logosunun belirlenmesi, Projenin yörede duyurulma çalışmaları, Projeyle ilgili web sayfasının oluşturulması (Türkçe- İngilizce) ve içeriklerin girilmesi, Projeyle ilgili sosyal medya (facebook, twitter, instagram vb) hesaplarının oluşturulması, Projeyle ilgili bölgedeki turistik çekiciliklerin tanıtılacağı broşür, el kitapçığı ve tek sayfalık haritaların hazırlanması ve Türkçe-İngilizce bastırılması, Bölgeyi turistik bir destinasyon olarak seyahat acentelerine ve tur operatörlerine tanıtmak amacıyla ilgili şirket temsilcilerinin bölgeye davet edilmesi, Bölgenin ilgili seyahat acente ve tur operatörleri şirketlerinin tur programları arasına sokulması ve ilgili şirketlerin web sayfalarında yer verilmesinin sağlanması, Bölgenin turistik bir destinasyon olarak tanınırlığını ve marka imajını sağlamak amacıyla ortaklaşa yurtiçi ve yurt dışı turizm fuarlara katılmak gibi bir çok faaliyeti gerçekleştirdiklerini anlattı.

    KUZEY EGE’DEKİ TÜM TURİZM PAYDAŞLARININ PROJEYE DESTEK VERECEKLERİNE İNANIYOR

    Doç. Dr. Ayhan Gökdeniz, proje ile ilgili ayrıntılı bilgileri yakında açılacak www.kuzeyegeninincileri.com web sayfasında bulunabileceğini, Kuzey Ege’deki tüm turizm paydaşlarının bu projeye destek vereceğine, katkı sunacağına ve bizimle olacağına da inandıklarını sözlerine ekledi.

  • Parkinson Hastaları Beyin Pili İle Şifa Buluyor

    Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Erdoğan, “Parkinson hastalığı ve hareket bozukluğu cerrahisinde son 20 yıldaki en büyük gelişme, halk arasında ’beyin pili’ olarak bilinen nörostimulatör uygulamalarıyla yaşanmıştır” dedi.

    Parkinson hastalığı tedavisi için yapılan beyin pili ameliyatları Turgut Özal Üniversitesi (TÖÜ) Hastanesi’nde başarıyla gerçekleştiriliyor. Hastane’de her ay ortalama 4 parkinson hastasına beyin pili takılıyor. Prof. Dr. Ali Savaş’ın öncülüğünde Beyin ve Sinir Cerrahisi doktorlarının tamamının katılımıyla gerçekleştirilen ameliyatlarda yüzde 90’ın üzerinde başarı sağlanıyor.

    AYDA 4 HASTAYA ŞİFA ARANIYOR

    Parkinson Hastalığı sinir sisteminin ilerleyici, fonksiyon bozukluklarıyla seyreden dejeneratif bir hastalık olarak tanımlanıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 10 bin kişinin yakalandığı ve ilaçla tedavinin mümkün olduğu hastalıkta en son ve yanıt veren tedavi yöntemi beyne pil takılması. Beyin Pili ameliyatları TÖÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nde 1 yıldır yapılıyor. Hastanın ameliyat öncesi rutin tetkikleri ve psikiyatri, nöroloji konsültasyonları tamamlandıktan sonra Perşembe ve Cuma günleri iki ayrı seans şeklinde sistematik bir şekilde yapılan ameliyatlarla ayda 4 hastaya şifa aranıyor.

    PARKİNSONDA ÇARE BEYİN PİLİ

    TÖÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdoğan, “Parkinson hastalığı ve hareket bozukluğu cerrahisindeki son 20 yıldaki en büyük gelişme, halk arasında ’beyin pili’ olarak bilinen nörostimulatör uygulamalarıyla yaşanmıştır. Beyin nörostimulatörleri, Parkinson hastalığı, tremor (esansiyel, multiplesclerosis vb.), distoni (istemsiz kasılma) gibi özellikle istem dışı hareket bozukluğu olan hastalarda kullanılan yüksek teknolojik ve yüksek maliyetli sistemlerdir. Ameliyattan sonra hastalar çoğu zaman ilaçlarını tam olarak kesmezler, ancak ilaçların dozu azaltılabilir” diye konuştu.

    YÜZDE 90 BAŞARI

    Prof. Dr. Erdoğan, “Operasyonlarda hastanemizin başarı oranı yüzde 90 oranında olup, ABD’deki merkezlerle kıyaslayabiliriz. Hatta komplikasyon oranlarımız bu merkezlerden daha düşük olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kaydetti.

    Ameliyatlar Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji (Beyin ve Sinir Cerrahisi) Anabilim Dalı’nda Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Savaş öncülüğünde gerçekleştiriliyor.

  • Bursa İpeği Öğrencilerle Hayat Buluyor

    Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Bursa İpeği Yeniden Hayat Bulacak’ projesi hızla yayılıyor.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından yürütülen proje çerçevesinde okullarda öğrencilere ipek böceği eğitim seti dağıtıldı. Seçilen okullarda bin öğrenciye ipek böceğinin yaşama evreleri hakkında eğitim verildi. Kozabirlik tarafından desteklenen proje kapsamında 5 bin ipek böceği Kozabirlik’e bağlı ‘Tohum Üretim ve Yetiştirme Merkezi’nde hazır bulunduruldu ve dağıtım için de Mustafakemalpaşa İlçesi Çaltılıbük Mahallesi’nden günlük taze dut yaprağı temin edildi. Proje için tasarlanan suni ortamda dağıtılan ipek böcekleri öğrencilerin ilgisini çekti. Öğrencilere verilen eğitimlerde de ipek böceğinin kozasını sağlıklı örmesi için günlük taze dut yaprağına ihtiyacı olduğu, kimyasal maddelerden uzak kalması ve belirli bir ısıda yaşaması gerektiği aktarıldı.

    İlk koza, projenin başlatıldığı okul da olan Muradiye 11 Eylül İlkokulu’ndan geldi. Kozasını getiren öğrenciler satranç takımlarını almanın sevini yaşadı. Muradiye ve Çekirge 1. Murat ilkokulları ile Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan ilçelerindeki okullarda da eğitim setleri dağıtıldı. Başarı oranının yüksek olduğu projede öğrenciler yetiştirdiği kozaları Tayyare Kültür Merkezi’ne teslim edip hediyelerini teslim aldı. Öğrencilerin kozaları da Kozabirlik Tohum Üretim İşletmesi’ne teslim edildi.

    Proje kapsamında Muradiye İpek Fabrikası’nda kozadan ipek çekimini de canlı olarak gören öğrenciler, üretilen ipeğin nihai ürüne dönüştürüleceği Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi’ni de gezerek ipek dokuma ve ipek halı tezgahlarını ilgiyle inceledi. Öğrenciler, burada Bursa’nın İpek Yolu’ndaki önemini de öğrenme şansı buldu.