Etiket: Buluşması

  • Antalya’da Türk-rus Dostluk Buluşması

    Antalya’nın Kemer ilçesinde sivil toplum kuruluşları ve belediye tarafından düzenlenen “Türk-Rus Dostluk Buluşması” isimli toplantıda barış mesajları verilirken iki ülke arasındaki halk diplomasisinin, ilişkilerin düzelmesine katkı sağlayacağı dile getirildi.

    Türkiye’deki Rus Yurttaşlar Koordinasyon Kurulu tarafından Kemer Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (KETOB) ve Kemer Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen toplantıya Antalya Valisi Muammer Türker, Kemer Kaymakamı Mustafa Cihad Feslihan, Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, Kemer Garnizon Komutanı Jandarma Yüzbaşı Yasin Berçin, Kemer Emniyet Müdürü Ali Saydam, Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosluğu’nda görevli Konsolos Aleksey Shivanov, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, KETOB Başkanı Tayyar Gül, Türkiye’de yaşayan Rus vatandaşlar, Türk-Rus çiftler ve çocukları, turizmciler, esnaflar katıldı.

    “İKİ HALK OLARAK KÖPRÜYÜ KORUYALIM”

    Toplantının açılış konuşmasını Türkiye’deki Rus Yurttaşlar Koordinasyon Kurulu Başkanı Nadezda Pelit yaptı. Türk ve Rus halkları arasında sonsuza uzanan köprü bulunduğunu belirten Pelit, “Ülkeler arasında mesafeler olsa da halklarımız arasındaki farklılıklar benzerliklerden daha büyük olsa da, yüzyıllar boyunca bizleri bağlayan bir köprü inşa edebildik. Bu bir dostluk köprüsüydü. Çok sayıda Rusya kökenli insan Türkiye’de, Türk vatandaşı da Rusya’da yaşıyor. Evlilikler kuruluyor ve bu evliliklerden bir milyona yakın çocuk dünyaya geldi. Bizler iki halk olarak el ele köprümüzü korumalıyız, köprünün yıkılan direği onarılana kadar beklemeliyiz” dedi.

    “KÜÇÜK MOSKOVA OLDUK”

    Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül de 1994 yılında ilk kez Kemer’e gelen 30 kişilik Rus turist heyetten bugüne kadar gelişen ilişkiler sonunda Kemer’in Rusya’da “Küçük Moskova” olarak anıldığını hatırlattı ve 21 yılda güzel büyük bir aile olduklarını belirtti. Gül, “Eş oldular, yenge oldular, bizlere bacı oldular, kardeş oldular, çocukları bizlerin Türkiye’nin yeğenleri oldular” diye konuştu.

    “ETLE TIRNAK OLMUŞUZ”

    Antalya’nın Türkiye’de vitrin vazifesi gören kentlerinden biri olduğunu hatırlatan Antalya Valisi Muammer Türker, vatandaşlığa geçmiş olanlar hariç 80 bin yabancı uyruklu Rus vatandaşın Antalya’da yaşadığını ifade etti. 11 bini aşkın Rusya Federasyonu vatandaşının Antalya’da mülk edindiğini belirten Türker, “Bugün bu buluşma aslında bütün rakamların bütün kuru bilgilerin çok ötesinde bir anlam taşıyor. Bugün aslında turizmi de, ticareti de, tarımı da, aramızdaki ekonomik ilişkileri de bir yana bırakıp insani düzlemde buluşacağımız bir gün. Türkiye ile Rusya arasında bir kriz yaşanıyor ama bu kriz diplomatik düzlemde uluslararası düzlemde ortaya çıkmış askeri düzlemde ortaya çıkmış bir kriz ve bunun çözümünü mutlak suretle yine diplomatik ve askeri düzlemde sağlanması gerekiyor. Bu krizin bizim aramızdaki iki dost ve müttefik ülke arasındaki ticari ilişkilerde turizm ve tarım gibi alanlardaki işbirliğini engellemesine kesinlikle idarelerimizin kesinlikle müsaade etmemesini diliyorum. Bugün buradaki bu dostluk buluşması şüphesiz ki iki toplum arasındaki et ve tırnak olma halini ortaya koyan güzel bir göstergedir” şeklinde konuştu.

    “HALK DİPLOMASİSİ ÖNE ÇIKMALI”

    Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosluğu’nda görevli Konsolos Aleksey Shivanov da toplantıyı düzenleyenlere teşekkür ettiği konuşmasında, profesyonel diplomaside Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin zoraki olarak gölgede kaldığı bu süreçte öne çıkması gerekenin halk diplomasisi olduğunu belirtti. Shivanov, “Umarım ki bugün ki buluşmamızda karşılıklı küskünlük ve sitemlerin buzullarını tam olarak eritecek güçte olmasa da ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin yeni ilkbaharını simgeleyecek zarif çiçeklerin açmasına bir katkıda bulunacaktır” dedi.

    Bale, dans ve müzik gösterileriyle renklenen toplantı kokteylle sona erdi.

  • Türk Afrika Düşünce Kuruluşları Buluşması Toplantısı Başladı

    Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Afrikalı entelektüeller kendi hikayelerini ve dünya görüşlerini kendi ağzından, kendi yüreklerinden, kendi perspektiflerinden anlatmalı, bunu tüm dünyaya duyurmalıdır. Artık hep beraber yaşadığımız tarihi yazacağız” dedi.

    T.C Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından düzenlenen Türk Afrika Düşünce Kuruluşları Buluşması Eresin Otel’de düzenlendi. İki gün sürecek olan toplantıya ORDAF Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, ORDAF Afrika Direktörü Prof. Dr. Ahmet Kavas ve YTB Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül başta olmak üzere 33 ülkeden 48 düşünce kuruluşu temsilcileri katıldı.

    Burada kürsüye davet edilen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Afrika ile ilişkilerimiz büyük bir ivme kazandı. 2008 yılında İstanbul’da 1. Türkiye Afrika İş Birliği Zirvesi gerçekleştirildi. 2010’da Afrika strateji belgesi uygulanmaya başladı ve ilişkilerimiz daha da derinleşti. Bu sayede Türkiye Afrika ortaklığı tanımlanabilecek bir döneme geçildi. Yine 2. Türkiye Afrika Ortaklık Zirvesi Ekvator Ginesi’nin başkenti Malabo’da 2014 yılında yapıldı. 2009 yılında Türkiye’nin Afrika kıtasında 12 büyükelçiliği vardı. Buna karşılık Afrika ülkelerinin Ankara’da 10 büyükelçiliği vardı. Bugün durum nedir; Afrika’da 39 büyükelçiliğimiz, 4 başkonsolosluğumuz var. Afrika ülkelerinin Ankara’daki diplomatik temsilcilik sayısı da 32’ye yükseldi. Ve bugün daha fazla Türk işadamı Afrika’da yatırım yapıyor. Daha fazla Türk STK’lar Afrika’da faaliyet gösteriyor. Beklide Türkiye’de yaptıklarının daha fazlasını Afrika’nın şehirlerinde yapıyorlar. Oradaki insanlara sahip çıkıyorlar” dedi.

    “SAHRAALTI AFRİKA ÜLKELERİ İLE TİCARET HACMİMİZ 10 KAT ARTIŞ KAYDETTİ”

    Akdoğan, “Sahraaltı Afrika ülkeleri ile ticaret hacmimiz 10 kat artış kaydetti. 6 milyar dolar yatırımımız var. THY 40 farklı şehre tarifeli uçuş gerçekleştiriyor. TİKA olarak Afrika’nın birçok şehrinde su kuyuları açıyoruz, hastaneler yapıyoruz, aşevleri yapıyoruz, meslek edindirme kursları veriyoruz. Hep insani yardımlar oradaki insanların yaşam standartlarını yükseltmek hem oradaki kapasiteyi geliştirebilmek ve katkıda bulunmak için faaliyetler yürütüyoruz”şeklinde konuştu.

    “ARTIK HEP BERABER YAŞADIĞIMIZ TARİHİ YAZACAĞIZ”

    Akdoğan, “Türkiye bursları kapsamında 6 bine yakın öğrenci Türkiye’de üniversitelere yerleştirildi. 4 bine yakın Afrikalı öğrenci şuanda ülkemizde bulunuyor. Birçok alanda STK’larımızın projelerine destek oluyoruz. Bundan sonra da bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Dünya Afrika’nın hikayesini asırlardan beri başka kıtaların sözcülerinden, entelektüellerinden, yazarlarından dinledi. Afrikalı entelektüeller kendi hikayelerini ve dünya görüşlerini kendi ağzından, kendi yüreklerinden, kendi perspektiflerinden anlatmalı, bunu tüm dünyaya duyurmalıdır. Artık hep beraber yaşadığımız tarihi yazacağız” ifadesini kullandı.

  • 16. Muhtarlar Buluşması (2)

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ruslar bir yandan bizdeki birtakım kişiler, diğer taraftan Türkiye’nin neresi bombalanmalı egzersizleri yapıyor. Hadi ötekileri anladık da bizimkilere ne oluyor? Bunlar nasıl bizimki? Bunun adı kendi ülkesine, kendi milletine körü körüne düşmanlık etmektir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Aksaray, Artvin, Bursa, Elazığ, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kayseri, Sakarya ve Ordu’dan gelen muhtarlarla 16. Muhtarlar Buluşması’nda bir araya geldi. Programda konuşan Erdoğan, “Ne diyor o güzel türküde, ’Şükür erenler geldi, derdim derenler geldi, yari görmediysem, yari görenler geldi.’ Bugün burada geldiğiniz şehirdeki vatandaşlar adına siz muhtarlarımız varsınız. Siz dertleri derenlersiniz. Sizleri görmekle, sizlerle hasbihal etmekle o şehirlerdeki vatandaşlarımızla da kucaklaştığımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Kelime anlamı “seçilmiş” olan muhtarlık müessesinin Türkiye’de 200 yıla yaklaşan geçmişi olduğunu belirten Erdoğan, Osmanlı devlet yönetiminde “yiğitbaşı” ve “kethüda” gibi muhtarlara benzer görevler yürüten kişilerin olduğunu hatırlattı. Türkiye’de muhtarların sadece kendilerine kanunen belirlenen görevleri yapmakla kalmayıp nüfusun önemli bölümünün köylerde yaşadığı uzun yıllar boyunca “muhtar, imam, öğretmen” üçlüsünün ahali arasındaki sorunların çözümünde bir çeşit “hakem vazifesi” üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, “Asli birimlerinin yayılıp güçlenmesiyle bu ihtiyaç kısmen ortadan kalkmışsa da halen ’muhtar, imam, öğretmen’ üçlüsü yaşadıkları yerlerin en muteber kişilikleri olmaya devam etmektedir” dedi.

    “HERKES YERİNİ VE KONUMUNU BİLECEK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde valilikler, kaymakamlıklar ve belediyelerin ellerindeki geniş imkanlarla çok önemli hizmetler ifa etmesine rağmen halen devletin milletle yüz yüze ilişki içinde olduğu seçilmiş temsilcilerinin muhtarlar olduğunu belirtti.

    Bakanlıklar, valilikler, belediyeler ve bunlara bağlı tüm kuruluşların, muhtarlıklarla birlikte mahalle ve köy halkının gönlünü kazanmasının önemine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Herhalde burada bir yanlışlık yok değil? Ne diyoruz ki ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ veya ’önce insan’ diyoruz. Hangi hizmet için yola çıkarsanız çıkın önce milletin fertlerinin gönül rızasını nasıl elde edebileceğinize bakmanız gerekiyor. Biz Yunus Emre gibi ’Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim’ diyoruz. Bizim öteden beri seçilmişlerin önemine yaptığımız vurgunun sebebi işte bu. Siz önemlisiniz. Dolayısıyla atanmış sizden sonra gelir. Ama bunun kadro kıymetini bilmeyenler var mı? Var. İşte bürokratik oligarşi dediğimiz şey budur. Onlar güçlenmek istiyorlar. Bazı seçilmişler de farkında olmadan onları güçlendiriyorlar. Eğer sen böyle hareket edersen ondan sonra bürokrat gelir senin boynunda bozayı pişirir. Herkes yerini bilecek, konumunu bilecek. Burada aramızda atanmışlar da var ama onlar da bunu bilmesi lazım. Çünkü milli iradenin seçip iş başına getirdiği kişiye bürokrat da saygı duymalıdır. Tabii ki seçilmiş de ona saygı göstermelidir. Seçimle göreve gelen hiç kimsenin milletin tasribini gözardı etmek gibi bir lüksü yoktur olamaz. Çünkü bürokrat, seçilmişe oy veren değil midir? O da onun başına gelmesini sağlayan değil midir? Seçtin, o zaman saygı duyacaksın. Eğer böyle davranırsak o zaman biz ülkemizi güçlendiririz. Bu ister filanca köyün falan mahallenin muhtarı olsun isterse Cumhurbaşkanı olsun farketmez.”

    “BİZ BU TEKERE ÇOMAK SOKTUK, BU DÜZENİ DEĞİŞTİRDİK”

    Seçilmiş olan herkesin vakti geldiğinde oyuna tabi olduğu kişilere hesap verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde milletin tarihinden, kültüründen, tercihlerinden bir tür memnun olmayan, bu yüzden de seçtiklerini de beğenmeyen bir kesim var. Bunlar istiyorlar ki davul milletin boynunda asılı olsun, kaynağı millet sağlasın. Külfeti millet çeksin. Buna karşılık tokmak da bunların elinde olsun, ülkenin kaymağını bunlar yesin ama hiçbir yükümlülük da üstlenmesinler. Biz işte bu tekere çomak soktuk, bu düzeni değiştirdik. Bize olan tepkilerinin, hüsumetlerin gerisinde bu var. Geçmişte sadece bir avuç seçkine hizmet eden sistemi, bir avuç azınlığa akan kaynakları biz milletini tamamına mal ettik” dedi.

    “BUNLAR NASIL BİZİMKİ?”

    Yeni anayasa konusundaki tekliflere karşı oluşan direncin sebebinin de aynı olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Eski Türkiye’nin kodlarıyla oluşturulmuş mevcut anayasa tümüyle yenilenirse ellerindeki son kozları da kaybedeceklerini düşünüyorlar. Milletimiz çok partili sisteme geçildiğinden beri mücadeleyle adım adım ilerleyerek bugünkü haklarına, özgürlüklerine kavuştu. Sürekli darbelerle, muhtıralarla kesintiye uğrayan bu zorlu süreç halen bitmiş değil. Tek parti döneminin vesayet anlayışının kalıntıları bugün dahi hiç ummadığımız yerlerden, hiç ummadığımız yöntemlerle karşımıza çıkabiliyor. Sizler de görüyorsunuz, takip ediyorsunuz, Hatay’da sınırlarımızı ihlal eden yabancı bir savaş uçağını düşürüyoruz. Birileri hemen çıkıyor tüm kinini, düşmanlığını, husumetini ülkemize, şahsımıza yöneltiyor. Ruslar bir yandan bizdeki bir takım kişiler diğer taraftan Türkiye’nin neresi bombalanmalı egzersizleri yapıyor. Hadi ötekileri anladık da bizimkilere ne oluyor? Bunlar nasıl bizimki? Bunun adı kendi ülkesine, kendi milletine körü körüne düşmanlık etmektir. Allah bunlara fırsat vermesin, Allah ülkemizi ve milletimizi bunların eline bırakmasın.”

    “MECLİSLERDEN SÖZ ATANLAR, GERÇEĞE YALAN KATANLAR…”

    Muhalefete Kahramanmaraş yöresine ait “Gökte uçan huma kuşu” adlı türküyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyor o güzel Maraş türküsünde, ’Gökte uçan huma kuşu, ne bilir dalın kıymetini. Kargayı kondurmam dala, ne bilir gülün kıymetini. Meclislerden söz atanlar, gerçeğe yalan katanlar, sonra beyliğe yetenler ne bilir ilin kıymetini.’ Bunlar ne dalın kıymetini bilir ne gülün kıymetini bilir. Ne ilin ne de memleketin kıymetini bilir. Bunlar sadece meydanı boş bulduklarında söz atmayı, yalanı, iftirayı, millete hakaret etmeyi bilir. Ama artık Türkiye, dünkü Türkiye değil. Milletimiz istiklaline ve istikbaline sahip çıkma kararını her fırsatta ortaya koydu. 1 Kasım seçimlerinin sonuçlarını bu iradenin bir tezahürü olarak değerlendiriyorum. İnşallah devlet ve millet olarak bu kararlılığımızı sürdürecek, 2023 hedeflerimize hep birlikte ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

  • Tarihi Han’da Pazar Buluşması

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun Valisi İbrahim Şahin başta olmak üzere Samsun protokolü ve ailelerini Çakallı Han’da ağırladı.

    Başkan Yılmaz’ın Kavak ilçesindeki tarihi Çakallı Han’da protokolü ve ailelerini bir araya getirdiği sabah kahvaltısına Samsun Valisi İbrahim Şahin, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Erol Tosun, Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mustafa Koçak, Samsun Emniyet Müdürü Vedat Yavuz, kurum müdürleri, daire amirleri ve aileleri katıldı.

    BAŞKAN YILMAZ KONUKLARIYLA YAKINDAN İLGİLENDİ

    Samsun protokolünü ve ailelerini kahvaltıda buluşturmaktan mutluluk duyduğunu belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, konuklarıyla yakından ilgilendi. Tek tek masaları dolaşarak misafirleri ile sohbet eden Başkan Yılmaz, özellikle çocuklarla fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi.

    “BİRLİKTELİĞİMİZ TÜM SAMSUN’U SARSIN”

    Birlik ve beraberliklerinden doğan olumlu enerjinin tüm Samsun’u sarmasını dileyen Başkan Yılmaz, kahvaltı sonrası Vali İbrahim Şahin ve konukları ile birlikte Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne ait otobüse binerek Samsun’a hareket etti.

  • 2 Gençlik Buluşması 5 Aralıkta Gerçekleşecek

    Kırşehir Belediyesi BEGEM gençlik buluşması, gençlik merkezinde gerçekleşecek.

    5 Aralık günü gerçekleşecek BEGEM buluşmasında gençlik merkezi bünyesinde kulüpler, kulüp tanıtımları, şiir dinletileri, bilgi yarışmaları, ve imza günleri yer alacak.

    İkincisi düzenlenecek gençlik buluşmaları hakkında bilgiler veren Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, “BEGEM bizim için çok önemli. Belediye Gençlik Merkezimiz yaklaşık bir buçuk yıldır faaliyettedir. Buradaki amacımız 15-25 yaş arası gençlerimize açtığımız kurslarla onların kişisel gelişimine destek vererek onların her anlamda sosyal olmasını sağlamak. Kütüphanesinin aktif olduğu; satranç, masa tenisi, langırt, bilardo gibi sportif aktivitelerin olduğu çok güzel bir mekân yaptık. Bu mekânımız gençlerin yanlış ortamlarda bulunmasını engelleyerek daha da sosyalleşmesini sağlıyor.” dedi.

    Şehirleri insanların imar ettiğini anlatan Başkan Bahçeci, “Hep söylediğim gibi insanlar şehirleri imar ederler, şehirlerde insanları imar ederler. Begem de gençliğimizi imar ediyor. On beşin üstünde farklı kurslarımız var. Kurslarımızın yanı sıra kulüplerimiz var. Bu kulüpler de sürekli faaliyet içerisindeler. Kulüplere üye olan gençlerimiz o alanda farklı etkinlikler düzenliyor. Ayrıca gençlerimiz BEGEM’e üye olabiliyorlar. BEGEM üyeliğinin bir ayrıcalığı var. BEGEM’e üye olan gençlerimiz Kırşehir Belediyesinin tüm işletmelerinden yüzde 25 indirimli faydalanıyor. Ayrıca otobüs firmaları, giyim firmaları, cafeler, restoranlarla da anlaşmalarımız da var. Bu firmalar BEGEM üyelerine özel indirim uyguluyor. Gençlerimizi geleceğe nasıl daha iyi hazırlayabiliriz düşüncesiyle hareket ederek yaptığımız bu merkezimiz çok sayıda gencimize hitap ediyor ve bu da bizleri bir hayli mutlu ediyor. BEGEM 2. Gençlik buluşmasına bütün gençleri davet ediyorum.”