Etiket: bulun”

  • Dekan Karahan: “Eksiğimizi bulun, giderelim”

    Tıp Bayramı Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin düzenlediği bir etkinlikte kutlandı.

    Programda konuşan Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ömer Karahan; “” Öğrencilerimize hep şunu söyledim, huzurlarınızda tekrar söylüyorum, Türkiye’deki bütün Tıp Fakültelerini inceleyin kendi fakültemizde eğitim alanında ne eksik tespit ederseniz biz o eksikliği gidermeye söz veriyoruz.” dedi

    Bakanlar Kurulunun 2015 yılında Uşak’ta Tıp Fakültesi’nin açılmasına karar verdiğini hatırlatan Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ömer Karahan 2016 yılında meydana gelen hain kalkışmanın tüm Türkiye’de olduğu gibi Uşak Üniversitesini de etkilediğini belirtti. 2017 yılı Ocak ayı itibariyle sadece bir öğretim üyeleri olduğuna değinen Dekan Karahan şu an itibariyle 40. öğretim üyelerinin göreve başladığını söyledi.

    Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak yeni nesil tıp anlayışıyla ülkede söz sahibi bilim adaları ve doktorlar yetiştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Dekan Karahan; ” Öğrencilerimize hep şunu söyledim, huzurlarınızda tekrar söylüyorum, Türkiye’deki bütün Tıp Fakültelerini inceleyin kendi fakültemizde eğitim alanında ne eksik tespit ederseniz biz o eksikliği gidermeye söz veriyoruz. Türkiye’deki tıp eğitiminden inşallah fazlanız olacak, eksiğiniz olmayacak. Biz bu düşüncelerle önümüzdeki 5 yıl içerisinde Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesini Türkiye’deki Tıp Fakülteleri arasında ilk 50’de yer alabileceğine inanıyoruz. Biz en güzele hep beraber sloganıyla hareket ediyoruz” dedi.

    14 Mart Tıp Bayramı olarak kutlanan bu günün 1827 yılında modern anlamda ilk Tıp Fakültesinin açılış tarihi olduğu bilgisini veren Prof. Karahan Tıp Bayramının ilk olarak kutlanmasıyla ilgili olarak da şunları söyledi; ” Tıp Bayramı ilk defa modern anlamda Tıp Fakültesinin açılmasından 91 yıl sonra kutlanıyor. O vakte kadar bir kutlama yok. O zaman bu kutlama ihtiyacı nereden çıkıyor? İstanbul işgal edildiği zaman İngiliz askerleri Mekteb-i Tıbbiyeyi kapatarak karargah haline getiriyorlar. Bu Tıbbiyelilerin çok ağırına gidiyor ve Tıbbiyeli Hikmet Boran’ın öncülüğünde İngiliz’lere başkaldırmak istiyorlardı ve buna bir gerekçe lazımdı modern anlamda tıp fakültelerin açılışını gerekçe göstererek bir toplantı düzenlediler. Bütün zorluklara rağmen de milli mücadeleye destek veriyorlar”

    Toplantıda konuşan Uşak Üniversitesi Rektör Vekili Prof.Dr. Metin Gümüş 14 Mart Tıp Bayramının tüm çalışanlara ve öğrencilere hayırlı olmasını temenni etti. Uşak Üniversitesinin tıp alanında önemli gelişmeler içerisinde olduğunu belirten Prof. Gümüş ve bu yıl ilk defa öğrenci almaya başladıklarını hatırlattı. Bu sıralarda öğrenci olmanın önemli bir fırsat olduğu kadar sorumluluk ta yüklediğini söyleyen Prof. Gümüş; ” Şu an ülkemizin beka sorunu var çok ciddi bir mücadele içerisindeyiz. Küresel güçlere karış Afrin’de Zeytin Dalı operasyonuyla ciddi mücadeleler yürütüyoruz. Orada şehit olan arkadaşlarımızı buradan rahmetle anıyorum. Gazilerimize Allah’tan sıhhat afiyet diliyoruz ve tüm şehitlerimizin yakınlarına da sabırlar diliyorum. Tablo böyleyken bizlere de çok ciddi sorumluluklar düşüyor. Bu sıraların hakkını vermemiz gerekiyor. Tıp alanında sürekli değişim yaşıyoruz bu değişime direnç göstermemiz mümkün değil, bu değişime ayak uydurma zorunluluğu var” dedi. Rektör Vekili Gümüş öğrencilerden bu değişikliklere ayak uydurmalarını istedi.

    Prof. Gümüş sözlerinin sonunda Tıp Bayramıyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı; ” Büyük fedakarlıklarla, büyük gayretlerle, sabırla, metanetle, merhametle hastalarımıza hizmet eden çok değerli doktorlarımıza, sağlık çalışanlarımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Siz değerli öğrencilerimizin de başarılı olmasının vesile olmasını diliyorum.”

  • Serdar Ortaç “Ben delimi buldum sizde delinizi bulun”

    Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç Bodrum’da hayranları ile buluştu. Ortaç, şarkı aralarında bekar hayranlarına seslenerek “Ben delimi buldum sizde delinizi bulun ve biran önce evlenin” dedi.

    Bodrum’da konser veren ünlü sanatçı Serdar Ortaç, tatilcilere unutulmaz bir gece yaşattı. Serdar Ortaç, bekar hayranlarına seslenerek “Herkes bir gün aradığı deliyi bulacak. Ben buldum, sizlerde delinizi bulacaksınız” açıklamalarında bulundu. Pasha clubde düzenlenen konserle sevenleriyle buluşan Serdar Ortaç, sahneye seyirciler arasından ’Gıybet’ isimli şarkısını söyleyerek çıktı. Sahneye iki dansçıyla çıkan Ortaç’ı, hayranları cep telefonlarıyla görüntülemek izim bir birleriyle yarıştı. Yaklaşık bin 500 kişinin izlediği konserde Ortaç, şarkıları ile hayranlarını coşturdu. Hayranlarına şarkı aralarında seslenen Ortaç, “Sevgili konuklar bu gece Serdar Ortaç’ın 1994’den beri bütün şarkılarını dinleyeceksiniz. Artık evlendiğime göre kimseye canım, cicim demeyeceğim. Bu gece bizim gecemiz olacak. Bizim için eğleneceğiz. Hepiniz Serdar Ortaç’a hoş geldiniz. Arkadaşlar artık evlendiğime göre kimseye canım, cicim demeyeceğim. Ayrıca herkes bir gün aradığı deliyi bulacak” diyerek, ’İki Deli’ isimli parçasını seslendirdi

    Yaklaşık iki saat sahnede Ortaç, hayranları tarafından defalarca alkışlanarak şarkıları şarkıları yarıda kesildi.

  • Kamyon içinde sıkışan sürücü “Paramı bulun” dedi

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde seyir halindeyken önündeki TIR’a çarpan kamyonun sürücüsü, kendisini kurtarmak isteyenlere, “Paramı ve telefonumu bulun” dedi.

    Kaza, saat 04.00 sıralarında Kartepe D100 karayolu Eşme mahallesi mevkii Sakarya istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Muharrem D. idaresindeki 67 SF 049 plakalı kamyon, Eşme merkezinden D100’e çıkan Halit K. idaresindeki 41 FP 050 plakalı TIR’ı fark etmeyerek araca arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle sürücü kabini ve öndeki TIR’ın dorsesi arasında sıkışan 67 SF 049 plakalı kamyonun sürücüsü ise yaralandı.

    Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, 112 ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yaralı sürücüyü sıkıştığı sürücü kabinden kurtarmak için uzun süre çaba gösterdi. İtfaiye ekiplerinin, sıkışan ayağını kurtarmaya çalıştıkları sürücü ise çalışmaları yapan ekipten parası ve telefonunun bulunmasını istedi. Uzun süren çalışmalar sonucunda sıkıştığı yerden kurtarılan yaralı sürücü Muharrem D., 112 ekiplerine teslim edildi.

    Sedye ile ambulansa taşınan yaralı sürücü, kendisine adına soran polise yine “Paramı bulun” cevabını verdi. Ambulansa alınan sürücü olay yerinde ilk müdahalenin ardından Kocaeli Umuttepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralı sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis ekipleri kaza hakkında inceleme başlattı.

  • Annenin ‘Kızımı bulun’ feryadı

    MANİSA (İHA) – Manisa’da dün kaybolan minik Irmak’ın annesi Suriye Kupal, gözyaşları içerisinde kızının bulunmasını istiyor.

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde dün saat 15.00 sıralarında evlerinin önünden kaybolan 4 yaşındaki Irmak Kupal’ı arama çalışmalarına devam ediliyor. Dün akşam saatlerinden itibaren sürdürülen arama çalışmalarında henüz bir gelişme yaşanmazken, polis ekipleri anne Suriye Kupal ile Baba Bilal Kupal’ın ifadelerini aldı. Gözyaşları içerisinde kızının bulunmasını isteyen anne Suriye Kupal, “Kızımı bulup getirsinler. Hiçbir şey yapmayacağım. Şikayetçi olmayacağım. Başkasını bilmem ama ben şikayetçi olmayacağım” dedi.

    Kızının nasıl kaybolduğu ile ilgili bilgi veren baba Bilal Kupal ise, “Annesiyle zeytin dilimliyorduk. Ondan sonra yemek yedik. Çocuk uyuyordu. Irmak’a bakayım dedim sesi kesildi. Büyük kızım okuldan gelmişti. ‘Baba ben bakarım’ dedi. Ben de ‘Hatice bak da haber et’ dedim. Baktıktan sonra ‘Yok baba’ dedi. O arada biz sokağa koştuk. Komşunun evine gittik. Onlar yoktu. O zamandan beri arıyoruz” diye konuştu.

    Polis ekipleri minik Irmak’ın arama çalışmalarına devam ediyor.

  • Bir annenin “Kızımı bulun” feryadı

    İzmir’de 7 yaşındaki kızının 17 gün önce boşanmak üzere olduğu eşi tarafından kaçırıldığını iddia eden anne, bu sene okula başlaması gereken kızının formalarına ve fotoğraflarına bakarak gözyaşı döktü.

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yaşayan Canan Özyiğit, geçici velayeti kendisinde olan 7 yaşındaki kızı Defne Özyiğit’in 2010 yılından bu yana boşanmaya çalıştığı eşi tarafından mahkemenin verdiği görüş izninde alınarak bir daha geri getirilmediğini öne sürdü. Eşinin kızını bayramın ikinci günü aldığını, üçüncü günü geri getirmesi gerekirken “Defne bundan sonra benimle yaşayacak. Onu geri getirmeyeceğim. Sen de onu görmeyeceksin” dediğini öne süren anne, kızının hiç giyemediği okul formasına, fotoğraflarına ve çizdiği resimlere bakarak gözyaşı döktü. Aynı zamanda Amerikan vatandaşı olan eşinin Defne’yi yurt dışına kaçırmış olabileceğini söyleyen Canan Özyiğit, “Bu vicdansızlık. Bu babalık değil. Babalık böyle olmaz” diye konuştu.

    “Bayramın ikinci günü aldı, bir daha da geri getirmedi”

    Kızı Defne’nin belirli günler babasını gördüğünü ve mahkemenin verdiği karara her zaman uyduğunu ifade eden Canan Özyiğit, “2010 yılından beri boşanma davamız devam ediyor. Mahkeme tarafından geçici velayet bana verildi ve ona da görüşme günleri ayarlandı. Bu görüşme günleri kapsamında çocuğuyla zaten görüşüyordu. Bayramın ikinci günü çocuğu aldı. Üçüncü günü teslim etmesi gerekiyordu ama telefon açıp pazar günü getireceğini söyledi. Hemen karakola haber verdik çünkü ilk eşinden olan çocuklarını defalarca yurt dışına kaçırmışlığı var. O tehlike karşısında yasal yollara başvurduk. Pazar günü tek başına geldi ve Defne’yi getirmeyeceğini, benim kızımı bundan sonra görmeyeceğimi ve çocukla kendisinin yaşayacağını söyledi. ’Buna hakkında yok’ deyince ’Görürsün, uğraşırsın’ dedi ve gitti. O günden beri çocuğumdan haber alamıyorum. Nerede olduğunu bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

    “Babalık böyle olmaz”

    Boşanmak üzere olduğu eşinin aynı zamanda Amerikan vatandaşı olduğunu ve kızını yurt dışına kaçırmasından endişe ettiğini söyleyen Canan Özyiğit, “Ailesi onunla hiçbir şekilde kendisiyle görüşmediğini, kendisinden haber alamadıklarını söylüyor. Ayın 14’ünden beri kızımdan ne haber alıyorum, ne de görüyorum. Bunun artık bir sona ermesi gerekiyor. Çünkü ortada söz konusu olan şey bir çocuk. Bu çocuğun okula başlaması gerekiyor. Bu vicdansızlık. Bu babalık değil. Babalık böyle olmaz. Çocuğumu görenlerin benimle temasa geçmesini istiyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.

    “Yurt dışına kaçırma ihtimali çok yüksek”

    Kızının bulunması için hem eşinin ikametgahının bulunduğu Aydın Kuşadası’nda, hem de İzmir’de gerekli işlemleri yaptığını kaydeden anne, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Güvenlik güçleri ellerinden geleni yapıyor ama bir adrese ihtiyaçları var. Koskoca Türkiye’de nereye gittiklerini bilmiyorum. İkametgahı Kuşadası’nda olduğu için aile fertlerini dolaşıyorum, sokaklarda dolaşıyorum. Çocuğuma ulaşmaya çalışıyorum. Bir iz arıyorum. Kuşadası’ndaki ikametgahını da kapatmış. Çevresindekiler en son pazartesi günü bir valiz ve çocukla gittiğini, bir daha da hiç görünmediğini söylüyor. Gümrük kapılarında çocuğun yurt dışına çıkarılamayacağına dair tedbir var ama bu insan kızımı kaçırmak için illegal her yolu deneyebilir.”

    “Baba kaçırdığı için suç sayılmıyor”

    Kızıyla 17 gündür konuşamadığını, kendisinden haber alamadığını dile getiren Canan Özyiğit, şöyle devam etti:

    “Babasının telefonları kapalı, adresinde bulunamıyor. Baba kaçırdığı için suçlu sayılmıyor. Dolayısıyla bu kişi adına arama emri çıkartamıyoruz. Sadece çocuk aranıyor. Baba da olsa bir çocuğu kendi iradesi dışında alıkoyuyorsunuz. Üstelik okulların başladığı bir dönemde. Çocuk okula başlayacakken alıkoyuyor. Buna hakkı yok. Çocuğum telefon açmayı bilmiyor. Okuma yazma bilmiyor. Onu görenlerin, duyanların bilgi aktarımına ihtiyacımız var.”

    “Her neredeysen seni bulacağız”

    “Bir insanı beraberken değil, ayrılırken tanıyorsunuz” diyen Özyiğit, çocukların intikam objesi haline getirilmemeleri gerektiğini söyledi. Özyiğit, gözyaşları içinde “Okula başlayacaktı. Forması hazır, bir tek kuzumuz eksik. İnşallah geldiği zaman önlüğünü giyip arkadaşlarıyla birlikte okula gidecek. Oyun masasını da hiç ellemedik. Aynı şekilde duruyor. Okula başlayacağı için ona hediyeler almıştık. Hediye paketlerini kızım geldiğinde birlikte açacağız. Formasını, kalemini defterini hazırladık. Hepimiz Defne’yi bekliyoruz” dedi.

    Kızına da seslenen gözü yaşlı anne, “Defne seni çok seviyorum. Benim için çok değerlisin. Seni ne yapıp edip bulacağız. Hiç merak etme annecim. Her neredeysen seni bulacağız” dedi.