Etiket: Bülent

  • Bülent Ecevit Üniversitesi’nde Eua Kurumsal Değerlendirme Programı Toplantısı Yapıldı

    Bülent Ecevit Üniversitesi’nde, Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA) Kurumsal Değerlendirme Programı için Farabi Kampüsü Tahir Karauğuz Konferans Salonu’nda tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Rektör Yardımcıları, Fakülte Dekanları, Dekan Yardımcıları, Yüksekokul ve Meslek Yüksekokulu Müdür ve Müdür Yardımcıları ve Kurum yöneticileri katıldı.

    Tanıtım toplantısının açılış konuşmasını Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Güven yaptı. Güven konuşmasında AB Üniversiteler Birliğinin 850 üniversitenin üye olduğu büyük bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Kasım 2015’ten bu yana EUA heyetinin yapacağı ziyaret öncesinde önemli çalışmalar yapıldığını ve ön hazırlıkların tamamlandığını belirtti. Çalışmalar sonunda hazırlanan raporun, değerlendirmeyi yapacak uzmanlara gönderildiğini belirtti. 21-22 Mart tarihinde Üniversitelerine gelecek heyetin belli kriterler çerçevesinde değerlendirme yapacaklarını ifade etti. Güven, hazırlanan web sayfasında gerekli bilgilerin bulunduğunu söyledi.

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Haluk Güven’den sonra bir değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, üniversitede kalite kültürünün yerleşmesi için sürecin çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “Dünyada yükseköğretim büyük bir rekabet içerisine girmiş durumda. Yapmış olduğumuz tüm akademik süreçlerde kalite süreçlerine dikkat ediyoruz. Rastgele bir eğitim değil her şey planlanmış bir süreç şeklinde eğitim çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalar sonunda kalite süreçlerinde önemli bir eşiği aşmış bulunmaktayız. Mühendislik Fakültesi ve Fen-Edebiyat Fakültesi akreditasyon süreçleriyle ilgili önemli mesafe kat ettik. Bunun sonucunda Mühendislik Fakültesi’nde üç, Fen-Edebiyat Fakültesi’nde bir bölümümüz akredite oldu. Diğer bölümlerimizin akreditasyon süreci devam etmektedir. Hazırladığımız stratejik planlarla tespit ettiğimiz sorunları, getirdiğimiz çözümlere göre neticelendiriyoruz. Bu konuda akademisyenlerimizin, idari personelimizin ve öğrencilerimizin katkısı büyüktür. Son olarak kurumsal öz değerlendirme raporlarının hazırlanması sürecindeki katkılarından dolayı Rektör Yardımcımız Prof. Dr. M. Haluk Güven ve süreçte katkısı olan herkese şükranlarımı sunuyorum.”

  • Bülent Ecevit Üniversitesi Akademik Başarılara Değer Veriyor

    Bülent Ecevit Üniversitesi Akademik teşvik sıralamasına göre en büyük performans gösteren öğretim elemanlarına teşekkür belgeleriniRektör Prof. Dr. Mahmut Özer takdim etti.

    Yükseköğretim sisteminde 2015 yılı itibariyle ilk kez uygulamaya alınan Akademik Teşvik Puanlama Sürecinde Bülent Ecevit Üniversitesi puan sıralamasında ilk ona giren öğretim elemanlarına, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. Rektörlük makamında gerçekleşen belge takdim törenine, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Haluk Güven ve Akademik Teşvik belgesi takdim edilecek olan öğretim elemanları katıldı. Törende, Bülent Ecevit Üniversitesi Akademik Teşvik Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda Fen- Edebiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Baki Hazer, Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Can,Doç. Dr. İshak Özel Tekin, Yrd. Doç. Dr. Zehra Safi Öz, Yrd. Doç. Dr. Kanat Gülle, Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Dr. Mahmut Özer, Doç. Dr. Serdar Ulubeyli,Yrd. Doç. Dr. Saygın Abdigan, Yrd. Doç. Dr. Rıfat Hacıoğlu,Ereğli Eğitim Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Şaban Çelikoğlu, belgelerini Rektör Özer’den aldılar.

    Törende konuşan Rektör Özer, öncelikli hedeflerinin Bülent Ecevit Üniversitesi’nin dâhil olduğu bilimsel faaliyetlerin sayısını ve niteliğini artırmak olduğunu söyledi. Öğretim elemanlarını, üniversitenin bilimsel faaliyetlerine yaptıkları katkılarından dolayı kutlayan Prof. Dr. Özer, “Yayınlarıyla üniversitemizin başarı sıralamasını yükselten hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Bilimsel çalışmaların devamını diliyor, bu vesileyle üniversitemizin akademik başarı sıralamasının hızla artmasını temenni ediyoruz. Üniversitemizde multidisipliner laboratuvarının kapasitesinin geliştirilmesi, bilimsel çalışmalar için son teknolojiyle donatılmış laboratuvarlar ve yenilenen çalışma ortamlarıyla akademisyenlerimizin çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

    Öğretim elemanlarını tek tek kutlayarak teşekkür belgesi takdim eden Prof. Dr. Mahmut Özer, “Elde ettiğiniz başarı hem şahsınız hem de kurumumuz adına çok önemli. Bilim dünyasına katkılarınızın artarak devam etmesini diliyorum” dedi.

  • Bülent Ecevit Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Ve Değerler Eğitimi Uygulama Ve Araştırma Merkezi Bahar Dönemi Çalışmalarına Başladı

    Bülent Ecevit Üniversitesi, Medeniyet Araştırmaları ve Değerler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (MEDEM) Bülent Ecevit Üniversitesi personelini, öğrencilerini ve Zonguldak halkını bu bahar döneminde de önemli sosyal ve kültürel çalışmalarla buluşturuyor.

    2015’te kurulan Medeniyet Araştırmaları ve Değerler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi(MEDEM) farklı alanlardaki çalışmalarını sürdürüyor. Enderun Buluşmalarından Tezhip’e, ebru çalışmalarından Hadis derslerine, ney kursundan düşünce okuluna kadar pek çok çalışmada faaliyet gösteren merkez bahar dönemi çalışmalarına başladı.

    Üniversite bünyesinde farklı fakülteler ve bölümlere mensup öğretim üyelerinin yapacakları araştırmaların koordinasyonunu sağlamak; kadim medeniyetimizin tüm yönleriyle ortaya konmasını sağlayacak çalışma ve araştırmalar yürütülecek bir platform oluşturmak; Üniversite mensuplarına, mezunlarına ve yöre insanına dönük eğitim ve kültür faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla kurulan MEDEM yaptığı etkinliklerle üniversite bünyesinde yapılan sosyal kültürel etkinliklere önemli katkılar sağlıyor.

    MEDEM Müdürü Uzman Elif Gür ikinci dönem çalışmalarına başladıklarını ve etkinliklerde bir hayli mesafe kaydettiklerini belirtti. Gür, “Kurulduğu günden beri merkezimiz farklı alanlardaki çalışmalarıyla Üniversite bünyesinde önemli bir merkez durumundadır. Yaptığımız etkinlikler gün geçtikçe daha nitelikli bir hal alıyor” dedi. Gür, merkezdeki çalışmalardan ürünlerini almaya başladıklarını, Mart ayı içerisinde de Tezhip sanatı kursiyerlerinin eserlerini Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde sergileyeceklerini söyledi.

    “MERKEZİN ÇALIŞMALARINI ÖNEMSİYORUZ”

    Üniversitede yürütülen bilimsel, kültürel ve sosyal çalışmaların önemli olduğunu ifade eden BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, “Üniversitemizde yürütülen bilimsel çalışmalarla birlikte kültürel ve sosyal çalışmaların da çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle gençlerimizin küreselleşmeyle birlikte kaybolup gitmesi muhtemel olan milli ve manevi değerlerimizi bilmesini, bunların öneminin farkında olmasını ve yaşatmasını istiyoruz. Bu nedenle kurduğumuz Medeniyet Araştırmaları ve Değerler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (MEDEM) Üniversitemiz ve Zonguldak için çok faydalı çalışmalar yürütmektedir. Merkezin çalışmalarını çok önemsiyoruz. Kısa zaman önce kurulan MEDEM çok önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Yapılacak her nitelikli çalışmaya desteklerimizi sürdüreceğiz. Merkez; yürütülen sanatsal ve sosyal faaliyetlerin yanında, sahip olduğu zengin kütüphanesiyle ziyaretçilerini huzurlu ve ferah bir ortamda okumaya davet ediyor” şeklinde konuştu.

  • Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak’taki Mülteciler Üzerine Yapılan Araştırmayı Kitaplaştırdı

    Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Yayınevi Ocak 2016’da Zonguldak’taki Mülteciler; Yaşam Deneyimleri, Sorunlar ve Öneriler çalışmasını kitaplaştırdı.

    Zonguldak’ta yaşayan ve çoğunluğunu Irak’tan gelen mültecilerin kentteki yaşam koşullarını, sorunlarını ve kent halkıyla etkileşimlerini incelemek amacıyla Bülent Ecevit Üniversitesi’nde Zonguldak’taki Mülteciler: Yaşam Deneyimleri, Sorunlar ve Öneriler” başlıklı araştırma raporları ve çıkarımlar kitaplaştırılarak BEÜ Yayınevi tarafından yayınlandı.

    Türkiye’nin pek çok iline yerleşen mülteciler kaldıkları yerlerde çeşitli problemlerle karşılaşıyor. Dil bilmemeleri, geldikleri yerde yaşadıkları travmalar nedeniyle bu problemleri yetkililerle paylaşmalarını güçleştiriyor. Mülteciler konusunda önemli çalışmalar yürüten Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak’taki Mülteciler: Yaşam Deneyimleri, Sorunlar ve Öneriler” kitabıyla çok önemli bir soruna dikkat çekerek somut verilerle sorunlara çözüm üretmeye çalışıyor. Kitaplaştırılan çalışma başta akademisyenler olmak üzere idari personel ve öğrencilerin özverili çalışmaları sonucunda ortaya çıktı.

    Proje Yürütücülerinden Yrd. Doç. Dr. Hasan Sankır Projeyle ilgili olarak şunları söyledi: “Günümüzde küreselleşmenin ileri boyutlara ulaşmasıyla birlikte uluslararası insan hareketliliği oldukça artmıştır. Bu insan hareketliliği içerisinde korunma amacının ön plana çıkması açısından sığınmacı ve mülteci göçünün daha farklı bir noktada durduğunu söylemek mümkündür. Türkiye’nin sığınmacılar konusu ile ilişkisinin niteliği son yıllarda önemli bir değişime uğramaktadır. Türkiye ve çevresinde meydana gelen gelişmeler ve bazı siyasi olaylar Türkiye’yi hem kaynak, hem transit hem de hedef ülke haline getirmiştir.2003 yılında Amerika’nın Irak’a müdahalesiyle birlikte ülkemizde sayıca daha fazla olan mülteci grubunu Iraklı göçmenler oluşturmaktadır. Irak’ı; İran, Afganistan, Pakistan ve Suriye takip etmektedir. Türkiye’deki kayıtlı mülteci sayısı Ağustos 2015 itibariyle 202,196 olmuştur. Ülkemizden sığınma talebinde bulunan yabancılar Bakanlığın uygun gördüğü illere yerleştirilmektedir. Bu kentler 62 uydu kenti olarak tanımlanır. Bunlardan biri olan Zonguldak genelinde yaşayan mülteciler mülteci konusuyla ilgili olarak Zonguldak özelinde bu çalışmayı gerekli kılmıştır. Zonguldak’taki Mülteciler: Yaşam Deneyimleri, Sorunlar ve Öneriler” çalışma BEÜ’nün desteği ile yapılmıştır. Çalışmalarımızı yakından takip eden ve destek veren BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer’e teşekkür ederiz” dedi.

    “BU ÇALIŞMA MÜLTECİ SORUNU İLE İLGİLİ ÖRNEK BİR PROJEDİR”

    Yapılan çalışmanın örnek bir proje olduğunu ifade eden BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer:

    “Değerlerimiz içerisinde yer alan misafirperverliğin en somut göstergesi olarak ülkemizde üç milyonun üzerinde ülkesini terk etmiş insan bulunmaktadır. Köklü bir geçmişe sahip, dinamik yapısıyla kalitesini ve gücünü arttıran ve bulunduğu bölgenin güçlü bir yükseköğretim kurumu olan Bülent Ecevit Üniversitesi, toplumsal olaylara özellikle bulunduğu çevre ve bölge kapsamında duyarlı olmaya çalışan ve bu yönde çalışmalar gerçekleştirmeye özen gösteren bir üniversitedir. Üniversitemiz, hem Zonguldak’ın tarihi, kültürü ve sosyal yapısı ile ilgili çalışmalar yapmakta, hem de Zonguldak ilinin ve Zonguldak halkının karşılaştığı veya karşılaşabileceği sorunlara yönelik çözüm önerileri üreten çalışmalar yapıp kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bir süredir Zonguldak’ta yaşamlarını sürdüren mültecilerin göç öncesi ve göç sonrası süreçlerine ayrıntılı şekilde değinen ve bu mültecilerin yaşam deneyimlerine odaklanıp yaşam standartlarının iyileştirilmesine dair bilimsel veriler ortaya koyan Zonguldak’taki Mülteciler: Yaşam Deneyimleri, Sorunlar ve Öneriler” başlıklı bu çalışma, mültecilerin Zonguldak iline dair algılarını göstermesi açısından önem arz etmektedir. Bu verilerin ortaya konmasında özveriyle çalışan proje Yürütücüsü Yrd. Doç Dr. Hasan Sankır nezdinde projede yer alan tüm akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyor, araştırma sonunda elde edilen verilerin bu alandaki sorunların çözümüne ve mevcut durumun daha da iyileştirilmesine katkıda bulunmasını temenni ediyorum” dedi.

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan:

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na mektup göndererek Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na dönme çağrısında bulunmasıyla ilgili, “AK Parti başkanlık sistemini dayatıyor. Bunda mutabakata varılmadan 1 adım sonraya geçmenin anlamı yok” dedi.

    Tezcan, ziyaret için geldiği CHP Bursa İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. Terörle mücadelenin kararlılık ve inanç istediğini dile getiren Tezcan, “Türkiye’nin temel problemlerini çözme konusunda cesaretli ve kararlı duruş göstermek gerekiyor. Ancak bunu yapmak için iktidar sahiplerinin siyaset grubunu, sorun çözme grubu olarak görmesi, inanarak ülkenin sıkıntılarını çözmesi gerekiyor. Bu iktidarın yaptığı siyaset grubu sorunları kendi iktidarının devamının bir aracı olarak görürse çözülmez. Türkiye 30 yıldan buya terör problemiyle boğuşuyor. Çözüm söz konusu olduğunda CHP’nin katkı ve önerileri bugüne kadar gözardı edildi. Bugün de aynı noktadayız” dedi.

    “TÜRKİYE’DE SİSTEMİ BOZDULAR”

    En son Ankara patlamasında 29 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Tezcan, “Artık terör örgütleri kent merkezlerine saldırıyor. Ondan önce Ankara gar saldırısında 102 vatandaşımızı kaybettik. Suruç ve Diyarbakır’da da öyle oldu. Bu durumlar tesadüf mü? Bunlar kendi kendine gelişen süreçler mi? Türkiye’nin Orta Doğu politikası etnik temenni terörü Türkiye’ye taşıdı. Türkiye terörün hedef noktası haline geldi. Türkiye’yi terörün cephe ülkesi haline getirirken istihbarat ve güvenlik zafiyeti iç içe terörle mücadele edemez hale düşmüştür. Ankara saldırısında istihbarat birimleri saldırının kimler tarafından yapılacağının adını veriyor. MİT ve emniyet istihbarat saldırı noktalarını veriyor. Şehirlerin adını veriyorlar. Buna rağmen gerekli güvenlik önlemlerini alınamıyor. Ankara katliamının arkasından Başbakan, Genelkurmay Başkanını tek başına ziyaret etti. Ondan 1 saat sonra Cumhurbaşkanı ziyaret etti. Yanında İçişleri ve Milli Savunma Bakanı var. İki tane bakan yanında. Bakan Başbakana karşı sorumlu. Cumhurbaşkanı’nın bu konuda sorumluluğu ve yetkisi yok. Güvenlik bürokrasisi içişler, hükümete ve başbakanlığa bağlı. Türkiye’de sistemi bozdular. Tecavüz ettiler. Cumhurbaşkanı bütün bürokrasiyi baskı altına aldı. Uçak düşer önce Cumhurbaşkanı ilk açıklama yapar. Ankara katliamından sonra Cumhurbaşkanı önce açıklama yapar. Böyle bir karmaşayla terörle mücadele edebilecek güvenlik bürokrasisi oluşturmak mümkün değildir” diye konuştu.

    “BAŞKANLIK REJİMİ KAMPANYASININ YEDEK LASTİĞİ OLMAYIZ”

    Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na mektup göndererek Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na dönmeleri çağrısının sorulması üzerine Tezcan, “Bu konudaki rezervlerinizi kaldırın gelin diyor. Biz oraya oturduktan sonra kanaatimiz değişmedi. 3 tane parti parlamenter demokrasisi var. Bu anayasanın 3’te 2’sini etkiliyor. Hükümet sistemini başkanlık rejimi derseniz ayrı bir yürütme ve yasama oluşuyor. Parlamenter demokrasi derseniz ona göre şekilleniyor. AK Parti başkanlık sistemini dayatıyor. Bunda mutabakata varılmadan 1 adım sonraya geçmenin anlamı yok. Ay aydınlık gün belli. Haziran ayında bu sebeple anlaşamayacağımız belli. O zaman milletin parasına, zamanına yazık. Bu konuda anlaşamayabiliriz. O zaman iki sene önceki uzlaşma komisyonu 60 maddede anlaşmıştı. Anlaştığımız kısmı 1 ay içerisinde geçirelim. AK Parti başkanlık sisteminden vazgeçecekse oturalım. Bu uzlaşma olmayacaksa 60 madde artı yargıya ilişkin düzenlenebilir. Bir ay içerisinde de hayata geçirelim. Bu da olmayacaksa biz Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin başkanlık rejimi kampanyasının yedek lastiği olmayız” şeklinde konuştu.