Etiket: Bülent Ersoy

  • İstihbarat bir Erzurumlu’dan

    Uluslararası Dadaş Film Festivali kapsamında düzenlenen ‘basın ve sinema’ konulu panelde Hürriyet Gazetesi‘nden Erzurumlu Demirhan Hararlı ‘magazin gazeteciliği’ne örnek olarak Bülent Ersoy‘un kocasını nasıl sevgilisiyle yakaladığını anlattı.

     

    8’inci Uluslararası Dadaş Film Festivali kapsamında Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi Salonda ‘basın ve sinema’ konulu panel düzenlendi. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Suat Gezgin’in yönettiği panelde yazarFeridun Andaç edebiyat, SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) üyesi Fırat Sayıcı ise sinema dünyasını anlattı.

     

     

    Sanatçıların özel hayatının enteresan olduğunu anlatan Demirhan Hararlı, yaptığı haberlerle gündem oluşturduğunu belirtti. İlk olarak Barış Manço‘nun ölümüyle özel hayatı haber yaptığını anımsatan Hararlı son haberinin de Müslüm Gürses‘in ölümüyle ilgili olduğunu ve bunlarla gündem oluşturduğunu bildirdi. Demirhan Hararlı, “Müslüm Gürses’i, halkın gözünün içine baka baka öldürdüler. Bunu biz biliyoruz. Yılbaşı gecesi yoğun bakımda sazlı sözlü yaptıkları eğlenceyle ilgiliydi yaptığım haberMüslüm Gürses benim sevdiğim bir dostumdu. Sanatçılığının yanı sıra insancıl kimliğiyle de ilgi çekiyordu. Muhterem Hanım ‘Ne olur onu kurtarın. Onu burada tutmayın. O hasta’ demişti. Müslüm Gürses ile görüştüğümde yoğun bakımlık bir durumu yoktu. Yoğun bakıma herkes elini kolunu sallayarak giriyor. Yılbaşı gecesi çalgıcı, kemancı 8-10 kişilik grubu yoğun bakıma sokuyorlar. Müslüm Gürses‘e yoğun bakımda şarkı söyletiyorlar. Bu adam nasıl mikrop kapmaz. Sağlık bu kadar ucuz olmamalı. Böyle değerli insanları bu ülkede nasıl kaybediyor?” diye konuştu.

     

     

     

    HEMŞEHRİ İSTİHBARATI İLE Bülent Ersoy‘UN KOCASINI YAKALADIK

    Telefonla gelen istihbaratları iyi değerlendirdiklerini anlatan Demirhan Hararlı magazin haberinin nasıl yapıldığını şu örneklerle anlattı: “Önce deneyim sahibi olmak gerekir. Örneğin geçtiğimiz yıllarda Bülent Ersoy bir evlilik yapmıştı. İzmirli ‘Armağan’ diye Pop Star’dan tanıdığımız bir arkadaş. Erzurumlu hemşerim İzmir’den beni arayarak ‘Yanlış görmediysem Bülent Ersoy‘un kocası burada bir çay bahçesine geliyor. Çeşme’de bir bayanla’ dedi. Kaybedeceğimiz birşey yok, hemşerim ihbarı yapan. Bastım İzmir’e gittim ve istihbaratımı yaptım. Beklemeye başladım. Yani Pop Star’da Bülent Ersoy programa giriyor. Adam genç sevgilisiyle çay bahçesinde buluşuyor. O program canlı olduğu için Bülent Ersoy‘un kocasını arama ihtimali yok. Bülent Hanım sürekli hesap sorar böyle ön planda olmak ister çünkü. Önüme düştükleri zaman inanamadım. Sarmaş dolaşlar. Her türlü aşk var. Kamera ve fotoğrafla kayıt yapmaya başladım. Mehmet Ali Birand ile Kanal D’de Kelebek Özel diye yayınladık.”

    FESTİVALE İLGİSİZLİĞE TEPKİ

    ‘Sebahattin Ali belgesi’ni hazırlayan ve bu konuda bir söylesi yapacağı ilan edilen Yönetmen Metin Avdaç, Atatürk Üniversitesi’ne ait bir salonda yapılan gösterime İletişim Fakültesi öğrenci ve öğretim üyelerinin ilgi göstermemesini eleştirdi. Metin Avdaç, “Nil Gürpınar‘ın festival için verdiği uğraşı, mücadeleci yönünü, kavgasını burada tanık oldum. Ama malesef Atatürk Üniversitesinin özellikle İletişim Fakültesinden öğrenciler ve öğretim üyeleri burada yok. Eşref Kolçak, Engin Çağlar, Şefik Döğen halk ve öğrenciler için geldi, ama karşımızda kimse yok. Onların utanmalarını istiyorum” diye konuştu.

  • Ersoy’dan yakışıksız sözler

    Ersoy’dan yakışıksız sözler

    İngiltere’de sahne alan Ersoy, 1000 kişilik salonda konser verdi. Ersoy’u dinlemek için gelen sevenleri sanatçıyı uzun süre alkış yağmuruna tuttu. Bülent Ersoy, kendisine şarkılarını canlı okumasını söyleyip ardından masasına davet eden seyirciye sinirlenerek “Çekin şunu oradan, izah da vermeyin. Sen kimsin de ben senin masana geleceğim Hadi Yallah. Her yerde böyle bir tane çıkar” diye bağırdı. Seyircilerin şaşkınlıkla izlediği olayın ardından Ersoy bir süre sahneye çıkmadı. Ersoy’un çıkıştığı izleyici ise masada sessizce kalarak gelişmeleri izledi. Sahneye çıkarak “Benzemez kimse sana” adlı eseri seslendiren Ersoy, az önce çıkıştığı seyirciyi sahneye davet ederek elindeki kadehi aldı. Eseri bitiren Ersoy, seyircisine dönerek, “Bu şarkıyı sana okudum. Kurtlandın, oturamadın orada” diyerek elindeki kadehi yere attı ve seyircisi ile öpüşerek gönlünü aldı.

     

  • Kefeni bile marka

    Amerikan Huffington Post gazetesinin hakkında kaleme aldığı yazıyı değerlendirenBülent Ersoy, ‘Kaliteden hiç bir zaman ödün vermedim. Kefenimi bile Christian Dior, Christian Lacroixmarka yaptıracağım.’ dedi.

     

    Amerikan gazetesi “Bülent Ersoy: Türk ikonunun tuhaf ve anlatılmayan hikâyesi, cinsiyet değiştiren diva ve istemeden yapılan devrim” başlıklı haberinde sanatçının inanılmaz bir kişiliğe sahip olduğunu ve cinsiyet değiştirdikten sonra da seksi ve gerçek bir kadın olarak sahnelere bereketli bir dönüş yaptığını yazdı.

     

    ‘İTİBAR GÖREN YEGANE SANATÇIYIM’

    Ersoy bu yorumlara “Amerikan basını olması gerekeni yazmış. Bu konuda hiç mütevazı olamayacağım ama yurtdışında itibar gören Türkiye’deki yegane artist benim. Allah’a şükür ki, Türkiye hudutları dışında da aynı itibarı ve aynı sevgiyi, bana gösterilen o fedakârlıkları yaşayan bir sanatkârım. Onun için evvela kendi candaşlarıma teşekkür ederim. Sonra da başka kıtalardan dahi güzeli ve gerçeği görebilme hasletine sahip o gözlere, o beyinlere de teşekkürlerimi arz ederim” dedi.

     

    “KEFENİM CHRISTIAN DIOR OLACAK”

    Sahnede hem göze, hem kulağa hitap etmek için ayakucundan saç teline kadar gösterdiği büyük özenle tanınan Ersoy, “Çok zor bir insanım. Çünkü en az hatayla çalışmak isterim, mükemmelliyetçiyim. Zorluğum buradan gelir. Bu yaşıma kadar kaliteden hiç ödün vermedim. Hatta gülerek espriyle karışık şunu da söyleyeyim; kefenimi bile Christian Dior, Christian Lacroixmarka yaptıracağım. Onların beyaz ipek kefeninden giyeceğim” diye konuştu.

  • Azerbaycanlı televizyoncuyu azarladı

    Azerbaycanlı televizyoncuyu azarladı

    Geçtiğimiz gece Ataköy Nossa Costa’da sahneye çıkan Bülent Ersoy, program öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

     

    Bülent Ersoy sahneye çıkmakta zorlandı
    Kendisini ayaklı kütüphane olarak niteleyen TürkSanat Müziğinin divası ”Bu benim hocalarımın bana taktığı bir lakaptır. Allah’a şükürler olsun trtrepertuarında okuyamayacağım eser yoktur. Bilmediğim eserleri notaya uygun okurum, ama yinede okurum. şimdiki yeni yetmelere benzemem” ifadelerini kullandı.

     

     

    Sibel Can sürpriz yaptı

    Ersoy, röportaj sonrası sahneye çıkmak konusunda zorlanınca yardımına mekan personeli ve yakın dostu Sibel Vatandost koştu. Sahneye güçlükle çıkabilen Bülent Ersoy, önce arkadaşı Vatandost ve yine cemiyet hayatından olan Prf. Dr. Sedefhan Oğuz ile uzun süre sahneden şakalaştı. Ersoy’un hakkında, “Kadim dostum beni hiçbir yerde yalnız bırakmaz, kendisini iyi bir dinleyici olduğu kadar harkulade de bir dosttur” sözleriyle övdüğü Sibel Vatandost de bu jeste “O sizin harkuladeliğiniz” sözleri ile karşılık verdi.

     
    Bunun yanısıra Yeşilköy‘de bir otelde düğün programı çerçevesinde sahne aldığı öğrenilen Sibel Can, Program sonunda soluğu ”ustam” diye nitelendirdiği Bülent Ersoy’un yanında aldı. Bir süre Ersoy’u sahne kenarından takip eden Sibel Can, daha sonra Bülent Ersoy’un kendisini sahneye davet etmesi ile kendini izleyicilerin karşısında buldu. Sahnede bir şarkı okuyan Can, Diva’nın ikinci şarkı isteğini ise ben sizin için daha güzel birşey yapayım siz seversiniz diyerek ayağının tozuyla mini bir göbek dansı yaptı. İzleyicileri oldukça memnun eden bu sahne birlikteliğinin ardından Sibel Can hemen yan tarafta yer alan By Balıkçı’da yorgunluk atıp yemek yerken, Ersoy ise şarkıları ile konuklarına doyumsuz bir gece yaşattı.

     

     

    Azerbaycanlı televizyoncuyu azarladı: Sana mı soracağım lan?
    Röportaj sırasında Azerbaycan xezer TV için çekim yapan muhabir, Ersoy’a “Efendim ‘Azerbaycana selam gönderiyorum’ der misiniz?’ sözlerine sinirlenen Ersoy, “Ne söyleyeceğimi sana mı soracağım ulan, ben Bülent Ersoy’um” sözleri ile çıkıştı. Röpörtaj sırasında oldukça terleyen Ersoy’un bu sebeple makyajı aktığı görüldü.