Etiket: Buldular

  • Oyun oynadıkları sırada ceset buldular

    İzmir’in Konak ilçesinde, çocuklar tarafından metruk bir binada erkek cesedi bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, akşam saatlerinde Altay Mahallesi 786. Sokak’ta bulunan metruk bir binada çocuklar tarafından erkek cesedi bulundu. Oyun oynadıkları sırada bir kişinin yerde hareketsiz şekilde yattığını gören çocuklar, durumu ailelerine bildirdi. Bunun üzerine metruk binaya giden aileler şahsı görünce, polis ve sağlık ekiplerine ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine intikal eden sağlık ekiplerinin yaptığı kontrol sonucu, şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Öte yandan, uyuşturucu madde kullandıktan sonra öldüğü iddia edilen gencin üzerinden herhangi bir kimlik çıkmadı. Kimliği belirlenemeyen şahsın cansız bedeni, savcının incelemesinin ardından, otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Ortadoğu’nun kan gölünden kaçıp Diyarbakır’da huzuru buldular

    Ortadoğu’nun kan gölünden kaçan çoğu Afganistanlı 20 genç, Türkiye’ye sığındı. Ülkelerindeki iç savaştan kaçan savaş mağduru 20 gencin hayatı Diyarbakır’da kesişti. Türkiye’nin en büyük meslek edindirme kursunda eğitim alan öğrencilerden başarılı olanlar, istihdam edilecek.

    Afganistanlı Fahimullaq Ghanizade, Emrah Mahdevi ve Yusuf Sefa, Pakistanlı Shabbir Hussayin ile Suriyeli İhab Dkak’ın ortak kaderi, ülkelerinde yaşanan savaşın ortasında kalmaları. Henüz çocuk denecek yaşta silah ve bombardımanların arasında kalan gençler, savaşın meydana getirdiği olumsuzluklardan kurtulmak için ülkelerini terk etmeye karar verdi. Birbirlerinden haberdar olmayan gençlerden bazıları karayoluyla ülkelerini terk ederken, bazıları da koşar adımlarla ailelerini geride bırakmak zorunda kaldı. Türkiye sınırına geldiklerinde yeni bir hayata yelken açacaklarını bilen gençler, ilk olarak Ankara’ya gitti. Burada bir süre bihaber zaman geçiren çocuklar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Diyarbakır’a yönlendirildi. Savaştan kaçan 20 gencin kaderdaşlığı Diyarbakır’da devam etti. Burada yurda yerleştirilen gençler, kendilerini ifade edebilecek düzeyde Türkçe öğrendikten sonra, MEKSA Vakfı tarafından açılan kaynakçılık kursuna yönlendirildi. Burada kursa yazılan savaş mağduru gençlerden başarılı olanlar, eğitimlerinin ardından istihdam edilecek.

    Türkiye sevgisi konula ay yıldızlı dövme yaptırdı

    Afganistanlı 17 yaşındaki Fahimullaq Ghanizada, yaklaşık bir yıl önce ailesini arkasında bırakarak ülkesini terk etti. Savaşın getirdiği bütün olumsuzluklara göğüs gerdikten sonra Türkiye’nin yolunu tutan Ghanizada, sınırı geçtikten sonra bir daha Afganistan’a dönmemeye yemin etti. Türkiye’ye olan sevgisi tarif edilemeyen Ghanizada, koluna ay yıldız dövmesi yaptırarak, ülkeye olan sevgisini vücuduna kazdırdı. Yaşadıkları ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Ghanizada, “Afganistanlıyım, 1 yıl önce Türkiye’ye geldim. Ailem Afganistan’da, buraya kaçak yollarla geldim. Kursa gelip kaynakçılık öğreniyorum. Eğitimimin ardından Türkiye’de kalıp çalışmak istiyorum. Ben Türkiye’yi daha çocukken çok seviyordum, bu yüzden koluma ay yıldız dövmesi yaptırdım. Afganistan’a dönmek istemiyorum, orada savaş var düşmanlar var ve burası çok güzel” dedi.

    4 günlük yolculuktan sonra özgürlüğe adım attı

    Bir başka Afganistanlı 17 yaşındaki Emrah Mahdavi de tıpkı, Ghanizada gibi ülkesindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’nin yolunu tuttu. 7 ay önce, 4 günlük araç yolculuğun ardından özgürlüğüne kavuşan Mahdevi, ülkede kaldığı kısa sürede Türkçe konuşmayı sökmüş. Arkadaşları ile konuşurken de Türkçeyi seçen Mahdavi, “7 ay önce Türkiye’ye geldim. Daha önce Türkçe bilmiyordum burada öğrendim. Afganistan’da savaş var. Burada okuyorum ve ders çalışıyorum. Babam vefat etti, annem ise Afganistan’da yaşıyor. Otobüsle kaçak yollarla 4 günlük yolculuğun ardından Diyarbakır’a geldim. Burada teknik kurs görüyorum. Afganistan’a geri dönmek istemiyorum, burada kalıp yaşamak istiyorum” diye konuştu.

    Afganistan’a dönüp savaşı sonlandırmak istiyor

    Bir diğer Afganistanlı 13 yaşındaki Yusuf Sefa, 1 yıl önce yürüyerek Türkiye’ye geldi. Hayatının en zor günlerini geçirdiği yolcuğun ardından Türkiye’ye gelen Sefa, içinde buruk bir sevinç yaşadı. Ailesini Afganistan’da bıraktığından dolayı mutsuz olan Sefa, “1 yıldır Türkiye’deyim, bazen koşarak bazen de otobüs yolculuğu ile geldim ve çok zordu. Okul okumak için buraya geldim. Afganistan’da savaş var, ailem Afganistan’da. Savaşta amcamı kaybettik. Burada ders çalışıyorum, kaynak yapmayı öğrenmek için geliyorum. Türkiye’yi seviyorum ama Afganistan’a dönmek istiyorum. Oradaki insanlara yardım etmek için, savaşı bitirmek için ülkeme gitmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Pakistan’dan Diyarbakır’a acı dolu yolculuk

    Pakistanlı 17 yaşındaki Shabbir Hussain’de Afganistanlı arkadaşları gibi savaştan kaçarak Diyarbakır’ın yolunu tuttu. Yaklaşık 1 buçuk yıl önce bazen yürüyüp bazen de araçlara binerek yolculuğunu tamamlayan Hussain, şöyle konuştu:

    “Pakistanlıyım, savaştan dolayı 1 buçuk yıl önce buraya kaçak olarak geldim. 12 saat yürüdük, Diyarbakır’ı seviyorum ve Ankara’dan buraya geldim. Burada öğrenciyim, kaynakçılık öğreniyorum. Ailem Pakistan’da, oraya dönmek istemiyorum”.

    Ortadoğu’nun kan gölü Suriye

    Suriyeli 17 yaşındaki İhab Dkak, bir yıl önce ülkelerindeki iç savaşa dayanamayarak kente terk etmeye karar verdi. Geride tüm yaşantısını bırakan Dkak, bazen yürüyerek bazen de araçlara binerek savaşın getirdiği olumsuzluklardan uzaklaşmak için hiç durmadan Diyarbakır’a kadar geldi. Diyarbakır’da kendisi gibi savaş mağduru gençlerle tanışan Dkak, arkadaşları gibi kaynakçılık kursuna yazılarak meslek sahibi olmaya karar verdi. Ülkesine dönmek isteyen fakat savaş nedeni ile bunu aklından çıkarmaya karar veren Dkak, kursun ardından Diyarbakır’da yeni bir hayata yelken açacak.

    Kaynakçılık kursu eğitmeni Sedat Ergün, öğrencilerin geldiği kursla ilgili bilgi verdi. Kurslarında 400 saatlik eğitim verileceğini belirten Ergün, “Özellikle rağbet görülen ve ihtiyaç olan kursları veriyoruz. Sınıfımız 20 kişilik, Suriyeli, Afganlı ve Pakistanlı göçmen kursiyerler için özel bir kurs yaptık. Eğitimlerimiz başladı. Yaklaşık 4 ay devam edecek. Başarılı olup sertifika alacak kursiyerlerimizi istihdam edeceğiz” dedi.

  • Doğa yürüyüşüne çıktılar, çöplerin içinde FETÖ’nün kitaplarını buldular

    15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’e ait kitaplar ıssız yerlere atılmaya devam ediyor.

    Edinilen bilgiye göre, bir grup doğasever hem piknik hem de doğa yürüyüşü yapmak için Nilüfer ilçesinde gezintiye çıktı. Misi Köyünden başladıkları yürüyüşe Saklı Vadi ve Atatürk Kent Ormanı’nı geçerek Doburca’ya ulaşmak isteyen ekip, Saklı Vadi içinde ormanlık alanda çöplerle karşılaştı. Doğayı kirletenleri göstermek için çöpleri çekmek isteyen ekip, çöplerin içinde terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’e ait kitapları görürken, Elif-Ba ve Kuranı Kerim de olması şaşırttı.

    Güvenlik güçleri konuyla ilgili soruşturma başlattı.

  • Bahçelerinde insan kemikleri buldular

    Fransa’nın batısında bulunan Niort şehrine yakın Germond-Rouvre kentinde bir çift posta kutularının yanında insan kemikleri buldu.

    Çiçek dikme amacıyla otları söken kadın kaburga kemiği bulduğunu ifade etti. Kocasını çağıran kadın ve eşi biraz daha kazdıktan sonra kafatası ve vücudun diğer kemiklerini de buldu. Çift, jandarmaya haber verdikten sonra araştırma görevlileri kalıntıları toplayıp analiz merkezine yolladı. İlk incelemelerin kemiğin yaşını ortaya çıkarması bekleniyor.

    Öte yandan, birkaç sene önce kemik kalıntıları bulunan yerin biraz ötesinde düzenli gömülmüş kemikler bulunduğu ve araştırmaların bu kemiklerin yaşının 1000 yıl olduğunu ortaya çıkardığı biliniyor.

  • (Özel Haber) Peynirin doğal yollarla raf ömrünü uzatacak formülü buldular

    Uludağ Üniversitesi öğrencileri, peynirin doğal yollarla raf ömrünü uzatacak formül buldu.

    Özellikle çabuk küflenen ve bozulan kaşar peynirinin ömrünü uzatmak için bir takım kimyevi maddeler kullanılıyor. Bursalı, öğrenciler ise, hiçbir katkı maddesi karıştırmadan kaşarın raf ömrünü artırmayı başardı. Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Süt Ürünleri ve Teknolojileri Bölümü öğrencileri Berkay Aydın ve Samet Ali Kurt, tuzsuz olması sebebiyle çabuk bozulan ve küflenen kaşar peynirinin üzerini bal mumuyla kapladı. Öğrenciler, hiçbir katkı maddesi kullanmadan doğal yollarla kaşar peynirinin raf ömrünü 15 gün uzatmayı başardı.

    Bir arı ürünü olan bal mumunu sıcak su vasıtasıyla eriten öğrenciler, bunu kaşarın üzerine sürdü. Balmumuyla kaplanan ve soğuyunca kalıp şeklini alan bal mumu peynirin ömrünü 15 gün uzattı. Bıçakla kesilince peynirden kolay bir şekilde ayrılan bal mumu kaşarı muhafaza ediyor.

    Peyniri balmumu ile kaplamanın kilo başına 1 lira ek maliyet getirdiğini ifade eden öğrenciler, “Hocamız gıdaların doğal yollarla raf ömrünün nasıl uzatılacağıyla alakalı ödev verdi. İki kişi araştırmaya başladık. Bal mumunun gıdaların ömrünü uzatabileceğini düşündük. Çabuk bozulan ve küflenen kaşar peynirinin doğal yollarla raf ömrünü uzatmak için çalışma başlattık. Sıcak suda erittiğimiz bal mumunu kaşar peynirinin üzerine sürdük. Soğuyunca kalıp şeklini aldı. Bu şekilde kaşar peynirinin raf ömrü 15 gün uzadı. Kaşar peynirini kesince balmumu kolayca peynirden ayrılıyor. İstenirse doğal bir ürün olan balmumu da tüketilebilir” dedi.