Etiket: Bulaşan

  • Rusya’da korona virüs bulaşan 2 Türk, özel uçakla Bursa’ya getirildi

    Rusya’da korona virüs bulaşan 2 Türk, özel uçakla Bursa’ya getirildi

    Rusya’da korona virüse yakalanan 2 Türk hasta, Türkiye Sağlık Bakanlığınca gönderilen ambulans uçakla Bursa’ya getirildi.

    Rusya’nın Blagoveshchensk ve Svobodnenskaya kentlerinde korona virüs testi pozitif çıkan 59 yaşındaki Sedrettin Küçük ve 51 yaşındaki Uğur Kurt isimli 2 Türk vatandaşı tedavilerinin Türkiye’de yapılması için başvuruda bulundu. Büyükelçiliklerin araya girmesiyle birlikte Türkiye’de tedavi olmak isteyen Türk hastalar için Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçak Türkiye’den Moskova’ya hareket etti. Rusya’ya giderek Blagoveshchensk

    şehrine inen ambulans uçak, Sedrettin Küçük ve Uğur Kurt’u alarak Türkiye’ye getirdi. Saat 21.45 itibariyle Yenişehir Havalimanına inen uçakta bulunan 2 hasta, havalimanına indikten sonra ambulansa alınarak tedavi edilecekleri Bursa Şehir Hastanesi’ne gitmek üzere harekete geçti.

    Ayrıca korona virüs hastası 2 hastanın eşyaları ve getirildikleri ambulans uçak dezenfekte edildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Adı ne olursa olsun teröre bulaşan hiçbir yapının İslam’la hiçbir bağı yoktur”

    Almanya’da cami açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Adı ne olursa olsun teröre bulaşan hiçbir yapının İslam’la hiçbir bağı yoktur” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya’ya düzenlediği resmi ziyaret kapsamında Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİBİT) Camii’nin açılış töreninde konuştu. Konuşmasına Almanya’daki tüm Müslümanları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun kritik bir dönemde son derece verimli, son derece başarılı bir ziyaret yaptık. Gerek sayın Steinmeier ile gerekse sayın Merkel ile görüşmelerimizde her iki ülkeyi yakından ilgilendiren meseleleri samimiyetle ele aldık. Bu vesile ile Köln eyalet valisi, Köln belediye başkanı ve Köln halkına gönülden teşekkür ediyorum. Kendileri ile ticaretimizi ve ekonomik yatırımlarımızı nasıl yukarı taşıyacağımızı, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı ile nasıl daha etkin mücadele edeceğimizi de istişare ettik. Ayrıca önde gelen Alman yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yatırım potansiyelini harekete geçirecek yeni projeleri görüştük” dedi.

    “Almanya ile ortak menfaatlerimize odaklanmamız gerek”

    İki gün boyunca devam eden temasların son derece verimli geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Almanya ile son dönemdeki bazı fikir ayrılıklarını bir yana koyarak bundan sonra ortak menfaatlerimize odaklanmamızın gerektiğini özellikle vurguladım. Terör örgütleri ile mücadeleden mülteci krizine, Suriye’deki çatışmalardan ticaret savaşlarına kadar her alanda iş birliğimizi güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

    DİBİT Camii’nin yapımında emeği geçen herkese teşekkür ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Caminin temeli atıldığı zaman kimi dar görüşlü çevreler protestolar düzenlemiş, caminin inşasına karşı çıkmışlardı. Bu protestolara rağmen pek çok Alman siyasetçi ve sivil toplum temsilcisi projeyi teşvik etti, DİBİT’in ve Türk toplumunun yanında yer aldı. Ben kendilerine şimdi bir cumhurbaşkanı olarak tekrar teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    İnşa edilen camiden dini inancı fark etmeksizin tüm ihtiyaç sahiplerinin yararlanması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burası bizi ‘Avrupa’nın ötekisi’, düşmanı gibi göstermeye çalışanlara inat bu topraklardaki varlığımızın timsali olmalıdır” dedi.

    “Adı ne olursa olsun teröre bulaşan hiçbir yapının İslam’la hiçbir bağı yoktur”

    Müslümanlar arasında birliğin daha da artırılması gereken bir döneme girildiğini belirten Cumhurbşakanı Erdoğan, “Bir yanda DEAŞ, FETÖ, PKK katil sürüleri üzerinden gençlerimiz terör tuzağına çekilirken, diğer yandan ırkçı örgütler Müslümanlar’ın hak ve hukukunu hiçe sayıyor. Bugüne kadar en fazla zararı Müslümanlara vermiş, en çok Müslüman kanı dökmüş terör örgütleri İslamist ve Cihadist gibi ifadeler ile yine Müslümanlara yamanmak isteniyor. Her fırsatta ifade ettiğim bir hususu burada tekrarlamak istiyorum. Adı, iddiası, ideolojisi ne olursa olsun teröre bulaşan, şiddete bulaşan, Müslümanlar’ın canına kast eden hiçbir yapının İslam’la, Müslümanlık’la, bizim inancımız ile hiçbir bağı yoktur” ifadelerini kullandı.

    “İslami terör” ifadesinin art niyetli gruplar tarafından oluşturulduğunu söyleyerek, bu ifadenin yanlış olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz terör örgütleri arasında asla ayrım yapmadık, yapmıyoruz. Bizim nazarımızda Berlin’de pazar yerindeki sivilleri katleden DEAŞ’lı caniler ne ise iki ay önce 11 aylık Bedirhan bebeği annesi ile beraber şehid eden PKK’lı katiller de odur” şeklinde konuştu.

    “O pilotlar da çok kaliteliydi ama geldiler benim vatandaşımı şehit ettiler”

    FETÖ terör örgütünün bünyesindeki okullarda iyi öğrencilerin yetiştirildiği yönünde söylemlerin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi esnasında gerçekleştirilen hava saldırılarına atıfta bulunarak , “O pilotlar da çok kaliteliydi. Omuzları falan da baya doluydu. Ama o omuzları kalabalık olanlar geldiler benim vatandaşımı şehit ettiler. Helikopterlerle şehit ettiler, F-16’larla şehit etiler. Tanklarla, toplarla şehit ettiler” dedi.

    Türkiye’nin kararlı duruşunu Suriye’de gerçekleştirdiği operasyonlarla gösterdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi ülkeler gibi bir terör örgütü ile savaşmak için diğerini palazlandırmak gibi yanlışa düşmedik. Bugün de aynı yerdeyiz. Tüm muhataplarımızı teröre karşı tutarlı davranmaya, katiller arasında ayrım yapmadan mücadele etmeye çağırıyoruz. Özelikle 15 Temmuz gecesi 251 insanımızı şehit eden, 2 bin 193 vatandaşımızı gazi eden FETÖ’cülerin bu tavrı sebebi ile bunların Avrupa’da da, Amerika’da da, hiçbir yerde de barınamaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin işbirliği içinde olduğu ülkelerin FETÖ konusunda delil istemesi karşısında Türk yargısının verdiği kararları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin yargısı, mahkemeleri bunlarla ilgili her türlü kararı verdi. Sizin yargılarınızda verilen kararlar geçerli, Türkiye’nin yargısının verdiği kararlar geçerli değil. Bu nasıl bir anlayıştır. Hangi delili arıyorsun? Demokrasi düşmanlarının, Avrupa’nın demokratik kurumlarını istismar etmesine daha fazla göz yumulmamalıdır. Avrupa başkentlerinin caddeleri ve meydanları terör örgütünün paçavralarıyla daha fazla kirletilmemelidir” şeklinde konuştu.

    “Özil’in dışlanmasını cumhurbaşkanı olarak doğrusu hazmedemedim”

    Avrupa’da yükselen ırkçılık sebebi ile yaşanan Mesut Özil krizine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık isim vermeden geçemeyeceğim, sonra bana darılır. Almanya’da doğup büyümüş bir Mesut Özil’imiz, bir İlkay’ımız İngiltere’de kendileri ile beraber bir fotoğraf çektirdik diye kendisini bu toplumda dışladılar. Alman Milli Takımı’na kadar yükselmiş olan bu iki gencimizin dışlanmasını ben cumhurbaşkanı olarak doğrusu hazmedemedim” dedi.

  • Hayvanlardan Bulaşan Hidatik Kist Yaşamı Tehdit Edebilir

    Op. Dr. Orhan Kazan, evde, kedi köpek gibi evcil hayvan besleyenler ya da hayvancılıkla uğraşanlarda görülen, halk arasında “kedi, köpek kisti” olarak da bilinen “karaciğer kist hidatiği” hastalığının, hayvanlardan insanlara bulaşarak yaşamı tehdit edebildiğine dikkat çekti.

    Memorial Dicle Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Orhan Kazan “karaciğer kist hidatiği” ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Halk arasında kedi köpek kisti olarak da bilinen kist hidatik hastalığına “Echinococcus granulosus” adı verilen bir tür parazit sebep olduğunu anlatan Kazan, “Bu parazit kedi, köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanların bağırsaklarında yaşar. Ancak köpekler ve kediler artık modern yaşamda insanlara çok daha yakın olduğu için bu hayvanlar en önemli risk faktörüdür. Hayvanların dışkılarıyla doğaya karışan parazit yumurtaları oldukça dayanıklıdır. Yaklaşık bir yıl kadar soğukta canlı kalabilir. Yumurtalar rüzgarla, yağmurla, açıkta kalan sebze ve meyvelerle, kirli içme sularıyla, doğada beslenen inek, sığır manda, keçi gibi hayvanların etleriyle bir şekilde insana bulaşır. İnsana bulaşan yumurtalar bağırsakları aşarak kan ve lenf yoluyla özellikle karaciğer, akciğer ve diğer organlarda kist oluşturarak yaşamlarını sürdürür” dedi.

    “BELİRTİLERİ BİRÇOK HASTALIK İLE AYNI OLABİLİR”

    Kistin oluştuğu ilk dönemde boyutu küçük olduğu için uzun yıllar hiçbir belirti vermeyebildiğini anlatan Kazan, şunları kaydetti:

    “Ancak zamanla büyüdükçe, bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu baskıya göre bazı şikayetlere yol açar. Vücutta en sık karaciğerde görülen bu kistler akciğerde de ortaya çıkabilir. Nadiren olsa da karın zarında, dalakta, böbreklerde, kemiklerde, göz yuvasında, beyinde ve kalpte de ortaya çıkabilir. En sık; kusma, karın ağrısı, bazen kaşıntı, sarılık, solunum sıkıntısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı gibi belirtiler kendini gösterebilir. Ancak bu belirtilerin nedeninin farklı hastalıklar da olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle şikayetler önemsenmeli ve doktora danışılmalıdır.”

    “ELLER BOL SU VE SABUNLA YIKANMALI”

    Hastalıktan korunmak için önerilerde bulunan. Op. Dr. Kazan, şu ifadelerde bulundu:

    “Köpek ve kedilere çiğ et yedirilmemeli. Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı gerekirse kaynatılmalı veya arıtılmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmeli. Kesilen veya ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etçil hayvanların ulaşamayacağı şekilde gömülerek yok edilmeli, özellikle kurban bayramlarında bu hususlara daha çok dikkat edilmeli. Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalı.

    Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları poşetlenip ağzı sıkıca bağlandıktan sonra çöpe atılmalı. Parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sırasında parazit yumurtaları ellere geçebilir. Bu şekilde kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi ile parazitin yumurtası alınır. Bu nedenle, özellikle çocukların köpek veya kedilerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.”

    “TEDAVİDE KESİN ÇÖZÜM AMELİYAT”

    Hidatik kistin tedavisinde direkt etkili herhangi bir ilacın olmadığına ancak parazitlere etkili olduğu bilinen ilaç bulunduğuna dikkat çeken Kazan, “Ancak doktor uygun gördüğü takdirde kullanılabilir. Hastalığın tedavisinde kesin ve en etkili yöntem ameliyattır. Kistin büyüklüğüne, durumuna göre de cerrahi yöntem değişmektedir. Uygun hastalarda iğne ile aspirasyon ve laparoskopik yani kapalı ameliyat yöntemleri uygulanabilir” diye konuştu.

  • Annenin Saçına Bulaşan Nikotin Çocukları Etkiliyor

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, sigara tiryakisi annelerin sigarayı bırakması gerektiğini belirterek, “Sigaradaki nikotin annenin saçında, giysisinde taşınır. Balkonda sigara içmek çocuğu korumaz” dedi.

    Gözde İzmir Hastanesi doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, sigara tiryakisi annelere hayati bir uyarıda bulundu. “Anne ve babanın balkonda sigara içmesi çocuğu nikotinden korumaz” diyen Ergün, sigaradan korunmayan çocukların, ilerlediğinde ölümcül olabilen alt solunum yolu enfeksiyonuna yakalanabileceğini söyledi. Alt solunum yolu enfeksiyonlarının özellikle iki yaş altı çocuklarda küçük hava yollarının iltihabi tıkanıklığı sonucu açığa çıkan bir hastalık olduğunu belirten Ergün, hastalığın mevsimsel olarak özellikle kış ve ilkbahar aylarında sık görüldüğünü söyledi. Hastalık etkeninin çoğu zaman virüs olduğunu anlatan Ergün, “Çocuklarda solunum yolları erişkinlere göre daha dar olduğu için klinik tablo daha ağır seyreder. Özellikle evde sigara içilen ortamlarda bronşiolit tekrarlanma eğilimindedir. Hapşırma ve burun tıkanıklığı ile başlayan tablo 48-72 saat sonra hışıltı ve solunum sıklığına ilerler. Hastalığın şiddetine göre hafif ve orta olarak sınıflandırılır. Tedavi aşamasında destek tedavisi uygulanır. Hastanın oksijenlenmesi sağlanır, beslenmesi ve sıvı verine koyma tedavileri düzenlenir” diye konuştu.

    “ANNE NİKOTİNİ SAÇINDA, BAŞINDA VE KIYAFETLERİNDE TAŞIR”

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, hastaların çoğunun ayaktan tedavi edilebilse de ağır vakaların, beslenemeyen bebeklerin ve 3 aylıktan küçük bebeklerin hastanede yatarak tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti. “Klinik yanıt çok iyi olsa da yüzde bir ölüm oranı bildirilmektedir” diyen Ergün, “Hastalık çok ilerlediğinde solunum yetmezliğine yol açabilir. Bu durum da ölümcül bir risk oluşturabilir. Evde sigarayı balkon veya dışarıda içmek çocuğu nikotinden korumaz. Sigara, çocukların solunum yollarının yapısını bozarak hastalığa davetiye çıkarır. Çocukların kesinlikle sigara içilen ortamlarda bulunmaması gerekiyor. Anne ve babaların sigarayı, evlerinin balkonunda içmesi yeterli olmaz. Nikotin sigara içildikten sonra akciğerlerde taşınarak çocuğu etkileyecektir. Anne, nikotini saçında, başında ve kıyafetinde taşır. Bu yüzden annenin sigarayı evin dışında içmesi koruyucu bir önlem olarak sayılamaz” bilgisini verdi.