Etiket: Bulamıyor

  • (Özel Haber) Diyarbakır’a atanan polisler ev bulamıyor

    Diyarbakır’a, başta Sur olmak üzere, bölgedeki il ve ilçelerdeki terör olayları nedeniyle yaşanan göç, kiralık daireleri tüketti. Bu durum kente yeni atanan yaklaşık 5 bin polisi ev bulmaları konusunda zorlarken, buldukları evleri ise yüksek kiraları nedeniyle tutamayan polisler, kara kara düşünmeye başladı. Kente yeni atanan polisler, bu sorunlarını çözülmesini istedi.

    Emniyet Genel Müdürlüğü’nce, kentteki terör olayları yüzünden Diyarbakır’a atanan 5 bin polisin büyük bir çoğunluğu, bölgedeki terör olayları nedeniyle kente gelen göç yüzünden kiralık ev bulamıyor. Emlakçı emlakçı dolaşan polisler, buldukları evleri de yüksek kiraları nedeniyle tutamıyor. Büyük sıkıntı yaşayan güvenlik güçleri, bu sorunlarının çözülmesini istiyor.

    Atandığı Diyarbakır’a önceki gün geldiğini ve iki gündür ev aradığını belirten bir polis memuru, “Girip çıkmadığımız emlakçı kalmadı. Ancak yine de ev bulamadık. Bulduğumuz evlerin kirası ise ateş pahası. Yalnız olsam bir süre idare ederim ancak eşim ve çocuklarım da var. Ev bulana kadar ailem memlekette kalacak” dedi.

    Başka bir polis memuru da ev bulmakta büyük güçlük çektiklerini anlatarak, “Lojmanlarda yer yok. Diyarbakır’ın neredeyse her semtindeki emlakçıya gittik. Ancak ev bulamadık. Bulduğumuz evler de ya kirası ya da bulunduğu bölge nedeniyle bize uymuyor. Gelince ailemi getirmedim, ev bulana kadar da getirmemeyi düşünüyorum. Ne zaman ev bulabiliriz onu da bilmiyoruz” diye konuştu.

    Gayrimenkul Uzmanı Çağla Kızılay ise Diyarbakır’da inşaat sektöründe yeniden bir hareketlilik yaşandığını ve ayrıca çok fazla memurun atanmasıyla birlikte kiralık gayrimenkullerin yetersiz kaldığını anlattı. Bu yüzden kent dışından gelen memurlara, yüksek kiralar ödemek yerine, konut sahibi olmayı önerdiklerini ifade eden Kızılay, şunları kaydetti:

    “Dün Kayseri’den gelen bir müşteriye daire satışı yaptık. Tabi yeterli kadar daire bulunmuyor. Bu nedenle satış fiyatlarının uygun olmasıyla satın almayı öneriyoruz. Bankaların bu anlamda düşük faizle kredi vermesi durumunda memurun satın alması daha uygun olacak. 200 metrekare bir dairenin batı ilindeki fiyatı 1 Milyon iken burada 200 bin TL’ye bulabilir. Kişilere bin lira kira ödemesi yerine satın almasının daha mantıklı olduğunu iletiyoruz.”

  • Kivi Üreticileri Yalov’da Arazi Bulamıyor

    Yalova Kivi Ürercileri Birliği Başkanı Mustafa Tunalı, Yalova’da 20 bin ton kivi üretimi gerçekleştirildiğini söyledi. Tunalı, otoban projesi ile birlikte 600 dönümlük kivi üretim alanını kaybettiklerini, üreticilerin başka illere gitmeye başladığını ileri sürdü.

    Türkiye’nin kivi üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını gerçekleştiren Yalova’nın Subaşı beldesinde bu yıl 20 bin tonluk rekolteye ulaşıldı. Kiviler daha dalında satılarak yine aynı bölgedeki soğuk hava depolarında depolandı. Kivi tüketiminin yarıya yakınının karşılandığı Yalova’da Gebze-Orhangazi-İzmir otoban projesinin geçtiği noktalarda ise ciddi oranda üretim alanı kaybedildi. Yalova Kivi Ürercileri Birliği Başkanı Mustafa Tunalı, “Otoyol projesi yüzünden yaklaşık 600 dönümlük araziden yol geçtiği için kaybettik. Kivi üreticileri mecburen yeni alanlar aramaya başladı ve bir bölümü Orhangazi ilçesine gitti. Şu anda Orhangazi’de ki kivi üretim alanlarının yüzde 80’i Yalovalı üreticilere ait. O bölgedeki diğer çiftçilere de kivi üretimine dönmeleri için eğitimler veriyor ve destek sağlıyoruz. Diğer yandan Biga ve Gönen yöresine de yayılmaya başladık. Zira Yalova’da arazi fiyatları astronomik fiyatlara ulaştığından kimse buradan yeni arazi alamıyor” dedi.

  • Isparta Kaynakçı Bulamıyor

    Isparta İş gücü piyasası analiz raporuna göre işletmeler tarafından aranan işçi sayısı iş arayan sayısından fazla.

    İlde 605 işyerini ziyaret ederek yapılan araştırmaya göre, 2015 yılsonu itibari ile İş-Kur’a kayıtlı işsiz sayısı 14 bin 587 kişi, açık iş sayısı ise sürekli yükselen bir grafik izleyerek 2015 yılının ilk 6 ayında 22 bin 182’ye ulaştı. Isparta’da açık iş sayısı iş arayan kişi sayısından fazla ve bir önceki yıla göre 2’ye katlandığı belirtiliyor.

    NİTELİKLİ ELEMAN İHTİYACI FAZLA

    Açık işlerde iş yerlerinin daha çok erkek eleman aradığı belirtilirken, açık işlerde sanatkarlar sektöründe 3 bin 379 eleman ihtiyacı olduğu kaydedildi, bunu hizmet ve satış elemanları takip ediyor. Alınacak işlerde talep edilen eğitim düzeyine göre incelendiğinde ise Isparta’da işletmeler öğrenim durumu fark etmez ya da lise düzeyinde eğitim almış ama elinde mesleği olan işçiler arıyor. İşverenlerin işçi temininde neden güçlük çektikleri sorusuna verilen cevap ise klasik, çünkü aranan nitelikte yetişmiş eleman bulunamıyor.

    İŞLETMELERİN 3’TE 1’İ ELEMAN BULMAKTA ZORLANIYOR

    Yapılan araştırmaya göre Isparta’da işletmelerin yüzde 30’u eleman teminin de güçlük çektiğini belirtiyor. Temininde en çok güçlük çekilen eleman yüzde 21 oranla gaz altı kaynakçısı. İşkur İl Müdürü Hüseyin Ergin sadece gaz altı değil genel anlamda kaynakçılık sektöründe de yoğun olarak eleman ihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor. Kaynakçılık alanında eleman yetiştirmek için düzenlenen kurslara ise katılımın oldukça düşük olduğu ifade ediliyor.

  • Dünyada Her Üç Kişiden Biri Temiz Su Bulamıyor

    Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre dünyada her üç insandan biri su sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor. Temiz suya erişimin kısıtlı olduğu yerlerde insanlar hijyenik olmayan koşullarda su ihtiyaçlarını gidermesi gerekiyor. Temiz olmayan su kullanımına bağlı olarak ishal, kolera, tifo ve dizanteri gibi su kaynaklı hastalıkları yaşanıyor ve bu hastalıklar da yayılıyor.

    Dünyanın karşı karşıya kaldığı kirli suların temizlenmesinde teknolojik adımlar işe yarıyor. Temiz su ihtiyacını karşılamak için teknolojik gelişmelerle birlikte standartlar belirlenerek, buna göre suyu temizleyen ürünler geliştiriliyor.1944 yılında kurulan Ulusal Hıfzısıhha Vakfı (National Sanitation Foundation) insan sağlığını koruma ve geliştirmeyi misyon edindi. Bağımsız bir kuruluş olan Ulusal Hıfzısıhha Vakfı su arıtıcılarını test ediyor. Qnet Türkiye tarafından temin edilen HomePure Eaze sağlıklı bir biçimde su tüketimini belgeleyen NSF’ye sahip olarak sunuluyor. Temiz suyun günden güne öneminin daha da arttığı günümüzde, NSF belgesi olan cihaz, suyun bulanıklığını, uçucu organik bileşikleri, klorü, kötü tat ve kokusunu azalttığını kanıtlıyor.

  • (Özel Haber) Asırlık Meslek Çırak Bulamıyor

    Her geçen gün sayıları azalan yorgan ustaları, mesleği devam ettirecek çırak bulamıyor. İstanbul Yorgancı ve Hallaç Esnafı Sanatkarları Odası Başkanı Nazmi İnce, yorgancılığın tamamen Türkiye’ye özgün bir sanat olduğunu belirterek, “İstanbul’da 50 yaşının altında 1 çırak gördüm” dedi.

    Doğanın en güzel çiçeklerini motiflere dönüştürüp yorgana ilmek ilmek işleyen yorgan ustalarının sayısı, makineyle seri üretimin başlamasının ardından gittikçe azalmaya devam ediyor. Türk kültürüne has motiflerin yer aldığı geleneksel yorganlar artık eskisi gibi ilgiyi görmüyor. Usta çırak ilişkisiyle devam ettirilen mesleği gelecek nesillere taşıyacak çırak dahi bulunamıyor.

    Yorgancılık mesleğinin en revaçta olduğu dönem olan Osmanlı İmparatorluğu zamanında yorgancılar, 3’üncü Murat’ın şehzadelerine yaptığı sünnet düğününde de sultanın önünde yapılan resmi geçide hak kazanabilen sanatkarlar içerisindeydi. Evliya Çelebi’nin ünlü “Seyahatname”sinde yalnızca Kapalıçarşı’da 105 adet yorgancı dükkanı bulunuyordu. Kapalıçarşı’da bulunan Yorgancılar Kapısı hala yerini korurken, mesleği temsilen sadece “İstanbul Yorgancı ve Hallaç Esnafı Sanatkarları Odası” bulunuyor.

    “ODAYA KAYITLI 400 ESNAF BULUNUYOR”

    Bir yorgan ustasının yaptığı yorganlar 200 ile bin TL arasında satışa sunulurken, İstanbul Yorgancı ve Hallaç Esnafı Sanatkarları Odası’na kayıtlı olarak 400 yorgancı esnafı bulunuyor. Odaya kayıtsız olarak da 400 esnafın İstanbul’da mesleği sürdürdüğü biliniyor.

    “İSTANBUL’DA 50 YAŞININ ALTINDA BİR ÇIRAK GÖRDÜM”

    45 yıldır yorgancılık yapan İstanbul Yorgancı ve Hallaç Esnafı Sanatkarları Odası Başkanı Nazmi İnce, “Bu sanata yıllarını vermiş bir usta olarak çırak bulamıyoruz. Esnafımızı dolaşıyorum şuanda en büyük sıkıntımız çırak yok. Gençlerimizin okumasına karşı değiliz ama el becerisi ve sanata sevgisi olanların mutlaka bu sanatları da yapması gerekir. Altyapı olarak öncelikle çıraklık okulu açılması gerekiyor. Bugün gördüğünüz gibi altyapısı olmayan futbol takımı küme düşüyor. Biz 1970 yıllarında bir dükkanda 2 çırak çalışıyorduk. Esnafı dolaştığımda gördüğüm çırakların yaş ortalaması elli. Yaş ortalaması ellinin altında 1 çırak gördüm koskoca İstanbul’da. Son zamanlarda caddelerin pahalı olması bizim esnafımızı ara sokaklara taşırmıştır. Kira bedellerinin yüksek olması bizim sanatımızı etkiledi. Tamamen Türkiye’ye özgün bir sanattır” dedi.

    “ANGELA MERKEL’E BİLE YORGAN GÖNDERDİK”

    American New York Üniversitesi’nden bir heyetin İstanbul’a gelip yorgancılık mesleğinin araştırdığını ifade eden İnce, “American New York Üniversitesi’nden gelen heyet yorgancılık müzesi düşünüyorlar. Ben bu müzenin İstanbul’da olmasını isterim.  Almanya Başbakanı Angela Merkel’e bile yorgan gönderdik. Ben Cumhurbaşkanımızın kızından birçok ünlü kişiye yorgan gönderdim. Korsan yorgandan kesinlikle uzak durmalıyız. Çocuklarımızın bezini alırken bile organik olsun diyoruz. Ama ondan önce yorganı yastığı mutlaka organik olmalı. Ahilik ahlakı ile bu yola çıktık. Bir usta ve oda başkanı olarak kararlıyım. Kesinlikle sanat ölmez buna katılmıyorum. İnsanlar yaşadığı müddetçe bir düğmeyi bir tesisatı yapacak ustaya ve sanatkarlara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum” şeklinde ifadeler kullandı.