Etiket: Bulamayınca

  • Fransa’da çare bulamayınca Türkiye’ye geldiler

    Fransa’da saç ektiren üç Fransız, yapılan işlemden memnun kalmayınca çareyi Türkiye’de buldu.

    Eber Oliver, Dylan William, Frank William isimli 3 Fransız, Fransa’da saç ektirdiler. Ektirdikleri saçtan memnun kalmayan Fransa vatandaşları, Samsun FBM Özel Tıp Merkezi’nde saç ektiren Türk arkadaşlarının saçlarını görünce çok etkilendiler. Arkadaşlarından saç ekimini nerede yaptırdıklarını öğrenen Eber Oliver, Dylan ve Frank, FBM Özel Tıp Merkezi’nde saç ektirmeye karar verdi. Fransa’nın Strazburg şehrinden Samsun’a gelen 3 Fransa vatandaşına, başarılı bir operasyonla saç ekimi yapıldı. Dylan William saç ekiminin yanında burun estetiği de yaptırdı.

    Yapılan operasyonlardan oldukça memnun olduklarını belirten Fransızlar, ayrıca Samsun’u çok beğendiklerini söylediler.

    Konuyla ilgili bilgi veren FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, “Fransa’dan gelen hastalarımız Fransa’da saç ektirmişler fakat hiç memnun kalmamışlar. Daha sonra bizim burada saç ekimi yatığımız bir arkadaşlarını Fransa’da görmüşler ve çok beğenmişler. Kendi saçlarına bakmışlar, arkadaşlarının saçına bakmışlar adeta şoke olmuşlar. Oturup konuşup FBM’de saç ektirmeye karar vermişler. Geldiler ve biz de saç ekimlerini yaptık. Dylan ayrıca buraya geldikten sonra burun estetiği de oldu. Yapılan işlemlerden oldukça memnun kaldılar. Samsun’a sadece saç ekimi gelmişlerdi fakat Samsun’u görünce çok sevmişler. İnsanları çok sıcak buldular ve sahili çok beğendiler. İleride Samsun’u yeniden ziyaret edeceklerini söylediler” şeklinde konuştu.

  • Girdiği bankada para bulamayınca kaçan zanlı yakalandı

    Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan bir banka şubesini soymaya teşebbüs eden şahıs emniyet güçlerinin çalışması neticesi yakalandı. Şüphelinin girdiği bankada çalacak bir şey bulamadığı öğrenildi.

    Olay, 25 Mart 2017 tarihinde Körfez ilçesinde meydana geldi. Gece saatlerinde bir banka şubesinin kapısını levye yardımı ile açıp içeri giren ve çalacak bir şey bulamadıktan sonra kaçan M.S.S isimli şahıs olayın ardından kayıplara karıştı. Bankada da ki hırsızlığın farkına varan görevlilerin haber vermesi neticesinde olaya el koyan Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri konu ile ilgili başlattığı çalışmanın ardından M.S.S isimli şahsı yakaladı.

    Evine düzenlenen operasyon sonucu yakayı ele veren M.S.S yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin yapılan sorgusunda olay esnasında üzerine giydiği kıyafetler olay yerinin 500 metre ilerisinde boş bir arsada polis ekipleri tarafından bulundu. Asayiş Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan M.S.S. isimli şahıs, hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlamaları ile adliyeye sevk edildi.

  • Kan bağış istasyonuna giren hırsız çalacak bir şey bulamayınca ortalığı dağıttı

    Gaziantep’te Kızılay’a ait kan bağış istasyonuna bir haftada iki kez hırsız girdi. İlk soygunda televizyon çalan kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, ikinci girişimlerinde çalacak bir şey bulamayınca ortalığı dağıtıp, kayıplara karıştı.

    Gaziantep Demokrasi Meydanı’nda bulunan Kızılay’a ait Kan Bağış konteynerine son bir haftada iki kez hırsız girdi. Geçen hafta yaşanan olayda, konteynerin kapısını zorlayıp açan kişi ya da kişiler, LCD ekran televizyonu alarak, kayıplara karıştı. Son olarak dün gece aynı istasyona giren şahıs ya da şahıslar, alacak bir şey bulamayınca bu kez ortalığı dağıttı. İçeride bulunan kan alımında kullanılan koltukları tahrip eden kişi ya da kişiler, kayıplara karıştı.

    Olayın ardından polis, inceleme başlattı. Olay yeri inceleme ekipleri, konteynere giren kişi ya da kişilerin kimliğinin belirlenmesi için çalışma yürütüyor.

  • Babası eve dönecek araç bulamayınca taşımacılık sektörüne girdi

    Babası seneler evvel Bursa’dan İnegöl’e geri dönebilmek için araç bulamayınca taşımacılık sektörüne giren Hüseyin Kınabaş, İnegöl’ün taşımacılık macerasını anlattı.

    Ailesinin taşımacılık sektörüne nasıl girdiğini anlatan 74 yaşındaki Hüseyin Kınabaş, “Babam Mahmut Kınabaş yaptığı düvenleri sattıktan sonra Bursa’dan İnegöl’deki evimize gelmek istediğinde araba bulamamış. Şoför, otobüs dolmadığı için aracın İnegöl’e gitmeyeceğini, babamlara Bursa’da kalacak yer bulmalarını söylemiş. Babam da karşıda bulunan otobüs firmasına gidiyor. Firmanın önünde bulunan otobüsü göstererek, almak istediğini söylüyor ve pazarlık ederek alıyor. Otobüse bir şoför buluyor, o akşam Bursa’dan İnegöl’e gitmek isteyen yolcuları da alarak İnegöl’e geliyor. Babamın İnegöl’e gelmek için araç bulamaması taşımacılık işine girmemize vesile oldu. 1950 yılında taşımacılığa başladık” dedi.

    Babasının yanında usta-çırak ilişkisiyle yetiştiğini anlatan Hüseyin Kınabaş, “O zamanlar 1946 model, 1951 model araçlarla taşımacılık yapılırdı. İnegöl’ün nüfusu 9-10 bin civarındaydı. Bizim taşımacılık yaptığımız dönemde Türkiye’de doğru düzgün yol yoktu. Bazı virajlardan iki araç geçemezdi. Şimdi ise yollar genişledi. Taşımacılık daha kolay hale geldi. Araçlar yolda kaldığı zaman kendimiz tamir ediyorduk. Lastik patladığı zaman yama bile yapıyorduk. El pompasıyla şişiriyorduk. Yolcular bile inip yardım ediyordu. Oylat’a çıkarken yolcular otobüsten indirilirdi. Rampa çok olduğu için araçlar çıkamazdı” diye konuştu.

    Otobüsle her şey taşınırdı

    Eskiden insanların koyun, keçi, tavukla aynı otobüsle seyahat ettiğini belirten Hüseyin Kınabaş, “1980 sonrasında Yenişehir, İznik, Bilecik, Pazaryeri’ne yolcu taşımaya başladık. Oradan insanlar aynı zamanda koyun, keçi, tavuk getirirdi. Koltukların altına hayvanlar konulurdu. Tavuklar kanatlarını çırptığı zaman otobüsün içi toz duman olurdu. Koca sığırı bile otobüse koyarak getirdiğimiz zaman oldu. O zamanlar kimse niye koyunları alıyorsun demiyordu. Otobüslerde sigara serbestti. Duman dumana gidiyorduk. Sigaranın otobüslerde yasaklanması çok iyi oldu. Araçlarda kalorifer sistemi yoktu. Motor kısmından bir egzoz borusunu otobüsün içinden geçirirdik. Boru ısındıkça içerisi de ısınırdı. Isınma sıkıntısını bu şekilde çözerdik” dedi.

    Hac yolculuğu 3 ay sürerdi

    1963 yılında İnegöl’den hac kafilesi götürmeye başladıklarını kaydeden emektar şoförü, şunları söyledi:

    “Karadan otobüsle hac yolculuğumuz 3 ay sürerdi. Ramazan bayramının üçüncü günü yola çıkardık. Kurban bayramı sonrasında dönerdik. Bugün Yenişehir’den uçakla 3-4 saatte gidiliyor. Ama nerelerden gittiklerini bilmiyorlar. Bir yer görmüyorlar. Biz ise İnegöl’de yola çıkar, Konya’da ilk molamızı verirdik. Konya’yı gezerdik. İskenderun’dan Halep’e, Şam’a, Amman’a, Medine’ye geçerdik. O zamanlar Medine’de asfalt yoktu. Çölden geçerdik. Dinlenme tesisleri yoktu. Yanımıza ibrik alırdık ve her gittiğimiz yerde bu ibrikleri doldururduk. Her namaz vaktinde durup ibadetini yapabiliyordun. Şimdi Suriye ve Irak’tan geçilemediği için kara yoluyla hacca veya umreye gidilemiyor. 1693 yılından 1980 yılına kadar kara yoluyla hacca insanları götürdük. 1980 darbesinde Kenan Evren kara yoluyla hacca gitmeyi yasakladı. Sonra insanlar uçakla gitmeye başladı. 2004 yılına kadar da uçakla insanları hacca götürmeye devam ettik” şeklinde konuştu.

  • Hırsızlar para bulamayınca 50 çift ayakkabı çaldı

    Karaman’da bir hırsız girdiği ayakkabıcı dükkanında para bulamayınca, tezgahtaki 50 çift ayakkabıyı çalarak kayıplara karıştı.

    Olay, önceki gece Mansurdede Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, saat 03.00 sıralarında ayakkabı satan bir iş yerine gelen kimliği belirsiz kişi veya kişiler, iş yerinin vitrin camını kırarak içeriye girdi. Kasada para bulamayan hırsızlar, tezgahtaki marka spor ayakkabılar ile terliklerden 50 çift çalarak kayıplara karıştı. Sabah iş yerine geldiğinde hırsızlık olayını fark eden dükkan sahibi Ahmet Levent, durumu hemen polise bildirdi. İş yerinde parmak izi çalışması yapan ekipler, hırsızlığı gerçekleştiren kişi veya kişileri yakalamak için çalışma başlattı.

    Hırsızlık yapanlara ağır cezalar verilmesini isteyen iş yeri sahibi Ahmet Levent, “Sabah iş yerimi açmaya geldiğimde vitrin camının kırık ve içerinin dağınık olduğunu gördüm ve durumu polise bildirdim. Ekipler gelerek inceleme yaptılar. Hırsızlar para bulamayınca tezgahtaki 50 çift ayakkabı ve terliği çalmışlar. Özellikle de marka spor ayakkabıları seçmişler” dedi.